Otomobil satın alımında marka savunuculuğunun ülke menşei ve satın alma niyetine etkisi
Yazar:Bulut, Koray
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Ana Temalar ve Önemli Fikirler/Gerçekler: 1. Marka Savunuculuğu: Tanım ve Özellikleri: Marka savunuculuğu, tüketicilerin bir markayı karşılıksız olarak adeta "avukatlığını yapma" ve "tavsiye etme" yoluyla diğer tüketicilere ulaşmasını ifade eder. Bu durum, markayı veya ürünü daha önceden deneyimleme unsuru içermez ve çıkar söz konusu değildir. "Tüketici, savunucusu olduğu markada kendinden bir şeyler bulduğu ve bu durumu içselleştirdiği noktada Marka savunuculuğuna adım atmaktadır." (Özet, s. 18). Marka savunucuları, markanın yanlışları karşısında olumsuz davranışlar geliştirmek yerine, bu olumsuzlukların doğal olabileceğine inanır ve markayı muhaliflere karşı savunurlar. "Marka savunucuları, markayı bilmeyen tüketicilere markayı tanıtan misyoner gibi bir davranış şekli ortaya koymaktadırlar." (s. 39). Marka Sadakati ile Farkı: Marka savunuculuğu ve marka sadakati kavramları birbiriyle ilişkili olsa da önemli farklılıkları vardır. Marka sadakati, ürünün ve satın alma hizmetinin sürekli tekrarlandığı durumları ifade ederken, marka savunuculuğunda ürünün deneyimlenmesi öncelikli değildir. Marka sadakati, yıllar içinde gelişen deneyim ve olumlu sonuçlara dayanırken, marka savunuculuğunda tüketici, markanın yeni bir ürünü için yüksek riske rağmen markayı almaya ve savunmaya devam edebilir. Davranış Biçimleri: Marka savunuculuğu davranışları şunları içerir: Olumlu Ağızdan Ağıza İletişim (AAO): Tüketicilerin markadan bağımsız olarak deneyimlerini veya düşüncelerini başkalarıyla paylaşmasıdır. "Ağızdan ağıza olumlu iletişim, markalardan bağımsız sadece o markayı deneyimleyen ve marka için savunma geliştirebilmiş kişilerle ilgili bir durumu ifade etmektedir." (s. 42). Özellikle otomobil gibi yüksek maliyetli ürünlerde, arkadaş ve akraba tavsiyeleri önemli rol oynar. Marka Sadakati: Tüketicilerin belirli bir markayı sürekli tercih etme eğilimi. "Marka sadakati, tüketicilerin farklı ürün ve ya markaları satın almaları için çeşitli pazarlama çalışmalarına rağmen, tüketicinin mevcut markayla olan birlikteliğini uzun vadede devam ettirme arzu ve isteğidir" (s. 47-48). Markaya Güven: Tüketici ile marka arasında uzun vadeli bir ilişki kurmanın temelidir. Markanın güvenilirliği, tüketici kararsız kaldığında markayı tercih etmesinde etkilidir. Markanın Gönüllü Satış Elemanı Olma: Tüketicilerin markayı herhangi bir maddi karşılık beklemeden başkalarına tavsiye etmesi ve satın almaları için ikna etmesidir. Marka Topluluğuna Katılım ve Aidiyet: Tüketicilerin ortak duygu ve düşüncelerle bir marka etrafında birleşerek kendilerini bir gruba ait hissetmeleridir. Marka Muhaliflerine Karşı Savunma: Tüketicilerin markalarına yönelik olumsuz düşünceleri reddetme ve markayı savunma eğilimidir. Markayla Özdeşleşme: Tüketicinin kendi benliği ile marka arasındaki etkileşim, markanın değerlerini kendi değerleriyle örtüştürmesidir. 2. Ülke Menşei Etkisi (UME): Tanım ve Önemi: Ülke menşei, bir ürünün nerede üretildiğinden bağımsız olarak, tüketicilerin bir markanın kökenine yakıştırdıkları ülke olarak tanımlanır. "Menşei ülke, ürünün aslında nerede üretildiğine bakılmaksızın, tüketicilerin bir markanın kökenine yakıştırdıkları şekilde bir ülke olarak tanımlanmaktadır" (s. 62). Bu kavram, ürün tercihlerini ve satın alma kararlarını olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilir. Özellikle "Made in Germany" örneğinde olduğu gibi, menşei ülke algısı, ürünün kalitesi ve imajıyla doğrudan ilişkilidir. Ürün Üzerindeki Etkisi: Tüketiciler, bir ürün hakkında bilgi sahibi olmadıklarında menşei ülke bilgisini bir kalite göstergesi olarak kullanırlar. Yüksek fiyatlı ürünlerde (otomobil, elektronik eşya gibi), ülke menşei bilgisi satın alma kararlarında daha fazla önem taşır. Ülke İmajı İlişkisi: Ülke menşei ve ülke imajı birbirini tamamlayan kavramlardır. Olumlu ülke imajına sahip ülkelerin ürünleri, tüketiciler tarafından daha çok tercih edilir. Ancak, belli bir ürün grubunda uzmanlaşmış bir ülkenin, farklı bir ürün grubunda aynı etkiyi gösteremeyebileceği de belirtilmiştir. Halo ve Özet Yapısı Etkileri:Halo Etkisi: Tüketicilerin bir ürünle ilgili bilgisi olmadığında, ürünün menşei ülkesinin imajını kullanarak bir tahmin yürütmesidir. Olumlu ülke imajı, ürün kalitesini genelleyebilir. Özet Yapısı Etkisi: Kişinin ürün hakkındaki bilgisi ülke bilgisinden daha fazlaysa, ürün hakkındaki bilgiyi o ülkeye uyarlamasıdır. Tüketicilerin ürünleri tanıması ve deneyimlemesiyle ülke imajının etkisi azalabilir. Birleşim: Bu iki etki, tüketicinin ürün ve ülke hakkındaki bilgi ve deneyimlerinin artmasıyla birbirinin yerine geçebilir. 3. Tüketici Satın Alma Niyeti (SAN): Tanım ve Süreç: Satın alma niyeti, tüketicilerin gelecekte bir ürün satın alma istekliğini belirten bir durumdur. Tüketici satın alma süreci, ihtiyacın ortaya çıkmasından, alternatiflerin belirlenmesine, değerlendirilmesine, satın alma kararı verilmesine ve satın alma sonrası değerlendirmeye kadar uzanan çok aşamalı bir süreçtir. "Tüketiciler bir ürünü satın almalarının nedeni o ürüne hem ihtiyaç duymaları hem de bir ihtiyacın sona erdirilmesi anlamlarına da gelmektedir." (s. 125). Etkileyen Faktörler: Tüketici satın alma davranışını etkileyen faktörler iki ana başlık altında incelenir: Psikolojik Faktörler: Öğrenme, algılama, tutum, kişilik ve yaşam tarzı. Bu faktörler, bireysel deneyimler ve içsel süreçlerle ilgilidir. Sosyo-Kültürel Faktörler: Kültür, sosyal sınıf, aile ve referans grupları. Bu faktörler, tüketicinin çevresel ve toplumsal etkileşimleriyle ilgilidir. "Özellikle Türkiye gibi akrabalık, arkadaşlık gibi kavramlara önem verilen ve kültürel anlamda da bu gruplara gösterilen saygı ve güvenden dolayı, tüketici satın almayı hiç düşünmediği bir ürün ya da hizmeti satın alabilir." (s. 121-122). Demografik Faktörler: Yaş, cinsiyet, eğitim, coğrafi yerleşim, meslek ve gelir durumu gibi özellikler tüketici davranışlarını ve satın alma tercihlerini etkiler. 4. Araştırma Bulguları ve Sonuçları: Katılımcı Demografisi: Ankete katılan 294 kişinin %62.2'si erkek, %37.8'i kadındır. Katılımcıların büyük çoğunluğu evlidir (%76.9) ve özel sektörde çalışmaktadır (%48.3). En çok tercih edilen otomobil markaları Volkswagen, Renault ve Toyota'dır. Otomobil değişim sıklığına bakıldığında, katılımcıların %66.3'ü 5 yıl ve üzeri sıklıkta aracını değiştirmektedir. Satın Alma Faktörleri: Otomobil satın alırken en çok dikkat edilen unsurlar sırasıyla marka (%65), fiyat (%55.8) ve yakıt (%50.3) olmuştur. Üretim yeri (%15.3) ve çevreci/doğa dostu olması (%15) daha az önemsenmektedir. Satış kanalı tercihinde ise arkadaş tavsiyesi (%33.7) en etkili unsur olarak öne çıkmaktadır. Ölçek Güvenirliği ve Geçerliliği: Marka Savunuculuğu (0.956), Ülke Menşei Etkisi (0.941) ve Satın Alma Niyeti (0.725) ölçeklerinin Cronbach Alpha değerleri, 0.70 kritik noktasının üzerinde çıkmıştır, bu da ölçeklerin yüksek derecede güvenilir olduğunu göstermektedir. Doğrulayıcı faktör analizleri de modellerin geçerliliğini doğrulamıştır. Marka Savunuculuğu, Ülke Menşei ve Satın Alma Niyeti İlişkisi:Korelasyonlar: Marka Savunuculuğu (MS), Ülke Menşei Etkisi (UME) ve Satın Alma Niyeti (SAN) arasında pozitif yönlü orta büyüklükte anlamlı korelasyonlar bulunmuştur (MS-UME: 0.599, MS-SAN: 0.623, UME-SAN: 0.580). Aracılık Etkisi: Çalışma, Marka Savunuculuğunun Satın Alma Niyeti üzerindeki etkisinde Ülke Menşei Etkisinin kısmi aracılık etkisi olduğunu göstermiştir. Yani marka savunuculuğu, satın alma niyetini doğrudan etkilerken, ülke menşei etkisi de bu ilişkiyi dolaylı olarak güçlendirmektedir. Düzenleyicilik Etkisi: Yapılan analiz sonucunda, Ülke Menşei Etkisinin Marka Savunuculuğunun Satın Alma Niyeti üzerindeki etkisini negatif yönde zayıflattığı belirlenmiştir. "UME’nin değerleri arttıkça MSO’nun SAN üzerindeki etkisi azalmaktadır." (s. 175). Bu bulgu, ülke menşei etkisinin yüksek olduğu durumlarda, marka savunuculuğunun satın alma niyetini artırma gücünün bir miktar azaldığını düşündürmektedir. Demografik Farklılıklar:Cinsiyet: Kadınların satın alma niyetinin erkeklere göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Marka savunuculuğu ve ülke menşei etkisi açısından cinsiyetler arasında anlamlı bir fark yoktur. Medeni Durum, Yaş, Aylık Gelir ve Meslek: Bu demografik özelliklerin marka savunuculuğu, ülke menşei etkisi ve satın alma niyeti skorları üzerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığı tespit edilmiştir. Eğitim Seviyesi: Satın alma niyeti, eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir; ilkokul mezunları en yüksek, ortaokul mezunları en düşük satın alma niyetine sahiptir. Çocuk Sayısı: Beş çocuğu olanların satın alma niyet skorları diğerlerine göre daha yüksek, iki çocuk sahibi olanların ise en düşük olduğu belirlenmiştir. 5. Sonuç ve Öneriler: Çalışma, marka savunuculuğunun otomobil satın alma niyetini pozitif yönde etkilediğini ve ülke menşei etkisinin de satın alma niyeti üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu doğrulamıştır. Marka savunuculuğunun satın alma niyeti üzerindeki etkisinde ülke menşei etkisinin kısmi aracılık rolü olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca, ülke menşei etkisi, marka savunuculuğunun satın alma niyeti üzerindeki etkisini düzenleyici (zayıflatıcı) bir rol oynamaktadır. Şirketlerin sürdürülebilirliklerini sağlamak ve rekabet avantajı elde etmek için kendi marka savunucularını yaratmaları gerektiği vurgulanmıştır. Gelecek çalışmalar için, marka savunuculuğu ve tüketici davranışları konularında daha kapsamlı, nitelikli araştırmalar yapılması, özellikle sosyal medya kullanımının yeni nesil tüketicilerin tüketim davranışları üzerindeki etkilerinin incelenmesi önerilmiştir. Hizmet sektöründe (örneğin havayolu şirketleri) marka savunuculuğu çalışmalarının yapılması ve Türkiye ile Almanya gibi farklı kültürel yapılara sahip ülkeler arasında karşılaştırmalı çalışmaların faydalı olacağı belirtilmiştir. Markaların, potansiyel tüketicilerle doğrudan iletişime geçerek ve sosyal medyayı etkin kullanarak marka savunuculuğu geliştirmeye odaklanmaları gerektiği ifade edilmiştir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!