1. Genel Bilgiler ve Künye Bu brifing, Hasan Yiğit tarafından yayına hazırlanan ve Başlık Yayınları tarafından 2022 yılında yayımlanan "Keloğlanın İnatçı Eşeği" adlı kitaptan alınan seçilmiş alıntılara dayanmaktadır. Kitabın Adı: Keloğlanın İnatçı Eşeği Yayına Hazırlayan: Hasan Yiğit Yayınevi: Başlık Yayınları (Hiperlink Eğitim İletişim Yay. Gıda. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin tescilli markasıdır) ISBN: 978-605-73107-8-1 e-ISBN: 978-605-73107-9-8 Baskı Yılı: 2022 Yayınevi Sertifika No: 16680 Yazar (Hasan Yiğit) Hakkında: Denizli-Çivril doğumlu, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni. Çocuk Edebiyatı alanında üç yüzü aşkın kitap yazmıştır. 2. Ana Temalar ve Önemli Fikirler 2.1. Keloğlan Karakterinin Özellikleri ve Sorun Çözme Yaklaşımı Keloğlan, Türk halk masallarının önemli bir figürü olarak öne çıkar. Karakterinin belirgin özellikleri ve sorun çözme metodolojisi şunlardır: Fiziksel ve Davranışsal Özellikler: "Biraz savruk, biraz kavruk, biraz tembelce bir masal kahramanı." Akıl Kullanımı: Keloğlan'ın en ayırt edici özelliği, sorunları "şiddet kullanmadan, öldürmeden, yaralamadan, aşağılamadan, ötekileştirmeden" çözmesidir. "Sorun çözerken, insanların en büyük değeri olan aklı kullanır. Kuşkusuz, uygarlığı kuran, geliştiren de akıldır." Kaynak, Keloğlan'ı "sorunları kaba kuvvetine ve kas gücüne dayanarak değil, aklıyla çözen bir kahraman" olarak tanımlar. Sosyal Durumu ve Direnci: Keloğlan, "tartışmasız karşımıza yoksul bir delikanlı olarak çıkar." Güçlüklere karşı "devlet gücüyle, silah gücüyle, kaba güçle değil, aklıyla karşı durur. Yılmaz. Boyun eğmez. Haksızlıkların üstüne yürür." Eşeği İle İlişkisi: Keloğlan, inatçı ve kurnaz eşeğini dövmek yerine (ki bu "Keloğlan olamaz"dı), "eşeğin oyunlarına karşılık aklını kullanarak oyunlar oynar." Bu durum, Keloğlan'ın şiddet dışı çözümleme prensibini pekiştirir. Eşeğe ders verme yönteminde bile fiziksel şiddete başvurmaz, onu kendi oyunuyla yola getirir. 2.2. Masalların Tanımı ve Önemi Kaynak, masalların tanımı ve işlevleri üzerine önemli bilgiler sunar: Kökeni ve Anlamı: "Masal sözcüğü Arapça mesel sözcüğünden gelir. Mesel, öğüt verici, öğretici, eğitici sözler anlamına gelir. Darbı mesel, atalardan kalma öğüt verici söz demektir." Yapısal Özellikleri: "Gerçeğe bağlı kalmadan, olağanüstü olaylarla süslenmiş anlatım türüdür. Olayları yaşayan kişilerin olağanüstü güçleri olabilir. Hayvanlar, bitkiler, cansız varlıklar da masallarda insanlar gibi konuşur, davranır, olaylara yön verirler." Çocuklar Üzerindeki Etkisi: "Olağanüstü olayların yaşanması, özellikle çocuklarda düş gücünü geliştirir. Bu yönden masallar çocuklar için çok önemlidir." Dokuz-on yaşlarına dek çocukların düşle gerçeği ayıramaması ve düş dünyasında geçen anlatımları sevmesi masalların önemini artırır. Edebiyattaki Yeri: Aziz Nesin'in alıntısı masalların edebiyatın temeli olduğunu vurgular: "Çoğu ülkelerin yazını (edebiyatı), masaldan doğmuştur. Başta Eski Yunan’ı düşünün: İsa’dan önceki Beşinci Yüzyıl Atina’sının büyük tragedya yazarları, Homeros’un masallarından aldıkları parçaları işlemişler..." 2.3. Masal Türleri Kaynak, masalları iki ana kategoriye ayırır: Halk Masalları: "Binlerce yıl öncesinde ortaya çıkmış, sözlü edebiyat dönemi ürünleridir. İlk söyleyeni belli değildir. Dilden dile anlatılarak, aynı dili kullanan insanlar arasında yaygınlaşmış, kuşaktan kuşağa anlatılarak günümüze gelmiştir. Türk Edebiyatı’nda Halk Masalları deyince ilk akla gelen masal kahramanı Keloğlan’dır." Edebi Masallar: "Başta Avrupa masalları içinde derleme yapan yazarların yazıya döktüğü masallardır. En bilinen edebi masal yazarlarının başında Andersen, Grimm Kardeşler, La Fontaine, Perrault gelir." Ezop Masalları da bu kategori altında Batı Anadolu, Ege Adaları ve Eski Yunan masallarından derlenmiş sözlü eserler olarak anılır. Türk Edebiyatı'ndaki Derleyiciler: Eflatun Cem Güney ile Naki Tezel, "Türk Edebiyatı’nda Halk Masalları derleyicisi olarak öne çıkan adlardır." 2.4. Çocuk Edebiyatı ve Şiddetten Arındırma Çocuk edebiyatının temel görevleri ve evrimi vurgulanmıştır: Bilimsel Bir Dal Olarak Gelişimi: "Çocuk Edebiyatı ayrı bir bilimsel dal olarak gelişti. Çocuklara verilecek sanat ürünleri, yetişkinlere verileceklerden ayrıldı. Çocuklara verilecek masalından, öyküsünden, şiirine… Her sanat ürününde koruyucu bir kalkan oluşturuldu. Bir süzgeç kondu." Değer Aktarımı: Çocuk Edebiyatı, "çocuklara doğrunun, güzelin, yaratıcılığın, çalışmanın, paylaşmanın en güzel değerler olduğunu; şiddetin, bencilliğin, aldatmanın yanlışlığını vurgular." Şiddetin Reddedilmesi: Çağımızda "binlerce yıldır uygulanan şiddetin bir hastalık olarak algılanıp tümüyle ortadan kaldırılması gereken" bir görev düşer masallara. Şiddet sadece fiziksel değil, "bir kaş çatış, bir parmak sallamak, kınamak, azarlamak, dışlamakla başlar şiddet. Vurmaya, kırmaya, öldürmeye dek gider." Ninniler Üzerinden Şiddetsiz Yaklaşım: Sertap Erener'in ninnileri yorumlaması örnek gösterilir. Geleneksel "Kov bostancı danayı Yemesin lahanayı" ninnisinin "danaların kovulması, dışlanması gerektiğini algılatacağı" belirtilir. Sertap Erener'in yorumu ise "danayı kovmak değil, sevmek gerektiğini anımsatır." Bu bağlamda, "Çocuk Edebiyatı’nın en önemli ürünlerini oluşturan masalların başlıca görevi çocuklara sevmeyi öğretmek, şiddetten arındırmak olmalıdır." 2.5. Atasözleri ve Deyimlerin Önemi Kitapta Keloğlan'ın hikayesi anlatılırken atasözlerine ve deyimlere de yer verilerek bunların eğitimdeki değeri vurgulanır: Değeri: "Atasözleri çok değerlidir. Her öğrenci, ilkokul sıralarında atasözleri öğrenmeli, anlamlarını kavramalı. Neden derseniz, atasözleri az sözle çok zengin anlamlar açıklar. Yazınızda, konuşmanızda kullanacağınız atasözleri anlatmak istediklerinizi daha güzel anlatacaktır." Örnekler: "Aç ayı oynamaz," "Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun," "Bin bilsen de bir bilene danış," gibi birçok atasözü örnek verilmiştir. Deyimlerin de benzer şekilde kullanılması önerilir. 3. "Keloğlanın İnatçı Eşeği" Masalının Özeti ve Temel Mesajları Masalın kendisi, Keloğlan'ın inatçı ve kurnaz eşeğiyle olan mücadelesini anlatır ve yukarıda belirtilen temaları somutlaştırır: Sorun: Keloğlan, değirmencinin yanında iş bulur. Eşek, yükünü hafifletmek için dereye yatar ve tuzları eritir. Bu, Keloğlan'ın işini kaybetme riskine yol açar. Keloğlan'ın Yaklaşımı: Değirmenci ve genel anlayış eşeği dövmeyi önerse de, Keloğlan akıl ve strateji kullanır. İkinci seferde un yerine taş dolu çuvalları eşeğe yükler. Eşek dereye yattığında taşlar erimez, aksine suda daha ağırlaşır ve eşek korkuya kapılır, boğulma tehlikesi yaşar. Eşeğin "Ölü Numarası": Eşek, dere korkusuyla yola gitmemek için ölüyormuş gibi davranır. Keloğlan, onun bu kurnazlığını da anlar ve değirmenci ile işbirliği yaparak eşeği "köpekler yiyecek" bahanesiyle korkutur. Çözüm ve Sonuç: Eşek, köpek korkusuyla ayağa kalkar, havuç yemeye başlar ve hastalığının numara olduğu ortaya çıkar. Keloğlan ile eşek arasında bir anlaşma sağlanır: "Sen oyun oynamayı bırak. Bizimle iyi geçin." O günden sonra ikisi iyi arkadaş olur. Mesaj: Masal, sorun çözmede şiddet yerine akıl, sabır ve empati kullanmanın önemini vurgular. Kurnazlığa karşı daha büyük bir akılla (ancak şiddet içermeyen bir akılla) karşılık vermenin başarı getireceğini gösterir. Ayrıca, hayvanlara karşı anlayışlı ve sabırlı olunması gerektiğini de ima eder. Keloğlan'ın bu başarısı, onun "ustamın gözüne girdim" diyerek sevincini dile getirmesine neden olur. 4. Sonuç ve Öneriler "Keloğlanın İnatçı Eşeği" eseri, Keloğlan'ın zekası, yoksulluğa ve haksızlıklara karşı duruşu ve şiddet içermeyen sorun çözme yeteneği etrafında şekillenmektedir. Kitap, masalların çocukların hayal gücünü geliştirmedeki ve onlara doğru değerleri (sevgi, paylaşma, çalışma, yaratıcılık, akılcılık) aşılamadaki kritik rolünü vurgular. Aynı zamanda, çağımız çocuk edebiyatının şiddetten arındırılmış, sevgi temelli bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiğini güçlü bir şekilde ifade eder. Bu eser, Türk halk masallarının kültürel mirasını korurken, modern çocuk pedagojisinin ilkeleriyle harmanlanmış değerli bir kaynaktır. Bu brifing, kitabın temel mesajlarını ve önemini anlamak için kapsamlı bir temel sunmaktadır. ... Devamını Oku