Kağızman : Coğrafya, tarih, kültür
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Coğrafi ve Jeolojik Özellikler Kağızman ilçesi, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Erzurum-Kars Bölümü'nde yer almakta olup idari olarak Kars iline bağlıdır. Kuzeyden Selim, Digor ve Kars, doğudan Tuzluca (Iğdır), güneyden ise Eleşkirt (Ağrı) ilçeleriyle sınırdır. Temel Coğrafi Özellikler: Arazi Yapısı: Aras Irmağı'nın bir dizi boğazla birbirine bağladığı depresyonlardan biri Kağızman'da bulunur. Bu depresyonun kuzeyinde Kars Bazalt Platosu, güneyinde ise Aras Güneyi Dağları yer alır. Yükselti Farkla rı: İlçedeki en alçak yer (Akçay köyü batısı 1080 m) ile en yüksek yer (Aşıkdede Tepesi, 3275 m) arasında yaklaşık 2200 metrelik bir yükselti farkı bulunur. Bu durum, bitki örtüsü ve toprak tiplerinde dikey yönde belirgin değişimlere neden olur. Akarsular ve Göller: İlçenin en önemli akarsuyu, sahayı ikiye ayıran Aras Nehri'dir. Nehre kuzeyden Kötek, Abdullah, Azathan ve Tuzlu Dereleri; güneyden ise Kaput, Todanın, Yukarı, Şahin, Yarımcalar ve Çay Dereleri katılır. İlçedeki en önemli göl Deniz Gölü'dür. İklim: Genel olarak Doğu Anadolu Bölgesi'nin "karasal iklimi" hâkimdir. Ancak Aras vadisi boyunca daha ılıman özellikler görülür. Kağızman ilçe merkezinin ortalama yükseltisi çevresindeki diğer yerleşimlere göre daha düşüktür (1400 m), bu da daha elverişli iklim koşulları sunar. Bitki Örtüsü: Vadi tabanı düzlükleri ve alçak kesimler doğal step alanı içindeyken, yükseklere çıkıldıkça potansiyel orman kuşağına girilir. Ancak orman formasyonu büyük ölçüde tahrip edilmiştir. 2600-2700 metrenin üzerindeki yerlerde subalpin ve alpin çayırlar yayılış gösterir. Toprak Tipleri: Yükseltiye bağlı olarak kahverengi ve kestane rengi topraklar, bazaltik topraklar, litosoller, alüvyal ve kollüvyal topraklar görülür. Jeoloji: Türkiye'nin en aktif tektonik alanlarından biri olan Doğu Anadolu'da yer alır. Yaklaşık 60 milyon yıl önce karalaşma başlamış, bugünkü coğrafyanın ana hatları 2,8 milyon yıl önce oluşmaya başlamıştır. Kars Platosu yüzeyi genel olarak Kuvaterner bazaltlarla kaplıdır. İlçede heyelan afeti yaşanabilen yerler de mevcuttur. Önemli Tespitler: Aras Vadisi boyunca iklimin daha ılıman olması, meyve yetiştiriciliğine imkân tanır, özellikle kayısı üretimi önemlidir. Kağızman ilçesi, çevresine göre yükseltinin azlığı ve Aras Nehri vadisine yerleşmesi nedeniyle daha elverişli iklim koşullarına sahiptir. Coğrafi farklılaşma, bitki örtüsü ve hayvan türlerinde çeşitliliğin temel sebebidir. "Endemik bir ürün olan Kağızman Elması'nın sadece orada yaşam alanı bulmasına neden olmaktadır." 2. Tarihsel Süreç ve Yerleşim Kağızman, Neolitik dönemden günümüze kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Önemli Dönemler ve Hâkim Güçler: Erken Dönemler: Yapılan yüzey araştırmaları ve arkeolojik kazılar, yerleşme tarihini Paleolitik döneme kadar götürür. Hurri, Urartu, Kimmer, İskit-Saka gibi farklı devletler egemen olmuştur. Urartu Dönemi (M.Ö. 9-6. yy.): Asurluların Uruatri ve Nairi konfederasyonları üzerindeki baskısı Urartu devletini ortaya çıkarmıştır. Urartu krallarının bölgeye yönelik seferleri kayıtlarda yer alır. Kozlu Kalesi, Kızlar Kalesi, Taşbilek Kalesi ve Günindi Kalesi gibi Demir Çağı'na ait kaleler bu dönemde kullanılmış olabilir. Pers Dönemi (M.Ö. 559-530): Medlerin ardından Pers İmparatorluğu'na tabi olmuştur. Roma ve Sasani Dönemleri: Bölgeye Roma İmparatorluğu, ardından Sasaniler hâkim olmuştur. Hristiyanlaşma ve Ermenilerin yerleşimiyle "Armenia" ismi kullanılmıştır. İslam Fetihleri: 7. yüzyılda Sasani İmparatorluğu'nun ardından Müslüman Araplar bölgeye girmiş, bölge İslam kuvvetleri ile Bizans'ın mücadele alanı haline gelmiştir. Bagratlılar Dönemi: Bizans ve Abbasiler arasında denge politikası izleyen Bagratlılar, Kağızman ve çevresinde önemli bir güç haline gelmiştir. "I. Simbat, Afşin'in ayrılmasından sonra geri dönerek kışı Kağızman Kalesi’nde geçirdi." Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu Dönemleri: Türklerin Anadolu'ya yerleşmesiyle birlikte beylikler, Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletleri hâkimiyet kurmuştur. Osmanlı Dönemi: Kanuni Sultan Süleyman'ın İran seferiyle 1534 yılında Kağızman kesin olarak Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Kars Eyaleti'ne bağlı 7 livadan biri olmuştur. Rus İşgali (1878-1920): Berlin Antlaşması sonrası Kars Livası, Rusya'ya bırakılmış ve Kağızman, Kars Oblastı'nın bir okrugu (sancak) olmuştur. Bu dönem halk arasında "kara günler" olarak nitelendirilmiştir. "1920 yılına kadar işgal altında kalan Kağızman 1 Ekim 1920 de düşman işgalinden kurtarılarak Kars’ın ilçelerinden birisi oldu." Cumhuriyet Dönemi: 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla Kağızman Tuzla Memurluğu kurulmuştur. Yerleşim Adları ve Kökenleri: Kağızman ismi, M.S. 6. yüzyılda Aras Nehri boyuna yerleşen Hazar Türklerinin Kalıs/Kalız boyundan gelmektedir. "Kalızvan kelimesi zamanla değişime uğrayarak Kağızman şeklini almıştır." Köy adları, genellikle fiziki coğrafya özellikleri (dağ, tepe, akarsu, bitki örtüsü vb.) veya beşerî özellikler (insan, aşiret, soy, olaylar vb.) temel alınarak verilmiştir. 22 köy adının fiziki coğrafya, 40 köy adının ise beşerî ve ekonomik coğrafya özelliklerine göre verildiği tespit edilmiştir. Birçok köy adı, Türk topluluklarının (Oğuz boyları, cemaatler) isimlerinden türemiştir. Örneğin: Ürker (Yüreğir boyu), Çukurayva (Yuva boyu çukur cemaati), Yalnızağaç (Yalnızca/Yalnızcalu cemaati), Böcüklü (Salur boyu), Ortaköy (Ortaköy cemaati), Yenice (Türkman Yörükan taifesi/Salur boyu), Kuloğlu (Kuloğulları Türkmen taifesi). Akçakale ve Karakale gibi yerleşim adlarındaki "Ağca" ve "Kara" renklerinin Türkler tarafından yaygın olarak kullanılan topluluk isimleri olabileceği düşünülmektedir. 3. Demografik Yapı ve Göç Kağızman ilçesinin nüfusu, doğal nüfus artışı ve göç hareketliliklerinden etkilenmiştir. Nüfus Değişimi: Kars ilinin nüfusu 1927-1980 yılları arasında farklı hızlarda artmış, ancak 1990'dan sonra düşüşe geçmiştir. 2000 yılındaki keskin düşüşte Ardahan ve Iğdır'ın il statüsü kazanması etkili olmuştur. Kağızman ilçe nüfusu 1927-1990 yılları arasında sürekli artış eğilimini sürdürmüş, ancak 2000, 2010 ve 2020 yıllarında düşüş göstermiştir. Bu düşüşün temel nedeni, "ilçeden büyük şehirlere yaşanan göçtür." 2019 yılı itibarıyla ilçe nüfusu 45505 olup, %55'i kırsal, %45'i kentsel alanlarda yaşamaktadır. 1927 nüfus sayımına göre Kağızman'ın toplam nüfusu 17.305'tir. Bu dönemde nüfusun çoğunluğunu 20-45 yaş arası dinamik kesim oluşturmaktadır. Kağızman'da Türkiye dışında doğan kişilerin en çok Rusya doğumlular olması (neredeyse Türkiye doğumluların iki katı kadar), bölgenin Karadeniz ve Kafkasya'ya olan coğrafi yakınlığına bağlı savaş ve göçlerin bir sonucudur. Göç Özellikleri: Kağızman, kırsal karakterde bir yerleşim yeri olduğu için göç sayısı fazladır ve genellikle dışarıya göç vermektedir. "İlçenin nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır. Bu durum yöreden büyükşehirlere devam eden göç olgusunun devam etmesiyle ilgilidir." 2012-2020 yılları arasında ilçe, genellikle aldığı göçten daha fazla göç vermiştir. Net göç sayısı ve hızı çoğu zaman eksi yönde gerçekleşmiştir. 2018 yılı, net göç hızının artı yönde gerçekleştiği tek yıl olmuştur. Göç hızının yüksek ve dışa dönük olması, ekonomik sektörlerdeki çeşitliliğin azlığı ile ilişkilidir. Kırsal kalkınma faaliyetlerinin yoğunlaştırılması ve etkin yatırım ve teşviklerle göçün önüne geçilebileceği veya tersine göçün mümkün olabileceği belirtilmektedir. 4. Ekonomik Yapı ve Devlet Yatırımları Kağızman'ın ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Başlıca Ekonomik Faaliyetler: Tarım: Akarsu vadilerinde sulamalı, plato ve dağlık alanlarda ise kuru tarım yapılır. Ekili ürünlerin %94'ünü tahıllar ve yem bitkileri oluşturur. Aras vadisindeki ılıman iklim sayesinde meyvecilik, özellikle kayısı yetiştiriciliği önemli bir ekonomik faaliyettir. "Kağızman’da 68000 meyve veren kayısı ağacı vardır ve bu üretim 1968 yılından ber festivallere konu olmaktadır. Kağızman’da yılda yaklaşık 12000 ton kayış üretilmekte ve sofralık olarak yakın pazarlara sunulmaktadır." Kağızman uzun elması da endemik bir üründür. Hayvancılık: Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki geniş çayır ve mera alanları nedeniyle küçükbaş hayvancılık (koyun yetiştiriciliği) ön plandadır. İlçede hayvan hastalıkları ve zorlu kış şartları hayvancılığı olumsuz etkilemiştir. Arıcılık: Gittikçe önemi artan bir diğer ekonomik faaliyettir. Madenler: İlçede çok zengin tuz yatakları bulunmaktadır. Kağızman-Karakuş sahasında 14.610.888 ton görünür rezerv ve 465.000 ton Manyezit rezervi tespit edilmiştir. Arsenik, anyant ve linyit kömürü de çıkarılan diğer madenlerdir. Devlet Yatırımları (1950-1980'ler): Toprak Tevzi Komisyonu: 1960 yılında Tuzluca ve Kağızman ilçelerinde toprak tevzi çalışmaları yapılmıştır. İçme Suyu: 1950-1959 yılları arasında birçok köye içme suyu götürülmüş, 1960 yılı içme suyu programına yeni köyler alınmıştır. Sulama Suyu: Aras Nehri'nin sulama potansiyeli Kağızman, Tuzluca, Iğdır ve Aralık ilçeleri için önemli görülmüş, ancak nehrin taşkınları da zarara neden olmuştur. Bölgede Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından önlemler alınmıştır. Tarım Kredileri: 1969-1970 döneminde kuraklık nedeniyle Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla çiftçilere önemli miktarda kredi sağlanmıştır. Karayolu Ulaşımı: Kars-Kağızman-Iğdır yolu gibi önemli karayolu projeleri üzerinde çalışmalar yapılmış, iyileştirme ve onarım çalışmaları devam etmiştir. "1964 yılında tamamlanan yollar içerisinde 101 km uzunluğundaki Kağızman-Iğdır yolu tamamlanmıştı." Belediye Yardımları: 1964 yılında Maliye Bakanlığı tarafından Kağızman Belediyesine 5.000 Lira yardım yapılmıştır. Eğitim Alanında Destekler: 1951 yılında Iğdır ve Kağızman'da ilkokul açılması için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan destek istenmiş, ancak bina ihtiyaçlarının özel idare ödenekleriyle karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Heyelan Yardımları: 1960 yılında yaşanan heyelanlardan zarar gören vatandaşlara devlet yardımı yapılmıştır. Çeşitli Yatırımlar: 1979-2018 yılları arasında Tarım Sektörü (Donandı Karagüney Başköy), Emniyet Amirliği Lojmanlı, Hizmet Binası, Kaymakam Evi, Polis Lojmanı, SSYB Lojmanı, Gençlik Merkezi ve Sosyal Güvenlik Merkezi Binası gibi birçok devlet yatırımı yapılmıştır. 5. Kağızman Kaya Tuzu Tuzlası Kağızman Kaya Tuzu Tuzlası, bölgenin ekonomik ve tarihsel açıdan en önemli kaynaklarından biridir. Tarihsel Süreç ve Önemi: Erken Dönemler: M.Ö. 1. binden itibaren tuz üretimi yapıldığı düşünülmektedir. Hatta bölgedeki yerleşimlerin birçoğunun tuz üretimi ile bağlantılı olduğu tahmin edilmektedir. Urartu Dönemi: 2021 yılında açılan yeni galeri alanında bulunan Urartu Dönemi'ne ait demir ok ucu ve demir keski parçası, tuzlanın erken dönemlerden itibaren bilindiğini göstermektedir. Bizans Dönemi: M.S. 6-9. yüzyıllara tarihlenen bronz sikkeler, üretilen tuzun uzun mesafeli ticaretinin yapıldığının göstergesidir. Osmanlı Dönemi: Evliya Çelebi, 1645 yılında seyahatnamesinde Kağızman Kale Beyi'nin askerlerinin maaşlarının tuzlanın işletilmesiyle ödendiğini belirtmiştir. Tuz, Anadolu'nun çeşitli yerlerinin yanında Suriye ve Mısır'a da ihraç edilerek önemli bir gelir sağlamıştır. Rus İşgali Dönemi: Ruslar, Kağızman Tuzlası'ndaki kaya tuzu üretimine ve ticaretine büyük önem vermiş, hatta Osmanlı Dönemi'nden iki kat fazla gelir elde etmiştir. Vladislav Ivanoviç Masalskiy'in 1894 tarihli araştırmasında, Kağızman'dan çıkarılan tuzun Kars'ın yerel halkı, Ardahan ve Batum bölgelerinde yaşayan halklar tarafından kullanıldığı belirtilmektedir. Cumhuriyet Dönemi: 1923'te Kağızman Tuzla Memurluğu kurularak tuzla Tekel tarafından işletilmeye başlanmıştır. 1978'de Kristal Tuz Fabrikası'nın temelleri atılmış, 1992'de deneme üretimlerine başlanmış ve 2000 yılında yeniden üretime geçirilmiştir. Özelleştirme: 2005 yılında tamamen özelleştirilerek Kristal Tuz A.Ş. tarafından işletilmeye başlanmıştır. Üretim Yöntemleri ve Kapasite: Hem açık hem de kapalı madencilik usulleri uygulanmıştır. Günümüzde kapalı madencilik usulü üretim yapılmaktadır. Oda-topuk yöntemi kullanılarak 10x10 ölçülerinde odalar ve tavanı taşıyan 10 m²'lik topuklar (sütunlar) oluşturulur. Bu yöntem güvenli olsa da madenin sadece %50'lik kısmının değerlendirilmesine olanak tanır. Günümüzde daha güvenli burgulama yöntemiyle işleyen yeni teknoloji galeri ve tünel açma makineleri kullanılmaktadır. Tuz madeninde yıllık 150 bin ton üretim kapasitesi bulunmakla birlikte, arz talep dengesi nedeniyle yıllık üretim yaklaşık 50-60 bin ton civarında sınırlı kalmaktadır. Ekonomiye Katkıları: Özelleştirme öncesi Tekel Dönemi'nde yaklaşık 75 personel istihdam edilirken, günümüzde 3 mühendis ve 7 maden işçisi olmak üzere 10 kişilik personel istihdam edilmektedir. Tuzlanın kapasite arttırma ve AR-GE çalışmaları 2012 yılında SERKA tarafından hibe ile desteklenmiştir. Kağızman'da üretilen tuzların ticaretini yapan on adet küçük işletme bulunmaktadır. Kenan Aladağ gibi işletmeciler, kaya tuzundan tuz lambaları üreterek Türkiye'nin çeşitli illerine pazarlamaktadır. Üretilen tuz, tamamen iç tüketime yöneliktir ve herhangi bir ülkeye ihracatı yapılmamaktadır. 6. Sosyal Yaşam, Kültür ve Sanat Kağızman, zengin kültürel birikimi ve yerel gelenekleriyle dikkat çekmektedir. Arkeolojik ve Tarihi Eserler: En eski tarihi yerleşim alanları arasında Camuşlu Höyük, Purut Deresi Mağara Yerleşimleri, Taşlıköy Yerleşmesi, Kurbanağa Mağarası, Kurgan Mezarları bulunmaktadır. Geyiklitepe Kaya Panoları, Karaboncuk Çeşmebaşı Kaya Panosu, Tunçkaya Kaya Panoları, Çiçekli Kaya Panoları ve Çamuşlu Kaya Resimleri, bölgenin tarih öncesi dönemdeki günlük yaşamını ve kültürel zenginliğini yansıtan eserlerdir. "Büyük panoda yaklaşık yüze yakın hayvan ve insan figürleri kazınmıştır." Keçivan Kalesi, Ortaçağ'da bölgenin en büyük ve önemli yerleşim alanlarından biri olmuştur. "Kalenin doğu ucundaki iç kalede bulunan kabartma ejderha resimleri bulunan ve XII. Yüzyıl Selçuklu tarzında inşa edilmiş olan kümbetin ise Saltuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır." Khavaradzor Manastırı (Taşburun Köyü), Bacalı Köyü Kilisesi ve Miren Kilisesi gibi Ortaçağ'a ait dini yapılar bölgenin kültürel çeşitliliğini göstermektedir. Halk Kültürü ve Edebiyat: Aşıklık Geleneği: 16. yüzyıldan itibaren sistemleşen aşıklık geleneği Kağızman'da önemli bir yere sahiptir. Âşıklar, kendi dönemleri veya geçmiş dönemlerde yaşanan sosyal olayları şiirlerinde işlemişlerdir. Rus işgali dönemi, âşıkların şiirlerine ağıt niteliğinde yansımıştır. "Al- Osman çekildi kaldık Urus’a / Yaktı ehli İslâm’ı nârın Kağızman / Kara-bahtın kem-talihin elinden / Kara geldi yaz, baharın Kağızman" (Âşık Cevlani). Tasavvuf: Âşıkların şiirlerinde tasavvufi konulara sıkça yer verilmiştir. Önemli Âşıklar ve Halk Şairleri: Kağızmanlı Hıfzı (Recep), Cemal Hoca (İsmail Turan), Âşık Sadık Miskini (Sait Küçük), Esrari (Eşref), Âşık Şeref, Âşık Esmani, Âşık Yusuf, Abdurrahman (Şehzade Önal), Saraç Hasan, Kul Emirhan, Âşık Erdemi (İbrahim Alıcı), Ali Çavuş, Âşık Devrani, Âşık Laçin Kurt (Aladağlı), Halit Tunç, Mustafa Turan, Kemal Gülali, Osman Güleni, Yoksuli (Binali Kadak), Âşık Mennani (Yemen Dede Ateş), Mesuli, Kemalli, Ateşoğlu, Kemal Uğurlu, Niyazi (Zübeyt Irgalı), İbrahim Aydemir gibi birçok önemli isim yetişmiştir. Halk Türküleri ve Oyunları: "Kağızman'a ısmarladım nar gele nar gele" türküsü ve hoşbilezik, kasap, koçere, yüzük, ağırva, köroğlu gibi oyunlar bölgenin zengin folklorunu ortaya koymaktadır. Dede Korkut: Aşık Dede Dağı ve Aşık Dede Türbesi, Kağızman ilçesinde Dede Korkut'un hatırasının yaşatıldığı yerler olarak anılmaktadır. Mutfak Kültürü: Kağızman yemekleri, kısmen Kafkas kültürü etkisinde olan Iğdır ve Kars yemekleri ile benzerlik göstermektedir. Ayran aşı, kelecoş, evelikaşı, herle, hınkel gibi yöresel yemekler mevcuttur. Çörek, feselli, katmer, kete, yufka, nezik, kuymak, hasuda, bişi, hangel (mantı), lokma yaprak mantısı, tandır ekmeği gibi çeşitli hamur işleri ve yerel lezzetler bulunmaktadır. Hayvancılığa bağlı peynircilik, arıcılık ve kaya tuzu, ilçede önemli coğrafi işaretli ürünlerdir. Tandır ve Ekmek Kültürü: Tandır ve ekmek kültürü, Türk halklarında köklü bir geçmişe sahiptir ve ısınmanın yanı sıra aileyi bir arada tutan, kutsal sayılan bir olguya dönüşmüştür. Kağızman'da tandır, Kalkolitik döneme kadar uzanan arkeolojik kalıntılarla desteklenen, tarih öncesi dönemden günümüze kadar gelen bir gelenektir. Tandırın yapımı, kullanımı ve ekmek pişirme süreciyle ilgili detaylı gelenekler ve inanışlar mevcuttur. Hamurun kutsallığına inanılır ve belirli kurallar dahilinde hamur yoğurulur. Pişen ekmekleri tandırdan koparıp almaya yarayan "ersin/çengelli şiş", tandırı karıştırmak için "kosov", külü çıkarmak için "kül çıkaran" gibi özel aletler kullanılır. 7. Şehirleşme ve Mimari Kağızman'ın kent dokusu, Osmanlı ve Rus işgali dönemlerinin etkilerini taşımaktadır. Osmanlı Dönemi: Osmanlı yapılaşması, Toprakkale Mahallesi ile Kağızman Deresi yatağı boyunca uzanan Aşağı Kümbet ve Yukarı Kümbet Mahallelerinde yoğunlaşmıştır. Toprakkale Mahallesi, stratejik konumu nedeniyle önemli geçitlerin kontrolü ve verimli arazilerin korunması amacıyla bir kontrol noktası olarak kullanılmıştır. Rus İşgali Dönemi (1878-1920): Rus kent planlaması, dere yatağının batı yakasına hâkim düzlükte organize edilmiş, birbirini dik olarak kesen geniş kaldırımlara sahip cadde ve sokaklar ile taş temel üzerine kerpiç malzemeli, kalın duvarlı, geniş ve yüksek konutlar inşa edilmiştir. Bu dönemdeki planlama, merkezi bir meydan ve bu meydana ulaşan geniş caddelerden oluşmuştur. Cumhuriyet Dönemi: Erken Cumhuriyet Dönemi'nde Rus kent dokusu devam ettirilmiş ve kent dokusu bozulmamıştır. Ancak 1980'li yıllardan itibaren şehir meydanına yeni ticari yapıların inşasıyla meydan daralmış ve daha karmaşık, dağınık bir yapılaşma ortaya çıkmıştır. 1990'lı yıllardan itibaren çok katlı binalar görülmeye başlanmış, bu durum Rus kent dokusunun ana arterlerinde bozulmalara neden olmuştur. "Özellikle 2015 yılından itibaren görülen imar faaliyetleri Kağızman kent merkezini belirleyen, geçmişi Rus kent dokusuna uzanan düzenli ve geniş cadde kuruluşunu oldukça olumsuz yönde etkilemiştir." Konutlar: Rus ve Ermeniler tarafından inşa edilmiş konutlar, Türk yönetimine geçtikten sonra korunmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Ancak kerpiç malzemenin yoğun kullanıldığı tarihi evlerin sayıları her geçen gün azalmaktadır. 8. Siyasal Gelişmeler ve İlişkiler Kağızman'ın siyasi tarihi, özellikle Osmanlı ve Rus İmparatorlukları arasındaki çekişmelerle şekillenmiştir. Osmanlı-Rus İlişkileri: Rusya'nın sıcak denizlere inme politikası, Kafkasya ve Kars bölgesini stratejik bir hedef haline getirmiştir. 1806-1812, 1828-1829 ve Kırım Savaşı (1853-1856) gibi savaşlar bölgenin kaderini etkilemiştir. Kars, 1829 Edirne Antlaşması ile Rus işgalinden kurtulmuş, 1855'te tekrar kuşatılmış ancak halkın direnişiyle savunulmuştur. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi): Bu savaş Osmanlı'nın yenilgisiyle sonuçlanmış ve Berlin Antlaşması ile Kars Livası Rusya'ya bırakılmıştır. "Ermeni meselesi; Rusların, bazı Türk yerleşim alanlarını işgali sonrası buradaki Ermenileri kendi amaçlarına âlet ederek çeşitli vaatlerle Bâbıâli’ye karşı kışkırtmasıyla kendisini gösterdi." Rus İşgali Dönemi (1878-1920): Kağızman, Kars Oblastı'nın bir okrugu olarak Rus yönetimi altına girmiştir. Bu dönemde Rusya, Kağızman'da önemli askeri kuvvetler bulundurmuştur. Okrugun idaresinde yerel meclisler (Meclis-i Deavi, Tahrir-i Emlak Komisyonu, Menfaat Sandığı Vekilleri) kurulmuştur. Kağızman Rüştiye Mektebi ve Sanat Okulu gibi eğitim kurumları açılmıştır. Milli Mücadele Dönemi: Mondros Mütarekesi sonrası Kağızman, Milli Şûrâ Kuvvetleri'nin Ermenilere karşı mücadelesinde önemli bir rol oynamıştır. Ali Rıza Bey ve Bekir (Kubat) Beyler, Kağızman Milli Şûrâ Kuvvetlerinin başında Ermenilere karşı mücadele etmişlerdir. Cenubigarbi Kafkas Hükümeti (Güneybatı Kafkas Hükümeti) bu dönemde bölgedeki Türklerin haklarını savunmuştur. "İngilizlerin bol miktarda mühimmat ve askeri malzeme ile güç-lendirdikleri Ermenilerin Doğu Anadolu sınırlarını tehdit ettiği; Avrupa ve Amerika’nın Ermenilere gösterdiği duygusal yakınlık ile Ermenilerin Türk topraklarını işgallerini desteklediklerini, cephane sağladıklarını; “köpeğin sırtını sıvazlayarak Türklere saldırmasına teşvik ettiklerini” (Amiral Bristol). Cumhuriyet Dönemi Siyaseti: 1923, 1928 ve 1935 yıllarında yapılan milletvekili seçimlerinde Kağızman'dan seçmenler oy kullanmış ve Kars milletvekillerinin seçimine katkıda bulunmuştur. Ali Rıza Ataman, Kağızmanlı olup I. Dönem Kars Milletvekilliğine seçilmiştir. Halkevleri ve CHP Örgütlenmesi: Kağızman Halkevi, 25 Şubat 1937'de açılmıştır. Halkevleri, okuryazarlık seviyesini yükseltmek, Cumhuriyet'in ideallerini benimsetmek ve kültürel bütünlük sağlamak amacıyla çeşitli kurslar ve etkinlikler düzenlemiştir. CHP Kağızman İlçe Örgütü de bu dönemde faaliyet göstermiştir. 9. Suç Analizi Kağızman ilçesi kırsalında 2017-2018 yılları arasında meydana gelen suçlar coğrafi faktörlerle incelenmiştir. Suç Dağılımı ve Nedenleri: İki yıllık süreçte toplam 300 suç eylemi meydana gelmiştir. En fazla suç Akçay (36), Paslı (24), Günindi (23), Kuloğlu (18) ve Çengilli (18) köylerinde görülmüştür. Coğrafi Konum ve Ulaşım: Akçay, Paslı ve Kuloğlu köylerinin Iğdır-Erzurum ana karayolu üzerinde yer alması ve jandarma karakollarının bulunması, kaçakçılık ve göçmen kaçakçılığı suçlarının yoğunlaşmasına neden olmuştur. "Iğdır Dil Ucu Sınır Kapısı’nın Ülkemize Iğdır ilinden sonra Kağızman ilçesi üzerinden ülkemizin diğer illerine bağlanıyor olmasının ilçe kırsalında yaşanan suç sayıları üzerinde önemli bir etkisi bulunmaktadır." Bu suçların köy sakinleriyle doğrudan ilgisi olmadığı, genellikle yasadışı geçiş ve ticari mal kaçakçılığı faaliyetleri sırasında kolluk kuvvetleri tarafından tespit edildiği belirtilmektedir. Nüfus Yoğunluğu: Genel olarak nüfus sayısı fazla olan köylerde (Çayarası, Kuloğlu, Günindi, Çengilli ve Akdam) suç sayılarının yüksek olduğu görülmüştür. Yükselti: Yükseltisi fazla olan yerleşim birimlerinde (2000 m üzeri) suç sayıları oldukça düşüktür (Keşişkıran, Çaybük, Yağlıca, Çiçekli, Akyayla, Karacaören, Taşbilek). İstisnalar: Çengilli ve Tunçkaya köylerinde yükselti fazla olmasına rağmen suç sayısı yüksektir. Çengilli'nin nüfus kalabalığı, Tunçkaya'nın ise tarihi bir yerleşim alanı olması (definecilik, tarihi eser kaçakçılığı) ve sınırlı yerleşim alanı nedeniyle yaşanan anlaşmazlıklar etkili olmuştur. İlçe Merkezine Uzaklık: İlçe merkezinden uzakta yer alan bazı köylerde suç sayısı daha düşüktür. Suç Türleri: Tehdit, hakaret, taksirle yaralama, kasten yaralama, arazi anlaşmazlığından kaynaklanan suçlar ön plana çıkmaktadır. Göçmen Kaçakçılığı: 2017-2018 yılları arasında toplam 13 göçmen kaçakçılığı suçu meydana gelmiştir. Altungedik Konutları (7) ve Paslı Köyü (4) en çok tespitin yapıldığı yerlerdir. 10. Sağlık Durumu Kağızman ilçesinde 2018-2020 yılları arasında en sık görülen hastalıklar belirlenmiştir. Sık Görülen Hastalıklar: Solunum Sistemi Hastalıkları: Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları (ÜSYE), Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve Pnömoni (zatürre) sıklıkla görülmektedir. Dolaşım Sistemi Hastalıkları: İskemik Kalp Hastalığı ve Hipertansiyon (HT) öne çıkmaktadır. Özellikle Hipertansiyon, 2018-2020 yılları arasında en çok görülen dolaşım sistemi vakası olmuştur. Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları: Miyalji (kas ağrısı) ve Artralji (eklem ağrısı) yaygındır. Sindirim Sistemi Hastalıkları: Hemoroid, Gastro-Özofagual Reflü ve Peptik Ülser görülmektedir. Hemoroid, en çok görülen sindirim sistemi vakasıdır. Sinir Sistemi Hastalıkları: Migren, Epilepsi, Parkinson ve Menenjit görülmektedir. Migren, en çok görülen sinir sistemi vakasıdır. Endokrin Sistemi Hastalıkları: Diyabetes Mellitus (DM), Guatr, Adrenal Bozukluk ve Lipid Metabolizma Bozuklukları bulunmaktadır. Diyabetes Mellitus, en çok görülen endokrin sistemi vakasıdır. Genitoüriner Sistemi Hastalıkları: Böbrek Yetmezliği sıklıkla görülmektedir. Gelişmeler: 2018-2020 yılları arasında genel olarak solunum ve endokrin sistem hastalıklarında artış eğilimi gözlemlenirken, dolaşım ve sindirim sistemi hastalıklarında karmaşık değişimler yaşanmıştır. Sonuç Kağızman ilçesi, coğrafi konumu, zengin tarihi ve kültürel mirası ile Doğu Anadolu Bölgesi'nin önemli yerleşim yerlerinden biridir. Aras Nehri'nin sunduğu ılıman iklim ve verimli topraklar, tarım ve meyvecilik açısından avantaj sağlamıştır. Kaya tuzu yatakları ise bölgenin ekonomik tarihinde kritik bir rol oynamıştır. Osmanlı ve Rus işgali dönemlerinin mimari ve siyasi izleri, ilçenin karakterini belirlemiştir. Göç, ekonomik sektörlerdeki çeşitliliğin azlığı nedeniyle önemli bir demografik sorun teşkil etmektedir. Aşıklık geleneği, zengin mutfak kültürü ve tandır kültürü gibi unsurlar, Kağızman'ın kültürel kimliğini oluşturmaktadır. Sağlık alanında ise belirli kronik hastalıkların yaygın olduğu tespit edilmiştir. İlçenin potansiyelini artırmak ve sürdürülebilir bir gelişim sağlamak için kırsal kalkınma faaliyetleri, kültürel mirasın korunması ve turizme yönelik yatırımlar önem taşımaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!