Sosyal ve beşeri bilimlerde güncel araştırmalar
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Giriş ve Amaç Bu brifing belgesi, "Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Güncel Araştırmalar" başlıklı derlemede sunulan çeşitli akademik çalışmaları inceleyerek ana temaları, önemli bulguları ve temel çıkarımları özetlemektedir. Derleme, Dr. Öğr. Üyesi Ali YILDIZ ve Kürşat ÇAPRAZ editörlüğünde, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler alanında güncel araştırmaları yayınlamak ve bu alana kaynak oluşturmak amacıyla İstanbul'da Ekim 2022'de yayımlanmıştır. Belgenin amacı, okuyucuya bu geniş kapsamlı çalışmanın kritik noktalarını ve disiplinlerarası bağlantılarını sunmaktır. 2. Ana Temalar ve Kapsam Derleme, sosyal ve beşeri bilimlerin farklı alanlarından güncel araştırmaları bir araya getirmektedir. İncelenen ana temalar şunlardır: Pazarlama Etiği ve Tüketici Davranışları: Online perakende market sektöründe Covid-19 pandemisi döneminde tüketicilerin etik dışı davranış algılamaları. Örgütsel Davranış ve İnsan Kaynakları: Örgütsel adalet ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişki ve mobbingin işletme faaliyetleri üzerindeki etkileri. Makroekonomi ve Çevre: OECD ülkelerinin ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve karbondioksit salınımı arasındaki ilişki. İnovasyon Yönetimi: İnovasyon stratejileri, türleri ve küresel şirketlerdeki uygulama örnekleri. Sağlık ve Sosyal Hizmetler: Hastanelerde karşılaşılan şiddetin sağlık çalışanlarının iş doyumuna etkisi ve sosyal hizmet süpervizyonunun tanımı, profesyonel yeterlikleri ve temel işlevleri. Sosyoloji ve Din: Dağıstan Derbent Bölgesi Terekeme Türklerinde Sovyetler Döneminde halk dindarlığı. Üretim ve Operasyon Yönetimi: Gerçek zamanlı zeki montaj hattı dengeleme modeli ve uygulaması. 3. En Önemli Fikirler ve Bulgular 3.1. Pazarlama Etiği ve Tüketici Davranışları (Ali YILDIZ) Ana Tema: Covid-19 pandemisi döneminde online perakende market sektöründe tüketicilerin etik dışı davranış algılamaları. Metodoloji: 2019-2021 dönemindeki 3. parti şikayet platformu (şikayetvar.com) verileri, içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. "Etik" veya "ahlak" anahtar kelimeleri geçen 179 şikayet analiz edilmiştir. Kilit Bulgular:Tüketiciler etik dışı algılamalarını en çok dağıtım ana temasında yoğunlaştırmıştır (%66, 118 şikayet). Bunu tutundurma (%17, 30 şikayet), ürün (%15, 26 şikayet) ve fiyat (%3, 5 şikayet) takip etmektedir. Dağıtım temasında en çok şikayet edilen konular: "siparişin eksiksiz teslim edilmemesi" (32 şikayet), "ürünün teslim edilmemesi" (20 şikayet), "alışveriş sepeti ile fiş fiyat-miktar farklılığı" (14 şikayet) ve "kusurlu ürün satışı" (13 şikayet). Tutundurma temasında öne çıkanlar: "promosyon ürün verilmemesi" (10 şikayet), "yanıltıcı reklam" (5 şikayet) ve "kupon kullandırılmaması" (4 şikayet). Ürün temasında öne çıkanlar: "kusurlu ürün satışı" (13 şikayet), "ücret iadesinin yapılmaması" (10 şikayet) ve "ürün iade sorunu" (3 şikayet). Fiyat temasında öne çıkanlar: "mağazalar arası fiyat farklılığı," "klasik mağaza ile internet mağaza fiyatları arasındaki farklılık" ve "aşırı fiyatlandırma." Covid-19 Etkisi: "Etik dışı" şikayetlerin sayısı Covid-19'un en yoğun döneminde (Ocak-Nisan 2020) zirve yapmış, pandemi etkisinin azalmasıyla düşüş göstermiştir. Önemli Çıkarım: Rekabetin yoğun olduğu online perakende pazarında işletmelerin, pazarlama karması elemanları (ürün, fiyat, dağıtım, tutundurma) konusunda etik algısına uygun hareket etmesi hayati öneme sahiptir. "Toplumun etik / ahlâk değerlerine uygun hareket etmek günümüz işletmeleri için seçenek değil adeta zorunluluk halini almıştır." 3.2. Örgütsel Adalet ve İşten Ayrılma Niyeti İlişkisi (Eyüp Bayram ŞEKERLİ) Ana Tema: Türkiye bağlamında örgütsel adalet boyutları (dağıtım, prosedürel, etkileşimsel) ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin meta-analiz ile incelenmesi. Metodoloji: Türkiye'de yapılmış 20 çalışmanın meta-analizi, Pearson Korelasyon katsayıları kullanılarak R yazılımının "metafor" paketi ile gerçekleştirilmiştir. Kilit Bulgular:Dağıtım adaleti ile işten ayrılma niyeti arasında zayıf düzeyde negatif ilişki (r = -0.14) bulunmuştur. Prosedürel adalet ile işten ayrılma niyeti arasında zayıf düzeyde negatif ilişki (r = -0.17) bulunmuştur. Etkileşimsel adalet ile işten ayrılma niyeti arasında en yüksek, zayıf düzeyde negatif ilişki (r = -0.25) tespit edilmiştir. Önemli Çıkarım: Örgütsel adalet boyutlarının işten ayrılma niyetiyle zayıf da olsa negatif bir ilişkisi olduğu, yani adalet algısı arttıkça işten ayrılma niyetinin azaldığı görülmektedir. Özellikle etkileşimsel adaletin bu ilişkide daha güçlü bir rol oynaması, "ülkemizin ortaklaşa davranışçı kültürüyle ilgisinin olabileceği" düşünülmektedir. 3.3. OECD Ülkelerinin Ekonomik Büyüme, Enerji Tüketimi ve Karbondioksit İlişkisi (Ali Rıza ŞAHİN, Aytaç PEKMEZCİ) Ana Tema: 23 OECD ülkesinde 1960-2014 dönemi verileri kullanılarak ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve karbondioksit (CO2) salınımı arasındaki kısa dönemli nedensellik ilişkisinin Toda-Yamamoto analizi ile incelenmesi. Metodoloji: Dünya Bankası'ndan alınan yıllık veriler (kişi başına düşen elektrik tüketimi (ET), kişi başına düşen GSYİH (GDP) ve kişi başına düşen CO2 salınımı) kullanılmıştır. Toda-Yamamoto nedensellik analizi uygulanmıştır. Kilit Bulgular:Tek Yönlü İlişkiler:Enerji tüketiminden CO2 salınımına doğru: Fransa, Türkiye, İspanya, Japonya. CO2 salınımından enerji tüketimine doğru: İzlanda, Yunanistan, İsveç. CO2 salınımından ekonomik büyümeye doğru: Japonya. Ekonomik büyümeden CO2 salınımına doğru: İsveç, Türkiye, Finlandiya. Ekonomik büyümeden enerji tüketimine doğru: İsveç, Finlandiya. Hiçbir Kısa Dönemli İlişki Bulunmayan Ülkeler: Avusturya, Belçika, Kanada, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Norveç, Amerika, Avustralya, İngiltere, Portekiz, Hollanda, Danimarka ve Yeni Zelanda. Çift Yönlü İlişki Bulunmamıştır. Önemli Çıkarım: "Yenilenemeyen enerji kaynaklarının yaygın kullanımının karbondioksit salınımındaki artışın en önemli sebebi olduğunu göstermektedir. Bu sonuç karbondioksit salınımının düşürülmesi amacıyla ülkelerin temiz enerji kaynaklarına yönelme gerekliliğini ortaya koymaktadır." Ekonomik büyüme gösteren ülkelerde artan enerji ihtiyacının enerji temininde sıkıntılara yol açabileceği belirtilmiştir. 3.4. İnovasyon Stratejisi (Ali Osman ÇIBIKDİKEN, Eyüp AKÇETİN) Ana Tema: İnovasyon stratejisinin günümüz küresel rekabet ortamındaki önemi, türleri ve başarılı küresel şirketler tarafından nasıl uygulandığı. Kilit Fikirler:İnovasyonun Önemi: İnovasyon, şirketlerin ayakta kalabilmesi, tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılaması ve sektörlerine öncülük etmesi için kritik bir rekabet aracıdır. "Küresel rekabet ortamında önemli olan imitasyon + inovasyon = imovasyondur. Yani kopyala, geliştir ve yeni ürün olarak piyasa arz et stratejisidir." İnovasyon Stratejisinin Tanımı: Gelecek hedefleriyle uyumlu, pazarlama, finans ve Ar-Ge gibi alanlardan yararlanan, şirketin misyon, vizyon ve değer önerisinin yol haritasını çıkaran bir plan. İnovasyon Piramidi: Operasyonel yöneticilerden üst düzey yönetime kadar farklı seviyelerde alınan inovatif kararları içeren hiyerarşik bir sistem. İyi Bir İnovasyon Stratejisinin Bileşenleri: Güçlü bir büyüme misyonu, odaklanmış bir inovasyon portföyü, uygulanabilir bir inovasyon planı, haritalanmış inovasyon kültürü, yapılandırılmış inovasyon yeteneği ve inovasyon için başucu kitabı. İnovasyon Mimarisi ve Türleri: Ürün, süreç, organizasyon, pazarlama inovasyonları ile radikal, adımsal, modüler ve mimari inovasyonlar. İnovasyon Haritası: Sorun tanımı ve yetkinlik alanlarının belirlenmesiyle farklı inovasyon yaklaşımları (Temel Araştırmalar, Çığır Açıcı İnovasyon, Sürdürülebilir İnovasyon, Yıkıcı İnovasyon). 70:20:10 Kuralı: Kaynakların %70'ini ana faaliyetlere, %20'sini yıkıcı/çığır açıcı inovasyona, %10'unu temel araştırmalara ayırma. Küresel Şirket Örnekleri: Samsung (artımlı inovasyon, yapay zeka, dijital sağlık), Google (Avcı+Deneyci, yüksek Ar-Ge yatırımı, sürücüsüz arabalar, Google Glass), Amazon (inşa edici, güçlü inovasyon kültürü, Lab126, Amazon Accelerator), IBM (Avcı+İnşacı, kurumsal Ar-Ge, açık kaynak platformları), Apple (Avcı, harici hızlandırıcılar, otonom araçlar), Microsoft (Avcı+Kâşif, radikal inovasyon, bulut, yapay zeka). Önemli Çıkarım: Başarılı bir inovasyon stratejisi için "inovasyon kültürü, üst düzey yönetim katılımı ve teşviki, ekip üyelerinin geliştirilmesi, ödüllendirme ve motivasyon, önceden belirlenmiş hedefler, metrikler, anahtar performans göstergeleri, şeffaflık ve açık iletişim" gibi faktörler zorunludur. 3.5. Hastanede Karşılaşılan Şiddetin Sağlık Çalışanlarının İş Doyumuna Etkisi (Berna Nur YASAK, Meral ÖZTÜRK, Ahmet TÜRK) Ana Tema: Sağlık sektöründe çalışanların maruz kaldığı şiddetin iş doyumları üzerindeki etkisinin cinsiyet, meslek ve şiddet türü açısından incelenmesi. Metodoloji: Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde çalışan 230 sağlık personeli ile anket çalışması yapılmış, Minnesota İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Mann Whitney U Testi, Bağımsız Örneklem t Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Kilit Bulgular:Şiddete Maruz Kalma Sıklığı: Sağlık çalışanlarının %56,5'i (%130) şiddete maruz kalmıştır ve %84,7'si (%194) şiddet görme endişesi taşımaktadır. Şiddet Türü: En sık yalnızca sözel şiddet (%73,1), ardından hem sözel hem fiziksel şiddet (%22,3) görülmektedir. Yalnızca fiziksel şiddet %4,6'dır. Cinsel şiddet/taciz bildirilmemiştir. Şiddet Kaynağı: Şiddet en sık hasta ve hasta yakınlarından gelmektedir (%51,5 hasta ve hasta yakını, %33,8 hasta yakını, %14,6 hasta). Şiddet Nedenleri: Hasta/hasta yakınlarının tutum ve davranışları (%65,9) en yaygın neden olarak gösterilmiştir. Şiddet Karşısında Tepki: %44,2'si karşılık vermeden işine devam etmiş, %31,8'i beyaz kod vermiş, %24'ü karşılık vermiştir. İş Doyumu ve Şiddet: Şiddete maruz kalanların iş doyumu düzeyleri, maruz kalmayanlara göre anlamlı derecede daha düşüktür. Cinsiyet ve Meslek Etkisi: Şiddet mağduru kadın ve erkeklerin iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (hipotez reddedilmiştir). Mesleki unvanlara göre de iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir fark yoktur (hipotez reddedilmiştir). Şiddet Türü Etkisi: Hem sözel hem de fiziksel şiddete aynı anda maruz kalanların iş doyumu düzeyleri diğer gruplara göre daha düşüktür. Önemli Çıkarım: Sağlıkta şiddet, çalışanların iş doyumunu düşüren kritik bir faktördür. Özellikle birden fazla şiddet türüne maruz kalmak, iş doyumunu daha da olumsuz etkilemektedir. Önleyici tedbirler, yasal düzenlemeler, eğitimler ve destek mekanizmaları şiddeti azaltmak için hayati önem taşımaktadır. 3.6. Sosyal Hizmet Süpervizyonu: Tanım, Profesyonel Yeterlikler ve Süpervizyonun Temel İşlevleri (Metin Gani TAPAN) Ana Tema: Sosyal hizmet süpervizyonunun tanımı, tarihsel gelişimi, profesyonel yeterlikleri ve temel işlevleri (eğitimsel, yönetimsel, destekleyici). Kilit Fikirler:Tanım: Süpervizyon, sosyal hizmet uzmanlarının mesleki kimliğini oluşturmak, bilgi ve becerilerini geliştirmek için deneyimli bir uzman tarafından sunulan profesyonel destektir. "Sosyal hizmet süpervizyonu, mesleki beceri geliştirme, müracaatçı refahının artırılması, yetkin ve etik uygulamanın korunması ve vaka çalışmasının denetlenmesi gibi uygulamaların birçok alanında önemlidir." Tarihsel Gelişim: 19. yüzyılda hayır kurumlarının idari denetimiyle başlamış, 20. yüzyılda üniversite eğitimleriyle teorik çerçeve geliştirilmiş, psikoanalitik teori ve vaka çalışmalarıyla zenginleşmiştir. Süpervizyon Türleri ve Modları: Öğrenci/saha çalışması, yönetimsel, klinik, akran, kültürel süpervizyon gibi biçimler; bireysel, grup ve ekip süpervizyonu gibi modlar mevcuttur. İç ve dış süpervizyon ayrımı da önemlidir. Profesyonel Yeterlikler: Süpervizörlerin kendini tanıması, kendine güveni, duygusal olgunluğu, ahlaki bütünlüğü, azmi, yaşam sevinci ve mizah anlayışı gibi bireysel özelliklerin yanı sıra yönlendirme, organizasyon bilgisi, geri bildirim sağlama ve empati yetenekleri gibi mesleki niteliklere sahip olması gerekir. Eğitimsel Süpervizyon: Sosyal hizmet uzmanına mesleki bilgi, beceri ve tutumları öğretme ve öğrenmesini teşvik etme sürecidir. Uygulama, simülasyon, eğitim ve takviye gibi yöntemler kullanılır. Yönetimsel Süpervizyon: Örgütsel kontrol ve hesap verebilirliği sağlamak, kurumsal politika ve prosedürlere uygunluğu geliştirmek, insan kaynaklarını yönetmek (personel alımı, oryantasyon, çalışma planı, kontrol) gibi faaliyetleri kapsar. Destekleyici Süpervizyon: Sosyal hizmet uzmanlarının iş yaşamında karşılaştıkları stres ve hayal kırıklığını azaltarak iş verimliliğini artırmaya odaklanır. Stres yönetimi, öz bakım becerileri, duygusal destek ve olumlu geri bildirimler önemlidir. Türkiye Bağlamı: Türkiye'de psikososyal yardım hizmetlerinin sunumu ile ilgili yasal çerçevenin yetersizliği, süpervizyon hizmetlerinin etkin sunumunu engellemektedir. Önemli Çıkarım: Sürekli değişen sosyoekonomik koşullar ve insani krizler, sosyal hizmet süpervizyon uygulamalarının "psikolojik, sosyal ve ekonomik yardım hizmetlerine nitelik kazandırabileceği bilindiğinden ülkemizde de uygulamaya geçirilmesinin önemli bir gereksinim olduğu görülmektedir." 3.7. Mobbing’in İşletme Faaliyetleri Üzerine Etkileri (Şahin ATİK, Mehmet Ali AKKAYA) Ana Tema: İşletmelerde mobbing olgusunun tanımı, türleri, aşamaları, toplumsal ve mağdur üzerindeki etkileri ile ulusal ve uluslararası hukuk sistemlerindeki yeri ve ekonomik maliyetleri. Metodoloji: Türkiye'de uluslararası işletmecilik alanında faaliyette bulunan işletmelerde mobbing davası konusu olmuş ve kesinleşmiş 1.200 mahkeme kararı incelenmiştir. Kilit Fikirler:Mobbing Tanımı: "Belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşu" olarak yargısal kararlarda tanımlanmıştır. Sistematik ve sürekli (en az 6 ayda bir defa ve minimum 6 ay) psikolojik veya fiziksel saldırıdır. Türleri: Düşey (üstten asta), Yatay (aynı pozisyondakiler arasında), Dikey (astan üste). Aşamaları: Tanımlama ve Algılama, Anlaşmazlık, Saldırgan Eylemler, Yönetimin Anlaşmazlığa Katılma, Zor İnsan Olarak Algılanma, İşten Ayrılma/İş Anlaşmasını Feshetme. Mağdur Üzerindeki Sonuçları: İsteeksizlik, korku, mutsuzluk, stres, sinirlilik, yalnızlaşma, depresyon, uykusuzluk, hatta intihar eğilimi. İşletme Faaliyetleri Üzerindeki Etkileri: Verimlilik düşüşü, çalışma ilişkilerinin ve disiplinin bozulması, artan hastalık izinleri, yetişmiş uzman işçilerin işten ayrılması, yeni işçi alımı ve eğitim maliyetleri, tazminatlar, işsizlik maliyetleri, yasal işlem masrafları ve kurum imajının zarar görmesi. Hukuki Boyut: Uluslararası hukukta (ILO, Avrupa Sosyal Şartı) mobbinge karşı düzenlemeler bulunmakla birlikte, Türkiye'de henüz mobbingi önleme kanunu bulunmamaktadır; mahkeme kararlarıyla yetinilmektedir. Araştırma Bulguları:Mağdurların %68'i bayan, %32'si bay. Yaş gruplarına göre en yüksek oran 30-40 yaş arası (%40). En yüksek mobbing mağdurları ortaöğretim mezunları (%41) ve orta düzey yöneticiler (%46). En çok dava konusu işe iade (%40) ve ücret (%31) alacağı talepleri. Davalarda uluslararası işletmelerde çalışanlar %64, ulusal işletmelerde %36. Davaların %48'i kabul edilmiş, %9'u reddedilmiş, %21'i kısmen kabul, %22'si kısmen red. Dava sonuçlarında kıdem tazminatı (%24), işe iade (%20) ve maddi tazminat (%16) ödenmesi öne çıkmaktadır. Maliyet Analizi (1 yıllık kıdemli işçi, net asgari ücret üzerinden): Kıdem, ihbar, kötü niyet, manevi tazminatlar, dava harçları, avukatlık ücretleri, bilirkişi ücretleri gibi doğrudan maliyetler yaklaşık 52.620 TL olarak hesaplanmıştır. Düşen verimlilik, yeni işçi girişi, devamsızlık gibi dolaylı maliyetler ise yaklaşık 21.342 TL'dir. Önemli Çıkarım: Mobbing, sadece mağdurları değil, işletmeleri ve ülke ekonomisini de olumsuz etkileyen yüksek maliyetli bir olgudur. Türkiye'de mobbinge özel yasal düzenlemelerin olmaması büyük bir eksikliktir. İşletmelerin mobbing konusunda farkındalığının artırılması ve önleyici tedbirler alması gerekmektedir. 3.8. Dağıstan Derbent Bölgesi Terekeme Türklerinde Sovyetler Döneminde Halk Dindarlığı (Gülreyhan ŞUTANRIKULU) Ana Tema: Sovyetler Birliği döneminde Dağıstan’ın Derbent bölgesindeki Terekeme Türklerinin halk dindarlığı uygulamaları ve dine karşı uygulanan baskılara rağmen geleneklerin nasıl sürdürüldüğü. Kilit Fikirler:Din ve Toplum İlişkisi: Din, toplumu birleştiren, kimlik ve aidiyet duygusu veren önemli bir unsurdur. Gelenek ve görenekler, dini inançlarla iç içe geçerek toplumsal yaşamı şekillendirir. Dağıstan'ın İslam'la Tanışması: VII. yüzyılda başlayan İslamlaşma, Derbent'i önemli bir din, bilim ve kültür merkezi haline getirmiştir. Sovyet Döneminde Dine Yaklaşım: Sovyet devleti, varlığının ilk günlerinden itibaren dine karşı sert bir mücadele yürütmüş, dini kurumları kapatmış, din adamlarını baskı altına almış ve dini uygulamaları yasaklamıştır. "Din adamları, toplumun 'parazitleri' olarak tasvir edilmeye başlandı ve bu aldatmaca popüler olarak halkın ilgisini kazandı." Halk Dindarlığının Tanımı: Resmi uygulamalardan farklı olarak etnik, bölgesel dini gelenekleri ifade eder. Örf, adet, gelenek-görenekler ve halk inanışları birbirini tamamlayan terimlerdir. Geçmiş dinlerin kalıntılarını taşısa da varlıklarını her toplumda sürdürürler. Sovyet Baskısına Rağmen Halk Dindarlığının Devamı:Ölüm Merasimleri: Tüm yasaklara rağmen İslami usule göre yapılmıştır. Halkın ölülere karşı hassasiyeti, bu merasimlerin devamını sağlamıştır. Dini Bayramlar: Ramazan Bayramı gibi önemli bayramlar halk tarafından kutlanmaya devam etmiştir. Yaşam Döngüsü Törenleri: Evlenme, askere gitme, diploma alma, pasaport alma, emekliliğe ayrılma gibi olaylarla ilgili törenler, İslami ve geleneksel unsurları barındırarak devam ettirilmiştir. "Bu gibi törenler ister dini ister geleneksel açıdan olsun halkı bir araya toplama fonksiyonunu görmekteydi." Ziyaret Yerleri: Adakla ilgili inançlar, kutsal yerleri (evliya mezarları, su kaynakları, taşlar, ağaçlar, dağlar) ziyaret etme uygulamaları yaygın bir şekilde sürdürülmüştür. Bu yerlerde dua etmek, mevlit okutmak, sadaka dağıtmak, kurban kesmek gibi ritüeller yapılmıştır. Aksakallılar Meclisi: Arapça okuma yazma bilen yaşlı insanlardan oluşan bu geleneksel müesseseler, dini inanış ve tatbikatın yüksek seviyede tutulmasını sağlamıştır. Önemli Çıkarım: Sovyetler döneminin ateizm propagandası ve dini baskısına rağmen, "maddeci görüş ne kadar insanlara dayatılsa da insanın ruhunda bir manevi arayış vardır. Bu arayışı da geleneksel halk inanışlarında görmek mümkündür." Halk dindarlığı, kültürel miras ve tarihi hafıza sayesinde yaşamaya devam etmiştir. 3.9. Gerçek Zamanlı Zeki Montaj Hattı Dengeleme Modeli ve Uygulaması (Yunus Emre TORKUL, Alper GÖKSU) Ana Tema: Üretim hatlarındaki denge kaybını azaltmak ve beklenmeyen durumlarda ek kaynak kullanmadan dengeyi sağlamak için gerçek zamanlı zeki montaj hattı dengeleme modeli geliştirilmesi ve uygulanması. Kilit Fikirler:Sorun: Montaj hattı dengeleme, işlerin eşit sürede tamamlanması için görev ataması sorunudur. İş sürelerindeki değişkenlik (kalitesizlik, arıza, işçilik süresi değişkenliği) nedeniyle denge kaybı yaşanabilir. Çözüm: Dinamik bir hat dengeleme yöntemi ve gerçek zamanlı zeki montaj hattı dengeleme modeli önerilmiştir. Modelin Temel Bileşenleri:Kalan Süre Formülü (Cesur, 2019): Ortalama kalan süreyi hesaplamak için kullanılır ve operasyon süresine bağlıdır. Dengesizlik Durumunun Belirlenmesi: Operasyon süresindeki dalgalanmalar, kalite standartlarını karşılamayan ürünler ve iş istasyonu arızası olmak üzere üç koşula bağlıdır. Yinelemeli Yapay Sinir Ağı (YYSA): Derin öğrenme tabanlı bir modeldir. Her bir görevin operasyon süresinin değişimini tahmin etmek için tasarlanmıştır. Bu sayede, hattaki dengesizliğin ortaya çıkma ihtimali ve operasyon süresi doğru bir şekilde tahmin edilmeye çalışılmıştır. Uygulama ve Sonuçlar:ARC1 alt veri seti kullanılarak COMSOAL tekniği ile başlangıçta hat dengelenmiş, çevrim süresi 6842 sn ve denge kaybı %8 olarak bulunmuştur. YYSA ile yapılan operasyon süresi tahmininde %97,5 kesin sonuca ulaşılmıştır. Benzetim deneylerinde verimliliğin ortalama %24,3 azaldığı tespit edilmiştir. Önemli Çıkarım: Geliştirilen gerçek zamanlı zeki montaj hattı dengeleme modeli, üretim hattında beklenmeyen durumlarda (operasyon süresi dalgalanmaları, kalite sorunları, arızalar) mevcut atıl süreleri kullanarak dengesizliği tespit etme ve verimli bir şekilde yeniden dengeleme potansiyeline sahiptir. YYSA entegrasyonu, operasyon süresi tahmininde yüksek doğruluk sağlamaktadır. 4. Genel Değerlendirme ve Disiplinlerarası Bağlantılar Bu derleme, sosyal ve beşeri bilimlerin ne kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve farklı disiplinler arasındaki etkileşimi gözler önüne sermektedir. Örneğin: Teknolojinin Etkisi: Online perakendecilikteki etik algıları (YILDIZ) ve gerçek zamanlı montaj hattı dengeleme (TORKUL, GÖKSU) gibi çalışmalarda teknolojik gelişmelerin hem toplumsal davranışlar hem de üretim süreçleri üzerindeki dönüştürücü etkisi vurgulanmaktadır. Adalet Kavramı: Örgütsel adalet (ŞEKERLİ) ile sağlıkta şiddet algıları (YASAK, ÖZTÜRK, TÜRK) ve mobbing (ATİK, AKKAYA) gibi konular, bireyin hem işyerinde hem de sosyal yaşamda adalet beklentisinin önemini ortaya koymaktadır. Adaletsizlik, işten ayrılma niyetini artırırken, iş doyumunu düşürmekte ve ciddi kurumsal maliyetlere yol açmaktadır. Kültür ve Değişim: Dağıstan'daki halk dindarlığı (ŞUTANRIKULU) çalışması, kültürel ve dini değerlerin toplumsal değişimlere (Sovyetler dönemi) karşı direncini ve nesiller arası aktarımını göstermektedir. Sürdürülebilirlik: OECD ülkelerinin enerji tüketimi ve CO2 ilişkisi (ŞAHİN, PEKMEZCİ) çevre sürdürülebilirliğinin makroekonomik etkilerini inceleyerek, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimin gerekliliğini vurgulamaktadır. İnovasyonun Her Yerdeki Rolü: İnovasyon stratejisi (ÇIBIKDİKEN, AKÇETİN) sadece ticari başarının değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm bulmanın ve rekabette kalıcı olmanın temel aracı olarak sunulmaktadır. 5. Sonuç ve Gelecek Yönelimler Bu derlemede yer alan çalışmalar, Türkiye'nin ve dünyanın karşı karşıya olduğu önemli sosyal, ekonomik ve çevresel zorluklara dair değerli içgörüler sunmaktadır. Ortak bir tema, hızlı değişen dünya koşullarında kurumların ve bireylerin adaptasyon yeteneği, etik değerlere bağlılık, sürdürülebilirlik ve sürekli gelişim arayışıdır. Özellikle Türkiye bağlamında, sosyal hizmet süpervizyonu ve mobbing gibi konularda yasal düzenlemelerin ve farkındalığın artırılması gerektiği vurgulanmıştır. Gelecekteki araştırmalar için, kültürün adalet algısı üzerindeki etkileri, genç kuşakların iş hayatındaki mobbing deneyimleri ve yapay zeka gibi teknolojilerin farklı sosyal ve beşeri bilimler alanlarına entegrasyonu gibi konular önerilmektedir. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!