Academic studies on social and economic issues
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. İnformel Ekonomi ve İşsizlik: Batı Balkanlar Örneği Abdulgafur SINANI Ana Temalar ve Bulgular: İnformel Ekonominin Tanımı ve Ölçümü: İnformel ekonomi, "halihazırda kayıt dışı olan ve hesaplanan GSYİH'ye katkıda bulunan tüm faaliyetleri" kapsar. Bu araştırmada, resmi veri eksikliği nedeniyle informel ekonomiyi ölçmek için MIMIC (Çoklu Göstergeler, Çoklu Nedenler) yaklaşımı kullanılmıştır. İnformel Ekonomi ve İşsizlik İlişkisi: Çalışma, 2000-2019 döneminde Batı Balkan ülkelerinde informel eko nomi ile işsizlik oranı arasında "pozitif ve anlamlı bir etki" olduğunu göstermektedir. İnformel ekonomideki %1'lik bir artışın işsizlik oranını %0.3 artırdığı bulunmuştur. İnformel Ekonomiyi Etkileyen Faktörler:İş Serbestliği Endeksi: İş serbestliği endeksindeki %1'lik bir artışın informel ekonomiyi %5 azaltmasıyla "iş serbestliği endeksi ile informel ekonomi arasında anlamlı negatif bir ilişki" vardır. Ekonomik Serbestlik Endeksi: Ekonomik serbestlik endeksinde %1'lik bir artışın informel ekonomiyi %5 artırmasıyla "ekonomik serbestlik endeksinin anormal ekonomi üzerinde anlamlı pozitif bir etkisi" olduğu belirtilmiştir. Vergi Yükü: Vergi yükü ile informel ekonomi arasında "anlamlı pozitif bir ilişki" gözlemlenmiştir. Hükümet Büyüklüğü: Hükümet büyüklüğündeki %1'lik bir artışın informel ekonomiyi %9 azaltmasıyla "hükümet büyüklüğü ile Batı Balkan ülkelerindeki informel ekonomi arasında anlamlı negatif bir ilişki" vardır. Politika Önerileri: Yolsuzluğu azaltma, vergi yükünü düşürme, çekici bir iş ortamı sağlama, sosyal katkı şemasını yeniden yapılandırma, ekonomiyi daha rekabetçi hale getirmek için düzenlemelerde reform yapma ve düzenleyici kontrolü iyileştirme gibi öneriler sunulmuştur. 2. Türkiye'de Tasarruf Oranı ve Makroekonomik Göstergeler Arasındaki İlişki: Toda-Yamamoto Nedensellik Testi Hilal ALPDOĞAN Ana Temalar ve Bulgular: Tasarrufu Etkileyen Faktörler: Keynesyen teoride harcanabilir gelir, klasik yaklaşımda ise faiz oranı tasarrufları etkileyen ana faktörler olarak belirtilmiştir. Literatürde enflasyon, gelir türü, yaş, istihdam durumu, sosyal güvenlik sistemi ve gelir beklentisi gibi birçok faktör tasarrufu etkiler. Türkiye'deki İlişki Analizi (1980-2020): Toda-Yamamoto nedensellik testi kullanılarak faiz oranı, gelir düzeyi ve enflasyon oranı ile tasarruf oranı arasındaki ilişki incelenmiştir. Nedensellik Bulguları:"Kişi başına düşen gelir ile faiz oranı ve tasarruf düzeyi arasında nedensellik bulunmazken, enflasyon ile tasarruf düzeyi arasında tek yönlü nedensellik bulunmuştur." Enflasyon ile faiz oranları arasında tek yönlü nedensellik ve faiz oranından kişi başına düşen gelire doğru tek yönlü nedensellik belirlenmiştir. Sonuç ve Değerlendirme:Yüksek enflasyon, özellikle gelişmekte olan ülkelerde tüketim payını artırarak tasarrufları azaltır. Bu durum, yatırımların yurt içi tasarruflarla karşılanamamasına ve ekonomik büyümenin olumsuz etkilenmesine yol açar. Kişi başına düşen gelir ile tasarruf düzeyi arasında nedensellik bulunamaması, "Türkiye'nin marjinal tasarruf eğiliminin sıfıra yakın" olduğunu göstermektedir. Gelişmekte olan ülkelerde "gelir düzeyi arttıkça, gelişmiş ülkelerin yaşam tarzlarını taklit etme arzusu" yani "snoop etkisi" tüketim eğilimini artırmaktadır. Faiz oranının tasarruf oranı üzerindeki etkisinin önemsiz olduğu bulunmuştur, bu da "Keynesyen yaklaşımın Türkiye'de geçerli olduğu" sonucunu düşündürmektedir. 3. COVID-19 Pandemisinin Kazakistan Hisse Senedi Piyasası Üzerindeki Etkisi Aziza SYZDYKOVA Ana Temalar ve Bulgular: Küresel Ekonomik Gerileme: COVID-19 pandemisi, küresel bir sağlık acil durumunun yanı sıra önemli bir küresel ekonomik gerilemeye de yol açmıştır. Hükümetler, sağlık ve iş faaliyetlerini korumak için benzeri görülmemiş önlemler almıştır. Kazakistan'daki Önlemler: Kazakistan, şirketlere önemli fonlar sağlamış, vergi ödemelerini ertelemiş, vergileri geçici olarak düşürmüş ve en çok etkilenen sektörler için işsizlikle ilgili izinler gibi önlemler almıştır. Hisse Senedi Piyasalarına Etki: Pandemi, çoğu ülkedeki hisse senedi piyasalarını olumsuz etkilemiş, COVID-19 vakalarının artmasıyla 2020'nin başlarında küresel hisse senedi endekslerinde büyük düşüşler yaşanmıştır. Dow Jones Endeksi ve FTSE hisse senedi piyasası için 2020'nin ilk çeyreğinde yaşanan düşüş, 1987'nin ilk çeyreğinden bu yana en büyük düşüştür. Kazakistan Hisse Senedi Piyasası Analizi: Çalışma, 13 Mart 2020 - 23 Aralık 2021 tarihleri arasındaki günlük verilerle ARDL (Otoregresif Dağıtılmış Gecikme) yöntemini kullanarak COVID-19 pandemisinin Kazakistan hisse senedi piyasası (KASE endeksi) üzerindeki etkisini analiz etmiştir. Ampirik Bulgular:"COVID-19 doğrulanmış vakaları ile hisse senedi piyasası getirileri arasında kısa vadede %5 anlamlılık düzeyinde negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir." Bu, COVID-19 vakalarındaki artışın kısa vadede hisse senedi piyasasını olumsuz etkilediği anlamına gelmektedir. Uzun vadede değişkenler arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamsızdır. Hata düzeltme katsayısı negatif ve istatistiksel olarak anlamlı olup, kısa vadeli şokları takiben uzun vadeli dengedeki sapmaların %19'unun bir dönem sonra düzeltilebileceğini göstermektedir. Politika Çıkarımları: Çalışma, belirsizlik zamanlarında karar vericilerin yatırım araçlarını etkileyen göstergeler arasındaki ilişkiyi değerlendirmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Yatırımcıların bu tür süreçlerde yatırım yerine tasarrufa yönelme eğiliminde olmaları psikolojik bir sonuçtur. 4. Pandemi Sonrası Dönemde Etkin Öğretime Doğru. Üniversite Eğitimi. Şili Bir Örnek Olay İncelemesi Roberto ACEVEDO, Sissi. B. ACEVEDO, Andrés Soto-BUBERT Ana Temalar ve Bulgular: Yüksek Öğretimde Dönüşüm: Pandemi, Yüksek Öğretim Kurumlarını geleneksel yüz yüze eğitimden çevrimiçi ve hibrit sınıflara geçmeye zorlayarak önemli çabalar göstermelerine neden olmuştur. Uzaktan Eğitimin Güçlü ve Zayıf Yönleri:Zayıf Yönler: İnternet bağlantısı sorunları, ev ortamındaki dikkat dağıtıcı unsurlar, bilgisayar ekipmanına erişim zorlukları, eğitmenlerin ek ders dışı hazırlık yükü ve ders saatlerinin genellikle bu hazırlık sürelerini kapsamaması. Eğitmenlerin öğrencilerle kişisel dil ve jestler aracılığıyla iletişim kuramaması, öğrencilerin dersleri takip edip etmediği konusunda belirsizlik yaratması. Pratik ve uygulamalı derslerde deneyimsel öğrenmenin eksikliği, öğrencilerin "bir başkasının deneylerinden veri alma" veya "deneyleri izleyen seyirci olma" durumuna düşmesi. Sınav güvenliğinin sağlanmasında zorluklar (kopyalama, üçüncü taraf yardımı). Güçlü Yönler/Çözümler: Derslerin gerçek zamanlı kaydedilmesi, öğrencilerin eşzamansız olarak dersleri izlemesini kolaylaştırır. Öğrencilerin aktif katılımını teşvik eden "ters yüz edilmiş sınıf" gibi öğretim stratejileri, grup çalışmaları ve vaka incelemeleri. Değerlendirmelerde değişkenlerin parametrik formda kullanılması, soru bankaları ve rastgele soru seçimi ile kopyalamayı azaltma. Sözlü sınavlar ve dış şirketlerden gerçek dünya problemlerinin ele alınması gibi bireysel veya grup bazlı değerlendirmeler. DUOC-UC Modeli (Teknik Eğitim):Kapsamlı bir yönetim modeli ile "insanların kapsamlı eğitimine katkıda bulunmak ve kalkınma ve sosyal hareketlilik için fırsatlar sağlamak" hedeflenir. Mezunların "işe yerleşme, performans ve hareketliliğini" esas alan yeterliliğe dayalı bir müfredat geliştirilmiştir. 2020 yılında 105.888 öğrenci uzaktan eğitime devam etmiştir. Eğitim kalitesini sürdürmek için "öğrenci rehberliği için daha sağlam bir mekanizma geliştirme", "müfredatın yeniden tasarlanması", "daha nitelikli akademik personel ihtiyacı", "üretim sektörü ile işbirliğini artırma" ve "dijital kültürü teşvik etme" gibi stratejiler uygulanmıştır. Öğrenci motivasyonunu artırmak için materyali öğrenci ilgi alanlarıyla bağlama, otantik öğrenme görevleri sağlama ve akademik alaka düzeyini gösterme. San Sebastian Üniversitesi Modeli (Üniversite Eğitimi):Online ve hibrit derslere uyum sağlamak için çeşitli platformlar kullanılmıştır. Sistematik olarak yorgunluk hem öğretmenlerde hem de öğrencilerde gözlemlenmiştir. Ders içeriğinin ilgi çekici hale getirilmesi ve öğrenci katılımının artırılması önemlidir. Genel Sonuçlar: Teknolojik araçların veya kaynakların ötesinde, "bilgilerini öğretmeye ve aktarmaya son derece kararlı öğretmenlerden oluşan bir topluluğa" ihtiyaç vardır. Başarılı olmak için "tek bir strateji" yoktur; daha iyi bir toplum için tüm toplum üyeleriyle birlikte çalışmak gerekmektedir. 5. Benchmarking'in Kavramsal Çerçevesi ve Başarı Gereksinimleri ile Geleceği Üzerine Nitel Bir Çalışma Hatice SARIALTIN Ana Temalar ve Bulgular: Benchmarking'in Tanımı ve Amacı: Benchmarking, "kurumsal performans ölçmek ve iyileştirmek için bir yönetim aracı veya yöntemi" olarak tanımlanır. Temel amacı, "bir başkasının bir şeyi daha iyi yaptığını kabul edecek kadar alçakgönüllü olmak ve nasıl eşleşeceğini, hatta onları nasıl geçeceğini öğrenmeye çalışacak kadar bilge olmak" felsefesine dayanır. "Kıyaslamanın asıl amacı ölçüm değil, öğrenme ve paylaşmadır." Benchmarking'in Devrimi: Xerox Cooperation, 1980'lerin başında performans iyileştirme aracı olarak benchmarking'i resmileştirmiş ve uygulamış, böylece pazar lideri olmuştur. Süreç odaklı benchmarking, bu alanda "devrim niteliğinde bir bakış açısı" sunar. Benchmarking Türleri ve Süreci: İçsel, rekabetçi, fonksiyonel ve stratejik benchmarking gibi farklı sınıflandırmalar mevcuttur. Beşinci nesil "Küresel Benchmarking", dünya çapındaki uygulamaları kapsar. Kıyaslama, Deming'in Planla-Uygula-Kontrol Et-Önlem Al (PUKÖ) döngüsüne dayanan sistematik bir metodoloji izler. Benchmarking'in Başarı Gereksinimleri (Türk İmalat Şirketleri Örneği):Üst Yönetim Desteği: Yönetim kurulu üyelerinin ve ilgili yöneticilerin benchmarking'in faydalarına inanması ve kaynak tahsis etmesi esastır. Çalışan Katılımı: Çalışanların stratejik önemi benimsemesi ve sonuçların paylaşılmasıyla inançlarının pekişmesi gerekir. Doğru Konu ve Ortak Seçimi: Doğru kıyaslama konusunun belirlenmesi ve iyileştirme ve öğrenme bağlamında doğru kıyaslama ortaklarının seçilmesi çok önemlidir. Stratejik Planlama ile Entegrasyon: Benchmarking'in stratejik planlama ve/veya değişim yönetimi stratejilerine entegre edilmesi. Kalite Departmanının Rolü: Süreç tabanlı yönetimde kalite departmanının rolü önemlidir. Yetkin Ekip ve Eğitim: Nitelikli bir benchmarking ekibinin kurulması ve özel eğitimler verilmesi. İyi Tanımlanmış Süreçler: Kilit ve kritik iş süreçlerinin doğru bir şekilde tanımlanması ve belgelenmesi. Sürekli Öğrenme ve İşbirliği: Kuruluşların sürekli öğrenmeye, karşılıklı bilgi paylaşımına ve dış işbirliğine açık olması. Dijital Teknolojilerin Kullanımı: Küresel benchmarking veri tabanlarına erişim sağlayan uygun BİT'lerin kullanılması. Benchmarking'in Geleceği:Benchmarking metodolojisi son yirmi yılda bilgi teknolojilerine entegre edilmiş ve dijital platformlarda örgütsel öğrenme ve inovasyonu destekleyen bir yönteme dönüşmüştür. VUCA (Volatile, Uncertain, Complex, Ambiguous) koşullarının belirsizlikleri karşısında, kuruluşların daha esnek ve adaptif strateji oluşturma süreçlerine, etkili kalite güvence araçlarına ve örgütsel direnç için performans iyileştirme, değişim yönetimi ve sürekli öğrenme metodolojilerine ihtiyacı vardır. Benchmarking bu ihtiyacı karşılamaktadır. Yeni nesil benchmarking modelleri (örn. BPIR'in TRADE modeli, WBA'nın Dönüştürücü Benchmark Modeli) stratejilere ve yüksek performanslı kuruluşların yetkinliklerine odaklanmaktadır. EFQM Model ve Baldrige Mükemmellik Çerçevesi gibi iş mükemmelliği modelleri, kuruluşların benchmarking faaliyetlerine dahil olmasını gerektirir ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (BM SKA'ları) ile uyumlu hale gelmiştir. Küresel benchmarking kuruluşları ve ödülleri, benchmarking'in sektör ve ülke sınırları olmaksızın performans iyileştirme, değişim yönetimi, bilgi yönetimi ve sürekli öğrenmeyi desteklemek için bir geleceği olduğunu göstermektedir. "Teorik yönünü güçlendiren daha fazla literatür taramasına ihtiyaç vardır." 6. Zeytin ve Zeytinyağında Pazar Yapısı: Kooperatifler ve İyi Tarım Uygulamaları Açısından İtalya ve Türkiye Karşılaştırması Burcu SÖNMEZ, Berna BALCI İZGİ Ana Temalar ve Bulgular: Akdeniz Bölgesindeki Önem: Zeytin, Akdeniz'e kıyısı olan medeniyetler ve ülkeler için yüzyıllardır önemli bir tarım ürünü olmuştur. İtalya ve Türkiye, coğrafi avantajlarına rağmen zeytin üretiminde ve pazarlamasında sorunlar yaşamaktadır. Kooperatiflerin Rolü ve Sorunları:Kooperatifler, "küçük çiftçilerin pazardaki pazarlık gücünü artırabilir" ve "çiftçiler ile pazar arasındaki bilgi akışını gerçekleştirebilir." Bu özellikleriyle, kooperatifler küçük çiftçilerin pazar konumunu güçlendirerek yoksulluğun azaltılmasına ve kırsal kalkınmaya katkıda bulunur. İtalya ve Türkiye'deki zeytin kooperatifleri, diğer gıda sektörleriyle karşılaştırıldığında "küçük ölçekli kalmaktadır." İtalya'da zeytin ve zeytinyağı sektöründeki kooperatif hareketinin tarihsel zayıflığı, siyasi, kurumsal ve kültürel ortamdan kaynaklanmaktadır. Kooperatiflerin çoğu, katma değeri düşük olan ara ürünlerin satışına odaklanmaktadır. Türkiye'de zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin çoğu, Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri çatısı altında örgütlenmiştir (örn. Tariş, Marmarabirlik, Güneybirlik). Ancak bu kooperatiflerin de üretim hacimleri yetersiz kalmaktadır. İyi Tarım Uygulamaları (İTU):İTU, "ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik ilkelerini göz önünde bulundurarak, güvenli ve sağlıklı gıda ve gıda dışı tarım ürünleriyle sonuçlanan çiftlik içi üretim ve hasat sonrası süreçlerde uygulanacak" şekilde FAO tarafından tanımlanmıştır. İTU, izlenebilirlik ve sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlar ve pestisit kullanımını en aza indirerek doğa ve insan sağlığına yönelik tehdidi azaltır. Türkiye'de İTU, GLOBALGAP'in Türk koşullarına uyarlanmasıyla uygulanmaktadır. 2007-2020 arasında İTU'ların uygulandığı üretim alanı 47 kat, üretim miktarı ise 101 kat artmıştır. Zeytin Üretiminde Sorunlar ve Politika Önerileri:Verim Kaybı: Türkiye'de mahsulün bozulmadığı yıllarda %75'lik bir verim kaybı yaşanırken, İspanya'da bu oran %35-40 civarındadır. Verim tahmin çalışmalarının uzman deneyimlerine dayanması bir sorundur. Modernizasyon Eksikliği: Sulama, budama, gübreleme ve ilaçlama gibi bakım süreçlerinin modernizasyonu yetersizdir. Zeytinliklerin %92'si sulanmamaktadır. Yanlış Çeşit Seçimi: Üreticilerin kolayca ulaşabildiği "Gemlik Fidani" gibi tek bir zeytin çeşidine odaklanılması, bölgesel çeşitliliğin göz ardı edilmesine yol açmaktadır. İhracat ve Rekabet Gücü: Türkiye'nin zeytinyağı kalitesi ve fiyatı rekabetçi olmasına rağmen, AB ülkelerinin uyguladığı kotalar ve vergiler karlılığı ve ihracat hacmini olumsuz etkilemektedir. Sahtecilik: Katkılı yağ üretimi ve satışının engellenmesi için denetimler artırılmalıdır. Politika Çıkarımları:İTU'lar kapsamında "tüm üreticinin üretim hacmi kadar ve devlet kontrolünde desteklenmesi" daha makul bir çözüm olacaktır. Coğrafi bilgi sistemi ve güvenilir bir veri tabanı oluşturulmalıdır. Yerel zeytin çeşitleri arasında yüksek ürün ve ağaç özelliklerine sahip türler belirlenerek ıslah çalışmaları yapılmalı ve fidan ithalatı yasaklanmalıdır. Pazarlanan ve markalı zeytinyağı ihracatının artırılması için teşvikler uygulanmalı ve Türk zeytinyağının tanıtımına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Fiyat dalgalanmalarını önleyen, yüksek katma değerli şişelenmiş zeytinyağı üreten ve üretici ürünlerini dış pazara tanıtan "daha büyük ölçekli kooperatiflere ihtiyaç vardır." 7. Ekonomik Büyüme ve Gelir Dağılımının İnsani Gelişme Üzerindeki Etkisi: Seçilen 17 Gelişmekte Olan Ülke Üzerine Ampirik Bir Analiz Volkan HAN, Gazi POLAT Ana Temalar ve Bulgular: Küreselleşme ve Eşitsizlik: 20. yüzyılda yaşanan küreselleşme, dünya gelirinin eşit olmayan dağılımı ve liberalleşme akımlarının oluşmasıyla önceki yüzyıllara göre farklı bir etki yaratmıştır. Bu durum, eşitsiz dünya gelirini daha da bozmuştur. İnsani Gelişme Tanımı: İnsani gelişme, "fırsatlardan en etkili şekilde yararlanarak insanların refahını artırmak" olarak tanımlanabilir. Burada, ekonomik büyümenin herkese eşit fırsatlar sunacağı varsayımından ziyade, ülkelerin kalkınmasının insanların refahı üzerindeki olumlu etkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ekonomik Büyüme ve Gelir Dağılımı İlişkisi:Kuznets (1955), ekonomik kalkınmanın başlangıçta gelir eşitsizliğini artırdığını, belirli bir eşiğin aşılmasından sonra ise eşitsizliği azalttığını belirten ters U şeklinde bir ilişki olduğunu vurgulamıştır. Bazı teoriler, ekonomik büyüme ile gelir dağılımı arasındaki ilişkiyi teknolojik gelişmenin olgunluk düzeyiyle ilişkilendirir. Gelir Eşitsizliğinin Etkileri: Literatürde, gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme, eğitim ve sağlık üzerindeki pozitif ve negatif etkilerini vurgulayan birçok çalışma bulunmaktadır. Pozitif Etkiler: Servetteki artışın yoksullara kesinlikle fayda sağlayacağı, eşitsizliğin rekabeti teşvik edeceği ve bunun inovasyon için gerekli olduğu vurgulanmıştır. Negatif Etkiler: Doğurganlık oranlarındaki artış, kredi piyasasındaki yetersiz düzenlemeler, devlet harcamaları ve vergilendirme, talep yapısı ve siyasi istikrarsızlık gibi faktörler üzerinden sınıflandırma yapılmıştır. Gelir eşitsizliği, insan sermayesine yapılan yatırımları yetersiz bırakarak ve siyasi istikrarsızlığa yol açarak büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Seçilen 17 Gelişmekte Olan Ülke Analizi (1995-2019): Panel VAR yöntemi kullanılarak insani gelişme, ekonomik büyüme ve gelir eşitsizliği arasındaki ilişki incelenmiştir. Modele insani gelişme endeksi (bağımlı değişken), gelir eşitsizliği, ekonomik büyüme, işsizlik, enflasyon ve ticaret değişkenleri dahil edilmiştir. Ampirik Bulgular:İnsani Gelişme, Ekonomik Büyüme ve Gelir Dağılımı: Ekonomik büyüme ve gelir dağılımının iyileşmesinin insani gelişmeyi artırmak için önemli iki değişken olduğu ortaya konulmuştur. "İnsani gelişme, ekonomik büyüme ve gelir eşitsizliğindeki azalma, insani gelişmeyi artırmaktadır." Enflasyon ve İşsizlik: Enflasyon ve işsizlikteki artışın insani gelişmeyi olumsuz etkilediği, teorilerle uyumlu sonuçlar vermiştir. Nedensellik: Gelir eşitsizliği, ekonomik büyüme ve işsizlik, insani gelişmenin tek yönlü nedenleridir. Enflasyon ile insani gelişme arasında çift yönlü nedensellik vardır. "İnsani gelişmenin bir enflasyon maliyeti olabilir." Ticaret ile insani gelişme arasında nedensellik ilişkisi bulunamamıştır. Varyans Ayrıştırma: İnsani gelişme, 10 yıllık bir dönemde kendi kendini azalan bir şekilde etkilemiştir. 10 yılın sonunda en yüksek işsizlik oranı insani gelişmeyi ortalama %4.6 ile etkilemektedir. Politika Önerileri:Ülkelerin, insani gelişmenin önemli bir bileşeni olan eşitsizliği doğrudan ele alan ve bu sorunu çözmek için daha somut adımlar atmalarını sağlayacak politikalar geliştirmesi gerekmektedir. Kaynakların etkin bir şekilde dağıtılmadığı bir sistemde tek başına ekonomik büyüme, insani gelişmenin gerçekleşmesi için yetersizdir. Enflasyon ve işsizlikteki artış, toplumun refahını artırmanın önündeki önemli sorunlardır ve gelir eşitsizliğinin artmasının da önemli nedenleridir. Ülkeler, ekonomik istikrarı koruyacak ve toplumda adil gelir dağılımını sağlayacak politikalar geliştirmelidir. 8. Türk Milletvekillerinin 26. Yasama Döneminde Uluslararası Anlaşmaların Onay Oylamalarındaki İdeal Nokta Tahmini Aziz KUTLAR, Ali KABASAKAL, Ahmet GÜLMEZ Ana Temalar ve Bulgular: TBMM'nin Önemi: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), ülkenin demokratikleşmesinde kritik bir rol oynamıştır ve 1923'ten beri cumhuriyetin kurucu ve en önemli siyasi kurumudur. 26. Yasama Dönemi (Kasım 2015 - Haziran 2018): Bu dönem, seçilmiş hükümete karşı 2016'daki askeri darbe girişimi ve olağanüstü hal ilanına rağmen parlamentonun işlevselliğini sürdürmesiyle dikkat çekmektedir. Ayrıca, bu dönemde parlamenter rejimden başkanlık sistemine geçilmiştir. Çalışmanın Kapsamı: Uluslararası anlaşmaların onaylanması ve bunlarla ilişkili uyum yasaları, bu dönemdeki 488 yasa teklifinin 388'ini oluşturmaktadır. Milletvekillerinin oylama davranışları, ideal nokta tahmini kullanılarak incelenmiştir. İdeal Nokta Tahmini Metodolojisi:Milletvekillerinin oylama davranışlarını uzamsal bir konumda göstermeyi amaçlar. Milletvekilleri, liberalden muhafazakar bir tutumsal uzamda konumlandırılır. Bayesçi Markov Zinciri Monte Carlo (MCMC) algoritmaları ile Dinamik Madde Tepki Teorisi (IRT) kullanılmıştır. Onay oylamalarında olumlu oylar (1), olumsuz oylar (0) olarak kodlanmıştır. Partilerin Konumları ve Oylama Davranışları:AK Parti (AKP): Meclisin %57.4'ünü oluşturan iktidar partisi. Milletvekillerinin oylamaya katılım oranı (%79.3) temsil oranının üzerindedir. Oylamalarda "ılımlı ve daha liberal bir tutum" sergiledikleri görülmüştür. "İktidar partisinden oylamaya katılan milletvekillerinin yaklaşık %16'sının ideal nokta değeri pozitif" olması, önemli bir kesimin muhalefetle birlikte hareket ettiğini veya olumsuz oy kullandığını göstermektedir. CHP (Ana Muhalefet): Meclisin %24.3'ünü oluşturan ana muhalefet partisi. "Ilımlı bir muhalefet" politikası izlemiştir. Dört milletvekilinin kabul yönünde oy kullanması ve ideal nokta değerlerinin negatif olması bu durumu desteklemektedir. HDP: Meclisin %10.7'sini oluşturan HDP. "Oylamalarda çok sert bir muhalefet sergilemiş ve ciddi bir direnç göstermiştir." İdeal nokta değerleri 2.5 ile 6 arasında yoğunlaşarak, bu partinin milletvekillerinin yasalara karşı aşırı direnç gösterdiğini belirtmektedir. HDP'nin oylamalara ara sıra katılmayarak meclisi protesto ettiği de belirtilmiştir. MHP: Meclisin %7.4'ünü oluşturan MHP. CHP gibi "ılımlı bir tutum" sergilemiştir. Dört milletvekilinin kabul yönünde oy kullanması ve ideal nokta değerlerinin negatif olması bu durumu desteklemektedir. Genel Oylama Dağılımı: Oyların dağılımı (-2,1) aralığında yoğunlaşmış, ikinci bir birikim noktası (1,3) aralığında görülmüştür. Oylama sonuçlarının normal dağılım göstermediği anlaşılmaktadır. Sonuç: Çalışma, partilerin yasama dönemindeki disiplini ve oylama davranışları hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Özellikle iktidar partisinin içindeki muhalif eğilimler ve HDP'nin radikal muhalefeti dikkat çekicidir. 9. InTraders Akademik Platformu InTraders Akademik Platformu Ana Temalar ve Bulgular: Amaç: InTraders Akademik Platformu, 2017 yılında tescilli bir ticari marka olup, kar amacı gütmeyen bir akademik kuruluştur. Temel amacı, "Ekim Konferansları, Kış Konferansları, Mayıs Konferansları, Akademik Dergi (Kuruluş: 2018), Kitap Bölümü ve Dış Pazar Araştırması" başlıklarıyla eğitim ve sosyal bilimler alanlarına katkıda bulunmaktır. Yayınlar: Uluslararası Kitaplar, Konferans Kitapları ve InTraders Akademik Dergisi (2018: Temmuz-Aralık) gibi yayınlar yapmaktadır. Misyon: "Değerli araştırmacılarımızın ve yazarlarımızın katkılarıyla, sosyal bilimler ve ekonomi alanında çalışan araştırmacıların çalışmalarının yayınlanmasını sağlamak ve araştırmacılar için bir kaynak oluşturmak" amacıyla planlanmıştır. Erişim: Sosyal medyada (/hiperkitaptr) ve web sitesi (www.intraders.org) üzerinden takip edilebilir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!