Perrault masalları
Yazar:Perrault, Charles
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

Ana Temalar ve Önemli Fikirler/Gerçekler 1. Charles Perrault'nun Edebi Yeri ve Etkisi Charles Perrault (1628-1703), Paris'te doğmuş ve yaşamış, Fransız Akademisi'nde eğitim almış önemli bir yazardır. Kariyerine "Büyük Louis Dönemi" gibi eserlerle başlamış olsa da, asıl ününü "çocuklar için yazdığı halk masallarından derlediği Masallar adlı kitapla yakaladı." (s. 7). Bu eser, "Avrupa ülkelerinde bir çığır açtı. Halk masalları derlenmeye, art arda yayınlanmaya başladı." (s. 8), Perrault'yu çocuk e debiyatının öncülerinden biri haline getirmiştir. 2. Matbaanın Yaygınlaşmasının Edebi Üretim ve Okur Sayısına Etkisi Kitabın giriş bölümünde, Perrault'nun eserlerinin yayımlandığı döneme zemin hazırlayan önemli bir teknolojik gelişmeye değinilmektedir: matbaanın yaygınlaşması. Johannes Gutenberg'in 1450'lerde metal harflerle seri baskı yapabilen matbaayı geliştirmesi, "basım işlerinde bir devrin yaratmış ve Avrupa’nın büyük kentlerinde matbaa işlikleri kurulmuştu." (s. 7). Matbaanın yaygınlaşması, "okur sayısını da olumlu etkiledi okur sayısı giderek artmaya başladı. Okur sayısı çoğalınca daha çok kitap isteği doğdu. Kitaplara isteğin artması, kitap yazarlığını da arttırdı." (s. 7). Bu durum, Perrault gibi yazarların masallarını geniş kitlelere ulaştırmasında kilit rol oynamıştır. 3. Perrault Masallarındaki Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Çocuk Yetiştirme Anlayışı Perrault'nun masallarında yansıtılan toplumsal değerler, günümüz insan hakları anlayışıyla önemli farklılıklar göstermektedir. Kaynak, bu masallardaki bakış açısını şu şekilde özetler: "Masallarda erkekler güçlü ve egemen, kadınlar boyun eğen, eve kapanan kimseler olarak gösteriliyordu. Çocuklar söz dinleyen, uysal, büyüklerin her dediğini yapan türler olarak yetişsin isteniyordu." (s. 8). Günümüzde ise "kadın-erkek eşitliği söz konusu. Çocuklar ise düşüncelerini sergileyen, araştıran, sorgulayan, düş gücünü geliştiren, etkin kimseler olarak yetişsin isteniyor." (s. 8). Bu, masalların yayımlandığı dönemdeki muhafazakar ve ataerkil yapıyı gözler önüne sermektedir. 4. Kitapta Yer Alan Masallar ve Özeti Kitapta Perrault'nun on masalı yer almaktadır: Külkedisi, Mavi Sakal, Ormanda Uyuyan Güzel, Gülünç Dilekleri, Kırmızı Başlıklı Kız, Periler, Eşek Postu, Parmak Çocuk, Püsküllü Rike, Griselidis. Bu brifing belgesi için sağlanan alıntılar, "Külkedisi", "Mavi Sakal", "Ormanda Uyuyan Güzel", "Gülünç Dilekleri", "Kırmızı Başlıklı Kız", "Periler", "Eşek Postu", "Parmak Çocuk", "Püsküllü Rike" ve "Griselidis" masallarının önemli bölümlerini içermektedir. a. Külkedisi (s. 11-44): Annesi öldükten sonra kötü üvey anne ve üvey kardeşlerinin işkencelerine maruz kalan, adı "Külkedisi"ne çıkan iyi yürekli bir kızın hikayesidir. Üvey annesi ve kızları ona hizmetçi gibi davranırken, babası durumu anlamaz. Peri annesinin yardımıyla baloya giden Külkedisi, prensin dikkatini çeker. Gece yarısı büyünün bozulmasıyla kaçarken cam ayakkabısını düşürür. Prens, ayakkabının sahibini bulmak için tüm ülkede arama yapar ve sonunda Külkedisi'ne ulaşır. Masal, iyi yürekliliğin sonunda ödüllendirildiği ve kötülüğün cezalandırıldığı teması etrafında döner. Üvey anne ve kızlarının kibiri ve kıskançlığı, Külkedisi'nin mütevazı ve yardımsever kişiliğiyle tezat oluşturur. b. Mavi Sakal (s. 45-82): Mavi sakalı yüzünden korkulan zengin bir adam olan Mavi Sakal'ın hikayesidir. Birçok kez evlenmiş ancak eşlerinin akıbeti bilinmemektedir. Komşu dul kadının küçük kızıyla evlenir. Mavi Sakal, karısına evdeki tüm odaların anahtarlarını verir ancak bodrumdaki küçük bir odayı açmamasını tembihler. Merakına yenilen genç kadın, odayı açtığında Mavi Sakal'ın önceki eşlerinin cesetleriyle karşılaşır. Anahtardaki kan lekesi yüzünden devin sırrı ortaya çıkar. Mavi Sakal karısını öldürmek isterken, kadının ağabeyleri yetişir ve onu kurtarırlar. Masal, merakın tehlikelerini, güvensizliğin ve gaddarlığın sonuçlarını işler. Mavi Sakal'ın kadınlara karşı tutumu, dönemin toplumsal cinsiyet algılarını yansıtırken, kadının zekası ve ailesinin desteğiyle hayatta kalması, kadın karakterlere farklı bir boyut katmaktadır. c. Ormanda Uyuyan Güzel (s. 83-119): Bir kral ve kraliçenin yıllarca bekledikten sonra doğan güzel kızlarının hikayesidir. Vaftiz töreninde yaşlı ve çağrılmamış bir perinin lanetiyle, prensesin parmağına iğ batması sonucu öleceği kehanet edilir. Ancak iyilik perilerinden biri laneti değiştirerek, prensesin ölmeyeceğini, sadece yüz yıl uyuyacağını ve bir prensin onu uyandıracağını söyler. Kral tüm iğleri yasaklar ancak prenses on altı yaşında bir kulübede iğ batırır ve uykuya dalar. Yüz yıl sonra bir prens, efsaneyi duyarak saraya ulaşır ve prensesi uyandırır. Masal, kader, zamanın döngüselliği ve gerçek aşkın gücü gibi evrensel temaları işler. Ayrıca, prensesin yüz yıl sonra uyandığında yalnızlık çekmemesi için tüm sarayın uyutulması fikri, periliğin olağanüstü gücünü ve merhametini gösterir. d. Gülünç Dilekleri (s. 120-156): Zeus'a sürekli şikayet eden fakir bir oduncunun hikayesidir. Zeus, onu cezalandırmak için Hades'in yeraltı dünyasına gönderir. Oduncu, yeraltındaki cehennem azabından kurtulduktan sonra Zeus'u övmeye başlar. Zeus, ona üç dilek hakkı tanır. Oduncu, karısıyla ne dileyeceklerini konuşurken, alkolün etkisiyle ilk dileğini "sucuk" olarak kullanır. Karısı çok sinirlenir ve oduncu da öfkeyle sucuk burunlu olmasını diler. Böylece iki dilek boş yere harcanır. Son dileğini ise karısının burnundaki sucuğu yok etmek için kullanır. Masal, dileklerin önemini, açgözlülüğü, düşüncesizliği ve karı-koca arasındaki ilişkilerin karmaşıklığını mizahi bir dille anlatır. Zeus'un adaleti ve dileklerin sonuçları, masalın temelini oluşturur. e. Kırmızı Başlıklı Kız (s. 157-194): Annesinin hasta büyükannesine yemek götürmesini istediği, köyde sevilen Kırmızı Başlıklı Kız'ın hikayesidir. Yolda bir kurtla karşılaşır ve kurt, onu oyalamak için yarışı önerir. Kurt, büyükanneye önce varır, onu yutar ve kılığını değiştirerek Kırmızı Başlıklı Kız'ı bekler. Kız, büyükannesinin sesindeki ve görünüşündeki değişiklikleri fark eder ancak çok geç kalmıştır. Son anda devin kurt olduğunu anlar ve yardım ister. O sırada gelen prens ve avcılar, kurdu öldürerek büyükanneyi ve Kırmızı Başlıklı Kız'ı kurtarır. Masal, iyi ve kötü arasındaki çatışmayı, tehlikelere karşı uyanık olmayı ve yardımseverliğin önemini vurgular. Kurdun kurnazlığı ve kızın masumiyeti, hikayeye gerilim katar. f. Periler (s. 195-230): İki farklı karakterdeki kız kardeşin hikayesidir. Biri annesine benzeyen, bencil ve kendini beğenmiş büyük kız; diğeri ise babasına benzeyen, iyi yürekli ve yardımsever küçük kızdır. Küçük kız, yaşlı bir periye yardım ettiğinde, periden konuşurken ağzından inciler ve elmaslar dökülmesi yeteneğini kazanır. Annesi bu durumdan faydalanmak için küçük kızını kuyumcuya gönderir ve paralar kazanır. Daha sonra büyük kızını da periyi bulup aynı yeteneği kazanması için yollar. Ancak büyük kızın kötü niyetli ve kaba davranışları yüzünden, ağzından kurbağalar ve yılanlar dökülür. Masal, iyi kalpliliğin ve yardımseverliğin ödüllendirilmesi, kötü niyetliliğin ve kibirliğin cezalandırılması temasını işler. g. Eşek Postu (s. 231-269): Halkı tarafından çok sevilen bir kralın hikayesidir. Kralın altın döken bir eşeği vardır, bu sayede halkından az vergi alır. Kraliçe ölmeden önce, kraldan kızının evleneceği kişiyi iyi seçmesini, altın düşkünü olmayan, gerçekten kızını seven biriyle evlenmesini ister. Prenses, babasının onu çirkin, göbekli bir ahır hizmetlisiyle evlendirme kararı alması üzerine Peri'den yardım ister. Peri, prensesin babasından gök mavisi, dolunay rengi giysiler ve altın döken eşeğin postundan bir giysi istemesini söyler. Kral, kızının her isteğini yerine getirince, prenses eşek postunu giyerek kaçar ve bir çiftlikte çalışmaya başlar. Bir prens tarafından bulunup aşık olunur ve sonunda prensle evlenir. Masal, gerçek sevginin dış görünüşten daha önemli olduğunu, kaderi ve sınıf farklılıklarını ele alır. Prensesin çileli yolculuğu, onun içsel gücünü ve saflığını vurgular. h. Parmak Çocuk (s. 270-306): Yedi erkek çocuğu olan fakir bir oduncunun hikayesidir. En küçük oğulları, başparmak kadar küçük olduğu için "Parmak Çocuk" olarak adlandırılır, ancak kardeşlerinin en akıllısıdır. Kıtlık yüzünden oduncu, çocuklarını ormana bırakmaya karar verir. Parmak Çocuk, babasının planını duyar ve cebine çakıl taşları doldurarak eve dönüş yolunu işaretler. Ancak ikinci denemede kuşlar ekmek kırıntılarını yiyince yolunu kaybederler. Bir devin kulübesine sığınırlar. Dev, çocukları yemek ister ancak Parmak Çocuk'un zekası sayesinde hayatta kalırlar. Parmak Çocuk, devin büyülü çizmelerini çalarak ailesine zenginlik getirir. Masal, zekanın ve cesaretin zorlukların üstesinden gelmede ne kadar önemli olduğunu vurgular. Ayrıca, aile bağları ve hayatta kalma mücadelesi ana temalardır. i. Püsküllü Rike (s. 307-344): Çok çirkin ama inanılmaz derecede akıllı bir prens olan Püsküllü Rike'nin ve çok güzel ama akılsız bir prensesin hikayesidir. Rike'nin doğduğunda periler tarafından verilen bir yeteneği vardır: sevdiği kişiye aklından verebilir. Aynı şekilde, prenses de sevdiği kişiden güzellik alabilir. Rike, güzel prensese aşık olur ve ona akıl verebilmek için evlenme teklif eder. Prenses, akıllanmak için teklifi kabul eder. Ancak akıllandıktan sonra Rike'ye verdiği sözü unutur ve başka bir prensle nişanlanır. Rike'nin sevgisinin gücüyle tekrar eski haline dönmesi ve prensesin pişmanlık duyarak Rike'yi seçmesi, masalın dönüm noktasıdır. Masal, iç güzelliğin ve zekanın dış görünüşten daha değerli olduğunu, gerçek sevginin fedakarlık gerektirdiğini anlatır. j. Griselidis (s. 345-383): Akdeniz kıyılarında yaşayan, halkı tarafından çok sevilen, spor ve sanatla ilgilenen genç bir prensin hikayesidir. Prens, Katolik bir papazdan aldığı eğitimle kadınlardan uzak durması gerektiğine inanır. Ancak anne babasının ısrarıyla evlenmeye karar verir ve aradığı özelliklere sahip bir kız bulmak ister. Bir av sırasında karşılaştığı, mütevazı ve güzel çoban kızı Griselidis'e aşık olur ve onunla evlenir. Griselidis, saray yaşamına alışmakta zorlansa da iyi bir kraliçe olur. Ancak kral ve kraliçe, Griselidis'in kökeni nedeniyle ona karşı önyargılıdır. Kızlarını manastıra gönderme bahanesiyle prensesten uzaklaştırırlar ve hatta öldü yalanını söylerler. Ancak prenses, kızının yaşadığını öğrenir ve sonunda gerçekler ortaya çıkar. Masal, sınıf farklılıkları, toplumsal önyargılar, aile içi ilişkiler, sadakat ve aşkın gücü gibi temaları işler. Sonuç "Perrault Masalları", dönemin toplumsal normlarını, değerlerini ve hayata bakış açısını yansıtan zengin bir kültürel mirası temsil etmektedir. Kitap, matbaanın yaygınlaşmasıyla birlikte edebiyatın halka ulaşmasında yaşanan devrimi vurgularken, aynı zamanda masallardaki karakterlerin, özellikle kadın ve çocukların, o dönemdeki rollerini ve beklentilerini de ortaya koymaktadır. Günümüz değerleriyle karşılaştırıldığında belirgin farklılıklar taşıyan bu masallar, edebiyatın ve toplumsal anlayışın zaman içindeki değişimini anlamak için değerli birer kaynaktır. Masalların her biri, okuyuculara farklı ahlaki dersler sunmakta ve dönemin insan ilişkileri, toplumsal beklentileri ve kültürel öğeleri hakkında ipuçları vermektedir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!