1. Genel Bakış ve Yayın Bilgileri Bu belge, Grimm Kardeşlerin ünlü masalı "Hansel ile Gretel"in Hasan Yiğit tarafından yayına hazırlanan ve Başlık Yayınları tarafından 2022 yılında İstanbul'da basılan bir versiyonunu sunmaktadır. Yayın, "Grimm Kardeşler Masalları" serisinin 8. kitabı olup, çocuk edebiyatı kategorisinde yer almaktadır. Yayıncı Sertifika No: 16680 Baskı-Cilt: Yalın Yayıncılık (Sertifika No: 53595) Sayfa Sayısı: 54 sayfa Fiziksel Boyut: 21 cm Yayıncı Tescili: Başlık Yayınları, Hip erlink Eğitim İletişim Yay. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin tescilli markasıdır. Telif Hakları: 5846 sayılı yasanın hükmüne göre, kitabın telif hakları Hiperlink Eğitim İletişim Yay. Gıda. San. ve Tic. Ltd. Şti (Başlık Yayınları) ve yazarına aittir. 2. Yayına Hazırlayan Hakkında: Hasan Yiğit Doğum Yeri: Denizli-Çivril. Mesleği: Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni. Eserleri: Çocuk Edebiyatı alanında üç yüzden fazla kitap yazmıştır. İlkokul ve ortaokul öğrencileri için yazdığı kitaplar çeşitli yayınevlerince yayınlanmış ve öğrenciler tarafından ilgiyle okunmaktadır. 3. Grimm Kardeşler Hakkında Belge, masalın yazarları olan Grimm Kardeşler (Jacob ve Wilhelm Grimm) hakkında detaylı bilgi sunmaktadır: Jacob Grimm: 1785 yılında Almanya, Hanau’da doğmuştur. Marburg ve Paris’te hukuk eğitimi almış, 1816’da Kassel’de kitaplık yöneticiliğine başlamıştır. 1829’da Göttingen’de profesörlüğe atanmış, 1837’de görevinden alınmıştır. Berlin’e yerleşerek halk edebiyatı çalışmalarına yoğunlaşmış ve 1841’de Bilimler Akademisi’ne atanmıştır. Alman Filolojisinin kurulmasına öncülük etmiştir. 1863’te vefat etmiştir. Wilhelm Grimm: 1786 yılında doğmuş ve kardeşi gibi aynı alanlarda çalışmalar yapmıştır. Ortak Çalışmaları: İki kardeş, 1811 yılında ilk ortak eserleri olan "Eski Alman Saz Ozanları"nı yayınlamışlardır. Bu tarihten sonra köy köy, kent kent dolaşarak halk edebiyatı ürünlerini derlemiş ve Alman Halk Edebiyatı üzerine çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Ölümsüz Mirasları: Wilhelm 1859, Jacob 1863 yılında vefat edene dek Alman dili ve edebiyatı üzerine aralıksız çalışmışlardır. İlk masal derlemeleri "Çocuk ve Ev Masalları" adıyla yayınlanmış ve kısa sürede dünya dillerine çevrilerek dünyanın en çok satan eserleri arasına girmiştir. Tiyatrolarda oynanmış, filmleri çekilmiştir. Masalların Niteliği: Masallar, binlerce yıl öncesinden anlatıla gelen sözlü halk masallarıdır. İlk kez 1700'lerde Avrupa'da derlenip yazılmaya başlanmıştır. Grimm Kardeşler, elli yıla yakın çalışmalarıyla birçok "ölümsüz masalı yazıya geçirmişlerdir." Çocuk Edebiyatına Katkı: 19. yüzyılda masalların yazıya döküldüğü dönemde Çocuk Edebiyatı'nın bilimsel ölçütleri henüz konmamış olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle masalların "Şiddet içirebiliyor; ekonomik, etnik köken, cinsiyet… vb. açılardan eşitsizlik sergileyebiliyordu." Ancak günümüzde "bilimsel ölçülerde süzülen masallar, değerlerini koruyor" ifadesiyle, yayınevinin bu masalları güncel standartlara göre yeniden yorumladığı anlaşılmaktadır. 4. Önsöz: Masalın Temaları ve Karakterleri Yayınevi, "Hansel ile Gretel" masalının ana temasını bencillik olarak belirtmektedir. Bencillik, "Yalnızca kendini düşünme, kendi çıkarlarını ön planda tutma, başkalarını düşünmeme, demektir" şeklinde açıklanmaktadır. Ana Karakterler: Masalda bir oduncu, çocukları Hansel ve Gretel, oduncunun eşi (aynı zamanda çocukların üvey annesi) ve bir cadı bulunmaktadır. Üvey Anne: "Yalnızca kendisini düşünen bencil bir kadındır." Kıtlık nedeniyle çocukları öldürmek ve daha çok doyabilmek için ormana atmak ister. Cadı: Ormanda ekmek, şeker ve kremadan yapılma bir evde yaşayan yaşlı bir cadıdır. Amacı, ormanda dolaşan kimsesiz çocukları bu evle kandırıp tuzağına düşürerek onları pişirip yemektir. Hansel ve Gretel: Üvey annelerinin bencilliği ve cadının tuzağına düşen iki çocuktur. Masal, onların bu zorlu yaşam mücadelesini ve kurtulma çabalarını anlatır. 5. Masalın Özeti ve Önemli Olaylar Dizisi Masal, ormana yakın bir kasabada yaşayan yoksul bir oduncu ailesinin hikayesiyle başlar. Aile, oduncu, eşi, oğlu Hansel ve kızı Gretel'den oluşmaktadır. Olaylar dizisi aşağıdaki önemli aşamalardan geçer: Kıtlık ve Üvey Annenin Bencilliği: Annenin ölümünden sonra oduncu yeni bir eşle evlenir. Bölgede yaşanan büyük kuraklık ve kıtlık nedeniyle ailenin geliri azalır. Üvey anne, "Ben doymuyorum. Çocuklar da doymuyor. Senin gelirin dört kişiyi doyurmaz" diyerek çocuklardan kurtulma fikrini ortaya atar. Oduncuyu, çocukları ormanın derinliklerine bırakmaya ikna etmeye çalışır. İlk Ormana Bırakma Girişimi:Hansel ve Gretel, ebeveynlerinin konuşmalarına gizlice kulak misafiri olurlar. Hansel, üvey annenin planını duyunca, geceleri evden çıkarak ceplerini beyaz çakıl taşlarıyla doldurur. "Evden çıkınca yol kıyısına çakıl çakıl taşı atacağım. Bizi ormanda bıraktıklarında çakıl taşlarını izleyerek kolayca eve dönebileceğiz." Sabah ebeveynleriyle ormana giden Hansel, yola çakıl taşlarını bırakır. Babası Hansel'in sürekli arkasına bakmasını fark ettiğinde Hansel kedisine baktığını söyleyerek durumu gizler. Üvey anne ve oduncu, çocukları ormanın derinliklerinde bir ateşin başında bırakır ve oduncunun kuru bir ağaca bağladığı bir dalın çıkardığı "tak tak" sesiyle odun kestikleri izlenimini verirler. Çocuklar, çakıl taşlarını takip ederek gece yarısı eve geri dönerler. Üvey anne şaşırır ancak onlara kızar gibi yapar. Oduncu ise çocuklarının dönmesinden çok sevinir. İkinci Ormana Bırakma Girişimi:Kıtlık devam eder ve üvey anne çocukları tekrar ormana bırakmaya karar verir. Hansel'in çakıl taşlarını kullanmasını engellemek için gece kapıyı kilitler ve sabah çocukların ceplerini kontrol eder. Hansel, çakıl taşı toplayamayacağını anlayınca, sabah verilen ekmek dilimini ekmek kırıntıları halinde yola serpmeye karar verir. Yine ebeveynleriyle ormana giderler. Hansel, ekmek kırıntılarını gizlice yola serperken, babası neden durduğunu sorduğunda güvercinine baktığını söyler. Çocuklar ormanın daha da derinliklerinde bırakılır. Hansel, bu kez ekmek kırıntılarını takip ederek eve döneceklerine inanır. Ancak, uyandıklarında ekmek kırıntılarının kuşlar tarafından yenildiğini fark ederler ve yolu bulamazlar. Cadının Evi ve Tuzağı:Hansel ve Gretel ormanda kaybolur, aç ve yorgun düşerler. Bir kuş onları, duvarları ekmekten, çatısı pasta kremasından ve camları şekerden yapılmış bir eve götürür. Üç günlük açlığın verdiği iştahla evin duvarlarını yemeye başlarlar. Evden bir ses "Katır kutur hapır hupur Kimdir kemiren evimi?" diye sorar. Hansel rüzgarın sesi olduğunu söyleyerek yanıt verir. Yaşlı bir kadın, yani cadı, evden çıkar ve başlangıçta tatlı dilli ve sevecen davranarak çocukları içeri alır, onlara bolca yemek yedirir ve yumuşak yataklarda yatırır. Ancak bu sadece bir tuzaktır. Cadı, eğitilmiş kuşlar aracılığıyla ormanda kaybolan çocukları evine çekmekte, onları semirtip yemektedir. Hansel'in Kafese Kapatılması ve Gretel'in Kurnazlığı:Cadı, Hansel'i semirtmek için ahırdaki karanlık bir bölüme kilitler ve Gretel'e Hansel'e yemek yedirmesini, kendisi için ise kuru ekmek yemesini emreder. Cadı her sabah Hansel'in parmağını kontrol ederek semirip semirmediğini anlamaya çalışır. Hansel ise kurnazca ona bir tavuk kemiği uzatarak zayıf olduğunu sandırmayı başarır. Bir ay geçmesine rağmen Hansel'in "semirmediğini" düşünen cadı sabırsızlanır ve Gretel'e Hansel'i fırında pişirmesini emreder. Gretel, cadının gerçek niyetini anlar ve fırını yakarken cadıdan nasıl kurtulacağını planlar. Cadı, fırının sıcaklığını nasıl kontrol edeceğini gösterirken, Gretel onu tüm gücüyle fırına iter ve kapağını kapatır. Cadıdan Kurtuluş ve Zenginlik:Cadıdan kurtulan Hansel ve Gretel, cadının evinde bir sandık bulurlar. Sandık "elmas, yakut, zümrüt, altın takılarla" doludur. Ceplerini bu değerli eşyalarla doldururlar. Hansel, bu değerli eşyaları satarak kendi kendilerini besleyebileceklerini, böylece üvey annelerinin onları tekrar ormana bırakamayacağını söyler. Eve Dönüş ve Mutlu Son:Geri dönüş yolunu bilmedikleri için ormanda yürürler ve bir göl kıyısına gelirler. Göldeki bir ördekten yardım isterler. Ördek, başlarından geçenleri dinleyince üzülür ve onları sırtına alarak köylerine götürmeyi kabul eder. Gretel, ördeğe elmaslarla süslenmiş bir gerdanlık hediye eder. Ördek onları evlerinin önüne bırakır. Kapıyı babaları açar ve çocuklarını görünce gözyaşları içinde onlardan özür diler. Oduncu, üvey annenin kendisini doyuramayacağını söyleyerek gittiğini ve nereye gittiğini bilmediğini söyler. O günden sonra oduncu ve çocukları, zenginlikleriyle birlikte "mutlu bir yaşama başlamışlar." ... Devamını Oku