Dijital dönüşüm ve teknostres : tasarım odaklı çözümler
Yazar:Çınar, Kaan
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Tasarım Odaklı Çözümler Kaynak: Kaan Çınar, "DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE TEKNOSTRES: TASARIM ODAKLI ÇÖZÜMLER", Hiperyayın, 1. Baskı: İstanbul, 2025 (ISBN: 978-625-6078-66-6) 1. Genel Bakış ve Temel Amaç Bu kitap, dijital çağın bilgi hizmetleri dünyasında yarattığı köklü değişimleri ve beraberindeki yeni zorlukları ele almaktadır. Özellikle kütüphanelerin dijital dönüşüm süreçlerinde kullanıcı odaklı yaklaşımları nasıl benimseyebileceği, teknostresle başa çıkma yöntemleri ve tasarım odaklı düşünme strate jileri üzerine odaklanmaktadır. Yazar Kaan Çınar, çalışmasının, "Bilgi Hizmetlerinde Dijital Dönüşüm Süreçleri, Teknostres ve Tasarım Odaklı Düşünme Stratejileri başlıklı doktora tezinin güncellenmiş ve genişletilmiş bir versiyonu" olduğunu belirtmektedir. Temel amaç, "dijital dönüşüm süreçlerinde kullanıcıların karşılaştığı teknostres olarak adlandırılan sorunları anlamayı ve bu sorunlara yenilikçi çözümler üretmeyi" hedeflemektir. 2. Ana Temalar ve Kilit Kavramlar 2.1. Dijital Dönüşümün Evrimi ve Bilgi Hizmetlerine Yansımaları Kaynak, dijital dönüşümün sadece teknoloji kullanımı değil, aynı zamanda "stratejik bir yeniden yapılandırma süreci" olduğunu vurgulamaktadır. Bu süreç, Web 1.0'dan Web 6.0'a kadar uzanan bir evrimi kapsamaktadır ve bilgi hizmetleri, özellikle kütüphaneler, bu değişimden derinden etkilenmiştir. Web Evrimi (Web 1.0'dan Web 6.0'a):Web 1.0 (Statik Web): İnternetin ilk aşaması olarak tanımlanır. Kullanıcılar içeriği sadece okuyabilir, etkileşim sınırlıdır. "Web 1.0, web’in ilk aşaması veya nesli olarak kabul edilir. Bu dönemde, web siteleri statikti ve kullanıcılar sadece içerikleri okuyabiliyordu; başka bir deyişle, kullanıcılar arasında veya kullanıcılarla web siteleri arasında herhangi bir etkileşim mümkün değildi." Web 2.0 (Sosyal ve Katılımcı Web): Kullanıcıların içerik oluşturup paylaşmasına olanak tanıyan, dinamik ve işbirliğine dayalı platformların (bloglar, wikiler, sosyal ağlar, RSS beslemeleri) yükselişini ifade eder. "Web 2.0, 'web okuma ve yazma' olarak bilinen sosyal web olarak da adlandırılmaktadır. Bu yeni dönemde, kullanıcılar sadece içerik okumakla kalmayıp, aynı zamanda içerik oluşturma ve paylaşma imkânı buldular." Web 3.0 (Anlamsal Web): Makinelerin içeriği anlamasını ve verilerden anlam çıkarmasını hedefleyen bir yapıdır. Bilginin insanlar ve makineler arasında daha iyi işbirliği içinde çalışmasını sağlar. "'Bilgiyi bilgisayarların otomatik olarak sonuçlara varmasına ve sonuç olarak kararlar almasına izin verecek şekilde bilgiyi ifade etme girişimi' olduğu için 'Semantik /Anlamsal Web' olarak bilinmektedir." Web 4.0 (Simbiyotik Web / Akıllı Web): Nesnelerin İnterneti (IoT), yapay zeka ve artırılmış gerçeklik gibi kavramlarla insan ve makineler arasındaki etkileşimi üst seviyeye taşıyan bir web işletim sistemi olarak tanımlanır. "Web 4.0’ın 'simbiyotik Web' veya okuma-yazma-yürütme-eşzamanlılığına sahip 'WebOS' (Linux tabancı işletim sistemi) olacağı düşünülmüştür." Web 5.0 (Duygusal Web): Kullanıcıların duygularını dikkate alarak onlarla organik bir simbiyoz içinde çalışan, akıllı/duygusal bir web olarak öngörülür. Web 6.0 (Telepatik Web): Gelecekte, beyin implantları ve çipler aracılığıyla internetle düşünce yoluyla etkileşim kurma yeteneği gibi fütüristik yaklaşımları içerir. Kütüphanelere Yansıması (Kütüphane 1.0'dan ötesine):Kütüphane 1.0: Geleneksel, fiziksel materyal odaklı kütüphane modelidir. Kütüphane 2.0: Web 2.0 teknolojilerinin kütüphane hizmetlerine uyarlanmasıdır. Kullanıcı merkezlilik, multimedya deneyimi, sosyallik ve yenilikçilik anahtar unsurlarıdır. Bloglar, wikiler, sosyal ağlar, etiketleme, RSS beslemeleri, anlık mesajlaşma/sohbet odaları ve yeni nesil kataloglar bu dönemin öne çıkan uygulamalarıdır. "Web 2.0 teknolojileri, kütüphanelerin kütüphane hizmetlerini yeni ve ilginç yollarla sunmasına izin vermektedir." Dijital Çağ Kütüphaneleri: Büyük veri, bulut bilişim, Nesnelerin İnterneti ve yapay zeka (ChatGPT, IBM Watson, Replika, Siri/Alexa/Google Asistan, DeepMind, Tesla Autopilot, Hound) gibi ileri teknolojilerin kütüphane hizmetlerine entegrasyonu, bilgi erişimini ve yönetimini optimize etme potansiyeli taşımaktadır. Örneğin, "Lüksemburg’daki Max Planck Institute kütüphanesinde Tory adlı robot, envanter sayımında destek sağlamakta ve yanlış raflara yerleştirilen kitapları tespit etmektedir." 2.2. Teknostres: Tanımı, Faktörleri ve Sonuçları Teknostres, dijital çağın getirdiği en önemli zorluklardan biridir. Kaynak, teknostresin tarihsel gelişimini, nedenlerini ve sonuçlarını detaylı bir şekilde incelemektedir. Tanım ve Tarihçe: İlk olarak Craig Brod (1982) tarafından kullanılan teknostres, "bireylerin bilişim teknolojilerini kullanma veya bunlarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerinden kaynaklanan uyum sorunu" olarak tanımlanır (Tarafdar, 2007). Yazar, günümüzde bu tanımın aşırı bilgi yükü, anlık güncellemeler ve bilinmeyenin sürekli ortaya çıkması gibi faktörlere bağlı olarak genişlediğini belirtmektedir. Teknostres ve Kütüphaneler: Kütüphane çalışanları ve kullanıcıları üzerinde teknostresin etkileri, kötü tasarlanmış iş istasyonları, yetersiz eğitim, yönetim planlaması eksikliği ve yeni sistemlere geçiş süreçleri gibi nedenlerle incelenmiştir (Bichteler, 1987; Kupersmith, 1992; Daniels, 1995; Akınoğlu, 1992; Kanık, 2023). Özellikle "teknolojinin hızla değişmesi, eski sistemlerin geçerliliğini yitirmesi ve bu durumun yarattığı ekonomik ve psikolojik yükün artması, teknostresin kapsamını genişletmiştir." Teknostres Faktörleri:Kişilik Özellikleri: Bireysel farklılıkların teknolojiye adaptasyon ve stres algısı üzerindeki etkisi incelenir. Örneğin, "Uyumlu bireyler, yeni bir teknolojiyi benimsemeleri istendiğinde daha işbirlikçi ve uyumlu olma eğilimindedir." Kullanıcı Odaklılıktan Uzak Olma: Kullanıcı ihtiyaçlarına uygun olmayan, karmaşık ve anlaşılmaz teknolojik çözümlerin teknostrese yol açabileceği belirtilmiştir. "Kullanıcı odaklılıktan uzak olan kütüphaneler, sağladıkları hizmetlerle teknostrese yol açabilmektedir." Teknolojik Sistemlerin Yetersizliği: Yavaş işlem hızı, sık arızalar, kullanıcı dostu olmayan arayüzler ve güncellenmemiş yazılımlar gibi yetersizlikler stres kaynağı olabilir. Kurumsal Faktörler: Kütüphanelerin organizasyon yapısı, sunulan hizmetlerin kalitesi, kütüphanecilerin teknolojiye adaptasyon becerileri ve eğitim/destek mekanizmalarının yetersizliği teknostresi artırabilir. Teknostresin Sonuçları: Panik, anksiyete, direnç, teknofobi, zihinsel yorgunluk, baş ağrısı, sırt ağrısı ve karpal tünel sendromu gibi fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Ancak, kaynak "basit düzeydeki teknostresin olumlu sonuçlarının olabileceğini" de belirtir; örneğin, dijital becerilerin gelişimi ve iş verimliliğinin artması. Teknostresle Başa Çıkma Yöntemleri: Bireysel düzeyde (derin nefes alma, egzersiz, olumlu düşünme) ve kurumsal düzeyde (eğitim programları, destek mekanizmaları) yaklaşımlar önerilir. Yazar, "tasarım odaklı düşünme (design thinking) yaklaşımının teknostres özelinde bir başa çıkma yöntemi olarak bilgi ve belge yönetimi alanına uygulanabileceğini" öne sürmektedir. 2.3. Tasarım Odaklı Düşünme Yaklaşımı Tasarım odaklı düşünme (TOD), insan merkezli, yinelemeli bir problem çözme ve inovasyon yöntemidir. Tanım ve Önemi: "Tasarım odaklı düşünme sezgisel olma, kalıpları tanıma, duygusal ve rasyonel olarak yankı uyandıran fikirler oluşturma ve eylem yoluyla ifade etme yeteneğimize dayanmaktadır." Özellikle kütüphaneler için, yaratıcı güveni artırma, proje yönetimini iyileştirme, işbirlikçi kültürü güçlendirme ve stratejik karar vermeyi destekleme açısından önemlidir. Kullanıcılar için ise etkileşimi, memnuniyeti ve kütüphaneye bağlılığı artırır. Tarihsel Gelişim: Herbert A. Simon'un 1969'daki çalışmalarıyla temelleri atılmış, 1980'lerde yönetim alanında ilgi görmüş ve 2000'li yıllarda IDEO gibi şirketlerin katkılarıyla popülerleşmiştir. Kütüphaneler İçin Uygulanabilirlik: TOD, kütüphanelerde programlar, hizmetler, mekanlar ve sistemlerin yeniden tasarlanması için kullanılabilir. Programlar: Çocuklar için okuryazarlık programları, oyun tabanlı öğrenme programları gibi esnek aktivitelerin tasarımı. Hizmetler: Kullanıcı dostu web deneyimi, yetişkinler için bilgi teknolojileri eğitimi gibi hizmetlerin iyileştirilmesi. Mekanlar: Kütüphane alanlarının kullanıcıları oyalanmaya ve kalmaya teşvik edecek şekilde yeniden tasarlanması. Sistemler: Eğitim kurumlarıyla işbirlikleri veya kütüphane ölçümlerinin yeniden tasarlanması gibi geniş ölçekli stratejik hedefler. Tasarım Odaklı Düşünme Süreci (İlham, Fikir Üretme, Uygulama):İlham (Empati Kurma ve Tanımlama): Kullanıcı görüşmeleri, uzman görüşmeleri, gözlem (mutlu anlar, nötr durumlar, acı noktaları), sürükleyici deneyimler ve benzer deneyimlerden yararlanarak kullanıcıların ihtiyaçlarını derinlemesine anlamayı hedefler. "Tasarım odaklı düşünmenin amacı, belirli bir grup insan için bir soruna odaklanmaktır." (IDEO, 2015:28) Fikir Üretme (Ideation): Beyin fırtınası gibi tekniklerle yaratıcı çözümler üretilir. Amaç "mümkün olduğunca çok fikir" bulmaktır. (Brown ve Wyatt, 2010) Uygulama (Implementation): Üretilen fikirlerin prototipler aracılığıyla somut hale getirilmesi, test edilmesi, yinelenmesi ve rafine edilmesi sürecidir. "Prototip oluşturma, fikirlerin daha sonra test edildiği, yinelendiği ve rafine edildiği bir süreçtir." (Brown ve Wyatt, 2010: 35). Tasarım Odaklı Düşünme Araçları: Personalar, netnografi, paydaş haritaları, müşteri yolculuğu haritaları, beyin fırtınası, mevcut hizmet akışı ve hızlı prototipleme gibi çeşitli araçlar süreci destekler. 2.4. Dijital Olgunluk Dijital olgunluk, bir kurumun dijital dönüşüm süreçlerini ne kadar etkin yönetebildiğini gösteren bir ölçüttür. Tanım: "Bir kurumun dijital dönüşüm yolculuğunda bulunduğu genel hali" olarak tanımlanan dijital olgunluk, kurumun teknolojiye sahip olmasından ziyade, "Kurumsal iş süreçleri ne kadar dijital? Çoğunlukla dijital mi yoksa iyileştirmeye yer var mı? Kurum içerisindeki çalışanlar dijital süreçlerde kendilerini rahat hissediyorlar mı?" gibi soruların cevaplarıyla ilgilidir. Önemi: Sürdürülebilir dijital dönüşüm için kritik öneme sahiptir. "Yüksek miktarlarda para harcanarak kurulan bir sistemi çalışanlar çok karmaşık olduğu için kullanmıyorsa, kurum dijital olarak olgunlaşmamış demektir." Olgunluk Modelleri: Literatürde pek çok model bulunmakla birlikte (örn: Teichert'in alanları: Dijital Kültür, Teknoloji, İşlemler ve Süreçler, Dijital Strateji, Organizasyon, Dijital Beceriler, İnovasyon, Müşteri Öngörüsü ve Deneyimi, Yönetim, Vizyon, Dijital Ekosistem, Liderlik, Uyumluluk ve Güvenlik, Ürünler ve Hizmetler, İş Modeli), kütüphaneler özelinde özgün bir model eksikliği vurgulanmaktadır. Yazar, bu eksikliği gidermek için "niteliksel bir yaklaşımla kütüphaneler için özgün bir model geliştirilmiş" ve 7 boyutta (iş modeli, strateji, kültür, organizasyon, süreç, teknoloji, kullanıcı ve paydaşlar) ele alınmıştır. 3. Araştırma Metodolojisi ve Bulgular (Teknostres Anketi) Araştırma, İstanbul'daki Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümlerinin 4. sınıf öğrencilerinden (n=72) toplanan verilerle Tarafdar ve arkadaşlarının geliştirdiği "Teknostres Kaynakları Ölçeği"nin uyarlanmış bir versiyonunu kullanarak yapılmıştır. Ölçek, "Tekno aşırı yük", "Tekno istila", "Tekno karmaşıklık", "Tekno belirsizlik", "Rol çatışması", "Aşırı yüklenme" ve "Üretkenlik" boyutlarını içermektedir. Güvenilirlik: Cronbach Alfa Katsayısı 0.816 olarak hesaplanmış, bu da anketin "yüksek güvenilirlik seviyesine" sahip olduğunu göstermektedir. Demografik Özellikler: Katılımcıların %76,4'ü kadın, %23,6'sı erkektir. Yaş ağırlıklı olarak 21-23 (%72,2) arasındadır. Katılımcıların %58,3'ü bir kütüphanede çalışma geçmişine sahiptir. İstanbul Üniversitesi öğrencileri genel örneklemin %62,5'ini oluşturmaktadır. Hipotez Test Sonuçları:H1 (Tekno aşırı yük ve Tekno istila arasında pozitif ilişki): Doğrulandı. "Tekno aşırı yük" ve "tekno istila" boyutları arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı orta düzeyde bir korelasyon bulunmuştur (r = 0.475, p < 0.001). Algılanan teknolojik yük arttıkça, kişisel yaşamın teknoloji tarafından istila edildiği algısı da artmaktadır. Önemli Bulgular: Katılımcıların %72,2'si değerlendirebileceklerinden daha fazla araştırma sonucuna ulaştığını, %45,8'i teknolojinin aileleriyle daha az zaman geçirmelerine neden olduğunu, %55,6'sı ise kişisel yaşamlarının teknoloji tarafından ele geçirildiğini düşünmektedir. Bu, özellikle öğrenciler arasında aşırı bilgi yükü ve özel yaşamın teknoloji tarafından ihlali konularının önemli bir teknostres kaynağı olduğunu göstermektedir. H2 (Teknolojik karmaşıklık ve Tekno belirsizlik arasında pozitif ilişki): Doğrulandı. Bu iki değişken arasında orta düzeyde pozitif korelasyon (r = 0.413, p < 0.001) tespit edilmiştir. Teknolojik karmaşıklık arttıkça, bireylerin teknolojiye olan güveni azalmaktadır. Önemli Bulgular: Katılımcıların %52,8'i artan teknoloji karmaşıklığı nedeniyle araştırma yüklerinin sürekli arttığını belirtmektedir. Özellikle bibliyografik denetim kanalları (Mendeley, Zotero vb.) gibi araçları kullanma konusunda katılımcıların %45,8'i kendilerini yeterli donanıma sahip hissetmemektedir. Bu, teknolojinin karmaşıklığının araştırma süreçlerinde ek yük ve güvensizlik yarattığını ortaya koymaktadır. H3 (Tekno belirsizlik ve Üretkenlik arasında negatif ilişki): Reddedildi. İstatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (r = -0.037, p = 0.757). Bu, teknolojik belirsizliğin üretkenliği önemli ölçüde etkilemediğini göstermektedir, yani öğrenciler bu boyuta karşı dirençli olabilirler. H4 (Çalışma geçmişi olan/olmayan öğrenciler arasında teknostres farkı): Reddedildi. Teknostresin hiçbir boyutunda (tekno aşırı yük, tekno istila, tekno karmaşa, tekno güvensizlik, tekno belirsizlik, rol aşırı yüklenme, üretkenlik ve hibrit çalışma) anlamlı bir fark bulunamamıştır (p > 0.05). Çalışma geçmişinin öğrencilerin teknostres düzeylerine etkisiz olduğu görülmüştür. H5 (Cinsiyetin teknostres güvensizlik boyutu üzerindeki etkisi): Reddedildi. Cinsiyetin teknostresin güvensizlik boyutu üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır (p = 0.249). H6 (Çalışma geçmişi olan/olmayan öğrenciler arasında pandemi dönemi teknostres farkı): Desteklendi (fark yoktur). Pandemi dönemi teknostres düzeyleri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır (p = 0.915). 4. Sonuç ve Öneriler Bu çalışma, kütüphanelerin dijital dönüşüm süreçlerinde kullanıcı odaklı yaklaşımları benimsemesinin, teknostresle başa çıkma yöntemlerinin geliştirilmesinin ve tasarım odaklı düşünme stratejilerinin uygulanmasının önemini vurgulamaktadır. Teknostres Kaynakları: Araştırma, özellikle "tekno aşırı yük" (aşırı bilgi ve iş yükü) ve "tekno istila" (teknolojinin kişisel yaşama müdahalesi) boyutlarının kütüphane kullanıcıları arasında yaygın teknostres kaynakları olduğunu ortaya koymuştur. Karmaşıklık ve Güvensizlik: Teknolojinin karmaşıklığı ve bu durumun yarattığı güvensizlik, kullanıcıların bibliyografik araçları etkin kullanma becerilerine olan güvenlerini azaltmaktadır. Eğitim ve Destek İhtiyacı: Öğrencilerin önemli bir kısmı teknolojik becerilerini geliştirmek için yeterli zaman bulamadığını veya yeni teknolojileri anlamayı ve kullanmayı karmaşık bulduğunu belirtmektedir. Bu durum, üniversitelerin ve kütüphanelerin dijital okuryazarlık, zaman yönetimi ve teknolojik araç kullanımı konularında daha kapsamlı eğitim ve destek programları sunması gerektiğine işaret etmektedir. Tasarım Odaklı Düşünme'nin Rolü: Teknostres gibi sorunlara "kullanıcı merkezli ve uygulanabilir çözümler" geliştirmek için Tasarım Odaklı Düşünme (TOD) yaklaşımının kritik bir araç olduğu belirtilmektedir. TOD, empati kurma, problem tanımlama, fikir üretme, prototipleme ve test etme aşamalarıyla kullanıcıların gerçek ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmayı hedefler. Dijital Olgunluk: Kütüphanelerin dijital dönüşüm süreçlerini daha etkin yönetebilmesi için "dijital olgunluk seviyelerinin belirlenmesi ve dijital dönüşüm süreçlerinin daha sağlıklı planlanması" büyük önem taşımaktadır. Yazar, bu amaçla kütüphanelere özgü bir dijital olgunluk modeli geliştirildiğini belirtmektedir. Genel olarak, kitap, dijital çağda kütüphanelerin sadece teknolojik altyapılarını değil, aynı zamanda insan faktörünü ve kullanıcı deneyimini merkeze alan stratejiler geliştirmeleri gerektiğini güçlü bir şekilde savunmaktadır. Teknostres, bu süreçte önemli bir engel teşkil edebilir, ancak tasarım odaklı düşünme ve kullanıcı odaklı yaklaşımlarla bu engellerin aşılabileceği ve kütüphane hizmetlerinin hem daha verimli hem de daha kullanıcı dostu hale getirilebileceği vurgulanmaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!