Yalancı çoban
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Ezop Hakkında Genel Bilgiler Köken ve Yaşam: Ezop (Aisopos), MÖ 620-560 yılları arasında yaşadığı sanılan, Homeros, Herodot ve Hipokrat gibi önemli figürlerle birlikte bir Anadolu insanıdır. Doğum yerinin günümüzdeki Sivrihisar olduğu düşünülmektedir. Kölelik ve Öğretmenlik: Gençliğinde Frigya askeri olarak bir savaşta esir düşmüş, Yunanistan'da İadmon adlı bir efendi tarafından köle olarak satın alınmıştır. İadmon, Ezop'un okuryazar ve bilgili olduğunu anlayınca onu çocuklarının öğretmeni ol arak görevlendirmiştir. Ezop, çocuklara masallar anlatmayı sevmiştir. Fabl Türünün Doğuşu: Ezop'un anlattığı masallar, olayların kısa tutulduğu, sonunda dinleyiciye bir ders ve öğüt verildiği, kahramanların insanlardan çok hayvan ve bitkilerden oluştuğu bir tür olan "fabl"ı ortaya çıkarmıştır. Kaynakta belirtildiği gibi: "Ezop’un anlattığı masallarda olaylar kısa tutulu-yor, sonunda dinleyene bir ders, bir öğüt veriliyordu. Masal kahramanları insanlardan çok, hayvanlardan ve bitkilerden oluşuyordu. Böylece, kahramanları bitkilerden ve hayvanlardan oluşan, konusu kısa tutulan, sonunda bir ders, bir öğüt veren masal türü ortaya çıktı. Bu masal türüne fabl adı verildi." Özgürlüğü ve Ölümü: Öğrencilerini iyi yetiştirdiği için efendisi İadmon tarafından özgürlüğüne kavuşturulmuştur. Atina'da yaşamış, zorba yönetici Peisistratos'a karşı çıktığı için tutuklanmış ve bir uçurumdan atılarak öldürülmüştür. Masallarının Yayılması ve Etkisi: Ezop'un masalları, sağlığında yayılmaya başlamış ve ölümünden sonra kiliseler aracılığıyla Hıristiyanlığın yayıldığı bölgelerde dini öğretileri tanıtmak ve yaymak için kullanılmıştır. Ortaçağ'dan sonra Fransız masalcısı La Fontaine de Ezop masallarından yararlanmıştır. "Ortaçağ’ın bitmesinden sonra Fransız masalcısı La Fontaine de Ezop masallarından yararlanmış, onun masallarının yayılmasına katkıda bulunmuş-tur." Ezop masalları, ilk kez Yunanlı bir papaz olan Planudes tarafından derlenip "Ezop’un Hayatı" adıyla yayımlanmıştır. "Kiliselerin çok kullandığı Ezop masalları, ilk kez Yunanlı bir papaz olan Planudes tarafından derlenmiş, bir kitap olarak düzenlenmiş, Ezop’un Hayatı adıyla yayınlanmıştır." 2. "Yalancı Çoban" Masalının Temaları ve Mesajları Bu masal, yalan söylemenin ve insanların güvenini kaybetmenin yıkıcı sonuçlarını işler. Yalancılık ve Güven Kaybı: Köyde çobanlık yapan bir genç, tembelliği yüzünden işlerini aksattığında kolayca yalan söylemeye başlar. İlk yalanı, kaybolan koyunları kurtların yediğini söylemesidir. Köylüler (özellikle muhtar), bu duruma şüpheyle yaklaşır ve avcılar aracılığıyla araştırma yapar. Avcılar, kurt izine veya kalıntılarına rastlamayınca çobanın yalan söylediği anlaşılır. Tekrarlanan Yalanlar ve İtibar Kaybı: Çoban, yalanının "yutulduğunu" düşünerek sevinir ve işlerini gevşetmeye devam eder. Ancak köylülerin ona karşı güveni sarsılmıştır. Muhtar, "Çobanı suçlayamayız. Ama yalan söylediği açık. Ben, ona koyun veren köylülerimizi uyarayım." diyerek temkinli bir duruş sergiler. Felaket Anında Kimsenin Yardım Etmemesi: İkinci kez koyunlar uçuruma yuvarlanıp ölünce çoban, hırsızların koyunları kaçırdığı ve kendisini dövdüğü yalanını uydurur. Hatta yalanını daha inandırıcı kılmak için köpeğini bile öldürür. "‘Bunu öldürmeliyim. Hırsızlar öldür-dü derim. Daha inandırıcı olur,’ diye düşünmüş. Köpeği öldürmüş. Köye inmiş." Ancak muhtar ve avcılar, bu kez de inanmazlar. Çoban, köyde itibarını tamamen kaybeder. Yalanın Acı Sonucu: Masalın doruk noktasında, çobanın evi yanar. "Yetişin komşular, evim yanıyor!" diye bağırmasına rağmen köylüler, "Yine yalan söylüyor! Yalancı çoban!" diyerek yardıma gitmezler. Bu durum, yalanın ne denli büyük bir yıkıma yol açtığını gösterir: kimse ona inanmadığı için en zor anında yalnız kalır. Atasözü ile İlişki: Önsözde de belirtildiği gibi, masal "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" atasözüyle güçlü bir bağ kurar. Bu atasözü, yalanın er ya da geç ortaya çıkacağını ve yalancının sonunda zararlı çıkacağını vurgular. 3. Diğer Masalların Ana Temaları Kitapta yer alan diğer masallar da farklı ahlaki dersler sunar: Ava Giden Avlanır: Bu masal, başkasına zarar verme niyetiyle yola çıkanın, kendi sonunu hazırlayabileceği teması üzerine kuruludur. Yılanın fareyi avlaması, karganın yılanı avlamaya çalışması ve her ikisinin de ölümüyle sonuçlanması, bu atasözünün anlamını vurgular. Kurbağaların Desteği: Bu masal, verilen sözlerin tutulmamasının, sahte dostluğun ve çıkarcılığın tehlikelerini anlatır. Kurbağaların, su yılanından kurtulmak için engerek yılanına destek vaat etmelerine rağmen kavga anında sadece "vıraklayarak" destek olmaları, sözde kalmış bir yardımı ve bunun yol açtığı hayal kırıklığını gösterir. Engerek yılanı, kurbağaların kendisine destek olmadıklarını görünce "Yalancılar sizi!" diye bağırması, bu durumu açıkça ifade eder. Ayı ile İki Arkadaş: Önsözde "çok önemli bir masal" olarak nitelendirilen bu masal, gerçek dostluk, fedakarlık ve zor zamanda arkadaşı yalnız bırakmama kavramlarını işler. Ayı ile karşılaşan iki arkadaştan birinin kendi canını kurtarmak için kaçıp ağaca tırmanması, diğerinin ise ölüm taklidi yaparak hayatta kalması, dostluk iddialarının zor durumda nasıl sınandığını gösterir. Masalın sonunda ayının, yerde yatan gence "Sakın yalnızca kendi canını düşü-nen, zora geldi mi seni satan kişilerle arkadaşlık etme!" demesi, dostlukta bencilliğin yerinin olmadığını ve zor zamanlarda sergilenen gerçek karakteri vurgular. "Ayı ile İki Arkadaş adlı masalımız bizce çok önemli bir masal. Bu masalda Dede’miz bize, arkadaşlık, dostluk, özveri kavramlarının ne demek oldu-ğunu mu anlatıyor?" sorusu, bu temanın önemini belirtir. Bu masallar, Hasan Yiğit tarafından kaleme alınarak Ezop'un öğretici geleneğini sürdürmekte ve çocuk edebiyatına önemli katkılar sunmaktadır. Her bir masal, okuyucuya hayatın farklı yönleriyle ilgili değerli ahlaki dersler ve düşünceler sunar. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!