Dijital çağın bilgi sorunları : yalan haber, sahte bilgi
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Giriş Dijital çağda bilgi akışının hızlanmasıyla birlikte yalan haber, yanlış bilgi ve dezenformasyon gibi sorunlar küresel bir tehdit haline gelmiştir. Bu durum, siyaset, iş dünyası, kültür ve bireysel yaşamlar üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratmaktadır. Geleneksel medya ve yeni medya arasındaki dinamik dönüşümler, bilginin üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinde köklü değişikliklere yol açmış, doğru bilgiye erişimi zorlaştırmıştır. Bu brifing belgesi, sağlanan kaynaklar ışığında, yalan h aber olgusunun temel kavramlarını, tarihsel gelişimini, yayılma mekanizmalarını, toplumsal etkilerini ve bu sorunla mücadele yöntemlerini detaylı bir şekilde ele almaktadır. 2. Temel Kavramlar ve Tanımlar Kaynaklar, yalan haberle ilişkili çeşitli kavramları ve bunların arasındaki ayrımları vurgulamaktadır: Yalan Haber (Fake News): Genellikle okuyucuları veya izleyicileri yanıltmayı amaçlayan, haber gibi görünen ancak kasıtlı ve yanlışlığı kanıtlanabilir olan metin, ses veya video içerikleridir. "Kandırma amacıyla bir şeyin değerli ya da gerçekmiş gibi gösterilmesi" (Mengü, s. 6) anlamına gelir. Finansal, siyasi veya diğer kazançlar için okuyucuları kasten yanlış yönlendirme, kandırma veya cezbetme amacı taşır (Zhang ve Ghorbani, 2020: 2-4, akt. Mengü, s. 7). Yanlış Bilgi (Misinformation / Mezenformasyon): Herhangi bir kötü niyet güdülmeden ve farkına varılmadan yanlış bir bilginin yayılmasını ifade eder. Doğruluğu kontrol edilmeden paylaşılan bilgiler, dezenformasyonun önemli bir aracı haline gelebilir (Yılmaz, s. 126). Dezenformasyon (Disinformation): Bir kişiyi, sosyal grubu, kuruluşu veya ülkeyi manipüle etmek, zarar vermek veya yanlış yönlendirmek amacıyla kasıtlı olarak oluşturulmuş yanlış bilgidir. Nihai amacı insanları şüphe, belirsizlik, öfke ve korku duymaya itmektir (Kırdemir, 2020:27, akt. Yılmaz, s. 126). Zararlı Bilgi (Malinformation): Gerçek bir bilginin zarar verme amacıyla kullanılmasını ifade eder. Kişiler ya da kurumlar arasında özel ve gizli kalması gereken bir bilginin üçüncü kişilere veya kamusal alana taşınmasıdır (Silsüpür, 2018, akt. Yılmaz, s. 126). Post-truth (Hakikat Ötesi): Nesnel gerçeklerin kamuoyunu şekillendirmede duygulara ve kişisel inançlara hitap etmekten daha az etkili olduğu durumları ifade eder (Oxford Online Dictionary, 2023, akt. Mengü, s. 3). Bu çağda "alternatif gerçeklikler yaratmanın ve insanları sahte gerçeklere inandırmanın kolaylaştığı görülmektedir" (Duman, s. 24). Bilgi Savaşı (Information Warfare): Askeri ve siyasi rekabet avantajı elde etmek için bilgiyi kullanmak ve yönetmek olarak tanımlanan çatı bir kavramdır (Theohary, 2018:4, akt. Yılmaz, s. 124). Hem barış hem de savaş zamanlarını kapsar. Bilgi Operasyonu (Information Operation): Bilgi ortamında belirleyici bir avantaj elde etmeye adanmış bir kampanyadır (Fecteau, 2022, akt. Yılmaz, s. 125). Bilgi savaşı bir strateji iken, bilgi operasyonu bir taktik olarak düşünülebilir. 3. Yalan Haberin Tarihsel Gelişimi ve Evrimi Yalan haberin tarihi, modern medyadan çok daha eskilere dayanmaktadır: Antik Çağlar: Liderler ve yöneticiler tarih boyunca insanları kontrol ve manipüle etmek için yalanları kullanmışlardır (Mengü, s. 2). Örneğin, Antik Roma'da halkı bilgilendirmek amacıyla çıkarılan "Acta Diurna"lar dahi manipülasyona açık olabilmekteydi (Duman, B., s. 65). Yazılı Basın Dönemi (19. ve 20. Yüzyıl): Modern matbaanın icadı (1450) ve baskı teknolojilerinin gelişimiyle gazeteler geniş kitlelere ulaşmaya başlamış, bu da beraberinde "sarı gazetecilik" ve "tabloidleşme" gibi olguları getirmiştir. Büyük Ay Aldatmacası (1835): New York'taki The Sun gazetesinin Ay'da yaşam ve uygarlık olduğuna dair yalan haber yayımlaması, gazete satışlarını artırma amacı gütmüştür. Bu, "insanların sıra dışı olana merak gösterdiğini doğrular niteliktedir" (Duman, B., s. 66-67). İspanyol-Amerikan Savaşı (1898): William Randolph Hearst ve Joseph Pulitzer arasındaki tiraj rekabeti, "İspanyolları gemiye mayın yerleştirmekle suçlamıştır", bu da savaşa yol açan bir manipülasyon örneğidir. "Gazetecilik anlayışındaki dengelerin de dönüşüme uğramasına neden olmuştur" (Duman, B., s. 69). Dünya Savaşları ve Propaganda: 20. yüzyıl, siyasi propagandanın gazeteler aracılığıyla yoğun olarak kullanıldığı dönemlere tanıklık etmiştir. Birinci Dünya Savaşı'nda "Alman Ceset Fabrikası" propagandası, İkinci Dünya Savaşı'nda ise "Nazi mesajlarını, Yahudi karşıtlığını tüm araçları seferber ederek, devlet eliyle propaganda aracına dönüştürmüştür" (Duman, B., s. 70). İngilizlerin Nazi askerlerinin moralini bozmak için gerçek ve yalan haber içeren gazeteleri uçaklarla cephelere atması, psikolojik savaşın önemli bir örneğidir (Duman, B., s. 70-71). Irak Savaşı (2003): New York Times'ta yayınlanan ve biyolojik silahlarla ilgili asla doğrulanmamış haberler, Bush yönetiminin Irak'la savaşa girmesinin önemli nedenlerinden biri olarak gösterilmiştir. Gazete daha sonra yanıldığını açıklamıştır (Duman, B., s. 72). Dijital Çağ (21. Yüzyıl): İnternet ve sosyal medyanın yükselişi, yalan haberin üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerini kökten değiştirmiştir. Medya tekelleri kırılırken, kullanıcılar aynı zamanda haber üreticisi haline gelmiştir. Medya kuruluşları haber yayılımındaki kontrollerini kaybetmiş, bu da yalan haberin kontrolsüz ve hızlı yayılımına neden olmuştur (Arel USAM, 2022: 7, akt. Akgüner, s. 92). 4. Yalan Haberin Yayılma Mekanizmaları ve Dijital Platformların Rolü Dijital çağda yalan haberin yayılmasında sosyal medya platformları merkezi bir rol oynamaktadır: Sosyal Medyanın Etkisi: Sosyal medya, bilgiye erişimi hızlandırmış olsa da, "yanlış bilginin, kasıtlı olarak paylaşılan yalan haberin (dezenformasyon) ve manipülasyonun dolaşım hızını da bir o kadar korkutucu duruma getirmekte" (Karaağaç, s. 77). Facebook, Twitter ve YouTube gibi platformlar, demokratik süreçleri zayıflatan "dramatik, sansasyonel ve duygusal içeriği teşvik etme eğiliminde" oldukları yönünde eleştirilmektedir (Duman, K., s. 24). Post-truth Ortamı: Dijital ekosistemler, çarpık ve yanıltıcı bilginin gelişmesi için neredeyse mükemmel bir ortam sunmaktadır. Bu ortamda, "gerçekler ve objektif veriler, duygular ve kişisel inançlar tarafından sık sık bastırılır" (Duman, K., s. 27). Bilişsel, Toplumsal ve Algoritmik Önyargılar: Sosyal medya ekosistemi, kasıtlı ve/veya tesadüfi olarak yanlış bilgiye maruz kalmaya karşı savunmasız hale getiren üç tür önyargı tespit edilmiştir: Bilişsel Önyargılar: Beynin bilgiyi işleme biçiminden kaynaklanır. İnsanlar duygusal çağrışımlardan etkilenir, ancak bu bir makalenin doğruluğunun iyi bir göstergesi değildir (Ciampaglia ve Menczer, 2018, akt. Mengü, s. 11). Toplumsal Önyargılar: Kişilerin kendi sosyal çevrelerinden gelen bilgileri daha olumlu değerlendirme eğilimi, "yankı odaları" (echo chambers) oluşturmaktadır. Bu durum, benzer düşünen kişilerin bir araya gelerek kendi inançlarını pekiştirmesine neden olur (Ciampaglia ve Menczer, 2018, akt. Mengü, s. 11; Gorodnichenko vd., 2021, akt. Sönmez, s. 142). Algoritmik Önyargılar: Sosyal medya platformları ve arama motorları tarafından kullanılan algoritmalar, kullanıcıların bilişsel ve sosyal önyargılarını güçlendirerek onları manipülasyona karşı daha savunmasız hale getirir. "Filtre balonu" etkisi, insanları farklı bakış açılarından izole edebilir (Ciampaglia ve Menczer, 2018, akt. Mengü, s. 12; Duman, K., s. 27). Bot Hesaplar (Sosyal Botlar): Bilgisayar yazılımı kullanarak büyük ölçekte bilgi paylaşan hesaplardır. Yalan haberi yaymak ve desteklemek, kamuoyunu manipüle etmek için kullanılırlar (Sumpter, 2020:191, akt. Akgüner, s. 96). Ancak insanlar, botlara kıyasla yalan haberleri daha hızlı yaymaktadır (Vosoughi, Roy ve Aral, 2018, akt. Akgüner, s. 97). Ekonomik ve İdeolojik Motivasyonlar: Yalan haber üretimi, "finansal ve ideolojik olmak üzere iki temel motivasyon" ile desteklenir. Viral hale gelen hikayeler reklam geliri sağlarken, belirli fikirleri veya kişileri desteklemek için de kullanılır (Tandoc Jr. Vd., 2018: 138, akt. Sönmez, s. 143). Makedonya'nın Veles kasabasında 2016 ABD seçimleri sırasında gençlerin Trump lehine yalan haber üreterek para kazandığı örneği verilmiştir (Hirst, 2017: 86, akt. Kara, s. 44). 5. Yalan Haberin Toplumsal Etkileri ve Örnek Olaylar Yalan haberler, çeşitli toplumsal alanlarda ciddi sonuçlar doğurmaktadır: Siyasi Kutuplaşma ve Demokrasiye Tehdit: Yalan haberler, siyaseti, iş dünyasını ve kültürü bozarak hakikatin ulaşılması güç bir değere dönüşmesine neden olmaktadır (Bingöl, s. xi). Kurumlara olan güvenin erozyona uğramasına ve bilinçli karar alma temelinin aşınmasına yol açabilir, dolayısıyla demokrasiye yönelik bir tehdittir (Mengü, s. 4). 2016 ABD Başkanlık Seçimleri: Donald Trump'ın kampanyasında "hakikat ötesi" kavramının sıklıkla kullanıldığı ve gerçek dışı iddialar üzerine mesajların inşa edildiği belirtilmiştir. Rus bilgisayar korsanları ve trolleri tarafından manipülasyonlar yapıldığı iddia edilmiştir (Benkler ve diğerleri 2018; Woolley ve Howard 2018, akt. Duman, K., s. 25). Seçmenlerin %75'inin yalan/uydurma haberlere inandığı tespit edilmiştir (Gazete Vatan, 2021, akt. Karaağaç, s. 80). Brexit Referandumu: AB'den ayrılma oylaması öncesinde yanıltıcı veya tamamen yanlış argümanlar ve istatistikler sunularak seçmenler arasında kafa karışıklığı ve güvensizlik yaratılmıştır (Duman, K., s. 30). Türkiye Örnekleri: Lozan Barış Antlaşması'nın gizli maddeler barındırdığı, Türkiye'nin maden çıkaramadığı ve 2023'te sona ereceği gibi iddialar, ülkenin kurucu değerlerine karşı nefret tohumları ekmeyi amaçlamaktadır. İsmet İnönü hakkında "asker kaçağı" olduğu iddiaları da siyasi manipülasyon amaçlıdır (Karaağaç, s. 83-85). Kriz Dönemlerinde Yalan Haber: Kriz zamanları, "insanların sorgulamaktan ziyade, heyecan verici, şaşkınlık yaratıcı, abartı olabilecek doğru veya yanlış bilgiye daha çok inanma ve paylaşmaya eğiliminde olduğu" (Ronnie ve Wasim, 2022, akt. Kaya-Sönmez, s. 110) dönemlerdir. COVID-19 Salgını: Pandemi dönemi, bilgi kirliliğinin (infodemi) yoğunlaştığı bir süreç olmuştur. Virüsün laboratuvarda üretildiği, 5G teknolojisi ile yayıldığı, belirli gıda takviyeleri veya yöntemlerle tedavi edildiği gibi birçok komplo teorisi ve yanlış bilgi yayılmıştır (Kaya-Sönmez, s. 113-116). Bu durum, insanların tıbbi yardımdan caymasına, aşı tereddütlerine ve halk sağlığının tehlikeye atılmasına yol açmıştır (Gölbaşı, Metintaş ve Önsüz, 2022, akt. Kaya-Sönmez, s. 111). Savaş ve Silahlı Çatışmalar (Rusya-Ukrayna Savaşı): Savaş, bilginin bir silah olarak kullanıldığı karmaşık bir bilgi savaşı ortamıdır. Rusya ve Ukrayna, işgal girişimi boyunca dezenformasyonu aktif olarak kullanmışlardır. Rusya, işgali meşrulaştırmak ve kamuoyunu etkilemek için Nazizm ve soykırım temalarını kullanırken, Ukrayna moral yükseltmek ve uluslararası destek sağlamak için dezenformasyona başvurmuştur (Yılmaz, s. 128-132). Halkın Güveninin Azalması: Medyaya ve kurumlara olan güven, "tüm zamanların en düşük seviyesine ulaşmıştır" (Duman, K., s. 28). İnsanlar, objektif bilgilerden ziyade kendi inançlarını doğrulayan bilgilere inanmaya daha yatkın hale gelmiştir (Mengü, s. 10). 6. Neoliberalizm ve Bilginin Metalaşması Neoliberalizm, yalan haber ve yanlış bilgi sorunlarının ortaya çıkmasında önemli bir etken olarak ele alınmaktadır: Piyasa Odaklılık: Neoliberalizm, "piyasa iyidir, devlet ise kötüdür" (Heywood, 2011: 90, akt. Bingöl, s. 50-51) felsefesiyle her şeyi metalaştırır. İnsan ve toplum faaliyetleri, değerler, kurumlar ve uygulamalar piyasa ilkelerine dayandırılır (Bingöl, s. 51). Tüketim Toplumu ve Kimliğin Metalaşması: Neoliberalizm, vatandaşları tüketici olarak yeniden tanımlar ve toplumu bir tüketim kültürüne dönüştürür. Bireyler, "daha fazla tüketmek için baskı altındadır ve bu yolda tüketici ve işgücü piyasalarında meta haline gelmektedir" (Bauman, 2009: 58, akt. Bingöl, s. 52). Kişilik ve kimlik de pazarlanan bir ürün gibi "çekici ve benzersiz olma, öne çıkma" özellikleriyle eşitlenir (Bingöl, s. 53). Bu durum, bireylerin muhakemesiz tüketim alışkanlığı edinmesine ve metalaşmış bilginin sorgulanmaksızın tüketilmesine katkıda bulunur (Bingöl, s. 53). Bilgi Üretim Yerlerinin Dönüşümü: Üniversiteler gibi bilgi üretim kurumları da neoliberal rasyonalite çerçevesinde piyasalaştırılır. Eğitimin bir tüketim malı haline gelmesi, kâr-zarar hesaplarına endekslenmesi, eleştirel düşünme ve analiz yeteneklerinin zayıflamasına yol açar (Bingöl, s. 53-54). Bu, akademisyenlerin de ideolojik bakışları ve çıkar bağlantıları gerektirdiğinde verileri manipüle etmelerine, çarpıtmalarına ve yalan bilgi üretmelerine katkıda bulunabilir (Bingöl, s. 56). Reklamların Rolü: Reklamlar, neoliberal tüketim düzeninin sürdürülmesinde temel araçlardır. Tüketiciyi manipüle etmeyi amaçlayan reklamlar, çoğu zaman eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi içerir. Dijital reklamcılık ve programatik reklamcılığın yükselişiyle kişisel veriler metalaşmakta, platformlar yanıltıcı reklamlardan büyük kazançlar sağlamaktadır (Bingöl, s. 56-58). 7. Yalan Haberle Mücadele Yöntemleri ve Çözüm Önerileri Yalan haberle mücadele, çok boyutlu ve kapsamlı çabalar gerektirmektedir: Ortak Çaba ve Şeffaflık: "Hükümetlerin, sivil toplumun, iş dünyasının, akademisyenlerin ve medyanın ortak çabası gerekir" (Bingöl, s. xi). Toplumlar olarak şeffaf, güvenilirliği yüksek ve hesap vermekten kaçınmayan yönetimler ve kurumlar talep edilmelidir (Bingöl, s. xi). Eğitim ve Medya Okuryazarlığı: "Her düzeyde eğitim, farkındalık ve bilinçlenme yalanın panzehirdir" (Bingöl, s. xi). Eleştirel düşünme ve medya okuryazarlığı becerilerinin teşvik edilmesi, insanların farklı bilgi kaynaklarının güvenilirliğini değerlendirmesini sağlar (Mengü, s. 18-19). Çocukluktan itibaren verilen ve süreklilik arz eden eğitim politikaları önemlidir (Devrani, 2021, akt. Mengü, s. 17). Sorumlu Davranış: Yalan haber ve yanlış bilginin "katliamlara varan ağır sonuçlara neden olabileceğini düşünerek sorumlu davranmalıyız" (Bingöl, s. xi). "Okumalı, izlemeli ama paylaşırken kıskanç davranmalı ve temkinli olmalıyız" (Bingöl, s. xi). Kendi Aklımızı Sorgulama: "'Bizden olanlar her zaman doğru yazarlar ve söylerler' ön yargısına mahkum olmamalı, kendi aklımızla sorgulamalıyız" (Bingöl, s. xi). İnsanların doğruluk önyargısı, genel saflık ve teyit önyargısı gibi bilişsel zaaflarının farkında olunmalıdır (Rubin vd., 2016: 7, akt. Sönmez, s. 144). Basın Özgürlüğünü Koruma: "Basın özgürlüğünü korumak yalan haberle mücadelede anahtardır" (Bingöl, s. xi). Hukuksal Düzenlemeler: "İnsan haklarına saygı temelinde yapılan ve bağımsız bir yargı ile uygulanacak hukuksal düzenlemeler etkili olabilir" (Bingöl, s. xi). Hükümetlerin yalan haber yayanları cezalandırmaya yönelik yasalar çıkarması, yerel dezenformasyon kampanyalarını güçlendirebilir (The Moscow Times, 2022, akt. Yılmaz, s. 130). Doğruluk Kontrolü ve Doğrulama Mekanizmaları:Doğruluk Kontrolü (Verification): Haber yayınlanmadan önce doğruluğunun sağlanmasıdır. Geleneksel medyada daha köklü bir geçmişe sahiptir (Varlık, s. 154-155). Doğrulama (Fact-checking): Haber yayınlandıktan sonra doğruluğun sınanmasıdır. Bireyler, kurumlar ve özel doğrulama kuruluşları tarafından yapılır (Varlık, s. 154). "Teyit", "Malumatfuruş", "YalanSavar", "Doğruluk Payı" gibi platformlar bu alanda faaliyet göstermektedir (Karaağaç, s. 87). "Hakikat Sandviçi" Yaklaşımı: David Levitin, gazetecilerin "doğruyu söyleyin, yalanı haber yapın ve ardından yalanın neden yalan olduğunu göstermek için doğruluğunu kontrol edin" ("The Truth Sandwich: A Better Way to Mythbust", akt. Mengü, s. 14) şeklinde bir yaklaşım benimsemesini önermiştir. Pro-Truth Pledge (Hakikat Yanlısı Taahhütname): Davranış bilimi araştırmalarını kitle kaynak kullanımı ile birleştiren bu girişim, bireylerin doğru bilginin değerlendirilmesine yönelik 12 davranışı sergilemesini hedefler (Tsipursky, Votta ve Roose, 2018, akt. Mengü, s. 16-17). Çevrimiçi Sahte Haber Tespiti Ekosistemi: Doğru algılama, etkileşimli görselleştirme, erken uyarı ve müdahale, üçüncü taraf doğrulaması gibi unsurları içeren bir sistem önerilmektedir (Zhang ve Ghorbani, 2020: 22, akt. Mengü, s. 15-16). Teknolojik Çözümlerden Ziyade Davranışsal Müdahaleler: Yalan haber yayılımında botlardan ziyade insanların kendilerinin başat rol oynaması, teknolojik çözümlerden çok davranışsal müdahalelerin önemini göstermektedir (Vosoughi, Roy ve Aral, 2018, akt. Akgüner, s. 97). NATO'nun Beş Yöntemi: Dezenformasyonla mücadele için kaynağın, tonun, hikayenin, görsellerin ve önyargıların kontrol edilmesi gibi basit ama etkili beş yöntem önerilmiştir (NATO, 2020b, akt. Yılmaz, s. 134). 8. Sonuç Dijital çağın getirdiği yoğun bilgi akışı, yalan haber ve dezenformasyonun yayılımını hızlandırmış, hakikatin göreceli hale geldiği bir "post-truth" ortamı yaratmıştır. Bu durum, siyasi kutuplaşmadan halk sağlığına, savaşlardan seçim süreçlerine kadar pek çok alanda ciddi riskler taşımaktadır. Neoliberalizmin bilginin metalaşmasına ve tüketim kültürü inşa etmesine katkısı da bu sorunları derinleştirmektedir. Yalan haberle mücadele, bireysel medya okuryazarlığından uluslararası işbirliğine, teknolojik çözümlerden yasal düzenlemelere kadar çok yönlü bir yaklaşım gerektirmektedir. Toplumsal dayanıklılığın artırılması ve doğru bilgiye erişimin güvence altına alınması, demokratik süreçlerin sağlıklı işlemesi için kritik öneme sahiptir. Yalan haberlerin neden olduğu zararları en aza indirmek için sürekli bir çaba ve farkındalık geliştirilmesi elzemdir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!