Yeni tarihselcilik kuramı ve Türk edebiyatında postmodern tarih romanları
Yazar:Çelik, S. Dilek Yalçın
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Yeni Tarihselcilik Kuramı Yeni Tarihselcilik, 1980'li yıllarla birlikte tarih ve edebiyat alanında ortaya çıkan, yapısalcılık-sonrası düşünceden etkilenen bir eleştiri anlayışıdır. Stephen Greenblatt tarafından eleştiri alanına tanıtılan bu kuram, "aynı tarihsel döneme ait edebî ve edebî olmayan metinlerin paralel okunuşuna dayanan bir eleştiri yöntemi" olarak tanımlanır. Ana Temalar ve Önemli Fikirler: Tarihin Kurmaca ve Kuramsal Algılanışı: Geleneksel anlayışın aksine, tarih artık nesnel kurallara sahip bir bilim dalı olmaktan ziyade, "bir kurmaca ve kuramsal bir alan" olarak algılanmaktadır. Geçmişteki olaylar, tarihçinin belgelere dayanan yorumuyla oluşan kurmaca bir metin haline gelmiştir. Tarihin Metinselliği: Yeni Tarihselciliğin temelinde, tarihin metinsel bir söylem olduğu fikri yatar. Geçmişe ait bilgilere ulaşmanın tek yolu yazılı metinlerden geçtiği için "tarihsel gerçekliği metin dışında aramak olanaksızdır. Çünkü tarih yazılı metinler içinde biçimlenir." Yorum ve Görelilik: Tarih, kayıt altına alınan belgelerde bile bir "yorum" işidir. Tarih araştırmacıları, kendi birikimlerine, yaratıcılık güçlerine, ideolojik ve kültürel değerlerine bağlı olarak olayları dil ortamında kurgular ve yorumlar. Bu nedenle geçmişin hakikatleri elimizden kaçar; nesnellik ve yansızlık bir kuruntudur. Yapı-Bozum ve Gerçeklik Sorgulaması: Yapı-bozuculuk, tartışmasız tek ve mutlak bir gerçek olduğu varsayımını çürütür. Yeni Tarihselcilik, geçmişi yeniden ele alarak onun gerçekliğini sorgulamayı, tarihi günümüz bakış açısından yorumlamayı amaçlar. Tarihsel kişiler ve olaylar, romancı tarafından "değişken, çelişkili, esnek bir roman dünyası oluşturularak" kurmaca düzlemine taşınır. Metinlerarasılık (Intertextuality): Hiçbir edebiyat metninin diğer bir metinden bağımsız olamayacağı düşüncesi, Yeni Tarihselciliğin önemli bir ilkesidir. Tarihin bir metin olarak algılanması, metinlerin birbirleriyle ilişki içerisinde anlam kazanmasını sağlar. Bağlamın Önemi: Metinleri yorumlamada bağlamın araştırılması gerektiği ve anlamların sadece metnin dilsel ve biçimsel boyutuna indirgenmeden, genel olarak hem bağlam hem de metin özelliklerinin göz önüne alınarak yorumlanması esastır. 2. Postmodern Kurgu ve Roman Postmodernizm, 1980 sonrası Türk edebiyatında etkili olmaya başlamış ve kültürel hayatı derinden etkilemiştir. Postmodern roman, geleneksel roman anlayışının temelini sarsan ve yeni okuma biçimleri gerektiren özellikler sunar. Ana Temalar ve Önemli Fikirler: Geleneksel Romana Karşıtlık: Postmodern roman, gerçekçi ve modernist romanın hikâye anlatımı ve içerik kurgusunu ön plana alan yaklaşımından ziyade, "yazarının anlatım ve biçim denemelerine serbestçe giriştiği bir deneysel alana" benzetilebilir. Aktif Okur İhtiyacı: Postmodern kurgu ile yazılmış romanları okuyanlar, "alışılmış, geleneksel, pasif özne konumundan uzaklaşıp belirli bir uğraş vererek, yeni tarz bir okuma sorumluluğu geliştirmişlerdir." Okur, metin içindeki boşlukları dolduran, bağlantıları kuran ve metni yorumlayan aktif bir rol üstlenir. Kaos ve Güvensizlik: Postmodernizm, II. Dünya Savaşı sonrası gelişen toplumlarda ortaya çıkan "bir kaos düşüncesi ve güvensizlik ortamı"nı yansıtır. Dünya ve evrenin hiçbir kuralla anlaşılamayacağı düşüncesi hakimdir. Gerçekliğin Göreliliği ve Sanallık: Tüm kurumlar, sistemler, kavramlar ve doğrular insan yapımı ve birer kurmacadır. "Gerçek" denen tüm değerler göreceli ve tartışmaya açıktır. Dış dünya sanal bir biçimde dil ile kurgulanır ve "gerçekmiş gibi" algılanır. Üstkurmaca (Metafiction): Postmodern romanın en önemli anlatım biçimlerinden biridir. Yazarın "yazma eylemini kurmaca metnin bir parçası durumuna getirmesi", "nasıl yazdığını anlatması" ve romanın içerisinde yazma eylemiyle ilgili sorunlar hakkında düşünce üretmesidir. Metnin kurmaca özelliğini sorgular ve metin dışındaki dünyanın da kurgulanabileceği düşüncesini ortaya çıkarır. Metinlerarasılık (Intertextuality): Postmodern yazarlar, metinlerarasılığı geleneksel edebiyattan çok daha fonksiyonel ve ayırt edici işlevler için kullanır. Farklı metinlerin (edebî, bilimsel, felsefi, sanatsal) bir araya geldiği, "alıntı", "anıştırma", "yeniden yazma", "montaj" gibi yöntemlerle çoğulcu bir senteze ulaşılır. Çoğulculuk / Çokkatmanlılık: "Farklılığı çoğaltmaktır". Modernizmin tek kültürü temel alan anlayışına karşı çıkarak, yüksek kültür ile popüler kültür arasında ayrım yapmadan, alt kültürleri ve farklı bakış açılarını önemser. Bir metin, tek kültürden değil, çokkatmanlı bir yapıdan oluşabilir. Parodi: "Ciddi sayılan bir yapıtın tümünü ya da bir bölümünü biçim özelliklerini koruyarak yeni, bambaşka bir özde işleyen yapıt" olarak tanımlanır. Postmodernistler, gelenekten gelen eski biçimleri ironik bir şekilde yeniden ele alıp dönüştürerek metnin kurgusallığını ve göreceliğini vurgular. Hiper-Metinsel Tasarım: Elektronik iletişim ve bilgisayar ortamının etkisiyle ortaya çıkan, sanal ve kurgulanmış bir evrenin yansımasıdır. Gerçekliğin "kopyanın kopyası", yani "Hiperkopya" olarak algılanmasıdır. Metinler sadece harf ve rakamlarla sınırlı kalmayıp planlar, grafikler, illüstrasyonlar, haritalar, fotoğraflar ve diğer görsel medyayı da içerebilir. 3. Türk Edebiyatında Tarihî Romanın Gelişimi ve Postmodern Etkiler Türk edebiyatında tarihî roman, XIX. yüzyıldan itibaren önemli bir tür olmuş, ancak 1980 sonrası dönemde postmodern anlayışla yeni bir kimlik kazanmıştır. Ana Temalar ve Önemli Fikirler: Tarihî Romanın Evrimi: XIX. yüzyılda Walter Scott'un ilkeleriyle gelişen tarihî roman, XX. yüzyılın başlarında modernist romanla yeni bir açılım kazanmış, asıl değer ve önemini postmodern anlayışla yeniden kazanmıştır. 1980 Sonrası Patlama: 1980 sonrası Türk edebiyatında tarihî roman yazımında postmodern bakış açısı ağırlık kazanmıştır. Özellikle 1990'lı yıllarda sayıca ve çeşit olarak bir artış yaşanmıştır. Bu artışta toplumsal, siyasal, kültürel ve teknolojik değişimlerin, popüler kültürün ve bilgiye hızlı erişimin etkisi büyüktür. Üç Eğilim: 1980 sonrası dönemde tarihî roman kurgusu üç ana eğilimde incelenebilir: Kronolojiye Dayalı Gerçekçi Tarih Romanları: Geleneksel yaklaşımla yazılmış, sanatsal değeri olan romanlardır. Tarihî gerçekliklerin ve ayrıntıların romanda yer alması temel sorundur. Popüler Tarih Romanları: Popüler kültürün etkisiyle hızlı yazılıp okunan, genellikle magazinel konulara odaklanan alt türdür. Bu dönemde yabancı yazarların Osmanlı'ya dair oryantalist bakış açısıyla yazdığı romanlar da Türkçeye çevrilmiştir. Biyografik, Anı Tarzında Tarihî Romanlar: "Kişisel tarih" veya "özel tarih" yazımına odaklanır. Biyografi, otobiyografi ve belgesel türleriyle yakın ilişki kurar. Modernist Kurgu ile Kaleme Alınan Tarih Romanları: Bilinçakımı, iç monolog, montaj gibi teknikleri kullanan, biçimin önem kazandığı, anlam yoğunluğuna odaklanan romanlardır. Tarık Buğra, Sevinç Çokum, Attila İlhan gibi yazarlar bu eğilimde eserler vermiştir. Postmodern Kurgu ile Kaleme Alınan Tarih Romanları: Tarihin yorumlanması ve bir kurgu olması gibi kavramları işler. Orhan Pamuk'un "Beyaz Kale"si bu tarzın öncüsü kabul edilir. Bu romanlarda "tarihin metinselliği" ve "metnin tarihselliği" vurgulanır. Türk Edebiyatındaki Öncüler: Orhan Pamuk ("Beyaz Kale", "Kara Kitap", "Benim Adım Kırmızı"), Adalet Ağaoğlu ("Romantik Bir Viyana Yazı"), İhsan Oktay Anar ("Puslu Kıtalar Atlası", "Kitab-ül Hiyel"), Emre Kongar ("Hocaefendi’nin Sandukası"), Nedim Gürsel ("Boğazkesen") gibi yazarlar postmodern tarih romanlarına önemli örnekler sunmuştur. Eleştirel Bakış: Postmodern tarih romanları, okuyucudan geleneksel okuma alışkanlıklarını terk etmesini ve metne eleştirel bir tutumla yaklaşmasını bekler. Tarihin yorumlanması, kurgu olması, mutlaklığın yerine göreceliğin geçmesi, objektifliğin yerine sübjektifliğin gelmesi gibi unsurlar bu romanlarda belirgin şekilde görülür. 4. Roman İncelemeleri: Önemli Örnekler 4.1. Emre Kongar: Hocaefendi’nin Sandukası (1989) Ana Temalar: Tarihin metinselleşme süreci, postmodern anlatım biçimlerinin bilinçli kullanımı, üstkurmaca, metinlerarasılık, çoğulculuk, parodi. Romanın Yapısı: "Romanın Öyküsü" (giriş), ana roman metni ve "Tepkiler" (sonuç) olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Giriş ve sonuç bölümleri mektup ve rapor tarzında yazılmıştır ve ana metinden bağımsızdır. Üstkurmaca: Romanın yazılma serüveni, yazarın (E.K. rumuzuyla) elyazması metni nasıl bulduğu, düzenlediği ve tercüme ettiği detaylıca anlatılır. Bu, okuru romanın kurmacalığına ve farklı okuma biçimlerine hazırlar. "Yazar, alışılmış metin kurgularının ötesinde bir kurgu oluşturduğunu, kendisinin yaptıkları dikkate alınırsa bir kurgudan başka başka kurgular yaratılabileceğini karşısındakine aktarır." Metinlerarasılık ve Parodi: Roman, Umberto Eco'nun "Gülün Adı"na, Orhan Pamuk'un "Beyaz Kale"sine ve çeşitli tarihî kaynaklara (Helmuth von Moltke'nin "Türkiye Mektupları", Naima Tarihi vb.) göndermeler yapar. Yazar, bu göndermeleri bilinçli olarak belirsiz bırakır, okuyucuyu neyin gerçek neyin kurmaca olduğunu sorgulamaya teşvik eder. "Ahmet Yıldız, postmodern romanda var olan, metinlerarasılık (intertextuality) kavramını gözden uzak tutarak, Orhan Pamuk’u bu romanından dolayı, hırsızlıkla suçlamıştır." Tarihin Yorumlanması: Emre Kongar, Fatih Sultan Mehmet'in şaibeli ölümünü (zehirlenme ihtimali) romanın ana konusu yapar. Resmî tarihin boşluklarından yararlanarak, tarihsel olayları kendi yorumuyla kurgular. "Yazar, eldeki tarihî bilgileri yorumlayarak Fatih Sultan Mehmet’in zehirlendiği ihtimalini romanında öne çıkartmıştır." Çoğulculuk ve Çokkatmanlılık: Roman, çok sayıda farklı karakterin (İspanyol Büyükelçiliği Kütüphane Müdürü, emekli amiral, asistan, TDK üyesi, mahkûm, felsefeci vb.) mektupları ve eleştirileriyle zenginleşir. Bu durum, olaylara çok yönlü bakış açısı getirir ve "çokkatmanlı bir anlatının çoğul okuma biçimleri istediğini açıkça dile getiren bir tavırdır." Görsel ve Matematiksel Öğeler: Romandaki Romen rakamları ve ebced hesabı, Doğu ve Batı kültürlerinin sentezini simgelerken, aynı zamanda metinlerarasılık ve hiper-metinsel tasarım örnekleri sunar (Dilrüba'nın yemenisine yazdığı işaretler, ebced hesabı illüstrasyonları). 4.2. Adalet Ağaoğlu: Romantik Bir Viyana Yazı (1993) Ana Temalar: Tarihin metinselliği, geçmişi kavrama biçimleri, geleneksel değerlerin reddi, Barok ve Romantik kavramları etrafında Türk toplumunun dönüşümü, çoğulculuk, üstkurmaca, metinlerarasılık. Romanın Yapısı: Yedi ana bölümden oluşur ve "simetrik bir denge üzerinde kurgulanmıştır." Yazar, okuyucudan kitabı "önden hazır herhangi bir kalıba sokulmadan okunması"nı ister, metnin kurmacalığına dikkat çeker. Tarih Anlayışı ve Yorumu: Roman, bir tarih öğretmeninin gözünden geçmişi ve günümüzü karşılaştırmalı olarak yorumlar. Tarih, kronolojik bir bilgi olmaktan ziyade, "insanın yaşadıklarından, gördüklerinden anladığı hayallerini çoğaltan bir dünya olarak verilir." "Entelektüel bir roman olan Romantik, tarih kavramını bugünkü poetikanın çerçevesinde inşa eder." Üstkurmaca: Anlatıcı-yazar, romanı yazarken kendi yazma sürecini, zorluklarını ve Kâmil Kaya ile olan ilişkisini sorgular. Kâmil Kaya'nın gerçek mi kurmaca mı olduğu belirsiz bırakılarak okuyucu metnin kurgusal yapısına çekilir. Metinlerarasılık: Tarih dersleri sırasında birçok yazar, şair ve esere (Ahmet Haşim, Mehmet Âkif, Fuzuli, Christiane Singer'in "Viyanalı Ölüm" romanı vb.) göndermeler yapılır. Adalet Ağaoğlu, kendi romanlarına da dolaylı atıflarda bulunur. Çoğulculuk ve Çokkatmanlılık: "Barok" ve "Romantik" kavramları etrafında kentler, kültürler, sanat anlayışları, yaşam biçimleri çok katmanlı bir yapıda işlenir. Viyana, hem tarihî hem de kültürel bir simge olarak çeşitli anlamlar taşır. Dil ve Üslup Denemeleri: Yazar, romanında dilin tüm olanaklarını zorlar. Kelime tekrarları, italik yazılar, alıntılar, şifreli anlatımlar, deyimlerin farklı yorumları ile dilsel bir oyun oynar. Metin, yer yer mensur şiire yaklaşan bir üslup sergiler. Polisiye Roman Unsurları: Tarih öğretmeni Kâmil Kaya ve öğrencisi Yunus'un esrarengiz kayboluşları, geleneksel polisiye roman izleğinin parodisini yaparak belirsizliği ön plana çıkarır. 4.3. İhsan Oktay Anar: Kitab-ül Hiyel (1996) Ana Temalar: Hiyel (mekanik bilgisi) ve hayal arasındaki bağ, üç kuşak mucidin hayatı üzerinden Osmanlı'da bilim ve teknoloji tarihi eleştirisi, sözlü anlatı geleneği ve postmodern kurgu, üstkurmaca, metinlerarasılık, parodi. Romanın Yapısı: Üç ana bölümden oluşur, her bölüm bir mucidin hayat hikâyesini anlatır. "Parçalı ve farklı bakış açıları içeren, üç metin ile karşı karşıyadır." Bölümlerin uzunlukları, efsanevi niteliklerin zamanla azalmasına paralel olarak kısalır. Sözlü Anlatı Geleneği ve Postmodern Etki: Roman, meddah, kıssa ve menkıbe anlatıcılığına göndermeler yaparak başlar. "Râviyân-ı ahbar ve nâkilan-ı âsâr kâh hayretü minnet, kâh nefretü ibretle şunları rivayet ve hikâyet ederlerdi." Bu gelenek, postmodern unsurlarla (mizah, ironi, parodi, yabancılaştırma, parçalı anlatım) yazılı kültüre taşınır. Üstkurmaca: Yazar, kendisini "nakledilen sözlü ürünleri toplayan, bir araya getiren ve yazıya geçiren kişi" olarak konumlandırır. Anlatılanların rivayetlere ve hikâyelere dayandığını, kurmaca yönünün ön planda olduğunu vurgular. Tarih ve Bilim Eleştirisi: Roman, III. Selim döneminden II. Meşrutiyet'e kadar Osmanlı'daki bilim tarihinin eleştirel bir okumasını sunar. Bilim ve teknolojinin ilerlediği dönemlerle efsane ve menkıbelerin anlatıldığı dönemler arasındaki ters orantı işlenir. Karakterlerin Parodik ve Grotesk Yapısı: Mucitler (Yâfes Çelebi, Kara Calûd, Üzeyir Bey) hayalperest, tuhaf ve absürt tipler olarak çizilir. Onların yaşamları, bürokrasinin işleyişi, iktidar hırsı gibi konular ironik ve mizahî bir üslupla aktarılır. "Aptallık, delilik, hayalperestlik, para hırsı, bencillik, iktidar olma gücü, geri kalma düşüncesi tersinden anlatılarak hicvedilir." Cinsellik ve İktidar: Kara Calûd karakteri üzerinden cinsel iktidar, ölümsüzlük ve mutlak güç arayışı işlenir. Roman, argo ve pornografik öğeleri kullanarak modernist romanın "seçkinci" tavrına karşı çıkar. Metinlerarasılık ve Görsel Öğeler: Roman, el-Cezerî'nin "Kitabü’l-Hiyel"ine göndermeler yapar ve mekanik araçların plan ve krokilerini içeren çizimlerle zenginleştirilir. Bu, hiper-metinsel tasarımın ve görsel malzemenin kullanımına örnektir. Kur'an'dan, Ahd-i Atik'ten, divan şiirinden alıntılar ve falcı kehanetleri gibi birçok farklı metin türü bir araya getirilir. Dil Oyunları: Yazar, kelime oyunlarına, kelimelerin çift anlamlı kullanımına (Hiyel: mekanik bilgisi ve hile), isimlerin sembolik anlamlarına (Davud: peygamber ve dev cüsseli düşman Calûd'u yenen kişi) başvurur. Bu, okuyucuyu aktif bir yorumlama sürecine davet eder. 5. Genel Sonuçlar ve Birleştirici Temalar Tarih ve Edebiyat İlişkisinin Yeniden Tanımlanması: İncelenen eserler, Yeni Tarihselciliğin temel savı olan tarih ve edebiyat arasındaki geleneksel ayrımları ortadan kaldırma çabasıyla örtüşmektedir. Tarih, nesnel gerçeklerin ötesinde, yoruma ve kurguya açık bir "metin" olarak sunulur. Postmodern Anlatım Tekniklerinin Kullanımı: Üstkurmaca, metinlerarasılık, çoğulculuk, parodi ve hiper-metinsel tasarım, bu romanların ana özellikleri olup, okuru metne aktif olarak dahil etmeyi, geleneksel okuma alışkanlıklarını sorgulatmayı hedefler. Gerçekliğin Sorgulanması ve Belirsizlik: Romanlarda neyin tarih, neyin kurmaca olduğu sıklıkla belirsiz bırakılır. Bu durum, postmodernizmin "gerçek" kavramının göreceliğini ve sanallığını vurgulayan bir stratejisidir. Kültürel ve Toplumsal Yorumlar: Romanlar, tarihî olayları ve kişilikleri yeniden yorumlarken, aynı zamanda Türk toplumunun ve kültürünün belirli dönemlerdeki değişimlerine, insan profilinin başkalaşımına eleştirel bir bakış sunar. Dilin Merkezi Rolü: Dil, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda gerçekliği inşa eden, anlamı sürekli erteleyen ve yoruma açık kılan bir oyun alanı olarak kullanılır. Yazarlar, dilin tüm olanaklarını zorlayarak çok sesli ve katmanlı anlatılar oluşturur. Okurun Aktif Katılımı: Bu romanlar, pasif alımlayıcı yerine, metinle etkileşime giren, boşlukları dolduran, anlamları çözen ve eleştirel bir tutum sergileyen "aktif" bir okur kitlesi beklemektedir. Bu brifing belgesi, verilen kaynaklardaki ana temaları, önemli fikirleri ve olguları özetlemekte ve Türk edebiyatındaki postmodern tarih romanlarının zengin ve karmaşık yapısına dair kapsamlı bir bakış sunmaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!