Afete duyarlı mekânsal çözümler
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Ana Temalar ve Önemli Çıkarımlar: Afetlerin Doğası ve İnsan Faktörü: Afetler, olağanüstü olaylar olarak tanımlanır ve hayatı altüst eden, ekonomik, fiziksel ve sosyal kayıplara yol açan, insan faaliyetlerini durduran ya da kesintiye uğratan doğal veya insan kaynaklı olaylardır. Kaynaklar, afetlerin sadece doğal nedenlerden değil, "insan aktivitesinin/faaliyetlerinin sonucu olarak meydana geldiğini" vurgulamaktadır. Yanlış arazi kullanımı, çarpık kentleşme, dere yataklarına yapılan müdahaleler ve yetersiz altyapı, afetlerin yıkıcı etkilerini artıran insan kaynaklı temel faktörlerdir. "İnsanlık tarihi bir nevi afetler tarihi olarak yorumlanabilir." ifadesi, insanlığın varoluşundan itibaren afetlerle sürekli bir mücadele içinde olduğunu göstermektedir. Ancak günümüzde kentlerin rant odaklı genişlemesi, bu doğal tehlikeler karşısında insanları daha savunmasız hale getirmektedir. Afet Bilinci ve Eğitimin Rolü: Afet öncesi hazırlık çalışmaları, afetin etkisini en aza indirmek için kritik öneme sahiptir. Bu sürecin temelinde "afet bilincinin" oluşturulması yer almaktadır. "Afet bilincinin oluşturulması oluşabilecek tehlikelerden en az şekilde etkilenip, can ve mal kaybını en aza indirmenin yollarından bir tanesidir." Bu bilinç, toplumun tüm kademelerinde ve her yaş grubunda afet eğitimleri ile desteklenmelidir. Eğitimlerin teorikten pratiğe uzanan bir izlekte verilmesi, simülasyonlar kullanılması ve uzmanların sürece dahil edilmesi, afet kültürünün oluşturulmasında hayati rol oynamaktadır. Mekânsal Planlama ve Tasarımın Önemi: Tasarım odaklı meslek grupları (mimarlar, şehir plancıları, peyzaj mimarları), afetlerin etkilerini en aza indirme konusunda büyük sorumluluk taşımaktadır. Kent planlamadan mobilya ölçeğine kadar tüm tasarım disiplinlerinin "strüktürel dayanıklılık, afetlerden etkilenmeme ve afet sonrası acil durumlara uyum sağlama gibi önemli tasarım kriterlerine sahip olması beklenmektedir." Kentleşme, geçirimsiz yüzeylerin (asfalt, beton) artmasına neden olarak su döngüsünü bozmakta ve sel/taşkın riskini artırmaktadır. Bu durum, yeraltı sularının beslenmesini olumsuz etkilemektedir. "Bugün özellikle kendi alanımızdan baktığımızda afete hazır olmak, kentsel ve mimari anlamda belirlenmiş çözüm önerilerinin çeşitliliği ve uygulanabilirliği üzerine odaklanmaktan geçmektedir." Bu, mekânların daha baştan afetlere karşı dirençli olacak şekilde tasarlanması gerektiği bilincinin tasarım eğitimine yerleştirilmesini gerektirmektedir. Açık ve kapalı kamusal mekânlar, afet mimarlığının odak noktası olarak ele alınmalı ve yeniden düşünülmelidir. Salgın döneminde balkon ve teras gibi yarı açık mekânların önem kazanması, esnek, dönüştürülebilir ve çok amaçlı kullanılabilir mekân anlayışlarının gerekliliğini ortaya koymuştur. Entegre Su Yönetimi ve Peyzaj Tasarımı Çözümleri: "Suyla yaşamak ve su için yer açmak" merkezi yaklaşımlar, selden kuraklığa kadar tüm faktörleri ele alarak su yönetiminde temel bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Taşkın yönetiminde yapısal ve yapısal olmayan önlemler alınmalıdır. Yapısal olmayan önlemler arasında halkın bilinçlendirilmesi, eğitimler, erken uyarı sistemleri ve yasal düzenlemeler bulunurken; yapısal önlemler arasında kentsel dönüşüm, binaların yerden yükseltilmesi, kalıcı bariyer sistemleri, ekolojik tasarımlar, dere ıslahları ve sel kapanları yer almaktadır. Taşkın tehlike ve risk haritaları, mekânsal çözümlerin geliştirilmesi için temel veri sağlamaktadır. Bu haritalar, alanın taşkın riskine göre yeniden düzenlenmesi, yeşil alanların artırılması ve geçirgen yüzeylerin kullanılması gibi uygulamalara rehberlik etmektedir. Uluslararası örnekler (Huangshui Nehri Havza Planı, Kopenhag Stratejik Taşkın Master Planı, Bishan Park, Zollhallen Plaza, Rotterdam Su Plaza, Tanner Bahar Parkı, Corktown Common, Jin Wellbeing County) peyzaj planlaması ve tasarımının su yönetimi, taşkın kontrolü ve ekolojik dengenin sağlanmasındaki başarılı uygulamalarını göstermektedir. Disiplinlerarası Yaklaşım ve Kolektif Üretim: Afet olaylarının çok boyutlu etkisi nedeniyle farklı disiplinlerin bir arada ve koordineli çalışması, bütüncül çözümler sunabilmek için hayati öneme sahiptir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mimarlık Fakültesi tarafından düzenlenen "Afete Duyarlı Mekânsal Çözümler / Atölye 1" etkinliği, sel ve taşkın afetine odaklanarak disiplinlerarası (mimarlık, şehir ve bölge planlama, peyzaj mimarlığı) kolektif düşünme ve üretme pratiklerine dair somut bir örnek teşkil etmiştir. Bu tür etkinlikler, öğrencilerin afetlere karşı farkındalıklarını, bilinç düzeylerini ve tasarım becerilerini artırmanın yanı sıra, farklı disiplinlerle işbirliği yapma ve ortak akıl üretme yeteneklerini de geliştirmektedir. Anket sonuçlarına göre katılımcıların %100'ü, afete duyarlı alanların projelendirme ve tasarımının disiplinlerarası yapılmasının gerekli olduğunu belirtmiştir. Samsun Özelinde Durum ve Çözüm Önerileri: Samsun, Karadeniz Bölgesi'nin en büyük ve en gelişmiş şehri olmasına rağmen, kontrolsüz kentsel yayılma ve dere yataklarının işgali nedeniyle yoğun sel ve taşkın afetleriyle karşı karşıyadır. Özellikle Atakum, İlkadım ve Canik ilçelerinde yaşanan seller can ve mal kayıplarına yol açmıştır. Geçmişten ders çıkarmamak, dere yataklarına uygunsuz yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, Samsun'daki sel felaketlerinin başlıca nedenleridir. Karadeniz Sahil Yolu ve tramvay hattı gibi doğu-batı aksları, denize dik inen akarsuların akışını engelleyerek taşkınları tetiklemektedir. Samsun İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) ile ilin afetselliği ve kırılganlığı doğrultusunda "Afetlerin risklerini ve etkilerini en aza indirerek, afetlere dirençli toplum ve sürdürülebilir şehir oluşturmak" hedeflenmektedir. Bu kapsamda deprem, heyelan, sel ve yangın gibi afet türleri için eylemler belirlenmiştir. Samsun'da inşa edilen sel kapanları gibi mühendislik uygulamaları, gelecekteki taşkınları önlemeye yönelik önemli adımlardır, ancak bu önlemlerin etkinliği henüz büyük bir sel yaşanmadığı için tam olarak test edilememiştir. Sonuç: Afetlerin kaçınılmaz olduğu bir gelecekte, mekânsal çözümlerin önemi yadsınamaz. Afetlere karşı dirençli bir toplum ve sürdürülebilir şehirler oluşturmak için, afet bilincinin yaygınlaştırılması, disiplinlerarası işbirliğine dayalı planlama ve tasarım yaklaşımlarının benimsenmesi, entegre su yönetimi sistemlerinin kurulması ve doğayla uyumlu mekânsal çözümlerin hayata geçirilmesi zorunludur. Üniversite eğitiminin bu süreçte kilit bir rol oynadığı ve öğrencilerin afetlere karşı duyarlılığını artırarak geleceğin dirençli kentlerini inşa etmelerine katkı sağladığı vurgulanmaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!