Et ürünlerinde kullanılan gıda katkı maddeleri
Yazar:Gürler, Zeki
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Özet Bu belge, "Et Ürünlerinde Kullanılan Gıda Katkı Maddeleri" adlı kitaptan alınan metinleri analiz ederek, gıda katkı maddelerinin (GKM) et ürünleri endüstrisindeki rolünü, kullanım amaçlarını, sınıflandırılmasını, uluslararası düzenlemeleri ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerini detaylı bir şekilde incelemektedir. Teknolojideki gelişmelerle birlikte GKM kullanımının artması, gıda güvenliği ve güvencesi açısından mevzuat ve bilimsel yaklaşımların önemini vurgulamaktadır. Belge, GKM'nin birçok faydası olmasına rağmen, özellikle risk grupları için bilinçli ve yasalara uygun kullanımın hayati önem taşıdığını belirtmektedir. 2. Giriş: GKM'nin Tarihsel Gelişimi ve Günümüzdeki Önemi Beslenme, insan yaşamının temel bir ihtiyacı olup, günümüzdeki sanayileşme ve değişen tüketici alışkanlıkları, hazır gıdalara olan yönelimi artırmıştır. Bu durum, GKM kullanımını kaçınılmaz hale getirmiştir. Tarihsel Kullanım: GKM kullanımının tarihi, M.Ö. 3000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Eski çağlarda tuz ve odun dumanlaması gibi doğal yöntemler gıdaların bozulmasını önlemek için kullanılmıştır. Sentetik kimyasalların gıda katkısı olarak kullanımı ise 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarına rastlamaktadır. "Sanayi devrimi sonucu teknolojinin gelişmesi ile insanlar, artan miktar ve kalitede gıda ürünlerini talep etmişlerdir." (s. 11) Bu talep, 1960'lı yıllarda 2500'den fazla farklı kimyasal maddenin gıdalarda kullanılmasına yol açmıştır. Kullanım Amaçları: GKM'nin temel kullanım amaçları arasında gıdaların duyusal özelliklerini (aroma, renk, tekstür) geliştirmek, raf ömrünü uzatmak, besin değerlerini korumak, gıda zehirlenmelerini önlemek ve gıda çeşitliliğini artırmak yer almaktadır. "Yasalara uygun olarak kullanılan GKM ürün çeşitliliğini arttırır, gıda kayıplarını azaltır, maliyetleri düşürür. Böylece gıda sanayi gelişir ve halkın beslenmesi olumlu etkilenir." (s. 12) Sağlık Tartışmaları ve Riskler: GKM'nin insan sağlığına etkileri konusunda tartışmalar devam etmektedir. Özellikle "çeşitli hastalıkları olanlar, alerjiye yatkın kimseler, gebeler, emzikli kadınlar, infantlar (0-12 ay), çocuklar (1-12 yaş) ve adölesanlar gibi risk gruplarında bir takım sağlık sorunlarına yol açabilmektedir." (s. 9) Bilinçsiz kullanım, gıda güvenliği açısından kimyasal risklere dönüşebilmektedir. 3. Gıda Katkı Maddelerinin Tanımı, Sınıflandırılması ve Terminoloji GKM, tek başına gıda olarak tüketilmeyen, ancak teknolojik bir amaç doğrultusunda gıdaya ilave edilen maddelerdir. Tanım: Gıda Katkıları FAO/WHO Ortak Uzmanlar Komitesi (JECFA)'nin tanımına göre GKM; "gıdaya bilinçli olarak dolaylı olarak veya doğrudan ilave edilen, tek başına besin değeri olmayan ve sınırlı miktarda kullanılabilen maddelerdir." (s. 17) Sınıflandırma: GKM, elde edildikleri kaynaklara (doğal, yapay) ve kullanım amaçlarına (kaliteyi koruyucular, yapı geliştiriciler, aroma/renk geliştiriciler, besin değeri koruyucular) göre sınıflandırılır. Günümüzde 8000'i aşkın GKM bulunmasına rağmen, Avrupa Birliği'nde 329 adet kullanım için onaylanmıştır. Terminoloji:ADI (Acceptable Daily Intake - Günlük Alınmasına İzin Verilen Miktar): Bir GKM'nin yaşam boyu her gün tüketilmesinde sağlık açısından zarar vermeyeceği kabul edilen miktar. "İlgili katkı maddesinin günlük olarak alınacak NOAEL dozunun %1’i insanlarda genellikle güvenli kabul edilmiştir." (s. 29) NOAEL (No Observed Adverse Effect Level - Deney Hayvanlarında Gözlenebilen Hiçbir Yan Etki Göstermeyen Doz): Deney hayvanlarında toksik etki gözlenmeyen en yüksek doz miktarı. MPI (Maximal Permissible Intake Per Day - Günlük Alınmasına İzin Verilen En Fazla Miktar): Ortalama bir yetişkin için günlük GKM alım miktarı. MPL (Maximal Permissible Level in Foodstuff Concerned - Gıda Dikkate Alınarak Alınmasına İzin Verilen En Fazla Miktar) / MRL (Maximum Residue Level - Maksimum Kalıntı Limiti): Gıdanın bir kilogramında bulunmasına izin verilen GKM miktarı. ADI NS (ADI Not Specified - ADI Değeri Belirtilmemiş): Toksisitesi çok düşük olan ve kullanım miktarı tüketimi sınırlandıran GKM'ler için ADI değeri belirlenmemiştir. QS (Quantum Satis - Belirlenmemiş Miktar): GKM kullanımında miktar sınırlaması bulunmadığını, ancak iyi üretim uygulamalarına göre ve tüketiciyi yanıltmayacak şekilde kullanılması gerektiğini ifade eder. GMP (Good Manufacturing Practice - İyi Üretim Uygulamaları): Hedeflenen etkiyi sağlayacak en düşük katkı maddesi miktarı. E Kodları: AB ülkelerinde gıdalarda kullanımına izin verilen her GKM'ye verilen numaralandırma sistemi. "E kodu, ilgili gıda katkı maddesinin AB’nin gıda ve sağlık ile ilgili kurul ve otoriteleri tarfından yapılan güvenlik değerlendirmelerinden geçtiğini, spesifikasyonlarının tamamıyla belirlendiğini ve onaylandığını gösterir." (s. 44) 4. Gıda Katkı Maddeleri ile İlgili Uluslararası Kuruluşlar ve Yasal Süreçler GKM'nin güvenli kullanımını sağlamak amacıyla uluslararası ve ulusal düzeyde birçok kuruluş ve düzenleme mevcuttur. Uluslararası Gıda Kodeks Komisyonu (CAC): WHO ve FAO tarafından 1963'te kurulmuş olup, gıdalarla ilgili standartlar ve düzenlemeler oluşturur. Gıda Katkıları FAO/WHO Ortak Uzmanlar Komitesi (JECFA): GKM'nin toksikolojik, karsinojenik etkilerini değerlendirerek ADI değerlerini belirler. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA): Avrupa'da gıda zincirindeki riskleri değerlendirir ve Avrupa Komisyonu'na bilimsel danışmanlık sağlar. Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi (FDA): ABD'de gıda ve ilaç güvenliğini düzenleyen ve GRAS (Generally Recognized as Safe - Genellikle Güvenli Kabul Edilir) listesini oluşturan bir kurumdur. İzin Süreci ve Toksikolojik Değerlendirmeler: GKM'nin kullanım izni, kapsamlı toksikolojik çalışmalar (akut, kronik toksisite, mutajenik, karsinojenik, teratojenik etkiler) sonucunda verilmektedir. "GKM, tüketici sağlığının korunması amacıyla en yüksek düzeyde denetimi yapılan kimyasal maddeler grubu olarak kabul edilebilir." (s. 38) Temel İlkeler: GKM'nin kullanımı; toksikolojik değerlendirmelerden geçmiş olmalı, insan sağlığına zarar vermemeli, kusurları gizlemek için kullanılmamalı, belirli bir teknolojik işlevi sağlamalı ve etikette açıkça beyan edilmelidir. 5. Et Ürünlerinde Kullanılan Gıda Katkı Maddeleri Et ürünleri, doğaları gereği ve işleme süreçleri nedeniyle çeşitli GKM kullanımına ihtiyaç duyar. 5.1. Su Fonksiyonları: Et ürünlerinin kütlesel olarak önemli bir kısmını oluşturur. Emülsiyon oluşumunda, ürünün sululuk, gevreklik, tat ve lezzet kazanmasında, aşırı sıcaklık artışının önlenmesinde, katkı maddelerinin taşınmasında ve maliyet düşürmede rol oynar. Güvenlik: Kullanılan suyun patojen içermeyen, zararlı kimyasal madde bulunmayan ve belirli mineralleri içeren "sağlıklı, kullanılabilir ve temiz" olması esastır. (s. 46) 5.2. Tuz Fonksiyonları: Antimikrobiyal etki göstererek raf ömrünü uzatır, ürünlere özgü lezzet ve aroma kazandırır, tekstürü iyileştirir ve pişirme süresini kısaltır. Dezavantajları ve Sağlık Etkileri: Tuz, otooksidasyonu hızlandırabilir. Aşırı tuz tüketimi, "kardiyovasküler hastalıklar, kanser, hipertansiyon, akciğer inflamasyonu, osteoporoz, obezite, katarakt, böbrek hastalıkları ve multipl skleroz (MS) gibi ciddi rahatsızlıklar" ile ilişkilendirilmiştir. (s. 52) Günlük 5-6 g tuz tüketimi önerilmektedir. 5.3. Baharatlar Tanım ve Fonksiyonları: Gıdalara renk, tat, koku ve lezzet vermek için kullanılan bitkisel ürünlerdir. Aromatik bileşikler, eterik yağlar, antimikrobiyal maddeler ve antioksidanlar içerirler. "Baharatların antimikrobiyal etkileri uzun yıllardır bilinmekte, bakteri ve mantarlar üzerinde geniş bir spektrumda etkili olmaktadırlar." (s. 57) Dezavantajları: Yüksek mikrobiyal yük içerebilirler. Bu nedenle hijyenik kaliteleri yüksek olmalı ve sterilizasyon yöntemleri (gaz veya radyoaktif ışınlama) uygulanmalıdır. Doğal Koruyucu Rolü: Yapay koruyucuların potansiyel kanserojen etkileri nedeniyle, baharatlar doğal koruyucu olarak giderek daha fazla kullanılmaktadır. 5.4. Koruyucular (Nitrat ve Nitritler, Kükürt Dioksit ve Sülfitler, Diğerleri) Tanım: Mikroorganizmaların neden olduğu bozulmaları ve patojen mikroorganizmaların gelişimini engelleyerek raf ömrünü uzatan maddelerdir. Nitrat ve Nitritler (E249-E252): Et ürünlerinde sıklıkla kullanılır. Fonksiyonları: Clostridium botulinum gibi tehlikeli bakterilerin çoğalmasını ve toksin salgılamasını engeller, et ürünlerine özgü kırmızı/pembe rengi oluşturur, tat ve lezzeti olumlu etkiler, antioksidan özellik gösterir. Sağlık Riskleri: Higroskopik özelliktedirler. Aşırı kullanımı methemoglobinemi ("mavi bebek sendromu") ve kanserojenik (nitrozamin oluşumu) etkilerle ilişkilendirilmiştir. "Çeşitli kanser riskleri ile nitrat ve nitritin diyetle alınması ilişkilendirilmektedir ancak, söz konusu bileşikler münferit olarak kanserojen değildir." (s. 63) Nitrozaminler, mide, karaciğer, akciğer gibi birçok organda kansere neden olabilir. 3 yaş altı çocuklarda kullanımı yasaklanmıştır. Kükürt Dioksit ve Sülfitler (E220-E228): Unlu mamuller, sos, sirke, şarap gibi gıdalarda kullanılır. Antioksidan etki gösterirler. Sağlık Riskleri: Alerjen maddelerdir, astım ataklarını tetikleyebilir. Çocuklarda baş ağrısına, ülseratif kolite ve genotoksik etkilere neden olabilirler. Diğer Koruyucular (Benzoik asit ve tuzları, Propionik asit vb.):Sağlık Riskleri (Benzoik asit): Genotoksik etki, beyin hasarı, kilo kaybı, aşırı duyarlılık, astım, sinirsel bozukluklar, ürtiker ve çocuklarda hiperaktivite gibi sorunlara yol açabilir. Askorbik asit varlığında kanserojen benzen'e dönüşebilir. 5.5. Tatlandırıcılar Fonksiyonları: Et ürünlerine özgü lezzet ve aroma kazandırır, tuzdan gelen tadı nötralize eder, fermentatif bakteriler için enerji kaynağıdır, pH'yı düşürerek tekstürü iyileştirir ve renk oluşumuna katkıda bulunur. Sağlık Riskleri: Aşırı şeker tüketimi kilo artışı, kalp-damar hastalıkları, diyabet, metabolik sendrom, hipertansiyon ve böbrek sorunları ile ilişkilendirilmiştir. Sorbitolun fazla tüketimi laksatif etkiye neden olabilir. 5.6. Aroma Arttırıcılar (Glutamik asit-glutamatlar, Ribonükleotitler) Fonksiyonları: Gıdanın mevcut tat ve kokusunu artırır. Glutamik asidin sodyum tuzu olan Monosodyum Glutamat (MSG) ve Ribonükleotitler (Disodyum guanilat, Disodyum inosinat) "umami" adı verilen beşinci tadı sağlar. Umami maddeleri iştahı, tükürük salgısını ve gıda lezzetini artırır. Sağlık Riskleri:MSG (E621): Yüksek miktarlarda (30 mg/kg vücut ağırlığı) alındığında olumsuz etkiler görülebilir. "Çin Restoranı Sendromu" ile ilişkilendirilmiş olsa da, bilimsel kanıtlar tam olarak desteklememektedir. Astımlı ve migrenli kişilerde istenmeyen yan etkiler görülebilir. Yeni doğan farelerde kısırlık ve hormonal sistem sorunlarına yol açtığı bildirilmiş, bu nedenle bebek mamalarında kullanımı yasaklanmıştır. Yüksek dozda sinir hücrelerinin ölümüne neden olabilir ve obezite, diyabet, Alzheimer gibi hastalıklarla ilişkilendirilmiştir. Ribonükleotitler (E626-635): Yüksek miktarlarda böbreklerde kireçlenmeye yol açabilir. Genotoksik etkileri olabileceği bildirilmiş, yüksek dozda testislerde körelme ve böbrek üstü bezlerinde büyüme görülebilmiştir. Ürik asit düzeylerini artırarak gut hastaları için risk oluşturabilir. 5.7. Renklendiriciler Tanım ve Fonksiyonları: Gıdanın rengini düzenleyen veya gıdaya renk vermek amacıyla katılan maddelerdir. İşleme, depolama sırasında oluşan renk solmalarını telafi eder, gıdanın doğal rengini korur, yeknesaklık sağlar ve ürünün albenisini artırır. Sınıflandırma: Kökenine (doğal, yapay, inorganik) ve mevzuata göre sınıflandırılır. Doğal renklendiriciler genellikle daha sağlıklıdır ancak ısı, ışık, pH ve oksidasyona karşı daha az dayanıklıdır. Yapay renklendiriciler daha ucuz, etkili ve dayanıklıdır. Sağlık Sorunları: Deri döküntüleri, aşırı duyarlılık reaksiyonları, diyare, tiroid tümörü, migren, astım, kanser, erken doğum, kromozom zedelenmesi, hiperaktivite gibi birçok rahatsızlıkla ilişkilendirilmiştir. Özellikle "tartrazin (E102), patent blue V (E131), brilliant blue (E133), allura red (E129), eritrosin (E127), sunset yellow (E110), ponso 4R (E124), karmin, karminik asit ve koşineal’ın (E120), özellikle 3-9 yaş gurundan bulunan çocuklarda, kısa dikkat süresi, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle tariflenen, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğuna neden olduğu bildirilmektedir." (s. 86) 5.8. Antioksidanlar Tanım ve Fonksiyonları: Gıdalarda oluşabilen oksidatif bozulmayı önleyen veya geciktiren bileşiklerdir. Yağ içeren gıdalarda ransit tat ve aroma oluşumunu engeller, besin değerini korur ve raf ömrünü uzatır. Sınıflandırma: Doğal (sebzeler, meyveler, baharatlar, vitaminler) ve sentetik (BHA, BHT, TBHQ, propil galat) olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Sağlık Riskleri (Sentetik Antioksidanlar):BHA (E320): Sitotoksik etkileri, DNA hasarı, östrojenik etki ve yüksek dozlarda kanserojenik etki rapor edilmiştir. IARC tarafından "insanlar için şüpheli kanserojen" (Grup 2B) olarak sınıflandırılmıştır. BHT (E321): Yüksek dozlarda akciğer ve karaciğer kanserlerine yol açabilir. IARC tarafından "insanlar için kanserojen olarak sınıflandırılamayan" (Grup 3) olarak değerlendirilmiştir. Deri döküntüsü ve hiperaktivite gibi sorunlara neden olabilir. 6. Diğer Gıda Katkı Maddeleri 6.1. Emülgatörler Tanım ve Fonksiyonları: Yağ ve su gibi karışmayan fazların homojen bir karışım oluşturmasını veya bu karışımın sürekliliğini sağlayan maddelerdir. Sosis, salam gibi ürünlerde emülsiyon stabilitesini artırır, tekstür ve konsistensi düzeltir, aroma ve renk oluşumunu optimize eder, oksidatif etkili iyonların bağlanmasıyla dayanıklılığı uzatır. Sağlık Riskleri: Lesitinler alerjiye neden olabilir (yumurta veya soya alerjisi olanlarda). Yağ asitlerinin mono ve digliseritlerinin laktik asit esterleri, bebekler için zararlı olan D-laktik asit içerebilir. 6.2. Gamlar Tanım ve Fonksiyonları: Kıvam artırma ve/veya jelleştirme şeklinde etki gösteren polimerik yapılı karbonhidratlardır (hidrokolloidler). Gıda endüstrisinde jelleştirici, kıvam arttırıcı, stabilizatör ve süspansiyon oluşturucu olarak yaygın kullanılır. Su tutma, nem buharlaşmasını azaltma, donma derecesini değiştirme gibi işlevleri vardır. Sağlık Riskleri: Karragenan (E407) yüksek dozlarda bağırsak sorunlarına neden olabilir, doğal formu kanserojen maddelerin etkilerini artırabilir, parçalanmış formu bağırsak kanserine yol açabilir. Aljinik asit ve tuzlarının fazla tüketimi laksatif etkiye, bazı besinlerin emiliminde azalmaya ve böbreklerde kireçlenmeye neden olabilir. Modifiye nişastalar (asetillendirilmiş dinişasta fosfat, asetillendirilmiş nişasta) laksatif etkiye, ishale ve mineral dengesi bozukluklarına yol açabilir. 6.3. Dolgu ve Bağlayıcı Maddeler Tanım ve Fonksiyonları: Et ürünlerinde tekstürü iyileştirmek, fazla suyu tutmak, et parçalarını bağlamak ve ürün maliyetini düşürmek amacıyla kullanılır. Hububat unları, sebze unları (soya unu, patates nişastası) ve süt ürünleri (peynir altı suyu tozu, yağsız süt tozu) başlıca kullanılan maddelerdir. Ürünün besin değerini, albenisini ve pişirme stabilitesini artırır. Sağlık Riskleri: Gluten içeren tahıllar (çölyak hastalığı), soya fasulyesi ve süt ürünleri (laktoz dahil) alerjiye veya intoleransa neden olabilir. 6.4. İndirgen Bileşikler Tanım ve Fonksiyonları: L-askorbik asit (E300), D-askorbik asit (E315) ve bunların sodyum tuzları (E301, E316) gibi maddelerdir. Et ürünlerinde nitratın nitrite indirgenmesini hızlandırır, renk oluşumunu sağlar, renk oksidasyonunu önler, antioksidan etki gösterir ve N-nitrozo bileşikleri oluşumunu sınırlar. Sağlık Riskleri: Askorbik asit ve sodyum askorbatın yüksek miktarlarda tüketimi böbrek taşına neden olabilir. Benzoatlar ve askorbik asit birlikte ısı ve ışık etkisiyle kanserojen benzen'e dönüşebilir. 6.5. Kürleme İşlemini Hızlandırıcılar Tanım ve Fonksiyonları: Sitrik asit ve tuzları (E330-E333), glukono delta lakton (GDL, E575) ve fumarik asit (E297) gibi asidik maddelerdir. Kürleme sırasında ürünün pH'sını düşürerek tat, aroma ve renk oluşumunu hızlandırır, antimikrobiyal etki gösterir. Sağlık Riskleri: Belirlenen yasal limitlerde kullanıldığında önemli bir sağlık riski bildirilmemiştir. Ancak GDL'nin fazla tüketimi laksatif etkiye neden olabilir. 6.6. Fosfatlar Tanım ve Fonksiyonları: Fosforik asidin çeşitli tuzlarıdır. Et ürünlerinde pH'yı ve su tutma kapasitesini artırır, emülsiyonları stabilize eder, pişirme kayıplarını azaltır, metal iyonları ile şelat oluşturarak oksidatif bozulmayı geciktirir, antimikrobiyal özellik gösterir ve tekstürel/duyusal özellikleri iyileştirir. Tuz kullanımını azaltmak için de kullanılabilirler. Sağlık Riskleri: Et ürünlerine %0,5 düzeyinden fazla katımı lastiksi tekstür ve itici tat (metalik, ilacımsı, sabunumsu) oluşturabilir. Fazla tüketimi kısa sürede stres ve ishale, uzun süreli tüketimlerde ise kemiklerde kalsiyum mobilizasyonuna neden olabilir. "Diyette fazla miktarda fosfat alımının; böbrek ve kemik hastalıkları riskini arttırabileceği, ayrıca potansiyel olarak kalp-damar, akciğer hastalıklarını tetikleyebileceği gösterilmiştir." (s. 124-125) Minerallerin emilimini azaltarak vücuttaki dengeyi bozabilir. 7. Sonuç ve Öneriler Gıda katkı maddeleri, modern gıda endüstrisi ve yaşam koşulları için vazgeçilmez unsurlardır. Yasalara uygun ve bilinçli kullanıldığında gıda güvencesi ve güvenliğine katkı sağlar, ürün çeşitliliğini artırır, gıda kayıplarını azaltır ve fiyatların düşmesini sağlar. Ancak, özellikle risk grupları ve hassas bünyeler için potansiyel sağlık riskleri göz ardı edilmemelidir. Bilinçlendirme: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları, GKM konusunda halkı ve üreticileri bilinçlendirmelidir. Sürekli Takip ve Güncelleme: GKM ile ilgili bilimsel çalışmalar ve araştırma sonuçları sürekli takip edilmeli, ADI değerleri ve kullanım izinleri hızlı bir şekilde güncellenmelidir. Alternatif Arayışları: Nitrat ve nitrit gibi riskli GKM'lere alternatif olabilecek, doğal ve risksiz GKM üzerinde daha fazla araştırma yapılmalıdır. Yapay antioksidanlara alternatif doğal antioksidanların kullanımı teşvik edilmelidir. Sıkı Kontrol ve Denetim: Üretim aşamasında GKM kullanımı eğitimli kişilerce yapılmalı, devlet tarafından denetimler artırılmalı ve talimat/prosedürler sıkı bir şekilde uygulanmalıdır. Tüketici Bilinci: Tüketiciler, özellikle risk gruplarında olanlar, hazır gıda etiketlerini dikkatle okuyarak kendileri için riskli olabilecek gıdalardan kaçınmalıdır. Yasalara Uygunluk: GKM, mevzuata uygun olarak, yani katkı maddesinin türü, gıdanın çeşidi ve kullanılması gereken miktarlar mevzuatça izin verilen şekilde ve çeşitte kullanılmalıdır. Aksi takdirde gıda güvenliği açısından kimyasal risk ve tehlikeye dönüşebilirler. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!