Uluslararası ticarette güncel gelişmeler
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Genel Bakış ve Temel Temalar Bu brifing belgesi, "Uluslararası Ticarette Güncel Gelişmeler" adlı eserden ve içerdiği çeşitli bölümlerden derlenmiştir. Küresel ekonomideki hızlı değişimlerin uluslararası ticaretin akışını önemli ölçüde etkilediği vurgulanmaktadır. Doküman, özellikle COVID-19 pandemisi ve ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik sorunların arttığı bir dönemde uluslararası ticaretin artan önemine odaklanmaktadır. Ana temalar şunlardır: Hizmet Ticareti ve Turizmin Ekonomik Büyümede ki Rolü: Türkiye örneği üzerinden incelenmektedir. Savunma Harcamaları ve Ekonomik Büyüme: Türkiye'nin İnsansız Hava Aracı (İHA) piyasası üzerine bir vaka analizi sunulmaktadır. Kuşak Yol İnisiyatifi: Ekonomik rotalar üzerinde taşımacılık modelleri değerlendirilmektedir. Uluslararası Ticaret Politikaları ve Ekonomik Kalkınma: İhracata dönük sanayileşme stratejileri bağlamında ele alınmaktadır. İhracat Çeşitlendirmesi, Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyümenin Çevresel Kalite ile İlişkisi: Türkiye için dinamik ARDL simülasyonlarından elde edilen yeni kanıtlar sunulmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ): Geçmişi, bugünü ve COVID-19 salgınının etkileri incelenmektedir. Dış Ticaret-Ekonomik Büyüme İlişkisi: Yüksek teknoloji ihracatı mercek altına alınmaktadır. COVID-19 Salgınının Uluslararası Ticarete Etkileri: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler perspektifinden değerlendirilmektedir. 2. Önemli Fikirler ve Gerçekler 2.1. Hizmet Ticareti ve Turizm’in Ekonomik Büyümedeki Rolü (Salih KATIRCIOĞLU, Özlem ALTUN, Setareh KATIRCIOĞLU) Ticaret ve Turizmin Büyüme Motoru Olması: Uluslararası ticaretin ve turizmin ekonomilerdeki rolü uzun yıllardır incelenen popüler araştırma alanlarıdır. Birçok çalışma ticareti büyümenin motoru olarak test etmiştir. "Literatürde önemli sayıda çalışma yapılmış ve ticaretin büyümenin motoru olduğu kanıtlanmıştır (Soukhakian, 2007; Hye, 2008; Omotor, 2008; Katircioglu, 2009; Hye, 2008; Duasa, 2011; Fatima ve diğerleri, 2011; Özkan, 2013; Kaushal ve Pathak, 2015)." Türkiye Örneği ve Cari Açık: Türkiye, uzun yıllar sürekli cari açık veren bir ekonomiye sahip olmasına rağmen, turizm sektörünü geliştirerek bu açığı önemli ölçüde finanse etmeyi başarmıştır. "Neyse ki Türkiye, cari açığı önemli ölçüde finanse eden turizm sektörünü geliştirmeyi başarmıştır." 2017 yılında Türkiye, 37,6 milyon uluslararası turist çekmiş ve 22,47 milyon ABD doları turizm geliri elde etmiştir, bu da GSYİH'nin yaklaşık %3,7'sini oluşturmaktadır. Hizmet Sektörünün Katkısı: Finansal hizmetler dahil hizmetler sektörünün GSYİH içerisindeki toplam payı yaklaşık yüzde 8 civarındadır. İmalat sektörünün popülaritesini kaybetmeye başlamasıyla birlikte turizm dışındaki hizmet sektörleri de ekonomik aktivitenin önemli itici güçleri olmuştur. Ampirik Bulgular: Çalışma, turizm ve hizmet ticaretinin Türkiye'nin reel gelir artışı üzerindeki uzun vadeli önemli etkilerini doğrulamaktadır. Bu etkiler esnek olmayan ancak pozitif olarak önemlidir. 2.2. Savunma Harcamaları ve Ekonomik Büyüme: Türkiye İHA Piyasası Üzerine Bir Vaka Analizi (Mehtap IŞIK, Akın Cem TOKGÖZ) Askeri Harcamalar ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Askeri harcamalar ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki karmaşık olup, net bir sonuç yoktur. Neo-klasik ve Keynesyen teoriler farklı sonuçlar öngörmektedir. "Ancak kesin bir ilişkiden söz etmek mümkün değildir." Türkiye'nin Savunma Sanayii: Türkiye'nin askeri harcamalarının GSYH içindeki payı 2000'de %3,7 iken 2015'te %1,8'e düşmüş, 2020'de %2,8 olmuştur. Türkiye, bölgesel konumundan dolayı savunma sanayiini güçlü tutmak zorundadır. İHA Piyasasının Yükselişi: Türkiye, yabancı ülkelerden İHA alımında yaşadığı zorluklar ve son on yıldaki savunma endüstrisindeki gelişmelerle önemli bir Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) üreticisi ve ihracatçısı haline gelmiştir. Baykar, Aselsan, Havelsan, TUSAŞ gibi şirketler öne çıkmaktadır. "Türkiye, yabancı ülkelerden İHA alımında yaşadığı zorlukların ardından ve son on yılda savunma endüstrisinde kat ettiği gelişmelerle birlikte, önemli bir SİHA üreticisi ve ihracatçısı hâline gelmiştir." İHA İhracatının Ekonomik Katkısı: Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, savunma sanayi cirosu 2017-2020 yılları arasında 1,65 milyar dolardan 2,73 milyar dolara yükselmiştir. Yerli İHA üretimi ithal modellere kıyasla maliyet avantajı sağlamaktadır. Örneğin, Bayraktar TB2 İHA modeli ithal Heron İHA sistemlerinden 4,5 kat daha ucuzdur. 2019'da Ukrayna'ya 6 adet Bayraktar TB2 İHA satışından yaklaşık 45,5 milyon dolar net kâr elde edilmiştir, bu da o yılki askeri havacılık ihracatının yaklaşık %9'unu oluşturmuştur. İstihdam ve Bağımsızlık: İHA endüstrisindeki gelişmeler, yüksek teknolojili sektörlerde istihdam olanakları sağlamakta ve ülkenin dışa bağımlılığını azaltmaktadır. TUSAŞ tarafından istihdam edilen personel sayısı 2000-2013 arasında 1.923'ten 4.431'e, Savunma ve Havacılık Endüstrisindeki toplam istihdam 2012-2020 arasında 32.368'den 77.566'ya çıkmıştır. Politika Önerileri: İHA üretimine yapılacak yatırımların sadece askeri değil, sivil sektörlerde de ekonomik geri dönüşü yüksek olabileceği belirtilmektedir. Ancak askeri ürünlerin uluslararası piyasalarda satışının uluslararası ilişkilere getireceği yük göz ardı edilmemeli, diğer tüm ticari ürünlerde ticari çeşitlilik gözetilmelidir. 2.3. Kuşak Yol İnisiyatifi’nde Ekonomik Rotalar Üzerinde Taşımacılığa Dair Modeller (Sabri ÖZ) Lojistik Maliyetlerinin Önemi: Ticari malların ve üretilen ürünlerin maliyetlerini düşürmede lojistik ve insan kaynakları önemli faktörlerdir. Lojistik maliyetlerinin aşağı çekilmesi, pazarda rekabet gücünü artırır ve müşteri memnuniyeti sağlar. Kuşak Yol İnisiyatifi: Çin'in dünya ekonomisinde süper güç olma yolundaki en büyük projesidir. Altı karasal ekonomik koridor ve iki deniz yolu güzergahından oluşmaktadır. Türkiye, Çin-Orta Asya Batı Asya Ekonomik Koridoru rotasına dahildir. "Projenin 9 trilyon dolar gibi bir değere ulaşacağı öngörülmekle birlikte, hali hazırda, 200‘e yakın sözleşme ile yaklaşık 6 trilyon dolarlık kısmının yatırıma dönüştüğü ifade edilmektedir." Projenin sonunda dünya nüfusunun yarısına yakınının etkileneceği, 60 ülkenin doğrudan, 110 ülkenin ise dolaylı olarak etkileneceği belirtilmiştir. Taşıma Modları ve Optimizasyon: Lojistik maliyetini düşürmek için taşıma, depolama, tersine lojistik ve lojistik katmanları gibi fonksiyonların incelenmesi faydalıdır. Deniz yolu, kara yolu, hava yolu ve demir yolu ana taşıma modlarıdır. Örnek Simülasyon (İstanbul-Wuhan): İstanbul'dan Wuhan'a kuru gıda paketlemesi için alternatif güzergahlar ve kombinasyonlar değerlendirilmiştir. Simülasyon sonucunda en düşük maliyet, zaman ve sera gazı salınımına sahip rota Raylı sistemle İstanbul Batı Hazar Denizi (0-1 arası) + Kara Yolu ile Batı Hazardan Pakistan (1-3 arası) + Kara Yolu ile Pakistan Wuhan (3-4 arası) olarak bulunmuştur. Gelecek Tehdit ve Fırsatlar: Kuzey Deniz Yolu ve Hyperloop gibi yeni taşıma modları, Türkiye için yeni tehdit ve fırsatlar yaratabilir. Türkiye, doğunun mallarını batıya sevk ederken kendi katma değerli ürünlerinin ticaretini artırmak ve taşıma kapasitesini optimum kullanmak zorundadır. 2.4. Uluslararası Ticaret Politikaları ile Ekonomik Kalkınma Arasındaki İlişkiler: İhracata Dönük Sanayileşme Kapsamında Bir Değerlendirme (Ayça DOĞANER) Küreselleşme ve Dış Ticaret Politikaları: 1980'lerden sonra küreselleşme kavramı yaygınlaşarak ulusal ekonomileri dünya ile bütünleştirmiş, korumacılık anlayışını geri planda bırakarak serbest ticaret uygulamalarını hızlandırmıştır. Dış Ticaret ve Ekonomik Kalkınma İlişkisi: Dış ticaretin fazla olması, ülkelerin daha fazla teknolojiye ve uzmanlaşmaya odaklanmasına olanak tanır, bu da verimlilik artışı ve kaynak israfının azalması anlamına gelir. "Dış ticaretin ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan en önemli değişkenlerden bir tanesi dış ticarettir." İthal İkamesi ve İhracata Dönük Sanayileşme: Sanayileşme stratejileri ithal ikamesi ve ihracata dönük olmak üzere iki grupta incelenir. Türkiye, 1960-1980 arasında ithal ikameci sanayileşme politikaları izlemiş, ancak bu durum dış ticaret dengesinde bozulmalara yol açmıştır. "1980 yılından itibaren dışa açılmaya yönelik adımlar atılmaya başlanmıştır. Bu doğrultuda ithal ikame politikalar terk edilip, ihracata yönelik sanayileşme politikaları izlenmeye başlamıştır." Türkiye'de İhracata Dönük Sanayileşme Başarıları: 1980'lerden sonra uygulanan politikalarla Türkiye'nin imalat sanayi ihracatı ve toplam ihracat içindeki payı artış eğilimindedir. İmalat sanayiinin GSYH içindeki payı 1980'de %18,3 iken 2000'lerde %23'e yükselmiştir. Küresel ihracat 2001'de 6,1 trilyon dolar iken, Türkiye'nin payı %0,5 olmuştur. 2019'da bu oran %0,91'e yükselmiştir. 2002'den itibaren imalat sanayi katma değerinin GSYH içindeki payı Türkiye'de dünya ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Politika Önerileri: Sürdürülebilir ihracat artışı için katma değer ve rekabet gücü, pazar çeşitliliği, yeni ihracatçılar, üretici-ihracatçı firmaların korunması, rekabetçi hizmet sektörleri, dijitalleşme, teknoloji odaklı yeni nesil serbest bölgeler ve ihracat finansmanı gibi hedefler belirlenmelidir. 2.5. İhracat Çeşitlendirmesi, Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyümenin Çevresel Kalite ile İlişkisi: Türkiye İçin Dinamik ARDL Simülasyonlarından Yeni Kanıtlar (Buket ALTINÖZ) Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) Hipotezi: Ekonomik büyüme ve çevresel kalite arasında ters-U şeklinde bir ilişki olduğu öne sürülmektedir; yani ekonomik büyüme önce kirliliği artırır, sonra belli bir eşikten sonra azaltır. Ticari Açıklık ve Çevre: Ticari açıklığın çevresel etkileri ülkenin gelişme düzeyine bağlıdır. Gelişmekte olan ülkelerde maliyet düşürme kaygısı çevresel etkilerin göz ardı edilmesine yol açabilmektedir. İhracat Çeşitlendirmesi ve Çevre Kirliliği: Çalışma, ihracat çeşitlendirmesinin CO2 emisyonları üzerinde negatif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Theil endeksinin düşük değerleri daha geniş ürün çeşitliliğini ifade ederken, endeksten bir artışın (yani çeşitliliğin azalması) CO2 emisyonlarında azalışa yol açtığı bulunmuştur. "İhracatta çeşitliliğin azalması esasen çevresel kaliteye katkı sağlamaktadır." Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde çeşitliliğin artmasının daha fazla üretim ve maliyet düşürme amacıyla kirletici sektörlere eğilimi artırmasından kaynaklanmaktadır. Enerji Tüketiminin Etkisi: Enerji tüketimi kısa dönemde CO2 emisyonlarını artırıcı bir etkiye sahiptir. Türkiye'de enerji kompozisyonunun sürdürülebilirliğe negatif bir etkisi olduğu belirtilmektedir. Politika Önerileri:Enerji kompozisyonu, özellikle üretim faaliyetlerinde sürdürülebilirlik amacı doğrultusunda temiz enerji kaynaklarına dönüştürülmelidir. Yenilenebilir/çevre dostu enerji kaynaklarının kullanım maliyetleri düşürülmeli, teknolojik gelişmeler ve inovasyonlar teşvik edilmelidir. İhracat çeşitliliğine giderken yeni mal üretim süreçlerinde çevre dostu teknolojiler uygulanmalı ve çevresel maliyet göz önünde bulundurulmalıdır. 2.6. Dünya Ticaret Örgütü: Dünü, Bugünü ve COVID-19 Salgınının Etkisi (Canan Özge EĞRİ) DTÖ'nün Doğuşu: İkinci Dünya Savaşı'nın yıkımı ve ekonomik ilişkilerin bozulması sonucunda GATT kurulmuş, 1995 yılında Uruguay Turu müzakereleri sonucunda ise DTÖ'ye dönüşmüştür. "1995 yılında ise Marakeş’te kurucu anlaşma sonunda imzalanmıştır. Bu anlaşmanın sonucunda GATT, kurumsal bir yapıya sahip uluslararası bir örgüt olan DTÖ’ye dönüşmüştür." DTÖ'nün Amacı ve Fonksiyonları: Ülkeler arasındaki ticaretin mümkün olduğunca sorunsuz, öngörülebilir ve özgürce akmasını sağlamaktır. "Anlaşmazlıkların Halli Organı"nı bünyesinde bulundurur. Doha Turu ve Eleştiriler: Doha Turu'nda tarım, hizmet sektörü, fikri mülkiyet hakları gibi konularda fikir birliğine varılamamıştır. DTÖ, özellikle gelişmekte olan ülkelerden, ekonomilerinin dayandığı tarım ve tekstil sektörlerinde alınan kararlar nedeniyle eleştiriler almaktadır. Gelişmekte olan ülkelerin çoğunluğu, DTÖ'nün "özel ve lehte muamele" ilkesini sürdürmesi, esnek kurallar uygulaması ve teknik yardım sağlaması gerektiğini savunmaktadır. COVID-19'un Ticarete Etkisi: Salgın, küresel ticarette büyük bir duraksamaya ve arz zincirlerinde aksaklıklara neden olmuştur. Tıbbi malzemelere talep aniden yükselirken, arzda eşanlı artış mümkün olmamıştır. 2020 yılında dünya mal ihracatı %21,25 oranında düşüş yaşamıştır. Hizmet ihracatı, özellikle seyahat sektörü (%82 civarı düşüş), daha büyük kayıplar yaşamıştır. 2021'in ilk yarısında tıbbi mal ticareti yıllık bazda %12,4 artışla genişlemeye devam etmiştir. İhracatçılar ve İthalatçılar: COVID-19 ile ilgili kritik ürünleri en çok ihraç eden ülkeler arasında Çin Halk Cumhuriyeti, ABD ve Almanya yer almaktadır. En çok ithalat yapan ülkeler ise ABD, Almanya ve Çin Halk Cumhuriyeti'dir. "Çin’in ihracatı 2021’in ilk yarısında, yaklaşık % 36 oranında daralmıştır. Yıldan yıla büyüme oranının küçülme yönünde gerçekleştiği tek ülke olmuştur." DTÖ'nün Rolü: Kriz ortamında "ticaretin sorunsuz, öngörülebilir ve özgürce akmasını sağlayan" ulusüstü bir kurumun varlığı önem kazanmıştır. DTÖ, medikal malzemeler ve aşıların fikri hakları konusunda düzenleyici etkisine ihtiyaç duyulmaktadır. 2.7. Dış Ticaret Ekonomik Büyüme İlişkisi: Yüksek Teknoloji İhracatı (Güldenur ÇETİN) Dış Ticaret ve Ekonomik Büyüme: Dış ticaret faaliyetleri, ülkelerin üretim kapasitelerinin artırılması, döviz girdisi sağlanması ve dış pazarlarda rekabet edebilirlik açısından kritik öneme sahiptir. "Uluslararası ticaret faaliyetleri içerisinde ihracat faaliyeti ise ekonomik büyüme ile ilişkisi literatürde sıklıkla araştırılan ve amprik çalışmalara konu olan bir ekonomik faaliyettir." Yüksek Teknoloji İhracatının Önemi: Ekonomik büyüme için sadece ihracat hacmi değil, aynı zamanda ihraç edilen ürünlerin teknoloji düzeyi de önemlidir. Yüksek teknolojili ürünler, daha yüksek getiriler sağlar ve ekonomik büyümeyi destekler. Teknoloji Sınıflandırmaları: Ürünler düşük, orta ve yüksek teknoloji olarak sınıflandırılır. Yüksek teknolojili ürünler, ileri ve yeni teknolojilerle üretilen, yoğun Ar-Ge gerektiren ürünlerdir. Yüksek Teknolojili Üretim Yapan Ülkelerin Kriterleri: Toplam Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki oranı, ileri teknoloji ekonomi verileri, patent başvurusu sayısı, Ar-Ge faaliyetlerinde istihdam edilen araştırmacı sayısı ve bilimsel yayın sayısıdır. Literatür Bulguları: Ampirik çalışmalar, yüksek teknoloji ihracatı ile ekonomik büyüme arasında hem karşılıklı nedensellik ilişkisi hem de pozitif bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Sarıdoğan (2019) Türkiye ve AB ülkeleri için yüksek teknoloji ihracatı ve bilgi hizmetlerinin ekonomik büyümeyi anlamlı ve pozitif etkilediğini bulmuştur. Şeker & Özcan (2019) Türkiye'nin yüksek teknoloji sektörlerinden bazılarında uzmanlaşması sonucunda ekonomik büyüme seviyesinde artış gerçekleşeceği sonucuna ulaşmıştır. Sonuç: Ülkelerin sürdürülebilir ekonomik büyüme hedeflerine ulaşmaları için yüksek teknolojili ürünler üretmeleri ve bu ürünleri ihraç etmeleri gerekmektedir. Bu durum, sadece ekonomik büyüme değil, küresel ekonomik sistem içinde güç sahibi olma açısından da büyük önem taşımaktadır. 2.8. COVID-19 Salgınının Uluslararası Ticarete Etkileri: Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkeler (Yunus ÖZCAN) Salgının Küresel Etkisi: COVID-19 pandemisi, insan yaşamlarında, küresel ekonomide ve dünya ticaretinde benzeri görülmemiş bozulmalara yol açmıştır. Ülke Sınıflandırmaları: Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Para Fonu gibi kuruluşlar ülkeleri kişi başına milli gelir gibi çeşitli kriterlere göre gelişmiş, gelişmekte olan ve en az gelişmiş olarak sınıflandırmaktadır. GSYİH Verileri: 2020 yılında dünya GSYİH'sında %3'lük bir küçülme yaşanmıştır. Gelişmiş Ekonomilerde %2,5, Gelişmekte Olan Ekonomilerde ise %3,2'lik bir gerileme olmuştur. "Yaşanan ekonomik sıkıntılardan Gelişmekte Olan Ülkeler daha çok etkilenmişlerdir." (GSYİH düşüş oranlarına göre) İşsizlik Oranları: Dünya işsizlik oranı 2019'dan 2020'ye %5,4'ten %6,6'ya yükselmiştir (yaklaşık %23 artış). En hızlı artış %35,5 ile Yüksek Gelir grubundaki ülkelerde görülmüştür. Enflasyon Oranları: Gelişmekte Olan Ekonomilerin enflasyon oranları genellikle Gelişmiş Ekonomilerin üzerinde seyretmektedir. 2019'dan 2020'ye Gelişmiş Ekonomilerde enflasyon düşerken, Gelişen Ekonomilerde aynı kalmıştır. Borç Oranları: COVID-19'un olumsuz etkilerini azaltmak için yapılan harcamalar nedeniyle, 2020 yılında Gelişmiş Ekonomilerin merkezi yönetim brüt borçlarının GSYİH'ye oranı %103,8'den %122,7'ye (yaklaşık %18 artış) yükselmiştir. Gelişen Ekonomilerde ise bu oran %54'ten %63,1'e yükselmiştir (yaklaşık %17 artış). Uluslararası Ticaretteki Daralma: 2020 yılı ikinci çeyreğinde dünya mal ihracatında %21,25'lik düşüş yaşanmıştır. Mal ticaretiyle birlikte hizmet ticareti de önemli ölçüde etkilenmiştir. Hizmet ihracatında en büyük düşüş %82 ile seyahat sektöründe yaşanmıştır. Ürün Gruplarına Göre Etki: Yakıtlar (%33,5 düşüş) ve madencilik ürünleri en çok etkilenen gruplar olmuştur. Tarım ürünleri, gıda, kimyasallar, ilaç ve tekstil gibi bazı ürün gruplarında ise artışlar yaşanmıştır. Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkeler Arasındaki Farklar: Mal ve hizmet ihracat ve ithalat hacimlerine bakıldığında, gelişen ekonomilerdeki küçülmelerin hem dünya hem de gelişmiş ülke rakamlarından daha az olduğu görülmektedir. "Covid-19’un mal ve hizmet ihracatı hacmi bağlamında Gelişmiş Ekonomilerin Gelişen Ekonomilerden kabaca iki katı kadar daha fazla olumsuz etkilendikleri ifade edilebilir." Mal ihracatı düşüşünden en çok etkilenen ülke grubu En Az Gelişmiş Ülkeler (%9,10 düşüş) olmuştur. Sonuç: Gelişmiş Ekonomiler, kurumsal kapasitelerinin yüksek olması ve piyasa yapılarının oturmuş olmasından dolayı pandemi koşullarına daha hızlı ve etkili reaksiyon gösterdikleri için kapanmaların etkilerini Gelişmekte Olan Ekonomilere göre daha fazla hissetmişlerdir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!