ANKARA’NIN YARATICI KENTLER AĞI KAPSAMINDA ERİŞİLEBİLİRLİK POTANSİYELİ VE MEKANSAL ÖNERİLER Yazar: Fulya ERTUĞ Kitap Adı: Ankara’ya Erişilebilir Mekansal Öneriler: Yaratıcı Kentler Yayıncı: Hiperyayın ISBN: 978-625-6482-72-2 Baskı Yılı: İstanbul, 2023 Giriş ve Çalışmanın Amacı: Bu brifing, Fulya ERTUĞ'un Ankara'nın Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Yaratıcı Kentler Ağı'na (UCCN) dahil olabilmesi için "erişilebilirlik" kriteri çerçevesinde sunduğu mekansal önerileri ve temel bulguları özetlemektedir. Çalışma, Ankara'nın Cumhuriyet'in ilanı sonrası kent gelişimindeki lider rolünü vurgulayarak, kentteki erişilebilirlik sorunlarının sadece fiziksel olmadığını, aynı zamanda toplumsal kültürün bir reform gerektirdiğini belirtmektedir. Ankara'nın UCCN'e dahil olması, kentsel gelişim, refah düzeyi ve kamusal mekanların kalitesi açısından büyük önem taşımaktadır. Ana Temalar ve Önemli Fikirler/Gerçekler: 1. Erişilebilirlik Bir Reformdur ve Toplumsal Kültür İçin Gereklidir: Kitap, erişilebilirliğin yaratıcı kentlerde kamusal alanı kullanan bireyler açısından bir "reform" olduğunu ve bunun sadece iyileşme ve uygulama dönemleriyle sınırlı kalmayıp, **"uzun vadede düşünüldüğünde toplumsal kültür için gerekli bulunduğu"**nu vurgulamaktadır. Bu, erişilebilirliğin sadece engelli bireylere yönelik bir düzenleme olmanın ötesinde, tüm toplumun yaşam kalitesini artıracak temel bir dönüşüm olduğu anlamına gelmektedir. Erişilebilirlik sorunlarının kaynağının sadece fiziksel olmadığı, sosyal ve kültürel boyutlarının da bulunduğuna dikkat çekilmiştir. 2. UNESCO Yaratıcı Kentler Ağı (UCCN) ve Erişilebilirlik Kriteri: UCCN'nin Misyonu: UNESCO'nun 2004 yılında başlattığı UCCN programı, kültürel çeşitliliğin korunması, desteklenmesi ve şehirlerde yaratıcılık ile iletişimin ekonomik gelişmenin bir parçası haline getirilmesini amaçlar. Sürdürülebilir kentler için yaratıcılığı stratejik bir faktör olarak kabul eden iş birliğini güçlendirmek hedeflenir. Katılım Kriterleri: Bir kentin UCCN'e dahil olabilmesi için kültürel, tarihsel ve yerel özelliklerinin sürdürülebilir olması, yedi yaratıcı endüstri (Film, Tasarım, Üretim, Medya Sanatı, Müzik, Folklor ve Gastronomi) alanından bir veya daha fazlasını barındırması, uluslararası iş birliğine açık olması ve özellikle Birleşmiş Milletler'in 2030 Küresel Gelişim Planı'na uyum sağlaması gerekmektedir. Erişilebilirliğin Önemi: Çalışma, Ankara'nın UCCN'e dahil olmasının önündeki en büyük engellerden birinin "erişilebilirlik" olduğunu belirtir. UCCN, sürdürülebilir kentsel gelişimde "insan odaklı tasarım" anlayışının ve erişilebilirliğin temel bir unsur olduğunu vurgular. Hedef 11 olan "Sürdürülebilir Kentler ve Yaşam Alanları" başlığı altında eşitlikçi, güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir kentler tasarlamak önceliklidir. 3. Evrensel Tasarım Anlayışı: Ronald L. Mace'in Katkısı: Evrensel tasarımın öncüsü Ronald L. Mace, tasarımın tüm insanların, yaşları, yetenekleri veya yaşam durumları ne olursa olsun ihtiyaçlarına hizmet etmesi gerektiğini savunmuştur. Bu anlayış, özel olarak engelli bireyler için ayrı tasarımlar yapmak yerine, "herkes için tasarım" prensibini benimser. 7 Temel İlke: Evrensel tasarım, "Eşit Kullanım", "Kullanımda Esneklik", "Basit ve Sezgisel Kullanım", "Algılanabilir Bilgi", "Hata için Tolerans", "Düşük Fiziksel Güç Gereksinimi" ve "Yaklaşım ve Kullanım için Uygun Boyut ve Mekan" olmak üzere 7 temel ilkeye dayanır. Bu ilkeler, fiziksel ve sosyal yapıyı bütüncül şekilde kapsar. Ölçüler ve Standartlar: Türkiye'de Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenen TS 9111 gibi standartlar ve Erişilebilirlik Kılavuzu, tekerlekli sandalye kullanıcıları, görme engelliler ve diğer hareket kısıtlılığı yaşayan bireyler için yatay ve dikey dolaşım, rampa eğimleri, sahanlık alanları, küpeşte yükseklikleri gibi konularda detaylı ölçüler sunar. Bu standartların Ankara'da yeterince uygulanmadığı belirtilmiştir. 4. Örnek Kent İncelemeleri (Berlin, Singapur, İstanbul): Ankara için mekansal öneriler geliştirmek amacıyla, UCCN'de yer alan ve erişilebilirlik konusunda başarılı kabul edilen kentler incelenmiştir: Berlin (Almanya): Hem başkent olması hem de savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde sembolik bir görev üstlenmesi açısından Ankara ile benzerlikler taşır. 2005 yılında UNESCO Tasarım Kenti seçilmiş, 2013 yılında ise Access City ödülünü almıştır. Berlin, yaratıcı endüstrileri, yüksek teknolojisi ve kültürel çeşitliliği ile öne çıkarken, erişilebilir ulaşım sistemleri ve evrensel tasarım ilkelerine uygun yapılarıyla da dikkat çekmektedir. Horizons'un araştırmasına göre, Berlin'de "ulaşım ve dolaşım birçok yolla yapılabilir iken engelli kullanıcı olarak Horizons’un bulguları, Berlin kentinin tamamıyla erişilebilir, evrensel tasarım ilkeleri doğrultusunda, yabancılaştırmayan ve hayat dolu olduğu yönündedir." Singapur: Dünyanın en erişilebilir ve evrensel tasarım odaklı kentlerinden biri olarak kabul edilir. Küçük bir ada devleti olmasına rağmen, kentsel planlama ve teknoloji kullanımıyla maksimum erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkelerini benimsemiştir. Toplu taşıma sistemleri (MRT, LRT, otobüs) tekerlekli sandalye kullanımına uygun düzenlenmiş, binalar ve kentsel mekanlar evrensel tasarım prensiplerine göre şekillendirilmiştir. Singapur, 2016 yılında Birleşmiş Milletler tarafından evrensel tasarıma örnek kent olarak tanımlanmıştır. İstanbul (Türkiye): Türkiye'nin en büyük kenti ve ekonomik, kültürel merkezidir. UCCN'de Tasarım Kenti olarak yer almaktadır (2017). İstanbul'da son yıllarda erişilebilirlik konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiği, müzeler, kamusal yapılar ve toplu taşımanın büyük ölçüde evrensel standartlara uygun hale getirildiği belirtilmiştir. Ancak, eski yapıların ve kaldırım taşlarının deformasyonu gibi sorunlar hala mevcuttur. 5. Ankara'nın Mevcut Durumu ve Tespit Edilen Sorunlar: Cumhuriyetin Kalbi "Devlet Mahallesi" İncelemesi: Çalışmanın odak noktası, Kızılay'daki Güven Anıtı'ndan başlayıp Atatürk Bulvarı ve bakanlık binaları üzerinden TBMM'ye uzanan "Devlet Mahallesi"dir. Bu alan, Ankara'nın ve Türkiye'nin siyasal, sosyal, ekonomik ve sanatsal değişimini yansıtan sembolik bir mekandır. Mevcut Erişilebilirlik Sorunları: Yapılan gözlem ve tespitler (fotoğraflarla belgelenmiştir) bu aks üzerinde ciddi erişilebilirlik sorunları olduğunu ortaya koymuştur: Yaya aksının trafik nedeniyle alt geçitlerle kesilmesi (Görsel 51). Merdivenlerde tırabzan/korkuluk eksikliği ve hissedilebilir yürüme yüzeylerinin olmaması (Görsel 52, 54). Kaldırım rampası bitiminde rögar kapakları ve zemin deformasyonları (Görsel 53, 59). Rampa eğimlerinin standartlara uygun olmaması ve bitişlerdeki kot farkları (Görsel 54, 55, 56). Üst geçitlerin kullanım zorlukları, güvenlik sorunları ve asansörlerdeki tasarım eksiklikleri (Görsel 60, 61, 79-81). Yaya yollarının seyyar satıcılar, büfeler, reklam panoları vb. tarafından işgal edilmesi ve kullanımda kısıtlılık yaratması (Görsel 62, 73-78, 82-83). Kamu binalarına erişimdeki sorunlar, özellikle arka kapılardan sağlanan girişlerin güvenlik nedeniyle kapalı tutulması (Görsel 88, 89). Tarihi yapılara sonradan eklenen erişim çözümlerinin (lift, rampa) tasarım uyumsuzlukları ve kullanım problemleri (Görsel 91, 92). Milli Egemenlik Parkı'ndaki rampa ve merdiven uygulamalarındaki eğim ve dönüş problemleri (Görsel 57). Engelli araçları şarj ünitelerinin ve hissedilebilir yürüme yüzeylerinin eksikliği. "Erişilebilirlik adına yapılan mekansal uygulamalar ise çoğu kez 'destek' değil 'köstek' olmakta, tasarım ya da uygulama hataları yüzünden kullanıcılar engelli duruma düşmektedirler." 6. Ankara'nın Yaratıcı Kent Olma Potansiyeli ve Beklenen Etkiler: Kültürel Coşkunluk: Ankara'nın tarihi ve kültürel zenginliği, UCCN için önemli bir potansiyel sunsa da, müze ve sanat galerileri, konser ve müzik salonları, tiyatro sahneleri ve turist ağırlama kapasitesi (otel sayısı) açısından Berlin ve İstanbul'a göre yetersiz kalmaktadır. Yaratıcı Ekonomi: Sanat, kültür ve eğlence sektörlerindeki çalışan beşerî sermaye ve medya-iletişim meslekleri açısından Ankara iyi bir konumdadır. Ancak, patent başvurusu sayısında diğer örnek kentlerin gerisinde kalmaktadır. İmkân Sağlayan Çevre: Üniversite sayısı açısından iyi durumda olmasına rağmen, dünya sıralamalarındaki üniversite sayısı düşüktür. Ulaşım imkanları boyutuna göre yeterli görünse de, özellikle Devlet Mahallesi gibi kritik akslarda erişilebilirlik ve evrensel tasarım uygulamaları yetersizdir. Öneriler ve Beklenen Sonuçlar: Ankara'nın UCCN'e dahil olması için kültürel ve turistik alanların artırılması, sanat galerileri ve müzelerin çoğaltılması, konser ve tiyatro gibi kültürel etkinlik mekanlarının geliştirilmesi ve otel kapasitesinin artırılması gerekmektedir. Ayrıca, Richard Florida'nın "Yetenek, Tolerans, Teknoloji" (3T) yaklaşımı doğrultusunda insan sermayesinin geliştirilmesi ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi önerilmiştir. Yerel Yönetimin Rolü: Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin dezavantajlı gruplara yönelik liftli araç desteği, bakım onarım atölyesi, sosyal yardımlar gibi çalışmaları takdire şayan olsa da, kentsel mekanlardaki erişilebilirlik sorunlarının çözümü için daha bütüncül ve sürekli bir planlama ve uygulama yaklaşımı benimsenmelidir. "Erişilebilirlik her şeyden önce bir vizyon, misyon ve etik meselesi olarak görülmektedir." 7. Türkiye'de Erişilebilirlik Mevzuatı ve Uygulama Eksiklikleri: Türkiye'de Anayasa ve yasal düzenlemeler (5378 sayılı Engelliler Yasası, UN Engelli Hakları Sözleşmesi vb.) engelli bireylerin haklarını ve erişilebilirliği güvence altına alsa da, "aktif yaşamın içerisinde uygulamalar az gelişmiş niteliğindedir." "Mevcut yapılardaki tasarımlar sebebi ile engelliler evlerinden dışarıya çıkamamakta ya da çıkmakta güçlük çekmektedirler." Denetim mekanizmalarının (Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonları) zayıflığı, bilgi ve bilinç düzeyinin düşüklüğü, teknik ve mali yetersizlikler, planlarda konuya öncelik verilmemesi gibi faktörler, erişilebilirlik çalışmalarını aksatmaktadır. "Özür bedende olsa da engel mekanda" ifadesi, tasarım hataları ve uygulamadaki yetersizlikler nedeniyle engelsiz bireylerin bile kısıtlılık yaşadığına dikkat çekmektedir. Sonuç: Ankara'nın UNESCO Yaratıcı Kentler Ağı'na dahil olabilmesi ve "yoktan var edilen" bir başkent olarak lider konumunu sürdürebilmesi için erişilebilirlik konusunun sadece fiziksel bir sorun olmaktan çıkarılıp, toplumsal bir reform olarak ele alınması gerekmektedir. Özellikle Devlet Mahallesi gibi kentin ana akslarında evrensel tasarım ilkelerine uygun, kapsayıcı ve sürdürülebilir mekansal düzenlemelerin yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu, kentin estetik görünümünü, ekonomisini ve kültürel bütünlüğünü geliştirecek, aynı zamanda tüm vatandaşların yaşam kalitesini artıracaktır. Erişilebilirlik, kültürel, siyasal, ekonomik ve sosyal güç anlamında "en iyi kamu reformu" niteliğindedir. Bu konuda uzmanlaşmış bir yaklaşım benimsenmeli, disiplinlerarası iş birliği sağlanmalı ve toplumun tüm kesimlerinde farkındalık artırılmalıdır. ... Devamını Oku