Ana Temalar ve Önemli Fikirler/Olgular: 1. Gıda Güvencesi ve Bitki Sağlığının Önemi: Küresel Sorun: Dünya genelinde beslenme ve sağlıklı gıdaya ulaşım en büyük sorunlardan biridir. Üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri tarladan tüketime kadar çeşitli nedenlerle kaybedilmektedir. Zararlı Organizmaların Etkisi: Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tahminlerine göre, bitkisel üretimde zararlı organizmalar nedeniyle her yıl %20-40 oranında ürün kaybı yaşanmaktadır. Sosyolojik Sonuçlar: Zararlı organizmala rın yol açtığı ürün kayıpları, tarihsel olarak İrlanda Büyük Kıtlığı (1845-1849) gibi ciddi sosyolojik sonuçlara yol açmıştır. 2. Mücadele Yöntemlerinin Tarihsel Evrimi ve Güncel Yaklaşımlar: Başlangıç Yöntemleri: Mücadele tarihi, zararlı organizmaların toplanması, yakılması, ezilmesi gibi kültürel ve fiziksel yöntemlerle başlamıştır. Kimyasal Mücadelenin Yükselişi ve Düşüşü: 19. yüzyılda kimyasal mücadele önem kazanmış, 1939'da DDT'nin tarımda kullanımı ile sentetik kimyasallarla mücadele yeni bir döneme girmiştir. Ancak pestisitlerin insan, hayvan ve çevre üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle kullanımlarının azaltılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Gelecek Yaklaşımlar: Avrupa Birliği'nin "Green Deal" (Yeşil Mutabakat) taahhütleri kapsamında pestisit kullanımının 2030 yılına kadar %50 azaltılması ve 2050'de tamamen kaldırılması hedeflenmektedir. Bu durum, pestisitlere alternatif yöntemlerin (entegre mücadele, kültürel ve fiziksel mücadele) geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. 3. Türkiye'de Meyvecilik ve Bitki Sağlığı Durumu (1928): Meyve Zenginliği ve Potansiyel: Türkiye Cumhuriyeti'nin birçok bölgesinde (İzmir, Bursa, Tarsus, Adana, Rize gibi) bol miktarda meyve üretilmektedir. Özellikle Rize ve çevresi, narenciye, elma ve armut gibi meyvelerle halkın önemli bir gelir kaynağını oluşturmaktadır. Gelişim Eksikliği: "Bununla beraber bu havali henüz meyvecilik nokta-i nazarından haiz olduğu istidat ve kabiliyet derecesinde terakki ve inkişafa mazhar olamamıştır." Yazar, meyvelerin ıslaha muhtaç olduğunu ve ağaçların birçok zararlı ve hastalığın etkisi altında olduğunu belirtmektedir, bu da önemli ürün kayıplarına yol açmaktadır. Teşvikler ve Bilinçlenme: Son yıllarda halkta narenciye, elma ve armut bahçelerinin tesisi ve çoğalmasına yönelik büyük bir ilgi uyanmıştır. Ziraat Vekaleti Rize Narenciye Fidanlığı'nın ücretsiz fidan dağıtımı bu konuda önemli bir teşvik sağlamaktadır. Kitabın Amacı: Eser, çiftçilere meyve bahçesi tesisi, hastalık ve zararlılarla mücadele, işleme ve muhafaza yöntemleri hakkında bilimsel bilgiler sunarak ülkenin önemli bir gelir kaynağı olabilecek meyve üretimini artırmayı hedeflemektedir. 4. Yaygın Zararlılar ve Hastalıklar ile Mücadele Yöntemleri: Kitapta çeşitli bitki ve meyve ağaçlarına özgü zararlılar detaylı bir şekilde açıklanmış ve bunlara karşı uygulanabilecek kültürel, fiziksel ve kimyasal mücadele yöntemleri sunulmuştur. Bazı önemli örnekler şunlardır: Elma Meyve Kurdu (Cydia pomonella L.): Zarar: Elmada %80'e varan ürün kaybına neden olur. Kurtlu elmalar erken olgunlaşır ve düşer. Mücadele: "Vaktinden evvel ağacın dibine kendi kendine veya hafif sallamakla düşen meyveleri vakit geçmeden yani içlerindeki kurtlar çıkıp gizlenmeden evvel hemen toplayıp yakmalı veya hayvanata (hayvanlara) vermelidir." Kimyasal ilaçlama (uranya ve kireç karışımı), kükürt tozu serpme, ışık tuzakları kurma ve sonbaharda ağaç gövdelerine paçavra demetleri bağlayarak kışı geçiren kurtları yakma gibi yöntemler önerilir. Pamuklu Püseron (Eriosoma lanigerum (Hausm.)): Zarar: Elma ağaçlarının gövdelerinde, dallarında ve köklerinde pamuk gibi beyaz kümeler halinde bulunur, özsuyu emerek ağacı zayıflatır ve çatlamalara neden olur. "Bir sene zarfında bir dişi püserondan yüz yirmi beş bin kadar yavru meydana gelir." Mücadele: Karbolinyum sürme, ağaç boğazlarına sönmemiş kireç veya tütün tozu serpme, nikotinli ispirto ve Arap sabunu karışımı sürme, petrol ve Arap sabunu karışımı püskürtme, isprito karıştırılmış su ile püskürtme ve son olarak tütün suyu, soda ve Arap sabunu karışımı kullanma. Elma Yaprağı Tırtılı (Yponomeuta malinellus Zell.): Zarar: Nisan-mayıs aylarında elma yapraklarını yiyerek ağları içine alır, ağacı yapraksız bırakarak zayıflatır ve meyve gelişimini engeller. Mücadele: Tırtıl kümelerini yapraklarla birlikte koparıp ezme, kara olin veya lizol içeren ilaçları ağlara püskürtme, gaz yağı, Arap sabunu ve karbonat soda içeren ilaçları püskürtme, ışık tuzakları kurma. Elma Tomurcuğu Kurdu (Anthonomus pomorum L.): Zarar: Açılmak üzere olan elma tomurcuklarının kararmasına ve meyve bağlayamamasına neden olur. Çiçeğin iç organlarını yiyerek kurutur. Mücadele: Elmalar çiçek açmadan önce gövdelere yapışkan sargılar sarma, kışın ağaç altındaki kurumuş kabukları sıyırıp yakma, sonbaharda paçavra demetleri bağlayarak kışlayan böcekleri imha etme, ilkbaharda sabah erken saatlerde ağaçları sallayarak böcekleri toplayıp yakma, kararmış çiçekleri toplayıp yakma. Ökse Otu (Viscum album): Zarar: Armut, erik, fındık gibi ağaçlarda asalak olarak yaşar, konukçu ağacın özsuyunu emerek zayıflamasına ve kurumasına neden olur. Mücadele: "Öksenin bulunduğu yeri kabuk ve bir kısım odunla beraber kesip çıkarmalı ve açılan yaraya bir okka suda 50-100 dirhem kara boya (kibritit-i hadid) eritilmiş sudan sürmeli ve üzerini katranla, daha iyisi aşı macunuyla kapatmalıdır." Mısır Noktueli (Sesemia monagrioides): Zarar: Mısır fidanlarının toprak hizasından veya altından kemirerek sararmasına, solmasına ve kurumasına neden olur. Geceleri aktif olan kurt, fidan sapını keser. Mücadele: Işık tuzakları kurma, yapışkan ipler germe, fidan diplerine kibrit karbon veya müvellidülma kibriti zerk etme (ülkemizde henüz uygulanabilir değil), zehirli mısır taneleri kullanma, fidanların kök boğazını kabuklarla koruma, su ve yağ içeren saksılarla tuzak kurma. Mısır Kömür Hastalığı (Ustilago maidis "Charbon"): Zarar: Mısır koçan tanelerini büyütüp garip şekillere sokar, ezildiğinde siyah tozlar (sporlar) çıkar. Gövde, yaprak ve köklerde de görülebilir. Mücadele: Hastalık görüldükten sonra tedavisi mümkün değildir. Gelecek sezonu korumak için hasta kökleri toplayıp yakma, hastalıksız ve kuvvetli tohumlar ekme, hastalık tohumlarını taşıyan gübre kullanmama, tohumları temiz çuvallarda ve ambarlarda saklama. Danaburnu (Gryllotalpa gryllotalpa): Zarar: Patlıcan, hıyar, mısır gibi sebze fidelerinin köklerini keserek sararıp solmalarına neden olur. Toprak altında yaptığı galerilerle bitkilere zarar verir. Mücadele: Toprakta görülen yolları takip ederek yuvalarına gaz ve zeytinyağı karışık su dökme, gaz yağına batırılmış paçavraları toprağa gömme, sonbaharda taze gübreli çukurlar açıp ilkbaharda danaburnularını imha etme, zehirli mısır taneleri kullanma, fidan kök boğazını kabuklarla koruma, su ve yağ içeren saksı tuzakları kurma. Mayıs Böceği (Melolontha melolontha): Zarar: Böcek halinde yaprak ve filizleri yese de asıl tahribatı kurtları yapar. Toprak altında bitki köklerini keserek zayıflatır ve öldürür. Kurtlar üç yıl boyunca toprakta yaşayarak zarar verirler. Mücadele: Nisan-mayıs aylarında sabah erken saatlerde ağaçları sallayarak böcekleri toplayıp yakma, fıçı veya çukura toplanan böceklerin üzerine sönmemiş kireç ve su dökme, ana bitkilerin arasına marul gibi mayıs böceği kurtlarının sevdiği bitkileri ekerek tuzak kurma, toprağa naftalin gibi kokulu maddeler serpme veya gömme, metrekareye belirli miktarda benzin veya kibrit karbon zerk etme, kibrit kalvil gömerek toprakta müellidü’l-ma kibriti (hidrojen sülfür) yayma. 5. Genel Ağaç Bakımı ve Koruma Önlemleri: Kış ve Sonbahar Bakımı: "İlkbahardan sonbahara kadar ağaçların yaprak veya meyve vesairesine arız olan (görülen) haşeratın ve hastalıkların yumurtaları, krizalitleri veya tam böcek şekilleri kışı ağaçların gövde ve budakları, yarık ve çatlakları arasında geçirmekte, ilkbaharda buralardan çıkıp ağaçlara musallat olmaktadırlar." Bu nedenle sonbahardan ilkbahara kadar olan dönemde ağaçları koruyucu önlemler almak çok önemlidir. Temizlik ve Budama: Ağaç altındaki çalı, çırpı gibi kalıntıları toplayıp yakma, bahçenin toprağını işleme, ağaç gövdelerindeki kurumuş kabukları temizleyip fırçalayarak haşerat ve hastalık kalıntılarını yok etme. Kış Badanaları: Ağaç gövde ve budaklarına kış badanaları (Kaliforniya Bulamacı gibi kireç ve kükürt bazlı karışımlar) uygulama. Bu karışımlar göztaşı, kara boya ve lizol gibi maddelerle zenginleştirilerek mantari hastalıklar, yosunlar ve kışlayan zararlılara karşı etkili olur. Beslenme ve Direnç: "Ağaçlar ne kadar fazla gıda (besin) bulurlar, ne kadar fazla hava ve ziya (ışık) alırlarsa o kadar kuvvetli olur, haşerata (zararlılara) ve hastalıklara karşı o kadar fazla mukavemet ederler (dayanıklı olurlar)." Bu nedenle düzenli gübreleme, sık dalların budanarak ağaçların hava ve ışık almasını sağlama, ağaçların direncini artırmak için hayvansal veya kimyasal gübreleme önemlidir. Bu belge, Ali Kemal'in 1928 tarihli eserinin günümüzdeki gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım hedefleri bağlamında ne kadar değerli olduğunu göstermektedir. Pestisit kullanımının azaltılmasına yönelik küresel eğilimler göz önüne alındığında, bu kaynakta sunulan geleneksel ve kültürel mücadele yöntemleri, günümüz tarımı için önemli bir rehber niteliğindedir. ... Devamını Oku