Kırkpınar Yağlı Güreşleri: Tarih, Kültür ve Miras 1. Kırkpınar'ın Kökenleri ve Tarihi Gelişimi Kuruluşu ve İlk Yeri: Kırkpınar Yağlı Güreşleri, 1357 yılında Orhan Gazi'nin Rumeli seferleri sırasında oğlu Süleyman Paşa'nın Edirne civarındaki keşif akınları esnasında başlamıştır. Rivayetlere göre, bugün Yunanistan topraklarında kalan Samona (şimdiki adıyla Ammovouno) yakınlarında güreşe tutuşan 40 yiğitten ikisi olan Ali ve Selim kardeşlerin yenilemeyip nefesleri kesilerek can vermesi üzerine, 136 1 yılında I. Murat onların anısına bir güreş düzenlemiş ve bu güreş "Kırkpınar Güreşleri" adıyla tarihe geçmiştir. Başlangıçta Hıdırellez Günü'nde üç gün süren bir gelenek haline gelmiştir. Osmanlı Dönemi ve Mekan Değişiklikleri: Kırkpınar, Balkan Harbi'ne kadar Samona'da devam etmiştir. Türk-Rus Savaşı (1877-1881) ve Balkan Savaşı (1912-1913) gibi dönemlerde yapılamamıştır. 1914 yılında Kırkpınar'ın yeri Türk sınırları dışında kalınca, güreşler Kapıkule yakınındaki Viran Tekke'ye taşınmıştır. Cumhuriyet Dönemi ve Sarayiçi: Kurtuluş Savaşı'nın ardından, 1924 yılında Şevket Ödül ve arkadaşları öncülüğünde Edirne'nin Sarayiçi mevkiinde yeniden başlatılmıştır. Başlangıçta Çocuk Esirgeme Kurumu yararına düzenlenen güreşler, 1950 yılından itibaren Edirne Belediyesi tarafından organize edilmektedir. 2024 yılı, Sarayiçi'nde düzenlenen Kırkpınar'ın 100. yılını işaret etmektedir. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi: "Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali," 16 Kasım 2010 tarihinde UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi'ne dahil edilmiştir. Bu, Kırkpınar'ın objeleri (kırmızı dipli mum, kispet, zembil vb.), ritüelleri (salavatlama, peşrev, yağlanma) ve kültürel kimlikleri (pehlivan, ağa, cazgır) ile kompleks bir kültürel yapı olmasından kaynaklanmaktadır. 2. Kırkpınar'ın Kültürel Kimlikleri ve Öğeleri Kırkpınar, sadece bir spor etkinliği olmanın ötesinde, yüzyıllardır süregelen zengin bir kültürel yapıya sahiptir. Pehlivan: "Pehlivan" kelimesi Farsça kökenli olup yürekli, cesur, mert, centilmen ve güçlü kimselere verilen bir unvandır. Türklerde pehlivanlık, usta-çırak geleneği içinde öğrenilir. Kırkpınar'da "Başpehlivan" unvanını kazanan, bir yıl boyunca "Türkiye Başpehlivanı" olur. Üç yıl üst üste Başpehlivan olan güreşçi, yaklaşık 1400 gram ağırlığındaki altın kemerin ömür boyu sahibi olur. Kel Aliço (27 yıl), Koca Yusuf, Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet gibi efsanevi pehlivanlar Türk güreş tarihine damga vurmuştur. Mustafa Bük: Altın kemerin ilk ebedi sahibi (1966, 1967, 1968) olmasına rağmen heykeli Sarayiçi'ne dikilmemiş, bu durum üzücü bir eksiklik olarak belirtilmiştir. Aydın Demir, Hüseyin Çokal, Ahmet Taşçı: Üç kez üst üste altın kemer kazanarak "Devlet Sporcusu" unvanı alan başpehlivanlardır. Heykelleri Sarayiçi'ne dikilmiştir. Kurtdereli Mehmet Pehlivan: "Cihana ün salmış bir Türk Pehlivanı" olarak tanıtılır. Mustafa Kemal Atatürk, Kurtdereli Mehmet Pehlivan'a yazdığı mektupta, onun "her güreşimde arkamda Türk Milleti’nin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürüm" sözünden çok etkilendiğini belirtmiş ve bu sözü "Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak" kaydetmiştir. Kurtdereli, Fransa, İngiltere ve ABD'de büyük başarılar kazanmış, "Terrible Turk" (Korkunç Türk) olarak tanınmıştır. Kel Aliço: 27 yıl (1863-1890) Kırkpınar Başpehlivanlığını elinde tutmuş, güreşi bıraktığı 70 yaşında bile çırağı Adalı Halil'i yenmiştir. Adalı Halil: Kel Aliço'nun çırağı olup 18 yıl Kırkpınar Başpehlivanlığını kazanmıştır. Mezarı Kırkpınar törenlerinin başlangıcında ziyaret edilir. Kırkpınar Ağası: Güreşlerin en temel öğelerinden biri olan ağalık, kurumsal bir kimliktir. Ağalar, güreşlerin son günü yapılan koç ihalesiyle belirlenir. Üç yıl üst üste ağalık yapan kişiye gümüş kemer takılır ve Edirne'ye kalıcı bir eser kazandırması halinde heykeli Sarayiçi'ne dikilir. Cazgır: "Salavatçı" olarak da bilinen cazgırlar, güreşleri dualarla başlatan, pehlivanları tanıtan, seyircileri coşturan ve güreş terminolojisine hakim, görgülü kişilerdir. Usta-çırak ilişkisiyle yetişirler. Yağcılar ve Bezciler: Pehlivanların güreş öncesi ve sırasında yağlanmasını sağlayan yağcılar ile gözlerine yağ kaçtığında yardımcı olan bezciler, güreşin ayrılmaz parçalarıdır. Hakemler: Kırkpınar'da kule ve meydan hakemleri görev alır. Atamaları Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından yapılır. Geleneklere göre Başpehlivan olmamış güreşçiler kule hakemi olamaz, Başpehlivanlar ise meydan hakemi olarak görevlendirilmez. Davul ve Zurnacılar: Festivalin önemli unsurlarıdır. Davul ve zurna, güreşin ritmine ve temposuna göre değişen özel "güreş havaları" çalarak pehlivanları ve seyircileri coşturur. Müzik sustuğunda güreş de durur. Kırmızı Dipli Mum: Kırkpınar'ın davet simgesi olup güreş müsabakaları öncesinde pehlivanlara ve ağa tarafından davet edilen konuklara gönderilir. Günümüzde sembolik olarak kullanılmakta ve devlet protokolünü davet etme geleneğinde sürdürülmektedir. Kispet: Yağlı güreşin vazgeçilmez kıyafeti olan kispet, manda, dana, keçi gibi hayvanların derisinden yapılan özel bir alt giysisidir. Kispet ustalığı önemli bir el sanatıdır ve "Yaşayan İnsan Hazinesi" olarak kabul edilen ustalar tarafından yaşatılmaktadır. Pehlivanın ilk kispet giymesi törenle gerçekleşir. Zembil: Kispetleri taşımak ve muhafaza etmek için kamıştan el ile yapılan geleneksel bir el sanatı ürünüdür. Altın Kemer: Kırkpınar'da ilk kemer uygulaması, Kurtdereli Mehmet Pehlivan'ın vefatı üzerine 1939 yılında "Kurtdereli Kemeri" adıyla başlamış, bu kemer altından değilmiştir. Edirne Belediyesi tarafından hazırlanan 22 ayar, yaklaşık 1400 gram ağırlığındaki "Altın Kemer" uygulaması ise ilk defa 1960 yılında başlamıştır. Üç yıl üst üste Başpehlivan olan güreşçi bu kemerin ömür boyu sahibi olur. Hamam Alayı Geleneği: Güreşlerin sona erdiği gün Başpehlivanın davul zurna eşliğinde hamama götürülmesi ve sonrasında "Zafer Yürüyüşü" yapması Kırkpınar'ın önemli bir ritüelidir. 3. Yağlı Güreş Oyunları Metinde elense, tırpan, künde (oturarak, yer, şark, bel), kemanede sarma, kemanede dış kazık, boyunduruk, kazık (ayakta iç, ayakta dış), çapraz, dalma, köstek, sarma (tek, çift), sarmayı sökmek, sarmadan kalkmak, sarmadan kalkarken kalkanı bozmak, Cezayir sarması, sarmadan dönmek, sarmadan çevirmek, yaslayıp kol ile çevirmek, katır yuları boyunduruk, tilki kuyruğu, kepçe, köpek kuyruğu, kazkanadı ve gıcırı bükme gibi birçok yağlı güreş oyunu ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu oyunlar, yağlı güreşin sadece kaba kuvvetten ibaret olmadığını, ustalık, teknik, zeka ve motivasyon gerektiren karmaşık bir spor olduğunu göstermektedir. 4. Cumhuriyet Dönemi İlkleri ve Gelişmeler Metinde Kırkpınar'da Cumhuriyet döneminde yaşanan birçok ilke yer verilmiştir: 1923: Sarayiçi'nde ilk pehlivan güreşleri Çocuk Esirgeme Kurumu yararına yapıldı. 1924: Adalı Halil son güreşini Sarayiçi'nde yaptı. 1939: Kurtdereli Mehmet Pehlivan Kemeri hazırlandı. 1940: Sarayiçi'ne ilk tribün (500 kişilik) ve hoparlör sistemi kuruldu, basın mensuplarına özel yer ayrıldı. 1945: Kız Meslek Lisesi öğrencileri pehlivanlara bez dağıtarak görev aldı. 1950: Güreşler Edirne Belediyesi tarafından organize edilmeye başlandı. "Kırkpınar Güreşleri Kaide ve İncelikleri Esasları" yayımlandı. 1953: Kırkpınar güreşleri Amerikalılar tarafından plağa ve filme alındı. 1960: Edirne Belediyesi tarafından ilk "Altın Kemer" yaptırıldı ve İbrahim Karabacak'a takıldı. 1966: "Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Kültür Etkinlikleri Haftası" adıyla düzenlenmeye başlandı. 1968: Mustafa Bük ilk altın kemerin ebedi sahibi oldu. 1969: Baş ve başaltı dışındaki pehlivanlar ilk defa kilolarına göre eşleştirildi; ilk defa 13 yaşında bir çocuk "Kırkpınar Ağası" oldu (Muzaffer Bilge). 1971: "Kırkpınar Güzellik Yarışması" düzenlenmeye başlandı. 1974: İlk Ağa Yemeği verildi. 1977: İlk defa hakem heyeti ve pehlivanlar yemin etti, kategorilerinde birinci olanlara hediyeleri ilk defa milli kıyafetler giymiş kızlar tarafından verildi. 1982: Puanlı güreş uygulaması başlatıldı, Yağlı Güreş Yönetmeliği yayınlandı. 1985: Prim sistemi uygulamasına geçildi, müsabaka süresi yarım saate indirildi. 1998: Doping kontrol uygulaması başlatıldı. 2004: "Kırkpınar Marşı" resmi marş olarak kabul edildi. 2009: Kırkpınar Yağlı Güreşleri Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. 2010: Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Temsili Listesi'ne dahil edildi. 2019: Puanlama kaldırılarak doğrudan altın puana geçilme kuralı getirildi. 2022: Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu kuruldu. 2023: Türkiye Yağlı Güreş Ligi oluşturuldu (7 etaptan oluşan). 2024: Kırkpınar'a 40 Başpehlivan katılımı için yeni format belirlendi (32 doğrudan, 8 ön eleme ile). Filiz Gencan Akın, Kırkpınar organizasyonunu gerçekleştiren ilk kadın belediye başkanı oldu. 5. Şevket Ödül ve Kırkpınar Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin Cumhuriyet döneminde Sarayiçi'nde yeniden başlamasında kilit rol oynayan isimlerden biri Şevket Ödül'dür. Eğitimci, Kuvay-i Milliyeci, bürokrat ve siyasetçi kimlikleriyle önemli hizmetler vermiş, Milli Eğitim Müdürlüğü döneminde güreşlerin tekrar başlaması için çalışmış ve bu alandaki gelişmelere büyük katkı sağlamıştır. Onun ve arkadaşlarının hazırladığı raporlar, Kırkpınar'ın yeniden canlandırılması ve kurumsallaşması için önemli fikirler sunmuştur. Raporda, güreşlerin milli kimlik için önemi vurgulanmış, köy ve kazalardaki gençlere sporun sevdirilmesi, güreş usullerinin tespiti ve birliğinin sağlanması, ödül sistemleri, hakemlik kriterleri ve kispet ustalığının korunması gibi konulara değinilmiştir. Sonuç Kırkpınar Yağlı Güreşleri, yüzyıllardır süregelen köklü bir Türk ata sporudur. Tarihi, kültürel kimlikleri, ritüelleri ve öğeleriyle zengin bir miras sunmaktadır. Cumhuriyet dönemiyle birlikte yeni bir ivme kazanarak Edirne Sarayiçi'nde kurumsallaşmış ve uluslararası alanda UNESCO tarafından tescillenerek insanlık mirasının önemli bir parçası haline gelmiştir. Güreşlerdeki modernizasyon çabalarına rağmen, geleneksel unsurların korunması ve gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle Kırkpınar Er Meydanı'nın modernizasyon projesi ve bir müze ile eğitim kampı kurulması gibi öneriler, bu mirası yaşatma yolunda atılabilecek önemli adımlar olarak belirtilmiştir. ... Devamını Oku