I. Kitabın Genel Yapısı ve Kapsamı Kitap, Bilgi ve Belge Yönetimi alanında güncel araştırma ve uygulamalara yönelik çalışmaları içermekte olup halk kütüphaneleri mevzuat değerlendirmeleri, bilgi hizmetlerinde yeni trendler, bilginin düzenlenmesine yönelik yaklaşımlar, dijital teknolojiler, kitap okuma ve kütüphane alışkanlıkları, arşivcilikte güncel yaklaşımlar gibi çeşitli konuları ele almıştır. "Makaleler, tezler, bildiriler, raporlar vb. gibi kitaplar da bilgiyi üretmenin, paylaşmanın ve gele ceğe aktarmanın en önemli araçlarından birisidir ve hazırlanması kolay değildir." Kitabın editörlüğünü Dr. Ayşenur Akbulut ve Dr. Burcu Aydemir Şenay yapmıştır. II. Ana Temalar ve Önemli Bulgular Kitaptaki bölümlerden elde edilen temel temalar ve önemli bulgular aşağıda özetlenmiştir: A. Bilgi Politikaları ve Halk Kütüphaneleri Mevzuatı Tanımlar ve Kavramlar: Politika: Toplumun ve insanların yönetimi için düzenlenen uygulamalar bütünüdür. Türk Dil Kurumu'na göre "Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa"dır. (Türk Dil Kurumu Sözlükleri, 2023a). Bilgi Politikası: Bir kuruluşun veya devletin bilgi kaynaklarını yönetmek ve bilgiye dayalı bir strateji yürütmek için tasarlanan plan, program, proje, karar ve uygulamaları içerir. Kültür Politikası: Bir toplumda belirli kültürel ihtiyaçların karşılanmasını amaçlayan bilinçli kullanımlar, eylemler veya eylemsizliklerin toplamıdır. Ulusal Bilgi Politikası: Bir ülkenin bilgi kaynaklarını yönetmek, kullanmak ve korumak için belirli bir strateji oluşturması anlamına gelir. Yılmaz (1997, s. 25) ulusal bilgi politikası oluşturmada eğitim, politika, ekonomi, yönetim ve mesleki gereklilikler olmak üzere beş unsura dikkat çekmiştir. Halk Kütüphanesi Politikası: Halk kütüphanelerinin yönetiminde, hizmetlerinde, iş ve işlemlerinde uygulanan ilke ve kurallardan oluşur. "Bu politika, halk kütüphanelerinin derme, bütçe, personel, kullanıcı ve bina çerçevesinde hedeflerini ve amaçlarını belirlemektedir." (Yılmaz, 2005, s. 1). Türkiye'deki Halk Kütüphanesi Politikaları ve Tarihçesi: Türkiye'de halk kütüphaneleri merkeziyetçi bir anlayışla Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak hizmet vermektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren çeşitli raporlar ve yönetmelikler (John Dewey Raporu - 1924, Hamit Zübeyr Koşay Raporu - 1925, Lawrence S. Thompson Raporu - 1952) kütüphanecilik alanında politika geliştirme çalışmalarına zemin hazırlamıştır. Özellikle 2012 yılında yayımlanan "Halk Kütüphaneleri Yönetmeliği" ve "Kütüphane Hizmet Esasları Genelgesi" ile önceki birçok yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Bu düzenlemeler, halk kütüphanelerinin işlevleri, teknik hizmetleri, kullanıcı hizmetleri, bina standartları, personel gereklilikleri ve bütçe yönetimi gibi konuları kapsamaktadır. Türkiye'de halk kütüphaneleri için özel bir kanun/yasa bulunmamakta, tüm mevzuat yönetmelik ve genelge niteliğindedir. Bu durum, gelişen bilişim ve internet teknolojileri karşısında çağdaş bir mevzuat ihtiyacını ortaya koymaktadır. Avrupa Ülkeleri ile Karşılaştırma (Bülent Yılmaz, İdris Semih Kaya): Türkiye'deki Halk Kütüphaneleri Yönetmeliği (2012): 6 bölüm ve 45 maddeden oluşmaktadır. Kütüphane açma/kapama şartları, materyal sayısı (her 3 kişiye bir kitap), çocuk kütüphanesi açma zorunluluğu, bina metrekare standartları (şube için 500 m2, merkez için 1200 m2), Dewey Onlu Sınıflama Sistemi kullanımı gibi detaylı kurallar içermektedir. Personel yeterlilikleri ve sayıları belirtilmiştir. Materyal sağlama yöntemleri (satın alma, devir, bağış) ve ödünç verme kuralları (3 kitap/15 gün) tanımlanmıştır. Kullanıcıların kişisel bilgilerinin gizliliği yasal güvence altındadır. "Türkiye’deki halk kütüphaneleri vatandaşa tamamen ücretsiz hizmet vermektedir." Avrupa Ülkeleri (Bulgaristan, Hollanda, Büyük Britanya, Letonya, Moldova, Çek Cumhuriyeti):Mevzuat Düzeyi: Çoğu Avrupa ülkesinde kütüphane mevzuatı "yasa" düzeyindedir, bu da Türkiye'deki "yönetmelik" düzeyinden farklıdır. Yasal düzenlemeler, uygulamalara daha güçlü bir hukuki dayanak sağlamaktadır. Koleksiyon Yönetimi: Moldova ve Letonya'da koleksiyon sağlama yöntemleri benzerdir. Çek Cumhuriyeti'nde koleksiyonların belirli periyotlarda güncellenmesi ve %5 oranında materyal sağlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Materyal ayıklama ve düşüm işlemleri ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Cezalar ve Sorumluluklar: Bulgaristan'da materyale zarar veren veya kaybeden kullanıcılara ve uygun şartları sağlamayan personele para cezaları uygulanmaktadır (200-2000 leva). Büyük Britanya'da da geciken veya hasarlı iade edilen materyaller için ücret alınmasına izin verilmektedir. Moldova'da koleksiyondaki maddi kayıplardan personel sorumlu tutulmaktadır. Personel Yeterlilikleri: Bulgaristan'da kütüphane müdürü olmak için Halkla İlişkiler ve Bilgi Bilimleri alanında yüksek lisans ve 5 yıl mesleki deneyim şartı aranmaktadır. Letonya'da yöneticilik için yükseköğretim veya mesleki eğitim zorunluluğu vardır. Dijitalleşme ve Kültürel Miras: Bulgaristan ve Hollanda mevzuatında kültürel mirasın dijitalleştirilmesi önemli bir görev olarak belirtilmiştir. Denetim ve Akreditasyon: Moldova'da kütüphaneler her beş yılda bir değerlendirmeye tabi tutulmakta ve standartlara uymayanlar kapatılabilmektedir. Letonya'da akredite edilmeyen kütüphaneler devlet kayıtlarından çıkarılmaktadır. Konseyler: Bulgaristan ve Letonya'da kütüphane politikalarının oluşturulmasında ve uygulanmasında konseylerin rolü vurgulanmıştır. Hizmet Ücretleri: Çoğu ülkede temel kütüphane hizmetleri ücretsiz olsa da, bazı ülkelerde (Moldova, Letonya, Büyük Britanya) gecikme veya hasar gibi durumlarda ücret alınabilmektedir. Ortak Noktalar: Dezavantajlı gruplara yönelik hizmetler, kütüphaneler arası ödünç verme hizmeti/iş birliği ve kütüphane hizmetlerinin ücretsiz olması (belirli durumlar hariç) gibi maddeler tüm mevzuatlarda ortaktır. Öneriler: Türkiye'deki "Halk Kütüphaneleri Yönetmeliği"nin güncel gereksinimleri karşılamak üzere revize edilmesi ve yasal değişiklikler yapılması önerilmektedir. Belediyelere bağlı kütüphanelerin denetlenmesine yönelik maddeler eklenmelidir. Dijitalleştirme çalışmaları ve Telif Hakkı Kanunu'na atıf içeren maddeler Yönetmeliğe dahil edilmelidir. İl halk kütüphanesi müdürlerine yerelde yönerge çıkarma yetkisi verilerek, yerel koşullara daha iyi yanıt verilmesi sağlanmalıdır. Kullanıcı ve personel sorumlulukları daha ayrıntılı açıklanmalıdır. Koleksiyonun güncellenmesi, ayıklama ve düşüm işlemleri genişletilmelidir. Yöneticilerin, kütüphanecilerin ve kullanıcıların yer aldığı konseyler oluşturulması yasal olarak desteklenmelidir. Bina standartları ve kullanıcı kapasitesine yönelik ayrıntılı standartlar belirlenmelidir. Kütüphane çalışma saatlerine yönelik standart bir madde eklenerek keyfi uygulamaların önüne geçilmelidir. Güncelleme çalışmalarına Bilgi ve Belge Yönetimi bölümü akademisyenleri ve kullanıcıların görüşleri dahil edilmelidir. B. Yönetim Süreci Bağlamında Halk Kütüphaneleri Yönetmeliği (Malik Yılmaz) Mevzuatın Rolü: Mevzuat, kamu kurumlarının faaliyetlerini düzenleyen hukuki bir çerçeve sağlar ve yöneticilerin yönetim biçimini, uygulamalarını ve anlayışlarını doğrudan etkiler. Yönetim Kavramı: Yönetim, bir organizasyonun hedeflerine verimli ve etkin bir şekilde ulaşabilmesi için insan, finansal ve fiziksel kaynaklarla birlikte bilgi kaynaklarına yönelik planlama, karar verme, organize etme, yönlendirme, motive etme ve kontrol etme sürecidir (Mathur, 2023). Türkiye'de Merkeziyetçi Yönetim: Halk kütüphaneleri, Türkiye'deki merkezi yönetim anlayışının bir sonucu olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilmektedir. "İlgili madde şu şekildedir: 'İl merkezinde bulunan il halk kütüphanesi, ilçelerde bulunan ilçe halk kütüphanesi, semt, bucak, kasaba ve diğer yerleşim merkezlerinde açılan şube halk kütüphaneleri ile çocuk kütüphaneleri ve edebiyat müze kütüphaneleri gibi ihtisas kütüphanelerinin hizmetleriyle ilgili kural ve ilkelerle standartları belirlemek ve bunlara uygun hizmet üretimi için gerekli tedbirleri almak Genel Müdürlüğün sorumluluğundadır'." (Halk Kütüphaneleri Yönetmeliği, 2012). Yönetmelikte Yönetimin Sınırlılığı: Halk Kütüphaneleri Yönetmeliği, kütüphane müdürlerinin yetkilerini ve inisiyatiflerini merkezi yönetimin belirlediği kurallar ve yönlendirmelerle sınırlamaktadır. Müdürlerin görevleri genellikle "teknik olarak denetler" ve "çalışma raporları hazırlar" şeklinde belirtilmiştir. Öneriler:Halk Kütüphaneleri Yönetmeliği'nin günün koşullarına ve ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde revize edilmesi önemlidir. Yerel yönetim esasları çerçevesinde, merkezi idare ile koordinasyon içinde olmak şartıyla, kütüphane yöneticilerine bilgi hizmetlerine ve faaliyetlerine yönelik karar alma ve planlama yetkisi verilmesi, hizmetlerin daha etkin yürütülmesine katkı sağlayacaktır. Yeni veya revize edilecek Yönetmelikte, yönetim sürecine ve yöneticilerin karar alma ve planlama gibi işlevlerine daha fazla vurgu yapılmalıdır. C. Çocuk Gelişiminde Oyuncak Kütüphanelerinin Rolü ve Önemi (Güler Demir) Oyun ve Oyuncakların Önemi: Oyun ve oyuncaklar, çocukların fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal, sosyal, toplumsal ve kültürel gelişiminde hayati bir rol oynamaktadır. Çocukların problem çözme, yaratıcılık, dil gelişimi, paylaşma, empati gibi birçok beceriyi geliştirmesine yardımcı olur. "Oyunlar aracılığı ile gerçeğin temsili çocuğu dış dünyaya ve yetişkinliğe hazırlarken, gerek gerçeğin temsili, gerekse düş gücü ile kurgulanan oyunlar ve bu oyunlara eşlik eden oyuncaklar, çocukta dil gelişimi, problem çözme, yaratıcılık ve benzeri birçok beceriyi geliştirmektedir." Oyun Türleri (Piaget'ye Göre):Alıştırmalı (Practice) ve İşlevsel (Functional) Oyun: Koşma, zıplama gibi bedensel hareketleri ve nesnelerin amacına uygun kullanımını içeren kuralsız oyunlardır. Sembolik (Symbolic) Oyun: Bebek, itfaiyeci gibi davranma, hayali senaryolar oynama. Kurallı Oyunlar (Games with Rules): Ebelemece, dama gibi önceden belirlenmiş kurallarla oynanan oyunlar. Yapı İnşa Oyunu (Constructive Play): Bloklarla veya farklı malzemelerle hedef odaklı ve organize bir şekilde bir şeyler inşa etme. Yap-inan (Pretend) Oyunu: Dramatik, fantezi, hayali, uydurma veya sosyodramatik oyun olarak da adlandırılır ve "rol yapma" merkezlidir. Oyuncakların Tarihsel Gelişimi:Geçmişte oyuncaklar genellikle doğal malzemelerden (taş, sopa, kil) elle yapılmaktaydı. Sanayi Devrimi ile seri üretim oyuncaklar daha ucuz hale geldi. yüzyılın ortalarından itibaren aile yapısındaki değişimler, kadınların işgücüne katılımı, kentleşme ve artan satın alma gücü, oyuncak sanayiinde büyük bir gelişmeye yol açmıştır. Dijital oyuncaklar günümüzde yaygınlaşmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nda Eyüp semti oyuncak üretiminde öne çıkmış, 19. yüzyılda Avrupa kökenli oyuncaklar yaygınlaşmıştır. Oyuncak Kütüphanelerinin Ortaya Çıkışı ve Gelişimi:Oyuncak kütüphaneleri fikri, özellikle düşük gelirli ailelerin oyuncak alım gücünün azalması sorununa çözüm üretmek amacıyla doğmuştur. "En önemlisi de oyuncak alım gücünün azalması, bu dönüşümü tetikleyen en önemli etmenlerdir." Dünyada ilk oyuncak kütüphanesi 1935 yılında ABD, Los Angeles'ta kurulmuştur. Avrupa'da ilk oyuncak kütüphanesi 1959'da Danimarka'da açılmıştır. Lekotek: İsveç kökenli bir kavram olup, öncelikli olarak özel gereksinimli çocuklara odaklanan oyuncak kütüphaneleridir. "Lekotek kavramı daha çok sunulan hizmetlerde engelli çocuklara odaklanılması anlamındadır." Oyuncak kütüphaneleri genel olarak dört kategoride tanımlanır: toplum odaklı, özel gereksinimli çocuklar için lekotek, kültürel/sosyal/eğlence merkezi ve oyuncak ödünç veren kütüphaneler. Günümüzde binlerce oyuncak kütüphanesi tüm kıtalarda faaliyet göstermektedir. Bu kütüphaneler genellikle kâr amacı gütmeyen kuruluşlardır ve bağışlarla desteklenir. Yalnızca oyuncak değil, aynı zamanda oyunlar, kitaplar, müzik aletleri, kostümler gibi materyaller de ödünç verilir. ABD'deki Cuyahoga İlçe Halk Kütüphanesi, Springfield-Greene İlçe Kütüphanesi ve Salinas Halk Kütüphanesi gibi örnekler, eğitici ve gelişimsel oyuncakları ödünç verme hizmeti sunmaktadır. Türkiye'de Oyuncak Kütüphaneleri:Türkiye'de oyuncak kütüphanesi fikrine ilk vurgu 1991-1995 yılları arasında MEB ve UNICEF iş birliği raporunda yapılmıştır. İlk oyuncak kütüphanesi 2004 yılında Düzce'de açılmıştır. Dünya alanyazınında kabul gören biçimiyle uyumlu ilk oyuncak kütüphanesi ise 2010 yılında açılan Bergama Oyuncak Kütüphanesi'dir. Bu kütüphane, dezavantajlı çocukların gelişim ve eğitimlerine destek olmayı amaçlamıştır. Ankara Oyuncak Kütüphanesi, "Ahşap Oyuncak Atölyesi" ve "Oyun ve Oyuncak Festivali" gibi özgün faaliyetleriyle öne çıkmaktadır. Türkiye'deki oyuncak kütüphaneleri genellikle halk kütüphanesi ve mahalle oyuncak kütüphanesi türünde olup daha çok İngiliz modeline uygundur. D. Üniversite Kütüphaneleri için Stratejik Yönetim Modeli (Buket Candan) Stratejik Yönetimin Önemi: Üniversite kütüphanelerinin işlevselliği, üniversitelerin eğitim, öğretim, araştırma ve yayın faaliyetleriyle yakından ilişkilidir. Stratejik yönetim, bir örgütün belirlenen amacı dahilinde geleceğe yönelik planlarının hazırlanması ve uygulanması sürecidir. Strateji Kavramı: Strateji, "bir kuruluşun hedeflerine ulaşmada çevresiyle ilişkisini nasıl tanımladığını belirlemede temel değere sahiptir." (Steiss, 2003). Toft (2000) stratejiyi somutlaştıran yedi unsur belirlemiştir: Vizyon, Misyon, Karşılaştırmalı üstünlük, Amaçlar ve hedefler, Kritik başarı faktörleri, Paylaşılan değerler, Eylem yönelimi. Stratejik Düşünme: Yapılandırılmamış ve belirsiz durumlarda ortaya çıkan, örgütsel hedeflere ulaşmayı amaçlayan, farklı kaynaklardan gelen bilgilerin analizini ve sentezini içeren bir süreçtir. Mintzberg (1994) stratejik düşünmeyi sezgi ve yaratıcılığı kullanan bir sentezleme süreci olarak tanımlamıştır. Stratejik Planlama: "Bir örgütün ne olduğunu, ne yaptığını ve bunu neden yaptığını şekillendiren ve yönlendiren temel kararları ve eylemleri üretmeye yönelik disiplinli bir çaba"dır (Bryson, 2017). Stratejik Yönetim Tarihsel Gelişimi: 1950'lerde uzun vadeli finansal planlamayla başlayıp, 1960'larda kurumsal planlamaya, 1970'lerde stratejik planlamaya ve 1980'lerden itibaren stratejinin uygulanmasına odaklanan stratejik yönetim evrelerinden geçmiştir. 1990'larda temel yetkinliklere dayalı strateji anlayışı gelişmiştir. Dengeli Skorkart (Balanced Scorecard - BSC):Kaplan ve Norton (1992) tarafından geliştirilen, yöneticilere örgütün amaçları ve hedefleri doğrultusunda anahtar başarı faktörlerinin kısa bir özetini sunan bir performans ölçüm tekniğidir. Finansal, müşteri, örgüt içi ve yenilik ve öğrenme olmak üzere dört farklı perspektiften bakarak örgüt performansını ölçer. Özel sektöre yönelik geliştirilmiş olmasına rağmen kütüphaneler dahil kamu kurumlarına da adapte edilebilir. Akademik kütüphaneler arasında 1990'ların sonlarından itibaren benimsenmiştir (Pretoria Üniversitesi, Deakin Üniversitesi Kütüphanesi). Hoshin Kanri:"Politika yönetimi" olarak çevrilir ve tüm örgütün günlük faaliyetlerini stratejik hedefleriyle bütünleştiren sistematik bir yaklaşımdır (Akao, 1991). Deming'in PDCA (Plan-Do-Check-Act) döngüsünün (Türkçede PUKÖ) bir uyarlaması olan CAPD (Check-Act-Plan-Do) döngüsünü kullanır. Witcher ve Butterworth (1999) tarafından geliştirilen FAIR (Focus-Alignment-Integration-Review) modeli, hoshin kanrinin temel görevlerini içerir. "Topu yakalama" (catchball) süreci, belirlenen stratejiler üzerinde fikir birliğine varılana kadar her düzeyde plan ve hedeflerin görüşüldüğü yinelemeli bir süreçtir. Önerilen Model: Dengeli Skorkart ve Hoshin Kanri Entegrasyonu:Bu çalışma, dengeli skorkart ve hoshin kanri yöntemlerini birleştirerek üniversite kütüphaneleri için kuramsal bir model önermektedir. Model, üniversitenin stratejileri, stratejik planı ve TKY uygulamaları ile dışsal bir çerçeveye sahiptir. Stratejik Planlama Aşması: SWOT analizi, misyon, vizyon, temel değerlerin belirlenmesi ve strateji haritası ile dengeli skorkart hedeflerinin oluşturulmasını içerir. Strateji Uygulama Aşması (Hoshin Kanri Yapılanması): Orta vadeli hedeflerin belirlenmesi ve FAIR/PUKÖ döngüsü kullanılarak günlük yönetime entegrasyonu esastır. "Hoshin kanri süreç odaklı bir yaklaşım olması nedeniyle uzun vadeli hedefleri belirlemek zordur. Bu zorluk dengeli skorkart yardımıyla aşılabilir niteliktedir." Revizyon Çarkı: Stratejik planlama ve uygulama aşamalarındaki tüm süreçler için denetim sıklığını gösterir (aylık, üç aylık, yıllık incelemeler). Sonuç: Dengeli skorkart, uzun vadeli amaçları stratejik hedeflere dönüştürmede etkiliyken, hoshin kanri uygulama ve yürütme ile ilgili iletişim stratejileri konusundaki eksikliği giderir. Bu entegrasyon, daha dinamik ve kapsamlı bir stratejik yönetim süreci yaratmayı amaçlar. E. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Lisans Öğrencilerinin Kitap Okuma ve Kütüphane Kullanma Alışkanlığı (Erdinç Alaca) Okuma ve Kütüphane Kullanma Alışkanlığının Önemi: Bireyin sağlıklı düşünebilmesi, karar verebilmesi, kendine ve topluma yararlı olabilmesi için önemli alışkanlıklardır. "Bu alışkanlıklar sağlıklı düşünebilmenin, davranabilmenin, kararlar verebilmenin, kendisine ve topluma yararlı bir birey olabilmenin, bireyliği tamamlayabilmenin ön koşulu olarak da kabul edilebilir." Tanımlar:Okuma Alışkanlığı: Bireyin bir gereksinim olarak algılaması sonucu okuma eylemini sürekli, düzenli ve eleştirel bir biçimde gerçekleştirmesidir (Yılmaz, 2004, s. 116). Kütüphane Kullanma Alışkanlığı: Bireyin kütüphaneden çeşitli amaçlarla ve belirli aralıklarla yararlanmasıdır (Yılmaz, 2002, s. 442). Ölçütler (B. Yılmaz, 1993, 2004):Kitap Okuma: Yılda 21+ kitap (çok okuyan), 6-20 kitap (orta düzey), 1-5 kitap (az okuyan), hiç okumayan (okuyucu olmayan). Kütüphane Kullanma: Yılda 1-5 kez (zayıf alışkanlık), 6-11 kez (orta düzey), 12+ kez (güçlü alışkanlık). Araştırma Bulguları (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi BBY Bölümü Öğrencileri):Demografik Özellikler: Katılımcıların çoğu kadın (%68), illerde yaşayan (%68) ve orta ekonomik düzeyde (%75.2) öğrencilerdir. Gündelik Aktiviteler: İnternette gezinme (%90.4) ve müzik dinleme (%81.6) en yaygın aktivitelerken, kitap okuma %64, kütüphane kullanımı ise %18.4 ile son sıralardadır. Ekran Süreleri: Katılımcıların çoğu TV'de 0-60 dakika, bilgisayarda 0-60 dakika geçirirken, sosyal medyada %56.8'i 1-3 saat, %28'i ise 3 saatten fazla vakit geçirmektedir. Kitap Okuma Sıklığı: Katılımcıların sadece %40.8'i ayda iki kitap ve üzeri okuyarak "üst düzey okuyucu" sınıfına girmektedir. %24'ü ise iki ayda bir veya daha az okumaktadır. Günlük Okuma Süresi: %40.8'i günde 0-30 dakika, %40'ı ise 31-60 dakika ayırmaktadır. Sadece %8.8'i bir buçuk saat ve üzeri okumaktadır. Tercih Edilen Kitap/Konu Türleri: En çok roman (%88.8) tercih edilirken, bilimsel kitaplar (%20.8) ve kütüphanecilik konulu kaynaklar (%12) düşük oranlarda okunmaktadır. Bu durum, geleceğin bilgi profesyonelleri için düşündürücüdür. Okuma Alışkanlığına Sahip Olma İddiası: Katılımcıların %55.2'si okuma alışkanlığına sahip olduğunu iddia etmektedir. Sınıf düzeyi yükseldikçe (3. sınıflar hariç) bu oran artmaktadır. Okumayı Engelleyen Etkenler: Teknolojik araçların aşırı kullanımı (%29.6), zaman bulamama (%17.6), eğitim sisteminin yetersizliği (%16), kitap pahalılığı (%15.2) ve kitaba ilgi duymama (%14.4) başlıca engellerdir. Okuyucu Nitelikleri: Katılımcıların sadece %28'i seçici ve düzenli okuyucu iken, önemli bir kısmı rastgele ve düzensiz okuma eğilimindedir. Kitap Temini: %72.8'i kitapçıdan satın alırken, %52'si kütüphaneden ödünç almaktadır. Kitap Seçimi: %65.6'sı internetten araştırarak, %53.6'sı kitap evlerinden, %42.4'ü ise kütüphaneden seçmektedir. Okuma Ortamı: %88.8'i evde okumayı tercih etmektedir. Kütüphane ve okul oranları %18.4'tür. Okuma Amacı: Kişisel gelişim (%66.4), bilgilenme (%59.2), kültürel gelişim (%57.6) öncelikli amaçlardır. Ders amaçlı okuma (%23.2) düşüktür. Okumaya Teşvik Eden Etkenler: Bilgi birikimi sağlama ve konuşma/yazma becerilerini geliştirme (%68.8) en önemli etkenlerdir. Akademik başarıya etkisi (%24) ise düşüktür. Kendi kendilerini okumaya yönlendirme (%85.6) yaygındır. Kütüphane Kullanma Alışkanlığı: Sadece %43.2'si kütüphane kullanma alışkanlığına sahip olduğunu belirtmiştir. Kütüphane Kullanmayı Engelleyen Etkenler: Kütüphanelerin ikamet adresine uzak olması (%24), zaman bulamama (%23.2), kütüphaneleri ilgi çekici bulmama (%17.6) ve kütüphane kavramına ilgi duymama (%11.2). Kütüphane Kullanım Sıklığı: %40'ı yılda 1-5 kez kullanarak "düşük düzey kullanıcı"dır. %32.8'i ise yılda 12 kez ve üzeri kullanarak "yüksek düzey kullanıcı"dır. Kütüphane Kullanma Amacı: En yüksek oranda ders çalışmak (%64) için kullanılırken, materyal ödünç almak (%48.8) ve araştırma yapmak (%48) takip etmektedir. Sosyalleşmek ve kültürel etkinliklere katılmak gibi amaçlar daha düşüktür. Bölümün Etkisi: Katılımcıların %52.8'i okudukları bölümün okuma alışkanlığını desteklediğini, %73.6'sı ise kütüphane kullanma alışkanlığını desteklediğini belirtmiştir. Mesleki Yeterlilik Algısı: Katılımcıların %76'sı meslek hayatına atıldıklarında aldıkları eğitim sayesinde bireylere okuma ve kütüphane kullanma alışkanlığı kazandırabilecek hizmetler geliştirebileceklerine inanmaktadır. Öneriler:"Eğitim-öğretim sisteminin ezberci değil araştırma odaklı kurgulanması" (Odabaş, 2003) ve müfredatın kütüphane ve okuma alışkanlığını destekleyecek şekilde gözden geçirilmesi. Kütüphane koleksiyonunun güncel tutulması ve hizmetlerin cazip hale getirilmesi. Seminerler, kurslar, oryantasyon programları, kitap kulüpleri ve rehberlik hizmetleri aracılığıyla okuma ve kütüphane kullanımına yönelik algı ve farkındalık oluşturulması. Öğretim elemanlarının bu süreçte daha aktif rol alması, öğrencilere örnek olması ve kütüphane materyali kullanımını teşvik eden ödevler/projeler vermesi. Teknolojinin doğru kullanımı (teknoloji okuryazarlığı) konusunda eğitimler verilmesi. Ödünç alma yaklaşımının satın alma yerine teşvik edilmesi. Kitap okumayı eğlenceli ve cazip hale getirecek etkinliklerin düzenlenmesi. Özellikle BBY öğrencilerinin mesleki okuma alışkanlıklarını geliştirmeye yönelik özel programlar tasarlanması. III. Genel Değerlendirme ve Çıkarımlar Kitap genel olarak bilgi ve belge yönetimi alanının dinamik doğasını ve sürekli değişen bilgi ortamına uyum sağlama gerekliliğini vurgulamaktadır. Kütüphanelerin sadece fiziksel mekanlar olmaktan çıkıp, bilgiye erişim ve paylaşım merkezleri haline geldiği, dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin bu değişimi hızlandırdığı gözlemlenmektedir. Özellikle Türk halk kütüphanelerinin mevcut mevzuatının (yönetmelik ve genelgeler) yasa düzeyindeki Avrupa ülkelerinin gerisinde kaldığı ve güncel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığı belirtilmiştir. Merkeziyetçi yönetim anlayışı, yerel inisiyatif ve esnekliği kısıtlamaktadır. Bu durum, hizmet kalitesi ve kullanıcı memnuniyeti üzerinde olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Çocuk gelişimi bağlamında oyuncak kütüphanelerinin önemi, çocukların çok boyutlu gelişimine katkıları ve sosyo-ekonomik eşitsizlikleri gidermedeki rolleri dikkat çekicidir. Türkiye'de bu alandaki gelişmelerin hızlandığı, ancak daha yaygın ve nitelikli hizmetlere ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır. Üniversite kütüphanelerinde stratejik yönetimin, özellikle Dengeli Skorkart ve Hoshin Kanri gibi modern tekniklerle entegre edilerek daha dinamik ve etkin hale getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu entegrasyonun, kütüphanelerin uzun vadeli hedeflerine ulaşmasında sinerjik bir etki yaratacağı düşünülmektedir. Son olarak, Bilgi ve Belge Yönetimi bölümü öğrencilerinin kendi okuma ve kütüphane kullanma alışkanlıklarının mesleki yeterlilikleri açısından kritik olduğu, ancak mevcut durumda bu alışkanlıkların yeterli düzeyde olmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, geleceğin bilgi profesyonellerinin yetiştirilmesi sürecinde müfredat, eğitimciler ve kütüphanelerin daha aktif rol alması gerektiğini göstermektedir. Özellikle teknolojik araçların yoğun kullanımı ve zaman yetersizliği, okuma ve kütüphane kullanım alışkanlıklarının önündeki önemli engeller olarak belirtilmiştir. Genel olarak, tüm bölümler, kütüphanecilik mesleğinin ve bilgi hizmetlerinin sürekli bir gelişim ve adaptasyon içinde olması gerektiğini, bunun için hem yasal/yönetsel çerçevelerin hem de bireysel/kurumsal yaklaşımların güncellenmesinin elzem olduğunu ortaya koymaktadır. ... Devamını Oku