1. Yer Adlandırma Geleneği ve Önemi: İnsanlar, varlıkları tanımlamak, diğerlerinden ayırmak ve özelliklerini belirlemek için adlandırma yolunu seçmişlerdir. Türkler, yerleşecekleri arazileri adlandırırken büyük bir titizlikle çalışmışlardır. "Eskiden beri kullandıkları, hafızalarında yer eden adları, yer adlarında yaşatarak toplum bilincinin sağlam bir yapıda olmasını sağlamışlardır." Adlandırmada seçici davranarak, "Anadolu’ya göç ederken karşılaştıkları dağlara, göllere, köylere vs. kendi öze lliklerini aksettirecek, gelecek nesillere kendilerini tanıtacak adlar vermişlerdir." Köy adlarının birçoğu, mensubu oldukları boy veya cemaat adlarından kaynaklanmaktadır. 2. Aşiret, Cemaat ve Oymak Kavramları: Çalışma, aşiret, cemaat ve oymak kavramlarının birbirinden farklı olmadığını belirtmektedir. Gökbilgin'in ifadeleriyle: "Aşiret, Tâife, Cemaat diye gösterilen ve mesela Türkmen Aşireti, Yörük Tâifesi, ayrı şeyler olmayıp aynı menşe’den çıkan ve sonrada zamanla mekanla çoğalarak tali guruplara ayrılan veya muhtelif parçaların birleşmesiyle yeni bir birlik vücuda getiren aynı dili konuşan, aynı hayat tarzını ve aşağı yukarı aynı örf ve adetleri devam ettiren ve yabancı unsurlarla en az bir derecede karışan temiz bir Türk etnik unsurudurlar." "Yörük ve Türkmen adının Oğuzlara verilen isimler olduğu açıktır." Oğuz kelimesinin "kabileler" anlamına geldiği ileri sürülmüştür. 3. Oğuz Boylarının Anadolu'daki Varlığı: Salur, Çavuldur, Karkın, Eymür, İğdir ve Yazırlar gibi Oğuz boylarının özellikle ilk dördü Anadolu'da güçlü bir varlık göstermiştir. Özellikle "Salur, Eymür ve Karkınların Anadolu’nun iskânında birinci derecede rol oynadıklarını söylemek mümkündür." Yusuf Halaçoğlu'nun "Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650)" adlı eseri, Oğuz boylarına mensup cemaatlerin yaşadıkları yerleri listelemiştir. Çalışmada Adana, Antalya, Burdur, Hatay, Isparta, Mersin ve Osmaniye illerindeki köy adları bu listeyle karşılaştırılarak tespitler yapılmıştır. 4. Akdeniz Bölgesi'ndeki Köy Adlarının Dağılımı (Oğuz Boy ve Cemaat Adlarından Kaynaklananlar): Adana: 243 köy Antalya: 181 köy Burdur: 83 köy Hatay: 70 köy Isparta: 89 köy Mersin: 200 köy Osmaniye: 58 köy 5. Yer Adlarının Yapısal ve Ses Bilgisel Özellikleri: Yapı Bakımından Basit Yer Adları: Türkçe Kökenli: Alpı, Arslan, Bayra, Bayram, Beg, Boz, Burçak, Cece, Çandık, Çandır, Çavuş, Çona, Dabaz, Dayı, Dede, Demrek, Eçe, Eymür, Farsak, Gözen, İğdir, Kaman, Kamış, Kangal, Kara, Kargı, Kayı, Kayış, Keben, Kılavuz, Kılıç, Kısa, Konur, Kozan, Kösre, Kuş, Kükür, Örcün, Sabak, Sağır, Sakız, Sarı, Senir, Sincan, Sungur, Sülek, Tabur, Tırnak, Tiyek, Torun, Toslak, Tuğrul, Tülü, Uzun, Yağ, Yaka, Yahşi, Yarpuz, Yavu, Yumak, Yuva. Arapça Kökenli: Eflāķ, ǾArak, Aḥmed, Ǿİvaż, Berekāt, Cerįd, Emįr, Eyyūb, Fāżıl, Fakįh, Faķr, Ġarįb, Ĥācį, Ħalįfe, Ĥammām, Ħaŧib, Ĥuseyn, El-Emin, Ķāđı, Kāsim, Ķalem, Kerįm, MaǾcūn, Maĥmūd, Melįk, Mūśā, Muśŧafā, Mürsel, Nebį, Śabūr, Seyyįd, Sirāc, Śūfį, Şaĥne, Şeyħ, Debbāġ. Farsça Kökenli: Ābādān, Baħtiyār, Bāzergān, Şeġāl, Çār -Ar. Ŧāķ, Çengâr, Çenār, Sirįş, Çūbān, Şōrag, Dānişmend, Dervįş, Ħāce, ebrįşum, Ķamar, Kūse, Kevşger, Gunbed, Lāle, Langar, Perākende, Sārbān, Şāhįn, Taħte, Derzį. Moğolca Kökenli: Çine. İbranice Kökenli: İsĥāķ, Süleymān. Macarca Kökenli: Ķoçu. Ermenice Kökenli: ǰrordan, ǰordan. Türemiş Yapılı Yer Adları: Addan Ad Türeten Ekler: En sık kullanılan eklerden biri "-lI" ekidir. Örneğin, Armutlu, Bağdatlı, Karamanlı gibi. "-cAk" ve "-CX" (meslek ve uğraşı isimleri) ekleri de yaygın olarak kullanılmıştır. Fiilden Ad Türeten Ekler: Çağırgan, Salur, Yazır, Eğlence gibi örnekler mevcuttur. Fiilden Fiil Türeten Ekler: Dönüşlülük veya ettirgenlik bildiren eklerle oluşmuş adlar bulunmaktadır. Birleşik Yapılı Yer Adları: Belirtisiz Ad Tamlaması Kuruluşundaki Yer Adları: Akçalıuşağı, Barakdağı, Beydili gibi. Bu yapıda, zamanla iyelik eklerinin düştüğü gözlemlenmiştir. Sıfat Tamlaması Kuruluşundaki Yer Adları: Akbaş, Akdağ, Karataş, Kızıldere gibi. Bu yapı, yer adlarının oluşturulmasında en çok tercih edilenlerden biridir. Sıfat-fiil Kuruluşundaki Yer Adları: Aktutan, Karsavuran, Yerebakan gibi. Unvan Grubu Kuruluşundaki Yer Adları: Ali Efendi, Emir Hacı, Hasan Ağa gibi. İsim + Çekimli Fiil Kuruluşundaki Yer Adları: Aslandoğmuş, Aydoğmuş gibi. İsnat Grubu Kuruluşundaki Yer Adları: Boynuyoğun, Böğrüeğri, Gözübüyük gibi. 6. Dilbilimsel Değişimler: Ünlü Değişmeleri: Alıntı sözcüklerde ses karşılanması (uzun ünlülerin kısalması), ünlü kısalması (Türkçe ve alıntı kelimelerde), birleşme, ünlü daralması (iç ve son seste), ünlü genişlemesi (ön ve iç seste), ünlü kalınlaşması (ön, iç ve son seste), ünlü incelmesi (iç ve son seste), ünlü düzleşmesi (iç ve son seste), ünlü yuvarlaklaşması ve diğer ünlü değişimleri (i/u, u/a, ı/e vb.) gözlemlenmiştir. Ünlü Düşmesi: Türkçe ve alıntı kelimelerde (kalıcı ünlü düşmesi). Ünlü Türemesi: Türkçe ve alıntı kelimelerde (ön ve iç seste). Ünlü Uyumları: Damak uyumu ve dudak uyumu (Türkçe ve alıntı kelimelerde uyuma giren ve uymayanlar) incelenmiştir. Ünsüz Değişmeleri: Ötümlüleşme (ön ve iç seste), ötümsüzleşme (ön, iç ve son seste), süreklileşme (sızıcılaşma, ön, iç ve son seste), akıcılaşma (iç ve son seste), süreksizleşme, dudaklılaşma (iç seste) ve diğer ünsüz değişimleri (ön, iç ve son seste) tespit edilmiştir. Ünsüz Türemesi: Türkçe ve alıntı kelimelerde (ön ve iç seste). Ünsüz Kaybolmaları: Ünsüz düşmesi (ön, iç ve son seste), erime (iç ve son seste), yutulma, hece düşmesi, büzülme, ünsüz ayrışması, ünsüz tekleşmesi (iç ve son seste) ve göçüşme (vokal-vokal, konson-vokal, konson-konson) gibi fonetik olaylar incelenmiştir. 7. Sonuç ve Önemli Çıkarımlar: Türklerin yerleştikleri bölgelere kendi kültürlerini yansıtan, kökenlerini tanıtan isimler vermesi tesadüf değildir. "İnsanlar yaşayacakları yerlere ad verirken önce mensubu oldukları cemaatlerin isimlerini tercih ederler. Çoğu, bu isimlerin ne anlama geldiğini bilmese de kendine yakın hisseder." Cemaat isimleri genellikle cemaatin beyi olan kişilerin adlarından, yetiştirilen ürünlerden veya karakter özelliklerinden gelmektedir. Yapısal olarak basit yer adlarında Türkçe kökenli kelimeler öne çıkarken, türemiş adlarda "-lI" eki, birleşik adlarda ise sıfat tamlaması en çok tercih edilen yapılar olmuştur. "Yörük kavramı küçük yerleşimlerde daha fazla yaşamaktadır. Bunun nedeni küçük bir idari birim olan köylerdeki insanların kültürlerini daha iyi koruyabilmeleridir." Günümüzde büyük şehirlerde bu tür cemaat ve boy adlarına daha az rastlanmakta, mevcut olanlar ise modernleşme nedeniyle değiştirilmektedir. "Modernliğin simgesi sayılan bu isim değişiklikleri Türk kültürünün ortadan kalkmasına neden olmaktadır." Bilim insanlarının bu isimleri koruması ve değişen isimleri ortaya çıkarması gerektiği vurgulanmıştır. ... Devamını Oku