Marinka
Yazar:İlhan, Ayşe Gülçin
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Kadın Kimliği, Güç ve Bağımsızlık Arayışı Romanın merkezinde, hayatının farklı dönemlerinde çeşitli zorluklarla karşılaşan, ancak her zaman kendi varoluş mücadelesini veren Nilhan karakteri yer alır. Nilhan, "Sanat Tarihi Bölümü mezunudur," ve "halen İstanbul Üniversitesi’nde Kültürel Mirası Koruma ve Turizm Bölümü’nde öğrenimine devam etmektedir." Bu bilgisi ve entelektüel duruşu, onu çevresindeki diğer kadınlardan ayırır. Aşk ve Hayal Kırıklıkları: Nilhan, genç yaşta yaşadığı aşk ilişkiler inde derin hayal kırıklıkları yaşar. Paris'te Tolga ile yaşadığı ilişki, uyuşturucu bağımlılığı ve yalanlarla örülü bir dramaya dönüşür, hatta bebeğini kaybetmesine neden olur. Bu durum, "Aşktan ve muhtemel ilişkilerden kendini olabildiğince soyutlamış, derslerden ve sınavlardan arta kalan vakitlerinde Fransızca çeviriler yaparak hayatını kazanmaya başlamıştır." cümlesiyle ifade edilen bir bağımsızlık ve yalnızlık tercihine yol açar. Şiddet ve Hayatta Kalma Mücadelesi: Nilhan'ın Fas'ta Cemal tarafından kaçırılıp zorla evlendirilmesi ve fiziksel şiddete maruz kalması, kadınların gücü ve hayatta kalma iradesinin en çarpıcı örneklerinden biridir. "Ölümü göze alan bir insan neden, kimden korksundu ki artık," diyerek içsel gücünü vurgular. Bu dönemde yaşadığı "üç kaburga kemiği kırılmış biri akciğerine saplanmıştır. Kafatasında kırık ve omurilikte zedelenme olmuştur. Gözünde de ağır kanama oluşmuş ve acil şekilde alındığı altı saatlik ameliyatta Nilhan’ın sol böbreği alınmış," gibi detaylar, yaşadığı travmanın büyüklüğünü gösterir. Ancak Nilhan, "yazı yazarak yaşatılan bu zindan ortamını hafifletmeye çalışmaktı," diyerek direnişini sanatsal ifadesiyle sürdürür. "Monachopsis" ve Aidiyet Duygusu: Nilhan'ın yaşamının önemli bir parçası olan "monachopsis" kavramı, "bir insanın yaşamı boyunca kendini hiçbir yere ait hissedememesi, bir tür kaçış," olarak tanımlanır. Bu duygu, onun sürekli yer değiştirme, yeni yerler keşfetme ve "bağlanmamak kaçmak nefes almak konmak uçmak hepsi özgürlüğe dahildi," anlayışıyla örtüşür. Ancak Pyrgi'de Kostaki ile kurduğu bağ, bu aidiyet arayışının bir yansımasıdır. 2. Mekanların ve Kültürlerin Karakterler Üzerindeki Etkisi Roman, Nilhan'ın Ankara, Paris, Fas (Marakeş) ve Pyrgi (Sakız Adası) arasında yaptığı yolculuklarla farklı kültürlerin ve mekanların onun üzerindeki etkilerini gözler önüne serer. Ankara: Nilhan için Ankara, "Ata yadigârı başkent," aynı zamanda "babasını, çocukluğunu ve büyük aşkını gömdüğü şehir."dir. Burası hem bir başlangıç hem de bir dönüş noktasıdır. Ankara Palas, "Cumhuriyetin yeni kurulduğu 1924-1927 yılları arasında inşa edilerek Ankara’nın göğsüne Atatürk tarafından takılmış elmas bir broş gibi parıldamaktaydı," ifadesiyle tarihi ve estetik bir mekan olarak Nilhan'ın ruhuna hitap eder. Pyrgi (Sakız Adası): Pyrgi, Nilhan için bir nefes alma, kendini yeniden keşfetme ve belki de huzuru bulma mekanıdır. "Tarih ancak bu kadar güzel ve açık okunabilirdi bu eski; bir o kadar eskimemiş Ege köyünde." ifadesiyle adanın mistik ve tarihi atmosferi vurgulanır. Burada yaşadığı Kostaki ile olan kısa ve derin bağ, Ege kültürünün insanları bir araya getirme gücünü gösterir. Fas (Marakeş): Marakeş, Nilhan için "Tanrının Toprakları" olarak anılsa da, Cemal'in zorbalığı ve şiddeti nedeniyle bir hapis ve travma mekanı haline gelir. Burası, onun için hayatının en karanlık dönemini temsil eder. Meydanın karmaşası, "Djemaa el Fanaa meydanını uykuda olduğu bir zamanda göremezsiniz," ifadesiyle anlatılırken, Nilhan'ın içsel kaosunu da yansıtır. 3. Aşkın Çok Yönlülüğü, Kayıp ve Pişmanlık Roman, aşkın farklı tezahürlerini, yaşanan kayıpları ve bu kayıpların beraberinde getirdiği pişmanlıkları ele alır. Nilhan'ın Aşk Anlayışı: Nilhan, gençliğindeki tutkulu aşklardan sonra, Kostaki ile daha derin ve olgun bir bağ kurma potansiyeli taşır. Ancak Cemal ile yaşadığı travma, bu yeni başlangıcı sekteye uğratır. Ona göre, "sevmenin en cömert olanını onlar bilir sevilmeseler de severler, tıpkı arsız sokak köpekleri gibi ve tıpkı su verilmeden büyüyen kara börülceleri gibi. Kadınlar tuhaf yaratılmış Tanrı koleksiyonunun çoğunlukla el üstünde tutmadığı en ilginç ve nadide parçalarıydı." Kostaki'nin Kaybı ve Aşkı: Kaptan Kostaki, karısı Arete ve oğlu Enea'yı deniz kazasında kaybetmiş, derin bir yas içinde yaşayan bir karakterdir. "Deniz onu dinlemiş kalbinin herkesten gizlediği tüm isteklerini duymuş ve ona bağışlamıştı bu gece," cümlesi, Nilhan ile yaşadığı anın Kostaki için ne kadar değerli olduğunu vurgular. Onun "Marinka" adını Nilhan'a yakıştırması ve teknesine vermesi, kayıp eşinin ve hayalini kurduğu aşkın sembolüdür. "Sen ince belli kıvrak dalga, sen şaha kaldırdın beni ama yine yoksun. Gelmedin aşka, gelmedin bana!" şarkısı, Kostaki'nin içsel özlemlerini yansıtır. Pişmanlık ve Yas: Nilhan'ın Kostaki'yi ani terk edişi, ona derin bir pişmanlık yaşatır. Ary'nin mektubuyla Kostaki'nin ölümünü öğrenmesi, "ömrünce sakladığı yağmur bulutlarını sandığından çıkardı. Gözlerinin unuttuğu yasaklı yaşlar bu kez sahibini yenip olmazları yıkıp taştı döküldü," ifadesiyle anlatılan bir içsel hesaplaşmaya dönüşür. Bu durum, "İnsanın çekebileceği en derin acının başında gelirmiş pişmanlık duygusu ve en kötüsü vicdan azabı," düşüncesiyle güçlendirilir. 4. Sanatın ve Yazmanın Gücü Sanat ve yazma, Nilhan'ın hayatında bir kaçış, bir terapi ve kendini ifade etme aracıdır. Yazma ve Özgürleşme: Nilhan, yaşadığı travmaları "sözcüklere gebe kalıyo[rak] ve şiirler doğuru[rak]" aşmaya çalışır. Cemal'in evindeki esareti sırasında bile "diz üstü bilgisayarı onun yareni olmuştu. Ankara’daki yazan çizen sabahlara kadar çeviri yapıp akşama kadar galeri ve yüksek lisans derslerine koşturduğu günleri düşünürken yazma şevki artıyor, imgelediği karakterleri kendine arkadaş ediniyordu. Yazarken özgürleşiyor, taktikler geliştiriyor, düşünme iklimini çeşitlendiriyor ve en önemlisi zihnini diri tutuyordu." Bu, yazmanın onun için bir "rönesans" ve "doğuş" olduğunu gösterir. Sanat Tarihi ve Estetik Algı: Nilhan'ın sanat tarihi eğitimi, dünyaya bakış açısını şekillendirir. Antik Yunan mimarisi, Bizans resim sanatı ve oryantalist tablolar, onun hayal dünyasını besler. "Sanat ne güzel bir şey dedi içinden, Tanrım ruhum besleniyor. Ne iyi demiş Romalılar: 'Ars Longa Vita Brevis.' 'Hayat Kısa Sanat Uzun.'" sözleriyle sanatın ölümsüzlüğüne olan inancını dile getirir. 5. Ortak Kültürel Miras ve İnsan İlişkileri Roman, Ege'nin iki yakasındaki kültürlerin benzerliklerine ve insan ilişkilerinin karmaşıklığına değinir. Anadolu ve Ege Bağlantısı: Pyrgi'deki hayat, "Bizim şu tarihi güzellikteki Pyrgi köyü kimbilir kaç masala, kaç aşka, acıya, barışa ve savaşa, Ege Denizi ile yıkanıp Tanrılarca kutsanmış kaç romana konu olacak yaşamlara yardım ve yataklık etmiştir bir bilebilsek keşke," diyerek Ege'nin zengin kültürel geçmişini ve iki yaka arasındaki benzerlikleri vurgular. "İzmir’de çalınan Buzuki Sakız’dan dinlenmez mi? Yanık bir efe adımı sirtakide anımsanmaz mıydı? Marifet bir yığın kültürü binlerce yıldır bir teknede yoğurmak değil miydi?" ifadeleriyle bu ortaklığın altını çizer. Dostluk ve Yalnızlık: Sofi ve Artin gibi karakterler, Nilhan'ın hayatındaki dostluk ve destek unsurlarıdır. Özellikle Sofi, Nilhan'ın "candostu, biricik sırdaşı" olarak tanımlanır ve onun en zor zamanlarında bile yanında olur. Buna rağmen, Nilhan'ın içsel yalnızlığı ve "tek başınalık" hali, roman boyunca hissedilen önemli bir temadır. "Yalnızlık belki kaçınılmaz ama belli de olmaz hayatın bin türlü mucizesi ve sürprizi var." Sonuç "Marinka," Ayşe Gülçin İlhan'ın hem kültürel hem de psikolojik derinliklere sahip, çok katmanlı bir eseridir. Nilhan'ın "monachopsis" olarak adlandırdığı aidiyet arayışı, yaşadığı ağır travmalar karşısında gösterdiği direnç ve sanatın iyileştirici gücüne olan inancı, okuyucuya güçlü bir mesaj verir. Roman, farklı coğrafyaların ve zamanların insan ruhu üzerindeki etkisini, aşkın dönüştürücü ve yıkıcı gücünü, kayıpların ve pişmanlıkların ağırlığını, ancak tüm bunlara rağmen hayata tutunma ve kendini yeniden var etme arzusunu çarpıcı bir dille anlatır. "Hayat kısa, sanat sonsuz" mottosu, Nilhan'ın yaşam felsefesini ve romanın temelini oluşturur. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!