En güzel korkuluk : denemeler
Yazar:Yılmaz, Bülent
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. İnsan Doğası ve Korkunun Kaynağı Yılmaz, kitabın "En Güzel Korkuluk!" başlıklı denemesinde, İzmir'in Seferihisar ve Urla köylülerinin tarlalarındaki ekinleri kuşlardan korumak için "en güzel korkuluk" yarışması düzenlediği geleneğini aktarır. Bu yarışmada "en güzel" korkuluk, kuşlar için "en korkutucu" olandır ve tarifine göre "insana benzeyecek ki, kuşlar korksun!". Yılmaz bu durumu insan doğası üzerine derin bir metafor olarak kullanır: "En güzel korkuluğun tarifi bu: İnsana en çok benzeye n korkuluk, en güzel korkuluktur. Ya da şöyle: En korkutucu korkuluk, insana en çok benzeyen korkuluktur." Bu durum, yazarın "İrkiltici değil mi bu?" sorusunu sormasına ve hayvanların neden insandan korktuğunu sorgulamasına yol açar. İnsanların diğer canlılara zarar veren, can yakan ve yok eden bir tür olması, korkulukların insana benzetilmesinin altında yatan neden olarak öne sürülür. Daha da önemlisi, yazar bu metaforu insanlara taşır: "Sahi, insan sadece kuşlar için mi korkuluktur, yoksa o, insanlar için de mi bir korkuluğa dönüşmüştür? Evet, insanı da artık en çok insan korkutuyor. İnsan kendi-sine benzeyen korkuluklar yapıyor; insan insanın korkulu-ğu oluyor." Bu, insanın kendi türü için de bir tehdit ve korku unsuru haline geldiği fikrini vurgular. 2. Umut ve İmkansızlıkların Aşılması "Umut Perdeyi Aralayabilmekte" denemesi, İranlı yönetmen Cafer Panahi'nin sanat yapma yasağına rağmen film çekmeye devam etmesini örnek gösterir. Bu hikaye, en zor koşullarda bile insanın umudu yeşertecek bir yol bulabileceği fikrini işler: Panahi, 20 yıl film çekme yasağına rağmen, evinin penceresinden sokaktaki insanları çekerek "Perde" filmini yaratmış ve bir kekin içinde yurt dışına ulaştırmıştır. Ayrıca gizlice taksi şoförlüğü yaparak yolcularla sohbet ettiği "Taksi Tahran" filmini çekmiştir. Yazar, Panahi'nin bu eylemini "Çaresizliğini umuda çevirebilecek bir nefes alanı yaratabilme cesareti" olarak tanımlar. Ana mesaj: "En umutsuz zamanlarda dahi umut, camdaki daracık perde aralığından gelebilir. Yeter ki perdeyi birazcık aralayabilelim." İnsanlık olarak her zaman umudu bulma ve engelleri aşma yeteneğine sahip olduğumuz vurgulanır. 3. Bilgi, Bilinç ve Eleştirel Düşünme Kitap, bilginin tek başına yeterli olmadığını, bilince dönüşmesi gerektiğini ve eleştirel düşünmenin önemini birçok denemede işler: "Bilgi ile bilinç farklıdır. Bilgi çoğu zaman gereksinim duyduğumuzda bulduğumuz, kullanıp sorun çözdüğümüz ve sonra da attığımız bir şeydir. Oysa bilinç, bilginin işlenerek, bir takım süreçlerden geçerek zihnimizde, belleğimizde kalıcı duruma gelmesi, yerleşmesidir. Bilinç, hayatımızı sürekli yönlendiren, kararlarımızda bize rehber olan özümsenmiş bilgi birikimidir." ("Duran Kalp, Çalışan Bilinç!") "Düşünme Tembelliği Üzerine" denemesi, düşünmenin öğrenilen, zahmetli bir beceri olduğunu ve felsefe, okuma, bilim, sanat gibi kaynaklarla beslenmesi gerektiğini vurgular. Düşünme tembelliğinin toplumsal geri kalmışlığın temel nedeni olduğu belirtilir. "Eleştirel Okuma Üzerine Küçük Bir Örnek" ve "Atilla Dorsay ve Kısa Bir 'Eleştirel Okuma' Örneği" denemeleri, okumanın yüzeysel olmaması, derinlemesine ve eleştirel bir süreç olması gerektiğini açıklar. Kitap okurken not almanın, üzerinde düşünmenin önemine değinilir. "Ne kadar çok sayıda kitap okuduğumuz değil, kitapları ne kadar verimli, yani eleştirel okuduğumuz önemlidir." 4. Özgürlük ve Sorumluluk Özgürlük, bireysel ve toplumsal yaşamın temel bir unsuru olarak çeşitli boyutlarıyla ele alınır: "Özgürlük Bir Bilinç Sorunudur": Akıl ve düşünme gücünü kazanmanın ve geliştirmenin özgürleşmenin temel yolu olduğu belirtilir. "Aşı Olmamak Kişisel Bir Tercih ve Özgürlük müdür?": Kişisel kararların (aşı olmama gibi) sonuçları başkalarını etkiliyor ve zarar veriyorsa, kişisel olmaktan çıktığı ve toplumsal bir sorumluluk haline geldiği vurgulanır. "Kişisel özgürlük başkasına zarar verme özgürlüğü olamaz." "Düşünce Özgürlüğü ve Uygarlık": Düşünce özgürlüğünün bireyin "insan olma hakkı"nı elinden almadan, bilim, sanat ve teknolojide yeni fikirlerin üretilmesini sağlayan uygarlığın zorunlu koşulu olduğu belirtilir. Orta Çağ'ın karanlık döneminin düşünceyi yasaklamasının uygarlığı nasıl frenlediği örnek gösterilir. "Bilim ve Sanatın Özgürlükle İlişkisi": Bilimin objektifliğinin ve sanatın subjektifliğinin ancak özgür bir ortamda gerçekleşebileceği, özgürlüğün bilim ve sanat için "hava ve su" kadar temel olduğu ifade edilir. 5. Kimlik, Aidiyet ve Ötekileştirme Maalouf'un "Ölümcül Kimlikler" kavramından yola çıkarak, kimliklerin sağlıklı ve tehlikeli yönleri incelenir: "Kimlikleri 'Ölümcül Kimliklere' Dönüştürmek!": Kimliğin "kim olduğumuzu" açıklayan gerekli bir unsur olduğu ancak doğru sınırlar içinde konumlandırılmadığında "ölümcül kimliklere" dönüşebileceği uyarısı yapılır. "Başka insanlar, gruplar ve toplumlarla aramıza aşılamaz sınırlar çizip duvarlar örüyorsa... kimliklerimiz çok önemli sorunlara ve hatta ölümlere yol açan 'ölümcül kimliklere' dönüşmüş demektir." Toplumların farklı kimliklerle bir arada yaşama zorunluluğu vurgulanır. "Farklılıklarımızı kabul ederek bu dünyada birlikte varolmayı, yaşamayı öğrenecek ve başaracağız. Aksi takdirde farklılarımızla hep birlikte yok olacağız." "Asıl ve kazanılması en zor olan kimlik 'insan' kimliğidir." Bu, tüm kimliklerin insani değerler temelinde yükselmesi gerektiği fikrini ortaya koyar. "Aidiyet ile Özgürlük İlişkisi ya da İki Cambazı Bir İpte Oynatmak": Aidiyet duygusunun (aile, ülke, din vb. ait olma) hem ruhsal bir gereksinim hem de toplumsal bir bağlayıcı olduğu belirtilir. Ancak aidiyetin özgürlüğü kısıtlamaması, bireyselliği yok etmemesi gerektiği vurgulanır. "Ait olma duygusu ve durumu özgürlüğümüzü, özerkliğimizi, bağımsızlığımızı pekâlâ kısıtlayabilir ve hatta yok edebilir. Mahalle baskısı denilen şey tam da budur." Aidiyet ile özgürlük arasında hassas bir denge kurulması gerektiği belirtilir. 6. Toplumsal Sorunlar ve İnsanlık Durumu Yazar, toplumları ve insanlığı ilgilendiren birçok güncel ve evrensel soruna değinir: "Yaşadığımız Felaketin Adını Doğru Koymak: 2021 Yılı Orman Yangınları": Orman yangınları ve Covid-19 salgını gibi felaketlerin "iklim değişikliği" olarak adlandırılan yeni bir küresel durumun parçası olduğu ve insanın doğaya yaptığı kötülüklerin sonucu olduğu belirtilir. "Depresyonun Toplumsallığı!": Depresyonun sadece biyolojik değil, aynı zamanda toplumsal-ekonomik ve kültürel nedenleri olduğu, sevgi, saygı, güven, özgürlük, sosyalleşme gibi psikolojik gereksinimlerin karşılanmamasından kaynaklandığı vurgulanır. "Depresyon, toplumsal ölçekte bir krizdir." ve "içimizdeki hakem iyiyse, bizi iyi yönetirse, kuralları insani ise adına 'hayat' dediğimiz maçımız da iyi gider." "Selamlaşma ve Sosyal Sermaye": Selamlaşmanın tarihsel kökeninde "zarar vermeme" güvencesi verme ihtiyacı olduğu ve günümüzde "güven" ve "işbirliği"nin sosyal sermayenin temelini oluşturduğu anlatılır. Türkiye'deki güven düzeyinin düşüklüğü ele alınır. "Türkiye’de güven düzeyinin yüksek olduğu tek kurumun aile olduğu anlaşılmaktadır." "Gürültünün Geri Kalmışlıkla İlişkisi": Gürültünün kültürel geri kalmışlığın bir göstergesi olduğu ve gelişmiş zihinlerle ters orantılı olduğu ifade edilir. "Yozlaşma Üzerine": Yozlaşmanın, bir şeyin iyi özelliklerini kaybetmesi, bozulması ve çürümesi anlamına geldiği, düşünmeyen birey ve toplumların yozlaşmaya meyilli olduğu belirtilir. "Okumayan yozlaşır!" "Çocuk Nedir?": Çocuk kavramının bilimsel tanımına (0-18 yaş arası, bedensel ve zihinsel erginliğe ulaşmamış kişi) vurgu yapılarak, çocuk istismarı ve evliliğinin insanlık dışı olduğu belirtilir. "Çocuklara yapılan en küçük kötülük dahi çok büyük bir kötülüktür. Çünkü o kötülük çocukla birlikte büyür." 7. Sanatın ve Eğitimin Değeri Sanatın ve eğitimin birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü gücü vurgulanır: "Sanat Ne İşe Yarar?' Sorusuna Mete Gazoz Örneği Üzerinden Güzel Bir Yanıt!": Olimpiyat şampiyonu Mete Gazoz'un sinirlerine hakim olmak ve el-göz koordinasyonunu geliştirmek için resim ve piyano dersleri alması, sanatın "insan ruhunu temizleme ve inceltme" işlevinin yanı sıra pratik faydalarını da gösterir. "Eğitimde Anne-Babanın Rolü": Eğitimin sadece okula ve öğretmene bırakılamayacağı, anne-babaların çocuklarının "insanlaşma/insanlaştırma" sürecindeki temel rolüne dikkat çekilir. "Eğitim, çocuğa insani nitelikler, özellikler, değerler ve davranışlar kazandırma sürecidir." "Düş Gücünün Gücü!": Hayal gücünün yaratıcılığın, bilimin ve sanatın en önemli kaynağı olduğu, düş gücü yok edilen toplumların geleceğinin sıradanlaşacağı belirtilir. Okullarda "hayal bilgisi" dersinin olması önerisi dile getirilir. "Maske Takmayanlar için Kitap Okuma Cezası!": Kitap okumanın bir ceza değil, zevk ve haz veren kültürel bir eylem olduğu, zorlamayla okuma alışkanlığı kazandırılamayacağı vurgulanır. "Kahkaha ve Gözyaşları: Bir Kitaptan Okumalar": Kahkaha ve gözyaşının insani, bedenden bağımsız gelişen duygusal ifadeler olduğu, kendimize gülebilmenin ve acıları paylaşabilmenin önemi anlatılır. "Gözyaşları, yaraların kabuk tutmasına yardım eder, onları yumuşatır ve iyileştirir." 8. Akıl ve Duyguların Dengesi İnsan yaşamında akıl ve duyguların rolü ve önemi incelenir: "Hırsı Aklının Önüne Geçmiş!": Hırs gibi duyguların ölçüsüz olduğunda zararlı olabileceği, akıl ve duyguların yaşamı yöneten iki önemli ortak olduğu belirtilir. "Akıl ve duygularımız geliştirilebilen ya da geliştirilemeyen olgulardır." Duyguların eğitilebileceği ve eğitilmesi gerektiği vurgulanır. "Eğitilmemiş duygular tarlada asıl ürüne zarar veren yabani otlar gibidir." Akıl ve duyguların alanlarının doğru belirlenmesi, birbirinin bahçesine girmemesi gerektiği ifade edilir. "Bir kuşu uçuran iki kanat gibidir akıl ve duygular." Sonuç Bülent Yılmaz'ın "En Güzel Korkuluk" adlı denemeler kitabı, bireysel ve toplumsal yaşamın derinliklerine inerek, insan olmanın anlamını, karşılaşılan zorlukları ve umut kaynaklarını eleştirel ve insancıl bir bakış açısıyla sorgular. Eser, okuyucuyu düşünmeye, sorgulamaya ve kendi yaşamını, içinde bulunduğu toplumu daha bilinçli bir şekilde anlamaya davet eder. İnsanlığın geleceğinin bilim, sanat, eğitim, özgürlük, etik değerler ve farklılıklara saygı temelinde inşa edilebileceği mesajını güçlü bir şekilde verir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!