Siyasetten edebiyata Türk basınında dergiler (1882-1960) : Afak, Düşünce, Büyük Mecmua, Milli Mecmua, Resimli Ay, Çınaraltı, Seçilmiş Hikayeler Dergisi, Resimli Yirminci Asır
Yazar:Özlük, Nuran
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Âfâk (1882-1883) Yayın Dönemi ve Kapanışı: Âfâk, 2 Kasım 1882 ile 1 Nisan 1883 tarihleri arasında yayımlanan kısa ömürlü bir dergidir (7 sayı). Kapanışının Muallim Naci'nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sütununu yönetmeye başlamasıyla ilgili olabileceği düşünülmektedir. Yayın Amacı ve Politikası: Derginin ilk sayısında yayımlanan "Mukaddime"de, "siyasiyattan başka her şeyden bahsedeceği" ve "umuma hizmet etmek için tesis edildiği" belirtilmiştir. Kullanılacak dilin "lisan-ı zaman" olacağı, yani sade ve anlaşılır bir dil benimseneceği ifade edilmiştir. Önemli Şahsiyetler ve Katkıları: Muallim Naci: Derginin tahrir heyetinde yer alan en önemli isimlerden biridir. Kendi eserlerinin yanı sıra Victor Hugo gibi Fransız şair ve yazarlardan çeviriler yapmış, derginin edebî yönünü belirleyen eleştiri ve ikazlarıyla öne çıkmıştır. Tevfik Rıza: Fenelon, La Bruyere, Jean Jacques Rousseau gibi Batılı düşünürlerden "Cümel-i Hikemiyye" başlığı altında çeviriler yapmış, ayrıca fen konularında yazılar kaleme almıştır. Mehmet Şükrü: "Cümel-i Hikemiyye-i İslamiye" başlığı altında Hz. Ömer, Farabi, Zemahşeri gibi İslam ve Doğu'nun önemli isimlerinden çeviriler yapmış, tarih ve tabii ilimlere dair yazılar yayımlamıştır. Mehmet Nadir: Denis Papin'in biyografisini seri halinde yayımlamış, sosyal konularda ve çevirilerle dergiye katkıda bulunmuştur. Ana Temalar ve İçerik: Edebiyat Tartışmaları: Özellikle Tanzimat edebiyatı içerisindeki eski-yeni tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde yayımlanması önemlidir. Çeviri Faaliyetleri: Batı ve Doğu edebiyatından önemli eserlerin ve düşünürlerin tanıtılmasına büyük önem verilmiştir. Dil Anlayışı: Sade ve anlaşılır bir dilin benimsenmesi vurgulanmıştır. Mehmet Nesip'in "İmza" başlıklı yazısıyla imza kullanımı üzerine bir tartışmaya yer verilmiştir. Kültürel Yansıma: Kısa ömürlü olmasına rağmen dönemin sosyal ve kültürel hayatını yansıtması açısından önemli bir süreli yayındır. 2. Düşünce (1918, 1922) Yayın Dönemi ve Yeniden Yayım: Düşünce dergisi, 1918 yılında 2 sayı, 1922 yılında ise 8 sayı olmak üzere iki ayrı dönemde yayımlanmıştır. Sahibi ve sorumlu müdürü İsmail Hikmet Ertaylan'dır. Yayın Amacı ve Politikası: İlk sayıda İ. Hikmet'in "İnsan düşüncesiz yaşayamaz" mısrasıyla derginin felsefi bir temelinin olduğu ima edilir. 1922 yılındaki ikinci dönemde ise "ilim ve sanat" mecmuası, ilerleyen sayılarda "ilim ve edebiyat" mecmuası olduğu belirtilmiştir. Genel olarak, ülkenin içinde bulunduğu zorlu dönemin sosyal, siyasi, kültürel ve edebi meselelerine aydınların gözünden ışık tutmayı hedeflemiştir. Özellikle Millî Mücadele'yi destekleyen ve halka umut veren yazılara yer vermiştir. Önemli Şahsiyetler ve Katkıları: İsmail Hikmet Ertaylan (İ. Hikmet): Derginin sahibi, sorumlu müdürü ve başyazarıdır. Tevfik Fikret'e olan sevgisi ve ilgisi, dergide özel bir Tevfik Fikret nüshası yayımlanmasına yol açmıştır. Kendisi de Fikret üzerine birçok eser kaleme almıştır. Dönemin Yetkin İsimleri: Darülfünun'dan İsmail Hakkı (İzmirli), M. Şemsettin (Günaltay), Mehmet Emin (Erişirgil), Köprülüzade Mehmet Fuat, Necip Âsım (Yazıksız) gibi alanında yetkin birçok akademisyen ve yazar derginin kadrosunda yer almıştır. Ana Temalar ve İçerik: Felsefe ve Düşünce Akımları: "Felsefiyat" sütununda "Düşünce Cereyanları" gibi yazılarla memleketteki fikir akımları ele alınmıştır. Toplumsal Eleştiriler ve Millî Mücadele Desteği: Birinci Dünya Savaşı'nın etkileri, ahlaki çöküntü, kadın ve spor gibi sosyal konulara değinilmiştir. Özellikle 1922 döneminde Millî Mücadele'yi destekleyen, halka umut aşılayan yazılar dikkat çekicidir. "Artık inleyen, ağlayan ve feryadı cihanı tutan milletin kurtuluş saati gelmiştir." ifadesi, derginin bu konudaki duruşunu net bir şekilde ortaya koyar. Edebiyat ve Sanat: "Edebiyat Tarihi" sütununda biyografik yazılar, Fuzuli ve Necati'nin şiirleri gibi edebi incelemeler yayımlanmıştır. "Bugünkü Edebiyatımız" başlıklı yazıda "Dünkü Edebiyatımız Şark ile Garp arasında kalmış şaşkın bir ibre vaziyetinde idi. Bugün ise içtimai muhitimiz gibi tamamıyla mahiyetsiz bir hâldedir." eleştirisiyle dönemin edebi durumu değerlendirilmiştir. Çeviri Faaliyetleri: Almanca ve Japoncadan çeviri yazılara yer verilmiştir. Reklamlar: Kitap reklamları ve Tevfik Fikret'e ithaf edilen özel nüsha reklamı dikkat çekmektedir. 3. Büyük Mecmua (1919) Yayın Dönemi ve Kapanışı: Büyük Mecmua, 6 Mart 1919'da yayımlanmaya başlamış ve 25 Aralık 1919'da 17 sayı yayımlandıktan sonra İngiliz sansürü nedeniyle kapatılmıştır. Yayın Amacı ve Politikası: Mondros Mütarekesi sonrası işgal altındaki ülkenin içinde bulunduğu karamsar havayı dağıtmak, gençliği umutsuzluktan kurtarmak ve Millî Birlik ve direniş ruhu yaratmak temel amacıdır. İlk sayının "Hafta Musahabesi"nde bu durum şöyle açıklanmıştır: "Mütareke’den beri ruhlarda nihayetsiz bir bedbinî var... İşte, ilk vazifemiz bu yeis ve nevmidînin önüne geçmektir." Sabiha-Zekeriya Sertel'in kızları Yıldız Sertel de derginin asıl hedefinin "halkı uyandırmak, yurdu işgalden kurtarmak, emperyalist güçlere karşı bir millî birlik ve direniş yaratmak" olduğunu belirtmiştir. Ancak İngiliz sansürü nedeniyle bu hedefler doğrudan açıklanamamıştır. Önemli Şahsiyetler ve Katkıları: M. Zekeriya (Sertel) ve Sabiha Zekeriya (Sertel): Derginin sahipleri ve sorumlu müdürleridir. M. Zekeriya'nın tutuklanması üzerine Sabiha Zekeriya imtiyazı devralarak derginin yayımına devam etmesini sağlamıştır. Halide Edip Adıvar: 11. sayıdan itibaren sermuharrir olarak derginin edebi yönüne katkıda bulunmuştur. Geniş Yazar Kadrosu: Ömer Seyfettin, Köprülüzade Fuat, Yahya Kemal, Ahmet Rasim, Hamdullah Suphi, Refik Halit, Faruk Nafiz, Yusuf Ziya, Halit Fahri, Ali Canip, Celâl Sahir gibi dönemin önde gelen şair ve yazarları dergiye yazılarıyla destek vermiştir. Ana Temalar ve İçerik: Millî Duyarlılık ve Direniş: İşgal döneminde halkın moralini yüksek tutmak, umut aşılamak ve millî birliği sağlamak temel içerik olmuştur. "Büyüklerimiz" sayfasında Fahri Paşa, Mustafa Kemal Paşa gibi kahramanlara yer verilmiştir. Kadın Hakları ve Toplumsal Roller: Sabiha Zekeriya'nın "Kadınlığa Dair" ve "Kadın/Kadınlık Sahifesi" başlıkları altında Türk kadınlığının terakkisi, hukuki hakları, feminizm ve çalışma hayatı gibi konular ele alınmıştır. Edebiyat ve Sanat: "Edebî Hareketler" sayfasında "Millî Edebiyat Meselesi" gibi konular tartışılmıştır. Şiir, hikâye ve tiyatro gibi edebi türlere yer verilmiştir. Ömer Seyfettin'in "Yalnız Efe" romanı tefrika edilmiştir. Anketler ve Mülakatlar: Halkın ve aydınların dönemin önemli meseleleri hakkındaki düşüncelerini öğrenmek amacıyla anketler (Wilson İlkeleri, Milliyetçilik Cereyanı, Türklüğün Atisi, Kadınların Darülfünun'a kabulü, En Güzel Eseri Kim Yazdı?) ve mülakatlar yapılmıştır. Sansürün Etkisi: İngiliz sansürü nedeniyle dergi sayfalarında boş bırakılan sütunlar, "çiçek bozuğuna" benzetilen sayfalar ve yazıların sansürlenmesi dönemin basın özgürlüğü üzerindeki baskıyı gözler önüne sermiştir. 4. Millî Mecmua (1923-1933) Yayın Dönemi ve Önem: Millî Mecmua, Cumhuriyet'in ilanından iki gün sonra, 1 Kasım 1923'te yayımlanmaya başlamış ve Eylül 1933'e kadar kesintisiz 145 sayı olarak yayın hayatını sürdürmüştür. Bu uzun soluklu yayın hayatı, derginin Türk matbuatındaki önemli yerini göstermektedir. Yayın Amacı ve Politikası: Derginin en temel amacı, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletine fikrî alanda yol göstermek, genç nesli millî bir kültürle yetiştirmek ve edebiyata verilen önemi artırmaktır. Yahya Saim Ozanoğlu'nun "Edebiyata Dair Bir Münakaşa" yazısında bu durum şöyle ifade edilmiştir: "Türk Yurdu’nun, Yeni Mecmua’nın açtığı yol muzaffer Anadolu’yu doğurdu. Çünkü Mütareke’den sonra bu memleket şairleri de muharrirleri de âlimleri de siyaset adamları da kalemlerini kılıcın mukadderatına bağlamış; İnönü, Sakarya, İzmir, İstanbul ve Lozan Konferansı zaferlerini hazırlamaya çalışmışlardır." Dergi, "Dilde, Fikirde, İşte Birlik" anlayışıyla hareket etmiştir. Önemli Şahsiyetler ve Katkıları: Mehmet Mesih (Akyiğit): Derginin sahibi ve sorumlu müdürüdür. Birçok röportaj ve makale kaleme almıştır. Akademisyen ve Sanatçı Kadro: Mustafa Şekip (Tunç), Mehmet Emin (Erişirgil), Halil Nimetullah (Öztürk), Yusuf Şerif (Kılıçel), M. Fuat (Köprülü), Yusuf Ziya (Yörükan), Mehmet Ali (Aynî), Necmettin Sadık (Sadak), Musa Süreyya, Âlî Nejat (Sirel), Avni Lifij gibi dönemin önde gelen akademisyenleri, şairleri, yazarları, müzisyenleri ve sanatçıları dergiye katkıda bulunmuştur. Genç Yetenekler: Ahmet Hamdi (Tanpınar), Ahmet Kutsi (Tecer), Necip Fazıl (Kısakürek), Ali Mümtaz (Arolat) gibi daha sonra Türk şiirinin usta isimleri olacak şairlerin ilk şiirleri Millî Mecmua'da yayımlanmıştır. Ana Temalar ve İçerik: Milliyetçilik ve Modernleşme: "Edebiyatta Millî Ruh", "Millî Hayata Dair", "Asrileşmek ve Millîleşmek", "Millî İrfanın Membaları" gibi yazılarla milliyetçilik ve modernleşme fikri etrafında bir milli kimlik oluşturma çabası vurgulanmıştır. Harf İnkılabı ve Dil Tartışmaları: Harf inkılabını destekleyen yazılar yayımlanmış, "Elifba İnkılabı", "Arap ve Latin Harfleri" gibi konular ele alınmıştır. Dil ve alfabe konularında yazarların düşüncelerine yer verilmiştir. Sanat ve Edebiyatın Gelişimi: Musiki, resim, mimari, tiyatro gibi birçok sanat dalına yer verilmiştir. Türk müziği, resim sanatı, çinicilik, mimari eserler hakkında yazılar yayımlanmıştır. Edebiyat tarihi, roman, hikaye, şiir, masal gibi edebi türlere geniş yer verilmiştir. Özellikle Yusuf Şerif'in "Avrupa Edebiyatı ve Biz" başlıklı yazısı, Türk edebiyatının Batı edebiyatını taklit etme sorununu ve kendi özgünlüğünü bulma zorluklarını maddeler halinde analiz etmesiyle dikkat çekicidir. Özel Sayılar: Nedim, Ziya Gökalp ve Abdülhak Hamit için özel sayılar hazırlanmıştır. Anketler ve Röportajlar: "Türk İnkılabı Karşısında Müslümanlık" ve "Millî Mimarimiz" gibi konularda anketler düzenlenmiş, dönemin önemli şahsiyetleriyle röportajlar yapılmıştır. Toplumsal Meseleler: Milliyetçilik, aydınlık, ahlak, Cumhuriyet inkılabı, matbuat, eğitim, kadın hakları, müzecilik, sosyal yaşam, teknik gibi çok çeşitli sosyal konular işlenmiştir. 5. Resimli Ay (1924-1938) Yayın Dönemi ve Evreler: Resimli Ay, Şubat 1924'te M. Zekeriya ve Sabiha Zekeriya Sertel tarafından aylık olarak çıkarılmaya başlanmıştır. Üç ana dönemi vardır: Birinci Dönem (1924-1928): Resimli Ay ve Sevimli Ay adlarıyla yayımlanmıştır. Bu dönemde sansür ve ortaklarla yaşanan sorunlar dikkat çekicidir. İkinci Dönem (1929-1931): Harf inkılabı sonrası yeni harflerle çıkmış, fikir ve sanat mevzularına ağırlık verilmiştir. Üçüncü Dönem (1936-1938): Derginin son dönemi olup, sayfa hacmini artırmış ve sosyal hayata dair konuları daha çok işlemiştir. Yayın Amacı ve Politikası: İlk sayısında derginin "karilerin ihtiyacına cevap vermek, hissedilen bir boşluğu doldurmak için intişar ettiği" ve "naşirlerinin nevheves değil, pek çok sene matbuat âleminde çalıştığı" belirtilmiştir. M. Zekeriya Sertel, "Hatırladıklarım" adlı eserinde Resimli Ay'ın "halkın sosyal hayatına önem verdiklerini, yazıların halkın hayat ve istekleriyle ilgili olmasına dikkat ettiklerini" ve "hürriyet ve demokrasi" şiarıyla çıktıklarını ifade etmiştir. Halktan kopuk, elitist yayıncılığa karşı duruş sergilemiştir. Önemli Şahsiyetler ve Katkıları: M. Zekeriya Sertel ve Sabiha Zekeriya Sertel: Derginin kurucuları ve temel yayıncılarıdır. Sansür ve yargılamalara rağmen derginin yayın hayatına devam etmesini sağlamışlardır. Nâzım Hikmet: Özellikle ikinci dönemde derginin etrafında toplanan mütefekkir ve sanatkâr grubu içerisinde yer almış, "Putları Yıkıyoruz" başlıklı eleştirel yazılarıyla dönemin edebiyat tartışmalarına damga vurmuştur. Geniş Yazar Kadrosu: Peyami Safa, Sadri Etem, Ercüment Behzat, Suat Derviş, Sabahattin Ali gibi önemli isimler dergiye hikayeleriyle katkıda bulunmuştur. Ana Temalar ve İçerik: Toplumsal Meseleler ve Demokrasi: Kadın hakları ("Ben İnsan Değil miyim?", "Kadın İşte Cinsiyetini Kullanmaya Mecbur mudur?"), çocuk eğitimi, aile içi ilişkiler, intihar sebepleri gibi konulara geniş yer verilmiştir. Yeni kurulan Cumhuriyet'in sosyal ve kültürel düzenlemelerine destek verilmiştir. "Türkiye Cumhuriyeti Kadın ve Çocuk Esaretini Lağvetmelidir" gibi yazılarla toplumsal değişim hedeflenmiştir. Harf İnkılabı Desteği: Yeni harflerin öğrenimi/öğretimi konusunda çalışmalarda bulunmuş, dönemin ilim ve yazı adamlarının yeni harfler hakkındaki fikirleri sorulmuştur. Popüler Kültür ve Magazin: Dönemin magazinel konuları, modalar, sinema, müzik, dans, güzellik tavsiyeleri, fal gibi konulara geniş yer verilmiş, bu da derginin geniş kitlelere ulaşmasını sağlamıştır. Edebiyat Tartışmaları ve Eleştiriler: "Putları Yıkıyoruz" yazılarıyla Abdülhak Hamit, Mehmet Emin gibi isimlere karşı eleştirel bir duruş sergilenmiş, bu da büyük edebi tartışmalara yol açmıştır. Yakup Kadri ile Nâzım Hikmet arasındaki polemikler de dergide yer bulmuştur. Anketler ve Müsabakalar: "Hayatınızın Son Deminde Arzunuz Nedir?", "Ailenin saadeti namına ailede kadın mı hâkim olmalıdır erkek mi?", "Kızlar da Kocalarını İntihap Hakkına Malik Olmalı mıdır?", "Türk Gençliği Ne İstiyor ve Neye İnanıyor?" gibi anketlerle halkın düşünceleri ve toplumsal değişimler nabzı tutulmuştur. Hukuki Süreçler: Emin Türk'ün "Savulun Geliyorum" ve "Köyümde Neler Gördüm?" başlıklı yazıları nedeniyle dergi yargılanmış, bu durum Sabiha Zekeriya'nın "Muhakemede Kaybettik Fakat Davamızı Kaybetmedik" başlıklı yazısıyla detaylıca ele alınmıştır. 6. Çınaraltı (1941-1948) Yayın Dönemi ve Evreler: Çınaraltı, ilk sayısı 9 Ağustos 1941 tarihinde yayımlanmış ve iki ayrı dönemde çıkmıştır. Birinci Dönem (1941-1944): Sahibi ve neşriyat müdürü Orhan Seyfi Orhon'dur. 146 sayı yayımlanmıştır. İkinci Dönem (1948): Yaklaşık 4 yıl aradan sonra Yusuf Ziya Ortaç'ın sahibi ve başyazarı olduğu dergi, 11 sayı yayımlandıktan sonra kapanmıştır. Yayın Amacı ve Politikası: Çınaraltı, "Dilde, Fikirde, İşte Birlik" (1941-1944) ve "Dilde, Dilekte, Düşüncede Birlik" (1948) serlevhalarıyla Türkçü, milliyetçi bir çizgiyi benimsemiştir. Dergi, ismini Ziya Gökalp'ın "Çınaraltı" başlıklı yazısından almıştır ve Gökalp'ın şiir ve yazılarına sıkça yer vermiştir. Amacı, geçmişin ve dönemin sosyal, edebi, tarihi konularına ağırlık vererek Türkçü fikir ve sanat hüviyetini korumaktır. Önemli Şahsiyetler ve Katkıları: Orhan Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç: Derginin sahipleri ve başyazarlarıdır. Beş Hececiler olarak bilinen edebi grubun üyeleridir. Geniş Yazar Kadrosu: Peyami Safa, Behçet Kemal Çağlar, Şükufe Nihal Başar, Halide Nusret Zorlutuna, Nihal Atsız, Mehmet Çınarlı, İlhan Geçer, Gültekin Sâmanoğlu, Mustafa Necati Karaer, Halil Soyuer, Feyzi Halıcı, Tarık Buğra gibi dönemin ve sonraki yılların önemli isimleri dergide yer almıştır. Çınaraltı, birçok genç yeteneğin (Hisarcılar grubunun temeli) yetişmesine olanak sağlamıştır. Ana Temalar ve İçerik: Türkçülük ve Milliyetçilik: Derginin temel ekseni Türkçülük ve milliyetçiliktir. Ancak ırkçılıktan kesin çizgilerle ayrıldığı belirtilmiştir. Orhan Seyfi Orhon, "Hayır, Irkçı Değilim! Olmadım ve Olmam da!.." başlıklı yazısında "Biz milleti dil, din, hars ve vicdan birliği manasına anlamaktayız." demiştir. Türkçe ve Edebiyat Tartışmaları: Dilin özleşmesi, hece-aruz tartışmaları, Divan edebiyatının yeri gibi konular yoğunlukla işlenmiştir. "Türkçe Davası" gibi yazılarla dilin sadeleşmesi savunulmuştur. Şiir: Derginin en çok yer verdiği edebi tür şiirdir. Behçet Kemal Çağlar, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon, Faruk Nafiz Çamlıbel gibi tanınmış şairlerin yanı sıra genç yeteneklerin şiirleri de yayımlanmıştır. "Bobstil Şiirler" başlığı altında Garip Hareketi'ne eleştirel bir yaklaşım sergilenmiştir. Hikâye ve Roman: Hikâyeye daha az yer verilmiş olsa da Tarık Buğra gibi önemli hikayecilerin eserleri yayımlanmıştır. Romanlar tefrika şeklinde yer almıştır. Kültürel ve Tarihî Konular: "Türk Evleri", "Türk Ahlakı", "Türk Kahramanlığından Örnekler", "Tarihten Sayfalar", "Millî Türk Destanlarından" gibi başlıklarla Türk kültür ve tarihine vurgu yapılmıştır. Anketler ve Röportajlar: "Türkçülüğe Dair", "Hece-Aruz" ve "Kızıl Tehlike" gibi önemli anketler düzenlenerek dönemin aydınlarının ve gençliğin düşünceleri kamuoyuna sunulmuştur. Bu anketler, dönemin entelektüel atmosferini yansıtması açısından önemlidir. 7. Seçilmiş Hikâyeler Dergisi (1947-1957) Yayın Dönemi ve Kapanışı: Seçilmiş Hikâyeler Dergisi, 1947'de Salim Şengil tarafından yayımlanmaya başlamış ve Temmuz 1957'ye kadar yaklaşık 10 yıl süren yayın hayatında toplam 113 sayı çıkarmıştır. Yayın Amacı ve Politikası: Salim Şengil, dergiyi "yalnız öykülerden oluşan bir dergi" olarak çıkarmaya karar vermiştir. Amacı, hikâye türünün sevilmesine, okunmasına ve özellikle genç yeteneklerin Türk edebiyatına kazandırılmasına olanak sağlamaktır. "Bugüne kadar isim yapmış hikâyecilerimizle genç istidatlara sayfalarımızı açık bulunduracağız!.." diyerek bu amacını net bir şekilde belirtmiştir. Dergi, zamanla alanını genişleterek tiyatro, şiir ve sanat kritiği gibi konulara da yer vermiştir. Önemli Şahsiyetler ve Katkıları: Salim Şengil: Derginin sahibi ve yazı işlerini fiilen idare eden kişidir. Türk hikâyeciliğinin gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Geniş Yazar Kadrosu: Orhan Kemal, Oktay Akbal, Nezihe Meriç, Yaşar Kemal, Tarık Dursun K., Vüs'at O. Bener, Sait Faik Abasıyanık gibi dönemin ve sonraki yılların önemli hikayecilerinin yanı sıra Attilâ İlhan, Behçet Necatigil, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Turgut Uyar, Ülkü Tamer gibi İkinci Yeni şairleri de dergide yer almıştır. Dergi, 1950 kuşağı hikayecilerinin ve İkinci Yeni şiirinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Ana Temalar ve İçerik: Hikâye Sanatı: Derginin ana odağı hikâyedir. "Hikâye Sanatı Üzerine Düşünceler" başlığı altında hikâye türünün özellikleri, Türk hikâyeciliğinin durumu ve geleceği tartışılmıştır. Salim Şengil'in radyo konuşmasında "küçük hikâyede teksif edilmiş, komprime hâline getirilmiş bir sanat cevheri bulunmaktadır" ifadesi, bu türe verilen önemi göstermektedir. Eleştiri ve Tartışmalar: "Kendi Kendimizi Tenkit" başlığı altında dergiye ve edebiyat camiasına yönelik eleştirilere yer verilmiştir. Özellikle Sait Faik Hikâye Armağanı'nın dağıtımındaki tartışmalar ve jüri eleştirileri detaylıca işlenmiştir. Attilâ İlhan'ın "Putları Yıkıyoruz" tarzı yazılarıyla edebiyatçıların "putlaştırılması" eleştirilmiştir. Dil ve Edebiyatın Gelişimi: "Dil ve Nesiller", "Memleket ve Kültür Meseleleri: Dil Kurumu" gibi yazılarla dilin önemi ve güncel dil tartışmaları ele alınmıştır. Sanatın Çeşitli Dalları: Tiyatro, sinema, resim, heykel, müzik, dans gibi sanat dallarına dair inceleme, tanıtım ve eleştiri yazıları yayımlanmıştır. Toplumsal Gerçekçilik: 1950 kuşağı yazarlarının toplumcu gerçekçi hikâye anlayışına destek verilmiştir. Mizah ve Karikatür: "Leyleğin Ömrü" başlığı altında edebiyat ve sanat dünyasından esprili fıkralara ve "Sahte Entelektüeller"i eleştiren karikatürlere yer verilmiştir. Reklamlar: Maddi zorlukları aşmak için bankalar, sigorta şirketleri, yayınevleri gibi birçok kurumun reklamlarına yer verilmiştir. 8. Resimli Yirminci Asır (1952-1960) Yayın Dönemi ve Kapanışı: Resimli Yirminci Asır, 16 Ağustos 1952'de Osman Nebioğlu tarafından yayımlanmaya başlanmış ve 29 Ağustos 1960'ta 419 sayı yayımlandıktan sonra yayın hayatına veda etmiştir. Demokrat Parti döneminin ikinci yılında başlamış ve 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası kapanmıştır. Yayın Amacı ve Politikası: Derginin yayın amacı "gittikçe tekâmül eden okuyucularımızın modern bir mecmuaya olan ihtiyaçlarını karşılamak" ve "insanlığın gerek düşüncede gerekse teknikte ulaşmış olduğu en ileri merhaleyi aksettirmeye çalışmaktır." Başlangıçta "Türkiye'nin En Çok Okunan Dergisi" ibaresiyle geniş kitlelere hitap etmeyi hedeflemiştir. Okuyucuyla sürekli iletişim halinde olmayı ve onların beklentilerini karşılamayı önemsemiştir. Önemli Şahsiyetler ve Katkıları: Osman Nebioğlu: Derginin sahibi ve başından sonuna kadar aktif rol oynayan yöneticisidir. Refik Halit Karay: "Suya Akisler" ve "Bir Ömür Boyunca" köşelerinde önemli yazılar kaleme almıştır. Samet Ağaoğlu ("Üçüncü Yıldız"): "Değişen Türkiye" başlığı altında ülkenin siyasi ve sosyal yapısını analiz etmiştir. Geniş ve Çeşitli Yazar Kadrosu: Hasan Âli Yücel, Falih Rıfkı Atay, Kerime Nadir, Reşat Ekrem Koçu, Kandemir, Mithat Sertoğlu, Behçet Kemal Çağlar, Tarık Buğra, Aziz Nesin, Haldun Taner, Eflatun Cem Güney, Dr. Bedri Ruhselman gibi farklı alanlardan birçok önemli isim dergiye katkıda bulunmuştur. Ana Temalar ve İçerik: Aktüel ve Toplumsal Meseleler: Kore Harbi'nin etkileri, Kıbrıs meselesi, Türkçe Kur'an-ı Kerim tartışmaları, 27 Mayıs İhtilali, Amerika'daki başkanlık seçimleri, Boğaziçi Köprüsü gibi dönemin önemli sosyal, siyasi, ekonomik ve askeri olaylarına yer verilmiştir. Sağlık ve Ruh Bilimi: Doktorların tavsiyeleri, kişisel gelişim ve Dr. Bedri Ruhselman'ın "Bilmediğimiz Ruh Dünyası" gibi metapsişik konular ele alınmıştır. Popüler Kültür ve Magazin: Yerli ve yabancı sinema artistleri, filmler, moda, güzellik tavsiyeleri, sosyete dedikoduları ("Şehir Dedikoduları" ve Adalet Cimcoz'un Fitne Fücur müstear ismiyle yazdığı yazılar), fal gibi konulara yer verilmiştir. Edebiyat ve Sanat: Şiir ve hikaye ağırlıklı olmak üzere roman ve tiyatro gibi edebi türlere yer verilmiştir. Kerime Nadir'in hikayeleri ve tefrika romanları dikkat çekicidir. Behçet Kemal Çağlar'ın "Biraz da Edebiyat" ve "Genç Şairlerle Baş Başa" köşelerinde şiir anlayışı ve genç şairler ele alınmıştır. Hisar ve Pazar Postası dergileri arasındaki sanat tartışmasına yer verilmiştir. Merak Uyandıran Konular: "Bunları Duydunuz mu?", "Hiç Merak Ettiniz mi?", "İnansan da Olur İnanmasan da" gibi başlıklarla ilginç ve sıradışı olaylar işlenmiştir. Anketler ve Yarışmalar: "En Mühim Meselem", "Türkiye’nin En Mühim 5 Şahsı Kimdir?", "En Çok Beğendiğiniz 5 Şair Kimdir?", "Radyo Anketimiz" gibi anketlerle halkın nabzı tutulmuştur. "20. Asır’ın Şiir Müsabakaları" ve "Karikatür Müsabakası" gibi yarışmalar düzenlenmiştir. Dil ve Kelime Kökenleri: "Bu Kelimeler Nereden Geliyor?" sütununda Türkçe kelimelerin kökenleri üzerine bilgiler verilmiştir. Karikatür ve Görsel Zenginlik: Münif Fehim, Mıstık, Altan gibi önemli karikatüristlerin eserlerine yer verilmiş, dergi görsel açıdan zenginleştirilmiştir. Reklamlarda da karikatürler kullanılmıştır. Politik Dönüşüm: 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası derginin yayın politikasında keskin bir dönüşüm yaşanmış, Adnan Menderes yönetimini eleştiren ve ihtilalcileri yücelten yazılar yayımlanmaya başlanmıştır. Bu dönüşüm, Ali Hâdi Okan'ın "Menderes" ve "Haşlamalar: Ne İşin Var?" şiirlerinde net bir şekilde görülmektedir. Genel Değerlendirme: Nuran Özlük'ün çalışması, Türk basınında dergilerin 1882-1960 yılları arasındaki evrimini, dönemin siyasi, sosyal, kültürel ve edebi atmosferini dergilerin içeriği üzerinden kapsamlı bir şekilde sunmaktadır. İncelenen dergiler, her biri kendi dönemi içinde farklı yayın politikaları ve önceliklerle okuyucularıyla buluşmuş, bazen kısa ömürlü olmuş, bazen uzun yıllar yayın hayatını sürdürmüştür. Ortak noktaları ise dönemin önemli tartışmalarına ev sahipliği yapmaları, aydınların düşüncelerini geniş kitlelere ulaştırmaları ve Türk kültür ve sanat hayatına önemli katkılarda bulunmalarıdır. Özellikle sansürün, savaşların ve toplumsal değişimlerin dergi yayıncılığı üzerindeki etkileri, bu dergilerin hem birer belge niteliği taşıdığını hem de dönemin ruhunu yansıttığını göstermektedir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!