1. Şehrin Coğrafyası ve Altyapısı (Louis Salvator, MS 1873) Konum ve Toprak Yapısı: Lefkoşa, Mesarya ovasında deniz seviyesinden 45 metre yükseklikte, çevresindeki ovadan ise yaklaşık 3 metre yüksekte kurulmuştur. Toprak marnlı (kireçli), bazı yerlerde çakıllı ve killidir. İklim: İklim sağlıklıdır ancak yerlilerde sık sık göz iltihabı görülür. Yazlar çok sıcak, özellikle kuzey rüzgarları dağlar tarafından engellendiğinde bu durum artar. Geceler serindir. Kışlar ılımandır, kar nadiren yağar (Oca k ayında). En soğuk aylar Ocak ve Şubat'tır. Mart ayında bitkiler çiçek açar. Doğal Afetler: Şehir ve ada genelinde depremler yaşanır, ancak Limasol kadar şiddetli değildir. En son önemli deprem 1852'de büyük hasara yol açmamıştır. Depremler genellikle yaz aylarında, özellikle Haziran'da meydana gelir. Su Kaynakları ve Sel Felaketleri: 1859'da Pidias (Kanlı Dere) nehrinin taşmasıyla büyük bir sel felaketi yaşanmıştır. Bu tarihten sonra suların yükseldiği vakit Baf Kapısı kapatılmıştır. Pidias genellikle kurudur ve daha çok bir dere görünümündedir. Şehre iki su kemerinden temiz su sağlanır: Arabahmet Suyu (Baf Kapısından girer ve en iyisidir) ve diğeri Girne Kapısına kadar surları takip edip Mağusa Kapısından girer. 2. Şehrin Surları ve Kapıları (Louis Salvator, MS 1873) Venedik Surları: Şehrin etrafını çeviren surlar (Muraglia) 1567 yılında Venedikliler tarafından inşa edilmiştir. Uzunluğu 5700 metre olup dikdörtgen şekilli yekpare taşlardan yapılmıştır. Etrafında yürüme yolu bulunan bir hendek vardır. Surların alt kısmında küçük bir hendek duvarı bulunur, üzerinde daha dik ikinci bir duvar yer alır. Burçlar: Muraglia'dan ileri doğru uzanan on bir burç bulunmaktadır. Her birinin yandan ateş etme yerleri ve bazı burçların eğimli yüzeylerle çevrili duvar eteklikleri vardır. Kapılar: Surlarda üç ana kapı bulunur: Mağusa Kapısı (doğu), Girne Kapısı (kuzey) ve Baf Kapısı (batı). Güney kısmında kapı yoktur. Kapılar güneş batınca kapanır, doğunca açılır ve özel izin olmadan geçiş yasaktır. İyi durumdaki toplar İstanbul'a gönderilmiştir. Mağusa Kapısı: Larnaka Yolu'nun başlangıcı olması nedeniyle en önemlisidir. Sade bir dış görünümü vardır ve tabyalarla korunur. Giriş bölümünde kubbeli bir oda, kafesli pencere ve hücremsi girintiler bulunur. İç kısımda eski Türkçe yazılı bir kalkan duvarı ve Gotik bir saçağın altında mermer tanklı bir su kaynağı vardır. Çevresindeki Yaşam: Kapının yakınlarında lepra hastaları sadaka dilenir, Türk ve Rum mezarlıkları bulunur. Girne Kapısı: Üstünde Türkçe kitabe, tonozlu girişi ve küçük bir kule şeklinde yapısı vardır. İdari memur için kubbeli bir oda ve muhafız odası bulunur. Üç Türk ve dört küçük Venedik topu ile küçük bir çeşme yer alır. Kapının sağında duvara gömülü aşınmış aslan figürü vardır. Çevresi: Dışında kerpiç duvarlarla çevrili büyük bir Türk mezarlığı bulunur, çoğu bakımsızdır. Ortasında iki mezarlı bir kubbe vardır; biri Genç Abdal'a aittir. Baf Kapısı: Dar duvar içinde kemerli bir yol oluşturur. Üzerinde aynı isimde "Kışla" veya askeri baraka bulunur. Kışla'da 300-400 asker kalmaktadır. Yanında Arabahmet Suyu'nu taşıyan su kemerleri şehre girer. Kapının önünde kereste pazarı ve çömlek imal edilen Tahahane bulunur. Bayraktar Burcu: Surların güney kısmında yer alır. Türklerin 9 Eylül 1570'te şehre girdikleri burçtur. Zafer anısına Bayraktar Camisi inşa edilmiştir. 3. Şehrin Semtleri, Bahçeleri ve Binaları (Louis Salvator, MS 1873) Semtlerin Bölünmesi: Lefkoşa, ırksal nüfusa göre ayrılmış semtlere sahiptir. Türkler Tahta Kale Camii çevresinde, özellikle Girne ve Baf Kapıları arasındaki bölgede yoğunlaşmıştır. Rumlar ise Piskoposluk binasından Ayia Sophia'ya (Selimiye Camii) kadar olan bölgeyi tercih etmişlerdir. Ermeniler Türk nüfusu ile karışık yaşamaktadır. Sokaklar ve Evler: Sokaklar dardır ve dolambaçlıdır, genellikle isimleri yoktur veya yöre ile tanımlanır. Sokak isimleri Türkçe ve Rumca mavi levhalarda beyaz harflerle yazılıdır. Evler numaralandırılmıştır. Yollar düzgün olmayan taşlarla kaplıdır. En önemli cadde Tripiodis (Paşa Mahallesi), sonra Tahta Kala gelir. Mimari: Çok az sayıda taş bina bulunur. Deprem endişesiyle çoğu ev büyük kerpiçten yapılmıştır. 1000 kerpiç 100 piastreye (yaklaşık 1 sterlin) mal olur. İnşaat hızlıdır ve evler ucuzdur (iyi bir bina yaklaşık 200 sterlin). Kerpiç evler 100 yıl ayakta kalabilir ancak sık bakım gerektirir. Temeller genellikle antik taşlardan yapılır. Türk Evleri: Kafesli pencereleri olan çıkıntılı köşkler (cumbalar) bulunur. Çatılar ileriye doğru uzanır ve ahşap oluklarla yağmur suyunu boşaltır. Damlar doğranmış samanla yoğrulmuş kille kaplıdır. Kapı girişlerinde ay ve yıldız motifleri bulunur. İç kısımlarda, kapıdan içerinin görülmesini engelleyen panolar, bahçeye bakan oturma odaları ve Gotik tarzı kemerli tavanlar yaygındır. Zeminler ve tavanlar mermer plaklarla döşenir. Odalarda divanlar, bakır mangallar ve cibinlikli yataklar bulunur. Rum Evleri: Genellikle yeni evlerde otururlar, havadar oturma odaları vardır. Duvarlar boyunca geniş divanlar bulunur. Mutfaklar alt kattadır, ocak duvar köşesindedir. Birçok evin fırını ve su kuyusu bulunur. Önemli Yapılar: Yeni Cami Sokak'taki "Kaloiro Ali Efendi Konak" (İyi ihtiyar Ali Efendi Konağı) Gotik tarzı kemerli bahçe giriş kapısına sahiptir, ancak harap haldedir. Çelebi Yanko'ya ait iki katlı, kesme taş bloklardan yapılmış Rum evi de Ayios Andonios Sokağı'ndadır. Bahçeler: Hemen her evde hurma ve portakal ağaçlarının bulunduğu bahçeler vardır. Şehir sınırları içinde halka açık bahçeler de bulunur. Bahçeler sarnıçlardan veya su kanallarından sulanır. Çeşitli meyveler (limon, portakal, kayısı, harnup, nar, hurma) ve sebzeler (havuç, soğan, lahana) yetiştirilir. Çekirge sorunu Richard Matei'nin çabalarıyla çözülmüştür, ancak asma küfü hala sorun teşkil eder. 4. Camiler, Tekkeler ve Aziz Mezarları (Louis Salvator, MS 1873) Aya Sofya (Selimiye Camii): Adadaki ana cami olup, Gotik tarzı eski bir kiliseden dönüştürülmüştür. Orta kısım ve iki yan bölümden oluşur. Tavanı orijinal olarak silis içeren kireç tabakasından yapılmıştır. Işığını üç büyük ve iki çift Gotik pencereden alır. Bitmemiş kulelerin bir kısmı, yaprak oyma süslemeleriyle dikkat çeker. İçinde döner merdivenli minareler bulunur. Caminin hizmetinde beş müezzin bulunur. Duvarları kireç suyu ile badana edilmiş ve Türk zevkini memnun etmek için de sütunlar ve sütun başlıkları kırmızı, yeşil ve sarı çizgilerle boyanmıştır (Franz von Löher). Kilisenin Vaftiz Bölümü: Aya Sofya'nın sağ tarafında yer alır, tahıl ambarı olarak kullanılır. Gotik tarzı pencereler ve kemerli kornişli bir kubbesi vardır. Haydar Paşa Camii (Azize Katerina Kilisesi): Azize Katerina'ya adanmış eski bir kiliseden dönüştürülmüştür. Giriş kapısı zarif Gotik tarzındadır. Sağ tarafta beceriksizce yapılmış bir minare yükselir. İç kısmı badana edilmiş ve zarar görmüştür. Mihrap ve mimber sağ taraftadır. Ömerge Camii (Aziz Nikola Kilisesi): Eski bir kiliseden dönüştürülmüştür. Mezarlığın ortasında yer alır. Giriş kapısında mermer sütunlu bir çeşme bulunur. Ön kısmında yatık bir minare yer alır. Diğer Camiler:Bayraktar Camii: Önünde su değirmeni ve su yalağı bulunur. Gotik tarzı kemerli damı, kafesli bölümü ve minaresi vardır. Lefkoşa'ya ilk giren Türk'ün mezarı buradadır. Tahta Kala Camii: Çok küçük olup, Türk tarzı kafesli pencereleri ve yuvarlak kubbesi vardır. Yeni Cami: Mezarlığın ortasına inşa edilmiştir. Bir zamanlar kilise olan eski bir caminin kalıntıları üzerine yapılmıştır. Paşa'nın mezarı caminin yanındaki kubbededir. Laleli Camisi: Yüksek palmiye ağaçlarının yanındadır, ince uzun bir minaresi vardır. Saray veya Saraymus Camisi: Sarayın tam karşısındadır. Dükkanlar (Önü) Camisi (Mehmet Said Camisi): Ön kısmında yassı Gotik kemer, minaresi ve çeşmesi vardır. Arabahmet Camisi: Lefkoşa'nın en güzel camilerinden biridir. Giriş kapısında zincir bulunur. Bahçesinde portakal ve palmiye ağaçları ile mezarlar yer alır. Güzel bir minber ve mihrabı vardır. Turuslu Camisi: Girişinde asma çardağı, sekiz köşeli çeşme ve dev bir hurma ağacı bulunur. İplik Pazarı Camisi: Küçük bir minaresi ve kemerli salonu vardır. Stavros Mısır Camisi (Mısırigu Camii): Eskiden Kutsal Haç'ın Rum Kilisesi idi. Mevlevi Tekkesi: Girne Kapısından başlayan sokakta otuz altı dervişin kaldığı bir Türk manastırı bulunur. Sema odası üç kemerle desteklenir. Altında on beş mezar bulunan altı kubbeli koridor vardır. Şeyhlerin mezarlarının üstünde yeşil türban ve taştan derviş sarığı bulunur. Ahmet Paşa'ya ait bir mezar da buradadır. 1930 tarihinde ölen son şeyhin mezarı da buradadır. İçinde Augustino Canali isminin yazılı olduğu beyaz mermer bir lahit de bulunur. Sema törenleri her altı haftada bir düzenlenir ve izlenebilir. Kutsal Mezarlar: Lefkoşa'da birkaç kutsal mezar bulunur. Biri Asım Efendi Sokakta, Azize Katerina Kilisesi arkasındadır. Üzerinde yeşil bir örtü ve bayrak bulunur. Diğeri Turuslu Camii yakınında yedi mezar içerir. Yeni Camii'den birkaç adım uzakta yolun sol tarafında üç mezar daha bulunur, üzerlerine küçük kurdeleler asılmıştır. 5. Kiliseler ve Manastırlar (Louis Salvator, MS 1873) Genel Durum: Hıristiyan döneminde Lefkoşa'da 250 kilise olduğu söylenir. Bir Katolik ve bir Ermeni kilisesi dışında tümü Rum Ortodoks Kilisesi'ne aittir. Genellikle küçük taş yapılardır, bazıları çan kulesizdir (1856'dan itibaren izin verilmiştir). İç avluları zeytin ağaçlarıyla süslüdür. Kiliselerde yabancıların kalması için odalar bulunur. Önemli Kiliseler:Faneromeni Kilisesi: Lefkoşa'nın en eski kilisesidir, yıkılıp yerine üç bölümlü yeni bir kilise inşa edilmektedir. Tripiotis Kilisesi: Şimdi var olan kiliselerden en eskisidir. Üç gruplu kemerli çatısı ve kaba oyma işli ana ahşap kapısı vardır. Yeni yapılmış çan kulesi sağdadır. Ayios Savas Kilisesi: Tripiotis Kilisesi yakınında yeni yapılmıştır. Kiremit çatılı ve küçük bir çan kulesi vardır. Ayios Yoannis (Joannis) Kilisesi: Başpiskoposluk sarayının kilisesidir. Sade ve sağlam bir yapıdır, kemerli çatısı boyanmıştır. Ayios Andonis Kilisesi: Düz payandaları ve yeni çan kulesi ile zariftir. Ayios Yakovu (Jakovos) Kilisesi: Küçük bir yapıdır, dört yarım kasnak biçimli kemeri ve kubbesi vardır. Hrisaliniotissa Kilisesi: İki dairesel kubbesi ve yeni duvar tipi çan kulesi vardır. Ayios Kassianos Kilisesi: Yeni bir kilisedir, çan kulesi yoktur. Ayios Yeoryios Kilisesi: Küçük bir kilisedir, bir mihrabı ve büyük bir bahçesi vardır. Ayios Lukas Kilisesi: Üç kemerli giriş verandası ve sağda çan kulesi vardır. Panayia Ermeni Kilisesi: Dört köşe direkler üstüne oturan dört ucu sivri kemerden oluşan girişi vardır. Kutsal yerin yarım daire şeklindeki basamağının hemen yanında, 1322 yılında ölen Mary de Bassan'ın ve 1362 yılında ölen John Thenoure'nin mezarları bulunur. Kutsal Haç Katolik Manastırı: İçinde beş İspanyol ve İtalyan keşiş kalır. Kilise küçüktür, kemerli çatısı ve iki mihrabı vardır. 1733'te inşa edilmiş, 1863'te uzatılmıştır. Büyük bir bahçesi bulunur. Manastır, Lady (Meryem Ana) şapeli ve Aziz Thomas Aquinas şapeli gibi önemli tarihi detayları barındırır (Rupert Gunnıs). Manastırlar: Mahera ve Çikko (Kykko) Manastırları Lefkoşa bölgesindeki en büyük manastırlardır. Çikko Manastırı 1100'lü yıllarda Alexios Comnenus döneminde kurulmuştur. Mahera Manastırı ise Tripiotis Kilisesi'nin arkasında yer alır. 6. Halk Açık Binalar, Hamamlar, Hanlar ve Pazar Yerleri (Louis Salvator, MS 1873) Saray (Palas): Göze hoş gelmeyen, geniş bir yapıdır. Bir yüzü meydana bakar, üç çınar ağacı ve kahvehaneler bulunur. Girişinde çirkin bir St. Mark aslanı vardır. Kemerli bir geçiş koridoru ile asimetrik kare şeklinde geniş bir iç avluya açılır. Yöneticiye ait kabul odası ve hapishane bulunur. 1904 yılında yıkılarak Yeni Konak'a yerini bırakmıştır (Sir Harry Charles Luke). Hapishane: Saraya bitişik olup, Türk yönetimi altındaki idari birimler için merkezi hapishane görevi yapar. 300 mahkûm genellikle diğer bölgelerdendir. Hıristiyanlar ayrı tutulur. Telgraf Dairesi: Saraydan uzakta, Kadı'nın (Hakim) evi yakınındadır. Başpiskoposluk Binası: Düzensiz bir yapı olup, avlusu kerpiç evler ve sütunlarla çevrilidir. İçinde Ayios Yoannis Kilisesi bulunur. Başpiskopos Mavkaristatos, mor cüppe giyer ve imzası kırmızı mürekkeple atılır. Başpiskoposluk binası çevresinde üç yüz erkek çocuğu papazlık için, elli öğrenci hatip olarak eğitim almaktadır. Kız okulu (Partenagoyo) da bulunur. Sultan Mahmut Medresesi: Aya Sofya'nın arkasında bulunur. Kubbeli ve kemerli çatılı bir köşe evidir. İçinde Kuran ayetleri asılı olup erkek çocuklara ilim eğitimi verilir. Küçük bir kütüphanesi bulunur. Hamamlar: Lefkoşa'da sekiz sıcak hava hamamı bulunur. Genellikle Türk tarzında inşa edilmişlerdir, mermer zeminleri ve sekizgen su tankları vardır. Öğleden önceki saatler erkeklere, öğleden sonraları kadınlara ayrılmıştır. Büyük Hamam ve Ömerye Hamamı devlete aittir. Emir Hamamı ve Yeni Hamam özel mülktür. Hanlar: Beş Türk hanı bulunur: Büyük Han, Kumarcılar Hanı, Tüccar Başı Hanı, Basmacıları Hanı ve Ali Efendi Hanı. Büyük Han en büyüğüdür ve on bir ucu sivri kemerden oluşan verandası vardır. İç avlusunda yedi kemer bulunur. Ortada bir su kaynağı ve küçük bir cami bulunur. Pazar Yerleri (Çarşılar): Lefkoşa'da yirmi üç çarşı bulunur ve sosyal hayatın merkezidir. Mağusa ve Baf Kapıları arasında uzanır. Dükkanlar Türk tarzı kepenklere sahiptir. Küçük kuyular ve asma gölgelikler bulunur. Çarşı Çeşitleri: Manifaturacılar, terziler, patiska, halı-kilim, deriler, ayakkabı imalatçıları, iplikçiler, marangozlar, arabacılar, bakırcılar, gümüşçüler, demirciler, çanak çömlekçiler, tuhafiyeciler, meyhaneler, sebze ve kasap, balıkçılar, helvacılar, kadınlar (elişi, örgü), pamuk ipliği ve kumaşı, un, buğday ve arpa, katır pazarı. Ticari Hayat: Patiska, halı, kilim ve deri ürünleri imal edilir. Helva yapımı ilgi çekicidir. Seyyar salep, yağ, tuz ve su satıcıları bulunur. Türk berberleri ve kahvehane sahipleri çarşının önemli aktörleridir. Çarşılar eski dünyaya ve hikaye kitaplarındakine benzer bir atmosfer sunar (W. H. Mallock). Locanda della Speranza: Lefkoşa'da sadece bir han veya otel bulunur. 7. Nüfus, Adetler, Zevkler ve Hükümet (Louis Salvator, MS 1873) Nüfus Dağılımı (1879 Sayımı): Toplam nüfus 11,197'dir. 15 yaş üzeri erkekler: 3,773 15 yaş altı erkekler: 1,900 14 yaş üzeri bayanlar: 3,718 14 yaş altı bayanlar: 1,806 Dini İnanışa Göre Nüfus (1879 Sayımı):İngilizler: 28 Rum Ortodoks: 5,251 Katolikler: 121 Müslümanlar: 5,628 Ermeniler: 166 Yahudiler: 3 Giyim ve Diller:Türkler: Genellikle deniz yeşili gömlek, geniş beyaz pantolon ve renkli yelek giyerler. Kadınlar beyaz çarşaf ve ipek elbiseler giyer. Rumlar: Uzun torba şekilli pantolonlar giyer. Kadınlar fes veya kırmızı şapka takar ve üzerlerine mendil bağlar. Saçlarını kına ile boyarlar. Diller: Lefkoşa'da en yaygın konuşulan dil Türkçedir, İstanbul Türkçesinden sonra en safı olduğu söylenir. Kıbrıs Rumcası ise daha bölgeseldir ve İtalyanca ile Türkçe kelimeler içerir. Rum kadınlarının çoğu mükemmel Türkçe konuşur. Lino-pambagi: Müslüman gibi davranan Hıristiyan Rumlardır. Askerlik çağına gelince tekrar Hıristiyanlığa dönmek isteseler de hükümet onları askere alır. Ekonomi ve Sosyal Yaşam: Lefkoşa sakinleri genellikle varlıklı değildir. Türkler ve Türk kadınları Rum evlerinde hizmetçilik yapar. Rum kadınları bazen Müslüman olur ve Türklerle evlenir. Kölelik: Türkler hadım erkek bulundurmaz, iki üç oğlan çocuğu ve bir iki zenci kadın esir olarak bulunur (Larnaka'daki konsoloslardan kaçırmak için Girne yoluyla getirilir). Zencilerin çoğu Müslüman'dır, bazıları Rum Kilisesi'ne bağlıdır. Vergiler: Hıristiyanlar askerlik hizmetinden muaf olmak için yıllık 27.5 piastre (yaklaşık 1 gine) öder. Batıl İnançlar: Ev bitince kem gözlerden korunmak için sarısabır bitkisi asılır veya çatıya mavi taş (nazar boncuğu) tutturulur. Rumlar yılbaşı için içinde altın lira olan ekmek (Vasilobitta) pişirir. Misafirperverlik: Ziyaretçilere kavun, kiraz, ayva ve gül şurubundan yapılan tatlılar (Türkçede "Tatlı", Rumcada "Glikon") ikram edilir. Türklerde misafir gitmeye davet edilmek istendiğinde kahve ikram edilir. Hafta Tatili: Türkler hafta sonu tatillerini Rumlarla birlikte Pazar günleri yapar. Eğlence ve Müzik: Çocuklar misket ve talih oyunları oynar. Yetişkinler müzik ve dansı tercih eder. Türk müziği ilkeldir (def ve saz eşliğinde). Rumlar daha iyi müzisyendir (mandolin ve keman). Köçek ve Zeybek gibi yerel danslar oynanır. Düğünler: Türk düğünleri erkekler ve kadınlar tarafından kutlanır. Gelin hamama gider. İmam, gelin ve damadın bulunduğu karanlık odada dua okur. Gelin ve damadın başlarına taç konur, papazların elleri öpülür. Cenazeler: Türk cenazelerinde ölen kişi yıkanır, giydirilir, avucuna taş ve kuruş konur. Erkekler camiye taşır, dualar okunur ve mezarlığa götürülür. Rum cenazelerinde ölü meşale ışığıyla taşınır, tabuta konur ve gömülür. Ev sahipleri ölü geçerken sokağa su döker. 8. Yönetim ve Siyasi Olaylar Vali ve Diğer Önemli Kişiler (Louis Salvator, MS 1873): Lefkoşa, adanın Paşası veya Yöneticisinin makam yeridir. Maaşı aylık 3,500 piastre (yaklaşık 35 Sterlin) dir. Ayrıca Kaymakam Bey (Askeri birliklerin komutanı) ve Rum Başpiskopos bulunur. Başpiskoposluktan bağımsız olan Çikko Manastırı'nın başı da Lefkoşa'da ikamet eder. Türk Yöneticiler (Franz von Löher, MS 1877):İzil (Çil) Osman Ağa Dönemi (1764): Açgözlü bir yönetici olup her Hıristiyan'dan 44.5 kuruş, her Müslüman'dan 22 kuruş vergi talep etmiştir. Halkın itirazları üzerine İstanbul'a şikayette bulunulmuştur. 5 Kasım 1764'te Vali'nin sarayında okunan padişah fermanı sırasında salonun zemini çökmüş ve birçok kişi yaralanmıştır. Bu olay Vali'nin halkı öldürme girişimi olarak yorumlanmış ve halk saraya hücum ederek Vali'yi ve hizmetlilerini öldürmüştür. Hafız Muhammed Efendi Dönemi: Kurnaz ve tedbirli bir yönetici olup halkın güvenini kazanmıştır. Saraya saldıranların cezalandırılması yerine, geçmiş olayların bedeli olarak Türk ve Rum halkından 14 kuruş kelle vergisi talep etmiştir. Bu talebe karşı çıkan isyancılar Değirmenlik'te toplanmış ve şehre giden suyu kesmişlerdir. Vali geri adım atmak zorunda kalmıştır. Ancak daha sonra Girne'de Halil Ağa liderliğindeki isyancılarla çatışmış ve kuşatma altına alınmıştır. Süleyman Bey Dönemi: Yeni Yönetici olarak atanan Süleyman Bey, Halil Ağa'yı ikna etmeye çalışmıştır. Ancak Halil Ağa Girne Kalesine çekilmiş ve Lefkoşa'yı kuşatmıştır. Kör Muhammet Paşa Dönemi: Padişah'tan ferman alarak adada sükuneti sağlamak üzere gelmiştir. Girne Kalesini kuşatmış ve Halil Ağa'yı hileyle ele geçirerek boğdurmuştur. İsyan bastırılmış, iki yüz suçlunun kafası kesilerek İstanbul'a gönderilmiştir. Küçük Mehmet Dönemi (1821): Tüm Helen dünyasında Müslümanlara karşı başarılı Yunan ayaklanmasını duyan Yönetici, benzer bir ayaklanmayı önlemek ve Piskoposların mallarını gasp etmek amacıyla kanlı bir darbe düzenlemiştir. 9 Temmuz'da Başpiskopos Kyprianos ve diğer üç Piskopos sarayın karşısındaki ağaca asılmış veya kafaları kesilmiştir. Yaklaşık iki yüz önde gelen sakin kurban edilmiştir. İngiliz Yönetimi (1878): Amiral Lord John Hay, 1 Temmuz 1878'de adayı devralmış ve Lefkoşa'ya İngiliz bayrağını çekmiştir. Hükümet Konağı, Lefkoşa'nın dışında, yüksek bir tepe üzerine inşa edilmiştir. Sir Garnet Wolseley ve Lady Wolseley ilk yüksek komiserlerdir. 9. Endüstri ve Ticaret (Louis Salvator, MS 1873) Pamuk Sanayisi: Lefkoşa'da pamuğu çekirdeğinden ayırmak önemli bir sanayidir. Samu-el Perks'e ait imalathanede 17 çalışma masası ve 17 beygir gücünde makine bulunur. Pamuk balya haline getirilerek Larnaka'ya develerle taşınır. Dokuma: Patiska, arı peteği desenli çarşaf ve peçete, beyaz patiska ve çizgili Alaca üretilir. Yarı ipekten yarı pamuktan zarif bir kumaş olan Bürüncük de imal edilir. İpek Endüstrisi: Adada yaygın olarak ipek üretilir. İpekböceği hastalığı nedeniyle zarar görmüştür. Deri Sanayisi: Ayakkabı imalatı yaygın olup, Türk terliği, köylü çizmesi ve Avrupalıların ayakkabıları üretilir. Ham deri tabaklanır ve yumuşatılır. Marangozluk: Çam ağacından kutular, binek arabaları ve boyunduruklar yapılır. İskemle imalatçıları ilkel torna kullanır. Sepetçilik: Söğütten ve yeşil sazlardan sepetler yapılır. Diğer Ürünler: Ham balmumu, menekşe şurubu, üzümden, incirden konyak imal edilir. Susam yağı üretimi de yapılır. Metal İşleme: Bıçakçılar, bakırcılar ve gümüşçüler bulunur. Bıçaklar, hançer şeklinde olup genellikle benek süslüdür. Bakırcılar düz tabak ve çanak imal eder. Gümüşçüler parfüm şişeleri, kemer tokaları ve takılar yapar. Ticaret: Ana dış satım malzemeleri patiska, ipek, menekşe şurubu, deri at başlığı ve kuzu postudur. Dış alımların büyük kısmını dokuma kumaş ve madeni eşyalar oluşturur. 10. Genel İzlenimler ve Değerlendirmeler Eski ve Yeni Lefkoşa: Şehir, doğu ve batı karakterinin bir karışımıdır. Eski dönemlerde saraylar ve tapınaklarla süslü zengin bir kent olmasına rağmen, 1570'teki Türk fethinden sonra birçok yapı yıkılmış ve şehir küçülmüştür. Venedikliler, Türk saldırısı öncesinde savunmayı kolaylaştırmak için eski surları yıkarak daha küçük ve savunulabilir yeni surlar inşa etmişlerdir. Mimari Dönüşüm: Gotik katedraller camiye dönüştürülmüş, minarelerle süslenmiştir. Birçok eski yapı harap haldedir ve temel taşları yeni binaların yapımında kullanılmıştır. İklim ve Yaşam Tarzı: Yazları çok sıcak, kışları ılımandır. Sulama sorunları yaşanır. Halk, sıcak havalarda açık havada oturup kahve içmeyi tercih eder. Toplumsal Yaşam: Türkler ve Rumlar arasında zaman zaman sosyal etkileşimler ve evlilikler görülür. Köy yaşamı bahçeler ve tarımla sınırlıdır. Yollar ve Ulaşım: Yollar genellikle düzensiz taşlarla kaplıdır. Larnaka ile Lefkoşa arasında yeni bir anayol yapılmıştır, ancak tren yolu fikri verimsiz bulunmuştur. Eğitim: Başpiskoposlukta papazlık eğitimi verilir, kız okulu da bulunur. Sultan Mahmut Medresesi'nde erkek çocuklara ilim eğitimi verilir. Değişim ve Gelişim: İngiliz işgaliyle birlikte şehirde bazı düzenlemeler ve gelişmeler (yol bakımı, hükümet binaları) başlamıştır, ancak yerel yaşam tarzı ve mimari karakteri büyük ölçüde korunmuştur. Hükümet konağı gibi bazı yapılar İngiliz tarzında inşa edilmiştir. ... Devamını Oku