1. Yayın ve Eser Bilgileri Yayın Adı: Kırmızı Başlıklı Kız Yayına Hazırlayan: Hasan Yiğit Yayınevi: Başlık Yayınları (Hiperlink Eğitim İletişim Yay. Gıda. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin tescilli markasıdır.) Genel Yayın Yönetmeni: Hatice Bahtiyar Baskı: 1. Baskı, İstanbul, 2022 ISBN: 978-625-8228-92-2 e-ISBN: 978-625-8228-93-9 Kategoriler: Edebiyat-Çocuk, Perrault Masalları (Seri No: 5) Sayfa Sayısı: 51 Format: 21 cm Konular: Çocuk hikayeleri, Masallar. Yayımcı Sertifika No: 16680 Baskı-Cilt: Yalın Y ayıncılık (Sertifika No: 53595) Telif Hakları: Hiperlink Eğitim İletişim Yay. Gıda. San. ve Tic. Ltd. Şti (Başlık Yayınları) ve yazara aittir. Kaynak gösterilerek kısa alıntı yapılabilir. Yayınevi Statüsü: Uluslararası bir yayınevidir. 2. Yayına Hazırlayan Hakkında Adı: Hasan Yiğit Doğum Yeri: Denizli-Çivril Mesleği: Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Eserleri: Çocuk Edebiyatı alanında üç yüzü aşkın kitap yazmıştır. İlkokul ve ortaokul öğrencileri için yazdığı kitaplar farklı yayınevlerince yayınlanmış ve ilgiyle okunmaktadır. 3. Charles Perrault ve Masalları Hakkında Genel Bilgiler Yaşamı: Charles Perrault (1628-1703), Paris'te doğmuş ve yaşamış Fransız bir yazardır. Eğitimi: Fransız Akademisi'nde eğitim almıştır. İlk Eseri: "Büyük Louis Dönemi" adlı eseriyle eski-yeni tartışmasını başlatmıştır. Ünü: Yetişkinler için de eserler yazmış olmasına rağmen, asıl ününü çocuklar için yazdığı halk masallarından derlediği "Masallar" adlı kitapla kazanmıştır. Perrault'nun Bakış Açısı ve Günümüzle Karşılaştırması:Perrault Dönemi: Masallarında "erkekler güçlü ve egemen, kadınlar boyun eğen, eve kapanan kimseler olarak gösteriliyordu. Çocuklar söz dinleyen, uysal, büyüklerin her dediğini yapan türler olarak yetişsin isteniyordu." Günümüz Anlayışı: "Günümüzde ise kadın-erkek eşitliği söz konusu. Çocuklar ise düşüncelerini sergileyen, araştıran, sorgulayan, düş gücünü geliştiren, etkin kimseler olarak yetişsin isteniyor." Kaynak, Perrault'nun masallardaki bakış açısının günümüz insan hakları anlayışına uygun düşmediğini belirtmektedir. Etkisi: Perrault'nun "Masallar" kitabı Avrupa ülkelerinde bir çığır açmış, halk masalları derlenmeye ve yayınlanmaya başlamıştır. Başlık Yayınları'nın Katkısı: Yayınevi, "Perrault’un on ünlü masalını düzenlenmiş olarak okurlarımız sunmaktan kıvanç duyar." 4. Matbaanın Tarihi ve Okuryazarlığa Etkisi (Perrault Hakkında bölümünden) Köken: Matbaayı Çinliler bulmuştur. Orta Asya'daki Türklere, oradan da 800'lü yıllardan sonra Ortadoğu'daki Araplara ulaşmıştır. Avrupa'ya Gelişi: 1100-1200'lü yıllarda, Kudüs'e yapılan Haçlı seferleri sırasında Haçlı Avrupalılar matbaayı ülkelerine götürmüşlerdir. Ancak bu ilk matbaa "seri baskı yapabilecek düzende değildi." Gutenberg Devrimi: Alman Johannes Gutenberg, 1450'lerde metal harfler dökerek matbaayı geliştirmiştir. Bu sistemle "metal harfler işi bitince yıkanıp başka bir metin için kullanılıyordu." Yaygınlaşması: 1500'lere gelindiğinde Gutenberg'in matbaası "basım işlerinde bir devrim yaratmış ve Avrupa’nın büyük kentlerinde matbaa işlikleri kurulmuştu." Okuryazarlığa Etkisi: Matbaanın yaygınlaşması "okur sayısını da olumlu etkiledi okur sayısı giderek artmaya başladı. Okur sayısı çoğalınca daha çok kitap isteği doğdu. Kitaplara isteğin artması, kitap yazarlığını da arttırdı." 5. Önsöz ve Masalın Ana Hatları Kırmızı Başlıklı Kız'ın Özellikleri: "Çok sevimli, çok tatlı, çok da akıllı bir kız…" Mekan: Kızın köyü ile büyükannesinin komşu köyü arasında "güzel bir orman var." Olayların Başlangıcı: "Olaylar, orman yolunda başlamış. Kızın ardına bir kurt takılmış. Amacı onu yemekmiş." Kurt'un Planı: Büyükanne'nin yalnız yaşadığını öğrenince "ağzının suyu daha fazla akmaya başlamış" ve onu da yemeyi planlamıştır. Giriş: Kurt, Kırmızı Başlıklı Kız'dan bilgileri alıp büyükannenin evine varmış, "Büyükanneciğim ben geldim. Kırmızı Başlıklı torunun geldi," diyerek içeri girmiştir. Merak Uyandırma: Önsöz, okuyucuda "Büyükanneyi yemiş mi? Kırmızı Başlıklı Kız, kurttan kurtulabilecek mi? Yanıtlar masalımızda…" diyerek merak uyandırmaktadır. 6. Masalın Temel Unsurları ve Değişen Anlatı (Metnin başı) Mekan ve Toplum: "Bir zamanlar, bir dağın eteğinde küçük bir köy varmış. Sırtını dağa vermiş köyün çevresi ormanla kaplıymış." Köylüler "yoksulmuş ama mutluymuş. Birbirlerine yardım eder, zorluklara birlikte göğüs gerer, mutlu yaşamaya çalışırlarmış." Kırmızı Başlıklı Kız'ın Karakteri: Anne babası tarafından çok sevilen, "akıllı" bir kızdır. Asıl seven ise büyükannesidir. Sevginin Önemi: Metin, "Çocuklar sevgi çemberi içinde büyümeli. Sevgiye doyarak büyüyen çocuklar, insanları, hayvanları, bitkileri severler. Çevrelerine zarar vermez, kirlilik yaratmazlar. Doğayı korurlar. Mutlu olurlar," öğretmen sözünü aktararak sevgi temasını vurgular. Kırmızı Başlıklı Kız bu özelliklere sahiptir. Anne ve Görev: Annesi çamaşır yıkarken kızdan büyükannesine yemek sepeti götürmesini ister, "Vakitlice de dön. E mi yavrum?" Doğa ve Canlılarla İlişki: Kırmızı Başlıklı Kız, yolda sincaba şarkı söyler, papatya ve gelincik toplar, "ters çevrilmiş olarak yatıyor" olan bir kaplumbağayı kurtarır. Bu olaylar onun merhametli ve doğa ile uyumlu kişiliğini pekiştirir. Büyükanne Ziyareti (İlk Ziyaret):Büyükanne hastadır ve yatakta yatmaktadır (ancak bu, kurdun yatağa girip kızı kandırdığı klasik hikayeden farklı bir detaydır, burada büyükanne henüz kurt tarafından yenilmemiştir). Kız, büyükannesine yemek sepetini ve annesinin selamını getirir. Büyükanne yün eğirmektedir ve kızına, annesine ve babasına kazak öreceğini söyler, ilk olarak kıza örecektir. Kız, sincaba şarkı söylemesini ve kaplumbağayı kurtarmasını büyükannesine anlatır. Büyükanne, kaplumbağayı ters çevirenlerin kötülük yaptığını vurgular. Kız, büyükannesine topladığı çiçekleri verir. Prens ve Prenses Ziyareti:Kulübeye doğru ilerleyen "süslü giyecekler içinde bir kadın, bir erkek ve iki korumaymış yolcular." Bunlar kralın yeğeni Prens ve eşi Prenses'tir. Büyükanne, onları yıllar öncesinden tanımaktadır (dedesi hayattayken avladıkları tavşanı birlikte yemişlerdir). Prens, büyükannenin eşinin vefatı için başsağlığı diler. Kırmızı Başlıklı Kız'ı tanıyıp överler. Kız, Prenses'in kırmızı başlığını beğenir. Büyükanne misafirlerine ballı keçi sütü ve böğürtlen şerbeti ikram eder. Prensler, bir kontun şatosundaki düğüne gittiklerini ve ilerleyen aylarda kurt avı için bu bölgeye tekrar geleceklerini belirtirler. Kurt avının başında kral ailesinden birinin olması gerektiğini söylerler. Kırmızı Başlıklı Kız, Prenses'in kırmızı başlığından etkilenir ve kendisi de ister. Büyükanne ona kuşların getireceğine dair umut verir. Kırmızı Başlıklı Kız Başlığa Kavuşuyor:Büyükanne, köye giderek terziden beyaz noktalı kırmızı kumaştan torunu için bir başlık dikmesini ister. On gün sonra başlık hazır olur ve büyükanne başlığı "kuşlar getirdi, bacadan atıp gitmişler," diyerek kıza verir. Kız, başlığı çok beğenir ve o günden sonra "başlığını hiç başından çıkarmamış. Köyde artık adı söylenmez olmuş. Herkes onun için Kırmızı Başlıklı Kız demeye başlamış." 7. Kurt ile Karşılaşma ve Yeni Olaylar Dizisi Kurt'un Niyeti: Kurt, bir süredir kızı gözlemlemekte ve onu yemeyi düşünmektedir. Ancak ormanda oduncuların dolaşması nedeniyle yakalanmaktan çekinir ve kızın gideceği yeri öğrenip orada yemeyi planlar. Diyalog ve Bilgi Toplama: Kurt, kızla "Günaydın güzel kız!" diyerek sohbet eder. Başlığını över. Kız, büyükannesinin yalnız yaşadığını ve dedesinin öldüğünü söyler. Kurt bu bilgiye çok sevinir. Yarışma Teklifi: Kurt, büyükannesine götürdüğü yiyecekleri öğrendikten sonra "daha epeyce yolumuz var. Seninle bir oyun oynayalım mı? Bir yarışma. Sen yoldan yürü. Ben ormandan kestirme gideyim. Bakalım büyükannenin kulübesine hangimiz daha önce varacağız?" diye teklif eder. Kız kabul eder. Prens ve Avcıların Yeniden Ortaya Çıkışı:Kız çiçek toplarken Prens ve avcıları ile karşılaşır. Prens, daha önce söz ettiği kurt avı için gelmiştir. Kız, kurdu gördüğünü ve onun da büyükannesinin kulübesine doğru gittiğini anlatır. Prens, "Belli ki kurt, büyükannenin yalnız olduğunu öğrendi. Onu yemek için gidiyor olabilir," diyerek durumu anlar ve adamlarına talimat verir: iki avcı kurdun izini sürecek, diğerleri prensle birlikte hızla kulübeye gidip büyükanneyi koruyacaktır. Kurt'un Kulübeye Varması: Kurt, tavşanı bile görmezden gelerek kulübeye koşar. Kapı kapalıdır. Büyükanneyi Kandırma: Sesini incelterek "Evet büyükanne, Kırmızı Başlıklı Kızın geldi. Sana yiyecek getirdim," der. Hastalığı nedeniyle sesindeki değişikliği anlamayan büyükanne, "Kapıyı açmaya gelemiyorum yavrum. Kolu çekiver, kapı açılır," diyerek içeri girmesine izin verir. Büyükanneyi Yutma: Kurt içeri girer, "Büyükanneciğim, seni iyileştirmeye geldim," der ve fırsat vermeden yaşlı kadının üzerine atılır, onu yutar. Kıza Tuzak Kurma: Büyükanne'nin giysilerini giyer, başörtüsü bağlar ve yatağa girer. Kız gelince onu da kandırıp yemeyi planlar. 8. Kurtarma Operasyonu ve Masalın Sonu Avcıların Takibi: İki iz sürücü avcı, kurdun izlerini zorlu arazide takip ederek kulübeye yaklaşır. Prens'in Gizlenmesi: Prens ve adamları kulübe yakınındaki sık ağaçlıklı bir yere gizlenir. Prens, kurdun içeri girip girmediği kesinleşmeden büyükanneyi telaşlandırmak istemez. Kırmızı Başlıklı Kız'ın Gelişi: Kız kapıya gelir. Kurt, sesini incelterek "Kim o?" diye sorar. Kız, büyükannesinin hastalığından dolayı sesinin değiştiğini düşünerek içeri girer. Kurt ile Diyalog (Klasik Tekrarlar): Kız, büyükannesinin yorgandan çıkan başörtüsünü görür ve yatağa yaklaşır. Kurt ile klasikleşen diyaloglar başlar: "Senin gövdene ne oldu böyle büyükanne?" - "Hastalıktandır yavrum." "Kolların da ne kadar uzamış!" - "Seni daha iyi kucaklayabilmek için uzattım yavrum." "Eskiden bun kadar kıllı değildi. Çok da kıllı görünüyor." - "Kıllarımı senin için uzattım yavrum. Benim kıllarım yumuşacıktır. Sen okşayasın istiyorum." "Bacakların da uzamış büyükanneciğim." - "Arada koşmak, sizin eve gelebilmek için uzattım yavrum." "Kulakların eskiden bu kadar büyük değildi." - "Seni daha iyi duyabileyim diye büyüttüm yavrum." "Gözlerin de kocaman kocaman olmuş büyükanneciğim, neden?" - "Seni daha iyi görebilmek için kızım." "Senin dişlerin de çok kocamanmış büyükanneciğim." - "Hih hih hih! Seni daha iyi yutabilmek için yavrum!" Kızın Fark Etmesi ve Kurtarma: Kız, yatakta yatanın kurt olduğunu anlar ve "İmdat, kurtarın beni!" diye bağırarak yataktan fırlar. Tam o sırada kapı kırılır ve Prens ile iki adamı içeri girer. Prens, kızı kurtarır. Büyükanne'nin Kurtarılması ve Kurt'un Cezası:Prens, kurdun karnının şişkin olduğunu fark eder ve büyükanneyi yutmuş olabileceğini anlar. Kırmızı Başlıklı Kız'ı dışarı gönderdikten sonra kurdun karnını yarar. Büyükanne, "havasızlıktan boğulmak üzereymiş" bir şekilde kurtarılır. Prens, adamlara kurdu götürüp "karnına birkaç tane iri çakıl taşı koyup dikmelerini" ve çalılıklara bırakmalarını emreder. Kurt ayılınca "karnından gelen takır tukur seslere kulak kabartmış. Karnına taş doldurduklarını anlamış. Koşarak kaçmak istemiş, koşamamış. Ağır ağır ormanın derinliklerinde kaybolmuş." Mutlu Son: Kız ve büyükanne yeniden birleşir. Prens, kırılan kapının onarılmasını emreder. Masal, "Onlar ermiş muradına, biz gelelim diğer masalımıza…" ifadesiyle sona erer. 9. Ana Temalar ve Değişen Vurgular Geleneksel Masalın Modernize Edilmesi: Bu versiyon, klasik "Kırmızı Başlıklı Kız" masalını günümüz değerlerine ve çocuk edebiyatı anlayışına daha uygun hale getirme çabasındadır. Özellikle Perrault'nun masallarındaki kadın ve çocuk tasvirlerinin eleştirilmesi ve günümüz insan hakları anlayışının vurgulanması bu modernizasyonun önemli bir parçasıdır. Sevgi ve Merhamet: Kırmızı Başlıklı Kız'ın sincaplarla, kaplumbağayla ve büyükannesiyle olan ilişkisi sevgi ve merhamet temalarını güçlendirir. Anlatıcının "Çocuklar sevgi çemberi içinde büyümeli," vurgusu bu temayı destekler. Yardımlaşma ve Dayanışma: Köy halkının yoksul ama mutlu olması ve birbirlerine yardım etmesi bu temayı işler. Prens ve avcıların olaylara müdahalesi de bu temaya dahildir. Tehlikenin Farkındalığı ve Güven: Kırmızı Başlıklı Kız'ın kurtla ilk karşılaşmada onun kötü niyetini anlayamaması, çocukların yabancılarla ilişkilerinde dikkatli olmaları gerektiği mesajını örtük olarak verir. Ancak bu versiyonda prensin olaya erken müdahalesi, kızın tamamen savunmasız kalmasını engeller. Doğa Sevgisi: Kırmızı Başlıklı Kız'ın çiçek toplama, sincapla konuşma ve kaplumbağayı kurtarma eylemleri doğa sevgisini öne çıkarır. Kötülüğün Cezalandırılması: Kurt, masalın sonunda büyükanne ve kızı yuttuğu için cezalandırılır. Klasik versiyonlardaki oduncunun kurtu kesmesi yerine burada prensin adamları tarafından karnına taş doldurulup ormana bırakılması daha "yumuşatılmış" bir ceza şeklidir. Otorite ve Koruma: Prens karakterinin hikayeye aktif olarak dahil olması ve avcılarıyla birlikte kızı ve büyükanneyi kurtarması, otorite figürlerinin koruyucu rolünü vurgular. Geleneksel hikayelerde bu rol genellikle oduncu tarafından üstlenilirken, burada daha güçlü bir figür (prens) devreye girer. Kırmızı Başlığın Kökeni: Klasik masalda anne tarafından verilen veya bilinen bir detay olan kırmızı başlık, bu versiyonda Prenses'in başlığından ilham alınarak büyükanne tarafından özel olarak diktirilmesiyle farklı bir anlam kazanır. Bu, sevgi ve hediyeleşme temasını güçlendirir. ... Devamını Oku