1. Giriş ve Temel Kavramlar Kaynaklar, "özel gereksinimli bireyler" kavramının geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve öğrenme performansı açısından hem düşük hem de üstün performansa sahip bireyleri ifade ettiğini belirtmektedir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 18, Nilay Kaptan ve diğerleri). Bu şemsiye kavram, "öğrenme ve/veya davranış sorunları olan bireyleri", "fiziksel ve/veya duyusal yetersizlikleri olan bireyleri" ve "üstün zihinsel yetenekleri ve/veya özel yetenekleri" olan bireyleri iç ermektedir. "Engelli" kavramı ise üstün zihinsel yetenekleri olan bireyleri kapsamadığı için daha kısıtlayıcıdır. Engellilikle ilgili temel kavramlar arasında "zedelenme", "yetersizlik", "engel/özür" ve "dezavantajlılık" bulunmaktadır. Bu kavramlar günlük yaşamda birbirinin yerine kullanılsa da farklı anlamlara sahiptir: Zedelenme: Bireyin doğum öncesinde, sırasında veya sonrasında yaşadığı durumlar nedeniyle organlarının fonksiyonlarını kalıcı veya geçici olarak yerine getirmekte zorlanmasıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 19). Yetersizlik: Zedelenme sonucu belirli bir aktiviteyi normal bir insana oranla yapabilme yeteneğinin kaybedilmesi veya kısıtlanmasıdır. Engel/Özür: Bireyin yetersizliğinin çevresel koşullar (erişilemeyen fiziksel çevre, yardımcı teknolojinin olmaması, olumsuz tutumlar vb.) nedeniyle kısıtlayıcı durumlarla karşılaşmasıyla oluşur. Yeterli düzenleme ve desteklerle yetersizliğin engele dönüşmesi engellenebilir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 20-21). Dezavantajlılık: Cinsiyet, konum, yoksulluk, engellilik, etnik köken, dil, göç, yerinden edilme gibi özellikler nedeniyle eğitimden dışlanma riski altında olan nüfus grubunu ifade eder (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 62, Özlem Şenyurt). Kaynaklara erişilememesi, toplumun grupla ilgili olumsuz düşüncesi, yönetimlerin yetersiz uygulamaları ve sermayenin eşitsiz dağılımı dezavantajlılığı pekiştiren etmenlerdir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 23-24). Tarihsel süreçte özel gereksinimli bireylere yönelik yaklaşımlar "uzaklaştırma", "koruma", "dışlama", "kurumlaşma", "ayrıştırma", "normalleştirme", "kaynaştırma", "bütünleştirme" ve "kapsayıcı eğitim" gibi farklı felsefi temellere dayanmıştır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 18). Engelli hakları ise moral, tıbbi/medikal, sosyal ve insan hakları modelleri gibi politika modelleriyle şekillenmiştir. Günümüzde insan hakları modeli, bireyi merkeze alarak ayrımcılık olmadan yaşama eşit katılım sağlamayı benimsemektedir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 32). 2. Kütüphanelerin Rolü ve Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Hizmetler Kütüphaneler, özel gereksinimli bireylerin bilgiye erişiminde ve topluma katılımında kilit bir role sahiptir. "Bilgiye erişimde oluşabilecek eşitsizliklerin giderilmesinde kütüphaneler önemli kurumlardır" (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 62, Özlem Şenyurt). Ancak Türkiye'de engelliler için yasal düzeyde bir kütüphane hizmet politikası bulunmamakta, Millî Eğitim Bakanlığı Okul Kütüphaneleri Yönetmeliği'nde de engelli kullanıcılara yönelik hizmetlerden bahsedilmemektedir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 63, Özlem Şenyurt). Mevcut Durum ve Eksiklikler: Türkiye'deki kütüphanelerde özel gereksinimli bireylere yönelik çalışmalar genellikle görme engellilere odaklanmaktadır. Ancak engellilik grupları sekiz türe ayrılmasına rağmen kütüphaneler çoğunlukla görme ve fiziksel engellilere odaklanmaktadır. Bu durum, farklı engellere sahip bireylerin bilgiye erişimini kısıtlamakta ve kütüphaneciliğin eşit bilgi sağlama ilkesine uymamaktadır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 59-60, Serap Doğan ve diğerleri). Milli Kütüphane, okul ve halk kütüphanelerindeki hizmetler sınırlı veya eksiktir. Üniversite kütüphanelerinde ise uygulamalar ve hizmetler bulunsa da nicelik ve nitelik olarak artırılması gerekmektedir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 60). Web sayfalarının erişilebilirliği ve kullanılabilirliği konusunda önemli sorunlar bulunmaktadır. Üniversite kütüphane web sayfalarında boş bağlantılar, metin alternatiflerinin olmaması, etiketleme, kontrast ve mobil cihaz uyumsuzlukları gibi hatalar tespit edilmiştir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 590, Levent Kutlutürk). Önerilen Hizmetler ve Yaklaşımlar: Fiziksel Erişilebilirlik: Kütüphanelerde zeminlerin rahat hareket edilebilir şekilde tasarlanması, rampa/lift sistemleri, tekerlekli sandalye kullanıcılarına uygun raflar, vücut organlarıyla kontrol edilebilen işaretleme araçları gibi uyarlamalar önemlidir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 45). Kapsayıcı ve Çoklu Duyu Yaklaşımları: Kütüphanelerde tüm engellilik grupları için uyarlamalar yapılmalı ve her gruba özel olarak neyin nasıl kullanılacağı açıklanmalıdır. Görme engelliler için Braille kaynaklar, sesli kitaplar, bilgisayarlar, LCD ekranlı grup çalışma odaları; işitme engelliler için işaret dili bilen personel, ses yükseltici cihazlar; zihinsel engelliler için maketler, legolar, yapbozlar, eşleştirme kartları gibi eğitici araçlar sağlanmalıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 45, 305). Teknolojik Gelişmelerden Yararlanma: Taşınabilir, mobil kütüphaneler, web portalları ve mobil uygulamalar aracılığıyla uzaktan bilgi erişimi sağlanmalıdır. Bu platformlar, farklı engellere sahip bireyler için hızlı, eşit ve maliyetsiz erişim sunmalıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 60). Oyunlaştırma ve Artırılmış Gerçeklik (AG): Oyunlaştırma, özel gereksinimli bireylerin motivasyonunu artırma, etkileşimi kolaylaştırma, bilişsel becerilerini, kısa süreli belleklerini ve iletişim becerilerini geliştirme potansiyeline sahiptir. AG uygulamaları, gerçek dünyaya sanal nesneler ekleyerek (metin, resim, animasyon) fiziksel ortamları daha erişilebilir kılabilir ve beceri kazanımına, öğrenme performansının artırılmasına, rehabilitasyona ve günlük yaşamda bağımsızlığa katkıda bulunabilir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 602, Vildan Ateş; sayfa 612, Vildan Ateş). Personel Eğitimi: Kütüphaneciler, engelli kullanıcıların özel ihtiyaçları konusunda bilgi ve beceri sahibi olmalıdır. "Kütüphanecilerin engelli kullanıcıların taleplerini karşılamak için aradıkları yayınları bulabilecekleri engelsiz kütüphanelere erişimleri olmalı ya da tarama yapabilecekleri toplu katalog oluşturulabilir" (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 429, Pervin Bezirci). Mevcut anket sonuçlarına göre, kütüphanecilerin engelli bireylerle çalışmaya yeterince hazır olmadığı, ancak eğitimlere (özellikle yerinde uygulamalı eğitimlere) ilgi duydukları belirlenmiştir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 427, Pervin Bezirci). Sosyal Kapsayıcılık ve Toplumsal Farkındalık: Kütüphaneler, sosyal dışlanmış grupların (evsizler, göçmenler, LGBTİQ+ bireyler, hükümlüler) toplumsal yaşama katılımını destekleyen hizmetler sunmalı, onları marjinal alandan çıkarıp birincil alanlara taşıyarak sosyalleşme imkanları sağlamalıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 219, Güler Demir). Toplumun grupla ilgili olumsuz düşünceleri ve kalıp yargıları medyada ve kurumlarda pekiştirilmemelidir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 24). 3. Dezavantajlı Gruplara Yönelik Özel Hizmetler Kaynaklar, farklı dezavantajlı grupların kendine özgü bilgi ihtiyaçları ve bunlara yönelik özel hizmet gereksinimleri olduğunu vurgulamaktadır: Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyler: Öğrenme ve bilişsel yeteneklerde güçlükler yaşarlar. Dikkat, motivasyon, üst düzey bilişsel işlevler, öğrenme, hafıza, akademik beceriler, kalıcılık ve genelleme gibi alanlarda zorlanırlar. Kütüphanelerde maketler, legolar, yapbozlar gibi eğitici materyallerin kullanılması önemlidir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 40-41, 305). Otizmli Çocuklar: Sosyal iletişim, dil becerileri, tekrarlayıcı davranışlar, duyusal hassasiyetler gibi sorunlar yaşarlar. Halk ve çocuk kütüphaneleri, duyusal hikaye saatleri, duyusal dostu film gösterimleri, uygun oyun materyalleri (oyuncaklar, bilgisayar oyunları) ve kütüphaneciler tarafından verilen eğitim programları aracılığıyla onların sosyalleşmesini ve becerilerini geliştirmesini sağlayabilir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 463-468, Murat Yılmaz). Yabancı Uyruklu Öğrenciler/Mülteciler/Sığınmacılar: Dil bariyerleri, kültürel farklılıklar, akademik ve sosyal ortama uyum güçlükleri yaşarlar. Kütüphaneler, dil kursları, çok kültürlü materyaller, oryantasyon programları ve yerel kültürü tanıtıcı bilgi hizmetleri sunarak onların entegrasyonuna destek olabilir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 238, Burcu Tığ Demir-Özgür Külcü; sayfa 263, Gülcan Palo; sayfa 570, Erdinç Alaca). Şanlıurfa'daki Suriyeli genç sığınmacılar üzerine yapılan bir araştırma, Türkçeyi öğrenme ihtiyacının yüksek olduğunu, bilgi ihtiyaçlarının çoğunlukla fiziksel ihtiyaçlardan (sağlık, istihdam, eğitim) oluştuğunu ve interneti bilgi edinmede kullandıklarını göstermiştir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 255, Gülcan Palo). Hükümlü ve Tutuklular: Bilgi edinme ve eğitim görme hakları kısıtlıdır. Kütüphaneler, onların rehabilitasyonuna ve topluma uyum sağlamalarına yardımcı olmak için zengin koleksiyonlar, okuryazarlık eğitimleri, yazar söyleşileri, kitap kulüpleri ve sanat atölyeleri gibi hizmetler sunmalıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 301, Hatice İnci Önal; sayfa 570, Erdinç Alaca). Türkiye'de ceza infaz kurumlarında 288.798 potansiyel kütüphane kullanıcısı bulunmaktadır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 315). LGBTİQ+ Bireyler: Sosyal dışlanma ve ayrımcılık nedeniyle bilgiye erişimde zorluk yaşayabilirler. Sağlık, cinsellik, güvenlik, barınma gibi konularda bilgi ihtiyaçları bulunmaktadır. Elektronik ortamı daha fazla tercih ettikleri için dijital bilgi hizmetleri ön planda olmalıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 275, Neslihan Er Koçoğlu). Yaşlılar: Sağlık okuryazarlığı seviyeleri, yaşam kaliteleri ve sağlık hizmetlerini kullanmaları açısından kritik bir belirleyici konumundadır. Kütüphaneler, yaşlıların sağlık okuryazarlığını artırmak için güvenilir sağlık bilgisine erişim, eğitim programları ve danışmanlık hizmetleri sunmalıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 352, Gülten Alır Derbent ve diğerleri). Düşük sağlık okuryazarlığının maliyetinin 1.6 trilyon ile 3.6 trilyon ABD Doları arasında olduğu hesaplanmıştır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 359). Kadınlar: İş hayatında "cam tavan sendromu" ve cinsiyet ayrımcılığı ile karşılaşabilirler. Kütüphanelerde kadın yöneticilerin yetersiz temsil edilmesi ve erkeklerden daha düşük ücret alması gibi sorunlar bulunmaktadır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 480, Berrin Küçükcan). 4. Uluslararası Standartlar ve Vizyonlar BM ve UNESCO Vizyonu: Birleşmiş Milletler'in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi, yoksulluk ve açlıkla mücadele etme, insan haklarını koruma, cinsiyet eşitliğini sağlama, kaliteli eğitim ve sağlığa erişim gibi hedeflerle katılımcılığı ve kapsayıcılığı vurgulamaktadır. UNESCO'nun Salamanca Dünya Konferansı (1994) ve 2030 Gündemi, özel gereksinim kavramının okullardan yararlanamayan tüm çocukları kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ortaya koymuştur (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 131, Tülay Oğuz). IFLA Yönergeleri: Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu (IFLA), özel gereksinimli bireylere yönelik kütüphane hizmetleri için yönergeler yayınlamıştır. Bu yönergeler, "her ne nedenle olursa olsun düzenli hizmet ve materyalleri kullanamayan kullanıcılara -örneğin dil yönünden azınlıkta olanlar, özürlüler, hastanede ya da cezaevinde olanlar- özel hizmet ve materyaller sağlanmalıdır" (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 131, Tülay Oğuz) prensibini benimser. Kütüphanecilerin empati, hoş karşılama, sürekli eğitim ve paydaşlarla işbirliği gibi sorumlulukları vurgulanmıştır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 136). Avrupa Birliği Yaklaşımı: AB, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yerine getirilmesinde hak temelli bir yaklaşımı savunarak tüm insan haklarını, kapsayıcı katılımı, ayrımcılık yapmamayı, eşitlik ve fırsat eşitliğini sağlamayı ve şeffaflık ile hesap verebilirliği teşvik eder (BOOK2023010709310000000003.pdf, sayfa 117, Tülay Oğuz). Avrupa Kütüphane, Bilgi ve Belge Dernekleri Bürosu (EBLIDA), kütüphanelerin sürdürülebilir kalkınma hedefleri (SKH) bağlamında sosyal ve ekonomik katkılarının somut ve görünür olması gerektiğini belirtmektedir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 123, Tülay Oğuz). 5. Kütüphanecilik Mesleğinin Dönüşümü ve Geleceği yüzyılda bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim, kütüphanecilik mesleğinin rolünü ve sorumluluklarını kökten değiştirmiştir. Kütüphanecilerin yeni teknolojilere adapte olma, değişimi yönetme ve performanslarını artırma konusunda yeni bilgi ve becerilere sahip olmaları gerekmektedir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 438, Fatoş Subaşıoğlu). Kütüphaneler, özellikle sosyal dışlanmayı azaltmayı hedefleyen, kapsayıcı merkezlere dönüşmelidir (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 443). Kütüphanecilerin Değişen Rolleri: Bilgiye erişimi kolaylaştıran rehber ve eğitmen. Yenilikçi hizmetler tasarlayan ve uygulayan. Meslektaşlar, kurumlar ve toplumla işbirliği yapan. Kurumsal bilgi politikaları geliştiren. Dijital okuryazarlık ve sağlık okuryazarlığı gibi yeni alanlarda eğitimler veren. Engelli kullanıcılarla iletişimde özel hassasiyet ve bilgi sahibi olan (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 447-448). Tarihi Binalarda Kütüphane Hizmetleri ve Erişilebilirlik: Tarihi binaların kütüphane olarak kullanılması kültürel mirasın toplumla buluşmasını sağlarken, erişilebilirlik uygulamalarında özgün işlevin etkisi çok boyutlu bir sorun alanıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 526, Gül Yücel). Bu tür binalarda fiziksel düzenlemeler (rampa, asansör vb.) genellikle sınırlıdır ve özel koruma ilkeleri nedeniyle müdahale imkanları kısıtlıdır (BOOK2023011709310000000003.pdf, sayfa 549, Gül Yücel). Ancak mevcut restorasyonlar, erişilebilirlik açısından güncellemeler sunabilmektedir. 6. Sonuç ve Öneriler Özel gereksinimli bireylerin bilgiye erişimi, temel bir insan hakkıdır ve demokratik, adil ve kapsayıcı bir toplumun vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilmelidir. Bu kapsamda, kütüphanelerin dönüşümlü bir rol üstlenerek her bireyin bilgiye eşit ve tam erişimini sağlayacak şekilde kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Genel Öneriler: Ulusal düzeyde kapsayıcı kütüphane hizmet politikaları ve uygulama rehberleri geliştirilmelidir. Kütüphanelerde fiziksel, duyusal ve dijital erişilebilirlik standartları tüm engellilik gruplarını kapsayacak şekilde genişletilmeli ve uygulanmalıdır. Kütüphanecilik eğitim programları, özel gereksinimli bireylere yönelik hizmetler, iletişim becerileri ve teknoloji kullanımı konularında güncellenmeli ve sürekli eğitimlerle desteklenmelidir. Kütüphaneler, dezavantajlı grupların bilgi ihtiyaçlarını düzenli anketlerle tespit etmeli ve bu ihtiyaçlara yönelik kişiselleştirilmiş hizmetler tasarlamalıdır. Dijitalleşmenin sunduğu olanaklar (artırılmış gerçeklik, oyunlaştırma, e-devlet hizmetleri) aktif olarak kullanılmalı ve bu uygulamaların erişilebilirliği sağlanmalıdır. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve diğer kurumlarla işbirliği artırılarak kütüphanelerin toplumsal kapsayıcılığa katkısı güçlendirilmelidir. Kütüphanelerin sosyal dışlanma ile mücadeledeki rolü vurgulanmalı, kültürel etkinlikler ve programlarla tüm bireylerin sosyalleşebileceği güvenli ortamlar sunulmalıdır. ... Devamını Oku