Anatomik deformitelerin yaşam kalitesi üzerine etkisi
Yazar:Abacıoğlu, Saliha
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Hazırlayan: Saliha ABACIOĞLU, İsmail TÜRKMENOĞLU, Mehmet Aydın AKALAN (Hiperyayın, 2022) ISBN: 978-625-8410-74-7 (e-ISBN: 978-625-8410-75-4) 1. Giriş ve Araştırmanın Amacı Bu çalışma, anatomik deformitelere sahip bireylerde bu deformitelerin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Kaynak, yaşam kalitesi kavramının sadece fizyolojik sağlıkla sınırlı olmadığını, bireyin özerkliği, çevresiyle ilişkileri, inanç ve değer yargıları, maddi ve manevi destek sistemleri, hayata v erdiği anlam, beklentileri, deneyimleri, sosyo-ekonomik ve kültürel etmenler, eğitim durumu, yaşadığı ortam, iş ve statü gibi birçok faktörden etkilendiğini vurgulamaktadır. Deformite ise "bir uzvun bir veya birden fazla planda eğri olması" olarak tanımlanır ve doğumsal ya da sonradan kazanılmış olabilir. Hareket sisteminin önemli bir parçası olan alt ve üst ekstremite kemik eklem deformitelerinin bireylerin yaşam kalitesini olumlu ya da olumsuz yönde etkilediği düşünülmektedir. Araştırmanın temel problemi, anatomik deformitelerin yaşam kalitesi üzerinde etkisi olup olmadığıdır. Ayrıca cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu, sağlık güvencesi, aylık gelir, yaşanılan yer, deformitenin yeri, nedeni, sayısı, yaşama şekli ve kronik hastalık varlığının yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de incelenmiştir. 2. Tanımlar ve Temel Kavramlar Yaşam Kalitesi: Kaynakta yaşam kalitesi için birçok tanım sunulmaktadır. Lee vd. (2009): "Sağlıkla ilgili bütün durumları içine alan, psikolojik, fiziksel ve bireyin bakış açısını içeren aynı zamanda çok boyutlu olan sağlıklı olma halinden daha fazla anlam taşıyan bir kavramdır." Bu, hem objektif hem de sübjektif bir durum olarak ifade edilebilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ): "İçinde yaşadıkları kültür ve değerler sistemi bağlamında; amaçları, beklentileri, standartları ve kaygıları açısından bireylerin yaşamdaki pozisyonlarını algılaması" olarak tanımlamaktadır. Genç vd. (2011): Bireyin sağlık durumunu tespit etmek için nesnel verilerle birlikte bireyin hastalığını nasıl algıladığını ifade eden bir kavramdır. "Günlük yaşam aktivitelerini göstermekle birlikte hayattan ve kişisel iyilik durumundan kazanmış olduğu doyumu da göstermektedir. Genellikle kişiye has ve değişken bir yapıya sahip olan yaşam kalitesi, bireyin sahip olduğu kültürel özellikler ve inanç sistemi ile doğrudan ilişkilidir." Eser (2014): "Mutlu olma ve yaşamdan hoşnut olmayı içeren, genel olarak iyi olma durumu olarak kullanılan bir terim." Işıklı vd. (2007): "Kişinin yaşamının iyi gittiğine ilişkin algıladığı fiziksel, fonksiyonel, ruhsal ve sosyal faktörlerin birleşiminden ortaya çıkan iyilik hali duygusu." Akbolat vd. (2015): "Kişinin fiziksel sağlığı ve ruh sağlığına ilişkin kendi değerlendirmelerinden oluşan ve bu anlamda daha çok kişinin algılarını ortaya koyan bir kavram." Hörnquist (1990): "Fiziksel, psikolojik, sosyal, aktivite, maddi ve yapısal alanda ihtiyacın karşılanması derecesi." Tarsuslu (2007): "Kişinin fiziksel sağlığı, psikolojik durumu, inançları, sosyal ilişkileri ve çevresiyle ilişkisinden etkilenen, kişinin yaşadığı kültür ve değer sistemleri çerçevesinde, amaçları, beklentileri, standartları ve ilgileri ile bağlantılı olarak yaşamdaki pozisyonunu algılaması şeklinde tanımlanabilen oldukça geniş bir kavram." Patric ve Erickson: "Ölüm ve yaşam süresi, özürlülük, fonksiyonel durum, sosyal, psikolojik veya fiziksel sağlığın algılanması ve sosyal-kültürel dezavantajları kapsayan bir kavramdır." Özmete (2010): Toronto Üniversitesi Yaşam Kalitesi Araştırma Merkezi'nin tanımına göre, yaşam kalitesini "bireyin yaşamındaki önemli fırsatlardan/olanaklardan zevk alma derecesi ve yaşamdaki temel psikolojik ihtiyaçların karşılanma düzeyi" olarak ifade etmiştir. Burchardt: "Bireyin yaşamdan doyum alması, fiziksel ve ekonomik yönden iyi olması, diğer bireylerle iyi ilişkiler kurması, toplumsal, vatandaşlık, uygarlığa ait davranışlarda sosyal güç yeterliliğine sahip olması, kendini geliştirmesi ve eğlenmeye zaman ayırmasıdır." Deformite (Şekil Bozukluğu):Totbid (Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği): "Şekil bozukluğu." Erdil ve Elbaş (2012): "Kemik fragmanlarının yer değiştirmesi." Alemdar vd. (2014): "Bir veya birden çok düzlemde ortaya çıkan varus, valgus, hiperekstensiyon, hiperfleksiyon, kısalık, içe ya da dışa rotasyon gibi problemlerle komplike olan, ekstremitenin normal olmayan açılanması ile karakterize bir durumdur." Deformiteler açısal, rotasyonel, translasyonel ve kısalık deformiteleri olarak dört sınıfta incelenir. Nedenlerine göre ise doğumsal, kazanılmış, nörojenik ve travma sonrası olarak sınıflandırılır. 3. Anatomik Deformite Türleri Çalışma, alt ve üst ekstremite kemik eklem deformitelerini iki ana kategoriye ayırmaktadır: 3.1. Doğuştan (Konjenital) Deformiteler: Doğumda var olan gelişim kusurlarıdır. Sprengel Deformitesi (Doğuştan Yüksek Scapulae): Scapula'nın olması gerekenden yüksekte kalması, omuz eklemi hareketlerinde kısıtlılık ve beden imajında olumsuz etki. Kleidokranial Disostozis: Anormal klavikula ile karakterize otozomal dominant iskelet displazisi. Doğuştan Radi-Ulnar Sinostozis: Radius ve ulna proksimal uçlarının doğuştan bitişik olması, ön kol hareketlerinin kısıtlılığı. Sindaktili: El ve ayak parmaklarının intrauterin dönemde ayrılmasının tamamlanmaması nedeniyle parmakların birleşik olması. "El veya ayakların doğuştan deformitelerinden olan polidaktili, izole olabileceği gibi bir sendromun parçası olabilir." Polidaktilizm: El ve ayaklarda fazla sayıda parmak olması. Brakidaktili: Falankslar veya metakarpusların anormal gelişimine bağlı parmak kısalıkları. Makrodaktili: El veya ayağın bir veya birkaç parmağının doğuştan büyük olması ("Megalodaktili veya digital gigantizm" olarak da adlandırılır). Kemik ve yumuşak dokuda aşırı büyüme mevcuttur. Yarık El, Yarık Ayak (Split Hand/Foot Malformation, Ektrodaktili): El ya da ayakta merkezi ışın defekti sonucu parmak oluşum merkezinde duraksama. Ayna El (Mirror Hand, Ulnar Dimelia): İki ulna'nın varlığı, radius ve başparmağın olmadığı, elde yedi veya sekiz parmağın bulunması. Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD): Daha önce "Doğuştan Kalça Çıkığı" olarak bilinen bu deformite, kalçayı oluşturan yapıların sonradan yapısal bozulma göstermesi durumudur. "Femur başının acetabulum içinde olmayıp, farklı bir pozisyonda bulunmasına 'Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD)' denir." Erken tanı ve tedavi önemlidir. Konjenital Halluks Valgus: Ayak başparmağının metatarsofalangeal eklemden mediale açılanması. Konjenital Metatarsus Adduktus: Ön ayağın arka ayağa göre medial deviasyonu. Konjenital Talipes Ekinovarus (Pes Equino Varus, Clupfoot, Çarpık Ayak, PEV): En sık görülen ayak deformitesidir. "Ayak bileği çevresindeki tüm yapıların birlikte etkilendiği bir deformitedir. 'Kemik yapı ile birlikte osteoartiküler yapıların, muskülotendinöz oluşumların, bağların, nörovasküler yapıların ve cilt oluşumunun' etkilendiği ifade edilmiştir." Erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha sık görülür. Konjenital Vertikal Talus (Konjenital Pes Valgus): Ağrılı ve sert düztabanlık deformitesi. Konjenital Tibia Psödoartrozu: "Tibia'nın distal yarısında kemik oluşumunun yetersizliği sonucu kemiğin displazisine neden olan kompleks bir bozukluk." Nörofibramatoz tip 1 ile ilişkili olabilir. Dizin Fleksiyon Deformitesi: Dizde fleksiyon kısıtlılığı, intrauterin pozisyonla ilişkili olabilir. Konjenital Diz Çıkığı: Dizde hiperekstansiyon deformitesi. Konjenital Patella Çıkığı: İzole ya da sendromlarla birlikte görülebilen patella çıkığı. Gelişimsel Koksa Vara (GKV): "Femur boyun diafiz açısının kabul edilen normal değerin altına inmesi." Tibia Hemimelia: Tibia'nın tam ya da kısmi yokluğu. 3.2. Yetişkin Dönem Deformiteleri: Deformiteye Neden Olan Durumlar:Osteoporoz: Düşük kemik kitlesi ve kemik dokusunun mikromimari yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığında artış. Romatizmal Hastalıklar: Romatoid artrit ve osteoartrit gibi durumlar eklem içi ve eklem dışı sorunlara neden olarak yaşam kalitesini etkiler. "Romatoid artrit", sinoviyal eklemlerde tutulum gösteren sistemik inflamatuar bir hastalıktır. Osteomalazi ve Raşitizm: Erişkinde yeni oluşan osteoidin mineralizasyonunda bozulma (osteomalazi) veya çocuklardaki formu (raşitizm). Kırıklar: Kemikteki hasarlar sonucu oluşan deformiteler. Yetişkin Dönemde Kemik Eklem Deformiteleri:Kanat Scapula (Winging Scapula): Scapula'nın medial kenarının veya inferior açısının göğüs duvarından uzaklaşması. Omuz Çıkığı: Omuz ekleminin hareket genişliğinin fazla olması nedeniyle sık görülür. Erişkin Kubitus Varus Deformitesi: Dirsekte varus açılanması, iç rotasyon ve fleksiyon kontraktürü. Erişkin Kubitis Valgus Deformitesi: Taşıma açısının 20 derecenin üzerinde olması. Genu Rekurvatum Deformitesi: Dizde aşırı hiperekstansiyon. Erişkinde Varus Deformitesi: Alt ekstremitede tek yanlı olduğunda "D" şeklinde, iki yanlı olduğunda ise "O bacak" şeklinde görsel bozukluk. "Yürüme esnasında dize gelen yükün orantısız bir şekilde medial kompartmana aktarıldığı ve varus deformitesi varlığında yükün daha çok medial tarafa geçtiği ifade edilmiştir." Erişkinde Valgus Deformitesi: Tibia'nın angulasyon deformitesi. Tek taraflı ise "K" şeklinde, iki taraflı ise "X bacak" şeklinde deformite. Yetişkin Halluks Valgus Deformitesi (HV): Başparmağın abdüksiyon kontraktürü ve laterale deviasyonu. "Halluks valgus deformitesi; 1871 yılında, 'Carl Huster' tarafından tanımlanmış ve birinci parmağın abdüksiyon kontraktürü ve lateral'e deviasyonu olarak tarif edilmiştir." Kadınlarda erkeklere göre 9:1 oranında daha sık görülür ve yaşla artar. Halluks Rigidus (HR): "Birinci metatarsofalangeal (MTF) ekleminin artrozuna bağlı, hareket kısıtlılığı ve ağrı ile seyreden klinik bir tablodur." Halluks valgus'tan sonra ayak başparmağını etkileyen ikinci en sık patolojidir. Çekiç Parmak: Ayağın bir veya daha fazla parmağının proksimal interfalangeal (PİF) ekleminde plantar fleksiyon gelişmesi. Pençe Parmak: Metatarsofalangeal eklemi hiperekstansiyondayken, distal interfalangeal ve proksimal interfalangeal eklemlerinin fleksiyon deformitesi. Tokmak Parmak: Distal interfalangeal eklem fleksiyonu. Üst Üste Binmiş Parmaklar: Halluks valgus varlığında ikinci parmağın dorsal'e veya plantar'a zorlanması. Bunionet: Beşinci metatarsus başında ağrılı şişlik ve çıkıntı oluşumu ("terzi çıkıntısı"). Romatoid El: Romatoid artritli vakaların çoğunluğunda ilk tutulum gösteren eklemler el ve elbileği eklemleridir. Boutonniere (Düğme İliği Deformitesi): "Proksimal interfalangeal eklemde fleksiyon, distal interfalangeal eklemde hiperekstansiyonun olduğu bir deformite." Romatoid artrit ve juvenil idiopatik artritte sık görülür. Kuğu Boynu Deformitesi: Proksimal interfalangeal eklemde ekstansiyon, distal interfalangeal eklemde fleksiyon deformitesi. Madelung Deformitesi: Distal radial büyüme plağının erken kapanması ve buna bağlı olarak radius'un ulnar tarafının rölatif kısalması. Malunion: Kemiğin anormal pozisyonda kaynaması ("kötü kaynama"). Kaynamama (Psödoartaroz, Nonunion): Bir kırığın 6-8 ayda iyileşmemesi. Psödoartrozlar "iş kaybına ve stres durumuna neden olarak bireyin yaşam kalitesini olumsuz olarak etkilediği belirtilmiştir." 4. Materyal ve Metot Araştırma Modeli: Betimsel bir araştırmadır. Anatomik deformiteye sahip bireylerin yaşam kalitesi düzeyinin düşük çıkacağı öngörülmüştür. Evren ve Örneklem: Isparta ili Eğirdir Kemik Eklem Hastalıkları Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nde ortopedi kliniklerinde yatan anatomik deformiteli 18 yaş ve üstü, akıl ve ruh sağlığı yerinde, gönüllü 200 katılımcı örneklem grubunu oluşturmuştur. Veri Toplama Araçları:Kişisel Bilgi Formu: Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerini (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, çalışma, sağlık güvencesi, gelir, yaşanılan yer, deformitenin yeri, nedeni, sayısı, yaşama şekli, bağımlılık durumu, kronik hastalık varlığı) içeren anket formu. SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği: Rand Corporation tarafından geliştirilmiş, 36 maddeden oluşan ve 8 boyutu (fiziksel fonksiyon, fiziksel rol güçlüğü, emosyonel rol güçlüğü, genel sağlık algısı, ruhsal sağlık, sosyal işlevsellik, ağrı, enerji/canlılık vitalite) ölçen bir kendini değerlendirme ölçeğidir. Yüksek puanlar daha iyi bir sağlık düzeyini, düşük puanlar ise bozulmayı işaret eder. Türkiye'de geçerlik ve güvenilirlik çalışması 1999 yılında yapılmıştır. Veri Analizi: SPSS 20.0 paket programı kullanılarak Aritmetik Ortalama, Standart Sapma, paired t-testi, Varyans analizi ve Duncan testi uygulanmıştır. 5. Bulgular ve Tartışma Araştırmaya katılan 200 katılımcının demografik özellikleri (kadın %51.5, erkek %48.5; en büyük yaş grubu %33.5 ile 46-60 yaş arası; evliler %67; en büyük eğitim grubu %28 ile lise mezunu; en büyük çalışma durumu grubu %37 ile çalışmayanlar; sağlık güvencesi olanlar %78; aylık geliri olmayanlar %39.5; köyde yaşayanlar %37.5; deformite yeri en çok bacakta (%23.5) ve diğer bölgelerde (%28.5); deformite nedeni en çok hastalık (%32); bir deformitesi olanlar %40.5; aile ile yaşayanlar %71; günlük aktivitelerde bağımlı olanlar %48.5; kronik hastalığı olanlar %37.5) incelenmiştir. SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği alt boyutlarının ortalama puanları: Fiziksel fonksiyon: 68.650 Fiziksel rol güçlüğü: 69.850 Emosyonel rol güçlüğü: 77.666 Enerji canlılık vitalite: 68.642 Ruhsal sağlık: 76.232 Sosyal işlevsellik: 70.362 Ağrı: 60.410 (en düşük) Genel sağlık algısı: 71.820 Önemli Bulgular ve Tartışma: Cinsiyet: Erkek katılımcıların ağrı alt boyutunda kadın katılımcılardan daha yüksek puan elde ettiği (daha az ağrı algısı) ve genel olarak yaşam kalitesinin kadınlara göre yüksek olduğu bulunmuştur (p<0.05). Bu durum, kadınların üstlendikleri görevler, sosyal statü veya ekonomik durumlara bağlanmıştır. Yaş: Fiziksel rol güçlüğü, emosyonel rol güçlüğü, enerji canlılık vitalite, ruhsal sağlık, sosyal işlevsellik, ağrı ve genel sağlık algısı alt boyutlarında yaş grupları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). 18-30 yaş grubu katılımcıların yaşam kalitesi puan ortalaması diğer yaş gruplarına göre daha yüksektir. Yaşın ilerlemesiyle yaşam kalitesinde düşüş olduğu literatürle uyumludur. Medeni Durum: Tüm alt boyutlarda bekar katılımcıların evli katılımcılardan daha yüksek yaşam kalitesi puanlarına sahip olduğu bulunmuştur (p<0.05). Bu sonuç literatürle çelişmekte olup, bekar grubunun sosyal ve ekonomik olarak sorumlu olduğu bireylerin olmaması ve sosyo-kültürel özelliklerin yaşam kalitesini yükselttiği düşünülmüştür. Eğitim Durumu: Fiziksel rol güçlüğü dışındaki tüm alt boyutlarda eğitim durumu ile yaşam kalitesi arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Lise ve üniversite mezunu katılımcıların puan ortalaması, ilköğretim mezunu ve okuryazar olmayan katılımcılardan daha yüksektir. Bu sonuç, eğitim seviyesinin artmasıyla elde edilen ekonomik ve sosyo-kültürel özelliklerin yaşam kalitesini artırdığı yönündeki literatürle uyumludur. Çalışma Durumu: Çalışma durumu ile yaşam kalitesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Bu, çalışan ve çalışmayan bireylerin yaşam kalitesinin sahip olunan özelliklere göre farklılık gösterebileceği yönündeki bir görüşle paraleldir. Sağlık Güvencesi: Sağlık güvencesi olmayan katılımcıların fiziksel fonksiyon, enerji canlılık vitalite, ruhsal sağlık, sosyal işlevsellik, ağrı ve genel sağlık algısı alt boyutlarında sağlık güvencesi olanlardan daha yüksek yaşam kalitesi puanına sahip olduğu bulunmuştur (p<0.05). Bu durum, devletin sağlamış olduğu olanaklar ve bireyin sosyo-kültürel etmenlerine bağlanmıştır. Aylık Gelir: Sosyal işlevsellik ve genel sağlık algısı alt boyutlarında gelir durumuna göre anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sabit aylık geliri olmayan, asgari ücretli ve 4001 TL ve üzeri geliri olan katılımcıların yaşam kalitesi puan ortalaması, 2500-4000 TL arası geliri olanlardan daha yüksektir. Gelirin artmasıyla yaşam kalitesinin arttığı literatürle uyumludur. Yaşanılan Yer: Yaşanılan yere göre yaşam kalitesi alt boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Bireylerin yaşadığı yere verdikleri değer ve bağlılığın bu durumda etkili olduğu düşünülmüştür. Deformitenin Yeri: Fiziksel rol güçlüğü dışındaki tüm alt boyutlarda deformitenin yeri ile yaşam kalitesi arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Elinde deformitesi olan katılımcıların puan ortalaması yüksekken, bacağında deformite olan katılımcıların ortalama puanı en düşüktür. Bu durum, uzvun birey için önemi, estetik ve psikolojik durum gibi faktörlere bağlanmıştır. Deformite Nedeni: Sadece genel sağlık algısı alt boyutunda deformite nedenine göre istatistiksel farklılık bulunmuştur (p<0.05). Doğum öncesi ve diğer nedenli deformiteye sahip olan katılımcıların yaşam kalitesi daha yüksek bulunmuştur. Bireylerin deformitelerini kabullenip yaşamlarına devam etmelerinin bu duruma neden olduğu düşünülmüştür. Deformite Sayısı: Fiziksel rol güçlüğü ve emosyonel rol güçlüğü dışındaki tüm alt boyutlarda deformite sayısı ile yaşam kalitesi arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Üç ve daha fazla deformitesi olan katılımcıların yaşam kalitesi puan ortalaması en yüksek bulunmuştur. Bu durum, bireylerin hayata bakış açısı, deformiteye uyum sağlaması ve kabullenmesi gibi faktörlere bağlanmıştır. Yaşama Şekli (Yalnız/Aile ile): Fiziksel rol güçlüğü ve emosyonel rol güçlüğü dışındaki tüm alt boyutlarda yaşama şekli ile yaşam kalitesi arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Yalnız yaşayan katılımcıların puan ortalaması, aile ile birlikte yaşayanlardan daha yüksek bulunmuştur. Bu durum, yalnız yaşayan bireylerin başka bir kişiye karşı sorumluluğunun olmaması ve sosyo-kültürel özelliklere bağlanmıştır. Günlük Aktivitelerde Bağımlılık: Tüm alt boyutlarda günlük aktivitelerde başkasına bağımlı olmayan katılımcıların yaşam kalitesi puan ortalaması daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Bu durum, bireyin öz yeterliliğinin ve başarma duygusunun yaşam kalitesini olumlu etkilediği yönündeki literatürle uyumludur. Kronik Hastalık Varlığı: Ruhsal sağlık, ağrı ve genel sağlık algısı alt boyutlarında kronik hastalığı olmayan katılımcıların yaşam kalitesi puan ortalaması daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Kronik bir hastalığa sahip olmanın bireyin hayata bakış açısını olumsuz etkilediği ve yaşam kalitesini düşürdüğü literatürle uyumludur. 6. Sonuç ve Öneriler Bu araştırmanın sonuçları, anatomik deformitelere sahip bireylerin yaşam kalitesini etkileyen çeşitli faktörleri ortaya koymuştur. Genel olarak, cinsiyet (kadınlarda daha düşük), yaş (ileri yaşlarda daha düşük), medeni durum (evlilerde daha düşük), eğitim durumu (düşük eğitimlilerde daha düşük), deformitenin yeri (bacakta olanlarda daha düşük), günlük aktivitelerde bağımlı olma durumu (bağımlı olanlarda daha düşük) ve kronik hastalık varlığı (kronik hastalığı olanlarda daha düşük) yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen faktörler olarak belirlenmiştir. İlginç bir şekilde, bu çalışmada sağlık güvencesi olmayan katılımcıların yaşam kalitesi puanları sağlık güvencesi olanlardan daha yüksek çıkmış ve birden fazla deformitesi olan katılımcıların yaşam kalitesi puanları daha yüksek bulunmuştur, bu da bireylerin adaptasyon yetenekleri veya bakış açılarıyla açıklanmıştır. Öneriler: Anatomik deformiteli kadınlara ağrıyı giderme konusunda gerekli eğitimlerin verilmesi yaşam kalitesini arttırabilir. 61 yaş ve üstü anatomik deformiteli bireylerin fiziksel rehabilitasyon almaları ve sosyal desteklerinin artırılmasına yönelik faaliyetler uygulanmalıdır. Evli anatomik deformiteli bireylere aile içinde maddi ve manevi destek sağlanması yaşam kalitelerini olumlu yönde etkileyebilir. Anatomik deformiteli bireylerin eğitim seviyesinin yükseltilmesi yaşam kalitesini artırabilir. Anatomik deformiteli bireylere gerekli ekonomik desteğin sağlanması yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilir. Düzeltilebilecek deformitelerin tedavi edilmesi yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyebilir. Kronik hastalığı olan deformiteli bireylerin tedavi programlarına uymalarının sağlanması yaşam kalitesini artırabilir. Bu araştırmanın daha geniş kitlelere uygulanması daha yararlı olacaktır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!