Kırmızı pabuçlar
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Kaynak Bilgileri Başlık: KIRMIZI PAPUÇLAR Yayına Hazırlayan: Hasan Yiğit Yayınevi: Başlık Yayınları (Hiperlink Eğitim İletişim Yay. Gıda. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin tescilli markasıdır.) Basım Yılı: İstanbul, 2022 ISBN: 978-625-8228-44-1 Yazar (Masalların Asıl Yazarı): Hans Christian Andersen (1805, Danimarka - 1875) Hasan Yiğit Hakkında: Denizli-Çivril doğumlu, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, Çocuk Edebiyatı alanında üç yüzü aşkın kitap yazmıştır. Andersen Hakkında: Babası Napolyon ordularında askerlik yapmış, ayakkabı tamircisi ve hayal gücü gelişmiş bir adamdı. Andersen 14 yaşına kadar babasından masallar dinledi. Kopenhag tiyatrosunda oyunculuk, dans ve yazarlık denemelerinden sonra lise eğitimi aldı. İlk şiirini 1827'de yazdı. Gezi anıları ve romanlar yazsa da asıl ününü 1835-1872 yılları arasında yazdığı masallarla kazandı. Hugo, Dickens ve Wagner ile dostluk kurdu. Hayattayken ülkesinde heykeli dikildi. Masal Özeti ve Temaları Kitapta iki Andersen masalı yer almaktadır: "Kırmızı Pabuçlar" ve "Parmak Kız". 1. Kırmızı Pabuçlar Ana Karakter: Karin, yoksul bir köylü ailesinin kızı. Önemli Olaylar ve Temalar: Yoksulluk ve Yardımseverlik: Karin, annesini kaybettiğinde ayakkabısı bile olmayan yoksul bir kızdır. Yaşlı, varlıklı bir hanımefendi onu yanına alır, okutur ve bakımlarını üstlenir. Bu durum, yoksulluktan kurtulma ve hayatta ikinci bir şans elde etme temasını işler. İlk kırmızı pabuçları da yaşlı bir ayakkabıcı ona acıdığı için diker. İtaatsizlik ve Cezası: Karin, yaşlı hanımefendinin "Kiliseye siyah pabuçla gidilir" ve "O pabuçları bir daha giyme!" uyarılarına rağmen kırmızı pabuçları giymekte ısrar eder. Bu itaatsizlik, masalın dönüm noktasıdır ve karakterin başına gelen felaketlerin nedeni olur. Bencillik ve Vicdan Azabı: Yaşlı hanımefendi hastalandığında, Karin ona bakmak yerine baloya gitme ve kırmızı pabuçlarını giyme arzusuna kapılır. İç sesiyle ve hizmetliyle yaşadığı tartışmalar, iç çatışmasını ve bencilliğini gösterir. Sonunda, hanımefendiyi bırakıp baloya gitmesi, vicdan azabının başlangıcıdır. "Büyükanne bana çok büyük iyilik etti. Beni yoksul bir kızken yanına aldı. Prensesler gibi büyütmeye başladı. Eğitimimle ilgilendi. Ben de buna karşılık onun başından ayrılmamalıyım. İyileşmesi için elimden geleni yapmalıyım,’ diye düşünüyormuş." "Bir süre sonra düzenlenecek bir balo için çağrı gelmiş. Çağrıyı duyan Karin’in yüreği yerinden oynamış. Kırmızı pabuçlarını giyip baloya gitmeyi çok istiyormuş. Ama Büyükanne hastaymış, ‘Onu bu durumda bırakıp baloya gidemem,’ diye düşünüyor, üzülüyormuş." Kırmızı Pabuçların Laneti/Cezası: Kilisenin önündeki yaşlı asker, kırmızı pabuçların "dans pabuçları" olduğunu ve "sizi uçurabileceğini" söyleyerek bir nevi kehanette bulunur. Karin, pabuçları giydiğinde durmaksızın dans etmeye başlar ve ayakları onu kontrol eder. Bu durum, itaatsizliğinin fiziksel bir cezasıdır. Pişmanlık ve Kurtuluş Arayışı: Dans etmeye zorlanan, aç ve yorgun düşen Karin, pabuçlarından kurtulmak ister ancak başaramaz. Beyaz giysili kadının sözleriyle cezalandırıldığını anlar: "Bu kırmızı pabuçlar ayağında olduğu sürece durmadan dans edeceksin. Sen bir suç işlemişsin. Bu yüzden kırmızı pabuçları giyme cezası almışsın." Hanımefendinin ölümünü gördüğünde büyük bir pişmanlık duyar: "Evet, ben büyük hanımı dinlemedim. Kırmızı pabuçların aldırdım. Giyme, dedi, giydim. Bana durmadan dans etme cezası verildi. Onu dinlememekle çok üzgünüm,’ diye düşünmüş." Radikal Çözüm ve Yeniden Doğuş: Dans etmekten bitkin düşen Karin, bir cellattan yardım ister ve ayaklarını kesmesini talep eder. Bu radikal çözüm, cezasından kurtulma ve yeni bir başlangıç yapma isteğini sembolize eder. Ayakları kesildikten ve pabuçları yakıldıktan sonra, pişmanlığı kabul edilmiş gibi, beyazlı kadın tarafından güllerle karşılanır ve manastırdaki yatılı okula yerleştirilir. Bu, hatalardan ders çıkararak ruhsal bir temizlenme ve topluma yeniden kabul edilme sürecini gösterir. 2. Parmak Kız Ana Karakter: Parmak Kız, bir lale çiçeğinin içinden çıkan minicik bir kız çocuğu. Önemli Olaylar ve Temalar: Arzu ve Gerçekleşen Dilek: Çocuk sahibi olmak isteyen bir kadının cadıdan aldığı arpa tanesiyle Parmak Kız'ın doğması, uzun süren bir arzunun mucizevi bir şekilde gerçekleşmesini anlatır. Tehlikelerle Dolu Dünya: Parmak Kız'ın küçücük boyutu, onu dış dünyanın tehlikelerine karşı savunmasız kılar. Kurbağalar tarafından kaçırılması, böceklerin alay etmesi ve köstebeğin evlenme teklifi gibi olaylar, onun minicik dünyasındaki büyük zorlukları gösterir. Anne kurbağa, oğluna "Oğlum, sana sonunda söz verdiğim eşi buldum, getirdim," der. Yardımseverlik ve Dayanışma: Parmak Kız'ın zor anlarında balıklar, onun yaprağının sapını kemirerek kurbağalardan kaçmasına yardım ederler. Kırlangıç ise kırık kanatlıyken Parmak Kız tarafından kurtarılır ve daha sonra Parmak Kız'ı köstebekten kurtararak Kırlangıçların Ülkesi'ne götürür. Bu, karşılıklı yardımlaşmanın ve dostluğun gücünü vurgular. Özgürlük Arzusu ve Doğaya Duyulan Sevgi: Parmak Kız, yeraltında, karanlıkta yaşamak istemez. Gölleri, ormanları, dağları ve gökyüzünü görmek ister. Bu, özgürlüğe, doğanın güzelliklerine ve geniş dünyaya duyulan derin bir özlemi temsil eder. Kırlangıç'a "Ben toprak altında köstebek gibi yaşayamam. Gölleri, ormanları, dağları, gökyüzünü görmeliyim. Bu yüzden çok üzgünüm," der. Gökyüzünden yeryüzüne baktığında "Dünya çok güzel! Yaşamak çok güzel!” diye bağırır. Aidiyet ve Mutluluğu Bulma: Parmak Kız, evini ve ailesini özlese de, sonunda kendisi gibi minik bir erkek periyle karşılaşır ve evlenir. Bu, herkesin kendi ait olduğu yeri ve mutluluğu bulabileceği mesajını verir. Kırlangıçların Ülkesi'nde "Toprağın yüzü, yemyeşil bir örtü serilmiş gibi görünüyormuş. Bu örtünün üstünde kırmızı, sarı, beyaz, mavi renkli çiçekler sanki dans ediyormuş." Bu betimleme, onun sonunda huzur ve ait olduğu yeri bulduğunu gösterir. Genel Çıkarımlar Her iki masal da çocuklar için ahlaki dersler içeren ve evrensel temaları işleyen klasik Andersen masallarıdır. "Kırmızı Pabuçlar": İtaatsizliğin, bencilliğin ve kibirin doğurabileceği ağır sonuçları, pişmanlık ve kefaret yoluyla kurtuluş arayışını ve nihayetinde ders çıkararak elde edilen huzuru konu alır. Cezanın büyüklüğü ve karakterin fedakarlığı, masalın çarpıcı yönlerindendir. "Parmak Kız": Küçük ve savunmasız bir canlının zorluklarla dolu dünyadaki serüvenini, iyiliğin karşılıksız kalmadığını, özgürlük arayışını ve nihayetinde aidiyet hissini ve mutluluğu bulmasını anlatır. Doğa ile iç içe yaşamın güzelliğini ve dayanışmanın önemini vurgular. Her iki masalda da kahramanlar çeşitli zorluklarla karşılaşır, ancak bu zorluklar onların büyümesini ve karakterlerinin gelişimini sağlar. Andersen'in masalları, okuyucuyu hem fantastik dünyalara taşır hem de derin anlamlar ve ahlaki dersler sunar. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!