Kıssa-i iki bülbül (inceleme - metin - dizin - tıpkıbasım)
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Giriş Bu kitap, İrfan Alan ve Mehmet Özeren tarafından yayına hazırlanan "Kıssa-i İki Bülbül (İnceleme-Metin-Dizin-Tıpkıbasım)" adlı esere dayanmaktadır. Çalışma, 19. yüzyılda Tatar Türkçesi sahasında yazılmış, hem Doğu Türkçesi (Çağatay-Kıpçak) hem de Batı Türkçesi (Oğuz Türkçesi) dil özelliklerini barındıran "karışık lehçeli" bir hikâye kitabını incelemektedir. Eserin dilbilimsel analizi, fonetik, morfolojik ve sözdizimsel özellikler üzerinden yapılmakta ve karışık lehçeliliğin nedenleri olar ak kültürel, dini ve siyasi etkileşimler gösterilmektedir. Ana Temalar ve Önemli Bilgiler "Kıssa-i İki Bülbül" Eseri: İçerik ve Tür: Eser, manzum ve mensur (şiir ve düzyazı) içerikli bir hikâye kitabıdır. Mensur bölüm hikâyenin başlangıcını oluştururken, büyük çoğunluğu vaaz niteliğindeki şiirlerden oluşmaktadır. Konu: Hikâye, çocuk sahibi olamayan zengin bir adamın ikiz kız çocuklarının erkek kılığında medreselerde eğitim almasını ve sonrasında diyar diyar gezip vaaz içerikli şiirler okumasını anlatır. Kız kardeşler, güzel sesleri nedeniyle "iki bülbül" olarak anılırlar. Yazılış Tarihi ve Müellif: Kesin bilgi olmamakla birlikte, eserde mavi tükenmez kalemle yazılmış bir notta yazarın "Latif el-Bulgari" ve tarihinin "1287/1871" olduğu belirtilmektedir. Ancak yapılan araştırmalarda böyle bir yazara ulaşılamamıştır. Hikâyedeki olayların Bulgar yurdunda geçtiği anlaşılmaktadır: "(1) haẕā kitābu ḳıṣṣa-i iki bülbül (2) iki bülbül tir ki iki ḳızlardur yikit kiyimlerinde bolub bir medresede (3) yedi yıllar taʿ līm andın çıḳub özleriniŋ seyr ḳılġanlarnı (4) ve hem riyāżet çikmişlerni beyān iderler (5) bulġar yurṭunda 1b". Fiziksel Özellikler: Eser 21x13 cm boyutunda, 15 varaktan oluşmaktadır. Her varakta 15-16 satır bulunmaktadır. Farklı renklerde kağıt üzerine siyah mürekkeple nestalik hatla yazılmıştır. Mülkiyet Bilgisi: Eserin 1b varağında "Vefa abı Bahtiyar’a verdim N. Hamitov" notu yer almaktadır. Kapağında ise "Dimitri Gulia Seçkileri" yazmaktadır. Karışık Lehçelilik ve Dil Etkileşimi: Türkçenin Kollara Ayrılması: 13. yüzyıla kadar tek bir yazı dili olan Türkçe, bu yüzyıldan sonra Doğu'da Harezm ve Çağatay Türkçesi, Batı'da Eski Anadolu ve Osmanlı Türkçesi, Kuzey'de ise Kıpçak Türkçesi olarak kollara ayrılmıştır. Bu ayrılık, boy ağız özelliklerinin yazı diline yansımasıyla oluşmuştur. Tatar Türkçesinin Konumu: Tatar Türkçesi, Kıpçak Türkçesi lehçeleri içinde en eski yazı dili geleneklerinden birine sahiptir. 19. yüzyılda Kayyum Nasırî ve Şehabeddin Mercanî gibi aydınların başlattığı mahallileşme hareketiyle Kazan ağzı esas alınarak yeni bir yazı dili oluşmuştur. Osmanlıca Etkisi: 19. yüzyılda Tatar Türkçesi ile yazılan eserlerde Batı Türkçesi (Osmanlı Türkçesi) dil unsurlarının sıklıkla görülmesinin başlıca nedeni, Tatar aydınlarının Osmanlı topraklarına sıkça gidip gelmeleri, hac ziyaretleri, ticaret, öğrenim ve edebi gelişmeleri yakından takip etmeleridir. "Tatar Türkleri, bu vesileyle Osmanlı Türkçesi ile yazılmış eserlerden haberdar olmuşlardır. Bu eserler, 20. yüzyılın başlarına kadar Tatar Türklerinin manevî hayatında önemli etkiler yaratmanın yanı sıra, yazı dillerini de büyük ölçüde etkilemiştir." Ahmet Mithat Efendi Örneği: Ahmet Mithat Efendi, İdil-Ural bölgesinde eserleri (Terbiyeli Bala, Kıssadan Hisse, Hayal ve Hakikat vb.) basılan ve en çok tanınan Osmanlı yazarlarından biridir. Fatih Kerimî gibi Tatar aydınları onunla görüşmüş ve "sanat toplum içindir" anlayışını benimsemiştir. Kıssa-i İki Bülbül'ün Dil Özellikleri (Karışık Lehçelilik Kanıtları): Yazım ve İmlâ:"a" ünlüsü için elif (ا), üstünlü elif (َا) ve güzel he (ه) kullanılmıştır. "e" ünlüsü için elif (ا) ve güzel he (ه) kullanılmıştır. "ı" ünlüsü için ya harfi (ی) veya harfsiz kullanım mevcuttur. "i" ünlüsü kelime başında elif ve ya harfi (یا) ile, kelime ortası ve sonunda ya harfi (ی) ile yazılmıştır. "o" ve "ö" ünlüleri kelime başında elif ve vav harfi (وا) ile, kelime ortasında vav (و) ile yazılmıştır. "u" ve "ü" ünlüleri kelime başında elif ve vav harfi (وا) ile, kelime ortası ve sonunda vav (و) ile yazılmıştır. "k" ve "g" seslerini ayırt etmek için "kef" harfinin üzerine üç nokta (ڭ) konulmuştur. Bu işaret "g" harfini gösterir. "v" ve "w" seslerini ayırt etmek için "vav" harfinin üzerine üç nokta (ۋ) konarak "w" sesi karşılanmıştır. Ses Bilgisi:Büyük Ünlü Uyumu: Genel olarak uyuma sahiptir, ancak bazı alıntı sözcükler uyuma girmiştir (örn. ḥocaġa < خواجه). Küçük Ünlü Uyumu: Hem sözcük gövdelerinde hem de eklerde bozulmalar görülmektedir. Kapalı e: Çağatay Türkçesinin ses özelliklerine uygun olarak "i" şeklinde okunmuştur (örn. virdi, irüşdi). Ünsüz Uyumu: Düzenli değildir; hem uyumlu hem uyumsuz ekler mevcuttur. Ünsüz Değişimleri ve Korunumu (Doğu ve Batı Türkçesi Etkileşimleri):Yönelme Hâli Eki: Doğu Türkçesinde "+ḳa/+ke" (oġrılıḳḳa, ḳıyāmetke) kullanılırken, Batı Türkçesinde "+a/+e" (zindāna, ḥasrete) şekli mevcuttur. Eserde her ikisi de bulunmaktadır. Kelime Başında "t" Sesi: Doğu Türkçesinde korunurken, Batı Türkçesinde "d" sesine dönüşmüştür. Eserde her iki durum da gözlemlenmiştir. Kelime Başında "k" Sesi: Eserde çoğunlukla korunmuştur (Doğu Türkçesi özelliği). Batı Türkçesinde "g"ye dönüşme eğilimi vardır. Kelime İçinde ve Sonunda "ġ" Sesi: Doğu Türkçesinde korunurken, Batı Türkçesinde düşer. Eserde hem korunan (bolġan) hem de düşen (yalan) örnekler vardır. "bol-" Fiili: Doğu Türkçesinde "b" sesi korunurken, Batı Türkçesinde "ol-" şeklinde "b" düşer. Eserde "bol-" fiili 49 kez, "ol-" fiili ise 2 kez kullanılmıştır. Söz Başında/İçinde "b" Sesinin "v"ye Dönüşümü: Doğu Türkçesinde "b" korunurken, Batı Türkçesinde "v"ye dönüşür. Eserde her iki durum da tespit edilmiştir. Ayrılma Hâli Eki: Doğu Türkçesinde "+dın/+din", Batı Türkçesinde "+dan/+den" şeklindedir. Eserde her iki ek de kullanılmıştır. Geniş Zamanın Olumsuzu: Doğu Türkçesinde "-mas/-mes", Batı Türkçesinde "-maz/-mez" şeklindedir. Eserde her iki şekil de mevcuttur. Bildirme Ekinin Olumsuzu: Eserde hem "tügil" hem "değil" sözcüğü kullanılmıştır. Araştırmanın Katkısı: Çalışma, Türkoloji alanındaki karışık lehçeli eserler üzerine yapılacak çalışmalara ve 20. yüzyılın başında Türk dünyası arasındaki karşılıklı ilişkilerin ortaya konacağı çalışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır. "Karışık dillilik veya karışık lehçelilik" kavramlarının, hem tarihi dönem metinleri hem de 19. yüzyılın sonundan itibaren bazı eserlerde görülen özellikler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç "Kıssa-i İki Bülbül" eseri, Tatar sahasında kaleme alınmış, dilbilimsel açıdan hem Doğu (Çağatay-Kıpçak) hem de Batı (Oğuz) Türkçesine ait ses, şekil ve söz varlığı özelliklerini barındıran önemli bir örnektir. Bu karışık lehçeliliğin temelinde, aynı coğrafyada birlikte yaşamanın yanı sıra, yoğun kültürel, dini ve siyasi ilişkiler yatmaktadır. Eserin analizi, Türk dili tarihindeki lehçelerarası etkileşimin ve bunun yazılı metinlere yansımasının somut kanıtlarını sunmakta, bu alandaki mevcut kavramların yeniden değerlendirilmesi için değerli bir materyal sağlamaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!