Üniversite Kütüphanecilerinde Stres ve Çalışma Yaşamı Kalitesi Kaynak: Kaan Çınar, "Stres ve Çalışma Yaşamı Kalitesi: Kütüphaneciler Üzerine Bir Araştırma" (Hiperyayın, 2025). ISBN: 978-625-6078-71-0. Genel Bakış Bu kitap, modern çalışma yaşamının zorluklarından biri olan stresin, bilgi ve hizmet sektöründeki üniversite kütüphanecileri üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir. İstanbul'daki devlet ve vakıf üniversitelerindeki kütüphanecilerle yapılan araştırma ve anketler yoluy la, stresin bireyler üzerindeki etkileri ve çalışma yaşamı kalitesini şekillendiren faktörler detaylandırılmaktadır. Eser, kütüphane çalışanlarının meslek hayatını anlamak ve bu alandaki akademik literatüre katkı sağlamak amacıyla yazılmıştır. Yazar Kaan Çınar, Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü mezunu olup, yüksek lisans tezini üniversite kütüphanecilerinde stres ve çalışma yaşamı kalitesi üzerine yapmıştır. Doktora çalışmasında ise dijital dönüşüm, teknostres ve tasarım odaklı düşünme stratejilerini ele almıştır. Ana Temalar ve Önemli Bulgular 1. Stresin Tanımı ve Türleri Stres, Latince "estrica" kelimesinden türemiş ve başlangıçta felaket, bela gibi anlamlarda kullanılmış, sonraları güç ve baskı anlamlarını kazanmıştır. Dr. Hans Selye tarafından metabolizmada meydana gelen bozuklukların tümü olarak tanımlanmıştır. Kaynak, stresi "kişiye özgü olan bireysel bütünlüğü zorlayıcı ve bozucu etkenler" olarak ele alır. Stres her zaman olumsuz değildir; optimum seviyedeki stresin çalışanları motive ederek performanslarını yükselttiği belirtilir. Stres kaynakları üç ana başlık altında toplanmıştır: Kişisel Stres Kaynakları: Bireyin kişilik yapısı (mükemmeliyetçi, kaygılı vs.), yaş (gençlerde kariyer, yaşlılarda sağlık kaygısı), cinsiyet (kadınlarda ailevi sorumluluklar, erkeklerde finansal baskı), eğitim düzeyi ve iş deneyimi gibi faktörler. Sağlıklı yaşam tarzının stresle başa çıkmada önemli rol oynadığı vurgulanır. Çevresel Stres Kaynakları: Çalışma ortamındaki fiziksel koşullardan kaynaklanan stres faktörleridir. Bunlar arasında hava kirliliği, gürültü, kalabalık, radyasyon, aşırı sıcaklık veya soğukluk ve toz yer almaktadır. Bu faktörlerin çalışanların fizyolojik ve psikolojik sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu belirtilmiştir. Kurumsal (Örgütsel) Stres Kaynakları: İş hayatındaki stres kaynaklarını ve gerginlik durumunu ifade eder. Değişen teknoloji ve artan verimlilik beklentileri baskı yaratır. Kitap, bu kaynakları detaylandırır ve kütüphanecilik mesleğine özgü stres faktörlerini de ekler: Yetersiz Maaş ve Ücret Dengesizliği: Kütüphanecilik mesleğinin teknik hizmetler sınıfına girmesine rağmen, çoğu kurumun çalışanlara mesleki beklentinin altında ücret vermesi ve yaşam standartlarının düşük kalması, stres ve tükenmişliğe yol açmaktadır. "Nitelikli kütüphaneci meslekten uzaklaşmakta ya da sürekli olarak işten uzaklaşma potansiyeli ve yüksek stres düzeyi ile işine devam etmektedir." (s. 53) Performans Değerlendirmede Adaletsizlik: Kütüphanelerde hizmet kalitesinin değerlendirilmesindeki zorluklar nedeniyle performans değerlendirmelerinin yanlı olabilmesi, çalışanlarda güvensizlik yaratır. Takdir Edilmeme: Başarıların takdir edilmemesi, motivasyonu düşürür ve stres yaratır. Örgütsel Adalet Kavramının Eksikliği: Performans, ücret, terfi gibi konularda adaletsizlik algısı, huzursuzluğa ve dedikoduya yol açar. Rol Stresi: "Rol belirsizliği, çalışanın iş yerinde kendisine verilen/yüklenilen görevde kendinden beklenen performansı ortaya koyabilmesi için gerekli bilgiden yoksun olduğunda ortaya çıkar." (s. 56) Rol çatışması ise zıt talep ve beklentilerle karşılaşma durumudur. Kurum İçi İletişim: Üniversite tanıtım günlerinde kütüphanelerin bir "pazarlama aracı" olarak kullanılması ve sosyal medya/mail gruplarının mesai dışı devam eden iş yükü, stres yaratır. Kullanıcı: Kullanıcı beklentilerinin farklılaşması ve kütüphane çalışanlarının sürekli kendini yenileme ihtiyacı. Teknoloji (Teknostres): Dijital dönüşümle birlikte teknolojinin getirdiği uyum sorunları ve teknostres. Yapılan İşin Monotonlaşması: İşlerin sürekli tekrar etmesi ve yeniliklere izin verilmemesi, "tekdüze"liğe yol açarak stresi artırır. Psikolojik Baskı / Şiddet / Bezdiri (Mobbing): Haksız suçlama, küçük düşürme, taciz gibi sistemli kötü niyetli eylemler. Leymann'ın psikolojik şiddet unsurları arasında iletişim kısıtlamaları, sosyal dışlama, kişisel itibarın zedelenmesi, anlamsız işler verilmesi ve fiziksel sağlık üzerinde etkili faktörler yer alır. 2. Üniversite ve Üniversite Kütüphaneleri Üniversiteler, "bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu" (TDK tanımı) olarak tanımlanır. Üniversite kütüphaneleri ise "bağlı olduğu üniversitenin ya da yakın çevresinin eğitim, öğretim ve araştırma işlevlerini yapabilmesi için gelişen ve zenginleşen yeni yayınları ve bilim dünyasını takip etmekle görevli kitaplıklar"dır. (Jale Baysal, s. 34). Kütüphaneler, eğitim ve araştırma için bilginin toplanması, korunması ve değerlendirilmesi açısından üniversitelerin önemli bir unsurudur. Üniversite Kütüphanelerinin Unsurları: Bina, personel, bütçe, kullanıcı ve koleksiyon. Personel unsurunun, potansiyel stres kaynaklarının doğrudan insanı etkilemesi nedeniyle en önemli unsur olduğu belirtilmiştir. Kütüphanecinin Görev Tanımı ve Stres: Kaynaklar, kütüphanecilerin değişen teknolojiye uyum sağlama, eğitimdeki gelişmeleri takip etme, bilgi teknolojilerini entegre etme, bilgi becerilerini geliştirme, yaşam boyu öğrenmeyi destekleme ve kullanıcı gereksinimlerini karşılama gibi geniş bir yelpazede görevleri olduğunu belirtir. Bu geniş görev tanımı, "nitelikli kütüphaneci" kavramını sorgulanabilir hale getirmekte ve çalışma yaşamı kalitesi yaklaşımlarını anlamsız kılabilmektedir. YÖK Çalışma Grubu Raporu (2023'e Doğru Türkiye'de Üniversite Kütüphaneleri): Bu rapor, kütüphane çalışanları ile ilgili sorunları ve çözüm önerilerini içermektedir. Sorunlar arasında mesleğe uygun yetiştirilme eksikliği, özlük haklarında iyileşme olmaması, yöneticilerin mesleki eğitim eksikliği, pasif görev yeri algısı, düşük maaşlar, nitelikli personel ihtiyacı, kadro ve sosyal hak farklılıkları, eğitim eksikliği ve uygun olmayan çalışma koşulları yer alır. Çözüm önerileri ise yetkinlik bazlı performans sistemi, eğitimlerle zayıf yönlerin geliştirilmesi, iş tanımlarının netleştirilmesi, iş doyumu ve yaşam kalitesinin artırılması, hukuki düzenlemeler, çalışan görüşlerinin alınması ve özellikle vakıf üniversitelerinde taban ücret belirlenmesi gibi maddeleri içerir. Üniversite Kütüphanelerinin Önemi: Kütüphaneler, üniversitenin tanıtımı ve itibarı açısından önemli bir "reklam aracı" olarak görülmektedir. Özellikle tercih dönemlerinde kütüphanenin öne çıkarılması, ancak bu önemin kütüphane çalışanlarına verilmemesi, "çalışma yaşamı kalitesini düşüren etkenlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır." (s. 41) 3. Çalışma Yaşamı Kalitesi (ÇYK) Çalışma yaşamı kalitesi, sanayi kuruluşlarındaki "ürün" çıktısının aksine, kütüphanelerde "hizmet" çıktısı olması nedeniyle genellikle kullanıcı memnuniyetiyle ilişkilidir. Kavram, ilk olarak 1972 yılında Kolombiya Üniversitesi'ndeki uluslararası işgücü konferansında kullanılmıştır. "İş yerinin insancıllaştırılması" olarak da tanımlanır ve çalışanların fiziksel, zihinsel, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayarak örgüte daha fazla katkı sağlamasını amaçlar. ÇYK'nın Amaçları: İş ve sosyal ihtiyaçların dengeli olması. Başarının ödüllendirilmesi. Kaygı yaratacak faktörlerin azaltılması. Çalışanların karar alma süreçlerine katılımı. İş güvenliği koşullarının düzenlenmesi. Bireysel yeteneklerden maksimum faydalanma. Çalışanların üretkenliğinin artırılması. Kuruma aidiyet duygusunun oluşması. ÇYK'yı Oluşturan Temel Unsurlar: Katılımcı organizasyon yapısı, teknolojik gelişmelere adaptasyon, dengeli ücret dağılımı, iş güvenliği, ergonomik çalışma ortamı, sosyal imkanlar, hizmet içi eğitim, net iş tanımları, uyumlu yönetici-çalışan ilişkileri, yetki-sorumluluk dengesi ve örgütlenme yapısıdır. Bu unsurların eksikliği potansiyel stres kaynaklarını oluşturur. Anket Bulgularının Önemli Sonuçları (İstanbul Örneği) Araştırma, İstanbul'daki devlet ve vakıf üniversitelerinden 76 kütüphanecinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Meslek Algısı: Katılımcıların %81,5'i ailelerinin ve yakın çevrelerinin kütüphanecilik mesleğini "stressiz" olarak gördüğünü belirtmiştir. Bu durum, kütüphanecilerin yakın çevrelerinden yeterli desteği alamamasına yol açan önemli bir stres kaynağıdır. (s. 83) Monotonluk: Kütüphane işlerinin tekrarlayan doğasının monotonluğa sahip olduğunu düşünenlerin oranı %55,3'tür. Bu durum, iş verimini düşürmekte ve stresi artırmaktadır. İş Yükü ve Yorucu Tempo: %43,4'ü, üniversite tanıtım ve sınav dönemleri gibi yoğun zamanlarda iş yükü ve yorucu iş temposuna maruz kaldığını belirtmiştir. %46,1'i ise personel sayısının yetersiz olduğunu ifade etmiştir. (s. 96) Uygun İş ve Yetenek Kullanımı: Katılımcıların %64,5'i bilgi ve becerilerine uygun görevlendirildiklerini belirtirken, %46,1'i başka birimlerde çalıştırıldıklarını ifade etmiştir. "Mesleki açıdan, bu oranın %1 gibi düşük bir seviyede olması bile dikkatle ele alınması gereken bir durumken, %46 gibi yüksek bir oranın ortaya çıkması kütüphanecilik mesleği açısından endişe verici bir tabloyu işaret etmektedir." (s. 94) Mesleki Tatmin ve Tercih: %60,5'i kütüphaneciliği kendileri için en uygun meslek olarak görmektedir. Ancak %39,5'lik bir kesim kararsız veya olumsuz görüş bildirmiştir. Mesleki İtibar: Katılımcıların %76,3'ü mesleklerinin toplum tarafından yeterince değerli görülmediğini düşünmektedir. (s. 99) Ücret Memnuniyeti: Kütüphanecilerin %46,1'i aldıkları ücretten memnun olmadığını belirtmiştir. (s. 109) Teknoloji ve Stres: %73,7'si teknolojik gelişmelerin kütüphaneye uygulanmasının bir stres faktörü olmadığını ifade etmiştir. Bu durumun araştırma grubunun genç ve teknolojiyle iç içe yaşayan yapısından kaynaklandığı belirtilmiştir. (s. 101) Adalet Algısı: %38,2'si çalıştıkları kütüphanede yetki ve sorumlulukların adil dağıtılmadığını düşünmektedir. %36,8'i ise eşitsizlik, ayrımcılık ve adam kayırmanın olduğunu belirtmiştir. (s. 102-103) Performans Değerlendirme ve Geri Bildirim: %47,4'ü çalıştıkları kütüphanede performans değerlendirme ve yeterli geri bildirim sisteminin bulunmadığını belirtmiştir. (s. 104) İş-Yaşam Dengesi: %38,2'si kendilerine, ailelerine ve ilgi alanlarına yeterince zaman ayıramadığını ifade etmiştir. (s. 115) Ekonomik ve Siyasi Durum: %82,9'u ülkenin ekonomik ve siyasal durumunun çalışma yaşamlarını etkilediğini belirtmiştir. COVID-19 pandemisi gibi küresel krizlerin iş güvencesi üzerinde önemli etkileri olduğu vurgulanmıştır. (s. 71, 113) Stresle Başa Çıkma Yöntemleri: Kütüphaneciler stresli hissettiklerinde en çok stresli insanlardan veya durumlardan uzaklaşmayı, televizyon/film izlemeyi, gazete/dergi/kitap okumayı, daha fazla uyumayı ve sosyal paylaşım sitelerini ziyaret etmeyi tercih etmektedirler. (s. 119) Sonuçlar ve Öneriler Araştırma, kütüphanelerin üniversitelerin önemli bir parçası olmasına rağmen, personelinin fiziksel ve psikolojik çalışma koşullarında eksiklikler olduğunu göstermiştir. Monotonluk, rol belirsizliği, iş yükü fazlalığı, düşük mesleki itibar, yetersiz ücretler ve sosyal destek eksikliği gibi faktörler, kütüphanecilerin stres düzeylerini artırmaktadır. Öneriler: Fiziki Çalışma Koşullarının İyileştirilmesi: Ergonomik çalışma ortamları sağlanmalı, fiziki koşullar çalışanların ihtiyaçlarına uygun hale getirilmelidir. Rol Belirsizliğinin Giderilmesi: Görev tanımları netleştirilmeli ve rol çatışmasını önleyecek düzenlemeler yapılmalıdır. Ücret Politikalarının Gözden Geçirilmesi: Maaş eşitsizlikleri giderilmeli ve ücretler, çalışanların sosyal yaşam standartlarını destekleyecek seviyeye çıkarılmalıdır. Toplumsal Farkındalığın Artırılması: Kütüphanecilik mesleğinin toplumdaki değeri ve önemi konusunda farkındalık kampanyaları düzenlenmelidir. Personel Sayısının Artırılması: İş yükünü dengelemek ve baskıyı azaltmak için personel sayısı artırılmalı, özellikle yoğun dönemlerde destek sağlanmalıdır. Eğitim ve Gelişim Fırsatlarının Desteklenmesi: Çalışanların mesleki gelişimleri için yüksek lisans ve doktora programlarına katılımları teşvik edilmeli, sürekli eğitimler düzenlenmelidir. Stres Yönetimi Programlarının Uygulanması: Çalışanların stresle başa çıkma becerilerini geliştirmek için düzenli eğitim ve destek programları sağlanmalıdır. Sosyal Destek Mekanizmalarının Güçlendirilmesi: Çalışanların yakın çevrelerinden ve kurumlardan daha fazla sosyal destek alabilmeleri için farkındalık çalışmaları yapılmalı ve destekleyici iş kültürleri oluşturulmalıdır. Bu çalışma, üniversite kütüphanelerinde çalışma yaşamı kalitesini artırmak ve mesleki tatmini güçlendirmek için önemli bir yol haritası sunmaktadır. Çalışan memnuniyeti ve kurumsal başarının sağlanması için mesleki gelişim, kurumsal destek ve etkili yönetim politikalarının bir arada yürütülmesi kritik önem taşımaktadır. ... Devamını Oku