Ormanda uyuyan güzel
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Kitap ve Yayın Bilgileri Başlık: Ormanda Uyuyan Güzel Yayına Hazırlayan: Hasan Yiğit Yayınevi: Başlık Yayınları (Hiperlink Eğitim İletişim Yay. Gıda. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin tescilli markasıdır.) Yayın Numarası: Başlık Yayınları 185, Perrault Masalları 3 ISBN: 978-625-8228-90-8 (e-ISBN: 978-625-8228-91-5) Baskı: 1. Baskı: İstanbul, 2022 Sayfa Sayısı: 53 sayfa; 21 cm Konular (Dewey Onlu Sınıflama): 1. Çocuk hikayeleri. 2. Masallar. Yayımcı Sertifika No: 16680 Baskı-Cilt: Yalın Yayıncılık-Ser tifika No: 44154 Telif Hakkı: Tüm hakları saklıdır. Yayımlayan Hiperlink Eğitim İletişim Yay. Gıda. San. ve Tic. Ltd. Şti (Başlık Yayınları) ve yazara aittir. Kaynak gösterilerek kısa alıntı yapılabilir. Yazar(lar)ın Sorumluluğu: "Bu kitapta yayınlanan yazıların etik, bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazar(lar)a aittir." Yayınevinin Niteliği: "Yayınevi uluslararası bir yayınevidir." 2. Yazar Hasan Yiğit Hakkında Doğum Yeri: Denizli-Çivril Mesleği: Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Eserleri: "Çocuk Edebiyatı alanında üç yüzü aşkın kitap yazdı. İlkokul, ortaokul öğrencileri için yazdığı ve değişik yayınevlerince yayınlanan kitapları öğrenciler tarafından ilgiyle okunmaktadır." 3. Perrault Hakkında ve Masalların Evrimi Matbaanın Tarihi ve Etkisi: Kaynak, matbaanın Çinliler tarafından bulunduğu, Orta Asya'daki Türklere, oradan Araplara ulaştığı ve Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar tarafından ülkelerine götürüldüğü bilgisini verir. Johannes Gutenberg'in 1450'lerde metal harflerle seri baskı yapabilen matbaayı geliştirmesiyle "basım işlerinde bir devrin yaratılmış" ve "okur sayısının da olumlu etkilendiği" vurgulanır. Artan okur sayısı, kitap talebini ve dolayısıyla kitap yazarlığını artırmıştır. Charles Perrault (1628-1703):Paris'te doğup yaşadı. Fransız Akademisi'nde eğitim aldı. İlk kitabı "Büyük Louis Dönemi", "eskiler-yeniler tartışmasının başlamasına neden oldu." Asıl ününü, "çocuklar için yazdığı halk masallarından derlediği Masallar adlı kitapla yakaladı." Perrault Masallarındaki Bakış Açısı ve Günümüz Anlayışı: Kaynak, Perrault'un masallarında "vermek istediği bakış açısı, günümüz insan hakları anlayışına uygun düşmüyordu" eleştirisini getirir. Perrault'un Dönemi: "Masallarda erkekler güçlü ve egemen, kadınlar boyun eğen, eve kapanan kimseler olarak gösteriliyordu. Çocuklar söz dinleyen, uysal, büyüklerin her dediğini yapan türler olarak yetişsin isteniyordu." Günümüz Anlayışı: "Günümüzde ise kadın-erkek eşitliği söz konusu. Çocuklar ise düşüncelerini sergileyen, araştıran, sorgulayan, düş gücünü geliştiren, etkin kimseler olarak yetişsin isteniyor." Perrault'un Mirası: "Perrault, yazdığı Masallar kitabıyla Avrupa ülkelerinde bir çığır açtı. Halk masalları derlenmeye, art arda yayınlanmaya başladı." Bu Yayının Amacı: "Yayınevimiz, Perrault’un on ünlü masalını düzenlenmiş olarak okurlarımız sunmaktan kıvanç duyar." Bu, orijinal metnin günümüz değerlerine uygun olarak "düzenlendiğini" ima eder. 4. "Ormanda Uyuyan Güzel" Masalının Özeti ve Temaları Masalın iki farklı versiyonu sunulmaktadır; biri kısa bir önsöz niteliğinde, diğeri ise daha detaylı bir anlatım şeklindedir. 4.1. Önsözdeki Kısa Özet Kral ve Kraliçenin Çocuk Hasreti: Çocukları olmayan kral ve kraliçeye iyi yürekli bir peri yardım eder ve bir kızları olur. Vaftiz Töreni ve Perilerin Hediyeleri: Yedi perinin çağrıldığı vaftiz töreninde her peri bebeğe bir hediye verir. Yaşlı Perinin Laneti: Çağrılmayan yaşlı bir peri gelir ve bebeğin "eline iğ batması sonucu öleceğini" söyler. Kral ve kraliçe iğleri toplatır. Kehanetin Gerçekleşmesi: Genç kız, ormanda bir şatoda ip eğiren yaşlı bir kadın (yaşlı peri) ile karşılaşır. İp eğirmeyi öğrenmek isterken parmağına iğ batar ve bayılır. Merak Edilen Sorular: Önsöz, prensesin ölüp ölmeyeceği, iyilik perisinin tekrar ortaya çıkıp çıkmayacağı, bir prensin onu kurtarıp kurtarmayacağı ve masalın mutlu sonla bitip bitmeyeceği gibi sorularla okuyucuyu merakta bırakır. 4.2. Masalın Detaylı Anlatımı Kralın Geçmişi ve Evlilik: Uçarı bir prens olan kral, babasının ölümüyle tahta geçer. Ülke işleri omuzlarına yüklenince evlenmesi gerektiği hatırlatılır. Bir baloda tanıştığı genç bir öğretmenle evlenir. Çocuk Hasreti ve Çare Arayışları: Üç yıl çocukları olmaz ve kral ile kraliçe telaşlanır. Hekimlere, bilginlere danışır, kaplıcalara gider, yoksulları doyurur, türbelere adaklar adarlar. İki yıl sonra bir kızları olur. Vaftiz ve Perilerin Armağanları: Bebeğin vaftizi için ülkenin yedi bölgesinden yedi peri vaftiz annesi seçilir. Her biri bebeğe farklı güzellikler armağan eder: Peri: "Yaşayan en güzel bebek, en güzel genç kız ve en güzel kadın olmayı." Peri: "En güzel konuşma, en incelikli davranışlar." Peri: "Melekler gibi iyi huylu olmayı." Peri: "Bülbül sesli olmasını ve bu sesle çok güzel şarkılar söylemesini." Peri: "İnsanların çok beğeneceği en güzel dansları yapabilme becerisini." Peri: "Her türlü çalgıyı en güzel biçimde çalabilmeyi." Peri: "Ona her zaman aklıyla ve bilgiyle kararlar alma, iş yapma becerisi." Yaşlı Perinin Laneti ve İyilik Perisinin Müdahalesi: Şölene çağrılmayan yaşlı bir peri gelir. Önüne diğer perilerden daha değersiz bir yemek takımı konulmasına içerler ve intikam almak ister. Prensesin "eline iğ batması sonucu öleceğini" söyler. En yakın oturan peri, yaşlı perinin kötü niyetini anlar ve müdahale eder: "Eğer prensesimizin eline iğ batarsa, ölmeyecek. Yalnızca uyuyacak. Uyuması yüz yıl sürecek. Yüz yıl sonra onu derin uykusundan ancak bir prens uyarabilecek." İğ Yasağı ve Kehanetin Gerçekleşmesi: Kral ülkede iğle ip dokunulmasını yasaklar ve iğ bulunduranların öldürüleceğini ilan eder. On altı, on yedi yıl sonra prenses büyür ve yedi perinin armağan ettiği tüm güzelliklere sahip olur. Bir gün kraliyet ailesi kır şatosuna tatile gider. Prenses, ormanda küçük bir taş yapı görür ve içeri girer. Üst katta yaşlı bir kadın öreke ile ip eğirmektedir. (Bu kadın, iğ yasağından habersizdir ve iği de kullanmaktadır.) Prenses iği merak eder ve kullanmak isterken iğ parmağına batar, bayılır. Uyku ve Perinin Koruması: Haberi alan iyilik perisi gelir. Prensesin yüz yıl sonra uyandığında yabancılık çekmemesi için "Sarayda olan kim varsa uyutabiliirim. Siz ve kraliçe dışında." der. Sarayın çevresini de "doğal korumaya" alır; dikenli ağaçlar, böğürtlenler ve sarmaşıklarla aşılmaz bir duvar oluşturur. Bu duvarı "bir tek, kızınızı uyaracak prens dışında" kimse aşamaz. Yüz Yıl Sonra Prens ve Uyanış: Yüz yıl geçer. Avlanmaya çıkan bir prens, sarayın kulelerini görür ve çevrede soruşturur. Yaşlı bir adamdan, "o şatoda bir peri tarafından uyutulmuş, dünyanın en güzel kızı varmış. O bir kral kızıymış... Yüz yıl dolduğunda bir prens tarafından uyandırılacakmış." bilgisini alır. Prens, "Evlenmek önemli değil... Önemli olan kızın kurtulması." diyerek şatoya ulaşmaya karar verir. Dikenli bitkiler prensin önünde kendiliğinden açılır, ancak adamları giremez. Prens, şatonun içinde her şeyin uykuya daldığını görür: nöbetçiler, hizmetliler, aşçılar, hatta ocaktaki ateş bile. Prensesi yatağında uyurken bulur. Kız o kadar güzeldir ki "Kimse onu böyle görüp de, ‘Prenses yüz yıldır uyuyor,’ diyemezmiş." Prens yatağın kıyısına oturur, saçlarını okşar. Prensesin gözleri yavaşça açılır ve prense gülümser. Prenses, "Uyurken düşlerimde hep sizi gördüm prensim. Düşümde gördüğüm prens sizsiniz. Yüzünüzün biçimini ezbere biliyorum. Sizi sevdiğimi, sizin de beni seveceğinize inanıyorum. Çok mutluyum." der. Sarayın Uyanışı ve Ebeveynlerin Kaybı: Prensesin uyanmasıyla saraydaki herkes uyanır ve işlerine devam eder. Ancak prenses annesi ve babasını bulamaz. Onların "yaşamıyor olmaları" endişesini taşır. Aramalar sonuç vermez. Sonunda, prensesin anne ve babasının komşu krallığın yöneticileri olduğu, yıllar önce öldükleri ve o ülkenin torunlarının torunları tarafından yönetildiği öğrenilir. Evlilik Teklifi ve Düğün: Prenses, prense evlenme teklifi yapar: "Düşlerimde seni göre göre yüz yılı tamamladım. Bana evlenme teklifi yapmayacak mısın?" Prens diz çökerek teklif eder ve prenses sevinçle kabul eder. Ertesi gün kilisede evlenirler, akşam düğün şöleni yapılır. Üvey Annenin Entrikaları: Prens sarayına dönmek ve babasına evlendiğini anlatmak ister. Kız kardeşi onu uyarır: Üvey anneleri, prensi yeğeniyle evlendirmek istemektedir ve prensesin saraya gelirse öldürteceğini öğrenmiştir. Üvey kraliçe, prensin her adımını izletmektedir. Prens, prensesi şatoda bırakıp güvenliğini artırma kararı alır. Kraliçenin Suikast Girişimi: Kral ve prens savaşa gidince, üvey kraliçe şatoya gider ve prensesi zehirlemeye çalışır. Ancak prensesin adamları onu yakalar. Prenses, yatağına büyük bir yayın balığı koyarak kraliçenin planını boşa çıkarmıştır. Kraliçe, savaş dönüşü kral ve prens tarafından cezalandırılır. Mutlu Son: "Yüz yıl uyuyan prensesle, onu uyandıran prens ermiş muradına..." 5. Ana Temalar ve Önemli Fikirler/Olgular Kehanetin Kaçınılmazlığı ve Kader: Yaşlı perinin laneti ve prensesin iğle parmağını batırması, kaderin ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın engellenemeyeceğini, ancak iyilik perisinin müdahalesiyle biçiminin değiştirilebileceğini gösterir. Ölüm yerine yüz yıllık uyku. İyiliğin ve Kötülüğün Savaşı: İyi yürekli perilerin iyiliği ve yaşlı perinin kıskançlık ve intikam dürtüsü arasındaki çatışma, masalın temelini oluşturur. Güzellik ve Zarafet: Prensesin yedi periden aldığı armağanlar onun sadece fiziksel olarak değil, aynı zamanda karakter, konuşma, dans ve müzik gibi alanlarda da mükemmelliğini vurgular. Aşk ve Sabır: Yüz yıllık bekleyişin ardından gelen gerçek aşk teması işlenir. Prensesin prensi rüyalarında görmesi ve onu hemen tanıması, aşkın zamana ve mekâna meydan okuyan gücünü simgeler. Dönüşüm ve Gelişim (Perrault ve Günümüz Karşıtlığı): Kaynakta, Perrault'un masallarındaki kadın ve çocuk tasvirlerinin günümüz insan hakları ve eşitlik anlayışına uygun olmadığı belirtilir. Bu, masalların zamanla değişen kültürel ve toplumsal değerlere göre yeniden yorumlanması gerektiği fikrini ortaya koyar. Mevcut baskının "düzenlenmiş" olması bu duruma bir örnek teşkil edebilir. Zamanın Durması ve İlerlemesi: Prenses uykuya daldığında saraydaki her şeyin donması, zamanın sadece prenses için değil, saray için de durduğunu gösterir. Ancak dış dünya için zaman işlemeye devam eder, bu da yüz yıl sonraki dünya ile uyanan prensesin dünyası arasında bir farklılık yaratır. Kötü Niyetli Üvey Anne/Kraliçe Figürü: Masalın ikinci yarısında ortaya çıkan üvey kraliçe figürü, geleneksel masallardaki kıskançlık, iktidar hırsı ve kötü niyetin sembolüdür. Bu figür, prenses için yeni bir tehdit ve engelin kaynağı olur. Adalet ve Cezalandırma: Üvey kraliçenin kötülüklerinin ortaya çıkması ve kral tarafından cezalandırılması, masalın sonunda adaletin yerini bulduğunu gösterir. Masalın Yapısı: Klasik masal motiflerini (kral-kraliçe, çocuksuzluk, peri, lanet, uyku, kurtarıcı prens, mutlu son) içerir. Ayrıca, masalın başında sorularla okuyucunun ilgisini çekme ve hikaye içinde gerilimi artırma gibi edebi teknikler kullanılmıştır. Bu brifing belgesi, sağlanan kaynağın ana hatlarını, önemli detaylarını ve barındırdığı tematik derinlikleri kapsamlı bir şekilde özetlemektedir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!