1. Genel Bakış ve Amaç Bu brifing belgesi, "Current Studies in International Trade, InTraders 2021" adlı derlemeden seçilen makaleleri incelemeyi amaçlamaktadır. Amaç, uluslararası ticaretin çeşitli ekonomik göstergeler (finansal kalkınma, ihracat, tarım, iş yapma kolaylığı, turizm ve gıda israfı) üzerindeki ana temaları, önemli bulguları ve etkilerini vurgulamaktır. Kaynaklar, teorik çerçeveler, metodolojiler ve politika çıkarımları hakkında derinlemesine bir anlayış sağlamaktadır. 2. Ana Tema lar ve Önemli Bulgular 2.1. Enerji Çeşitliliğinin Finansal Kalkınma Üzerindeki Etkisi (Abdulhanan ZARIFY & Muhammet Yunus ŞİŞMAN) Ana Tema: Enerji kaynaklarının bir ülkenin ekonomik büyümesi ve finansal kalkınması için hayati rolü, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının etkisi. Önemli Fikirler/Gerçekler:Finansal yapının gelişimi, büyük yatırımları ve büyümeyi destekleyen kurumları, araçları ve pazarları oluşturur ve yoksulluğu azaltmaya yardımcı olur. "Ampirik sonuçlar, doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının bir ülkenin finansal kalkınması üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir." Çalışma, geleneksel ölçütlerin aksine, IMF'nin 2017'de kurduğu Finansal Kalkınma Endeksi'ni (FDI) kullanmaktadır. "Doğal gaz tüketimindeki birim yüzde artış, bağımlı değişkeni (FD) %0,096 oranında artıracak ve bu etki istatistiksel olarak %1 düzeyinde anlamlıdır." "Yenilenebilir enerji tüketimindeki birim yüzde artış finansal kalkınmayı %0,040 oranında artıracaktır." Politika Çıkarımı: Ülkelerin, özellikle gelişmiş ülkelerin, yeşil ve karbonsuz bir ortam ile sürdürülebilir kalkınma için doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırması gerekmektedir. Yenilenebilir enerjiye yatırım, bir ülkenin finansal kalkınmasına katkıda bulunacak, enerji taleplerini karşılayacak ve daha temiz bir çevre yaratacaktır. 2.2. Türkiye'de İhracat ve Ekonomik Kalkınma İlişkisi (Volkan HAN & Gazi POLAT) Ana Tema: Türkiye'de ekonomik büyümenin ihracat performansı üzerindeki etkisi (Büyüme Odaklı İhracat Modeli - GLE hipotezi). Önemli Fikirler/Gerçekler:Ekonomik literatürde ihracat ve büyüme arasında dört temel yaklaşım bulunmaktadır: İhracat Odaklı Büyüme (ELG), Büyüme Odaklı İhracat (GLE), çift yönlü nedensellik ve nedensellik ilişkisi olmaması. Bu çalışma GLE hipotezine odaklanmıştır. "OLS, FMOLS ve DOLS regresyon sonuçlarına göre, ekonomik büyüme katsayısı pozitiftir ve büyümeden ihracata pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Bu bulgu, büyümenin ihracatı artırdığı hipotezini desteklemektedir." Nüfus artış hızı ihracatı etkileyen en önemli değişkendir, çünkü ucuz işgücü sağlar. Ticaretin serbestleştirilmesi ve finansal kalkınma ihracatı destekleyen önemli faktörlerdir. Ancak: "Değişkenler arasında sadece Ar-Ge harcamalarındaki artış ihracatı olumsuz etkilemektedir." Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde teknoloji yatırımlarının fırsat maliyetinden ve sınırlı sermayeden kaynaklanmaktadır. Karbon emisyonlarındaki artış ihracatı pozitif etkilemektedir, bu da birincil enerji kaynaklarına olan talebi yansıtmaktadır. Politika Çıkarımı: Türkiye, dış ticaret politikalarında sürdürülebilirlik stratejilerini benimseyerek dış pazarlarda rekabet avantajı elde edebilir. Ar-Ge harcamaları ihracat odaklı ve nitelikli mallara yoğunlaştırılmalıdır. Temiz enerji kaynaklarına yatırım yapılmalıdır. 2.3. Tarım Desteklerinin Türkiye'de Tarımsal Dış Ticaret Üzerindeki Etkisi (Hakan USLU) Ana Tema: Türkiye'deki tarımsal desteklerin tarım ürünleri dış ticareti üzerindeki doğrudan ve dolaylı (mekânsal) etkileri. Önemli Fikirler/Gerçekler:"Çalışmanın sonuçları, alan bazlı tarım desteklerinin Türkiye'de tarımsal dış ihracat miktarıyla negatif ilişkili olduğunu, oysa eksik ödeme desteklerinin tarım ürünlerinin dış ihracatı üzerinde sınırlı olumlu etkiye sahip olduğunu göstermektedir." "Özellikle, sonuçlar tarımsal desteklerin tarım sektörünün dış ihracatı üzerindeki genel etkisinin negatif olduğunu önermektedir, çünkü alan bazlı desteklerin dış tarım ihracatı üzerindeki olumsuz etkisi, eksik ödeme desteklerinin olumlu etkisinden daha büyüktür." Komşu iller arasındaki tarımsal faaliyetlerde güçlü bir mekânsal korelasyon vardır. Tarım üretimindeki ve makineleşmedeki artışlar tarım ihracatını olumlu etkilemektedir. Politika Çıkarımı: Politika yapıcılar alan bazlı desteklerden hemen vazgeçmeli ve bunun yerine üreticilerin girdi fiyatlarını düşüren ve tarım ürünlerinin pazarlanmasında yardımcı olan politikalar uygulamalıdır. Bölgesel etkileşimler dikkate alınarak politikalar oluşturulmalıdır. 2.4. Küresel Ticarette İş Yapma Kolaylığı Endeksi ve Türkiye: Karşılaştırmalı Bir İnceleme (M. Mustafa AKKAN & Tufan YAYLA) Ana Tema: İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nin ülkelerdeki yatırım ortamı ve Doğrudan Yabancı Yatırım (DYY) akışları üzerindeki etkisi, Türkiye örneğiyle karşılaştırmalı bir inceleme. Önemli Fikirler/Gerçekler:Dünya Bankası tarafından hazırlanan İş Yapma Kolaylığı Endeksi, şirket kuruluşu, vergi politikaları, istihdam, lisanslama süreçleri ve yatırımcı koruması gibi çeşitli göstergelere dayanarak yatırım ortamını değerlendirir. İyi bir yatırım ortamı, DYY girişini kolaylaştırır ve ekonomik büyümeye ivme kazandırır. "Türkiye'nin 2015 ve 2016'da 55. sıradan 2017'de 69. sıraya düşerken, 2019 listesinde 43. sıraya yükseldiği görülmektedir." Bazı ülkelerde DYY akışları, endeks sıralamalarındaki değişikliklerle uyumlu değildir. "Bunun nedeni, yatırım kararlarının sadece endeksteki sıralamalara göre alınmamasıdır. Yatırım kararlarını etkileyen birçok faktör vardır, iş yapma kolaylığı endeksi bunlardan sadece biridir, ancak hepsini kapsamaz. Ekonomik, politik, sosyal ve doğal faktörler de yatırım kararını önemli ölçüde etkilemektedir." 2019'da birçok ülkede DYY girişlerinde genel bir düşüş yaşanmış, bunda Covid-19 pandemisinin ciddi etkisi olmuştur. Türkiye'ye İlişkin: "Türkiye'nin bu gruptaki durumu analiz edildiğinde, 2017'de endeks sıralamasındaki düşüşe paralel olarak doğrudan yabancı yatırım girişlerinde de bir düşüş gözlenmiştir. Ancak, 2019'da endeks sıralamasında önemli bir artışa rağmen, doğrudan yabancı yatırım girişlerinde önemli bir düşüş kaydedilmiştir." 2.5. Akdeniz Ülkelerinde Turizmin Yükselişi: Hollanda Hastalığı mı Sürdürülebilir Büyüme mi? (Abidin ÖNCEL, Ali KABASAKAL & Nadege Clemence Sourou Yabo AGOSSOU) Ana Tema: Akdeniz ülkelerinin turizme sürdürülebilir ekonomik büyüme için güvenip güvenemeyeceği veya Hollanda Hastalığı tuzağına düşüp düşmeyeceği. Önemli Fikirler/Gerçekler:Hollanda Hastalığı, bir sektördeki (örneğin turizm) büyük gelir akışının, reel döviz kurunu değerleyerek diğer sektörlere (örneğin imalat veya tarım) zarar vermesidir. "Gelişmiş ülkeler harcama etkisi yaşarken, gelişmekte olan ülkeler kaynak hareketi etkisiyle karşı karşıyadır." Gelişmiş Ülkelerde: "Hükümet harcamalarındaki (turizm gelirlerinden kaynaklanan) %10'luk bir artış, imalatın turizm dışı GSYİH'ye katkısını %0.14 oranında daraltmaktadır." İstihdam, kaynak hareketi etkisi için anlamsızdır. Reel GSYİH'deki artış da imalat sektörünün gerilemesine katkıda bulunur. "Özetle, gelişmiş ülkelerde Hollanda Hastalığı'nın harcama etkisi kanıtı mevcuttur ancak kaynak hareketi etkisi yoktur." Gelişmekte Olan Ülkelerde: "Turizmde istihdamın %100 artması, tarımın turizm dışı GSYİH'ye katkısında %0,383 azalmaya yol açmaktadır." Reel döviz kuru anlamsızdır, yani harcama etkisi yoktur. Kişi başına düşen gelirin artması tarım sektörünü daraltır. "Özetle, gelişmekte olan ülkelerde Hollanda Hastalığı'nın kaynak hareketi etkisi kanıtı mevcuttur ancak harcama etkisi yoktur." Dinamik Analiz: Uzun vadede gelişmekte olan ülkeler Hollanda Hastalığı'na maruz kalmazken, gelişmiş ülkeler maruz kalmaktadır (turizm endüstrisi nedeniyle turizm dışı GSYİH'de %0,02 kayıp). Kısa Vadeli Bulgular: "Arnavutluk, Cezayir, Mısır ve Türkiye kısa vadede Hollanda Hastalığı belirtileri gösterirken, Fas, Tunus ve İsrail'de hastalık belirtisi görülmemektedir." Hırvatistan, İtalya, Yunanistan, İspanya ve Slovenya belirti göstermezken, Fransa ve Malta kısa vadede hastalık belirtileri gösterir. Türkiye'ye İlişkin: "Türkiye'nin olumsuz eğilimi uzun vadede tersine çevirme şansı yoktur: bu ülke Hollanda Hastalığı'nın yüksek tehlikesi altındadır." Politika Çıkarımı: Gelişmiş ülkelerde, aşırı harcamalarla başa çıkmak için maliye politikası ve açık harcama kuralları (turizm gelirlerini imalat sektörüne yönlendirme, Egemen Varlık Fonu oluşturma) kullanılmalıdır. Gelişmekte olan ülkelerde ise kaynak hareketi sorununu çözmek için tarım sektörü yeniden yapılandırılmalı, çiftçiler desteklenmeli ve turizm sektörünün yarattığı işler çok sayıdaki işsiz insana yönlendirilmelidir. 2.6. Türkiye'de Dış Ticaret Dengesi ve Sürdürülebilirlik: 2000-2020 Dönemi Analizi (Hilal ALPDOĞAN) Ana Tema: Türkiye'nin dış ticaret dengesinin ve cari açığının 2000-2020 dönemi boyunca sürdürülebilirliği. Önemli Fikirler/Gerçekler:Bir ekonomide yurt içi harcamalar ulusal gelirden fazlaysa, ithalat ihracattan fazladır, yani net ihracat negatiftir, bu da ticaret açığı olarak bilinir. 2000-2020 yılları arasında Türkiye'nin net ihracat değeri 2001, 2002, 2018 ve 2019 dışında negatiftir. Bu, ithalatın ihracattan fazla olduğu anlamına gelir. "İthalatta ara mallarının oranı 2000'de %66 iken, 2020'de %74,2'ye yükselmiştir. Bu, ekonomik büyümenin ve ihracatın ithalata bağımlılığının yıllar içinde arttığının bir göstergesidir." Türkiye'nin cari açığının temel nedenleri arasında düşük yurt içi tasarruf oranı, dış ticaret açığı, artan enerji fiyatları ve enerjiye dış bağımlılık, yurt içi tasarrufların yetersizliğinden kaynaklanan yüksek dış borçlanma oranı ve enflasyon hedefleme politikasıyla aşırı değerli TL yer almaktadır. Çalışmanın Bulgusu: "Türkiye'nin 2000-2020 döneminde ihracat ve ithalat değişkenleri üzerinden değerlendirilen dış ticaret açığı ve cari açığının sürdürülebilirliği zayıf olarak belirlenmiştir." Politika Çıkarımı: Yurt içi tasarruf oranları artırılmalı ve üretime katkı sağlayacak yatırımlara dönüştürülmelidir. Enerji ithalatına olan dış bağımlılığı azaltacak enerji politikaları hedeflenmelidir, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına altyapı yatırımları yapılmalıdır. İhracatın ithalata bağımlılığını azaltacak politikalar oluşturulmalıdır. 2.7. Gıda İsrafında Tüketici Davranışlarının Dinamikleri: Gelir, Eğitim ve Tarih Etiketi (Suzan ODABAŞI) Ana Tema: Gıda israfı, sosyal, ekonomik ve çevresel etkileri nedeniyle küresel bir sorun olup, tüketici düzeyinde gıda israfını etkileyen sosyo-ekonomik faktörlerin incelenmesi. Önemli Fikirler/Gerçekler:Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda israfının yaklaşık 1,6 milyar ton birincil ürün eşdeğeri olduğunu ve bunun 1,3 milyar tonunun yenilebilir kısım olduğunu rapor etmiştir. Gelişmekte olan ülkelerde gıda israfı tedarik zincirinin erken aşamalarında (hasat ve dağıtım) yoğunlaşırken, gelişmiş ülkelerde tüketici düzeyinde yoğunlaşmaktadır. Gelir Düzeyi: "Hane halkı gelir düzeyi ile gıda israfı davranışları arasında bir ilişki olduğuna işaret etmektedir." Bazı çalışmalar, yüksek gelirli hane halklarının daha fazla gıda israf etme olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir; orta gelirli haneler artıkları atma eğilimindedir. Eğitim: Eğitim seviyesi ile gıda israfı arasında karmaşık bir ilişki vardır. Bazı çalışmalar, daha düşük eğitim seviyelerinin daha düşük gıda israfına yol açabileceğini öne sürmektedir, ancak bu, yanlış tahminlerden kaynaklanabilir. Bazı çalışmalar ise daha yüksek eğitim seviyelerinin yurt içi gıda israfıyla ilişkili olduğunu belirtmektedir. "Eğitim düzeyi her zaman pozitif gıda israfı davranışlarıyla pozitif ilişkili değildir." Tarih Etiketleri: "Kullanım tarihi" ("use by") etiketleri, tüketicilerin gıda israfını artırmaktadır. Tüketiciler, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerde ürün güvenliğine ürün kalitesinden daha fazla odaklanmaktadır. "Kullanım tarihi" ve "Taze kalma tarihi" ("fresh by") etiketleri, "En iyi tüketim tarihi" ("best by") ve "Son satış tarihi" ("sell by") etiketlerine göre daha yüksek israf eğilimi göstermektedir. Politika Çıkarımı: Gıda israfını azaltmak için küresel farkındalığı artırmaya yönelik eğitim kampanyaları önemlidir. Tarih etiketlerinin tüketici davranışları üzerindeki etkilerini dikkate alan düzenlemeler geliştirilmelidir. 3. Genel Sonuçlar ve Türkiye İçin Çıkarımlar Bu makaleler topluluğu, küreselleşmiş bir dünyada ekonomik büyüme ve sürdürülebilirlik arasındaki karmaşık ilişkileri vurgulamaktadır. Türkiye'ye ilişkin özel bulgular, ülkenin uluslararası ticaret arenasında karşılaştığı hem fırsatları hem de zorlukları ortaya koymaktadır: Enerji ve Finansal Kalkınma: Türkiye'nin finansal kalkınması için yenilenebilir enerjiye yatırım yapması hayati önem taşımaktadır. Bu, sadece ekonomik büyümeyi desteklemekle kalmayacak, aynı zamanda ülkenin enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltacaktır. İhracatın Dinamikleri: Türkiye'de ekonomik büyüme ihracatı desteklerken, Ar-Ge harcamaları şu anda ihracatı engellemektedir. Bu, Ar-Ge yatırımlarının ihracat odaklı, yüksek katma değerli üretime yönlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Nüfus artışının sağladığı ucuz işgücü avantajı sürdürülebilir ihracat stratejileriyle birleştirilmelidir. Tarım Politikası: Tarımsal destekler mevcut haliyle (özellikle alan bazlı destekler) tarım ihracatını olumsuz etkilemektedir. Hükümet, üreticilerin rekabet gücünü artırmak için girdi fiyatlarını düşürmeli ve pazarlama mekanizmalarını geliştirmelidir. Bölgesel etkileşimlerin farkında olmak ve politikaları buna göre tasarlamak önemlidir. Yatırım Ortamı: İş Yapma Kolaylığı Endeksi, DYY çekmede önemli bir faktör olsa da tek başına yeterli değildir. Türkiye, DYY girişlerini istikrarlı bir şekilde artırmak için ekonomik, politik ve sosyal istikrarı da sağlamalıdır. Turizm ve Hollanda Hastalığı: Türkiye'nin turizm sektöründe kısa vadede Hollanda Hastalığı belirtileri göstermesi ve uzun vadede olumsuz trendi tersine çevirme şansının olmaması önemli bir endişe kaynağıdır. Turizm gelirlerinin diğer sektörlere zarar vermeden yönetilmesi için mali politikalar ve sektörel destekler gereklidir, tarım ve imalat gibi sektörlerin rekabet gücünü korumaya yönelik adımlar atılmalıdır. Dış Ticaret Dengesi ve Cari Açık: Türkiye'nin cari açığının "zayıf sürdürülebilir" olarak değerlendirilmesi, ara malları ithalatına olan yüksek bağımlılık ve düşük yurt içi tasarruf oranları gibi yapısal sorunları işaret etmektedir. Üretimi artıracak, enerji ithalatını azaltacak ve ihracatın ithalata bağımlılığını düşürecek politikalar, dengenin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir. Gıda İsrafı: Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde gıda israfı daha çok tedarik zincirinin erken aşamalarında meydana gelse de, gelir ve eğitim gibi sosyo-ekonomik faktörlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisi göz ardı edilmemelidir. Tüketici farkındalığını artırıcı kampanyalar ve tarih etiketleme uygulamalarının gözden geçirilmesi, gıda israfıyla mücadelede yardımcı olabilir. Genel olarak, Türkiye'nin uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirmesi ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma elde etmesi için çeşitli sektörlerde kapsamlı ve koordineli politika reformlarına ihtiyacı vardır. ... Devamını Oku