1. Giriş: Valide Turhan Sultan ve Kütüphanesinin Oluşumu Bu çalışma, Valide Turhan Sultan'ın Yenicami'ye vakfettiği kitaplarla kurduğu kütüphaneyi incelemektedir. Valide Turhan Sultan (IV. Mehmed'in annesi), III. Mehmed'in annesi Safiye Sultan tarafından başlatılan ancak yarım kalan Yenicami Külliyesi'ni tamamlatmış ve 352 cilt kitap bağışlayarak cami içinde bir kütüphane oluşturmuştur. Mevcut bilgilere göre, Valide Turhan Sultan Osmanlı hanedanı kadınları arasında kütüphane kuran ikinci kişidir . Kütüphaneyi oluşturan kitapların incelenmesi, 17. yüzyılın bilim ve düşünce dünyasını aydınlatmak açısından önem taşımaktadır. Valide Turhan Sultan Hakkında Önemli Bilgiler: Kökeni ve Eğitimi: Ukraynalı, Rus, Romen, Macar, Ulah veya Çerkes kökenli olduğuna dair farklı bilgiler bulunmaktadır. 1627'de doğduğu, 12 yaşında Kırım Tatarlarına esir düştüğü ve Kösem Sultan'a hediye edildiği tahmin edilmektedir. Sarayda I. Ahmed'in kızı Atike Sultan tarafından eğitilmiştir. İktidar Mücadelesi: IV. Mehmed'in 1648'de tahta çıkmasıyla valide sultan olmuş, ancak ilk 8 yıl Kösem Sultan'ın gölgesinde kalmıştır. "Küçük Valide" olarak anılırken, Kösem Sultan "Büyük Valide" olarak biliniyordu. Yeniçeri ağalarının desteğine sahip Kösem Sultan'a karşı saray ağalarının desteğini alarak gücünü artırmış ve Kösem Sultan'ı bertaraf etmeyi başarmıştır. Bu durumun sonucunda Kösem Sultan öldürülmüş ve Turhan Sultan'ın gerçek anlamda valide sultanlık dönemi başlamıştır. Devlet Yönetimindeki Rolü: Kösem Sultan'ı bertaraf ettikten sonra, Valide Turhan Sultan ölümüne kadar devlet işlerinde etkili bir rol oynamış, bazı tarihçilere göre devletin birliğine ve bütünlüğüne önemli katkılar sağlamıştır. Ölümü ve Türbesi: 5 Temmuz 1683 tarihinde vefat etmiş ve vasiyeti üzerine Yenicami'de yaptırdığı türbeye defnedilmiştir. 2. Valide Turhan Sultan Kütüphanesinin Tarihsel Gelişimi ve İşleyişi Kuruluş Yeri ve Zamanı: Valide Turhan Sultan, 1660 İstanbul yangınının ardından yeniden yapımına karar verilen ve kendisi tarafından tamamlatılan Yenicami Külliyesi'nde, dönemin geleneğine uygun olarak bağışladığı kitaplarla bir kütüphane kurmuştur. Kitapların saraydan getirildiği bilinmektedir. İlk Konum ve Nakiller: Başlangıçta cami içindeki dolaplarda muhafaza edilen kitaplar, Valide Sultan'ın 1683'teki vefatının ardından vasiyeti gereği türbesine nakledilmiştir. 1725 yılında III. Ahmed'in türbenin yanına inşa ettirdiği kütüphane binasına taşınmıştır, çünkü türbe içine giriş çıkışların zorluğu nedeniyle kitaplardan yeterince faydalanılamadığı düşünülüyordu. Son Konum: Yenicami Kütüphanesi'ndeki kitaplar, 1914 yılında Sultan Selim Camii'nde kurulan kütüphaneye, ardından 1918 yılında Süleymaniye Kütüphanesi'ne aktarılmıştır. Valide Turhan Sultan'ın vakfettiği kitaplar halen Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. İşleyiş İlkeleri: Valide Sultan'ın iki vakfiyesinde kütüphanenin çalışma prensipleri belirlenmiştir. Buna göre, kütüphanede bir hâfız-ı kütüb (kütüphane görevlisi), bir kâtib-i kütüb (yazıcı) ve bir de mücellit (ciltçi) görevlendirilmiştir. Kitaplar rehin karşılığı ödünç verilmekte, ödünç verilen kitaplar için makbuz düzenlenmekte ve ad, bilim dalı, sayfa, form gibi bilgilerle kaydedilmekteydi. 3. Kütüphane Kaynakları ve Araştırma Yöntemi Serpil Sönmez'in çalışmasında üç ana tarihî kaynak kullanılmıştır: "Defter-i Kütüb-i Mevkûfe-i Vâlide Sultân": Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu'nda kayıtlı elyazması defter. Tarihi Temmuz 1683-Mayıs/Haziran 1711 arasına denk gelmektedir ve kütüphanenin en eski kayıtlarını içermektedir. Bu defterde Valide Turhan Sultan'dan "merhûme" olarak bahsedilmesi, defterin onun vefatından sonra tutulduğunu göstermektedir. "Turhan Vâlide Sultân Kütüphanesi Fihristi": Süleymaniye Kütüphanesi'nde mikrofilm olarak kayıtlı elyazması defter. Rebiülahir 1123 (Mayıs/Haziran 1711) tarihinde Hafız-ı Kütüb Mustafa Efendi'nin Medine Kadılığı'na atanması üzerine hazırlanmıştır. Bu fihristin, ilk defterin güncellenmiş hali olduğu anlaşılmıştır. "39 Numaralı Devr-i Hamîdî Fihristi": Sultan II. Abdülhamid döneminde hazırlanmış ve matbu olarak basılmış bir fihristtir. Valide Turhan Sultan'ın vakfettiği kitaplar 77 ile 102. sayfalar arasında yer almaktadır. Bu fihrist, el yazması defterlerdeki bazı kitapların tam isimlerini ve yazarlarını tespit etmek ve kütüphanenin 200 yıllık serencamını ortaya çıkarmak açısından değerli bir kaynaktır. Araştırma Yöntemi: Kitap Eşleştirmeleri: Kütüphanedeki değişimi değerlendirmek için en eski kaynak olan "Kütüb-i Mevkûfe-i Valide Sultân" defterindeki kitaplar ile "39 Numaralı Devr-i Hamîdî Fihristi"ndeki kitaplar eşleştirilmiştir. Fiziksel inceleme olanağı olmadığından bazı hatalar olabileceği belirtilmiştir. Yazma Nüsha Sayılarının Tespiti: Kitapların dönemin bilim dünyasındaki yerini ve bilinirliğini belirlemek amacıyla, Türkiye genelinde her bir kitabın kaç adet yazma nüshasının bulunduğu Yazmalar Veri Tabanı'nda (yazmalar.gov.tr) taranmıştır. Bu taramada yazar adı kaydedilmiş eserler esas alınmış, ancak bazı istisnalar yapılmıştır. Veri tabanındaki imla standardı eksikliği ve yazar/eser adı kayıtlarındaki boşluklar, tarama sürecinde karşılaşılan zorluklar olarak belirtilmiştir. Transkripsiyon: Defter-i Kütüb-i Mevkûfe-i Vâlide Sultân ve 39 Numaralı Devr-i Hamîdî Fihristi'nin günümüz alfabesine aktarımında basit transkripsiyon yöntemi kullanılmıştır. Katip hataları (yazar isimlerindeki yanlış yazımlar) düzeltilerek yazılmıştır. Devr-i Hamîdî Fihristi'nin transkripsiyonunda Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi rehber alınmıştır. 4. Kütüphanedeki Önemli Eserler ve Bilim Alanlarına Göre Dağılımı Valide Turhan Sultan Kütüphanesi'nde yer alan bazı önemli eserler ve yazarları şunlardır: Fıkıh:Şerhü’l-Vikâye (Abdullah b. Mesud el-Mahbûbî): Hanefi mezhebinde muteber bir fıkıh metni olan Vikâyetü’r-rivâye'nin en meşhur şerhidir. Osmanlı medreselerinde temel eserlerdendi. el-Hidâye fî Fürûʿi’ l-Hanefîyye (Burhânüddîn Ali b. Ebî Bekir el-Merginânî): Hanefi mezhebinin en bilinen ve güvenilen metinlerinden biridir. Medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur. el-Muğnî fî Usûli’l-fıkh (Celâlüddîn Ömer b. Muhammed el-Habbâzî): Hanefi fıkıh usulünde ders kitabı olarak okutulmuştur. Muhtasaru’l-Kudûrî (Ebü’l-Hüseyin Ahmed el-Kudûrî): Yüzyıllarca ders kitabı olarak okutulmuş, sade diliyle halk arasında da ilgi görmüştür. Câmiʿ u’l-fusûleyn (Bedrüddîn Mahmud b. İsmail eş-şehîr bi-İbn Kâdî-yı Simâvna): Muâmelât ve yargılama hukuku konularını sistemli ele almasıyla Osmanlı müftü ve kadıları tarafından uzun süre müracaat kitabı olarak kullanılmıştır. Fetâvâ Feyziyye (Burhânüddîn İbrahim b. Abdurrahman el-Kerekî): Hanefî fıkhına dair klasik sistematiğe uygun bir fetva kitabıdır. Mecmaʿ u’l-bahreyn ve mültekâ’n-nehreyn (Muzafferüddîn Ahmed b. Ali es-Sââtî el-Bağdâdî): Hanefi fıkıh literatürünün dört temel kitabından biridir. Tefsir:Tefsîru Kurtubî el-müsemmâ bi-Câmiʿ i ahkâmi’l-Kur’ân (Ebû Abdullah b. Ebî Bekir el-Kurtubî): Yazarın en önemli çalışmasıdır, Kur'an'ın hükümlerini açıklayan ansiklopedik bir tefsirdir. Envâri’t-tenzîl ve esrârü’t-teʾ vîl (Nasrüddîn Abdullah b. Ömer el-Beyzâvî): Osmanlı medreselerinde tefsir derslerinde okutulan başlıca eserlerdendir. Tefsîru Ebi’s-Suûd el-müsemmâ bi-İrşâdi’l-ʿ akli’s-selîm (Ebü’s-Suûd b. Muhammed el-İmâdî): Kur'an-ı Kerim'in fesahat ve belagatı üzerinde duran önemli bir tefsirdir. Tefsîrü’ l-kebîr el-müsemmâ bi-Mefâtîhi’ l-gayb (İmâm Fahrüddîn Muhammed b. Ömer er-Râzî): Râzî'nin en önemli Kur'an tefsiridir. Teʾ vîlâtü’l-Kurʾ ân el-müsemmâ bi-Teʾ vîlâti’ l-Kâşânî (Kemâlüddîn Abdürrezzak b. Cemâlüddîn el-Kâşî): Sufi bir tefsirdir. Hadis:Mişkâtü’l-mesâbîh (Abdullah el-Hatîb et-Tebrîzî): Begavî'nin Mesâbîhu’s-sünne eserini tamamlamak için yazılmış, Osmanlı medreselerinde temel eserlerdendir. Sahîhu’l-Buhârî (Hâfızüddîn Muhammed b. İsmail el-Buhârî): Sadece sahih hadisleri bir araya getiren ilk eserdir ve halk arasında da meşhurdur. Sünenü İbn Mâce (Ebû Abdullah Muhammad b. Mâce el-Kazvînî): Kütüb-i sitte'nin altıncı kitabı olarak kabul edilir. Mesâbîhu’s-sünne (Ebû Muhammed Hüseyin b. Mesud el-Ferrâ el-Begavî): Güvenilir hadis kaynaklarından seçilmiş hadisleri içerir, Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. Şerhü’l-Müslim el-müsemmâ bi’ l-Minhâc (Ebû Zekeriya Yahya b. Şerefüddîn en-Nevevî): Sahîh-i Müslim'in önemli şerhlerindendir. Riyâzü’s-sâlihîn (Ebû Zekeriya Yahya b. Şerefüddîn en-Nevevî): İslam ahlak ve adabı hakkında güvenilir hadisleri bir araya getirmiştir. Tıp:el-Kânûn fi’t-tıb (Ebû Ali Hüseyin b. Abdullah el-maʿrûf bi-İbn Sînâ): Orta çağ tıbbının önde gelen temsilcisi İbn Sînâ'nın tıp alanındaki en önemli eseri olup Latince, İbranice, Türkçe gibi birçok dile çevrilmiştir. Mûcezü’l-Kânûn fi’t-tıb (Alâüddîn Ali b. Ebü’l-Hazm el-Kareşî): İbn Sînâ'nın el-Kanûn fi’t-tıb eserinin özetidir ve Osmanlı tıp eğitiminde kullanılmıştır. et-Teʿ âlîm fî ʿİlmi’t-tıb (Hızır b. Ali el-maʿ rûf bi-Hacı Paşa): Anadolu'nun İbn Sînâ'sı olarak anılan Hacı Paşa'nın eseridir, meşhur hekimlerin bilgilerini ve kendi tecrübelerini bir araya getirmiştir. Zahîre-i Harezmşâhî (Zeynüddîn İsmail b. Hasan el-Cürcânî): Tıp hakkında Farsça yazılmış ilk ansiklopedik eser olduğu tahmin edilmektedir. el-Câmiʿ li-müfredâti’l-edviye ve’l-agziye (Ziyâüddîn Abdullah b. Ahmed el-Malakî): Basit ilaçlar konusundaki Arapça kitapların en önemlisi ve güvenilir olanıdır. Tarih ve Siyer:Vefeyâtü’l- aʿ yân fî Enbâ’ü ebnâ’i’z-zamân (Ebü’l-Abbas Ahmed b. Muhammed el-maʿ rûf bi-İbn Hallikân): İslam'ın başlangıcından kendi zamanına kadar 800'den fazla kişinin biyografisini içeren, alanındaki en eski eserlerden biridir. el-Bidâye ve’n-nihâye (Ebü’l-fidâ İsmail eş-şehîr bi-İbn Kesîr ed-Dımaşkî): Genel bir İslam tarihi eseridir, yazarın büyük tarihçiler arasında yer almasını sağlamıştır. el-Mevâʿiz ve’l-iʿ tibâr fî Zikri’l-hıtat ve’l-âsâr (Takiyyüddîn Ahmed b. Ali el-Makrîzî): "Hıtat" türü kitapların en ünlüsü olup Mısır'ın topografyası ve tarihi hakkındadır. Târîhu’l-hulefâ’ (Celâlüddîn Abdurrahman b. Ebî Bekir es-Süyûtî): Hz. Ebû Bekir'den itibaren halifelerin hayatını ve dönemlerindeki olayları kronolojik sırayla ele almıştır. Muʿ cemü’l-büldân (Yakut b. Abdullah el-Hamevî): Günümüze ulaşan en büyük coğrafya ansiklopedisidir. Dil ve Edebiyat:El-Elfiyye fi’n-nahv (Cemâlüddîn Muhammed el-maʿ rûf bi-İbn Mâlik): Arapça dil bilgisi alanının en önemli eserlerinden biridir, Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. el-Mufassal fi’n-nahv (Ebü’l-Kâsım Mahmud b. Ömer ez-Zemahşerî): Arapça dil bilgisine dair olup 12. ve 13. yüzyıllarda doğu ülkelerinde yegane ders kitabı olarak okutulmuştur. el-Mutavvel ʿale’t-Telhîs (Saʿ düddîn Mesud b. Ömer et-Teftâzânî): Belagat ilmine dair önemli bir şerhtir ve Osmanlı döneminde medreselerde ders kitabı olarak okutulmuş, İstanbul ruûsu sınavlarında ibare seçilmiştir. Şerhü Kitâbı Sîbeveyhî (Ebû Said Hasan b. Abdullah es-Sîrâfî): Sîrâfî'ye şöhret kazandıran nahiv ve lügat alanındaki önemli bir şerhtir. Bilim Alanlarına Göre Oranlar (17. Yüzyıl Sonu): Fıkıh: ~%22,7 Tefsir: ~%11 Tarih ve Siyer: ~%10,5 Hadis: ~%10 Kur'anlar: ~%7 Tasavvuf: ~%6,5 Bu oranlar 19. yüzyıl sonu için de benzerdir, fıkıh eserleri kütüphanenin dörtte birinden fazlasını oluşturmaya devam etmiştir. Bilinirlik Düzeyi Yüksek Eserler: Türkiye genelinde en fazla yazma nüshası bulunan eserler arasında Tefsîrü’l-Beyzâvî, Sahîhu’l-Buhârî, Metn-i Ferâiz (el-Ferâizü’s-Sirâciyye), Muhtasaru’l-Kudûrî, Şerhü’l-Vikâye, eş-Şifâ fî Hukûki’l-Mustafâ, Şerhü’l-Merâh, el-Mutavvel ʿale’t-Telhîs, Şerhü Ferâ’izi’s-Sirâciyye, Mesâbîhu’s-sünne, el-Muhtasar ʿ ale’t-Telhîs, el-Hidâye fî Fürûʿi’ l-Hanefîyye, Şerhü’l-Kâfiye, Tefsîrü’l-kebîr el-müsemmâ bi-Mefâtihi’l-gayb, İhyâ’u’l-ʿ ulûm, Şerh-i Mecma‘ li İbn Melek, Et-Telvîh fî Keşfi hakâyıki’t-Tenkîh, Tefsîru Ebi’s-Suʿ ûd, el-Vikâye fî Mesâ’ili’ l-Hidâye, Kasidetü’ş-Şâtıbîyye, Hâşiye ʿ ale’l-Beyzâvî, Tefsîru Ebi’l-Leys ve Şerhü’l-Müslim yer almaktadır. Bu eserlerin hepsinin Türkiye genelinde yüzün üzerinde yazma nüshası mevcuttur. Osmanlı Medreselerinde Okutulan Eserler: Kütüphanedeki birçok eser, Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. Bunlar arasında İbn Mâlik'in el-Elfiyye'si, Teftâzânî'nin et-Telvîh, Mutavvel ve Muhtasar isimli eserleri, Şâtıbî'nin Şâtıbîyye'si, Beyzâvî'nin Tefsîr'i, Cürcânî'nin Şerhü’l-Mevâkıf, Şerhü’l-Miftâh, Hâşiye ʿala şerhi’t-Tecrîd ve Şerhü Ferâ’izi’s-Sirâciyye isimli eserleri, Buhârî'nin Sahihi Buhârî'si, Begavî'nin Mesâbîhu’s-sünne'si, İbn Melek'in Şerhü Meşârikı’ l-envâr ve Şerhü Menâri’l-envâr'ı, Kâdî İyâz'ın eş-Şifâ'sı, Merginânî'nin Bidâyetü’l-mübtedî ve Hidâye'si, Bâbertî'nin el-İnâye'si, Sadrüşşerîa'nın Şerhü’l-Vikâye'si, Kudûrî'nin Muhtasar'ı, Nevevî'nin Minhâc'ı, Zeylaî'nin Şerhü’l-Kenzi’d-dekâyık'ı, İbn Kudâme'nin Muğni'si, Pezdevî'nin Usul'ü, Molla Hüsrev'in Mir’ât'ı, Habbâzî'nin el-Muğnî'si, Secâvendî'nin Ferâ’iz'i, Hatîb et-Tebrîzî'nin Mişkâtü’l-Mesâbîh'i, Kadı-zâde Rûmî'nin Şerhü Eşkâli’t-te’sîs'i, Nesefî'nin Manzûmetü’n-Nesefî'si, Müzenî'nin Muhtasar'ı ve Burhânüşşerîa'nın Vikâye'si yer almaktadır. 5. Kayıp ve Eksik Eserler Kütüphanenin kuruluşundan 18. yüzyıl başlarına kadar geçen sürede sadece üç cilt kitap eksilmiştir. Bunlardan Tefsîr-i Kebîr li-İmâm Fahriddîn er-Râzî (4 cilt), Tefsîru Kâşânî, Şerh-i Kitâb-ı Sîbeveyh ve Tefsîru Bahri’l-hakâyık adlı eserler Mirza Efendi'nin evinde çıkan yangında yok olmuş, ancak yerlerine yenileri veya eksik bir nüshası temin edilmiştir. Şerhi Sahîhi Müslim'in birinci cildi zayi olmuş ve yerine Şerh-i Tecrîd isimli kitap konulmuştur. Kitâb-ı Molla Câmî ise ödünç alan kişi tarafından geri getirilmemiş ve temin edilmesi için tembih olunmuştur. Kitâb-ı Şerh-i Miftâh yerine Kunye isimli kitap temin edilmiştir. "Defter-i Kütüb-i Mevkûfe-i Valide Sultân"daki 28 kitap ile Devr-i Hamîdî fihristindeki 24 kitap eşleştirilememiştir. Bu durum, Valide Turhan Sultan'ın vakfettiği ilmi kitapların (328 cilt) yaklaşık %91'inin (300 cilt) 19. yüzyıl sonuna kadar korunduğunu göstermektedir. 6. Dil ve Yazı Türleri Dil: Fihrist kayıtlarına göre eserlerin yaklaşık %93'ü Arapça, %6.08'i Farsça ve %0.92'si Türkçedir. Bu durum, dönemin baskın bilim dilinin Arapça olduğunu açıkça göstermektedir. Yazı Türleri: Eserlerin %42.42'si nesih, %26.6'sı Arap, %16.6'sı ta'lik, %13.3'ü muhtelif ve çok küçük bir yüzdesi (%0.6) sülüs hat ile yazılmıştır. Kütüphanede sadece bir adet matbu eser bulunmaktadır. En çok nesih hattının tercih edildiği görülmektedir. 7. Sonuç Valide Turhan Sultan Kütüphanesi, 17. yüzyıl Osmanlı ilim ve fikir dünyasının anlaşılması açısından önemli bir kaynaktır. Kütüphanenin, özellikle fıkıh, tefsir, tarih, siyer ve hadis gibi İslami bilim dallarındaki zengin koleksiyonu, dönemin eğitim ve kültürel yaşamına ışık tutmaktadır. Eserlerin büyük çoğunluğunun Arapça olması, Arapçanın bilim dili olarak baskın konumunu vurgulamaktadır. Ayrıca, kütüphane koleksiyonunun yüzyıllar boyunca büyük ölçüde korunmuş olması, Osmanlı dönemindeki kütüphanecilik ve kitap saklama geleneğinin titizliğini göstermektedir. Kütüphanedeki ders kitaplarının yoğunluğu, medreselerdeki müfredat hakkında da değerli bilgiler sunmaktadır. ... Devamını Oku