Temalar ve Önemli Çıkarımlar Bu derleme eser, İslam Aile Hukuku'nun güncel meselelerini ele almakta ve aile kurumunun toplumdaki merkezi rolünü, karşılaştığı değişimleri ve hukuki düzenlemelerini İslam hukuku perspektifinden derinlemesine incelemektedir. Kitap, evlilik ve boşanma süreçlerindeki çağdaş konulara odaklanarak, aile birliğinin korunması, eş seçimi kriterleri, nafaka yükümlülükleri ve modern yasalarla İslam hukuku arasındaki etkileşim gibi çeşitli temaları işlemektedir. Ana Temalar: Ailenin İslam Hukukundaki Merkezi Rolü ve Önemi: Medeniyetin Temeli: Aile kurumu, sağlıklı ve güçlü bir toplumun bekasında, medeniyetin oluşturulmasında ve sonraki nesillere aktarılmasında kilit bir rol üstlenmektedir. İslam hukukuna göre bu kurumun temeli nikâh akdiyle atılır. İbadet ve Peygamber Sünneti: Evlenmek ve aile kurmak, İslam hukukunda yalnızca hukuki bir muamele değil, aynı zamanda bir ibadet olarak kabul edilir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) "Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa benden değildir" buyurarak evliliğin önemini vurgulamıştır. (BOOK2024010813480000000005.pdf, s. 24). Koruma ve Düzenleme: İslam hukuku, ailenin korunması için geniş kapsamlı hükümler ve kurallar vazetmiştir. Zina gibi aile birliğini tehdit eden unsurlar şiddetle yasaklanmış ve caydırıcı cezalar öngörülmüştür. Doğru Eş Seçimi ve Aile Kurumuna Etkisi: Ömür Boyu Birliktelik Amacı: İslam, meşru evlilik yoluyla kurulan ailenin ömür boyu sürdürülmesi hedefini koymuştur. Bu nedenle eş seçiminde büyük bir titizlik gösterilmesi gerekmektedir. Temel Kriterler: Eş seçiminde fiziksel güzellik, zenginlik, makam gibi geçici nitelikler yerine, "iffetli/namuslu (muhsan)", "onurlu ve şahsiyetli", "dindar/ahlaklı (salih/saliha)" ve "denk olma" gibi vasıflar öncelikli tutulmuştur. "Kadın dört hususiyeti için nikah edilir; zenginliği, soyu, güzelliği ve dini/ahlakı. Sen dini güzel olanı tercih et ki elin bereket bulsun" (BOOK2024010813480000000005.pdf, s. 47) hadisi, dini ve ahlaki güzelliğin önemini vurgular. Denklik ve Uyum: Eşler arasındaki kültürel, sosyal ve ekonomik denklik, evlilik birliğinin sağlıklı oluşması ve eşlerin daha çabuk kaynaşması açısından önemlidir. Bu, hukuki bir zorunluluk olmasa da sosyal bir tavsiye niteliğindedir. Aile Birliğinin Korunması Mekanizmaları: Misak-ı Galiz: Nikâh akdi, Kur'an-ı Kerim'de "misâk-ı ğaliz" (güçlü bir sözleşme) olarak nitelendirilerek evliliğin kolay bozulacak bir kurum olmadığına işaret edilmiştir. (BOOK2024010813480000000005.pdf, s. 58). Dini ve Ahlaki Motivasyonlar: İslam hukuku, ailenin korunmasında sadece hukuki normlarla yetinmeyip, dini ve ahlaki ilkelerle de eşlerin sorumluluk bilincini pekiştirir. Eşler arasında sevgi, saygı, dayanışma ve mahremiyetin önemi vurgulanır. Şiddetin Yasaklanması ve Arabuluculuk: Aile içi şiddet kesinlikle yasaklanmıştır. "Kadınlarınız konusunda Allah'tan korkun. Siz onları, Allah'ın bir emaneti olarak aldınız ve onlarla beraberlik, Allah'ın kelimesi (nikâh) ile size helal oldu..." (BOOK2024010813480000000005.pdf, s. 70) hadisi, kadınlara karşı iyi muamelenin dini bir yükümlülük olduğunu belirtir. Geçimsizlik durumlarında ise boşanma öncesi hakemlerin müdahalesi gibi barışçıl çözüm yolları teşvik edilir. Kademeli Boşama Sistemi: İslam hukuku, boşanmayı kademeli hale getirerek (ric'î ve bâin talâk), aile birliğini kurtarmak için eşlere tekrar düşünme ve birleşme imkanı sunar. Modern Kanunlar ve İslam Aile Hukuku Arasındaki İlişki (Özellikle Türkiye ve Suudi Arabistan Örnekleri): 6284 Sayılı Kanun'un Değerlendirilmesi: Türkiye'deki 6284 Sayılı "Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun", İstanbul Sözleşmesi'nden etkilenerek hazırlanmış ve şiddetin tanımını oldukça geniş tutmuştur (fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü, ekonomik şiddet). Kaynak, bu geniş tanımın ve bazı koruyucu/önleyici tedbirlerin (örneğin evden uzaklaştırma, çocuklarla ilişkinin kısıtlanması) aile mahremiyetini zedeleyebileceği ve suiistimallere yol açabileceği eleştirisini getirmektedir. "Bir beyanla birbirinden uzaklaştırılan eşlere bir de zorlama hapsi verilmesi, birleşmenin bir daha olmamasını adeta garanti altına almaktadır." (BOOK2024010813480000000005.pdf, s. 99) ifadesi, mevcut uygulamanın olumsuz sonuçlarına dikkat çeker. Kaynak, Kanun'un "ailenin korunması" başlığına rağmen bu amacı tam olarak gerçekleştiremediğini ve boşanma oranlarının artışına paralel olarak evliliklerin azaldığını belirtir. Kanun'un İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi sonrası yeniden revize edilmesi ve İslam hukuku ilkeleriyle daha uyumlu hale getirilmesi gerektiği savunulur. Suudi Arabistan Ahvâl-i Şahsiyye Nizamı (2022): Suudi Arabistan, İslam aile hukukunu kanunlaştırma yoluna gitmiş ve 2022'de 252 maddelik Ahvâl-i Şahsiyye Nizamı'nı çıkarmıştır. Bu Nizam, boşanmayı kocanın tek taraflı iradesi (talâk), hul‘ (kadının bedel karşılığı boşanması), mahkeme feshi, eşlerden birinin vefatı ve lian gibi yöntemlerle düzenlemiştir. Talâk ve Mehir Dengesi: Nizam, kocanın tek taraflı boşama hakkını, ödediği veya ödeyeceği mehir ve evlilik harcamalarıyla dengelemektedir. Bu durum, "Türk Medeni Kanun'u uyarınca ülkemizde kusurlu eşe yüklenen tazminatı mahkemenin belirlemesinden daha âdil bir uygulama söz konusudur" (BOOK2024010813480000000005.pdf, s. 123) şeklinde yorumlanmaktadır. Hul‘ Uygulaması: Kadının bedel karşılığında boşanma talebi ve kocanın rızasıyla gerçekleşen hul‘, nezih bir ayrılık yöntemi olarak görülür ve aile mahremiyetinin korunmasına yardımcı olur. Mahkeme Feshi Halleri: Nizam, kocanın nafakayı vermemesi, eşlerden birindeki hastalık, şartlara uyulmaması, eşe zarar verme (kötü muamele), geçimsizlik, kocanın gaipliği/mefkutluğu gibi durumlarda mahkeme aracılığıyla evliliğin feshedilmesine imkan tanır. Bu fesih kararları, genellikle "beynûnet-i suğra" (küçük ayrılık) ile sonuçlanır, yani taraflar isterlerse yeni bir akitle tekrar evlenebilirler. Modern Yaklaşımlar: Suudi Arabistan Nizamı, geçmişteki katı Hanbelî görüşlerinden bazı noktalarda uzaklaşarak, İbn Teymiyye'nin görüşlerini benimsemiş ve günümüz şartlarına daha uygun esnek düzenlemeler getirmiştir. Özellikle kadının kusur isnat etmeden boşanma talebinde bulunabilmesi (aldığı mehri iade etmesi karşılığında) ve mahkemenin kocanın rızasına bakmaksızın fesih kararı verebilmesi, modern İslam hukukundaki önemli gelişmelerdendir. Nafaka Yükümlülüğü ve Boşanmaya Etkisi: Erkeğin Sorumluluğu: İslam hukukuna göre nafaka, evlilik birliği içerisinde kocanın eşine karşı üstlendiği temel maddi yükümlülüktür (yiyecek, giyim, barınma). Nafaka Eksikliğinin Sonuçları: Fakihler arasında, kocanın nafakayı kasıtlı olarak vermemesi veya maddi yetersizlik (i'sâr) nedeniyle temin edememesi durumlarında boşanma gerekçesi olup olmadığına dair farklı görüşler bulunur. Hanefîler genellikle feshi gerektirmezken, Malikî, Şafiî ve Hanbelî mezhepleri bu durumları belirli şartlar altında boşanma sebebi olarak kabul ederler. Güncel Kanunlarda Nafaka Eksikliği: Osmanlı Hukuk-ı Âile Kararnamesi ve günümüz Mısır, Pakistan, Ürdün, Irak ve Fas gibi İslam ülkelerinin aile hukuku kanunları, nafaka eksikliği, kocanın gaipliği/mefkutluğu ve hapis cezası alması gibi durumları boşanma gerekçesi olarak düzenlemişlerdir. Bu durumlar genellikle kadına mahkemeye başvurma ve evliliğin feshini talep etme hakkı vermektedir. Bu düzenlemelerde, klasik Hanefî görüşünden farklı olarak diğer mezheplerin (özellikle Malikî ve Hanbelî) yaklaşımlarının benimsendiği görülmektedir. En Önemli İddia ve Çıkarımlar: Ailenin Değişen Yapısı ve Hukukun Rolü: Aile kurumu tarihin farklı dönemlerinde olduğu gibi günümüzde de önemli değişimler yaşamaktadır. Bu değişimler, İslam Aile Hukuku'nun güncel meselelere uyarlanmasını ve yeni içtihatlar geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. İslam Hukuku'nun Dinamikliği: Kaynaklar, İslam hukukunun güncel meselelere çözüm üretebilen ve farklı mezheplerin görüşlerinden beslenerek esnek yaklaşımlar sergileyebilen dinamik bir yapıya sahip olduğunu vurgulamaktadır. Suudi Arabistan'daki yeni Nizam ve diğer İslam ülkelerindeki güncel kanunlar buna örnek teşkil eder. Modern Yasaların Aile Yapısına Etkisi: Türkiye'deki 6284 Sayılı Kanun gibi modern yasal düzenlemelerin, "ailenin korunması" amacını taşımalarına rağmen, bazı uygulamalarıyla (şiddet tanımının genişliği, ispat yükümlülüğü, mahremiyete müdahale) aile birliğine zarar verebileceği ve boşanmaları artırabileceği eleştirisi dile getirilmektedir. Adalet ve Denge Arayışı: İslam Aile Hukuku, evlilik ve boşanma süreçlerinde eşler arasında adil bir denge kurmayı hedefler. Kocanın boşama hakkı mehirle, kadının boşanma talebi ise bedel ödeme/mehir iadesiyle dengelenir. Bu, modern hukuk sistemlerindeki tazminat mekanizmalarından daha adil bir yaklaşım olarak sunulmaktadır, zira tarafların kendi kararlaştırdıkları mehir esas alınır. Toplumsal Algıların Etkisi: Kaynaklar, modern toplumlarda zina, eşcinsel birliktelikler gibi bazı davranışların normalleştirilmeye çalışılırken, çok eşlilik veya boşanma sistemleri gibi İslam hukukunun bazı ilkelerinin çağdışı olarak algılanabildiğini belirtir. Bu durum, ilim ehlinin bile bu algıların etkisinde kalabildiğine işaret eder ve İslam aile hukuku üzerinde yeniden düşünme çağrısı yapar. Psikolojik ve Sosyo-Ekonomik Boyutların İhmali: Aile içi sorunların yalnızca hukuki yollarla çözülemeyeceği, psikolojik, sosyo-ekonomik ve ahlaki boyutlarının da olduğu vurgulanır. Kanunların bu çok boyutlu yapıyı göz ardı etmemesi gerektiği belirtilir. ... Devamını Oku