Aras Havzası uleması ve tarihi şahsiyetleri
Yazar:
Kategori:Genel
1Bölüm
Kategori:Genel

1. Aras Havzası'nın Stratejik ve Tarihi Önemi Aras Havzası, Anadolu'nun Kafkaslara ve Kuzey İran coğrafyasına açılan bir kapı niteliğindedir. Bu stratejik konumu sayesinde tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve çeşitli devletlerin hakimiyet mücadelelerine sahne olmuştur. İlk İslam Fetihleri: Aras Havzası'ndaki ilk İslam fetihleri Hz. Ömer döneminde başlamış, Emeviler ve Abbasiler dönemlerinde devam etmiştir. Bölgesel Beylikler ve Devletler: Samaniler, Sacoğulları, Mervaniler gib i yerel beyliklerin hakimiyetinde kalmıştır. Pasinler Savaşı gibi Bizanslılara karşı kazanılan ilk büyük zaferler bu havzada gerçekleşmiştir. Selçuklu Dönemi: Alparslan'ın 1064'te Ani Şehri'ni alması ile Aras Havzası Selçuklu hakimiyetine girmeye başlamıştır. Ardından Şeddadiler, Saltukoğulları, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Harezmşahlar gibi birçok beylik ve devlet bölgede hakimiyet kurmuştur. Osmanlı Dönemi ve Sonrası: Osmanlı döneminde de stratejik önemini koruyan havza, günümüzde Türkiye (Erzurum, Ardahan, Kars, Ağrı, Iğdır), İran (Urmiye, Tebriz, Erdebil, Gilan, Mazenderan, Gülistan, Gürgan, Parsabad, Lahican, Sari) ve Azerbaycan (Nahçıvan, Horadiz, İmişli, Saatlı, Sabirabad) gibi geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır. 2. Aras Nehri ve Coğrafi Özellikleri Aras Nehri, Roma yazarlarının "Araxes", Yunanlıların "Aqainç", Gürcülerin "Rakhsi", Ermenilerin "Eras’ch", İranlıların "Aras" ve Arapların "er-Res/er-Rass" adını verdiği, Doğu Anadolu'dan başlayıp Kafkasya ve Kuzey İran'dan geçerek Hazar Denizi'ne dökülen büyük bir nehirdir. Önemli Mekanlar: Nehir boyunca Ağrı Dağı'nın sönmüş volkanları, Kadim Ermenistan'ın başkenti Artaxata, Mogan Çölü, Kızıl-Ağaç Körfezi, Cavad Mevkii, Kür Nehri ve tarihi Ani Harabeleri gibi önemli coğrafi ve tarihi mekanlar bulunmaktadır. Sınır Rolü: Aras Nehri, tarih boyunca devletler arasında bir sınır çizgisi olarak işlev görmüş ve günümüzde de bu özelliğini sürdürmektedir. Özellikle Sasani ve Hazar hakimiyetinde, kuzey sınırın zaman zaman Aras'tan daha kuzeye kaydığı dönemler olmuştur. İslami Kaynaklarda Aras: İslami kaynaklarda "er-Res" (الرس) şeklinde geçmekte olup, lügat ve tefsir kitaplarında da bu isim zikredilmektedir. Bazı tefsirlerde "Ashabu'r-Ress" kıssasının Aras Havzası'nda geçtiği rivayet edilmektedir. 3. Toplumsal ve Kültürel Dinamikler Aras Havzası, çok geniş bir coğrafyayı kapsaması nedeniyle zengin bir kültürel çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Kaynak, bir arada yaşamanın kültürel ve teolojik zeminine vurgu yaparak, farklılıkların derinleştirilmeden ortak ve benzerliklere odaklanılması gerektiğini belirtir. Farklı Fikir ve Kültürlerin Etkileşimi: "Mesele aynı fikirlerde olup anlaşmak değil; Farklı fikirlerde olup birbirine saygı duyabilmektir. İşte böyle davranabilene insan deniyor." Bu düşünce, farklı fikirlerin dinlenmesi ve eleştirilere açık olunması gerektiğini vurgular. Toplumsal Hareketlilik ve Beyin Göçü: Günümüz dünyasında toplumsal hareketliliğin, özellikle beyin göçünün önüne geçilemeyen bir olgu olduğu belirtilmektedir. İnsanların doğdukları toprakları sevmelerine rağmen, hukukun, ekmeğin, özgürlüğün ve güvenliğin olduğu yerleri tercih ettiği ifade edilmektedir. Suriyeli bilim insanı Refaai Hamo ve Koronavirüs aşısını geliştiren Uğur Şahin-Özlem Türeci çifti, beyin göçünün sunduğu fırsatların kaçırılmaması gerektiğine dair önemli örnekler olarak sunulmuştur. Ubuntu Felsefesi: Güney Afrikalı Desmont Tutu'nun "Ubuntu" felsefesiyle açıklanan, "Ben, biz olduğumuz zaman 'ben'im" anlayışı, toplumda birlik ve bütünlüğün, merhamet, adalet, şeffaflık, özgürlük gibi ortak değerlerin hayata geçirilmesiyle mümkün olduğunu vurgular. Adalet ve Özgürlük: Adaletin tek ölçüsünün hakkaniyet olduğu, kişisel çıkarların, akrabalık veya düşmanlık gibi hissi durumların adalet ilkesinden sapmayı mazur gösteremeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca, fikir ve düşünce özgürlüğünün temel bir insanlık hakkı olduğu, "hakaret ve şiddeti teşvik" etmediği sürece her türlü fikrin ifade edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. 4. Bölgeden Yetişen Önemli Alimler ve Tarihi Şahsiyetler Aras Havzası, İslam döneminde çok sayıda ilim adamı, şair, mütefekkir ve siyasetçi yetiştirmiştir. Kaynak, bu alimlerin ve tarihi şahsiyetlerin tanıtılmasının önemine dikkat çekmektedir. 4.1. İslami ve Tarihi Şahsiyetler Hz. Ömer Dönemi Fetihleri: Aras Havzası'ndaki ilk İslam fetihleri Hz. Ömer döneminde başlamıştır. Habîb b. Mesleme (ö. 42/662): Hz. Osman döneminde Aras boylarını Müslüman topraklarına katmış, Arap idaresindeki Azerbaycan'ın kuzey sınırı olarak Aras'ı kabul etmiştir. Vali olarak görev yapmış ve birçok şehir ve kaleyi fethetmiştir. Mervân b. Muhammed: Arrân ve Aras dolaylarında valilik yapmış, Hazarları mağlup ederek bölgeyi tekrar İslam hakimiyetine almıştır. Sehl b. Simbat: Ermeni asıllı bir devlet adamı olarak Aras bölgesinde valilik yapmış, Babek el-Hürremî isyanını bastırmıştır. Çağrı Bey: 1018 yılında Anadolu'ya yaptığı keşif seferlerinde Aras Vadisi'ni kullanmıştır. Alparslan: 1064'te Ani şehrini alarak Aras Havzası'nın Selçuklu hakimiyetine girmesini sağlamıştır. Emir Çoban: İlhanlılar döneminde Aras üzerinde Çobandede Köprüsü'nü yaptırmıştır. Timur: 1403 yılında Karabağ'a giderken Aras'ın sol tarafındaki Beylekan şehrini imar ettirmiş, Aras Irmağı'ndan kanallar kazdırarak sulu tarımı geliştirmiştir. Vezir Şerefu'l-Mülk: Aras üzerinde Şarafî, Fahrî, Nizâmî ve Sultân Hûd adlı büyük kanallar açmıştır. Yavuz Sultan Selim: Çaldıran Seferi'nde Aras Vadisi'ni takip etmiş, Osmanlı-Safevi ilişkileri dolayısıyla Aras kıyıları defalarca el değiştirmiştir. 4.2. Aras Havzası Uleması ve Âlimleri Molla Musa (Saatlı Âlimi, 19. ve 20. yüzyıl başları): Azerbaycan'ın Saatlı ilinde, Aras Nehri'nin iki sahilinde yaşamış önemli bir din alimi. Hayatı: Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği dönemlerinde yaşamış, din ve din adamlarına yönelik yoğun baskılara rağmen dini eğitim almış ve öğrenci yetiştirmiştir. İlmi Kişiliği: Kur'an öğreticiliğine büyük önem vermiş, birçok öğrenci yetiştirmiş ve toplumun dini ihtiyaçlarını karşılamıştır. Yardımsever kişiliğiyle tanınmıştır. Elyazmaları: Küçük kütüphanesinde bazı sure ve ayetlerin meal ve tefsirlerini, duaları, Kerbela Olayı ile ilgili rivayetleri içeren elyazmaları bulunmaktaydı. Yazılarının çoğu Arap alfabesiyle Azerbaycan Türkçesi ile kaleme alınmıştır. Usûliddin Açıklaması: Usuliddin'i beş temel ilkeye ayırmıştır: Tevhid, Adl, Nübüvvet, İmamet ve Mead (Kıyamet). Mezhebi Yaklaşımı: Elyazmalarında Şii-İmamiyye'nin onuncu imamı Ebü'l-Hasen Alî el-Askerî ve hadis ravilerinden Ebû Saîd Sa‘d b. Mâlik el-Hudrî gibi isimlere atıflar yapılmıştır. Davûd-i Karsî (ö. 1169/1756): Karslı bir Osmanlı alimi. Hayatı ve Eğitimi: Kars'ta doğmuş, temel medrese eğitimini Çolak Abdullah Efendi el-Karsî'den almıştır. Sarf, nahiv, mantık, fıkıh usulü, tefsir ve akaid gibi çeşitli ilimlerde eğitim görmüştür. İlim tahsili için seyahat etmenin önemine inanmış ve döneminin tanınmış alimlerinden ders almıştır. Eserleri: Çok yönlü bir alim olup, tefsir-kıraat, hadis, kelam, mantık, cedel ve münazara, Arap dili ve edebiyatı gibi birçok alanda eserler kaleme almıştır. Özellikle Birgivî'nin "Risâle fî usûli'l-hadîs" adlı eserine yaptığı şerh çalışması olan "Şerhu Usûli'l-hadîs li'l-Birgivî" meşhurdur. Bu eser, Osmanlı medreselerinde okutulan önemli hadis usulü eserlerinden biri olmuştur. Dilciliği: Arap diline hakimiyetiyle dikkat çeken Davûd-i Karsî, eserlerinde gramer ve mantık kurallarına detaylı açıklamalar getirmiştir. Ebu'l Hasan Harakânî (963-1033): Orta Aras Havzası'nda yaşamış bir Horasan Ereni. Hayatı: İran'ın Horasan Bölgesi'ndeki Bistam şehrinin kuzeyinde yer alan Harakan'da çiftçi bir ailede dünyaya gelmiştir. Fakir bir çocukluk geçirmiş, tasavvufa yönelmiş ve manevi mürşidi olarak kendinden bir asır önce yaşayan Bayezîd-i Bistâmî'yi kabul etmiştir. Fütüvvet Anlayışı: Fütüvvet kavramını "gençlik, kahramanlık, cömertlik ve fedakârlık" olarak tanımlamış, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatinden üstün tutmayı savunmuştur. Ümmi Kimliği: Çağdaş kaynaklarda ümmi olduğu, Arapça bilmediği ve ilmi Allah tarafından aldığı belirtilmektedir. Türbesi: Kars şehrinde Lala Mustafa Paşa tarafından 1579 yılında Kars Kalesi'nin imarı sırasında dervişlerin rüyası üzerine türbesi inşa edilmiştir. Günümüzde Evliya Camii'nin yerinde olduğu düşünülmektedir. Ni'metullah b. Mahmûd en-Nahcuvânî (ö. 1514): Osmanlı dönemi mutasavvıflarından, tefsir alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır. Eserleri: En meşhur eseri, "el-Fevâtihu'l-İlâhiyye ve'l-Mefâtihu'l-Gaybiyye el-Mûdihatu li'l-Keli-mi'l-Kur'aniyye ve'l-ḥikemi'l-furkâniyye" adlı tefsiridir. Bu eser, tasavvufi bilgiler içeren bir mukaddime ile başlar ve rivayet, dirayet ve işari tefsir örneklerini bir araya getirir. İşârî Tefsir Anlayışı: Ayetlerin gizli manalarını keşif ve ilham yoluyla anlaşılabilen sembolik ifadeler olarak yorumlamıştır. Asr Suresi tefsirinde insanın dünya hayatındaki kaybını, iman, salih amel, hakkı tavsiye ve sabırla telafi edebileceğini işari yorumlarla açıklamıştır. Ahi Toman: İpek Yolu güzergahı Aras Havzası'nda yaşamış bir Ahi lideri. Ahilik Kültürü: Ahilik, 13. yüzyılda Anadolu'ya gelen Türkmenlerin sosyo-ekonomik ve kültürel hayatlarında önemli bir yer tutmuş, misafirperverlik, cömertlik, mesleki dayanışma ve dini-ahlaki değerleri temel almıştır. Seyahatnamelerde Ahi Toman: İbn Batûta, seyahati sırasında Erzurum'da Ahi Toman'ın zaviyesinde misafir edilmiş ve onun misafirperverliğini ve cömertliğini takdir etmiştir. Türbesi: Erzurum'da Narmanlı mahallesinde, Dere sokağında, bir apartmanın bahçesinde olduğu belirtilen türbesi, günümüzde harap bir halde bulunmaktadır. Hasan Bey Zerdabi (1837/1842-1907): Azerbaycan gazeteciliğinin kurucusu. Hayatı ve Eğitimi: Zerdab köyünde doğmuş, ailesi toprak sahibiydi. Medresede Farsça ve Arapça öğrenmiş, ardından Rusça eğitim veren Şamahı ve Tiflis liselerinde başarılı bir öğrenim görmüştür. Moskova Devlet Üniversitesi Fizik Matematik Fakültesi'nden mezun olmuştur. Fikir Dünyası: Moskova Üniversitesi yıllarında Rusya'daki devrimci demokrat yazarların fikirleriyle tanışmış, Azerbaycan'da bilim, eğitim ve aydınlanmanın önemine inanmıştır. Mücadeleleri: Toprak İdaresi'ndeki görevinde köylülerin sömürülmesine tanık olmuş, haksızlığa ve zulme karşı mücadele etmiştir. Azerbaycan Türkleri arasındaki cehalet, toplumsal yozlaşma ve bağnaz din adamlarının aydınlanmaya karşıtlığına dikkat çekmiştir. Ekinci Gazetesi: 1875 yılında "Ekinci" adlı gazeteyi kurmuş ve Azerbaycan Türkçesi ile yayınlamıştır. Gazete, Azerbaycan edebiyatı ve tarihi için önemli bir dönüm noktası olmuş, halkın aydınlanmasında ve milli bilincin oluşmasında etkili olmuştur. Vefatı ve Mirası: 1907'de Bakü'de vefat etmiş, hayatını eğitimli bir aydın kesimin ortaya çıkmasına adamış, kadın hakları ve dini istismarcılarla mücadele etmiştir. Azerbaycan bağımsızlık hareketinin temellerini atmıştır. Hüsamettin Yıldırım (1941-2018): Malatya düşünce ikliminde yetişmiş, Erzurum Hınıs ilçesi Karaçoban nahiyesinin Karaköprü köyünde doğmuş bir ilim ve fikir adamı. Hayatı ve Eğitimi: Çocukluğundan itibaren fiziksel engelleri ve hastalıklarla mücadele etmiş, resmi eğitim hayatını Malatya Lisesi Fen Kolu ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde tamamlamıştır. Ailesinin muhalefetine rağmen yoğun bir şekilde kitap okumuş ve geniş bir kütüphane oluşturmuştur. Fikir Dünyası: Hakikat arayışını sürdürmüş, siyasi çatışmalardan ve ideolojik akımlardan uzak durarak kendi ilkelerini korumuştur. "İctimaî Matematik" adlı eseriyle toplumsal sorunlara çözümler aramıştır. Yayıncılık Anlayışı: Eserlerini kendi imkanlarıyla, "Zihniyette İnkılâp Yayınları" adıyla yayımlamış, ticari kaygılardan ve ideolojik propagandalardan uzak durmuştur. Şehriyar (Seyyed Mohammad Hossein Behjat Tebrizî) (1906-1988): İran'ın en ünlü şairlerinden. Hayatı: Tebriz yakınlarında doğmuş, küçük yaştan itibaren şiirle ilgilenmiştir. Farsça ve Azerice şiirler yazmıştır. Annesinin isteği üzerine Azerice şiirler yazmaya başlamış ve "Heyder Babaye Selam" adlı manzumesiyle büyük ün kazanmıştır. Hafız'a Hayranlığı: Hafız-ı Şirazi'ye büyük bir hayranlık duymuş, şiirlerinde "Şehriyar" mahlasını kullanmayı tercih etmiştir. Hüseyin Cavid (1882-1941): Azerbaycan Türk edebiyatının önemli şairlerinden. Fikir Dünyası: Eserlerinde hümanizm, insanlık, sevgi ve merhamet fikirleri öne çıkmış, tasavvufun ruhu hissedilmiştir. İslam peygamberine, İslami değerlere saygı göstermiş, Müslümanları bilim ve eğitime çağırmıştır. "Panislamist" ve "Pantürkist" Damgası: Sovyet döneminde Türk dünyasına ve Türkiye'ye olan bağlılığı nedeniyle bu damgalara maruz kalmıştır. Adem Kıssası Yorumu: Şiirlerinde Hz. Adem ve Havva'nın cennetten yeryüzüne inişini (Hübut-i Adem) anlatırken, insanın "nefs"ine yenilmesinin felaketlere yol açtığına vurgu yapmıştır. Erzurumlu Mülhimî: "Şehen-Şeh-Nâme-i Murâdî Mesnevîsi" adlı eseriyle bilinen şair. Deyim Kullanımı: Eserinde dili etkili kullanmak amacıyla birçok deyime yer vermiştir. Aynı beyit içinde birden fazla deyimi kullanarak anlatımını kuvvetlendirmiştir. Mümtaz Turhan: Cumhuriyet Dönemi Türk düşüncesinin önemli ilim adamlarından, sosyal psikolog ve sosyolog. Eğitimi ve Çalışmaları: Almanya'da felsefe doktorası yapmış, ardından İstanbul Üniversitesi'nde deneysel psikoloji alanında akademik çalışmalar yürütmüştür. Kültürel Değişim Araştırmaları: 1936-1942 ve 1948 yıllarında Erzurum ve Kars bölgelerindeki köylerde kültürel değişim üzerine saha araştırmaları yapmıştır. Kültür değişmelerini serbest ve mecburi olarak ikiye ayırmıştır. Kültür Anlayışı: Kültürü, bir cemiyetin sahip olduğu maddi ve manevi değerlerden oluşan bir bütün olarak tanımlamış, toplumun ihtiyaçlarını karşılama sürecinde fizyolojik, toplumsal ve ruhi ihtiyaçları merkeze almıştır. Molla Musa Celâlî (1938-2021): Doğubayazıtlı âlim ve müderris. Hayatı ve Eğitimi: Doğubayazıt'ta doğmuş, zorlu şartlarda dini eğitim almış, farklı medreselerde meşhur alimlerden ders görmüş ve genel ilmi icazetini almıştır. Arapça, Farsça, Türkçe ve Kürtçe bilmekteydi. Tedris Faaliyetleri: Askerlik öncesinde ve sonrasında birçok köyde imamlık ve müderrislik yapmış, "Ahmed Yesevî" adıyla kurduğu medresede sayısız öğrenci yetiştirmiştir. Talebeleri arasında imam, vaiz, müftü, akademisyenler bulunmaktadır. Eserleri ve Tefsir Çalışmaları: Emekli olduktan sonra otuz beşten fazla eser kaleme almış, özellikle tefsir ve tecvid alanındaki eksiklikleri gidermeye çalışmıştır. Said Nursi'nin İşârâtu'l-İ'câz'ına ve Nesefî ile Beydâvî tefsirlerine haşiyeler yazmıştır. Halîfe Yusuf Topçu (1885-1965): Aras havzası alimlerinden. Hayatı: Doğubayazıt'ta doğmuş, ilk ilmi eğitimini köyünün imam-hatibinden almıştır. Şeyh Muhammed Celâlî'nin medresesinde ve bölgenin çeşitli medreselerinde eğitim görmüştür. Halk tarafından "baba" veya "dede" olarak anılmış, toplumsal sorunlarla ilgilenmiştir. Eserleri: Fıkıh, hadis, akaid, tecvit ve tasavvuf gibi birçok alanda eserler yazmıştır. Hadis derlemesi niteliğindeki "Tühfetü'z-zâkirîn" adlı eseri, konularına göre kategorize edilmiş birçok rivayeti içermektedir. Eser, aynı zamanda Kürtçe çevirileriyle de dikkat çekmektedir. Seyyid Mustafa Arvasî (ö. 1959): Arvasi soyundan gelen, hem ruh hem de beden sağlığına önem veren mutasavvıf. Hayatı: Medrese eğitimini Said-i Nursî'nin kardeşi Molla Abdullah'tan almış, tasavvufi eğitimini amcası Seyyid Derviş ve Seyyid Şahabeddin Arvasî'nin yanında tamamlamıştır. 1925 Şeyh Sait olayları bahanesiyle Said-i Nursî ile birlikte Burdur'da sürgün hayatı yaşamıştır. Tıp Risalesi: Toplam yetmiş beş hastalığa karşı geleneksel tıp yöntemleriyle bitki, sebze, meyve, bal gibi ürünlerle karışımların nasıl hazırlanıp tüketileceğini kaleme aldığı bir tıp risalesi bulunmaktadır. Hatip Tebrîzî (ö. 502/1109): Lügat ve dil alanında önde gelen alimlerden. Eğitimi ve Seyahatleri: Tebriz'den Ma‘arra'ya kadar ilim tahsili için seyahat etmiş, birçok alimden ders almıştır. Nizamiye medresesinde ders vermiş ve kütüphane sorumluluğunu üstlenmiştir. Eserleri: Dil ve lügat alanında birçok eser telif etmiş, özellikle Kur'an'ın gramerini incelediği "Tefsîrul-Kur'an ve'l-i‘râb (el-Mulahhas fî i‘râbi'l-Kur'an)" adlı eseri dört ciltten oluşmaktadır. Eserlerinde nahiv konularında Basra ve Kufe dil ekollerinin görüşlerine yer vermiştir. Mahmud b. Ebî Bekr es-Sirâcuddîn el-Urmevî (ö. 682/1283): Mantık ve kelam alanındaki çalışmalarıyla tanınan kadı ve alim. Eğitimi ve Eserleri: Bağdat'ta eğitim görmüş, fıkıh, usul ve kelam alanında uzmanlaşmıştır. "Metâliu'l-envâr" ve "Lebâbü'l-Arba'în" gibi önemli eserler kaleme almıştır. Kelam Görüşleri: Allah'ın varlığı ve sıfatları, güzellik ve çirkinlik gibi kelami konularda kendi döneminin önde gelen alimlerinden biri olarak kabul edilir. Lütfullah el-Erdûmî (1678-1768): Erzurumlu müderris, kıraat alimi. Hayatı ve Eğitimi: Erzurum'da doğmuş ve yaşamış, küçük yaşlardan itibaren Kur'an okumaya ve dini ilimlere yoğunlaşmıştır. On kıraat üzerine uzmanlaşmış, fakih ve mutasavvıf bir şahsiyettir. Kıraat İlmindeki Yeri: Tefsir ve kıraat ilmine özel bir ilgi göstermiş, bu alanda eserler yazmıştır. Kıraat vecihlerini detaylı bir şekilde incelemiş, metinlerdeki farklı okuyuşları ve bunların anlam değişikliklerini açıklamıştır. Molla Muhammed Salih Celâlî: Molla Musa Celâlî'nin hayatı ve eserleri hakkında çalışma yapan oğlu. Musa Çetin: Seyda Molla Celâlî'nin "Mecmuâtu'l-Makâsıd" adlı eserini analitik olarak inceleyen yazar. Eserin İslam'ın temel ilkelerini ve ameli esaslarını sade bir dille sunduğunu belirtir. 5. Revvâdîler Dönemi Revvâdîler, Azerbaycan ve Ermenistan'da hüküm sürmüş önemli bir Müslüman hanedanlıktır. Kuruluşu ve Yönetimi: Abbasi Halifesi Harun er-Reşid döneminde bağımsızlıklarını ilan eden Vecnâ b. Revvâd tarafından kurulmuştur. Meraga, Erdebil ve Tebriz gibi şehirlerde hakimiyet kurmuşlardır. Önemli Liderler:Vecnâ b. Revvâd: Hanedanlığın kurucusu. Muhammed b. Revvâd: Kardeşinin ardından tahta geçmiş, Abbasi Halifesi ile ilişkilerini düzeltmiş ancak Babek isyanında halife ordusuna katılmayı reddetmiştir. Yahyâ b. Revvâd: Hakkında az bilgi bulunan bir hükümdar. Memlân b. Muhammed: Ermeni krallığı ile mücadele etmiş, büyük bir hezimete uğramıştır. Ebû Mansûr Vehsûdân b. Memlân: Hanedanlığın en dikkat çekici dönemi onun hakimiyetinde olmuştur. Otuz beş yıl kadar hüküm sürmüş, iç ve dış siyasette başarılı adımlar atmış ve kültürel olarak da önemli gelişmeler kaydetmiştir. Oğuz Türkleriyle ittifaklar kurmuş, hatta bir Oğuz kızıyla evlenmiştir. Deprem ve Selçuklu İlişkileri: 1043 yılında Tebriz'de büyük bir deprem meydana gelmiş, Vehsûdân bu afet sonrası matem elbiseleri giymiştir. Selçukluların bölgeye gelmesiyle zorlu bir döneme girilmiş, Tuğrul Bey'in Azerbaycan'ı kuşatmasıyla Revvâdîler Selçuklu hakimiyetine girmiştir. Sonuç Aras Havzası, tarihi boyunca stratejik konumu ve zengin kültürel yapısıyla dikkat çekmiş, birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bölgeden yetişen Molla Musa, Davûd-i Karsî, Ebu'l Hasan Harakânî, Hasan Bey Zerdabi, Hüsamettin Yıldırım, Molla Musa Celâlî ve Halîfe Yusuf Topçu gibi şahsiyetler, İslam ilimleri, edebiyat, sosyal bilimler ve tıp alanlarında önemli katkılar sunmuştur. Bu şahsiyetlerin yaşamları ve eserleri, bölgenin ilmi ve kültürel derinliğini gözler önüne sermekte ve Aras Havzası'nın Anadolu'nun Kafkasya ve Kuzey İran'a açılan bir kapısı olmasının ötesinde, bir ilim ve irfan merkezi olduğunu kanıtlamaktadır. Bu çalışmaların, bölgenin keşfedilmeyi bekleyen diğer ilim insanlarının ve tarihi şahsiyetlerinin tanıtılmasına katkı sağlayacağı umulmaktadır. ... Devamını Oku

Diğer Podcastler
Keşfetmeye hazır podcast serileri!
Her yerden erişin İster masaüstü ister mobil cihazınızla.
30.000’den fazla e-kitap Kurgu ve kurgu dışı binlerce içerik parmaklarınızın ucunda!
Sesli kitaplarOkuyamıyorum diye üzülmeyin; dinleyin!