Büyük sır
Yazar:Koca, Cihangir
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Ana Temalar ve Önemli Fikirler/Olgular: Süleyman Şah'ın Vefatı ve Ertuğrul Bey'in Liderliği: Süleyman Şah, Suriye'ye tüccarlarla görüşmek üzere yaptığı bir yolculuk sırasında Fırat Nehri'nde boğularak şehit düşer. Vefatından önce oğlu Ertuğrul'u aşiretin beyi olarak tayin eder. Hayme Ana'nın Fırat Nehri'nin azgınlığına dair endişeleri, Süleyman Şah'ın millete geçim sağlama sorumluluğu karşısında geri planda kalır: "Söylediklerin doğrudur hatunum. Ama ne yapalım yüce Yaradan bu sürünün başına bi zi çoban tayin etmiş. Bunların geçiminden, açlığından, tokluğundan biz sorumluyuz." Ertuğrul Bey, babasının vasiyetini ve misyonunu üstlenir. Babasının naaşını Suriye topraklarına defnettikten sonra, Kayı aşiretinin geleceği için ticari anlaşmaları tamamlar. "Obanın emaneti senindir. Her şeyi benim bıraktığım yerden devam ettireceksin." Devlet Yönetiminde Adalet, Samimiyet ve Fedakarlık: Ertuğrul Bey, görevi devraldıktan sonra adaleti, samimiyeti ve fedakarlığı temel prensip edinir. Kendisinin yemediğini yemeyeceğini, giymediğini giymeyeceğini vurgular ve "Hayatım boyunca Kur’an adaleti rehberim olacaktır. Peygamber efendimizin ahlakı düsturum olacaktır." der. Milletin bekası için batıya göç kararı alınır ve Türk ile İslam sancağının ilelebet payidar kılınması hedeflenir. Hayme Ana ve Halime Hatun gibi kadın karakterler, aile ve toplum düzeninin korunmasında, ahlaki değerlerin aktarılmasında önemli roller üstlenirler. Özellikle Halime Hatun'un Ertuğrul Bey'e olan desteği ve çocuklarının eğitimindeki hassasiyeti dikkat çekicidir. Hainlik ve İç Düşmanlarla Mücadele: Ertuğrul Bey'in beylik seçiminden hemen sonra ortaya çıkan iç ihanet (Gündoğdu'nun başta gönülsüzlüğü ve Bizans ajanlarıyla iş birliği yapan oba beyleri) ile mücadele vurgulanır. Nalbant Yakup gibi Bizans ajanları ve içlerindeki "akıl fukaraları" olarak nitelendirilen obadan iki beyin, Kayı aşiretini bölme ve zayıflatma çabaları anlatılır. Ertuğrul Bey, bu ihaneti kararlılıkla ortadan kaldırır. "Bir yerde bir yara kanamaya başladıysa bu yaranın kazınması yok edilmesi lazımdı." Ertuğrul Bey, ihaneti hoşgörü ile karşılamanın daha büyük ihanetlere yol açacağını, bu durumun namuslu vatandaşlara hakaret olacağını ve birliğin bozulmasına sebep olacağını açıkça ifade eder. Kayı Aşiretinin Göçü ve Yeni Yurt Arayışı: Ertuğrul Bey'in liderliğinde Kayı aşireti ikiye bölünür: bir kısmı Gündoğdu ile ata yurduna dönerken, Ertuğrul Bey liderliğindeki diğer kısım batıya doğru "meçhule bir yolculuk" yapar. Göç sırasında Allah'a tevekkül, sabır ve dua ön plandadır. Ertuğrul Bey, her mola ve konaklamada Allah'tan yardım diler. Kızılırmak Ovası'nda Selçuklular ile Moğollar arasındaki savaşa müdahale ederek Selçuklulara yardım eder. Bu durum, Allah'ın Ertuğrul Bey'e yol göstermesi ve yurt nasip etmesi için bir sebep olarak sunulur. "Müslümanın Müslümana yardım etmesi Allah’ın emri, Peygamberimizin sünnetidir." Söğüt ve Domaniç'e Yerleşme ve Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu: Selçuklu Sultanı Alaeddin, Ertuğrul Bey'in Moğollara karşı gösterdiği kahramanlık karşısında ona Söğüt'ü kışlak, Domaniç'i ise yaylak olarak verir ve kendisini uç beyi ilan eder. Bu, Osmanlı Devleti'nin temellerinin atıldığı coğrafi ve siyasi başlangıcı temsil eder. Ertuğrul Bey, bu yeni yurtta adaleti, hoşgörüyü ve merhameti temel prensip edinir. Halkın dili, dini, ırkı ne olursa olsun eşit muamele göreceğini ilan eder. Esnaf teşkilatlarının (Ahilik) kurulması, ilim ve bilim eğitimine önem verilmesi, çocukların meslek edinmeye yönlendirilmesi gibi adımlarla cehaletle mücadele ve üretken bir toplum oluşturma gayesi güdülür. Osman Bey Dönemi ve Şeyh Edebali'nin Nasihatleri: Ertuğrul Bey, yaşlılığı nedeniyle görevi oğlu Osman Bey'e devreder. Osman Bey'in genç yaşta Kayı aşiretinin beyi olması, onun dirayetini ve iyi yetişmişliğini gösterir. Şeyh Edebali, Osman Bey'e verdiği nasihatlerle devlet yönetiminde sabır, adalet, merhamet, nefsine hakimiyet ve bilgiye önem verme gibi temel ilkeleri aktarır. "Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana…", "Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez, yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir." Şeyh Edebali'nin kızı Malhun Hatun ile Osman Bey'in evliliği, hem siyasi hem de manevi bir birlikteliği simgeler. Düğün ve evlilik törenlerinde israftan kaçınma ve dini esaslara bağlılık vurgulanır. "Evliliğin en efdal olanı israfa kaçmadan, dökülüp saçılmadan yapılan evliliktir." Osman Bey, Karacahisar Kalesi'ni fethederek Osmanlı Devleti'nin ilk toprak fethini gerçekleştirir. Bu fetihle birlikte Osmanlı Beyliği resmen devlete dönüşür. Yönetim Anlayışı ve Halkla İlişkiler: Osman Bey, fethedilen ganimetleri kendi şahsına almayı reddederek, bunların şehitlerin dul ve yetimlerine ile devlet hazinesine ayrılmasını emreder. "Bizim davamız kuru bir cengâverlik, mal, mülk davası değildir. Bizim davamız, ilahi kelimetullah davasıdır." Kadı teşkilatı kurulur ve adaletin tarafsız ve gecikmesiz bir şekilde uygulanması sağlanır. Osman Bey'in atadığı yöneticilere verdiği talimatlar, halkın korunması, hoşgörü, samimiyet, fedakarlık ve çevre bilinci gibi konuları içerir. Özellikle "Yaş ağaçlar, her sebeple olursa olsun kesilmeyecektir. Bilakis korunacaktır. Çünkü canlı ağaçlar Allah’a zikreder." ve "Çevrenin kirletilmesine kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Yerlere tükürme kesinlikle yasaklanacaktır." gibi detaylar dikkat çekicidir. Eğitim ve Meslek Edindirme: Çocukların zekâ ve yeteneklerine göre meslek edindirilmesi ve medreselerde ilim öğrenmeleri teşvik edilir. Ahilik teşkilatının temelleri bu dönemde atılır. Kız çocuklarının dahi ilim, irfan ve sanatta yetiştirilmesi, milletin geleceği için kritik görülür. "Çünkü bir milletin kadınları o milletin geleceğidir. Onlar ilim, irfan sahibi olacaklar ki, devletimizi yüceltecek, milletimize hizmet edecek şerefli evlatları doğurup yetiştirsinler." Çıraklık sisteminde sadece mesleki bilgi değil, güzel ahlak, edep, terbiye, sevgi, saygı, samimiyet ve hoşgörü de öğretilir. Usta-çırak ilişkisi bir eğitim ve ahlak aktarımı olarak işler. Sonuç: "Büyük Sır" adlı eser, Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemindeki temel dinamikleri, liderlik vasıflarını, toplumsal değerleri, ahlaki ilkeleri ve devlet yönetim felsefesini Süleyman Şah ve Ertuğrul Bey üzerinden anlatmaktadır. Kitap, adaletin, samimiyetin, hoşgörünün, fedakarlığın ve ilimle birleşen çalışkanlığın bir devletin bekası için ne kadar önemli olduğunu vurgularken, iç ve dış düşmanlarla mücadelede uyanık olmanın gerekliliğini de gözler önüne sermektedir. Kadınların eğitim ve ailedeki merkezi rolü ile ahilik gibi kurumsallaşmış yapılar da güçlü bir devletin inşasındaki unsurlar olarak öne çıkarılmaktadır. Kitap, bu değerlere bağlı kalındığında ilahi yardımın geleceğine ve milletlerin ayakta kalacağına dair güçlü bir mesaj vermektedir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!