1. Giriş: Ahilik ve Yâran Kültürünün Tanımı ve Önemi Ahilik ve Yâran kültürü, Türk kültür ve medeniyet tasavvurunun inşasında çok önemli bir yere sahip, derin İslam ahlakına ve Türk geleneklerine dayanan kurumsal yapılardır. Ahilik, "fütüvvet" teşkilatından kaynağını alarak Ahi Evran tarafından daha sistematik bir hale getirilmiştir. En genel anlamda Ahilik teşkilatı; "yamak, çırak, kalfa ve ustaları içine alan, küçük esnafların dayanışmaları kadar mesleklerini dürüstlük ve özenle yapmalarını, a yrıca eğitimlerini amaçlayan bir yapıdır." (Önsöz, s. 11). Yâran kültürü ise, Ahilik temelinde şekillenmiş, "kardeşlik, sevgi ve saygının birlik ve beraberliğin harmanlanarak İslam ahlakı ile örf ve adetlerimizle belli kurallar üzerine yaşanan kültür mirasımızın bir müessesesidir." (Önsöz, s. 12). Özellikle Çankırı ve çevresinde yüzyıllardır yaşatılan bu gelenek, toplumsal dayanışma, eğitim, halk oyunları, musiki ve edebiyat ekseninde değerlendirilmesi gereken zengin bir mozaiktir. Bu brifing belgesi, Ahilik ve Yâran kültürünün temel kaynaklarını, oluşumunu, işlevlerini, ahlak anlayışını, üretim ve ticaret prensiplerini ve günümüze uzanan mesajlarını detaylı bir şekilde incelemektedir. 2. Ahilik ve Yâran Kültürünün Kökenleri 2.1. Fütüvvetin Dinî ve Millî Kaynakları Ahilik, kökenlerini İslam dininin ahlaki emirlerinden ve Orta Çağ İslam toplumunda ortaya çıkan "fütüvvet" geleneğinden alır. "Fetâ" kelimesinden türeyen fütüvvet, "gençlik, yiğitlik" anlamına gelir ve Cahiliye dönemi Arap düşüncesinde "en yüksek cömertliği, konukseverliği ve yiğitliği ifade etmekteydi." (2. Bölüm, s. 19). Tasavvufi anlamda fütüvvet, peygamberlerin ahlak yolu olarak kabul edilir ve "ele geçen nimeti başkasına vermek, ele geçmeyene şükretmek" (2. Bölüm, s. 20) gibi değerleri barındırır. Kur'an-ı Kerim'deki "îsâr" (diğergamlık) ve Hz. Peygamber'in sünneti, fütüvvetin temelini oluşturur. Ahilik, bu fütüvvet anlayışını esnaf ve zanaatkarların mesleki ve sosyal yaşamına entegre ederek somut bir kuruma dönüştürmüştür. 2.2. Emir Karatekin ve Anadolu'da Türkleşme Süreci Ahilik ve Yâran kültürü, Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde önemli rol oynayan şahsiyetlerle de ilişkilidir. Çankırı'nın fatihi Emir Karatekin (1074-1084), "Batı Karadeniz bölgesini fetheden ilk Müslüman Türk komutan olması hasebiyle Türk-İslam tarihi açısından önemli bir şahsiyettir." (1. Bölüm, s. 13). Emir Karatekin'in yaşamı, "Bizans ve Haçlılarla mücadele ile dolu bir hayat geçirmesi, ölümünden sonra hayatının destanlaşmasına ve halk arasında evliya niteliği kazanmasına neden olmuştur." (1. Bölüm, s. 16). Onun "şeyh" olarak anılması ve tasavvufi bir yaşantısının olması, dönemin Horasan tasavvuf ekolünden etkilendiğini göstermektedir. Bu tür şahsiyetler, Anadolu'da İslam ahlakının yayılmasında ve Ahilik gibi teşkilatların zemin bulmasında etkili olmuşlardır. 3. Ahilik Birliklerinin Yapısı ve İşlevleri 3.1. Ahilik Birliklerinin Oluşumu ve Yönetimi Ahilik birlikleri, "göçebe Türkmen kitlelerinin yerleşik hayata geçmeleri Anadolu’da ekonomik yapıda önemli değişiklikler meydana getirmiş" (3. Bölüm, s. 25) ve Müslüman Türklerin Rum ve Ermeni zanaatkarlarla rekabet etme ihtiyacından doğmuştur. Ahilik teşkilatına kabul, "Tâlib" adı verilen çırakların, "matlub" adı verilen bir asli azaya müracaat etmesi ve aylar süren araştırmalar sonucu uygun bulunmalarıyla gerçekleşirdi. "Kâfirler, münafıklar, iftiracılar, şarap içenler, teşkilata alınmazdı." (3. Bölüm, s. 26). Ahilik birlikleri, "esnaf şeyhi başkanlığında beş kişilik yönetim kurulu tarafından yürütülürdü." (3. Bölüm, s. 26). En üst yetkili organ ise, şehirdeki tüm meslek gruplarının şeyhlerinin toplandığı "Büyük Meclis" idi. Büyük Meclisin başkanı "Âhî Baba" adıyla anılır, teşkilatın sağlıklı işlemesini ve usulsüzlüklerin önlenmesini sağlardı. Yönetimde görev alacaklar seçimle belirlenir, liyakat ve ahlaki değerler esas alınırdı. Kaidelere uymayan üyeler ise "ibreti âlem olması için en ağır şekilde cezalandırılırdı." (3. Bölüm, s. 27). 3.2. Ahiliğin Faaliyet Alanları Ahilik teşkilatının birçok önemli faaliyet alanı bulunmaktaydı: Siyasî ve Askerî Faaliyetler: Ahiler, devlet idaresinin zayıfladığı dönemlerde şehir yönetimlerini üstlenmiş, Moğol istilasına karşı direnişi organize etmiş ve Osmanlı'nın kuruluşunda önemli rol oynamışlardır. "Osmanlı birliğinin ilk yöneticilerinden çoğu Âhî birliklerine mensuptur." (3. Bölüm, s. 27). Aynı zamanda üyelerinin askeri eğitimine büyük önem verilmiş, güreş ve okçuluk gibi sporlar teşvik edilmiştir. Ekonomik Faaliyetler: Ahilik, "bireyi hem dünya hem de ahiret mutluluğunu hedefler." (3. Bölüm, s. 28). Helal kazanca, alın terine ve başkasına yük olmamaya büyük önem verilmiştir. "Mal ve servet kazanmak hiçbir zaman bir amaç olarak görülmemiştir." (3. Bölüm, s. 28). Kaliteli üretim, sabit fiyat ve üretici-tüketici dengesi gözetilerek sosyal huzur ve güven sağlanması amaçlanmıştır. Eğitim Faaliyetleri: Ahilik, üyelerini "katı bir eğitim sürecine tabi tutmuş" (3. Bölüm, s. 28) ve bu eğitim İslam dininin esaslarına göre düzenlenmiştir. Eğitim "beşikten mezara kadar bir ömür boyu sürer" (3. Bölüm, s. 29) anlayışıyla, mesleki bilgilerin yanı sıra dini, ahlaki, askeri ve toplumsal bilgiler de verilmiştir. Çırak, kalfa ve usta aşamalarıyla disiplinli bir mesleki gelişim sağlanmıştır. 3.3. Ahilik Birliklerinin Çözülüşü Coğrafi keşifler, ticaret yollarındaki değişiklikler ve Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik gerilemesi, Ahilik birliklerinin çözülmesinde etkili olmuştur. "XVI. Yüzyılın sonlarında batı sanayi ürünlerinin Anadolu pazarını ele geçirmesi" (3. Bölüm, s. 29) Türk esnaf ve zanaatkarlarını zayıflatmıştır. "Gedik" sistemiyle belirli haklar verilse de, 1861'de tekel usulü kaldırılmış ve 1912'de loncalar tamamen ilga edilmiştir. 4. Ahiliğin Temel İlkeleri ve Ahlak Anlayışı 4.1. Âhîliğin İşlevleri ve Model İnsan Kimliği Ahilik, "İslâm ahlak esaslarıyla Türk örfünün birleşmesi sonucu ortaya çıkmış" (4. Bölüm, s. 33) bir yapıdır. Temel amaç, insanın hem dünyada hem de ahirette mutluluğunu sağlamaktır. Ahilikte eğitim, "dürüst, ahlaklı, üretken, vatansever, gerektiğinde vatanı için canını verebilecek insanlar yetiştirmek" (4. Bölüm, s. 34) amacını taşır. "Âhîler gündüzleri çalışır, geceleri ise büyüklerden birinin kurduğu konuk evlerinde (zaviyelerde) toplanıp ilim, irfan ve eğlence içeren sohbetlere katılırlardı." (4. Bölüm, s. 34). Model insan olarak Ahi-Yâran kimliği, "eline, beline ve diline sahip olan kişidir." (6. Bölüm, s. 52). Bu kişi, "haram bir fiil işlemeyecek, namus konusunda ahlaklı, dürüst ve güvenilir kimse olacak, hiç kimseyi incitmeyecek, kem (kötü) söz söylemeyecek." (6. Bölüm, s. 53). Ayrıca, "eli, dili, beli kapalı, alnı, kalbi ve kapısı açıktır." (6. Bölüm, s. 53), yani dürüst, cömert ve misafirperverdir. 4.2. Ahilikte Üretim ve Ticaret Ahlakı Ahilikte üretim ve ticaret ahlakı, İslam ahlakının belirleyici rol oynadığı temel prensiplere dayanır. "Âhîlikte Allah’a kulluk şuuru, kul hakkı, başkalarını sömürmeme, kendi emeğiyle geçinme ve kişisel emeğin yüceltilmesi iktisadi sistemin temelini oluşturmuştur." (5. Bölüm, s. 40). Kaliteli mal ve hizmet üretimine çok önem verilmiş, "kalitesiz ve hileli üretim yaptığı tespit edilen esnafın meslekten çıkarmaya kadar şiddetli bir şekilde cezalandırıldığı görülmüştür." (5. Bölüm, s. 39). Üretim Ahlakı: "Fırıncıların ekmeği, pidecilerin pidesi, çörekçilerin çöreği kontrol edilmeli, çiğ, siyah, ekşimiş, eksik ve bozuk olmamasına dikkat edilmelidir." (5. Bölüm, s. 40). Üretim standartlarına uymayanlara "yolsuz" denilir ve bu kişiler sosyal ve ekonomik hayattan dışlanırdı. Ticaret Ahlakı: "Müşteri velinimet kabul edilmiş ve din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın müşterilere eşit davranılmıştır." (5. Bölüm, s. 44). Doğruluk, dürüstlük, yalan söylememe, hile yapmama temel ilkelerdir. "Sabah dükkanlar açıldığında ilk müşterisi gelen esnafa ikinci müşteri gelmişse ancak komşu esnafa henüz hiç müşteri gelmemişse yani siftah etmemişse, müşteriyi komşu esnafa gönderirdi." (5. Bölüm, s. 44-45) örneği, Ahilikteki dayanışma ve paylaşım ruhunu gösterir. "Pabucu dama atılmak" deyimi, kalitesiz ürün üreten esnafın cezalandırılmasını ifade ederken, "İflas topu atmak" ise iflas eden esnafın toplum tarafından korunmasını simgeler. 4.3. Ahilik ve Yâran Kültüründe İş ve Meslek Ahlakı İş ahlakı, Ahilik kurumunun temelini oluşturur. "Âhîlikte yaşayışta dürüstlük, toplum ve insana hizmette erdem ve sanatta mükemmellik esas alınır." (8. Bölüm, s. 63). Âhînin evi, işyeri ve ocağı onun temel mekânlarıdır ve her birinde belirli ahlaki kurallar uygulanır. Âhî, "eline, beline, diline sahip olması" (8. Bölüm, s. 67) esasına göre hareket eder. Yani harama el uzatmaz, namusuna sahip çıkar, yalan söylemez. Aynı zamanda "eli açık olmalı" (8. Bölüm, s. 68), yani cömert ve yardımsever olmalıdır. Ahiliğe kabul edilmeyenler arasında "Yalan söyleyenler, eksik tartan sahtekâr tacirler, kâfirler, münafıklar, büyücüler, içki içenler, zina yapanlar, karaborsacı ve vurguncular" (8. Bölüm, s. 71) yer alır. Ahilikten çıkartan davranışlar ise "Hırsızlık yapmak, şarap içmek, zina yapmak, dedikodu yapmak, iftira etmek, kibirli olmak, merhametsiz olmak" (8. Bölüm, s. 71) gibi fiillerdir. Yâran kültüründe de "içki içmek, kumar oynamak, uygunsuz davranışlarda bulunmak, küfür ve kavga etmek kesinlikle yasaktır." (8. Bölüm, s. 72). 5. Yâran Kültürü ve Anadolu Sohbet Gelenekleri 5.1. Yâran Sohbetlerinin Yapısı ve Önemi Yâran, Çankırı ve yöresine özgü bir sohbet geleneğidir ve "Âhîliğe dayanır ve Âhîliğin kuralları yâran sohbetinin temel ve değişmez prensipleridir." (10. Bölüm, s. 97). Bu geleneksel toplantılar, 2010 yılında UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" temsil listesine kaydedilmiştir. Yâran toplantıları, halk müziği, halk dansları, eğlencelik oda içi oyunlar, seyirlik oyunlar, yemek ve sofra kültürü gibi unsurları barındırır. "Öncelikli amaç iş dışında kalan zamanı sohbet ederek ve eğlenerek değerlendirmek, sohbete katılanları eğlendirirken eğitmektir." (10. Bölüm, s. 98). 5.2. Yâran Ocağının Teşekkülü, Üyeleri ve Yakılış Örneği Yâran ocağı, genellikle kış aylarında yakılır ve 1 büyük başağa, 1 küçük başağa, 1 yâran reisi, 21 yâran ağa ve 1 yâran çavuşundan oluşur. "Yâran ağa olacak kişi araştırılıp kovuşturulduktan sonra uygun olanlar kabul edilir." (11. Bölüm, s. 102). Her yâran ağa, 24 Oğuz Boyu'ndan birini temsil eder ve "Oğuz Beyi gibi davranmak durumundadır." (6. Bölüm, s. 52). Yâran ocağının yakılışı, akşam namazı vaktinde yâran ağaların toplanmasıyla başlar. Selamlaşma ritüelleri, kahve ikramı, akşam havaları, yöresel halk oyunları ve orta oyunları ile devam eder. Misafirler de belirli adab ve kurallara göre kabul edilir ve ağırlanır. Gece yarısı yemek ikramı yapılır, ardından "muhakeme" adı verilen bir süreçle disiplin sorunları görüşülür ve cezalar verilir. "Kırmızı mindere, Yâran ağların dizlerinin değmesi gerekir." (12. Bölüm, s. 136). Mahkemede verilen cezalar asla dışarıda konuşulmaz. Gece, "arap verme" töreniyle bir sonraki haftanın yâran ocağı sahipleri belirlenir ve sabah namazına gidilmesiyle sona erer. 5.3. Yâran Kültürünü Oluşturan Unsurlar Yâran kültürü; maddi kültür unsurları (araç-gereçler, mimari), lisan, din ve inanç, eğitim ve kurallar gibi temel unsurlardan oluşur. "Yâran odalarında duvara asılı duran şu yazı; 'Kız Anadan Öğrenir Sofra Düzmeyi, Oğlan Babadan Öğrenir Sohbet Gezmeyi.'" (13. Bölüm, s. 144) bu kültürün nesilden nesile aktarılma bilincini vurgular. Yâran, "bir yaşam biçimidir" (13. Bölüm, s. 144) ve üyelerine saygı, sevgi, dürüstlük, cömertlik gibi değerleri kazandırır. 6. Ahilik Felsefesinin Günümüzdeki Yansımaları ve Geleceği Ahilik, günümüzde de birçok soruna çözüm sunabilecek, "sivil toplum kuruluşu" (9. Bölüm, s. 81) niteliğinde, "ekonomik sistem" (9. Bölüm, s. 84) olarak ve "eğitim kurumu" (9. Bölüm, s. 85) olarak değerlendirilebilecek çok yönlü bir felsefedir. "Felsefesi kardeşlik paylaşma ve dayanışma üzerine kurulu olan Âhîlik sistemi etkin bir sivil toplum kuruluşu olma yönünü toplumsal yapının dinamiklerinden ve ihtiyaçlarından doğmasına borçludur." (9. Bölüm, s. 82-83). Ahilik, modern dünyadaki bireycilik, bencillik ve sınırsız tüketim anlayışına karşı "toplumsal fayda odağında israfa, yıkıcı rekabete ve adaletsiz gelir dağılımına karşıdır." (9. Bölüm, s. 91). Dayanışmayı, paylaşmayı, yatırım yapmayı, istihdamı artırmayı, devletin ve ihtiyaç sahiplerinin hakkını gözetmeyi ve tüketici memnuniyetini esas alır. Günümüzdeki kalite yönetim sistemleri, iş hukuku, sosyal güvenlik teşkilatları gibi birçok modern yapının öncüsü ve fikir babası Ahilik felsefesidir. "Âhîlik, iktisadi faaliyetlere insani bir boyut kazandırabilmiş, maddeyi yalnızca araç olarak gören bir iktisadi aklın yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır." (9. Bölüm, s. 91). Türkiye'de son yıllarda yaşanan "zihniyet değişimi" ile Ahilik değerlerinin yerli, milli ve ahlaki bir temel oluşturma noktasında yeniden keşfedilmesi ve "millî kültürümüz içerisinde bir dinamik olarak desteklenmesi, araştırılması, nesillere aktarılması ve çeşitli uygulamalarda referans alınması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır." (9. Bölüm, s. 92). Ahilik ve Yâran kültürü, sadece geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda geleceğin daha adil, daha insan odaklı ve sürdürülebilir toplumlar inşa etmek için önemli bir rehberidir. 7. Sonuç Ahilik ve Yâran kültürü, Türk milletinin medeniyet yolculuğunda önemli bir yapı taşı olmuş, sosyal, ekonomik, kültürel ve ahlaki yaşamı şekillendiren köklü kurumlardır. Fütüvvetten beslenen, İslam ahlakıyla yoğrulan bu yapılar, dürüstlük, liyakat, dayanışma, cömertlik ve kaliteli üretimi merkeze alarak mükemmel insan ve toplum yetiştirmeyi hedeflemiştir. Günümüz dünyasındaki eşitsizlikler, etik sorunlar ve sömürgeci yaklaşımlar göz önüne alındığında, Ahilik felsefesinin sunduğu çözümler, insanlığa yeni bir medeniyet tasavvuru ve daha yaşanabilir bir dünya için önemli bir alternatif sunmaktadır. Bu kültür mirasının korunması, araştırılması ve gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşımaktadır. ... Devamını Oku