1. Genel Bakış ve Temel Yaklaşım Doç. Dr. İlhami GÜNAY'ın eseri, Kur'an-ı Kerim'in Nebe Suresi'nden Nas Suresi'ne kadar olan "Mufassal Sureler"inin değer merkezli bir tefsirini sunmaktadır. Yazar, bu surelerin "kısa sureler" olarak da bilinen ve Kur'an'ın yaklaşık yarısını oluşturan son iki bölümü olan "Evsat" ve "Kısar" kısımlarına odaklanmıştır. Çalışmanın temel amacı, bu surelerden değer merkezli çıkarımlar yaparak hem yazarın kendi şahsına hem de okuyuculara sunmaktır. Eserin önsözünde beli rtildiği üzere, Kur'an-ı Kerim, tüm insanlık için bir hidayet rehberidir ve özellikle ona iman edenlerin hayatının her safhasını kuşatır. Müminler, Kur'an'ın lafzıyla zikir ve ibadet ederken, manasını anladıkça kalplerini diriltir ve imanın tadına varırlar. Kitap, Kur'an'ın bireysel ve toplumsal hayatı inşa eden değerler sunduğunu ve bu ilahi ölçülerin bazen açıkça, bazen de örtülü olarak verildiğini vurgular. Önemli Temalar: Kur'an'ın Rehberliği ve Değer Oluşturucu Niteliği: Kur'an, sahih inanç esaslarını, insani değerleri ve hayatı düzenleyecek hükümleri içerir. İnsanın dinini, canını, aklını, neslini ve malını korumayı hedefleyen genel faydaları barındırır. Kur'an'a Yaklaşım: Müslümanların Kur'an'ın bütün ayetleriyle yükümlü olduğu ve kendilerini bağladığı düşüncesi üzerinde durulur. Peygamber (sav) ve sahabe, her ayetin gönüllü muhatabı olarak kendilerine nasihat üslubuyla Kur'an ile yaşamışlardır. Makâsıd (Amaçlar) Merkezli Tefsir: Eser, Kur'an'ın hüküm ve hikmetlerini, Allah'ın kastettiği manayı ortaya çıkarmayı ve açıklamayı, dini, itikadi, ibadetle ilgili, ahlaki, iktisadi, kişisel, sosyal ve siyasi ıslah maksatlarını keşfetmeyi tefsirin görevi olarak benimser. Sünnetin Rolü: Sünnetin, Kur'an tefsirini yapmaktaki olumlu katkısı açıkça belirtilmiştir. Müslümanların kutsal kitaplarını "şimdi ve bizzat kendilerine iniyor" dikkatiyle okurken, diğer yandan hayatı nasıl inşa ettiğinin uygulamalarını sünnet-i seniyye ile tamamlamaları gerektiği vurgulanır. "Değer" Kavramı: "Değer" kelimesinin Kur'ani karşılığı olarak "قوم" köküne dayanıldığı belirtilir. "Ölçmek, bir şeyin kıymetini belirlemek" temel manasının yanı sıra sorumluluk, koruyup gözetmek, ölçü, fayda, hayırlılık, istikamet, düzgün yaşayış, istikrar, sebat ve insan topluluğu gibi ilave manaları da içerir. Değerin özünde "doğru" olduğu ve yapılacak işler arasında "tercih sebebi" olduğu ifade edilir. Önemli Alıntılar: "Kur’ân-ı Kerîm, bütün insanlığın hidayet rehberidir. Bununla birlikte bilhassa ona iman edenlerin hayatının her safhasını kuşatmaktadır." "Müminler Kur’ân-ı Kerim’i, onun her bir âyetini, kutsal ortamında okuyup üzerinde tefekkür ederek hayatına anlam ve değer katacakları mürebbi görmektedir." "Kuşkusuz her insan, Kur’ân-ı Kerîm’in yukarıda sözü edilen mana ve maksatlarının doğrudan birebir muhatabı ve yükümlüsü bulunmaktadır." "Tefsirin görevi; Kur’ân’ın hüküm ve hikmetlerini, Allah’ın kastettiği manayı ortaya çıkarmak ve açıklamaktır, Kur’ân’ın hedeflediği; dini, itikadi, ibadete ilişkin, ahlaki, iktisadi, kişisel, sosyal ve siyasi ıslah maksatlarını keşfetmektir." "Genel manada değer; “kendisiyle nesnelerin önem derecesinin belirlendiği ulaşılmak istenen, arzulanan tümel nitelik” olarak tanımlanmaktadır." 2. Eûzü/İstiâze Duası ve Fatiha Suresi Çalışma, Kur'an okumaya başlamadan önce "Eûzübillâhimineşşeytânirracîm" duasının manasıyla başlar. Bu duanın, kulun duygusundaki, düşüncesindeki, kalbindeki ve dilindeki şeytani lekeleri temizlemeye çağrı olduğu belirtilir. Fatiha Suresi, Kur'an'ın tevhit, ahiret, ibadet, vaaz/ahlak ve kıssa temelinde bir özeti olarak ele alınır. Fatiha Suresi'nin Önemi ve Temaları: Kur'an'ın Anası (Ümmü'l-Kur'an): Fatiha'nın içeriği özetlediği için bu ismi aldığı belirtilir. Namazlarda tekrar tekrar okunması, kulun hedefini keskin çizgilerle sabitlemesi ve Allah'a olan arzusunu artırması nedeniyle büyük öneme sahiptir. Besmele: Hayırlı işlere Allah'ın mübarek ismini anarak başlamanın edebi ve Allah ile kul arasındaki ilişkinin her anında Rabb ile olma ve O'nu hoşnut kılma amacı vurgulanır. Hamd: Bütün iyilik, güzellik ve meziyetlerin Allah'ın yaratmasıyla gerçekleştiği için hakikatte bütün övgü çeşitlerinin yalnızca Allah'a mahsus olduğu ifade edilir. Rab ve Âlemler: Rab isminin sahiplik, ıslah ve terbiye edici manaları üzerinde durulur. Âlem ise Allah'ın zatı hariç yarattığı maddi ve manevi bütün varlıkları kapsar. Rahman ve Rahim: Allah'ın sınırsız rahmeti ve merhameti, tüm varlıklara yönelik lütufkârlığı vurgulanır. "Dünyanın Rahmanı ve ahiretin Rahimi" ifadesiyle bu sıfatların kapsamı açıklanır. Maliki Yevmiddin (Ceza Günü'nün Sahibi): Allah'ın akıllı kullarını hür seçimleriyle dinine uymakla yükümlü kıldığı ve ahirette yaptıklarının hesabını kesinlikle soracağı belirtilir. İyyake na'budu ve iyyake nesta'în (Sadece Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım isteriz): İbadetin kişinin samimi niyetle, ilim ve iradesiyle, Allah'a yaklaşmak maksadıyla yaptığı tüm faaliyetleri kapsadığı ve sadece O'ndan yardım istenmesi gerektiği vurgulanır. Sırat-ı Müstakîm (Doğru Yol): Allah'ın kullarına beş tür hidayet verdiği (fıtri, duyusal, akıl, din ve kurtuluş yolunda yürüme yardımı) ve doğru yolda kalmak için sürekli O'ndan yardım dilenmesi gerektiği ifade edilir. Nimet Verilenlerin Yolu: Nimetin sadece maddi olmadığı, en büyük nimetin Allah'ı tanıyarak O'nun dosdoğru yolunda kulluk yapmak olduğu belirtilir. Gazaba uğrayanların ve dalalete düşenlerin yolundan sakınılması emredilir. Önemli Alıntılar: "Kur’ân-ı Kerîm tam bir vücut, bu sûre onun başı, besmele onun tacı, hamd baştaki sima, rahmet simanın göz bebekleri, dünya-âhiret onun manzaraları ve ilahi tevhit onun ruhudur." "Allah (cc) Rab ismiyle, bütün varlıkların yegâne sahibi olduğunu, onları belirli düzen ve nizam içerisinde eğittiğini, yaşattığını ve hiçbir zaman sahipsiz bırakmayacağını belirtmektedir." "İbadet; kişinin samimi niyetle, ilim ve iradesiyle, Allah’a yaklaşmak maksadıyla ruhen, bedenen ve şuurlu şekilde yaptığı tüm faaliyetleridir." "Zira her Müslümanın, son ilahi hitabın bütün emir ve yasaklarını üzerine alması ve ona hassas şekilde uyarak sonsuz saadetini sağlaması, aklının ve imanının gereğidir." 3. Nebe Suresi Nebe Suresi, Mekkeli müşriklerin yeniden diriliş ve ahiret hakikatini alayla sorgulamaları üzerine inmiştir. Surenin temel temaları, Allah'ın varlığının ve kudretinin delilleri, yeniden dirilmenin mümkün olduğu ve peygamberliğin hak olduğunun ispatlanmasıdır. Ana Temalar ve İçerik: Büyük Haber (En-Nebe'il-Azîm): Surenin başlangıcı, müşriklerin yeniden diriliş hakkındaki sorgulamalarına odaklanır. Allah, bu büyük haberin yakında bilineceğini tehditkâr bir üslupla bildirir. Allah'ın Yaratma Delilleri: Yeryüzünün döşek gibi yaratılması, dağların kazıklar gibi sabitlenmesi, varlıkların çiftler halinde yaratılması, uykunun dinlenme, gecenin örtü, gündüzün ise rızık kazanma vesilesi kılınması gibi yaratılış delilleri sunulur. Kıyamet ve Ahiret Manzaraları: Kıyametin dehşet verici sahneleri, sura üflenmesi, gökyüzünün açılması, dağların yürütülüp serap haline gelmesi gibi olaylar anlatılır. Cehennem ve Cennet: Azgınların cehennemdeki ebedi azabı (kaynar su ve vücut akıntısı dışında hiçbir şey tadamayacakları) ve müttakilerin cennetteki nimetleri (bahçeler, üzüm bağları, yaşıt kızlar, misk kokulu içkiler) karşılaştırmalı olarak verilir. Amellerin Kaydı ve Hesap Günü: İnkarcıların hesaba çekilmeyi beklememeleri ve Allah'ın ayetlerini yalanlamaları kınanır. Her şeyin kayıt altına alındığı ve ceza gününde inkar edenlere azabın arttırılacağı vurgulanır. Allah'ın İsim ve Sıfatları: Rahman ve Rahim, Azîz, Hamîd gibi sıfatlar, hem Allah'ın kudretini hem de merhametini ortaya koyar. Önemli Alıntılar: "Mekkeliler ve Yesribliler, hoş karşılamasalar da ölçü ve tartıda hile yapmayı alışkanlık haline getirmişlerdi. Peygamberimiz Mekke’de inen bu ayetlerle hicreti öncesinde Medine halkının bu yaygın kötü alışkanlığını temizlemiştir." "Müşriklerin korku ve pişmanlıkları öylesine büyük olacaktır ki, dünyada yaratılmamayı veya âhirette toprak olup yok olmayı dileyeceklerdir." (Nebe 78/40) "İnkârcılar ve isyankârlar mademki bu ilahi hakikat reddetmişlerdir, adaletle verilen kesintisiz cezalarını ebediyen tatmayı ve bunu bilmenin elemiyle kahrolmayı kabul etmişlerdir." "Bunlar rabbinin bol bol lütfettiği karşılıktır, bağıştır." (Nebe 78/36) 4. Naziat Suresi Naziat Suresi, kıyametin dehşetli halleri, hesap günü, amellerin karşılığının verilmesi ve peygamberliğin gerçekliği üzerine odaklanır. Hz. Musa ve Firavun kıssası üzerinden peygamberleri yalanlamanın sonuçları gösterilir. Ana Temalar ve İçerik: Kasemler: "Derinliklerden söküp çıkaranlar" (melekler), "yavaşça çekenler", "yüzdükçe yüzenler", "yarıştıkça yarışanlar" ve "emri çekip çevirenler" üzerine yemin edilir. Bu yeminler, kıyametin ve yeniden dirilişin kesinliğini vurgular. Kıyamet Sarsıntıları: İlk sura üflenmesiyle yerin dehşetle sarsılması ve ikinci sarsıntı ile göklerin tahrip olması, üçüncü üfleyişle yeniden dirilişin başlayacağı anlatılır. İnkarcıların Durumu: Çürümüş kemiklerin yeniden diriltilmesini imkansız gören inkarcıların bu dönüşü zararlı bir dönüş olarak görmeleri kınanır. Ancak Allah'ın bunun için sadece bir seslenmeye muhtaç olduğu belirtilir. Hz. Musa ve Firavun Kıssası: Firavun'un azgınlığına rağmen Hz. Musa'nın ona yumuşak bir dille davette bulunması ve mucizeler göstermesi anlatılır. Firavun'un inkar ve isyanı sonucu hem dünyada (boğulma) hem de ahirette dehşetli azapla cezalandırılması, Allah'a itaat etmekten korkanlar için büyük bir ders olarak sunulur. Yaratılış Delilleri: Allah'ın gökleri yükseltip kusursuz şekillendirmesi, geceyi karartıp gündüzü aydınlatması, yeryüzünü yayması, suyunu ve bitkisini çıkarması, dağları yerleştirmesi gibi yaratılış delilleri, Allah'ın yeniden diriltmeye muktedir olduğunun kanıtlarıdır. Dünya Hayatının Tercihi: Dünya hayatını ahirete tercih edenlerin cehenneme, Rabbinin huzurunda hesap vermekten korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıranların ise cennete gideceği vurgulanır. Kıyamet Vaktinin Bilgisi: Kıyametin vaktinin sadece Allah'a ait olduğu ve Peygamberin görevinin sadece ondan korkanları uyarmak olduğu belirtilir. Önemli Alıntılar: "O (Firavun) ise hemen yalanladı ve karşı çıktı. Sonra mücadele etmek üzere sırt çevirdi. Derhal adamlarını toplayıp seslendi: “Ben sizin en yüce rabbinizim!” dedi. Allah da ona ibretlik dünya ve âhiret cezası verdi." (Naziat 79/21-25) "Şimdi, sizi yaratmak mı daha zor yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah yaptı." (Naziat 79/27) "Rabbinin huzurunda (hesap vermekten) korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırana gelince, onun ebedi yurdu da cennetin ta kendisidir." (Naziat 79/40-41) "Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti veya kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar." (Naziat 79/46) 5. Abese Suresi Abese Suresi, Peygamber Efendimiz'in (sav) önemli müşrik liderlere tebliğ yaparken, yanına gelen âmâ sahabe Abdullah İbn Ümmi Mektûm'a yeterince ilgi gösterememesi üzerine inen uyarı ayetleriyle başlar. Surenin temel konuları, imanın değeri, vahiy, peygamberlik, Allah'ın birliği, nimetleri, kudreti, kıyamet, yeniden dirilme ve ahiret konularıdır. Ana Temalar ve İçerik: Peygamber Efendimiz'e Uyarı ve İrşatta Öncelik: Allah, Peygamber'ini (sav) irşatta önceliğin, sosyal konumu ne olursa olsun, Allah'tan korkarak arınmaya gelenlerde olduğunu hatırlatarak uyarır. Kur'an'ın Öğüt Niteliği: Kur'an'ın bir öğüt olduğu ve dileyen herkesin ondan öğüt alabileceği vurgulanır. Allah'ın Yaratma ve Kolaylaştırma Kudreti: İnsanın değersiz bir spermden yaratılması, doğum yolunun kolaylaştırılması, hayatının son bulup kabre konulması ve dilediği vakitte yeniden diriltileceği anlatılarak Allah'ın kudreti ve yeniden dirilişin kesinliği ispatlanır. Nankör İnsan: İnsanın Allah'ın bunca lütfuna rağmen ne kadar nankör olduğu sorgulanır. Gıda ve Bitkilerdeki İbret: İnsanın yediklerine bakıp düşünmesi emredilir. Allah'ın su indirerek topraktan ekinler, üzümler, sebzeler, zeytinler, hurmalar, bahçeler, meyveler ve çayırlar çıkarması, hem rızkın kaynağı hem de yeniden dirilişin bir delili olarak sunulur. Kıyamet Günü ve İnsanların Durumu: Kıyametin sağır eden sesiyle başlayacağı, o gün kişinin en yakınlarından dahi kaçacağı, herkesin kendi derdine düşeceği anlatılır. Müminlerin yüzlerinin sevinçle parlayacağı, inkarcıların ise toza toprağa bulanmış ve kapkara yüzlerle karşılaşacağı belirtilir. Önemli Alıntılar: "Suratını astı, yüzünü çevirdi. Çünkü ona görmeyen biri gelmişti. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı. Yahut o öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecekti. Sen ise kendini her şeye yeterli görenle ilgileniyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin! Ama gönlünde Allah korkusu taşıyarak koşup sana gelenle ilgilenmiyorsun!" (Abese 80/1-10) "O kahrolası insan! Ne inkârcıdır o! (Bir düşünse) Allah onu neden yarattı? Bir spermden yarattı da ona şekil verdi. Sonra ona yolu kolaylaştırdı. Nihayet onun canını aldı ve kabre koydu. Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltecek. Hayır! O Allah’ın emrettiğini yapmadı." (Abese 80/17-23) "O gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. O gün her kişinin işi başından aşkındır." (Abese 80/34-37) 6. Tekvir Suresi Tekvir Suresi, kıyametin dehşetli ayrıntılarıyla başlar ve vahiy, melek ve peygamberlik gerçeği üzerinde durur. İnsanları şirk ve dalaletten imana ve ilme yönlendirmeyi hedefler. Ana Temalar ve İçerik: Kıyametin Büyük Olayları: Güneşin dürülüp kararması, yıldızların dökülüp sönmesi, dağların yürütülmesi, doğuracak develerin başıboş bırakılması, yabani hayvanların toplanması, denizlerin kaynatılması gibi olaylarla kıyametin dehşeti anlatılır. Yeniden Diriliş ve Hesap: Ruhların bedenlerle birleşmesi, amellerin kaydedildiği defterlerin serilmesi, diri diri gömülen kız çocuklarına niçin öldürüldüklerinin sorulması, cennetin ve cehennemin yakınlaştırılmasıyla her insanın yaptıklarını bileceği vurgulanır. Vahyin ve Peygamberliğin Gerçekliği: Göklere, geceye ve sabaha yapılan yeminlerle Kur'an'ın değerli, güçlü, Arş'ın sahibi katında itibarlı, saygın ve güvenilir bir elçi (Cebrail) tarafından getirilen bir söz olduğu belirtilir. Peygamberin Konumu: Hz. Muhammed'in (sav) "mecnun olmadığı", Cebrail'i "apaçık ufukta gördüğü" ve "gaybın bilgilerini esirgemediği" ifade edilerek müşriklerin iddiaları reddedilir. Şeytanın Sözü Değil: Kur'an'ın lanetlenmiş şeytanın sözü olmadığı, çünkü şeytanın insanı hidayetten saptırmaya çalıştığı, Kur'an'ın ise hidayete çağırdığı belirtilir. Öğüt ve Tercih: Kur'an'ın herkes için bir öğüt olduğu ve özellikle doğru yolda gitmek isteyenler için olduğu vurgulanır. İnsanın iradesinin Allah'ın dilemesine tabi olduğu hatırlatılır. Önemli Alıntılar: "Güneş dürülüp karardığında, Yıldızlar dökülüp söndüğünde, Dağlar sökülüp yürütüldüğünde, Doğuracak develer başıboş bırakıldığında, Yabani hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde, Denizler kaynatıldığında..." (Tekvir 81/1-6) "Her insan dünyada neleri yaptığını, neleri de yapmadığını açıkça bilecektir." (Tekvir 81/5) "O Kur’an gerçekten değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada saygın ve güvenilir bir elçinin sözüdür." (Tekvir 81/19-21) "Sana okutacağız ve Allah dilemedikçe unutmayacaksın. O, açık olanı da bilir, gizli olanı da. Sana kolaylık ve huzurun yollarını açacağız." (Tekvir 81/6-8) 7. İnfitar Suresi İnfitar Suresi, kıyametin dehşetli manzaralarından kesitler sunarak başlar, insanın Allah'ın ihsanına karşı nankörlüğünü ele alır ve amellerin kaydedildiği, hesap günü, cennet ve cehennem gibi konulara değinir. Ana Temalar ve İçerik: Kıyamet Olayları: Gökyüzünün yarılması, yıldızların dağılması, denizlerin yükselip birbirine katılması ve kabirlerin alt üst olması gibi kıyamet manzaraları anlatılır. Amel Defteri ve Hesap: Kıyamet günü her insanın dünyada yaptıklarını ve yapmadıklarını açıkça bileceği, amellerinin kaydedildiği ve karşılığının verileceği vurgulanır. İnsanın Nankörlüğü: Allah'ın insanı yaratması, şekillendirmesi, dengelemesi ve terkibini dilediği gibi yapması gibi lütuflarına rağmen insanın nankörlüğü sorgulanır. Muhafız Melekler: İnsanın yaptıklarını gözeten, bilen, koruyan ve kaydeden değerli yazıcı meleklerin varlığı hatırlatılır. Bunların görevinin Allah'ın adaletini göstermek ve kulların mazeretlerini ortadan kaldırmak olduğu belirtilir. Erdemliler ve Kötüler: Erdemlilerin cennette nimetler içinde olacağı, kötülerin ise cehenneme gireceği ve oradan bir daha ayrılamayacakları ifade edilir. Ceza Günü: Ceza gününün dehşeti ve o gün hiçbir kimsenin başkası için bir şey yapamayacağı, işin tamamen Allah'a kalacağı vurgulanır. Önemli Alıntılar: "Gökyüzü yarıldığında; Yıldızlar dağılıp saçıldığında; Denizler yükselip birbirine katıldığında; Kabirlerin altı üstüne getirildiğinde; Her insan dünyada neleri yaptığını, neleri de yapmadığını açıkça bilecektir." (İnfitar 82/1-5) "Ey insan! Yüce rabbin hakkında seni yanıltıp aldatan ne oldu? O rabbin ki seni yarattı, seni insan olarak şekillendirdi ve seni dengeledi. Terkibini de dilediği gibi yaptı." (İnfitar 82/6-8) "Oysa sizi gözetleyen muhafızlar, değerli yazıcılar var. Onlar yaptığınız her şeyi biliyorlar." (İnfitar 82/10-12) "O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah’a kalmıştır." (İnfitar 82/19) 8. Mutaffifin Suresi Mutaffifin Suresi, ölçü ve tartıda hile yapanları eleştirerek başlar ve onların ahiretteki akıbetlerini, inançsızların cezasını ve salih ameller işleyenlerin ödüllerini anlatır. Ana Temalar ve İçerik: Ölçü ve Tartıda Hile Yapanlara Uyarı: Ölçü ve tartıyı eksik yapanların kınandığı, kendi haklarını tam alırken başkalarına eksik verenlerin ahirette büyük zararda olacakları belirtilir. Bu ayetlerin Medine'deki yaygın bir kötü alışkanlığı temizlemeyi amaçladığı ifade edilir. Ahiret İnancı ve Hesap Günü: Haksızlık yapanların ahirette diriltileceklerini ve o büyük günde alemlerin Rabbinin huzuruna çıkacaklarını akıllarına getirmemeleri eleştirilir. Füccarın Sicili (Siccin): Günahkarların sicilinin yerin yedi kat dibinde, cehennemde değersiz ve sefil bir yerde tutulduğu belirtilir. Onların hesap gününü yalanladıkları ve Kur'an ayetlerini "eskilerin masalları" olarak niteledikleri açıklanır. Kalplerin Kararması: İnkar ve günahların kalpleri kaplayıp kararttığı, basiretlerini körlettiği ve hakikati anlamalarını engellediği vurgulanır. Rabden Mahrumiyet: İnkar edenlerin Allah'ın rahmetinden ve cemalini görmekten mahrum kalacakları, cehennem azabının yanında bu mahrumiyetin de büyük bir ceza olduğu belirtilir. Ebrarın Sicili (İlliyyin): Erdemli kimselerin kayıtlarının yücelerde, saygın, aydınlık ve temiz yerlerde korunduğu, amellerinin çok değerli levhalara yazıldığı ve mukarreb meleklere gösterildiği anlatılır. Cennet Nimetleri: İyilerin cennet nimetleri içinde olacağı, rahat koltuklarda oturup Allah'ın lütuflarının sevincini yüzlerinden okunacağı, özel misk kokulu içkiler sunulacağı ve bu nimetler için yarışılması gerektiği vurgulanır. Müminlere Alay Edenlerin Akıbeti: Dünyada müminlere gülen, alay eden, kaş göz eden ve onları "yoldan sapmış" olarak niteleyen günahkarların ahirette müminler tarafından alay edileceği ve cezalandırılmalarıyla müminlerin neşesinin artacağı belirtilir. Önemli Alıntılar: "Ölçü ve tartıyı eksik yapanların vay haline! Onlar, insanlardan ölçerek bir şey aldıklarında tam ölçerler. Onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise haksızlık ederler." (Mutaffifin 83/1-3) "Hayır! Doğrusu şudur ki, yapıp ettikleri kalplerini kaplayıp karartmıştır. Ve gerçek şu ki onlar, o gün elbette rablerinden mahrum kalacaklardır." (Mutaffifin 83/14-15) "Yarışanlar, işte bunlar için yarışsınlar. O içkinin karışımı tesnîmden, yani Allah’a yakın olanların içecekleri bir kaynaktandır." (Mutaffifin 83/26-28) "Günahkârlar (dünyada) iman edenlere gülüp dururlardı. Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz ederlerdi. Sonra kendi çevrelerine dönerken neşe içinde dönerlerdi. Müminleri gördüklerinde, “Bunlar gerçekten doğru yoldan sapmış kimseler!” derlerdi. Oysa onlar, müminleri korumakla görevlendirilmiş değillerdi. O gün de müminler kâfirlere gülecekler." (Mutaffifin 83/29-34) 9. İnşikak Suresi İnşikak Suresi, kıyametin dehşetini, ahiretin gerçekliğini ve insanın dünyadaki tercihlerinin sonuçlarını anlatır. Amel defterlerinin sağdan, soldan veya arkadan verilişi gibi konular ele alınır. Ana Temalar ve İçerik: Kıyamet ve Evrenin Yıkımı: Göğün yarılması, yıldızların parçalanması, yerin uzatılıp dümdüz edilmesi ve içindekileri atıp boşaltması gibi kıyamet anındaki evrensel değişimler anlatılır. Tüm varlıkların Allah'ın emrine boyun eğeceği vurgulanır. İnsanın Çabası ve Dönüşü: İnsanın Rabbine doğru büyük bir çaba içinde olduğu ve sonunda O'na kavuşacağı belirtilir. Dünyevi gayretlerin Allah'ın rızasına ulaşacak işlere tahsis edilmesi gerektiği hatırlatılır. Amel Defterleri ve Hesap: Amel defterini sağından alanların hesabının kolay olacağı, sevinç içinde yakınlarına dönecekleri anlatılır. Defteri arkasından verilenlerin ise pişmanlıkla "Eyvah!" diye bağıracakları ve alevli ateşe girecekleri ifade edilir. İnkarcıların Durumu: İnkar edenlerin dünyada yakınları arasında neşeli oldukları, ancak ahirette Rabbine dönmeyeceklerini sandıkları için cezalandırılacakları belirtilir. Allah'ın her şeyi bildiği ve gözetlediği hatırlatılır. Gök Cisimleri ve İnsan Halden Hale Geçişi: Şafak, gece ve dolunay halindeki aya yemin edilerek insanın dünyada ve ahirette halden hale geçeceği vurgulanır. Bu durum, insan ömrünün kısalığına ve ilahi kudrete işaret eder. İman Etmeyenler ve Kur'an: Durum bu iken iman etmeyenlerin ve Kur'an okunduğunda secde etmeyenlerin hali kınanır. İnkarcıların gerçeği yalanladığı, ancak Allah'ın içlerinde gizlediklerini bildiği belirtilir. Müminlerin Kesintisiz Mükâfatı: İman edip iyi işler yapanların ise kesintisiz bir mükâfat alacağı müjdelenir. Önemli Alıntılar: "Ey insan! Sen rabbine doğru büyük bir çaba içindesin; sonunda kuşkusuz O’na kavuşacaksın da." (İnşikak 84/6) "Kime kitabı sağından verilirse hesabı kolay bir şekilde görülecektir; Ve sevinç içinde yakınlarına dönecektir. Kime de kitabı arkasından verilirse, “Eyvah!” diye bağıracak, Ve alevli ateşe girecektir." (İnşikak 84/7-12) "Oysa içlerinde gizlediklerini Allah çok iyi bilmektedir. Onlara şiddetli bir azabın haberini ver! İman edip iyi işler yapanlar başkadır; onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır." (İnşikak 84/23-25) 10. Buruc Suresi Buruc Suresi, inkarcıların müminlere uyguladığı vahşi işkenceleri (Ashab-ı Uhdûd kıssası) anlatırken, müminlerin sabrını ve direncini vurgular. İman sahiplerinin ve inkarcıların dünyevi ve uhrevi akıbetlerini ele alır. Ana Temalar ve İçerik: Burçlara ve Ahiret Gününe Yemin: Burçlarla dolu göğe, vaat edilmiş güne (kıyamet), tanıklık edene ve edilene yemin edilerek, zulmün karşılıksız kalmayacağı vurgulanır. Ashab-ı Uhdûd Kıssası: Müminleri sırf Allah'a inandıkları için hendeklerde ateşle yakan zalimlerin (Uhdûd Ashabı) lanetlendiği anlatılır. Bu kıssa, Mekkeli müşriklere bir tehdit, müminlere ise sabır ve direnç telkinidir. Allah'ın Şahitliği ve Kudreti: Allah'ın her şeye şahit olduğu, yakalamasının çok şiddetli olduğu, ilk yaratan ve yeniden yaratacak olan olduğu, çok bağışlayan, sevgisi geniş, arşın sahibi, şanı yüce ve dilediğini yapan olduğu belirtilir. Tövbenin Önemi: Mümin erkeklere ve kadınlara işkence edip de sonra tövbe etmeyenlerin cehennem azabı ve yangın azabı çekecekleri, ancak tövbe edenlerin affedileceği vurgulanır. Cennet Nimetleri: İman edip iyi işler yapanlar için zemininden ırmaklar akan cennetler olduğu ve bunun büyük kurtuluş olduğu müjdelenir. Firavun ve Semud'un Akıbeti: Firavun ve Semud kavimlerinin ordularının perişan edilmesi, Allah'ın dilediğini yaptığının ve hiçbir gücün O'ndan kaçamayacağının göstergesi olarak sunulur. İnkarcıların Yalanlaması ve Allah'ın Kuşatması: İnkar edenlerin delilsizce hakkı yalanlamaları kınanır. Ancak Allah'ın onları arkalarından kuşattığı, hiçbir şekilde O'nu aciz bırakamayacakları belirtilir. Kur'an'ın Şerefi ve Korunması: Kur'an'ın "şanlı yüce bir Kur'an" olduğu, "Levh-i Mahfuz'da" korunduğu ve hiçbir müdahaleye uğramayacağı vurgulanır. Önemli Alıntılar: "Andolsun burçlarla dolu göğe, Vaad edilmiş güne, Tanıklık edene ve edilene ki, O çukurları, alev alev yanan ateş çukurlarını hazırlayanlar mahvolmuşlardır! Hani o sırada ateşin başında oturmuşlar, inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı. Sırf azîz, övgüye lâyık, göklerin ve yerin mâliki olan Allah’a inandıkları için müminlerden öç aldılar. Allah her şeye şahittir." (Buruc 85/1-9) "Şüphesiz rabbinin yakalaması pek yamandır. Kuşku yok ki başta yaratan da sonra tekrar yaratacak olan da O’dur. Çok bağışlayan, sevgisi geniş, arşın sahibi, şanı yüce ve dilediğini yapan yalnız O’dur." (Buruc 85/12-16) "Şüphesiz o (asılsız saydıkları kitap) şanı yüce bir Kur’an’dır; O, levh-i mahfûzdadır." (Buruc 85/21-22) 11. Tarık Suresi Tarık Suresi, Allah'ın varlığına, yeniden dirilişe ve hesaba imanı, dış alem ve iç alem delilleri ışığında ele alır. İnsanın yaratılışı, amellerin kaydedilmesi, ahiretteki karşılığı ve Kur'an'ın hakikati vurgulanır. Ana Temalar ve İçerik: Gök ve Gece Çakan Yıldızlara Yemin: Gökyüzüne ve gece çakıp görünen, karanlığı delen yıldızlara yemin edilerek Allah'ın yaratma kudreti ve bilinci vurgulanır. Bu yeminler, Kur'an'ın ve peygamberliğin doğruluğuna şüphe duyanlara hitap eder. Her İnsanın Gözetlenmesi: Hiç kimsenin başında bir gözetleyenin bulunmadığı, insanın sözlerinin, işlerinin ve niyetlerinin gözetlendiği ve kaydedildiği belirtilir. Bu durum, hesaba çekilme ve yeniden dirilişin gerekliliğini ortaya koyar. İnsanın Yaratılışı: İnsanın atılan bir sudan, bel ve göğüs kafesi arasından çıkan bir sıvıdan yaratıldığına dikkat çekilir. Allah'ın onu ilk yarattığı gibi tekrar yaratmaya kadir olduğu hatırlatılır. Sırların Ortaya Çıkması: Ahiret günü bütün sırların ortaya döküleceği, insanın ne bir gücünün ne de yardımcısının bulunacağı belirtilir. Kur'an'ın Hakikati: Gidip gelen yağmur veren semaya ve bitkiyle yarılan yere yemin edilerek Kur'an'ın (hak ile batılı) ayıran bir söz olduğu, asla şaka olmadığı vurgulanır. Kur'an, ölü toprağı dirilten yağmur gibi insan hayatını bereketlendirir ve ıslah eder. İnkarcıların Tuzakları ve Allah'ın Karşı Planı: İnkar edenlerin Kur'an'ın hakikatini örtmek için tuzaklar kurduğu, ancak Allah'ın da bir karşı plan hazırladığı ve onların tuzaklarını boşa çıkaracağı belirtilir. İnkarcılara Süre Verilmesi: Allah'ın inkarcılara süre tanıdığı, ancak bu sürenin tövbe etmeleri için bir fırsat olduğu, aksi takdirde şiddetli bir cezayla karşılaşacakları hatırlatılır. Önemli Alıntılar: "Andolsun gökyüzüne ve gece çakıp görünene! O, gece çakıp görünen nedir bilir misin? Karanlığı delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki, başında bir gözetleyeni bulunmasın." (Tarık 86/1-4) "Artık insan neden yaratıldığına bir baksın. O, atılan bir sudan yaratıldı. O su, bel ve göğüs kafesi arasından (insan vücudundan) çıkar. Şüphesiz Allah onu (öldükten sonra) tekrar yaratmaya elbette kadirdir." (Tarık 86/5-8) "Andolsun içindekilerin gidip geldiği semaya ve bitkiyle yarılan yere ki Kur’an (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kuruyorlar; Ben de bir karşı plan hazırlıyorum. Sen o inkârcılara süre ver, onlara biraz zaman tanı." (Tarık 86/11-17) 12. A'la Suresi A'la Suresi, Allah'ın kudretinin ve azametinin yüceltilmesini, varlıkları yaratışındaki ihtişamın gözetilmesini anlatır. Vahiy, Kur'an'ı öğrenmenin kolaylığı ve tebliği konularını içerir. Ana Temalar ve İçerik: Allah'ın Yüceltilmesi ve Tenzih Edilmesi: Yüce Rabbin adını tenzih ederek anması emredilir. Allah'ın zatı, sıfatları ve fiillerinin her türlü eksiklikten uzak olduğu vurgulanır. Yaratma, Takdir Etme ve Hidayet: Allah'ın her varlığı yaratıp uygun şekil verdiği, ölçülü ve amaçlı yaptığı, yol gösterdiği ve yeşil bitkileri çıkarıp sonra onları kapkara kalıntılar haline getirdiği anlatılır. Bu durum, Allah'ın ilmini, kudretini ve yeniden diriltme gücünü gösterir. Kur'an'ı Unutmama Müjdesi: Peygamber Efendimiz'e (sav) Kur'an'ın okutulacağı ve Allah dilemedikçe unutmayacağı müjdelenir. Bu, vahyin korunmuşluğuna ve Peygamber'in risaletinin doğruluğuna delil olarak sunulur. Kolaylık Yolu: Allah'ın Peygamber'ine (sav) kolaylık ve huzur yollarını açacağı, dünya ve ahiret işlerinde muvaffak kılacağı belirtilir. Öğüt Vermenin Faydası: Öğüdün mutlaka fayda sağlayacağı, Allah'tan korkanların öğüt alacağı, ancak ebedi mutluluktan nasibi olmayanların ondan uzak duracağı ifade edilir. Cehennem ve Cennet: Büyük ateşe girecek olanların orada ne ölüp ne de yaşayacağı, arınan ve Rabbinin adını anıp namaz kılanların ise kurtuluşa ereceği belirtilir. Dünya ve Ahiret Tercihi: İnsanların dünya hayatını tercih etmeleri eleştirilir ve ahiretin daha hayırlı ve sürekli olduğu vurgulanır. Önceki Kitaplarda Aynı Hakikatler: Bu hakikatlerin önceki kitaplarda, İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da var olduğu belirtilerek İslam'ın evrensel ve süreklilik arz eden mesajı pekiştirilir. Önemli Alıntılar: "Yüce rabbinin adını tenzih ederek an; Yaratıp uygun şekil veren; Ölçülü ve amaçlı yapan, yol gösteren; Yeşil bitkileri çıkartan, sonra onları kapkara bitki kalıntısı haline getiren (rabbinin)." (A'la 87/1-5) "Sana okutacağız ve Allah dilemedikçe unutmayacaksın. O, açık olanı da bilir, gizli olanı da. Sana kolaylık ve huzurun yollarını açacağız." (A'la 87/6-8) "O halde öğüt ver; o mutlaka fayda sağlar. Allah’tan korkan öğüt alacaktır; Ebedî mutluluktan nasibi olmayan da ondan uzak durur. İşte en büyük ateşe girecek olan odur. Sonra orada ne ölür ne de yaşar." (A'la 87/9-13) "Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa âhiret daha hayırlı ve süreklidir. Bunlar önceki kitaplarda, İbrâhim ve Mûsâ’nın kitaplarında da vardır." (A'la 87/16-19) Bu detaylı inceleme, Doç. Dr. İlhami GÜNAY'ın "Mufassal Sûrelerin Değer Merkezli Tefsiri (Nebe-Nas)" adlı eserindeki ana temaları ve önemli fikirleri kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır. ... Devamını Oku