Kıbrıs radyo tarihi : 1963 öncesi Kıbrıs iletişim tarihi
Yazar:Keser, Ulvi
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Yazar: Prof. Dr. Ulvi KESER Yayın Yılı: İstanbul, 2023 Giriş: Bu brifing belgesi, Prof. Dr. Ulvi Keser'in "Kıbrıs Radyo Tarihi: 1963 Öncesi Kıbrıs İletişim Tarihi" adlı eserinden derlenen bilgilerle, 1963 öncesi dönemde Kıbrıs'taki iletişim ve radyo yayıncılığının ana temalarını, önemli olaylarını ve kilit şahsiyetlerini incelemektedir. Kıbrıs'ın stratejik konumu ve bu durumun iletişim altyapısının gelişimine etkileri, İkinci Dünya Savaşı'nın adadaki yaşama ve radyo yayıncılığına yansımaları, E OKA terörü ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte radyo yayıncılığındaki değişimler belgenin ana odak noktalarıdır. 1. Kıbrıs'ın Stratejik Konumu ve İlk İletişim Adımları: Kıbrıs, Doğu Akdeniz'deki stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca pek çok devletin ilgisini çekmiştir. Anadolu ve Suriye kıyılarına yakınlığı, Ege Denizi giriş-çıkışına etkisi ve Süveyş Kanalı'na olan konumu adayı hayati bir merkez haline getirmiştir. Telekomünikasyon anlamındaki ilk adımlar, 1870'lerde denizaltı telgraf hattı döşenmesiyle İngiliz Newall Şirketi tarafından atılmıştır. 1933 yılında "Cable and Wireless" tarafından "Larnaka Radio" hizmete girmiş ve 1934'ten itibaren faaliyet göstermiştir. İlk resmi telefon şebekesi ise 1951 yılında adaya gelmiştir. 2. İkinci Dünya Savaşı Öncesi ve Sırasında Kıbrıs'ta Durum ve Radyo: Rum İsyanları ve İngiliz Baskısı (1931): 1931'deki Rum isyanı sonrası İngiliz yönetimi, basına sansür, siyasi partilerin askıya alınması ve eğitim üzerinde denetleme gibi ağır yaptırımlar uygulamıştır. Bu durum, "İngiliz yönetimi okullara ve camilere Türk bayrağı asılmasını, 19 Mayıs ve 29 Ekimlerde bayram kutlamalarının yapılmasını, Türkiye’den kitap getirtilmesini, kitaplarda bulunan bayrak ve Atatürk resimlerini bile yasaklar." şeklinde Türk toplumunu da etkilemiştir. İngilizlerin bu davranışının Kıbrıslı Türkleri Türkiye’den uzaklaştırma çabası olduğu belirtilmiştir. İkinci Dünya Savaşı'nın Ekonomik ve Sosyal Etkileri: 1929 ekonomik buhranı sonrası adada tarım ve hayvancılıkla geçinen halk büyük bir yoksulluk içindeydi. Savaşın başlamasıyla İngiltere, askere alım kurallarını gevşeterek Kıbrıslıları orduya dahil etti. Bu dönemde birçok Kıbrıslı Türk, ekonomik zorluklar nedeniyle İngiliz Ordusu'na katılmıştır. Radyonun Yükselişi: Savaş yılları, adada radyo kullanımının artmasına neden olmuştur. İlk başlarda zengin ailelerde ve köy kahvelerinde bulunan radyolar, savaş haberlerini takip etmek için önemli bir araç haline gelmiştir. Örneğin, "1938’de radyonun getirildiği günü de hatırlıyorum. Büyük Atatürk ölmüştü. Ankara Radyosu da Atatürk’ün ölümü nedeniyle özel program yayınlamaktaydı." ifadeleri, radyonun Türk toplumundaki yerini göstermektedir. Köylerde elektrik olmaması nedeniyle pilli radyolar kullanılmıştır. Propaganda Faaliyetleri: Almanya, İngiltere'ye karşı Rumca yayınlar yaparak propaganda faaliyetleri yürütmüştür. BBC de Yunanistan ve Kıbrıs'a yönelik Yunanca yayınlar yaparak destek sağlamaya çalışmıştır. 3. Savaş Sonrası Dönemde Radyo Yayıncılığı (FBS ve CBS): İlk Radyo İstasyonları: İkinci Dünya Savaşı sonrası Kıbrıs'taki ilk radyo istasyonu, 1948 yılı Ekim ayından itibaren İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) mensupları tarafından kurulan Forces Broadcasting Service (FBS) olmuştur. Bu istasyon, İngiliz askerlerine moral vermek amacıyla kurulmuş olsa da, yaptığı İngilizce yayınlarla Kıbrıslı Rum ve Türklere de hizmet etmiştir. 1949 yılından itibaren haftada iki defa yarım saat Türkçe programlar da yayımlanmıştır. Cyprus Broadcasting Corporation (CBC) Dönemi: 1952 yılında FBS'nin yerini Cyprus Broadcasting Corporation (CBC) almıştır. Test yayınlarının ardından 4 Ekim 1953'te Türkçe, Rumca ve İngilizce olarak ilk radyo yayınlarına başlamıştır. Türkçe Bölümü'nde Şule Örfi (Süha), Güzide Tunç, Akile Işın, Fevziye Hulusi, Kamran Aziz, Hilmi Özen ve Suphi Rıza gibi önemli Kıbrıslı Türkler görev almıştır. Bu dönemde radyo, "Plakların ve gramofon arşivinin bulunduğu bölüme atılan bir bomba ise yaklaşık 2.000 plağın kullanılamaz hale gelmesine neden olmuştur." gibi EOKA saldırılarına maruz kalmıştır. Propaganda ve Türklerin Tepkisi: CBC'nin kurulmasıyla birlikte yayınlarda Rum çıkarlarının ön plana çıktığı, Türkçe yayınların ise yetersiz kaldığı eleştirileri yükselmiştir. Dr. Fazıl Küçük, "Kıbrıs Radyosu’nun vazifesi Yunan propagandası yapmak değil, adada cereyan eden hadiseleri tarafsız bir gözle dünya umumi efkârına aksettirmektir." diyerek bu durumu eleştirmiştir. 4. EOKA Terörü ve Radyo Yayınlarındaki Yansımaları: EOKA'nın Başlangıcı (1955): Yunanistan'ın desteğiyle 1955 yılında kurulan EOKA (Ethniki Organosis Kibriyon Agoniston) terör örgütü, 1 Nisan 1955 gecesi adanın dört bir yanında bombalı saldırılara başlamıştır. Bu saldırılarda radyo istasyonları da hedef alınmıştır. Radyo İstasyonunun Hedef Alınması: EOKA'cılar, Atalasa'daki radyo istasyonunu basarak teknik malzemeleri havaya uçurmuş ve yaklaşık 60.000 İngiliz Sterlini zarar vermiştir. "Markos Drakos emrindeki dört kişilik ekip büyük başarılar kaydetmişti. Radyo istasyonuna girmişler, bekçileri etkisiz hale getirip bütün teknik malzemeyi havaya uçurmuşlardı." ifadesi saldırının boyutunu göstermektedir. Rum Radyolarının Kışkırtıcı Yayınları: Atina Radyosu, "Özgürlük ancak kan ile alınır." sloganıyla EOKA'cıları kışkırtan yayınlar yapmıştır. Kıbrıs Radyosu da "tahrik kumkuması, Türklük düşmanı, öfke makinesi" olarak nitelendirilerek Kıbrıslı Türklerin tepkisini çekmiştir. Rumların yayınlarında "Anne: Oğlum ne zaman büyüyüp babanı kesen Türkleri öldüreceksin? Çocuk: Sana büyüdüğümde altı Türk kafası getireceğim." gibi kışkırtıcı diyaloglara yer verildiği belirtilmiştir. 5. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kuruluşu ve KTKA: Zürih ve Londra Antlaşmaları (1959): 1959'da imzalanan Zürih ve Londra Antlaşmaları ile Kıbrıs'ın uluslararası statüsü ve Anayasası belirlenmiştir. Bu anlaşmalara göre Kıbrıs'ta %60 Rum ve %30 Türk personelden oluşacak 2000 kişilik bir ordu öngörülmüştür. Türkiye'ye adaya tek taraflı müdahale hakkı tanınmıştır. Türk Askeri Birliğinin Gelişi (1960): 16 Ağustos 1960'ta Türk askeri birliği adaya gelmiş ve Kıbrıslı Türkler tarafından coşkuyla karşılanmıştır. Bu olay, "82 yıllık büyük hasret sona erdi. Kahraman Mehmetçiğe kavuştuk." gibi başlıklarla gazetelerde yer bulmuştur. Anlaşmaların Farklı Yorumlanması ve Çatışmaların Devamı: Rum tarafı anlaşmaları, "Enosis ihtimalini ilelebet bertaraf ediyordu." gibi maddelerle yorumlamış, ancak Türklerin haklarını kağıt üzerinde bırakma niyetinde olmuştur. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte radyo yayıncılığı, Kıbrıs Yayın Korporasyonu (CYBC) adı altında devam etmiştir. Ancak personelin %70 Rum ve %30 Türk olması gereken bu yapıda, Rumlar Türklerin haklarını göz ardı etmiştir. TMT ve MİT Bağlantıları: Bu dönemde TMT, "Kıbrıs Türklüğüne şerefli ve müreffeh bir istikbal temin etmek için didinen müesseselerden biridir." ilkesiyle faaliyet göstermiştir. TMT'nin muhabere ve istihbarat alanında başarılı olduğu, Vefa Besim gibi telsiz operatörlerinin Türkiye ile iletişimi sağladığı belirtilmiştir. "1963 yılında TMT’nin profesyonel tek telsizcisi vardı; Vefa Besim. Kıbrıs Radyosu’nda elektronik teknisyeniydi. TMT’nin isteği üzerine görevinden istifa etti. Tüm zamanını TMT haberleşmesine adadı." ifadeleri TMT'nin kritik iletişim rolünü vurgulamaktadır. 6. Radyo Yayınlarında İç Huzursuzluklar ve Rum Husumeti: Türkçe Yayınlarda Ayrımcılık: Kıbrıs Radyo Yayın Korporasyonu'nda görev yapan Türk personel, Rumların yayınlarda sergilediği ayrımcı ve düşmanca tavırlara tanık olmuştur. Örneğin, tarih programlarında "Yunanların Türk idaresine karşı başlattığı 1821 isyanından sonra Yunanistan’ın efsanevi cengâveri olarak kabul ettiği Kolokotroni’nin kahramanlıkları en hamasi ve en hasmane bir biçimde ‘Osmanlı’ ve ‘Türk’ sözcükleri de kullanılarak abartılı ve bir dizi olarak yayınlanıyordu." Sansür ve Engellemeler: Türk edebiyatı ve sanatı üzerine programlar hazırlayan Hikmet Afif Mapolar gibi isimler, Rum radyo yönetimi tarafından sansürlenmiş ve engellenmiştir. Mapolar'ın Türkiye'den gelen yetkililere, "Ben Kıbrıs’taki Türk Radyosu’na Türkçe program hazırlıyorum, bu doğrudur. Hazırladığım programlar da Türk edebiyatı, sanatı ve Türk dili üzerine yaptığım konuşmalardır." diyerek kendini savunması, dönemin gerginliğini yansıtmaktadır. Akritas Planı'na Giden Süreç: Rumların Akritas Planı ile Türkleri adadan silme niyetleri, radyo yayınlarına da yansımıştır. Makarios'un 13 maddelik anayasa değişikliği teklifi, Türk toplumunu azınlık durumuna düşürmeyi amaçlamıştır. Sonuç: 1963 öncesi Kıbrıs'ta radyo yayıncılığı, adanın siyasi ve sosyal dönüşümünde kritik bir rol oynamıştır. Başlangıçta İngiliz askeri personeline hizmet veren FBS ve ardından CBC, zamanla adadaki iki ana toplumu, Türkleri ve Rumları hedefleyen bir propaganda aracına dönüşmüştür. EOKA terörünün başlamasıyla birlikte radyo istasyonları saldırılara uğramış, yayınlar Rum milliyetçiliğini körüklemiş ve Türk toplumunun moralini bozmaya çalışmıştır. Bu durum, Türk toplumunun kendi sesini duyurma ihtiyacını doğurmuş ve TMT'nin gizli iletişim ağları üzerinden yürüttüğü faaliyetler daha da önem kazanmıştır. 1963 olayları, radyo yayıncılığında bir dönüm noktası olmuş ve Kıbrıslı Türklerin kendi bağımsız yayın organı olan Bayrak Radyosu'nun kuruluşuna zemin hazırlamıştır. Bu dönem, Kıbrıs'ta iletişimin sadece bir araç olmaktan öte, kimlik mücadelesinin ve varoluş direnişinin ayrılmaz bir parçası olduğunu açıkça göstermektedir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!