İletişim bilimleri bakış açısıyla küresel afet COVID-19 pandemisi
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Ana Temalar ve Önemli Fikirler: 1. COVID-19 Bir Biyolojik Afettir ve Afet İletişim Ekosistemi: Tanım ve Etkileri: COVID-19, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından "Biyolojik Afetler" başlığı altında tanımlanan, toplum sağlığını tehdit eden ve büyük can kayıplarına yol açabilen biyolojik ajanların neden olduğu bir salgın hastalıktır. Virüs, kısa sürede 215'ten fazla ülkeye yayılarak milyonlarca kişinin enfekte olmasına ve hayatını kaybetmesine neden olmuştur. (BOOK202110312135 0000000006.pdf, s. 11, 14, 18, 323). Afet Yönetimi ve İletişim: Pandemi, modern insanın biyolojik afetlere hazırlıksız olduğunu göstermiş, sanayileşme, ulaşım, teknoloji ve iletişimdeki büyük gelişmelerin afetlerle mücadelede hem tehditleri hem de fırsatları beraberinde getirdiğini ortaya koymuştur (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 18). Afet iletişiminde temel hedef, salgının risklerini ve alınması gereken tedbirleri doğru, anlaşılır ve şeffaf bir biçimde açıklayarak halkın katılımını sağlamaktır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 20). Risk ve Kriz İletişimi: Pandemi süreci, risk ve kriz iletişimi süreçlerinin afetle paralel döngüsel bir ilişkiye uygun sürdürülmesinin önemli bir örneğidir. Risk iletişimi, bilinen olumsuz olasılıkları ve bunları azaltma yollarını ele alırken, kriz iletişimi mevcut durum veya koşullarla ilgili mesaj tasarımına odaklanır, rutin dışı ve uyarıcı sinyaller verir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 29-31). 2. Bilgi Kirliliği (İnfodemi) ve Dezenformasyon: DSÖ'nün Tanımı: Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), COVID-19 salgınıyla ilgili veri bolluğunu "infodemi" olarak tanımlamış, "misenformasyon" (yalan haber) ve "dezenformasyon" (çarpıtılmış, kurgu haber) kavramlarını gündeme getirerek etik iletişimin önemini vurgulamıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 14). Yayılım Mekanizmaları: Virüsün kökeni ve yayılmasıyla ilgili komplo teorileri, sahte ve yanlış bilgilerin sosyal medya üzerinden hızlı yayılımı, programlanmış robot teknolojileri kadar kullanıcıların da sorumluluğunun olduğunu göstermiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 10). Carnegie Mellon Üniversitesi araştırmasına göre, Korona Virüsü ile ilgili incelenen 200 milyon tweet'in yüzde 45'i "bot"lardan gelmiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 20). Bilgi Kirliliğinin Nedenleri: Kaynağı belli olmayan enformasyonlar, toplumun kapasitesini aşan bilgi üretimi, bilgilerin teyit edilmeden paylaşımı, uzmanların tutarsız açıklamaları ve kaynak güvenilirlik sorunları bilgi kirliliğinin ana nedenleridir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 37). Güven ve Endişe: Bilgi kirliliği güvensizlik ortamını beslemiş, veri ve bilgi güvenliği ile ilgili yeni tehlike ve riskler yaratmıştır. Pazarbaşı ve Şahin'e göre, salgın yayıldıkça halkın doğru bilgiye ulaşma ihtiyacı artmış, sosyal medya, televizyon kanalları ve haber ajansları aracılığıyla doğrulanmamış bilgiler hızla yayılmıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 20). 3. Medyanın Rolü ve Gazetecilik Etiği: Gazeteciliğin Sorumluluğu: Gazeteciliğin temel amacı kanıta dayalı, objektif ve nitelikli bilgi sağlamak olup, acil durumlarda sorumluluk ve gazetecilik etiği esas olmalıdır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 51). Etik ilkeler, gazetecilerin nasıl davranması gerektiğini tanımlamanın yanı sıra, ne olduklarını da tanımlamak için gereklidir (Singer, 2014, s. 49, akt. BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 51). Normatif Medya Teorisi: Medya etiği, gerçeğe, tarafsızlığa ve nesnelliğe vurgu yapar ve medya uygulaması ile performansını yönlendirmeyi amaçlayan normatif teorinin özünü oluşturur (Fourie, 2005, akt. BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 60). Haber Tasarımı ve Gündem Belirleme: Televizyon haberciliği ve ana haber bültenleri, pandemi gibi olağanüstü durumlarda toplum için önemli bilgi kaynaklarıdır. Medya, aktardığı iletilerle toplumsal farkındalık oluşturucu ve yönlendirici bir pozisyon alır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 91). Türkiye'deki ana haber bültenleri (Show, Fox, Atv) pandemi sürecinde haberlerin büyük kısmını COVID-19'a ayırmış, resmi makamların aldığı tedbirler ve sosyal hayattaki kişi-grup davranışları en çok işlenen konular olmuştur (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 100-119). Kriz Döneminde Televizyon Yayıncılığı: Kriz dönemlerinde bireylerin korku ve panik duyguları yoğun yaşanır. Televizyonlar, son dakika canlı bağlantıları, şok görüntüler ve kesinlik içermeyen sayısal verilerle bu duyguları artırabilir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 158). Habertürk ve CNN Türk gibi tartışma programları, maske tedbirinin önemi, aşı çalışmaları gibi konuları işlemiş ancak sunum dilleri ve soru sorma teknikleri farklılaşmıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 175-186). 4. Sağlık Okuryazarlığı ve Alternatif Medya: Tanım ve Düzeyler: Sağlık okuryazarlığı, bireyin tıbbi bilgiyi anlaması, yorumlaması ve doğru davranış geliştirmesi olarak tanımlanır. Üç temel düzeyi vardır: işlevsel (temel okuma yazma), etkileşimli (bilgiyi uygulama) ve eleştirel (bilgiyi sorgulama ve toplumsal fayda sağlama) (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 135-138). Medyanın Rolü: Medya, sağlık iletişiminin temel çerçeveleri olan sağlık davranışında değişiklik, doğru sağlık tutumunun düzenli hale getirilmesi ve sağlıkla ilgili temel bilgilerin öğrenilip günlük hayatta bu bilgilerle farkındalık yaratılmasında önemli bir rol oynamaktadır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 131). Alternatif Medya ve Eleştirel Yaklaşım: Bianet.org ve Evrensel.net gibi alternatif medya platformları, ana akım medyada yer bulamayan veya haber olarak görülmeyen olayları ele alarak eşitlik, hiyerarşiden uzak durma ve kar amacı gütmeme anlayışıyla yayın yaparlar. Bu platformlar, COVID-19 haberlerinde hem bilgilendirici hem de eleştirel bir yaklaşım sergileyerek toplumun farklı kesimlerinin (çocuklar, kadınlar, mülteciler, sağlık emekçileri) temsiline olanak sağlamış, Sağlık Bakanlığı'nın yanı sıra Türk Tabipleri Birliği (TTB) gibi muhalif kurumların açıklamalarına da yer vermiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 144-145, 151). Halkın Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi: Türkiye genelinde yapılan bir araştırmaya göre, katılımcıların COVID-19 pandemisi sağlık okuryazarlığı yetkinlikleri, bilgiye ulaşma, anlama ve kullanma düzeyinde yüksek, ancak bilgiyi değerlendirme boyutunda orta düzeyde bulunmuştur (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 350). 5. Sosyal Medya ve Siyasal İletişim: Küresel Köy ve Sosyal Ağlar: Marshall McLuhan'ın "küresel köy" kavramı, internetin keşfiyle birlikte vücut bulmuş, zaman ve mekan kısıtlaması olmadan sosyal ağlar aracılığıyla olaylardan saniyeler içinde haberdar olma ve paylaşım yapabilme fırsatı yaratmıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 233). Politikacıların Twitter Kullanımı: Sosyal medya, siyasal iletişim sürecinde etkin şekilde kullanılmaktadır. Twitter, siyasi aktörler, devlet başkanları ve belediye başkanları için kamuoyunu bilgilendirme, tepkileri ölçme ve stratejiler geliştirme konusunda önemli bir araç haline gelmiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 235-236). Türkiye Örneği (Belediye Başkanları): İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanları, pandemi sürecinde Twitter'ı toplumu bilgilendirme, önleyici bilgiler verme ve görsel içeriklerle destekleme amacıyla etkin olarak kullanmışlardır. #BirlikteBaşaracağız ve #BizVarız gibi hashtagler ile toplumsal dayanışma mesajları yaymışlardır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 245-257). Nijerya Örneği (Sağlık Bakanlığı): Nijerya Federal Sağlık Bakanlığı'nın COVID-19 dönemindeki Twitter iletişimi, Grunig'in Halkla İlişkiler Modelleri çerçevesinde incelenmiş ve çoğunlukla tek yönlü iletişim sergilediği, retweeting ve yorumlara yanıt verme özelliklerini etkili kullanmadığı tespit edilmiştir. Bakanlık, daha çok bilgilendirme ve duyuru amaçlı tweet'ler atmış, etkileşim düzeyi düşük kalmıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 280-289). 6. Sosyal Medya Bağımlılığı ve Fomo: Pandemi Etkisi: Pandemi süreciyle birlikte bireylerin sosyal medyaya ayırdığı süre artmış, sosyal medya bağımlılığı ve "Fomo" (gelişmeleri kaçırma korkusu) sendromu tekrar gündeme gelmiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 294-295). Bağımlılığın Tanımı: Sosyal medya bağımlılığı, aşırı kullanım, kullanım isteğini doyuramama, normal hayat aktivitelerinin aksaması, sosyal ilişkilerin zarar görmesi, yaşam stresinden kaçma ve kullanım süresiyle ilgili yalan söyleme gibi durumları içerir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 297). Fomo ve Z Kuşağı: Fomo, özellikle Z kuşağında daha fazla görülür; bu kuşak, akıllı telefon ve tablet bilgisayarları yoğun kullandığı için gelişmeleri kaçırma endişesini sıkça hisseder (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 301). Araştırma Sonuçları: Bir üniversite öğrencileri üzerinde yapılan ankette, katılımcıların Fomo düzeyleri genel olarak düşük bulunmuştur. Ancak, pandemi sürecinde sosyal medyaya ayrılan sürenin arttığı ve pandemi ile ilgili bilgilerin sosyal medyadan takip edildiği, arkadaşlarla sosyal medya üzerinden iletişim sağlandığı belirtilmiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 317-318). 7. COVID-19 Aşısı İletişimi: Türkiye Sağlık Bakanlığı Stratejisi: Türkiye Sağlık Bakanlığı, COVID-19 aşısı konusunda toplumu bilinçlendirmek ve ikna etmek amacıyla "covid19asi.saglik.gov.tr" web sitesi, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Twitter paylaşımları ve Sağlık Bakanlığı'nın Instagram hesabını kullanmıştır. Web sitesi, aşıyla ilgili genel bilgilendirme, sıkça sorulan sorular ve ulusal uygulama stratejileri gibi içeriklerle güncel ve detaylı bilgi sunmuştur (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 439-441, 446). Fahrettin Koca'nın Rolü: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, pandemi sürecinde yoğun ilgi gören bir bilgi kaynağı olmuş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarda "Aşı" kelimesini sıkça kullanarak takipçilerini aşı platformuna yönlendirmiş ve muhalefet liderlerinden de destek istemiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 442-443, 447). Senkronizasyon ve Etkileşim: Araştırma, Sağlık Bakanlığı'nın platformlar arasında senkronize paylaşımlar yapmadığını, ancak hiper linkler ile takipçileri aşı platformuna yönlendirdiğini göstermiştir. Web sitesi tek yönlü iletişim sağlarken, sosyal medya paylaşımları görsel ve metin içerikleriyle zenginleştirilmiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 446-447). 8. Geçmiş Pandemiler ve Sağlık Kampanyaları Dersleri: Tarihsel Tekrarlar: Kolera (1910-1911), İspanyol Gribi (1918-1920), Asya Gribi (1956-1958), Antonine Vebası (1967) ve AIDS gibi geçmiş pandemiler, salgın hastalıkların insanlık tarihi boyunca tekrarlanan trajediler olduğunu göstermektedir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 379-400). İletişimin Önemi: Sağlık iletişimi kampanyaları, bireyleri aşı olmak, alkol kullanımını sonlandırmak gibi konularda ikna etme ve halk sağlığını iyileştirme amacı gütmüştür. Ancak literatür, kampanyaların genellikle amaçlanan sağlık tutumlarını farklılaştırmada büyük başarı elde edemediğine dikkat çekmektedir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 374, 377). Tedbirler ve Sosyal Mesafe: Geçmişte kolera salgınında kişisel temizlik, karantina ve sosyal mesafe gibi önlemler alınmıştır. İspanyol Gribi'nde maske takma ve kalabalık yerlerden kaçınma gibi tedbirler uygulanmıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 381, 390). COVID-19 sürecinde de benzer şekilde maske, mesafe ve temizlik temel önlemler olarak öne çıkmıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 402-403). 9. Havacılık Sektöründe İletişim ve Kriz Yönetimi: COVID-19'un Etkisi: COVID-19 pandemisi, havacılık sektörünü derinden etkilemiş, uçuş iptalleri, yolcu sayısında düşüş ve ciddi ekonomik kayıplara neden olmuştur (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 460-461). THY Örneği: Türk Hava Yolları (THY), pandemi sürecinde Instagram hesabında yaptığı paylaşımlarda hijyen uygulamalarını (maske, dezenfeksiyon, hava filtreleri) ön plana çıkarmış, ancak ilk uçuş iptallerinden yaklaşık 2 ay sonra ilk pandemi gönderisini yapması, afet iletişiminde bilgi paylaşımında geç kalındığını göstermiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 463-466). Sosyal Medyanın Önemi: Sosyal medyanın afet iletişiminde geleneksel medyadan daha hızlı bilgi dağıtımı sağladığı, kurumların iç iletişimlerinde de sosyal medyayı yaygın şekilde kullandıkları ve kullanıcı verileriyle daha uygun afet iletişim stratejileri geliştirilebileceği vurgulanmıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 466). 10. Uzaktan Eğitimin Pandemi Dönemindeki Değerlendirilmesi: Zorunlu Geçiş ve Sonuçları: Pandemi nedeniyle uzaktan eğitim, eğitimin kesintiye uğramaması için zorunlu bir süreç olarak başlamış ancak uygulamalı dersler açısından ciddi boşluklar ve eksiklikler yaratmıştır. Özellikle güzel sanatlar gibi uygulamalı alanlarda öğrencilerin gelişimini değerlendirme zorluğu ortaya çıkmıştır (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 471, 481, 489). Eşitsizliklerin Derinleşmesi: Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), okulların kapanmasının özellikle savunmasız ve dezavantajlı kesimlere yönelik sosyal ve ekonomik maliyeti yükselttiğini ve eğitim sistemindeki eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirtmiştir (Çelik, 2020, akt. BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 483). Öğrenci Algısı: Öğrencilerle yapılan bir ankette, pandemi koşullarında uzaktan eğitime devam edilmesi gerektiği yönünde çoğunluk oluşurken, koşullar normale döndüğünde uzaktan eğitime devam edilmemesi gerektiği fikri hakimdir. Uzaktan eğitimin faydaları arasında ulaşım imkanı ve maddi koşulların iyileşmesi öne çıkarken, yetersiz uygulama ve ortak çalışma yapılamaması en olumsuz yanları olarak belirtilmiştir (BOOK2021103121350000000006.pdf, s. 486-487). Sonuç: COVID-19 pandemisi, küresel çapta bir biyolojik afet olarak iletişim süreçlerini, medya pratiklerini, toplumsal dinamikleri ve eğitim anlayışını derinden etkilemiştir. Bilgi kirliliği ve dezenformasyonun hızla yayıldığı bir ortamda, medya kuruluşlarının etik sorumluluğu, halk sağlığı okuryazarlığının geliştirilmesi ve resmi kurumların şeffaf, güvenilir ve etkileşimli iletişim stratejileri benimsemesi hayati önem taşımaktadır. Sosyal medyanın çift yönlü iletişim potansiyelinin tam olarak kullanılması, kriz anlarında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın artırılması için elzemdir. Geçmiş pandemilerden alınan dersler, gelecekteki olası krizlere karşı daha hazırlıklı, entegre ve katılımcı iletişim modellerinin oluşturulmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!