Fethinin 450. yılında Kıbrıs : Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi KKTC Akademik Birimi
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Osmanlı Öncesi Kıbrıs Adası'nda İslam/Türk/Türk-İslam Varlığı 1.1. Erken İslam Dönemi Akınları ve Ortak Yönetim (Condominium) İlk İslam Fetihleri: Hz. Osman döneminde (644-656), Suriye Valisi Muâviye'nin ısrarlı talepleri üzerine Kıbrıs'a ilk deniz seferleri düzenlenmiştir. 28 (648-649) yılında 1.700 gemilik bir filo ile ilk çıkarma yapılmış ve büyük bir zafer kazanılmıştır. Anlaşma şartlarına uyulmaması üzerine 33 (653-654) yılında 500 gemi ile ikinci bir sefer düzenlenmiş ve adaya 12.000 ki şilik bir askerî birlik yerleştirilmiştir. Bu zaferler Akdeniz'de yeni bir dönemi başlatmıştır. Ortak İdare (Condominium): Müslüman Arapların bu zaferleriyle birlikte, 353 (965) yılına kadar Kıbrıs'ta Bizans İmparatorluğu ile ortak bir yönetim (condominium) tesis edilmiştir. "Bu çalışmada... 353 (965) senesinde Bizans İmparatorluğuʼnun adayı ele geçirdiği zamana kadar Kıbrısʼta ortak idâre (condominium) tesis edilmiştir." Muâviye döneminde adaya yerleştirilen 12.000 Müslüman askerin Yezîd'in emriyle adayı terk etmek zorunda bırakıldığı ve camilerinin yıkıldığı bilgisi de bulunmaktadır. Antlaşmalar ve İhlaller: Abdülmelik döneminde (685-705), Bizans İmparatoru II. Justinianus ile Kıbrıs'ın "ortak mülk" sayılması ve vergilerin eşit paylaşılması konusunda antlaşmalar yapılmıştır. Ancak bu antlaşmalar sıkça ihlal edilmiştir. II. Justinianus'un Kıbrıslıları Müslümanlara verilen vergiden alıkoymak amacıyla halkın tamamını adadan başka bölgelere nakletmeye çalışması, antlaşmanın açıkça ihlal edildiği durumlar arasında yer almaktadır. Abbâsî Dönemi Seferleri: Abbâsî Halifesi Ebû Ca̒fer el-Mansûr döneminde 157 (773) yılında Kıbrıs'a bir sefer düzenlenmiş ve adanın valisi tutsak edilmiştir. Bu seferle birlikte Kıbrıs halkı aleyhine eklenen 1.000 dinarlık vergi kaldırılmış ve miktar Muâviye dönemindeki seviyeye geri döndürülmüştür. Bizans'ın Yeniden Egemenliği: 961 yılında Girit'in Bizans tarafından zaptedilmesinden sonra 353 (964-965) yılında Kıbrıs da ele geçirilmiştir. "Girit i̓n 15 Muharrem 350 (7 Mart 961) tarihinde Bizans tarafından zaptedilmesinden sonra Kıbrıs da ele geçirildi." 1.2. Ortaçağ'da Kıbrıs Adası'nın Ticari Önemi Verimli Topraklar ve Ürün Çeşitliliği: Ortaçağ kaynaklarında Kıbrıs topraklarının büyük bir kısmı tarım için uygun ve verimli olarak nitelendirilmektedir. "Müslüman yazarlar tarafından kaleme alınmış neredeyse tüm coğrafya eserle-rinde ve seyahatnamelerde Kıbrıs Adası’nın çok mümbit, bereketli, üzerinde yoğun tarım yapılan ve toprağı bol ürün veren bir ada olduğu vurgulanır." Hububat (buğday, arpa), turunçgiller, zeytin, üzüm, keten ve şekerkamışı yoğun olarak yetiştirilmiştir. Müslüman çiftçiler turunçgiller ve şekerkamışını ada tarımına kazandırmışlardır. Sanayi ve Maden Ürünleri: Kıbrıs, antik çağlardan beri bakır madenleriyle tanınmıştır. Adadaki bakır madenlerinde dehnec ve zincâr cevherleri de bulunmaktadır. Ayrıca çakmaktaşı, göztaşı, kartal taşı, talk, tîn-i kıbrısî gibi ekonomik değere sahip maddeler ihraç edilmiştir. Pamuk, İslam hakimiyeti döneminde Müslüman çiftçiler tarafından getirilip yetiştirilmeye başlanmıştır. "Kıbrıs’ın önemli ihraç kalemlerinden olan pamuk, adaya İslam hâkimiyeti döneminde yerleşen Müslüman çiftçiler tarafından getirilip yetiştirilmeye başlanmıştır." Ticaret Merkeziliği: Kıbrıs, limanlarında ticaret gemilerinin mola verdiği ve ticari malların el değiştirdiği büyük öneme sahip bir adaydı. Zeytinyağı ve şarap gibi işlenmiş ürünler amforalar içinde gemilere yüklenerek ihraç edilmekteydi. Laden ve mastika gibi maddeler parfüm üretiminde aranan hammaddeler arasındaydı ve özellikle Müslüman ülkelere ihraç edilmekteydi. 1.3. Kıbrıs Hece Yazısı ve Türk İzleri Kıbrıs Hece Yazısı: Erken Demir Çağı Kıbrıs'ında (M.Ö 1050 – 395) kullanılan başlıca yazı sistemi Kıbrıs Hece Yazısı (Cypro-Syllabic) olarak adlandırılmaktadır. Bu yazı, adanın yerli halkının dili olan Eteo-Cypriot diline aitti. Türk Runik Alfabesi ile Okuma Önerisi: Mehmet Turgay Kürüm, Kıbrıs Hece Yazısı'nın, Göktürk Hece Yazısı (Türk Oyma – Runik yazısı) ses değerleri ve okuma kuralları ile çözülebileceğini öne sürmüştür. "“Bilinmeyen, yerel bir dil” olarak tanımlanan Eteo-Cypriot dilinin Türkçe olabileceği, bu dilin, “Henüz çözülememiştir (okunamamıştır)” denen yazısının, Göktürk Hece Yazısı (Türk Oyma – Runik yazısı) ses değerleri ve okuma kuralları ile çözülebileceği görülmüştür." Bu durum, Kıbrıs'taki yazıtların Türkçe konuşan geniş bir coğrafyada uzun yıllar boyunca yaygın olarak kullanıldığını göstermektedir. Ortak Semboller ve Kültürel Benzerlikler: Kıbrıs Hece Yazısı ile Göktürk Hece Yazısı arasında 19 adet ortak sembol tespit edilmiştir. Her iki yazı da hece yazısı olup sesli harfler bazı kurallar dışında yazılmaz, Runik karakterdedir ve kelime ayıracı olarak nokta veya kısa çizgi kullanılmıştır. Ayrıca her iki yazı da sağdan sola yazılmıştır. Arkeolojik Kanıtlar ve İskit Kültürü: Kıbrıs'taki kral mezarlarının şekil ve ölü gömme adetleri açısından Türk kurganlarına benzerliği dikkat çekmektedir. Pazırık kurganlarından çıkan eserlerde yer alan turna kuşu, lotus çiçeği, geyik, hayat ağacı, kanatlı pars ve Oz damgası (yıldız çarkı) gibi motifler, Kıbrıs'ta bulunan Demir Çağı eserlerinde de görülmektedir. "Pazırık Kurganı I’de kurban edilen atların başlarına geçirilmiş maskeler vardı. Bunlardan özellikle “geyik başı” şeklinde olanı dikkat çekmektedir. Diğer Pazırık Kurganları’nda ve başka kurganlarda da geyik figürlerine rastlanır." 2. Kıbrıs'ın Osmanlı Devleti Tarafından Fethi 2.1. Fetih Öncesi Durum ve Gerekçeler Venedik Hakimiyeti ve Tehdit: 1432 yılında Venediklilerin Kıbrıs'ı işgal etmesiyle birlikte, adadaki yerli halk üzerinde katı vergi ve din politikaları uygulanmaya başlanmıştır. Bu durum, Akdeniz hakimiyetinde Osmanlı'ya karşı ciddi bir tehdit oluşturmuştur. Osmanlı'nın Gerekçeleri: Kıbrıs'ın fethi, Osmanlı için ekonomik, dini, askeri ve politik sebeplere dayanmaktaydı. Batı Anadolu, boğazlar ve Hac yolunun güvenliğini sağlamak, Akdeniz ticaretini kontrol etmek ve ada halkının dini baskılardan kurtulma isteği fethin önemli nedenleri arasındaydı. Ebüssuûd Efendi'nin Fetvası: Sultan II. Selim, Kıbrıs'ın fethi için dönemin Şeyhülislamı Ebüssuûd Efendi'den fetva istemiştir. Ebüssuûd Efendi, "Yararlı görülüp sürekli ya da geçici bir barış yapıldıktan sonra elverişli bir zamanda bu barışın bozulmasında büyük yarar görülse, elbette bozmak vacib ve lazım olur" fetvasını vermiştir. Bu fetva, maslahatı amme (kamu yararı) ilkesine dayanarak gayrimüslimlerle yapılan antlaşmanın bozulabileceği görüşünü desteklemektedir. Ayrıca Kıbrıs'ın daha önce Müslümanlar tarafından fethedilmiş bir İslam ülkesi olması da fetva için bir gerekçe teşkil etmiştir. 2.2. Fetih Süreci ve Kuşatmalar Lojistik ve Stratejik Hazırlıklar: Kıbrıs'ın fethi için kapsamlı bir lojistik operasyon yürütülmüştür. Doğu Akdeniz adalarındaki Osmanlı kaleleri, donanma için ikmal ve üs görevi görmüştür. Rodos Beyi'nin kıyı gözlem faaliyetlerini aktif bir şekilde kullanarak istihbarat topladığı da kaynaklarda belirtilmektedir. Lefkoşa Kuşatması: 1 Temmuz 1570'te Osmanlı gemileri adanın batısında görünmüş ve Limasol'a çıkarma yapmıştır. Osmanlı birlikleri ilk olarak başkent Lefkoşa'ya yürümüştür. Yaklaşık iki ay süren kuşatma sonucunda şehir düşmüştür. Şehrin güney tarafına kaleler inşa edilip toplar yerleştirilmiş, ana saldırılar Sazlı (Podocattaro), Bayraktar (Constanza), Kara İsmail (D’Avila) ve Değirmen (Tripoli) burçlarına yoğunlaşmıştır. Mağusa Kuşatması: Lefkoşa'nın alınmasından sonra Osmanlı askerleri Mağusa'ya ilerlemiştir. Yaklaşık bir yıl süren Mağusa kuşatması, adadaki Venedik yönetimine son vermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Şehrin etrafı hendekle çevrilmiş ve 16. yüzyılda Venedikliler tarafından güçlendirilmiştir. Kuşatma sırasında Osmanlı gemilerinden birinde yaşanan ve şehirden de duyulan patlama olayı, haritalarda sıkça tasvir edilmiştir. 2.3. Avrupa Haritalarında Kıbrıs'ın Fethi Kuşatma Haritalarının Önemi: Avrupa haritacıları, Kıbrıs'ın fethini temsil eden birçok kuşatma haritası oluşturmuştur. Bu haritaların temel amacı, Osmanlı İmparatorluğu ve Venedik Cumhuriyeti'nin saldırı ve savunmalarını göstermekti. Haritacılar, kuşatmalar sırasında yaşanan önemli olayları ve hareketleri haritalarında resmetmişlerdir. "Haritacılar, fethi temsil eden birçok kuşatma haritası oluşturdular; özellikle de Lefkoşa ve Mağusa kuşatma haritaları farklı haritacılar tarafından birçok kere resmedildi." Tekrarlanan Tasvirler: Lefkoşa kuşatmasında Osmanlı ordusunun ana kampı, saldırı burçları ve birlik çatışmaları haritalarda yer almıştır. Mağusa kuşatması haritalarında ise Osmanlı gemilerinden birinde yaşanan patlama gibi olaylar sıklıkla resmedilmiştir. Haritacılar, Osmanlı ordularına ve saldırılarına odaklanıp Venediklilerin savunmalarına daha az yer vermişlerdir. 3. Kıbrıs'ta Osmanlı Devleti Dönemi 3.1. Nüfus Yapısı ve İslamlaşma Türk Nüfusunun Yerleştirilmesi: 1571 yılında Osmanlı Devleti tarafından adanın fethini takiben, Anadolu'dan on binlerce Türk adaya yerleştirilmiştir. Bu nüfusla birlikte, fetih öncesinde de adada bulunan Türk nüfus, günümüz Kıbrıs Türk toplumunun çekirdeğini oluşturmaktadır. Tanassur (Hristiyanlaşma) Olayları: Tanassur olaylarının Kıbrıs'ta Osmanlı hâkimiyeti öncesine uzanan çok uzun bir geçmişi olduğu belirtilmektedir. Lüzinyan (1192-1489) ve Venedik (1489-1571) dönemlerinde adada tanassur etmiş Türk ve diğer Müslümanların bulunduğuna dair kayıtlar mevcuttur. Osmanlı yönetiminin sonlarına doğru ve İngiliz devrinde, Kıbrıs Türkleri arasında Hristiyanlığa geçiş vakaları yaşanmıştır. Özellikle kırsal bölgelerde din değiştirmelerin yaşandığına dair resmi yazışmalar bulunmaktadır. "Hacı Hafız Ziyayi Efendi de Mustafa Şükri Efendi’den beş yıl sonra yazdığı mektubunda, benzer şikâyetlerde bulunmaktadır. Hacı Hafız Ziyayi Efendi Leymosun kazasından Korfi, Lanya, Aya Andihona, Monagrul, Doro, Monagri, Trimiklini ve Limnad köylerini ve Tuzla kazasından Laya, Ayyos, Anglisiya ve Vavaccinya (Vavatsinya) köylerini ahalisi tamamen tanassur etmiş köyler olarak sayar." 3.2. Vakıfların Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Etkileri Osmanlı Yönetiminde Vakıflar: Vakıflar, Osmanlı coğrafyasında olduğu gibi Kıbrıs'ta da kamu hizmetlerinin temelini oluşturmuştur. Yollar, köprüler, çeşmeler, camiler, medreseler, kütüphaneler gibi mülkler kamu yararına vakfedilmiştir. Lefke ilçesinde Osmanlı döneminde kurulan ve İngiliz döneminde de faaliyetlerini sürdüren birçok vakıf bulunmaktadır. Ahmet Dâniş Efendi Bin Hasan Fedai Efendi Vakıfları: Lefke'nin zengin ailelerinden gelen Ahmet Dâniş Efendi, Lefke ve Lefkoşa'da çeşitli mülklerini vakfetmiştir. Bu vakıflar arasında kahvehane, dükkân, su kuyusu, konut ve bahçeler bulunmaktadır. Vakıfların gelirleri, eğitim, onarım, hatm-i şerîf okutma gibi hayır işleri için kullanılmıştır. Örneğin, Lefke mekteplerine devam eden ve fakirliklerinden dolayı Lefkoşa'daki rüştiye ve idadiye gönderilemeyen talebelerin eğitim masrafları vakıf gelirlerinden karşılanmıştır. Vakıfların Günümüzdeki Durumu: Birçok vakıf mülkü günümüze ulaşmış ve Lefke'nin sosyo-ekonomik, kültürel ve tarihsel çevresine katkı sağlamaya devam etmektedir. Ancak bazı vakıf mülkleri tahrip olmuş veya işlevini yitirmiştir. 3.3. Osmanlı Kıbrıs'ında Sosyal ve İktisadi Hayat (Giovanni Mariti Gözüyle) Çok Etnikli ve Çok Dinli Yapı: Mariti'ye göre, 18. yüzyılın son çeyreğinde Kıbrıs, Müslümanlar tarafından yönetilse de halkın çoğunluğunu Rum Ortodokslar oluşturmaktaydı. Rumlardan sonra Ermeniler, ardından Maronitler ve az sayıda Avrupalı Latin Katolikler adada yaşamaktaydı. Tüm bu topluluklar kendi inançlarını özgürce yaşamaktaydı. Ortak Diller ve Eğitim: Adada Grekçe ve Türkçe ortak dillerdi, ancak Mariti her iki dilin de yozlaştığını belirtmiştir. Özellikle Grekçe'deki yozlaşmanın Venedik egemenliğinin bir etkisi olduğu ifade edilmiştir. İktisadi Hayat: Kıbrıs, pamuk, ipek, şarap, tahıl, harnup, zift, katran ve kereste gibi birçok ürün ihraç etmekteydi. Pamuk adanın en önemli ürünü ve Levant'ın en iyisi olarak kabul edilmekteydi. Ancak adanın nüfusu azaldığı için büyük kesiminde tarım yapılamadığı da belirtilmiştir. 4. Osmanlı Devleti Dönemi Maddi ve Manevi Kültür Unsurlarının Kıbrıs Türk Toplumuna Etkileri 4.1. Dinî Farklılaşma: Yerli Kıbrıslılar ve Türkiye Göçmenleri Dindarlık Eğilimleri: Kuzey Kıbrıs'ta dini hayat, Osmanlı fethi sonrası kurumsallaşma, İngiliz dönemi din politikaları, Türk modernleşmesinin etkileri, 68 Kuşağı'nın dini politikaları ve AB sürecinin etkisi altında şekillenmiştir. Yerli Kıbrıslılarda, kurumsal ve fıkhi dindarlıktan ziyade, maneviyatçılıkla hemhal özcü ve bireysel dindarlığın egemen olduğu düşünülmektedir. Türkiye göçmeni Kıbrıslılarda ise, Türkiye'nin dini hayatını yansıtan kurumsal ve topluluk eğilimli dindarlık ana temadır. Sosyal Etkileşim ve Kültürel Boşluklar: Yerli Kıbrıslıların Rumlarla iç içe yaşaması, dil, din, milliyet ve kültür olarak Rum üst kültüründen etkilenmelerine yol açmıştır. Özellikle Türklerin azınlıkta olduğu bölgelerde asimilasyon yaşanmıştır. Bu durum, yerli Kıbrıslılarda dışa dönük bir çoğulculuk ve liberalizmi yaygınlaştırmış olabilir. Modernleşme ve Sekülerleşme: İngiliz idaresinin getirdiği yenilikler ve Türkiye Cumhuriyeti'nin modernleşme eğilimleri, Kıbrıs Türkleri arasında hızla benimsenmiştir. Bu dönemde din, iç dünyada yaşanılabilecek, kurumsal ve sembolik yenilenme süreci yaşaması gereken bir toplumsal olgu olarak algılanmıştır. 4.2. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın Edebi ve Kültürel Yansımaları Türk Hakimiyetinin Sona Ermesi: Kıbrıs, 1571'den 1878'e kadar Osmanlı Devleti'nin hakimiyetinde kalmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrası İngiltere'ye 'terk ve tahsis' edilmesiyle Türk hakimiyeti sona ermiştir. Rum Baskısı ve Enosis: Türk hakimiyetinin sona ermesiyle adadaki Rum yönetimi Türkler üzerindeki baskılarını artırmış ve Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama (Enosis) hareketini başlatmıştır. EOKA örgütü, İngiliz ve Türklere karşı terör ve yıldırma hareketlerine girişmiştir. Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT): Türklere karşı yapılan terör ve yıldırma hareketlerine karşılık Kıbrıs Türkleri, 1958 yılında Türk Mukavemet Teşkilatı'nı (TMT) kurarak mücadele başlatmıştır. Barış Harekatı ve Sanatsal Yansımalar: 1974 yılında yaşanan "Kanlı Noel" olayları ve Nikos Sampson'ın darbesi sonrası Türklerin katliamına dünya seyirci kalmıştır. Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs'a havadan ve denizden çıkarma yapmıştır. Bu harekat, Türk ordusunun zaferi ve Kıbrıs Türklerinin kurtuluşu olarak sanatsal ve edebi eserlere yansımıştır. Neşet Ertaş ve Şemsi Yastıman: Kırşehirli ozanlar Neşet Ertaş ve Şemsi Yastıman, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı üzerine türkü ve destanlar yazmışlardır. "Neşet Ertaş, Kıbrıs Destanını önce plâğa, sonra da kasete okur. Dört kıt’dan oluşan türküde/destanda on birli hece ölçüsünü kullanır." Bu eserler, Türk milletinin coşkusunu, Rum zulmünü ve Türkiye'nin diplomatik çabalarını dile getirmiştir. 5. Kıbrıs'ın Tarihi ve Kültürel Mirası Üzerine Diğer Tespitler 5.1. Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde Kıbrıs Kıbrıs'a Seyahat Girişimi: Evliyâ Çelebi, Kıbrıs'a gitme niyetinde olmasına rağmen beklenmedik olaylar nedeniyle bu seyahati gerçekleştirememiştir. Ancak Silifke'deki "Kıbrıs iskelesi"nden aldığı bilgilerle adayla ilgili önemli detayları aktarmıştır. "Kıbrıs Kulu" ve İlk Müslümanlar: Evliyâ Çelebi, "Kıbrıs kulu"nun cesur ve korkusuz yiğitler olduğunu belirtmiştir. Abulfarac tarihinde, Kıbrıs'a gelen ilk Müslümanların 640 yılında Muaviye komutasındaki bir orduyla İskenderiye'den bin yedi yüz gemiyle adaya geldiği anlatılmıştır. İdari Yapı ve Ekonomik Değerler: Evliyâ Çelebi'ye göre "Kıbrıs eyaleti" yedi sancaktan oluşmaktaydı. Ayrıca Kıbrıs mermerlerinin dünyaca meşhur olduğu ve Ayasofya ile Edirne'deki Selimiye Camisi'nin yapımında kullanıldığı belirtilmiştir. Evliyâ Çelebi, Kıbrıs'ta büyük bir dağın taşının tokmakla dövülünce keten gibi olduğunu ve bu taştan yapılan ürünlerin önemli bir ekonomik kaynak olabileceğini kaydetmiştir. 5.2. Osmanlı ve İngiliz Döneminde Kıbrıs Basını Gazeteciliğin Gelişimi: Kıbrıs'ta gazetecilik, 1878 yılında İngilizlerin adayı geçici olarak Osmanlı'dan devralmasıyla İngilizce olarak başlamıştır. Daha sonra Türk ve Yunan dilleri de gazete dillerine eklenmiştir. İstiklal Gazetesi: 1949-1954 yılları arasında yayımlanan İstiklal Gazetesi, Kıbrıs'ın Osmanlı döneminden (1571-1914) siyasi, sosyal ve kültürel haberleri içermektedir. Gazete, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Namık Kemal ve Kıbrıslı Kâmil Paşa gibi önemli şahsiyetlerin hayatları hakkında bilgiler vermiştir. Nüfus İstatistikleri: İstiklal Gazetesi'nde yer alan 1949 yılı nüfus sayımı tespitlerine göre, Kıbrıs'ta Türk ve Rum nüfusu ile diğer milletlere mensup kişilerin sayıları detaylı olarak verilmiştir. "16 Aralık 1949 “Önemli İstatistikler” başlığı ile Kıbrıs’ta yapılan nüfus sayımı tespitleri gazetede yer almaktadır. Bu tespitlere göre Türker’in ve Rumlar’ın Kasabalar ile köylerdeki nüfus sayımları gazetede aşağıdaki şekilde yazılmıştır." Örneğin, 1777 nüfus sayımına göre Kıbrıs nüfusunun %56'sının Türk olduğu belirtilmiştir. 5.3. Kıbrıs Türk Divan Şairleri Divan Edebiyatı Geleneği: Kıbrıslı Divan şairleri, İslam dininin kabulünden sonra Arap ve Fars edebiyatlarının etkisiyle İslami kural ve akideler çerçevesinde edebi ürünler ortaya koymuşlardır. Lefkoşa'da kurulan Mevlevîhâne, Kıbrıslı Mevlevî şairlerin yetiştiği önemli bir merkez olmuştur. Önemli Şairler: Zekâî, Siyâhî, Ârif, Hızır Handî, Mehmed Musîb, Hasan Hilmi, Râcî, Rüşdî, Tahsin, Necîb, Şem‘î, Kerîmî, Derviş, Âsım, Vâsıf, Kaytaz-zâde Nâzım, Hasan Nesîb, Kubilay Beliğ, Nâdirî, Sezâyî, Sâlim, Hâtif, İffet, Tekî, Sıdkî, İmam Mustafa Nuri, İshak, Ata Bey ve Mehmed Sâdık Efendi gibi şairler Kıbrıs Divan edebiyatına önemli katkılar sağlamışlardır. Eserlerde Kıbrıs Teması: Şairler, Kıbrıs, Lefkoşa ve Ümmü Haram/Hala Sultan gibi yerlerle ilgili şiirler yazmışlardır. Misâlî Hasan Çelebi, Mağusa'da yaptırılan Ağa Cafer Paşa Çeşmesi'nin açılışı için tarih kasidesi kaleme almıştır. Bu kaside, Osmanlı'nın Kıbrıs'a verdiği önemi ve hayır faaliyetlerini dile getirmektedir. Sonuç Kıbrıs, tarih boyunca stratejik konumu nedeniyle farklı medeniyetlerin ilgisini çekmiş, İslam ve Türk varlığı ile önemli bir kültürel miras oluşturmuştur. Erken İslam döneminden Osmanlı'nın fethine kadar süren ortak yönetimler, adanın çok kültürlü yapısını şekillendirmiştir. Osmanlı dönemi, adaya Türk nüfusunun yerleşmesi, vakıfların kurulması ve zengin bir edebi geleneğin oluşmasıyla Kıbrıs Türk toplumunun temelini atmıştır. Ancak bu dönemde tanassur olayları ve İngiliz idaresinin getirdiği değişimler de yaşanmıştır. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı, adadaki Türk varlığının korunması açısından bir dönüm noktası olmuş ve sanatsal eserlere yansımıştır. Kıbrıs'ın karmaşık tarihi, çok yönlü kültürü ve siyasi mücadeleleri, günümüze kadar uzanan derin etkiler bırakmıştır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!