Dede Korkut : Tıpkı basım-Arap harfli metin çeviri yazı
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Giriş ve Destanın Önemi Dede Korkut Destanı, Türk milletinin sosyolojik, psikolojik, felsefi ve ahlaki varlığını ortaya koyan, kültürel kodları nesilden nesile aktaran eşsiz bir eserdir. İngilizler için Shakespeare, Almanlar için Nibelungen destanı ne kadar önemliyse, Türkler için de Dede Korkut Destanı o kadar hayati bir yere sahiptir. Bu metinler, sadece geçmişin zihinsel yapısını anlamak için değil, aynı zamanda günümüz toplumsal davranış modellerinin kökenlerini ve nedenlerini çözümlemek için de kritik ipuçları sunar. Her kuşak, destanla yeniden etkileşime girerek metne yeni anlamlar katmakta ve kültürel değişimin yansımalarını izlemektedir. 2. Eserin Yayın Tarihi ve Metodolojisi Dede Korkut Destanı, ilk kez 1916 yılında Kilisli Rıfat Bilge tarafından yayımlanmıştır. Sonraki yıllarda Orhan Şaik Gökyay, Ettore Rossi, Muharrem Ergin, Semih Tezcan - Hendrik Boeschoten ve Sadettin Özçelik gibi önemli isimler tarafından çeşitli baskıları yapılmıştır. Bu yeni çalışma, bilgisayar teknolojisinin sunduğu imkanlardan yararlanarak metni daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlamıştır. Her sayfa dört bölüme ayrılmış olup, sol üstte orijinal yazmanın fotoğrafı, sağ üstte Arap harfli metin, sol altta çeviriyazı ve sağ altta metnin günümüz Türkçesine aktarımı bir arada sunulmuştur. Bu yöntem, okuyucuların farklı yazılışları karşılaştırmasına ve dilbilimcilerin ortografik değişiklikleri incelemesine olanak tanır. Elektronik kitap formatı sayesinde kelime araması da kolaylıkla yapılabilmektedir. Eserde, çeviriyazı sisteminde yeni karakterler kullanılarak Arap harfli yazılışa yüzde yüz doğrulukla ulaşılması hedeflenmiştir. Örneğin, "įrişdürdǐ" yazılışından "ایرشدردي" yazılışı elde edilebilmektedir. Arapça kelimelerin yazılışında ise İslam Ansiklopedisi'nin çeviriyazı sistemi esas alınmıştır. Anlamı netleştirmek için eklenen kelimeler köşeli parantez içinde [∅] ile gösterilmiş, hatalı yazılan kelimelerin düzeltilmiş hali ve orijinali [بري] بزي şeklinde verilmiştir. Silinmesi gereken harf veya kelimeler < > işaretleri arasına alınmıştır. 3. Destanın Ana Temaları ve Önemli Olaylar 3.1. Kahramanlık ve Yiğitlik Destan, Oğuz beylerinin ve yiğitlerinin kahramanlıklarını, cesaretlerini ve alp kişiliklerini vurgular. Boğaç Han'ın bir boğayı öldürmesi ve adını alması, Bamsı Beyrek'in nişanlısını kurtarma çabaları ve Kanturalı'nın üç canavarı yenerek Selcan Hatun'u alması gibi hikayeler, yiğitlik temasının merkezindedir. "Geldük ol kim solduran topdur depretince yerinden örü durdu elin yüzün yıkamadan obanın o ucundan bu ucuna o ucunda çarpıştırdı kov kovaladı din" ifadesi, kahramanların savaşlardaki gözüpekliğini ve gücünü yansıtır. Kanturalı'nın "Polat uz kılıçtan kayıtmayan akça tozlu katı yaydan darsınmayan ak yelekli ötkün okdan kayıkmayan canavarlar serveri kağan aslan kıran ala köpek itine gündüzün dalatır mı alp yiğitler savaş günü gariminden kayırır mı dediler" sözleri de onun cesaretini ve üstün savaşçılık vasıflarını ortaya koyar. 3.2. Aile Bağları ve Sadakat Dede Korkut hikayelerinde aile bağları, anne-baba sevgisi, kardeşlik ve eşler arasındaki sadakat büyük önem taşır. Dirse Han'ın oğlu Boğaç Han'ı yanlışlıkla vurması ve annesinin onu kurtarma çabaları, bu bağların derinliğini gösterir. Uruz'un annesinin kafirlerin elinde esir düşmesi üzerine "Uruz eydür ağzın kurusun ana dilin çürüsün ana ana hakkı Tanrı hakkı değilmiseydi kalkıp yerimden duraydım yakanla boğazından tutaydım kaba ökçem altına salaydım ak yüzünü kara yere tepeydim ağzınla burnundan kan şorla" diyerek annesine olan saygısını ve bağlılığını ifade etmesi dikkat çekicidir. Ayrıca, Bamsı Beyrek'in eşi Banu Çiçek'in 16 yıl boyunca onun yasını tutması ve sadakatle beklemesi, destanda kadınların güçlü ve vefalı karakterlerini sergiler. 3.3. Dini ve Manevi Değerler Destan, İslam öncesi ve sonrası Türk inançlarını harmanlar. Allah'a ve Peygamber'e olan bağlılık, duaların gücü ve kader inancı metinlerde sıkça yer alır. Deli Dumrul'un Azrail'le mücadelesi ve sonunda Allah'ın birliğine şükretmesi, dini temaların belirgin örneklerindendir. "Ya Kadir Allah birliğin varlığın hakkı için Azraili benim gözüme göster savaşayım çekişeyim dürüşeyim yahşi" sözleri, Deli Dumrul'un imanını ve cesaretini gösterir. "Ölüm vakti geldiğinde arı imandan ayırmasın günahınızı adı görklü Muhammet Mustafaya bağışlasın hanım hey" gibi dua ifadeleri de metinlerde önemli bir yer tutar. 3.4. Toplumsal Yapı ve Adalet Anlayışı Oğuz beylerinin yönetim biçimleri, boylar arasındaki ilişkiler ve adalet anlayışı da destanın önemli unsurlarıdır. Bayındır Han'ın boy beylerine çadır kurdurması ve çocuksuz olanları "kara otağa" koyması gibi uygulamalar, dönemin sosyal hiyerarşisini ve değerlerini yansıtır. "Oğulluyu ak otağa kızlıyı kızıl otağa kondurun oğlu kızı olmayanı Allah Teala kargayıptır biz dahi kargarız belli bilsin demiş idi Oğuz beyleri" ifadesi, çocuk sahibi olmanın toplumsal önemini ortaya koyar. Kazan Bey'in haksızlığa uğradığında adalet arayışı, adaletin toplumdaki yerini vurgular. 3.5. Doğa ve Hayvanların Rolü Doğa, destan kahramanlarının yaşamında merkezi bir rol oynar. Dağlar, sular, ormanlar ve hayvanlar, olayların geçtiği mekanları oluşturmanın yanı sıra sembolik anlamlar da taşır. Atlar, boğalar, aslanlar ve kurtlar gibi hayvanlar, yiğitlerin gücünü ve cesaretini simgeler. "Kazaguç atları kişneştiren kızıl deve gördüğünde bozlaştıran akça koyun gördüğünde kırk çarpıp kamçılayan arkasını vurup berk ağılın ardını söken karmalayıp ökçesini semizini alıp tutan kanlı kırk üzüp çap çap yodan avazı kaba köpeklere kavga salan çakmaklı çobanları dünle yukarıdan yurdumun haberini bilir misin" ifadesi, doğayla iç içe bir yaşam süren kahramanların hayvanlarla olan ilişkisini ve çobanlık mesleğinin önemini gösterir. 4. Dil ve Anlatım Özellikleri Destan, dönemin Türkçesinin zengin söz varlığını barındıran edebi bir hazine niteliğindedir. Hikayeler, Dede Korkut'un bilgece öğütleri ve anlatımıyla bezenmiştir. Deyimler, atasözleri ve benzetmelerle dolu olan dil, anlatıma güç katar. "Vatan" ve "memleket" gibi kelimelerin 19. yüzyıldaki anlamlarına yakın kullanılması, dilin tarihsel gelişimine dair ipuçları sunar. Eserin aynı zamanda bir veritabanı oluşturacak şekilde hazırlanması, dilbilim ve edebiyat araştırmaları için büyük bir kaynak teşkil etmektedir. 5. Sonuç Dede Korkut Destanı, Türk milletinin kültürel kimliğini şekillendiren, kahramanlık, aile, inanç ve adalet gibi evrensel temaları işleyen ölümsüz bir eserdir. Ali Rıza Tosun'un bu yeni çalışması, destanı modern okuyuculara ve araştırmacılara daha erişilebilir bir biçimde sunarak, onun kıymetli mirasının gelecek nesillere aktarılmasına önemli bir katkı sağlamaktadır. Destan, içerdiği derin anlamlar ve zengin kültürel kodlarla Türk toplumunun geçmişini, bugününü ve geleceğini anlamak için vazgeçilmez bir kaynaktır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!