Hatay Devleti başbakanı Dr. Abdurrahman Melek’in hayatı ve siyasi faaliyetleri
Yazar:Kündeyi, Mustafa Abdullah
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

, Hatay Devleti Başbakanı Dr. Abdurrahman Melek'in biyografisini sunmakta ve "Hatay Meselesi"nin ayrıntılarına girmeden, Melek'in siyasi, idari ve diğer yönlerini inceleyerek akademik literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Kaynak, Dr. Mustafa Abdullah Kündeyi'nin 2024 tarihli "Hatay Devleti Başbakanı Dr. Abdurrahman Melek’in Hayatı ve Siyasi Faaliyetleri" adlı kitabından derlenmiştir. 1. Erken Yaşamı ve Eğitimi Doğumu ve Ailesi: Abdurrahman Melek, 1896 yılında Antakya'da, Ulu Cami Mahalles i'nde, Türk mimarisine uygun bir evde doğmuştur. Babası Melekzâde Hacı Faik Efendi (Antakya'da bir dönem belediye reisliği yapmıştır), annesi Hatice Hanım'dır. Ailenin beşinci çocuğudur ve kendisinden sonra Mediha adlı bir kardeşi daha olmuştur. Ailesi, sabun fabrikası ve arazileriyle bölgede ekonomik nüfuza sahip tanınmış bir sülaledir. Eğitim Hayatı: İlkokulunu Antakya'da Sıbyan Mektebi'nde, ortaokulunu 1904 yılında Antakya Mülki Rüşdiyesi'nde tamamlamıştır. Lise eğitimi için Antakya'da idadi veya sultani bulunmadığı için Halep Sultanisi'ne devam etmiştir. Yüksek tahsil için, babasının ve ağabeyinin iknasıyla Şam Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiyesi'ne başlamıştır. Birinci Dünya Savaşı ve Tıp Eğitimi: 1914'te tıp eğitimine devam ederken Birinci Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesiyle ordunun sıhhiyeci ihtiyacından dolayı öğrenci ve hocalar silah altına alınmıştır. Şam'daki okul kapanınca İstanbul Darülfünun Tıp Fakültesi'ne geçiş yapmış ve 1919 yılında mezun olmuştur. Evlilik ve Antakya'ya Dönüş: İlk görevi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki asistanlığıdır. Bu sırada Sivas Valisi Hasan Hilmi Paşa'nın kızı Leman Hanım ile 8 Mart 1923'te evlenmiştir. Leman Hanım, İstanbul'da Dame de Sion ve Amerikan Koleji gibi yabancı okullarda eğitim görmüş, aydın bir hanımefendidir. Melek, 1923 yılında Antakya'ya dönerek özel muayenehane açmıştır. 2. Mesleki ve Sosyal Faaliyetleri Doktorluk Kariyeri: Mezuniyet sonrası İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bir yıl kadar Ortopedi Etfal ve Ortopedi asistanlığı yapmıştır. Cerrahlığın kendisine uygun olmadığını fark etmesi üzerine dahiliye alanında ihtisas yapmıştır. Antakya'da muayenehane açmış ve dönemin az sayıdaki doktorundan biri olarak yoğun çalışmıştır. İbrahim İnal, Basil Huri ve Vedi Bilgin gibi isimlerle yakın arkadaşlık kurmuş, bu isimler daha sonra Hatay Devleti'nde çeşitli görevler üstlenmiştir. Siyasi hayata atıldıktan sonra doktorluk mesleğini aktif olarak sürdürememiştir. Gazetecilik Faaliyetleri: 1928 yılında Antakya'da yayımlanan "Yeni Mecmua" adlı yerel gazetede "Abdurrahman Faik" rumuzuyla yazılar yazmaya başlamıştır. Sağlık, toplumsal, iktisadi ve siyasi konularda 17 makale kaleme almış, bunların 13'ü başmakale niteliği taşımıştır. Yazıları, Hatay'daki Türk davasının savunulmasında etkili olmuştur. "Veraset ve Muhit": 15 Mayıs 1928 tarihli ilk yazısında Antakya halkının sosyo-kültürel kökenini koruması gerektiğine vurgu yapmıştır. "Genç Mektepli": 1 Temmuz 1928 tarihli yazısında gençlerin sağlık sorunlarına, özellikle zührevi hastalıklara ve yanlış tedavi yöntemlerine değinmiştir. "Göl Kenarında": 15 Temmuz 1928 tarihli yazısında Amik Gölü çevresindeki sıtma hastalığına ve mücadele yöntemlerine (gölün kurutulması, kinin kullanımı) dikkat çekmiştir. "Sıtma kaynağı olan Reyhaniye ve Amik ovasında sıtma mücadele teşkilatı yapılması hakkında bir tasavvur vardır. Bu tasavvurun kuvveden fiile çıkması için valimiz Dr. Abdurrahman Melek tetkikat yaptırmaktadır." "Şükrü Beye Mektup": 1 Ekim 1928 tarihli siyasi içerikli yazısında, Harf İnkılabı öncesi İstanbul'daki sosyal hayattaki değişimleri anlatmış ve yeni Türk harflerinin önemini vurgulamıştır: "Bu harf inkılabıyla da, diğer inkılapların fevkinde müsbet ve pek mesut bir netice elde edileceğine asla şüphe edilmesin." "Türk Yazısı": 15 Kasım 1928 tarihli yazısında Latin harflerinin öğrenilmesinin kolaylığını ve Türk dilinin milli varlığın timsali olduğunu belirtmiştir: "Yeni Türk harflerinin, bütün Türk muhitlerde olduğu gibi, Antakya ve havalisinde de büyük ve samimi bir alaka ile öğrenildiğini memnuniyetle görüyoruz." "Muhite Hürmet": 15 Haziran 1928 tarihli makalesinde insan ve toplum ilişkileri, sosyal kurallar ve ortak hedeflere ulaşma konularını ele almıştır. "Ümid ve İstiklal": 1 Eylül 1928 tarihli yazısında, Jean Markoviç üzerinden halkçılık fikrini savunmuş ve halkın gücünü vurgulamıştır: "Bütün halkı bir müddet veyahut bir kısım halkı her zaman aldatabilirsiniz. Fakat bütün halkı her zaman aldatamazsınız." "Medeniyet Nasıl Başlar": 1 Ocak 1929 tarihli yazısında Batı medeniyetinin üstünlüğünü ve evrenselliğini savunmuş, Hatay'daki medeniyet adımlarının (şapka, Latin harfleri) siyasi değil, uluslararası medeniyetin bir gereği olduğunu ifade etmiştir. Fransızları övücü bir yaklaşım sergilemiştir. "Hasta Kadın": 1 Haziran 1928 tarihli yazısında Antakya ve İskenderun bölgesindeki yoksulluğa dikkat çekerek kimsesizler ve kadınlar için ücretsiz tedavi imkanı sunan hastanelerin gerekliliğini vurgulamıştır. "Altıncı İzdivaç": 1 Ağustos 1928 tarihli yazısında cehalet karşısında bilimin ve fennin önemini vurgulamıştır. "Terakki Yolları": 1 Aralık 1928 tarihli yazısında, toplumsal ilerlemenin bireylerin yükselmesiyle değil, birkaç fikir adamının öncülüğünde topyekün bir yenileşme hareketiyle mümkün olacağını savunmuştur. "Medeni Teşkilat ve Kulüpler": 15 Şubat 1929 tarihli yazısında kulüplerin ve sivil toplum kuruluşlarının medenileşmedeki rolüne değinmiş, Antakya'daki Gençspor kulübünü örnek göstermiştir. "Neşeli Olmalı": 15 Nisan 1929 tarihli yazısında neşeli olmanın insan hayatı üzerindeki olumlu etkilerine ve Batılılaşmanın mutlulukla eşdeğer tutulması gerektiğine vurgu yapmıştır. "Birinci Yıl": 1 Mayıs 1929 tarihli yazısında Yeni Mecmua'nın yayın politikasını ve hedeflerini özetlemiştir. "Yenigün"cüler’e": 8 Ekim 1934 tarihli yazısında Yeni Mecmua'nın Yenigün'e dönüşmesinden sonraki başarılarından bahsetmiş, dil birliği ve Anavatana özlemi dile getirmiştir. "Özdil" ve "Antakya – İskenderun’da öz Türkçe, Köylü Konuşmalarından Örnekler": Dil devrimini destekleyen bu yazılarında öz Türkçenin önemini ve yöredeki kullanımını örneklerle anlatmıştır. Cemiyet Faaliyetleri:Antakya Türk Ocağı: 1914 yılında Şam Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiyesi'nde öğrenciyken Antakya'da üç arkadaşıyla birlikte Türk Ocağı şubesini açmıştır. "Muhitte milliyet fikirleri uyanmamış olduğundan birçok güçlükle bunu yaymaya çalıştık." Bu Ocak, milliyetçilik hislerinin yerleşmesinde etkili olmuştur. Selamet-i Belde Cemiyeti: 1921 Ankara Antlaşması sonrası kurulan bu cemiyetin resmi üyesi olduğuna dair kesin belge olmamakla birlikte, cemiyet bünyesinden doğan "Nehri Asi’den Elektrik İstihsali Şirketi"nin önde gelenleri arasında yer almıştır. Cemiyet, Fransız idaresi altında "sözde iktisadi ve içtimai maksatla" kurulsa da, Türk üyeleri vatanın işgaline karşı direnişi desteklemiştir. Hatay Erginlik Cemiyeti: Atatürk'ün "İskenderun-Antakya ve Havalisi Müdaafa-i Hukuk Cemiyeti"nin adını "Hatay Erginlik Cemiyeti" olarak değiştirmesiyle kurulan bu cemiyette aktif rol almıştır. Cemiyetin genel sekreteri olmuştur. Atatürk, 30 Ekim 1937'de Abdurrahman Melek'e "Hatay Erkinlik Cemiyeti Genel Merkezi Başkanı," hitabıyla telgraf çekmiştir. Turizm Cemiyeti: Antakya ve İskenderun bölgesinin kültürel ve arkeolojik turizm potansiyelini fark ederek bir Turizm Cemiyeti kurmuştur. Cemiyet-i Hayriye-i İslâmiye: 1931 yılında kurulan bu cemiyette genel sekreterlik (katib-i umumî) görevini üstlenmiştir. Cemiyet, ücretsiz sağlık hizmeti gibi sosyal yardım faaliyetlerinde bulunmuştur. 3. Hatay'ın Anavatana Katılımı Öncesi Siyasi Faaliyetleri İskenderun İdare Meclisi Üyeliği (1932): İlk siyasi faaliyeti 1932 yılında İskenderun Sancağı İdare Meclisi üyeliğine seçilmesidir. Suriye Hükümeti tarafından kendisine ve Abdulgani Türkmen'e Suriye Anayasasına muhalif hareket etmeyeceklerine dair taahhütname imzalatılmıştır. Melek, bu durumu "şimdilik istediğimiz istiklalin Suriye Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda zeyl olarak kabul edilmiş olmasını, yabancı bir devletten maksat Türkiye ise bunun; bizim için yabancı olmayacağını düşünerek taahhütnameyi imza ettik" diyerek açıklamıştır. Mecliste Suriye Hükümeti'nin müdahalelerine karşı sert açıklamalar yapmış, Sancak'ın özel statüsüne dikkat çekmiştir. Amik Gölü'nün kurutulması gibi projeler için çaba göstermiş, ancak ekonomik nedenlerle teklifi reddedilmiştir. Meclis yetkilerinin kısıtlanmasını protesto etmek amacıyla geçici süre meclisi terk etmiş, daha sonra üyeliği sonlandırılmıştır. Hatay Müzakereleri (1937): 1937 yılında Cenevre'de gerçekleştirilen Hatay müzakerelerine gözlemci (müşahit) olarak katılmıştır. İskenderun Sancağı Valiliği (1938): 1938 yılında İskenderun Sancağı Valisi olarak atanmıştır. Bu atama öncesinde Tayfur Sökmen ile arasında liderlik mücadelesi yaşansa da, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti Melek'in valiliği yönünde karar almıştır. Valiliği döneminde mülki idare amirlerini değiştirmiş, Antakya Belediye Başkanlığı'na Vedi Münir Karabay'ı, Antakya Kaymakamlığı'na Süreyya Halef'i atamıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri heyetiyle görüşmeler yapmış ve halk sağlığı konusunda sıtmayla mücadele çalışmalarına ağırlık vermiştir. "Sıtma kaynağı olan Reyhaniye ve Amik ovasında sıtma mücadele teşkilatı yapılması hakkında bir tasavvur vardır. Bu tasavvurun kuvveden fiile çıkması için valimiz Dr. Abdurrahman Melek tetkikat yaptırmaktadır." Jandarma Teşkilatı oluşturma çabalarına girişmiştir. Sancak Meclisi Seçimleri (1938): Sancakta yaşanan şiddet olayları ve asayişsizlik, Fransız yetkililerin Türkler aleyhine çalışmaları seçim sürecini zorlaştırmıştır. Fransızların Türk nüfusu azınlık gösterme çabalarına karşılık vali olarak Türk kolluk kuvvetlerini oluşturmuş ve seçim komisyonunun yanlı uygulamalarına izin vermemiştir. "Ben de bunlara muvazi olarak silahşorlerden müteşekkil bir kuvvet topladım ve jandarma sıfat ve salahiyetleriyle istihdamları hakkında bir kararname çıkardım… Bu yeni kuvvet, cansiperane gayretlerle çalıştı ve öteden beri muhiti tedhiş etmiş olan resmi milisleri dahi yıldırdı." Atatürk'ün bölgeye askeri birlik göndermesi Fransızları yumuşatmaya zorlamıştır. 16 Temmuz 1938'de yeni seçim komisyonunda Albay Collet, Cevat Açıkalın, Abdulgani Türkmen ve Abdurrahman Melek yer almıştır. Seçimler sonucunda 22 Türk, 9 Alevi, 5 Arap, 2 Ermeni ve 2 Rum adayı milletvekili seçilmiştir. Hatay Devleti Başbakanlığı (1938-1939): 2 Eylül 1938'de Hatay Devleti Millet Meclisi açılmış ve Tayfur Sökmen oybirliğiyle Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Abdurrahman Melek, Devlet Reisi sıfatıyla Hatay Kabinesi'ni kurma görevini almıştır: "Beş zattan terekküp edecek olan Hatay Kabinesinin teşkiline zatı alilerini memur ettim. Allah tevfikan ihsan buyursun." 5 Eylül 1938'de Melek Hükûmeti kurulmuştur. Melek, Başbakanlık görevinin yanı sıra İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarını da üstlenmiştir. Hükûmet programı Kemalizm rejimi prensiplerine dayanmış, uluslararası kararlara uyma, emniyeti sağlama, komşu devletlerle iyi ilişkiler kurma, ekonomik şartları iyileştirme, tarım ve sanayiyi geliştirme, sağlık ve bayındırlık işlerine önem verme gibi konuları içermiştir. "Milli Meclisin Hükûmet Reisi" sıfatıyla yaptığı ilk konuşmada, yıllardır süren mücadele sonrası kavuşulan bağımsızlık sayesinde huzur ve refaha ulaşma sorumluluğundan bahsetmiştir. Hükûmet programı Meclis tarafından oybirliğiyle onaylanmıştır. Başkent ve Para Birimi: Hükûmet merkezi Antakya olarak belirlenmiştir. Posta pulları konusunda uluslararası sözleşmelere uygun hareket edileceği belirtilmiştir. Hatay'da Suriye parası kullanılıyorken, 10 Mart 1939'da "Türk Parasının Resmî Para Olarak Kabulüne Dair Kanun" tasarısı Meclise sunulmuş ve 13 Mart 1939'da kabul edilmiştir. Melek, bunun "bir kanun tab'iyyet meselesidir" diyerek Hatay'ın Anavatanın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulamıştır. Yasal Düzenlemeler: Başbakanlığı döneminde birçok yasal düzenleme yapılmıştır. Özellikle "Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarının Hatay Kanunları Olarak Kabulü Hakkında Kanun" (16 Şubat 1939) ile Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının Hatay'da uygulanması sağlanmıştır. "Sayın Mebuslar, daima büyük bir hassasiyetle memleket ihtiyaçlarını düşünen siz milletvekilleri şimdiye kadar yaptığınız güzel işler arasında Hatay’ın ilelebet minnet ve şükranını bâdî olacak bu kanunla büyük bir eser vücuda getiriyorsunuz. Bu eserle hepiniz şimdi bir tarihi şerefi taşırken, hükûmete yaptığınız ilham ve kanunu telif etmek suretiyle bu şereften heyet-i vekile de hissedar olmuştur." Ayrıca aşar vergisinin kaldırılması, Zabıta Teşkilatı Kanunu, Hamam'da Nahiye Teşkilatı kurulması gibi birçok kanun teklifi sunmuş ve kabul edilmesini sağlamıştır. Hatay'ın Anavatana Katılımı: 23 Haziran 1939'da Fransa ile Türkiye arasında imzalanan anlaşma ile Hatay'ın Türkiye'ye katılması kesinleşmiştir. 29 Haziran 1939'da Hatay Millet Meclisi feshedilmiştir. Başbakan Melek, son söz olarak "Biz susalım tarih konuşsun" demiştir. 4. Türkiye Cumhuriyeti Dönemi Siyasi Faaliyetleri TBMM Milletvekilliği: Hatay'ın Anavatana katılmasının ardından Abdurrahman Melek, 1939 yılından itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 4 dönem (VI., VII., VIII., IX. dönemler) milletvekilliği yapmıştır. Milletvekili olabilmek için 13 Mart 1939 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmiştir. VI. Dönem Gaziantep Milletvekilliği (1939-1943): 26 Mart 1939 tarihli mazbatasında "Hatay Devleti Başbakanı" ibaresi kullanılmıştır. 17 Nisan 1939'da ant içerek göreve başlamıştır. 353 defa evet oyu kullanmış, hiç hayır oyu kullanmamıştır. Özellikle kamu bütçeleri ve uluslararası anlaşmaların oylamalarında aktif olmuştur. Hatay Vilayeti Kurulmasına Dair Kanun, Göçmenlere Yardım, Erzincan depreminden zarar görenlere yardım gibi sosyal içerikli kanunlara destek vermiştir. Köy Enstitüleri projesini desteklemiş ve Varlık Vergisi Kanunu'na evet oyu kullanmıştır. Komisyon Faaliyetleri: Bayındırlık Komisyonu (2 yıl), İçişleri Komisyonu (3 yıl) ve Geçici Komisyonlarda görev almıştır. 75 mazbataya katkı sağlamıştır. Ankara Şehri Kanalizasyonu Hakkında Kanun Layihası'nda muhalif şerh düşmüştür. Genel Kurul Konuşmaları:1940 Adalet Bakanlığı Bütçe Görüşmeleri (25 Mayıs 1940): Kaçakçılık suçlarının çoğaldığını belirterek sınır güvenliğinin önemini vurgulamış, gümrük ve sınır muhafaza teşkilatının sınırda görev yapması gerektiğini savunmuştur. Çiftçiyi Koruma Kanunu Görüşmeleri (25 Haziran 1941): Kanunun 34. maddesindeki "civarındaki" kelimesine açıklık getirilmesini istemiş, meyve ve dut bahçesi sahiplerinin de koruma bedelinden muaf tutulmasını teklif etmiştir. Teklifi kabul edilmiştir. Şûrayı Devlet (Danıştay) Üyelerinin Seçimi Hakkında (23 Aralık 1942): Yapılan oylamanın usul ve yönetmeliğe uygun olduğunu, en fazla oyu alanın seçilmesi gerektiğini savunmuştur. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'nün Millî Eğitim Bakanlığına Bağlanması (29 Mayıs 1942): Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'nün Milli Eğitim Bakanlığına bağlanması teklifindeki "Başvekâlete ait olan vazife ve salâhiyetlerle" ifadesine itiraz etmiş, Bakanlığın yetkilerinin geniş olması gerektiğini savunmuştur. VII. Dönem Gaziantep Milletvekilliği (1943-1946): 23 Şubat 1943 tarihli mazbatasıyla seçilmiştir. 8 Mart 1943'te ant içmiştir. 217 oylamanın tamamında evet oyu kullanmış, 85 oylamaya katılmamıştır. Anayasa değişikliği oylamasına, Anıt-Kabir inşasına ve Şükrü Saraçoğlu Hükûmeti'ne güvenoyu vermiştir. İkinci Dünya Savaşı şartlarında hükûmet politikalarını desteklemiştir. Önergeler: Bu dönemde 1 adet önerge vermiştir. Fevkalade Vaziyet Dolayısiyle Bazı Vergi ve Resimlere Zam İcrasına Dair Kanun teklifinde sayfiye yerlerinden vergi alınmamasını teklif etmiştir, ancak kabul edilmemiştir. Komisyon Faaliyetleri: Bu dönemin tamamında İçişleri Komisyonu'nda görev yapmıştır. Şehir ve Kasabalarda Mahalle Muhtar ve İhtiyar Heyetleri Teşkili, Pasaport Kanunu, Jandarma Erat Kanunu, Basın Birliği Kanunu'nun Kaldırılması gibi birçok yasal düzenlemeye katkı sağlamıştır. Genel Kurul Konuşmaları:Pazarcık Kazasının Maraş Vilayetine Bağlanması Hakkında (24 Ocak 1944): Pazarcık ilçesinin Maraş'a bağlanmasına itiraz etmiş, Gaziantep'e daha uygun olduğunu savunmuştur. İtirazına rağmen kanun kabul edilmiştir. Fevkalâde Vaziyet Dolayısiyle Bazı Vergi ve Resimlere Zam İcrasına Dair Kanun Teklifi (17 Mayıs 1944): Sayfiye hayatının zorunluluğuna dikkat çekmiş ve sayfiye yerlerinden vergi alınmamasını önermiştir. Ankara’da Tıp Fakültesi Kurulması Hakkında (14 Mayıs 1945): Ankara'da Tıp Fakültesi kurulmasını memnuniyetle karşılamış, tıp eğitim süresinin kısaltılmasının doktor ihtiyacını karşılamada faydalı olacağını savunmuştur. 1945 Bayındırlık Bakanlığı Bütçesi Hakkında (25 Aralık 1945): Bayındırlık Bakanlığı bütçesinin yetersiz olduğunu belirtmiş, ülkenin kalkınması için karayolları ve limanlara daha fazla yatırım yapılmasını talep etmiştir. Af Kanunu Tasarısı Hakkında (14 Haziran 1946): Af Kanunu'nu desteklemiş, affedilenlerin ders çıkarması gerektiğini ve suçları tekrar etmemesi gerektiğini vurgulamıştır. VIII. Dönem Gaziantep Milletvekilliği (1946-1950): 23 Temmuz 1946 tarihli mazbatasıyla seçilmiştir. 5 Ağustos 1946'da göreve başlamıştır. 451 oylamanın 267'sinde evet, 7'sinde ise hayır oyu kullanmıştır. Hayır oyları daha çok önergeler ve Ankara Üniversitesi bütçesi hakkındadır. Önemli Oy Kullanımları: Recep Peker, Hasan Saka ve Şemsettin Günaltay Hükûmetlerine güvenoyu vermiştir. Muhtaç çiftçilere ödünç tohumluk verilmesi, İstiklal Harbi Malûllerine para mükafatı gibi sosyal yardım kanunlarına destek vermiştir. Uluslararası ticari anlaşmaların tamamına evet oyu vermiştir. Milletlerarası Para Fonu ve Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankası'na katılma konusunda hükûmete yetki verilmesini desteklemiştir. Önergeler: Hava Müdafaa Genel Komutanlığına temsil ödeneği verilmesi ve Sağlık Bakanlığı'nın Sıtma Mücadele Teşkilatı'na yeni kamyonet alımı için bütçe aktarımı önergeleri vermiştir. TBMM kadrosuna diş hekimi alınması konusunda önerge verse de kendi önergesinin oylamasına katılmamış ve önerge reddedilmiştir. 5. Diğer Faaliyetleri ve Kişilik Özellikleri Ticari ve İdari Faaliyetleri: Asi Nehri'nden Elektrik Üretim Şirketi, Gündüz Sineması Projesi, Türk Hava Kurumu Merkez Kurulu Üyeliği (1952), Demirtepe Halk İstihlak Kooperatifi kurucu üyeliği (1942), Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyeliği (1955-1961) gibi ticari ve idari görevlerde bulunmuştur. Antakya'da yüksek vergi ödeyen kişiler arasında yer almıştır. Emeklilik ve Ölümü: 1961 Cumhuriyet Senatosu seçimlerinde CHP'den aday olmuştur. Emekli olduktan sonra yazları İstanbul'da, kışları Ankara'da ikamet etmiştir. Hatıraları 1966 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanmıştır. 13 Ocak 1978 Cuma günü Ankara'da vefat etmiş ve Karşıyaka Mezarlığı'na defnedilmiştir. Vefatından sonra Antakya'da bir caddeye adı verilmiştir. Kişilik Özellikleri: Kaynakta Dr. Abdurrahman Melek, "Antakya şehrinde yetişmiş vatanperver, aydın bir kişidir" olarak tanımlanmıştır. Doktorluk, gazetecilik ve devlet adamlığı yönleriyle ön plana çıkmıştır. Hatay sorununun çözümünde önemli rol oynamıştır. Sonuç Dr. Abdurrahman Melek, Hatay'ın Anavatana katılım sürecinde ve sonrasında Türk siyasi hayatında önemli bir figür olmuştur. Hem yerel yönetimlerde hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde aktif görevler üstlenmiş, özellikle Hatay'ın bağımsızlığı ve Türkiye'ye entegrasyonu için çaba sarf etmiştir. Yazıları ve siyasi faaliyetleriyle Hatay Türklerinin haklarını savunmuş, bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına yönelik projeleri desteklemiştir. Melek, Atatürk ilkelerine bağlı, milliyetçi ve aydın bir devlet adamı olarak tarihteki yerini almıştır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!