Tarih, kültür, sanat kenti Edirne 2
Yazar:Bilar, Ender
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Ana Temalar ve Önemli Bilgiler: Edirne'nin Jeopolitik ve Jeostratejik Konumu ve Kimliği: Edirne, tarihi süreçte pek çok istila ve savaş görmüş, göçlerle farklı toplum ve kültürlere ev sahipliği yapmıştır. Kentin eski ve yeni kültürel birikimi, onun kimliğini belirlemiştir. Bu mirasın korunması ve tanınırlığının artırılması, kent halkında "Kent Kültürü ve Kentlilik Bilinci"nin oluşmasıyla mümkündür. "Edirne jeopolitik ve jeostrateji konumu itibariyle tarihi süreçte istila ve savaşlar görmüş, yaşa dığı göçler ile topraklarında değişik toplum ve kültürlere ev sahipliği yapmıştır." Edirne'nin "tarih atölyesi" özelliği, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini artırmaktadır. Kitabın önsözünde belirtildiği gibi, "Bilgi Uygarlığı, Kültür Kentleri Aydınlatır." Edirne ve Cumhuriyetin İzleri: Edirne, Osmanlı İmparatorluğu'na 88 yıl başkentlik yapmış (1365-1453) ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda bir mihenk taşı olmuştur. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Edirne'de faaliyet göstermesi ve Halk Eğitim Merkezi (eski kulüp binası) gibi yerlerin Cumhuriyet tarihinde önemli bir anlamı vardır. Kurtuluş Savaşı'nda Edirne, 25 Kasım 1922'de bağımsızlığına kavuşmuştur. Bu durum, "Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu 29 Ekim 1923 günü Edirne’de törenle kutlanmıştır." ifadesiyle vurgulanmaktadır. İsmet İnönü ve Mehmet Faik Kaltakkıran gibi önemli şahsiyetlerin Edirne milletvekili olarak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kilit roller üstlenmesi, şehrin önemini göstermektedir. İsmet İnönü, Lozan Antlaşması'nda Türk heyetine başkanlık etmiştir. Edirne, Cumhuriyet döneminde çok partili hayata geçiş denemelerinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Türk Cumhuriyet Amele ve Çiftçi Fırkası'nın kurulma girişimlerine sahne olmuştur, bu da şehrin "çağdaşlığın ve demokrasinin kalesi" olduğunu göstermektedir. 1930 Belediye seçimlerinde Süreyya Hanım'ın ilk kadın meclis üyesi, 1934 genel seçimlerinde ise Fatma Memik'in ilk kadın Edirne Milletvekili olması, Edirne için değerli ve anlamlıdır. Cumhuriyet Kültürü ve Değerleri: Cumhuriyet, "kamu yararına dayanan ve kamu yararına göre yönetilmesi gereken devlet şeklidir." Cumhuriyet yönetiminin temel değerleri arasında hukukun üstünlüğü, halkın iktidarın meşruiyet kaynağı olması, kanunlar önünde eşitlik, ayrıcalıklı sınıfa yer verilmemesi, seçme ve seçilme hakkının millete ait olması, egemenliğin halkın elinde olması, eşit haklar ve temel insan haklarının güvence altına alınması yer almaktadır. Atatürk'e göre "Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür. Kültür okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mana çıkarmak, intibah almak, düşünmek, zekâyı terbiye etmektir." Tek parti döneminde çocuk yayınlarında Cumhuriyet değerleri sıklıkla işlenirken (Atatürk'e ve cumhuriyete bağlılık, milliyetçilik, vatanseverlik), 1950-1997 yılları arasındaki yayınlarda bu değerlerin yeterince yer almadığı belirtilmiştir. Edirne'nin Kurtuluşunun 100. Yıl Anıtı: Edirne Belediye Meclisi, şehrin kurtuluşunun 100. yılını taçlandırmak amacıyla Hıdırlık Tepe'de "Kurtuluşun 100. Yıl Anıtı"nı dikmiştir (25 Kasım 2022). Anıt, 100. Yıl Totem-Sütun (eskiyi anlatan paslı çelik), Kadın ve Bayrak Heykeli (çağdaşlığı ve özgürlüğü simgeleyen çelik titanyum), Rölyefler (Kurtuluş Mücadelesi'ni anlatan çelik) ve Meşaleli Gençlik Figürü (Cumhuriyet Devrimlerini ve barışı simgeleyen çelik titanyum) olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Anıtın yapımında kullanılan paslandırılmış çelik geçmişi, paslanmaz üzeri bakır titanyum ise bugünü ve geleceği temsil etmektedir. Lozan Antlaşması ve Edirne: Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923), Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu olarak kabul edilmektedir. Antlaşma gereği Edirne'nin Karaağaç Semti Türkiye sınırları içinde kalmıştır. Trakya Üniversitesi Senatosu'nun kararıyla Karaağaç'a bir "Lozan Anıtı, Müzesi ve Meydanı" yapılmıştır (açılışı 19 Temmuz 1998). Anıt, Anadolu'yu, Trakya'yı ve Karaağaç'ı simgeleyen üç sütundan oluşmaktadır. Edirne'de Deprem Riski ve Geçmiş Depremler: Edirne, Türkiye Deprem Haritası'na göre en az riskli bölgelerden biri olarak kabul edilmektedir (4. derece deprem bölgesi). Ancak Uzunköprü, İpsala, Keşan ve Enez ilçelerinde daha yüksek riskli bölgeler bulunmaktadır. Edirne'de hissedilen ilk deprem 7 Nisan 460 tarihindedir. En büyük deprem ise H:1165/M:1751-1752 yılında "Zelzele-i Azime" adıyla yaşanmıştır. "Deprem sırasında 270 bina ağır hasara, 5300 bina hafif hasara maruz kalmıştır. (Edirne ve civardaki Köylerde). 15 ci ve 16 cı asırda inşa edilmiş tarihî camilerin kubbeleri ağır bir şekilde çatlamıştır." Yakın geçmişteki 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi Edirne'de şiddetli hissedilmiş ancak hasar meydana getirmemiştir. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından Edirne'ye doğru bir "deprem göçü" yaşanması potansiyeli gündeme gelmiştir. Kentin geçmişteki deprem deneyimleri ve mevcut yapı stoku, bu bağlamda önemli bir araştırma konusu olmuştur. Edirne Nüfusunda Değişim Rüzgarları: Edirne, tarihi süreçte göç alan bir kent olmuştur ve Cumhuriyet döneminde de "sessiz göç alan bir kent konumundadır." Son yıllarda konut değer artışında Türkiye'de ikinci sırada yer alması, şehre olan ilgiyi göstermektedir. Edirne'nin doğurganlık hızı Türkiye ortalamasının altındadır. Kentin ölüm hızı ise Türkiye ortalamasının üzerindedir. Yabancı uyruklu kişi sayısında artış yaşanmaktadır (%40'a varan artış). "Kentin sosyal, kültür ve demografik yapısını korumak amacıyla stratejik plan ve programların yapılması gerekmektedir." Edirne'de Kent Kültürü ve Kentlilik Bilinci Çalışmaları (Anket Raporu): "Edirne Kent Kültürü ve Bilincini Geliştirme Merkezi Derneği" tarafından yapılan anket, Edirne halkının kent kültürü ve kentlilik bilinci konusundaki düşüncelerini ortaya koymaktadır. Ankete katılanların %81.8'i kendisini Edirneli hissetmekte, ancak %48.3'ü mecbur kaldığında ayrılacağını belirtmektedir. Bu durum, aidiyet duygusunun güçlü olduğunu ancak yaşam koşullarının belirleyici olduğunu göstermektedir. Edirneli olarak görülen kişiler arasında en yüksek oran (%56.7) "Kendisini Edirneli Hissedenler" olmuştur. Katılımcılar "kentli olmayı" en çok "kente ayak uydurmak" (%25.1) ve "kültür seviyesi yüksek olmak" (%13.5) olarak tanımlamıştır. Edirnelilerin %58.9'u, Edirne'de yaşayan herkesi kentli bulmamaktadır. Bu durum, şehrin farklı göç yollarıyla gelen hemşehrilerini henüz tam olarak kaynaştıramadığını göstermektedir. Edirnelilerin en belirgin özellikleri olarak "Medeni-Saygılı" (%34.5) ve "Misafirperver-Samimi" (%14.8) öne çıkmaktadır. Katılımcıların %91.8'i Edirne'nin "Kültür ve Sanat Kenti" olmasını istemektedir. Turizm, eğitim ve tarım kenti olması da istenen diğer özelliklerdir. Edirne'nin Eğitim Karnesi ve Okuma Kültürü: Edirne, Osmanlı öncesi ve döneminde önemli bir eğitim ve kültür merkeziydi. 2022-2023 eğitim-öğretim döneminde öğrenci ve öğretmen sayılarında düşüş yaşanmıştır. Edirne'nin okullaşma oranları ilköğretimde gerilemiş, anaokulu ve diğer okullarda yetersiz kalmıştır. LGS ve YKS sınavlarındaki başarı oranları düşüktür. Okul kütüphaneleri yetersizdir ve kütüphaneci eksikliği bulunmaktadır. "Aile de ve okulunda okuma kültürünü edinmeyen ve geliştiremeyen öğrenciden başarı beklemek biraz hayal olmaz mı?" Anket sonuçlarına göre, Edirne'de günlük gazete okuma alışkanlığı özellikle genç nesillerde (%58.1'i hiç okumuyor) düşüktür. Kitap okuma alışkanlığı ise Edirne'de Türkiye ortalamasının üzerinde (%73.2'si kitap satın alarak okuyor). Özellikle gençlerin (%58.1'i) ve ileri yaştaki grupların kitap okuma oranları dikkat çekicidir. Okuyucuların %49.5'i kitaplarını internetten temin etmektedir. En sevilen yazarlar arasında Zülfü Livaneli ve Ahmet Ümit yer alırken, en beğenilen kitap "Nutuk" olmuştur. "Edirne'de bir kütüphane bin hapishane kapatır mı?" sorusuyla kütüphane sayılarının yetersizliğine ve cezaevi sayılarının yüksekliğine dikkat çekilmektedir. Edirne'de 4 cezaevi bulunurken, faal halk kütüphanesi sayısı 8'dir. Edirne'nin Kültür Yaşamında Kitap Fuarları: Edirne'de ilk kitap fuarı 1994 yılında Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi tarafından düzenlenmiştir. Edirne Belediye Başkanlığı tarafından 2012'den itibaren düzenli olarak Kitap Fuarları gerçekleştirilmektedir. "Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen Edirne Kitap Fuarı ile ilgili olarak memnuniyet oranının yüksek olduğu görülmektedir." Edirne'de Günübirlik Turizm ve Kültür: Edirne, özellikle Yunan ve Bulgar vatandaşları için bir "alışveriş merkezi" haline gelmiştir. Bu durum, kentin ticari hayatını canlandırmıştır. 2022 yılında Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçilerin %14.86'sı Edirne'den giriş yapmıştır. Ancak günübirlik alışveriş turistlerinin "kentin kültür turizmine ne ölçüde kazandırabildiğimiz veya kazandırabilme adına yaptığımız çabalarımız olacaktır." Vurgu, bu ziyaretçileri kalıcı kültür turistlerine dönüştürme potansiyelinidir. "Kültür turizminin önemi henüz anlaşılmamıştır." ve şehrin markalaşma değerlerinin yeterince değerlendirilmediği belirtilmiştir. Kaybolan Kültürel Miraslar: Edirne Kırmızısı (Rouge d'Andrinople): 15. yüzyılda Edirne'de iki boya ustası tarafından geliştirilen, zamanla Avrupa'ya yayılan ve tekstil sanayinde kullanılan bir renktir. Sanayi devrimiyle unutulmaya yüz tutmuştur. Trakya Üniversitesi öncülüğünde tekrar gündeme getirilmiş ve "Reng-i Edirne" adıyla markalaştırılmıştır. Edirne Sümbülü: Edirne'ye özgü bir sümbül çeşidi olup, geçmişte yaygın olarak yetiştirilmiş ve camilerde kullanılmıştır. "Edirne’nin ardında sümbüllü bağlar." türküsüyle de anılmaktadır. Trakya Üniversitesi tarafından "Bellivalia Edirnensis" adıyla bilim dünyasına tanıtılmıştır. Edirne Gülü: 12. yüzyıla kadar dayanan köklü bir geçmişe sahiptir. Osmanlı arşivlerinde, Edirne'den gül fidanı gönderildiği ve gülsuyu üretildiği bilgileri yer almaktadır. "Edirne’den Bulgaristan’a giden gülcülük, 93 harbi dediğimiz 1877-78 Rus harbinden sonra tekrar Türkiye’ye dönmüştür." Edirne Belediyesi ve Trakya Üniversitesi işbirliğiyle gül yetiştiriciliği projeleri yürütülmektedir. Edirne Mevlevihanesi: II. Murad tarafından yaptırılmış, Konya ve İstanbul'dan sonra üçüncü önemli Mevlevi dergahıydı. 1925'te yıktırılarak ilkokul olarak kullanılmıştır. Tekrar ayağa kaldırılması, şehrin kültürel zenginliğine katkıda bulunacaktır. Coğrafi Tescilli Ürünler: Deva-i Misk Helvası: 41 çeşit baharat ve bileşenden oluşan, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan özel bir tatlıdır. Edirne Ticaret Borsası tarafından 2021 yılında coğrafi işaret almıştır. Badem Ezmesi: Osmanlı Saray Mutfağına dayanan, Edirne'ye özgü Hacı Alibey (48-5) bademlerinden üretilen bir lezzettir. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2021 yılında coğrafi işaret almıştır. Edirne Beyaz Peyniri: Edirne ve çevresinde yetiştirilen süt hayvanlarından elde edilen, sadece süt, maya ve tuz kullanılarak üretilen bir peynir çeşididir. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2007 yılında coğrafi işaret almıştır. Edirne Tava Ciğeri: Danadan elde edilen karaciğerden, özel bir teknikle yaprak şeklinde doğranıp pişirilen bir yemektir. Edirne Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği tarafından 2010 yılında coğrafi işaret almıştır. Karaağaç mahsulü kurutulmuş kırmızı biber ile servis edilir. İpsala Pirinci: Edirne'nin İpsala ilçesi ovasında yetiştirilen, iri taneli, camsı ve mat görünümlü bir pirinçtir. Keşan Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2016 yılında coğrafi işaret almıştır. Keşan Satır Et: Keşan'a özgü, Trakya'nın kıvırcık süt kuzularından elde edilen etin satırla kıyılıp odun ateşinde pişirilmesiyle hazırlanan bir üründür. Keşan Ticaret Odası tarafından 2012 yılında coğrafi işaret almıştır. Keşan Siğilli Bamyası: Keşan'a özgü, tüysüz, küçük çekirdekli ve sulama gerektirmeyen Sultani Bamya çeşidinden elde edilir. Edirne'nin Nehirleri ve Kent Ormanı: Arda, Tunca ve Meriç Nehirleri Edirne'nin doğal güzelliklerinin bir parçasıdır ancak geçmişte ve günümüzde sel taşkınlarıyla kente zarar vermektedir. Geçmişte nehirlerde kayıklarla gezintiler yapıldığı, hatta Avcı Sultan IV. Mehmed'in özel kayığının olduğu belirtilmiştir. "Kanal Edirne Projesi" ile taşkınlar önlenmeye çalışılmaktadır. Meriç Nehri üzerine yapılan "Üç Nehir Bir Şehir Projesi" ve hidroelektrik santrali gibi projelerin bilimsel uyarılara rağmen hayata geçirilmesi ve sonrasında yaşanan sorunlar vurgulanmıştır. Söğütlük Kent Ormanı (İzzet Arseven Orman Parkı), Edirne'nin önemli yeşil alanlarından biridir. Halkın mesire yeri olarak kullandığı bu alan, "Millet Bahçesi" olarak yeniden düzenlenmeye çalışılmıştır ancak mahkeme kararıyla iptal edilmiştir. Kent ormanının doğal sit alanı olması ve halkın ücretsiz kullanımına açık kalması gerektiği vurgulanmıştır. İzzet Arseven'in "Söğütlük Doğal Kalsın" mücadelesi hatırlatılmıştır. Sonuç: Edirne, zengin tarihsel ve kültürel birikimiyle dikkat çeken, ancak demografik değişimler, eğitim kalitesi ve kaybolan mirasların yeniden canlandırılması gibi alanlarda önemli zorluklarla karşılaşan bir şehirdir. Kentlilik bilincinin artırılması, kültürel mirasın korunması ve tanıtılması, turizm potansiyelinin etkin kullanımı ve nehirlerin entegre yönetimi, Edirne'nin geleceği için kritik öneme sahiptir. Kaynakta tekrar tekrar vurgulandığı gibi: "Bilgi Uygarlığı, Kültür Kentleri Aydınlatır." ve "Her Şey Edirne İçin..." ifadeleri şehrin geleceğe yönelik vizyonunu özetlemektedir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!