Bankaların aktif kârlılık analizi
Yazar:Özmen, Serkan
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Giriş ve Genel Bakış Bu belge, Dr. Serkan Özmen tarafından yazılan "Bankaların Aktif Kârlılık Analizi" adlı eserin ana temalarını, önemli fikirlerini ve temel bulgularını özetlemektedir. Kitap, küreselleşmenin ve finansal teknolojilerin bankacılık sektöründeki köklü değişimleri vurgulayarak başlamakta ve bankacılığın ülkelerin ekonomik kalkınmasında ve büyümesindeki kritik rolünü ele almaktadır. Çalışma, 2010-2019 yılları arasındaki dönemi kapsayan, Türkiye'deki yerli ve yabancı bankaların a ktif kârlılığını etkileyen faktörleri panel veri analizi yöntemiyle inceleyen detaylı bir uygulamayı içermektedir. Bu dönemin seçilmesinde, 2019'daki COVID-19 salgını öncesi makroekonomik istikrar ve 2010 öncesine kıyasla ulusal ve küresel ekonomik krizlerin görece yokluğu etkili olmuştur. 2. Bankacılığın Tarihsel Gelişimi ve Temel Fonksiyonları Kitap, bankacılık kavramının insanlık tarihiyle birlikte ortaya çıkan ihtiyaç ve alışveriş olgusuyla başladığını belirtmektedir. İlk bankacılık kanıtları M.Ö. 3500 yılına ait Sümer ve Babil uygarlıklarında rahiplerin borç vermesiyle ilişkilendirilmektedir. Bankacılık, paranın bulunmasıyla takas alışkanlığının sona ermesi ve satın alma-satma kavramlarının ortaya çıkmasıyla modern bir yapıya bürünmüştür. İlk modern banka 1609 yılında Hollanda'nın Amsterdam şehrinde "Amsterdam Bankası" adıyla kurulmuştur. Bankaların temel işlevleri, ekonomilerde fon fazlası olan kişi veya kurumların fon ihtiyacını karşılama köprüsü konumundadır ve maksimum kârı hedeflerler. Bu temel fonksiyonlar 11 başlık altında toplanmıştır: Aracılık Fonksiyonu: Bankacılık sisteminin ana fonksiyonu olup, tasarruf sahipleri ile fon ihtiyacı duyanlar arasında köprü kurarak finans sisteminin aktif çalışmasını sağlar. "Tasarruf toplama ve bunu yeniden dağıtma işlevi olan bu fonksiyonun sürekli bir halde tutulması ile yatırımlar kesintisiz kredilendirilerek sürdürülebilir ekonomik kalkınma sağlanabilir." Kaynaklara Akıcılık Sağlama Fonksiyonu: Atıl fon kaynaklarını temin edip ihtiyaç duyanlara kredi şeklinde sunarak sisteme dahil eder. Kısa Süreli Fonları, Büyük Ölçekli Uzun Süreli Fonlar Haline Dönüştürme Fonksiyonu: Küçük ve kısa süreli fonları toplayarak ekonomik gelişimi destekleyecek büyük ve uzun vadeli kredilere dönüştürür. Kaynak Kullanımını İyileştirme Fonksiyonu: Fonları en kârlı ve verimli alanlara aktararak ekonomik kalkınmaya katkıda bulunur. Fon Hareketlendirme Fonksiyonu: Atıl fonları sisteme dahil etmek ve çeşitli yatırım araçlarına aktarmak. Para Politikasının Etkinliğini Arttırma Fonksiyonu: Gelişmiş bankacılık sistemi, merkez bankalarının para politikalarını etkili bir şekilde uygulamasını sağlar. Kaydi Para Yaratma Fonksiyonu: Nakdi para olmadan hesaplara borç veya alacak kaydıyla para arzını genişletme. "Para yaratmadaki amaç, parayı basmak değil; mevduat ve kredi işlemleri yoluyla para arzını genişletmek ve büyütmektir." Ulusal ve Uluslararası Ticareti Geliştirme Fonksiyonu: Ticari faaliyetlerde güveni tesis ederek ulusal ve uluslararası ticaretin artmasını sağlar. Gelir ve Servet Dağılımını Etkileme Fonksiyonu: Finansal desteklerle bölgeleri veya iş gruplarını güçlendirme veya zayıflatma potansiyeline sahiptir. Finansal Danışmanlık Fonksiyonu: Müşterilerine finansal süreçlerde stratejik rehberlik sunar. Hizmet İşlemleri Fonksiyonu: EFT, havale, kredi kartları, vadeli/vadesiz mevduat, mobil bankacılık gibi çeşitli bankacılık hizmetlerini sunar. 3. Türkiye'de Bankacılık Sisteminin Gelişimi Türk bankacılık sektörünün geçmişi 19. yüzyıla, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine kadar uzanır. Avrupa'daki sanayileşme ve ekonomik gelişmeler Osmanlı'da gecikmiş, halkın büyük çoğunluğunun tarımla uğraşması veya asker olması, gayrimüslimlerin ticaretle ilgilenmesi bankacılığın gelişimini yavaşlatmıştır. Osmanlı Dönemi: İlk banka denemesi 1847'de İstanbul Bankası ile olmuş, ancak 1852'de kapatılmıştır. 1856'da İngiliz sermayesiyle Ottoman Bank kurulmuş, 1863'te Bank-ı Osmanî-i Şahane (Osmanlı Bankası) adını almıştır. Bu banka banknot çıkarma yetkisine sahip modern bir ticaret ve kredi bankasıydı. Mithat Paşa'nın girişimleriyle 1863'te Memleket Sandıkları, 1888'de Ziraat Bankası kurulmuştur. Cumhuriyet Dönemi (1923-1980): İzmir İktisat Kongresi kararlarıyla yerli bankacılık önem kazanmış, 1924'te İş Bankası, 1925'te Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası (ilk kalkınma bankası), 1927'de Emlak ve Eytam Bankası kurulmuştur. 1930'da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kurulmuş ve 1936'da 2999 sayılı Bankalar Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1958'de Türkiye Bankalar Birliği (TBB) kurulmuştur. 1980-2010 Dönemi: 24 Ocak 1980 kararları ile Türk bankacılık sektörü liberalleşmiş ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Bu dönemde sermaye piyasası kanunu çıkarılmış, İMKB kurulmuş, mevduat faizleri serbest bırakılmıştır. Ancak 1994, 2000 ve 2001 yıllarında ciddi krizler yaşanmıştır. 2001 krizi sonrası Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kurulmuş ve "Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı" uygulanmıştır. Bu programlar, 2003'ten 2020'ye kadar sektörde önemli iyileşmeler sağlamıştır. "1980 sonrası yaşanan tüm olumlu gelişmelere karşın Türk bankacılık sisteminin asıl görevi olan finansal aracılık fonksiyonundan uzaklaştığı gözlenmiştir. Sistem kamuya finansman sağlayan bir yapıya dönüşmüştür." 2010 Sonrası Günümüz Bankacılığı: Teknoloji ve dijitalleşmenin etkisiyle "yeni nesil bankacılık" anlayışı gelişmiştir. İnternet ve mobil bankacılık hizmetleri yaygınlaşmış, işlemler daha hızlı ve kolay hale gelmiştir. 2019 ve sonrasında COVID-19 salgını, takipteki kredilerde artış, mevduat tabanında daralma ve dolarizasyon gibi sorunlara yol açarak yeni bir yapılanma ihtiyacını ortaya koymuştur. 4. Türk Bankacılık Sisteminin Yapısı ve Göstergeleri Türkiye'de bankacılık sistemi; mevduat bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ve katılım bankalarından oluşmaktadır. BDDK, bankaların kuruluş süreçlerini ve faaliyetlerini denetlemektedir. Banka Türleri ve Sayıları: 2020 verilerine göre 34 mevduat bankası (3'ü kamu, 9'u özel, 21'i yabancı sermayeli), 14 kalkınma ve yatırım bankası (3'ü kamu, 7'si özel, 4'ü yabancı sermayeli) ve 6 katılım bankası faaliyet göstermektedir. Şube ve Personel Sayıları: 2020'de toplam 9.939 şube ve 186.612 personel bulunmaktadır. Kamu bankaları şube sayısında (3.705), özel sermayeli bankalar personel sayısında (67.523) öndedir. Mobil bankacılığın gelişimiyle 100.000 kişiye düşen şube ve personel sayılarında azalma eğilimi gözlenmektedir. Varlık ve Yükümlülük Yapısı: 2021 BDDK Raporu'na göre toplam aktifler 9.213 milyar TL olup, bunun %52'sini krediler oluşturmaktadır. Toplam pasiflerde ise %52 ile mevduat en büyük kalemi teşkil etmektedir. Varlıklar ve yükümlülükler 2015-2021 döneminde önemli ölçüde artmıştır. Aktiflerin GSYH'ye oranı 2019'da 1,05'e ulaşmıştır, bu da bankacılık sektörünün ekonomi içindeki önemini göstermektedir. Aktif Büyüklük Sıralaması: Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, 649.756 milyon TL ile toplam aktiflerin %15,5'ini oluşturarak en büyük bankadır. İlk 5 bankanın tamamı mevduat bankalarından oluşmaktadır. Sermaye Yeterlilik Oranı: 2021 yılında %17,99 olarak gerçekleşen oran, BDDK'nın %12 hedefinin üzerindedir ve Türk bankacılık sisteminin güçlü bir sermaye yapısına sahip olduğunu göstermektedir. 5. Türk Bankacılık Sisteminde Temel Sorunlar ve Finansal Riskler Türk bankacılık sistemi, geçmişten günümüze yüksek kaynak maliyeti, ekonomik istikrarsızlık, haksız rekabet koşulları, öz kaynak yetersizliği, teknolojideki hızlı gelişmeler, denetim yetersizliği ve kamu bankalarının görev zararları gibi sorunlarla karşılaşmıştır. Enflasyon: Enflasyon, bankaların kaynak maliyetlerini artırarak kredi faiz oranlarını yükseltir ve vadeli mevduatları kısa vadeli olmaya zorlar. Makroekonomik İstikrarsızlık: Durgunluk, döviz kuru ve faiz oranlarındaki dalgalanmalar bankaların ödeme dengesini bozar. Öz Kaynak Yetersizliği: Özellikle küçük ölçekli bankaların sermaye yapılarının yetersiz olması rekabet güçlerini azaltır. Teknolojik Gelişmeler: Teknolojideki hızlı değişimlere ayak uyduramayan bankalar için ciddi bütçe ve adaptasyon sorunları yaratır. Finansal riskler üç ana grupta toplanır: Piyasa Riski: Faiz oranı riski, hisse senedi riski, döviz kuru riski ve likidite riski gibi piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalardan kaynaklanan risklerdir. Kredi Riski: Verilen kredilerin zamanında veya tam olarak tahsil edilememesi durumunda ortaya çıkar. Bankalar, kredi riskini minimize etmek için müşteri kredibilitesini ve çevresindeki soyut unsurları dikkate almalıdır. Operasyonel Risk: İş süreçlerinin işlememesi veya dış etkenlerden kaynaklanan risklerdir (teknolojik risk, suistimal riski, ahlaki risk ve itibar riski gibi). Bankalar, bu riski minimize etmek için iş süreçlerini verimli hale getirmeli ve insan faktörünün etkin kullanımını sağlamalıdır. 6. Türk Bankacılık Sisteminin Kârlılık Oranları ve Etkileyen Faktörler 2020 dönemine ait net dönem kârı 60 milyar TL olup, en büyük pay kamu bankalarına aittir. Kârlılığı ölçmek için aktif kârlılık oranı ve öz sermaye kârlılık oranı kullanılır. Kârlılık Oranları: 2015-2020 yılları arasında aktif kârlılık ve öz sermaye kârlılığının 2017 yılında zirvede olduğu görülmüştür. 2020 yılında yerli özel bankalar aktif kârlılıkta, kamu bankaları ise öz kaynak kârlılığında lider olmuştur. Kârlılığı etkileyen faktörler içsel (bankaya özgü) ve dışsal (makroekonomik ve sektöre özgü) olarak incelenmiştir: İçsel Faktörler: Sermaye, faaliyet giderleri, likidite, menkul kıymetler cüzdanı, faiz giderleri, büyüklük, takipteki krediler. Dışsal Faktörler: Enflasyon, GSYH büyümesi, sektör payı, yoğunlaşma. 7. Yerli ve Yabancı Bankaların Aktif Kârlılığını Etkileyen Faktörler Üzerine Uygulama Bulguları (2010-2019 Dönemi) Çalışmada, 12 yerli ve 8 yabancı sermayeli mevduat bankasının 2010-2019 dönemi verileriyle panel veri analizi yapılmıştır. Yerli Bankalar İçin Bulgular:Pozitif Etkileyenler: Sermaye, menkul kıymetler cüzdanı, büyüklük, faiz giderleri ve enflasyon aktif kârlılığı pozitif yönde etkilemektedir. Negatif Etkileyenler: Likidite, takipteki krediler, sektör büyüklüğü ve yoğunlaşma aktif kârlılığı negatif yönde etkilemektedir. Örneğin, sermayenin toplam aktifler içindeki payı %1 arttığında aktif kârlılık ortalama %0.153 artmaktadır. Likit varlıkların payı %1 arttığında aktif kârlılık ortalama %0.02 azalmaktadır. Takipteki kredilerin payı %1 arttığında aktif kârlılık ortalama %0.089 azalmaktadır. Enflasyonun %1 artması, aktif kârlılığı ortalama %0.039 arttırmaktadır. Modelin açıklama gücü %68'dir. Yabancı Bankalar İçin Bulgular:Pozitif Etkileyenler: Sermaye ve takipteki krediler aktif kârlılığı pozitif yönde etkilemektedir. Negatif Etkileyenler: Faaliyet giderleri ve menkul kıymetler cüzdanı aktif kârlılığı negatif yönde etkilemektedir. Örneğin, sermayenin toplam aktifler içindeki payı %1 arttığında aktif kârlılık ortalama %0.090 artmaktadır. Faaliyet giderlerinin payı %1 arttığında aktif kârlılık ortalama %1.423 azalmaktadır (yabancı bankaların personel sayılarının az olmasına rağmen daha yüksek ücretlerle personel istihdam etmesi bir sebep olabilir). Menkul kıymetler cüzdanının payı %1 arttığında aktif kârlılık ortalama %23,31 azalmaktadır (likiditenin kısa vadeli yüksek getirili krediler yerine menkul değerlere bağlanması olası bir sebep). Takipteki kredilerin payı %1 arttığında aktif kârlılık ortalama %0.027 artmaktadır (yabancı bankaların takibe düşen kredilerle ilgili kurumsal politikaları farklılık gösterebilir). Yabancı bankaların aktif kârlılığının enflasyondan etkilenmediği görülmüştür, zira sermayelerinin yurtdışı kaynaklı olması bu bankaları Türkiye'deki enflasyon değişimlerinden yerli bankalar kadar etkilememektedir. Modelin açıklama gücü %64'tür. 8. Sonuç ve Önemli Çıkarımlar Bankacılık sektörü, atıl tasarrufların ekonomiye aktarılmasında, üretimin artmasında, istihdamın yükselmesinde ve ekonomik büyümenin sağlanmasında kritik bir misyona sahiptir. Aynı zamanda devletin vergi geliri sağlama mekanizması içinde de önemli bir görev üstlenmektedir. Bu nedenle bankaların makul risk seviyesinde faaliyetlerini sürdürmeleri ve sürdürülebilir bir kâr elde etmeleri büyük önem taşımaktadır. Çalışmanın sonuçları, sermaye sahipliğinin banka kârlılığı analizlerinde önemli bir faktör olduğunu göstermektedir. Yerli ve yabancı bankalar, finansal ve ekonomik koşullara belirli durumlarda benzer ve farklı tepkiler vermektedir. Ortak ve Farklı Etkileyen Faktörler: Sermaye, menkul kıymetler cüzdanı ve takipteki krediler hem yerli hem de yabancı bankaların aktif kârlılığını açıklayan temel unsurlardır. Ancak, likidite, faaliyet giderleri, büyüklük, faiz giderleri, enflasyon, sektör payı ve yoğunlaşma gibi faktörlerin etkileri yerli ve yabancı bankalar arasında farklılıklar göstermektedir. Yönetimsel Stratejiler: Banka yönetimlerinin, piyasa koşullarını dikkate alarak hem risk hem de kârlılık yönetimi konusunda dinamik stratejiler izlemesi gerekmektedir. Özellikle sermaye sahipliği yapısından bağımsız olarak sermaye, menkul kıymetler cüzdanı ve takipteki kredilerin aktif kârlılık üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tür akademik çalışmalar, banka ve sektör yöneticilerine strateji belirleme aşamalarında bilgi sağlamakta ve bankacılık sektörünün sürdürülebilir aktif kârlılığı açısından büyük önem taşımaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!