Genel Bakış ve Ana Temalar: Bu çalışma, COVID-19 salgınının İzmir il merkezi ve ilçelerinde faaliyet gösteren halk kütüphanelerinin hizmetleri, kültürel etkileşimleri ve sosyalleşme alanları üzerindeki etkilerini, kütüphane çalışanlarının deneyimleri ve gözlemleri ışığında incelemektedir. Araştırma, salgın döneminde kütüphanelerin karşılaştığı zorlukları, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve kütüphanelerin "yeni normale" uyum süreçlerini detaylı bir şekilde analiz ederek, gelecek benzeri olağ anüstü durumlara hazırlık için bir yol haritası (izlek) sunmayı amaçlamaktadır. Ana Temalar: Halk Kütüphanelerinin Toplumsal Rolü ve Salgın Etkisi: Halk kütüphaneleri, tarihin her döneminde toplumsal yaşamın önemli kültürel ve sosyal kurumları olmuştur. "Din, dil, ırk, yaş ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın herkesin kullanımına açık olma" ilkesiyle öne çıkan bu kurumlar, salgın döneminde hizmetlerine ara vermek zorunda kalarak, toplumsal yaşamla olan bağlarının zayıfladığını deneyimlemiştir. Kütüphanelerin Karşılaştığı Zorluklar: Salgın, kütüphane personelinin ve kullanıcıların sağlığını koruma, dijital hizmetlere geçişin yetersizliği, iletişim kopuklukları, maske-mesafe-hijyen kurallarına uyum zorlukları ve değişen bütçe koşulları gibi birçok zorluğu beraberinde getirmiştir. Dijital Dönüşümün Gerekliliği ve Yetersizliği: Salgın, kütüphanelerin dijital hizmetlere olan ihtiyacını ve bu alandaki yetersizliklerini açıkça ortaya koymuştur. Elektronik kaynaklara erişim eksikliği, dijital platformlarda hizmet sunumundaki sınırlılıklar ve kullanıcıların dijital okuryazarlık düzeyi önemli sorunlar olarak belirtilmiştir. Kütüphane Çalışanlarının Deneyimleri ve Psikososyal Etkiler: Kütüphane çalışanları, salgın endişesi, uzaktan çalışma belirsizliği, kullanıcılarla iletişimde yaşanan gerginlikler ve "boşluk hissi" gibi psikososyal etkiler yaşamıştır. Normalleşme Süreci ve Geleceğe Yönelik Öneriler: Çalışma, normalleşme sürecinde kütüphanelerin nasıl hareket etmesi gerektiğine dair somut öneriler sunmaktadır. Bu öneriler, elektronik kaynakların artırılması, mekânsal düzenlemeler, personel eğitimleri, iletişim stratejilerinin geliştirilmesi ve kurumsal iş birliklerinin güçlendirilmesi gibi alanları kapsamaktadır. En Önemli Fikirler ve Gerçekler: Salgının Halk Kütüphaneleri Üzerindeki Yıkıcı Etkisi: Çalışma, 2020 yılı İzmir halk kütüphaneleri istatistiklerinde "toplam kullanıcı sayılarında yaşanan 678.139 kişilik (%71,47) düşüşün, salgının ilk yılının kütüphaneleri, kütüphanecileri ve aynı şekilde kullanıcılarını ne kadar çok etkilediğinin en yalın göstergelerinden biri" olduğunu belirtmektedir. Ödünç alınan koleksiyon sayısında da %55,20'lik bir azalma yaşanmıştır. Bu durum, kütüphane-kullanıcı arasındaki bağın ciddi şekilde zayıfladığını göstermektedir. "İnfodemi" ve Kütüphanelerin Güvenilir Bilgi Kaynağı Rolü: Salgın döneminde "infodemi" kavramının yaygınlaşmasıyla birlikte bilginin güvenilirliği ve geçerliliğinin sorgulanması önem kazanmıştır. Çalışma, "Doğru ve güvenilir bilgiden söz edildiğinde ise kütüphaneler ilk elde akla gelen unsurlardan biridir/biri olmalıdır" vurgusu yaparak, kütüphanelerin yalan haberle mücadeledeki kritik rolünü ortaya koymaktadır. IFLA'nın "Sahte Haber Nasıl Anlaşılır" infografiğinin COVID-19 edisyonunun yayınlanması bu çabaya örnek gösterilmiştir. Dijital Hizmetlerdeki Yetersizlik: İzmir'deki kütüphane çalışanlarının büyük bir kısmı, salgın döneminde "ilk kez dijital ortamda verilmeye başlanan bir hizmet olmadı" (%22,75) ve "dijital ortama taşınan bir hizmetin olmadığı" açıklamalarında bulunmuştur. Ayrıca, "elektronik kaynaklara erişimin olmaması en önemli eksiklik" olarak ifade edilmiştir. Bu durum, halk kütüphanelerinin dijital dönüşümde geride kaldığını ve salgın gibi durumlarda bu yetersizliğin hizmet kalitesini ciddi şekilde etkilediğini göstermektedir. Personelin ve Kullanıcıların Uyum Zorlukları: Kütüphane çalışanları için salgın döneminde en büyük güçlük, "kütüphaneye gelmek ve normal zamandaki gibi hizmet almak isteyen ısrarlı kullanıcıları sürecin hassasiyeti ve gerektirdiği özen konusunda ikna etmeye çalışmak" olmuştur (%27,15). Ayrıca, uzaktan çalışma yönteminin bilinmezliği, idari izinli personel ayrımı ve bilgi kirliliğinin yarattığı gerginlikler de personel açısından önemli zorluklardır. Kullanıcılar ise maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyumda sorunlar yaşamış, hatta "burada da mı HES kodu" gibi tepkiler göstermiştir. Kurumsal Web Sayfalarının ve Sosyal Medya Kullanımının Önemi: Çalışma, "kütüphanelerin önemli bir bölümünün aktif kullanılan bağımsız bir web sayfalarının olmadığı" gerçeğine dikkat çekmektedir (%10,57). Sosyal medya hesapları daha aktif kullanılsa da, resmi web sayfalarının eksikliği, kurumların "e-devlet" uygulamasına entegre olma gerekliliği ve güvenilirlik algısı açısından ciddi bir eksikliktir. Geleceğe Yönelik İzlek (Yol Haritası): Araştırma, COVID-19 sonrası normalleşme sürecinde halk kütüphaneleri için detaylı bir "izlek" sunmaktadır. Bu izlek, personel eğitimi, koleksiyon yönetimi (özellikle elektronik kaynakların artırılması), fiziki mekân düzenlemeleri (hijyen, mesafe), organizasyonel planlamalar (bütçe, uzaktan çalışma), teknoloji ve hizmetler (dijital platformlar, online üyelik) ve iletişim ve etkinlikler (sosyal medya kullanımı, yalan haberle mücadele) gibi altı ana başlık altında somut öneriler sunar. Merkezi Politika Eksikliği: Çalışma, "Kütüphanenin bağlı olduğu üst yönetimin maddi ve manevi desteği alınmadan bu yönde bir çaba koymak olanaklı değil. Bu nedenle etkili herhangi bir çalışmanın olduğunu söylemek olanaklı değil" ve "Bağlı olduğumuz üst yönetimden bu yönde bir talimat gelmediği için düzenli ve sistematik bir eylem planı yok" gibi ifadelerle, normalleşme sürecindeki çabaların ulusal bir eylem planına göre yapılmadığını ve yerel inisiyatiflerle sınırlı kaldığını vurgulamaktadır. Önemli Alıntılar: "Kütüphaneler, tarihin her döneminde insanoğlunun geç-miş-bugün-gelecek denkleminin ve bu denklemden elde edi-lecek kazanımların sağlanmasının önemli unsurlarından biri olagelmiştir." (Önsöz, s. 7) "Tanımında da yer alan 'din, dil, ırk, yaş ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın herkesin kullanımına açık olma' ilkesi ile ön pla-na çıkan ve kütüphane dünyasının en bilinen türü olan halk kütüphaneleri, aynı zamanda toplum ile en kolay bütünleşebi-len bilgi merkezleridir." (Önsöz, s. 7) "Toplumsal kabulünü ve saygınlığını kullanıcılarının değerlendir-meleri üzerinden inşa edebilen, kâr amacı gütmeyen ve hiçbir ayrım gözetmeksizin kapılarını herkese açık tutmakla sorumlu olan halk kütüphanelerinin böylesi bir eylemsizlik ve toplum-sal kültür kurumu olarak sorgulanabilir olma lüksü yoktur." (Sonuç ve Değerlendirme, s. 117-118) "Bugün hâlâ küresel krizin adı ve dünya çapındaki olağanüstü ortamın nedeni olan salgın... bireysel ve toplumsal düzlemde insan yaşamının tüm alanlarını doğrudan ve/veya dolaylı biçimde etkilemeye devam etmektedir." (Genel Bilgiler, s. 19) "İnfodemiyle mücadelede kalıcı çözüm, çok katılımlı bir iş birliği ile olanaklıdır. Bu iş birliği, başta sağlık kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri olmak üzere, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının birlikte çalışmasını gerek-tirmektedir. İnsanların ne yapması ve ne yapmaması gerektiği-ni bilmeleri, salgın sürecinin başarıyla tamamlanması ve nor-mal yaşama dönebilmenin önemli bir parçası haline gelmiştir. Doğru ve güvenilir bilgiden söz edildiğinde ise kütüphaneler ilk elde akla gelen unsurlardan biridir/biri olmalıdır." (COVID-19 ve Kütüphaneler, s. 39) "Kütüphanelerin yalan ha-berlerle asıl mücadelesi, COVID-19 salgını sürecin-de tüm dünyaya yayılan ya-nıltıcı bilginin oluşturduğu ‘infodemi’ye karşı mücade-le olmuştur." (COVID-19 ve Kütüphaneler, s. 40) "Kütüphanelerin faaliyetlerine devam etme kararıyla yeni-den açılmaya başlaması bazı yeni sorumlulukları beraberinde getirmiş bunun sonucunda daha kapsamlı iş birlikleri yapıla-rak zorluklarla mücadele ve gelecekteki olası risklere karşı hazır olma çalışmaları tüm dünya genelinde artmıştır." (COVID-19 ve Kütüphaneler, s. 47) "Yeni normal kuralları konusunda sürekli uyarılmaları gerekti ve bu durum kütüphaneci-kullanıcı iletişim güçlüğü ve gerginliğine neden oldu." (Kütüphane Çalışanlarının Deneyimleri, s. 81) "Elektronik kaynaklara erişim yok" ifadesi, halk kütüphanelerinde yaşanan en önemli eksiklik olarak belirtilmiştir. (Kütüphane Çalışanlarının Deneyimleri, s. 84) "İlk kez dijital ortamda verilen bir hizmet olmadı" ifadesi, kütüphanelerin dijital dönüşümde yetersiz kaldığını gösteren çarpıcı bir tespittir. (Kütüphane Çalışanlarının Deneyimleri, s. 86) "Kütüphanenin bağlı olduğu üst yönetimin maddi ve manevi desteği alınmadan bu yönde bir çaba koymak olanaklı değil. Bu nedenle etkili herhangi bir çalışmanın olduğunu söylemek olanaklı değil." (Kütüphane Çalışanlarının Deneyimleri, s. 98) Sonuç ve Değerlendirme: Çalışma, COVID-19 salgınının halk kütüphanelerinin temel işleyişini ve toplumsal rolünü derinden etkilediğini açıkça ortaya koymaktadır. İzmir örneği üzerinden elde edilen veriler, kütüphanelerin kullanıcı sayılarında dramatik düşüşler yaşadığını, dijital hizmetlerde yetersiz kaldığını ve hem personel hem de kullanıcılar açısından yeni normalin getirdiği belirsizlik ve uyum zorluklarıyla mücadele ettiğini göstermektedir. Araştırma, kütüphane-kullanıcı arasındaki kopuklukların giderilmesi ve kütüphanelerin gelecekteki krizlere daha hazırlıklı olabilmesi için kapsamlı bir yol haritası sunmaktadır. Bu yol haritası, elektronik kaynakların geliştirilmesi, mekânsal düzenlemeler, personel eğitimleri, güçlü iletişim stratejileri ve merkezi bir eylem planının gerekliliğini vurgulamaktadır. Özellikle, halk kütüphanelerinin resmi web sayfalarının olmaması veya aktif kullanılmaması gibi temel eksiklikler, dijital çağda kurumların varlığını sürdürmesi açısından acil çözülmesi gereken sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Halk kütüphanelerinin "yeni normal"de toplumsal kabul ve saygınlığını koruyabilmesi için proaktif bir yaklaşım sergilemesi ve kendisini sürekli geliştirmesi hayati önem taşımaktadır. ... Devamını Oku