Kıbrıs siyasetine akademik bakış yazı ve yorumlar (KKTC politik tarihi) : 2015 yılı
Yazar:Atun, Ata
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Kıbrıs Sorunu ve Müzakereler: Rum Tarafının Stratejileri ve Türk Tarafının Durumu Prof. Dr. Ata Atun, Kıbrıs sorununa dair süregelen müzakerelerde Rum tarafının stratejilerini ve Türk tarafının bu süreçteki konumunu kritik bir dille ele almaktadır. Ona göre, Rum liderler adada Kıbrıslı Türklerin halk olarak varlığını ve olası bir ortak devlette eşit haklara sahip olmasını kabul etmemektedir. Rum Tarafının Uzlaşmaz Tutumu: Atun, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos'un "Türkiye ' gerçeklerden' söz ettiği sürece Kıbrıs sorunu çözülemez" ve "Kıbrıs'ta böyle bir anlaşmayı imzalayacak bir elin olmadığını ve halkın da böyle bir çözüme onay vermeyeceğini" sözlerini alıntılayarak, hiçbir Rum liderin mevcut Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nin iptal edilmesine yol açacak ve iki kurucu devletten oluşacak ortak Federal bir devletin kurulmasını sağlayacak bir anlaşmaya imza atmayacağını savunmaktadır. Bu durumun "Megali İdea" hedefine aykırı olduğunu ve Rum liderlerin "Vatan Haini" olarak anılmak istemediklerini belirtir. Anastasiadis'in Hataları ve Masadan Kaçış Taktikleri: Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis'in Barbaros sismik araştırma gemisinin bölgeye girişini bahane ederek masadan kalkması ve Türkiye'nin Navtex ilanını kaldırmasını şart koşması, Atun'a göre "bir taşla iki kuş vurma" amacı gütmektedir: Münhasır Ekonomik Bölge'ye (MEB) el koymak ve AB'nin yardımıyla Türkiye'nin GKRY'yi tanımasını sağlamak. Atun, Anastasiadis'in Rusya ziyaretindeki açıklamalarını "kalitesiz bir 'sözde Cumhurbaşkanı'" ve "alaylı politikacı" olarak nitelendirir. Rusya ile ilişkileri derinleştirmesinin, AB ve ABD nezdinde kendisine yeni düşmanlar kazandırdığını ve bunun bedelini ödeyeceğini ifade eder. Mülkiyet Sorunu ve "Global Takas" Tezinin Önemi: Atun, mülkiyet sorununda Kıbrıs Türk tarafının "Global Takas" tezinden vazgeçilmesi durumunda ciddi kaos yaşanacağını vurgular. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Demopulos ve Türkiye Davası'nda aldığı karara göre, KKTC topraklarında 35 yıldır Rum mallarını kullanan kişilerin taşınmazlarla "manevi bir bağ kurduklarını" ve bu nedenle ilk sahibinden daha fazla hakka sahip olduklarını belirtir. Rum basınının "Türklerin son 41 yıldır üzerinde ısrar ettikleri Global Takas bir kenara bırakıldı, kişisel mülkiyet öne çıktı" şeklindeki haberlerinin müzakereleri krize sokacağını ve Akıncı'ya olan güveni azaltacağını ifade eder. Garantörlük ve Türk Askerinin Varlığı: Atun, Türkiye'nin garantörlüğünün Rumların "Megali İdea" ülküsünü gerçekleştirmesini engellediği için gocunduklarını belirtir. 1960 Garanti ve İttifak Antlaşması'nın uluslararası hukuk kurallarına göre taraflar mutabık olmadığı sürece değiştirilemeyeceğini vurgular. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadaki varlığının 1974'te Yunanistan darbesiyle bozulan anayasal düzeni yerine koymak için yasal geçerliliğini koruduğunu savunur. KKTC Cumhurbaşkanının Basın Sözcüsü'nün "Garantörlük tabu değildir" açıklamasına ise "Kıbrıs Türk halkının onayını almadan 'Ben böyle düşünüyorum ve böyle istiyorum' mantığı ile 'Garantörlük' konusunu kendi keyfince tartışıp görüşemez" diyerek karşı çıkar. Annan Planı Deneyimi ve Rumların "Hayır" Oyu: Atun, 2004'teki Annan Planı referandumunda Rumların %75'e yakın oyla "Hayır" demesinin Türk tarafını birçok kayıptan kurtardığını belirtir. Bu kayıplar arasında devletin, egemenliğin, Türkiye'nin garantörlüğünün ve Türk Ordusu'nun adadaki varlığının yitirilmesi bulunmaktadır. Atun, Annan Planı döneminde AB'nin Kıbrıslı Türkleri "Evet" demeye ikna etmek için 30 milyon Avro harcadığını ve "toplum mühendisliği" faaliyetleri yürütüldüğünü ifade eder. Kıbrıslı Türk Liderlerin Konumu: Atun, Mustafa Akıncı'nın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Rum tarafının bunu bir fırsat olarak değerlendirmek isteyeceğini, eski mutabakat kağıtlarını bir kenara atarak yeni bir "Ortak Mutabakat Kağıdı" önerebileceğini belirtir. Akıncı'nın "Kıbrıs Türk halkının hayır demeyeceği bir anlaşma yapmak için müzakere masasına oturacağım" açıklamasını Eroğlu'nun yaklaşımından çok farklı görmez. Rumların müzakereleri "Al-Ver" aşamasına gelince Türkleri suçlayarak masadan kalkma geleneğini sürdürdüğünü ifade eder. 2. KKTC İç Siyaseti ve Ekonomi: Sorunlar ve Beklentiler Prof. Dr. Ata Atun, KKTC'nin iç işleyişine, ekonomik sorunlarına ve toplumsal dinamiklerine dair eleştirel bir bakış açısı sunmaktadır. Bürokrasi, Ayrıcalıklı Sınıf ve Kamu Reformu İhtiyacı: Atun, KKTC'de "Kamu Görevlileri" adı altında ayrıcalıklı bir sınıf yaratıldığını, bu kesimin "ülkemizin en az çalışıp en çok maaş alan" ve "vatandaşı yokuşa sürmenin ve işini yapmamanın kitabını yazmış" bir sınıf olduğunu ifade eder. Kamuda radikal bir reform yapılması gerektiğini, "çalışan memurun ödüllendirildiği, tembelin cezalandırıldığı" bir sistemin uygulamaya konulmasını önerir. KIB-TEK'in Batış Yolu ve Elektrik Fiyatları: KIB-TEK'in yılda 39 maaş ödemesi, "K Değeri" ve "Tazminat" gibi ek ödenekler ile fahiş fazla mesailer nedeniyle batışa sürüklendiğini belirtir. Petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen elektrik fiyatlarının düşürülememesinin nedenini bu aşırı personel giderleri ve yanlış yönetim politikalarına bağlar. Türkiye'den getirilecek elektriğin çok daha ucuz olacağının ortaya çıkmasının halkta umut yarattığını, ancak EL-SEN sendikasının bu duruma maaşlarının azalacağı endişesiyle karşı çıktığını ifade eder. Vatandaşlık ve İkamet Politikaları: Atun, KKTC'deki "Vatandaş yapmama" politikalarını eleştirir. Özellikle Türkiye'den gelen soydaşların dışlanmasının, nüfusun az olmasına ve ekonomiye olumsuz etki yapmasına neden olduğunu savunur. "KKTC'de doğan çocukların doğum kağıdına kırmızı mürekkep ile 'KKTC Vatandaşı Değildir' mührünü vurmanın" bir "yüz karası" ve "insanlık dışı" uygulama olduğunu belirtir. Emeklilerin ülkeye yerleşmesine zorluk çıkarılmasını "aptalca bir karar ve uygulama" olarak nitelendirir. Bu uygulamaların "ırkçı", "kafatasçı" ve "gerici" olduğunu vurgular. Altyapı Eksiklikleri ve Çevre Sorunları: Girne'deki yol yapım çalışmaları sırasında yaşanan "çevre felaketi"ni ve "insanlara saygısızlık gösterisi"ni eleştirir. Su borusu döşeme işlerinde uygulanan çağ dışı yöntemlerin çevreye, insanlara, hayvanlara ve bitkilere zarar verdiğini, Merkezi İhale Komisyonu'nun ise en düşük fiyata odaklanarak bu duruma göz yumduğunu ifade eder. Türkiye'nin Desteklerinin Önemi: Atun, KKTC'nin Türkiye olmadan yol alamayacağını, "Anavatanımız olmasaydı bugün burada tek Türk dahi kalmazdı" sözleriyle Türkiye'nin tarihsel ve mevcut desteklerinin kritik önemini vurgular. Eğitimden sağlığa, altyapıdan ekonomik yardımlara kadar Türkiye'nin sağladığı katkıların göz ardı edilemez olduğunu, Maliye Bakanlığı'nın bütçe giderlerinin önemli bir kısmını karşılayabilmesinin temelinde Türkiye'den gelen memur maaşlarının olduğunu açıklar. 3. Uluslararası İlişkiler ve Bölgesel Gelişmeler Atun, Kıbrıs'ın jeopolitik konumunu, Yunanistan'ın içinde bulunduğu ekonomik krizi ve uluslararası aktörlerin bölgedeki rollerini değerlendirmektedir. Yunanistan'ın Ekonomik Krizi ve AB ile İlişkileri: Yunanistan'ın tembellik ve üçkağıtçılık yüzünden battığını, AB'ye kasten çarpıttığı bütçe hesapları sunarak Avro Bölgesi'ne girdiğini savunur. Yunanistan'ın AB'den aldığı borçları geri ödemek için AB'nin ülkenin tüm gelirlerine el koyduğunu, bunun "Düyun-u Umumiye-i Osmaniye Varidat-ı Muhassasa İdaresi"nin 21. Yüzyıl versiyonu olduğunu belirtir. Çipras hükümetinin popülist vaatlerinin gerçeklerle bağdaşmadığını ve ülkeyi iflasa sürüklediğini ifade eder. AB'nin Kıbrıs Konusundaki Tarafsızlığı: Atun, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs konusunda tarafsız olmadığını, "at gözlüğü ile" sadece Rumların isteklerini gördüğünü ve duyduğunu iddia eder. AB'nin müzakerelere "hakem" olarak katılmasının Türk tezlerine zarar vereceğini, çünkü GKRY'nin AB'nin hem üyesi hem de "en düzenbaz, en sahtekar üyesi" olduğunu belirtir. Rusya'nın Bölgedeki Rolü: Rusya'nın, AB ile Yunanistan arasındaki sürtüşmeyi kendi lehine çevirmek için Yunanistan'a nakit para yardımı teklif etmesinin, AB'nin birlik antlaşmasını temelden sarsabileceğini ifade eder. Rumların Limasol Limanı'nı Rus donanmasına açmasının, Rusya'ya "Büyük kulak" dinleme sistemi gibi İngiliz üslerini dinleme olanağı sağlaması açısından önemli bir "hediye" olduğunu belirtir. İngiltere'nin Kıbrıs Politikası: İngiltere Dışişleri Bakanı Hammond'un EOKA'nın 60. kuruluş yıldönümüne denk gelen ziyaretini bir "uyarı" olarak yorumlar. İngilizlerin "1 Nisan 1955'de bana karşı kurduğun EOKA'yı ve masum İngilizleri arkadan kalleşçe vurarak işlediğin cinayetleri hiç unutmadım. Limasol Limanı'nı açarak Rus donanmasına üslerimi dinleme olanağı sağlamana da öfkeliyim. Her an başına bir çorap örebilirim" mesajını verdiğini savunur. İngiliz üslerinin aynı zamanda Echelon dinleme sisteminin önemli bir parçası olmasının, Kıbrıs'taki İngiliz üslerinin neden her koşulda dokunulamaz ve tartışılamaz olduğunu açıkladığını ifade eder. 4. Kıbrıs Türk Toplumu ve Kimlik Meseleleri Prof. Dr. Ata Atun, Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı değişimleri, kimlik arayışlarını ve içsel sorunlarını da ele almaktadır. Geçmiş ve Kimlik Kaybı: Atun, Kıbrıs Türk toplumunun zaman içinde nasıl "yozlaşmış (dejenere) olduğunu, geleneklerini, göreneklerini, hassalarını ve en önemlisi de inançlarını nasıl yitirmiş olduğunu" ele alır. "Paranın, sorumsuzluğun ve nemelazımcılığın da esiri olmuşuz" diyerek toplumsal değerlerdeki erozyona dikkat çeker. Özellikle yaşlılara saygının azalmasını ve aile bağlarının zayıflamasını bu erozyonun bir göstergesi olarak sunar. Milli Duyarlılık ve Türkiye ile İlişki: Atun, Türkiye'nin varlığını inkar etmenin "geçmişi bilmemek" olduğunu ve Kıbrıslı Türklerin soykırım yıllarında Türkiye'nin desteğiyle ayakta kalabildiğini sıkça vurgular. Türkiye'ye karşı nankörlük edenleri eleştirir ve milli duyarlılığın kaybedilmemesi gerektiğini ifade eder. Medya ve Propaganda Eleştirisi: Atun, Annan Planı döneminde "parayla satın alınmış medya kuruluşları ve bazı medya mensupları" tarafından "Evet" yönünde propaganda yapıldığını ve "toplum mühendisliği" faaliyetlerinin yürütüldüğünü belirtir. Bu durumun Kıbrıs Türk halkının aklını çelmek için kullanıldığını ifade eder. Sonuç Prof. Dr. Ata Atun'un 2015 yılı değerlendirmesi, Kıbrıs sorununa ve KKTC'nin iç dinamiklerine dair derinlemesine ve eleştirel bir bakış açısı sunmaktadır. Atun, Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu, Anastasiadis'in masadan kaçış taktiklerini, Türkiye'nin garantörlüğünün önemini ve Annan Planı'nın Türk tarafı için taşıdığı riskleri detaylı bir şekilde analiz etmektedir. Aynı zamanda, KKTC'deki bürokrasi, ayrıcalıklı sınıflar, ekonomik sorunlar ve vatandaşlık politikaları gibi iç meseleleri de sert bir dille eleştirmekte, toplumsal değerlerdeki erozyona dikkat çekmektedir. Türkiye'nin Kıbrıslı Türklere olan tarihsel ve mevcut desteğinin vazgeçilmezliğini vurgularken, AB'nin ve diğer uluslararası aktörlerin Kıbrıs sorunundaki tarafsızlığını sorgulamaktadır. Eser, 2015 yılındaki Kıbrıs siyasetine dair önemli birincil kaynak niteliği taşımaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!